Tükürük bezi kanseri nedir?

Vücudumuz için önemli bir sıvı olan tükürük; konuşma, tat alma ve beslenmede önemli bir rol üstleniyor. Tükürüğün salgılanmasını sağlayan tükürük bezlerinde ise iyi huylu ya da kötü huylu kitleler ortaya çıkabiliyor.  Genellikle 60-70’li yaşlarda görülen tükürük bezi kanserine erkeklerde daha sık rastlanıyor. Kötü huylu seyreden malign tükürük bezi kanserlerinde erken teşhis ve tedaviye erken sürede başlanması ile tedavinin başarısı artırılabiliyor. Hastalığın tedavi planı ise kanserin evresine göre belirleniyor. Memorial Ankara Hastanesi KBB Bölümü’nden Doç. Dr. Erdal Seren, tükürük bezi kanseri hakkında bilgi verdi.

İçindekiler

Tükürük ve tükürük bezi nedir?

Tükürük, ağızda üretilen ve içinde ihtiva ettiği su, sodyum, klorür, kalsiyum, potasyum, bikarbonat, immün globulin A, albumin, ptiyalin ve musin gibi önemli görevleri olan maddeler nedeniyle vücudumuz için önemli olan bir tür sıvıdır. Tükürük ağız içini sürekli olarak nemli tutar, ağız içindeki besinlerin kayganlaşmasını ve besinlerin içindeki bazı molekülleri çözerek, bunların tat alma organcıklarına ulaşmalarını sağlar. Yutma işlemini kolaylaştırdığı gibi dil ve dudakların hareketlerini serbestleştirerek, konuşmayı da kolaylaştırır. Dişleri ve ağız içini sürekli yıkayarak, bunların temiz kalmasını sağlar.

Tükürük salgısı tükürük bezleri tarafından yapılır. Ağız boşluğu, burun, sinüsler, yutak, gırtlak, nefes borusu ve bronş mukozasında bulunan sayıları 400-600 arasında değişen minör tükürük bezlerinin yanı sıra yüzümüzün her bir tarafına yerleşmiş, küçük kanallarla ağız boşluğuna bağlanan büyük tükürük bezlerimiz de bulunmaktadır. Bunlar her iki kulağımızın önünde birer tane (Parotis bezi), her iki çene altında birer tane (Submandibuler bez), her iki dilaltında birer tane (Sublingual bez)  olmak üzere toplam 6 adettir.

Tükürük bezi ne işe yarar?

Tükürük bezleri tükürük salgısını üretir. Sağlıklı bir insanın günlük olarak 1000–1500 cc kadar tükürük ürettiği bilinir. Tükürük bezleri, ağız içerisindeki temizliği, asidi ve besinlerin mideye gitmesini sağlar. Ağız kokusundan sindirime varıncaya kadar pek çok görevi olan tükürük, sağlık açısından çok önemlidir.

Tükürük bezi kanseri nedir?

Tükürük bezi kanseri, ağzımızda tükürük salgısı yapan, büyük (üç çift) ve küçük ( bine yakın) dediğimiz tükürük bezlerinden birinin kanserleşmesi sonucu oluşan bir durumdur.

Tükürük bezi tümör çeşitleri nelerdir?

Tümörler, iyi huylu (benign) ve kötü huylu (malign) olarak ikiye ayrılır. İyi huylu tümörler daha yavaş büyür ve çevre ya da uzak bölge organlara metastaz (sıçrama) yapmazlar. Kötü huylu tümörler (malign) ise daha hızlı büyür, bölgesel lenf bezelerine ve uzak organlara (akciğer, karaciğer, beyin, kemik vb..) metastaz (sıçrama) yapma potansiyeline sahiptirler.

Tükürük bezi kanserinin belirtileri nelerdir?

Daha yavaş büyüyen iyi huylu tümörler çoğu kez kapsül adı verilen ince, zarımsı bir kılıfla çevrilidir ve çevre dokulara yayılma (invazyon) yapmaz. Genellikle etraf dokuları itip kendilerine yer açarak büyür. Bu büyüme aylar, hatta yıllar içerisinde oluşur. İyi huylu tümörler ağrıya neden olmaz, hastalar çok nadiren ağrıdan yakınır. Ağrı olma durumu da genellikle tümörün kendinden ziyade dolaylı nedenlere bağlı olmaktadır.

Kötü huylu tümörler (malign) daha hızlı büyür, bölgesel lenf bezelerine ve uzak organlara (akciğer, karaciğer, beyin, kemik vb..) metastaz (sıçrama) yapma potansiyeline sahiptirler. Çevre dokulara yayılma gösterirler ve onların fonksiyonlarını bozarak gelişirler. Örneğin, bulundukları yere komşu sinirlere ulaştıklarında onların fonksiyonlarını bozarlar. Ayrıca kötü huylu tümörler belli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra ağrıya da neden olmaya başlarlar. Bu ağrı tümörün kemik, çene eklemi gibi yapıları işgal etmesine bağlı oluşabileceği gibi doğrudan baş, yüz bölgesinde de ya da ağrı duyusunu taşıyan sinirlere ulaşmasıyla da ortaya çıkabilir.

Tükürük bezi kanserinin nedenleri nelerdir?

Tükürük bezi kanserlerinin nedenleri bilinmemekle birlikte, bazı durumların bu riski arttırdığı düşünülmektedir. Bunların başında iyi huylu tümörlerin uzun süre tükürük bezi içerisinde kalmış olması gelir. Bu nedenle tümörün iyi huylu olduğu bilinse de, tükürük bezinden çıkarılıp alınması tercih edilmektedir. Radyasyon maruziyeti de tükürük kanseri ihtimalini arttıran sebeplerdendir. Sigara kullanımı çoğu kanserin görülme ihtimalini arttırdığı gibi tükürük bezi kanseri ihtimalini de arttırır.

Tükürük bezi kanserinin tanısı nasıl konulur?

Tükürük bezi kanserlerinin erken teşhisi genellikle hastada oluşturacağı şikayetler doğrultusunda olmaktadır. Kişide baş-boyun bölgesinde meydana gelecek şişlikler veya ağrı gibi şikayetlerle doktora başvurması sonucunda yapılan ayrıntılı incelemeler ile hastalık teşhis edilebilir.  

Ayrıntılı alınan anamnezden sonra hasta muayene edilir. Fizik muayenede tükürük bezlerinde şişlik, büyüme olup olmadığına bakılır ve büyüme, şişlik varsa şişliğin boyutları, sınırları incelenir. Muayenelerde bilateral yani iki taraflı muayene ile mukayeseli gidilmesi gerekir.

Tükürük bezi kanserlerinde görüntüleme yöntemlerinden de faydalanılır. Özellikle Bilgisayarlı Tomografi (BT) ve Manyetik Rezonans görüntüleme (MR) ile tümör dokusu ve çevre dokuları incelenir. Tükürük bezi kanserlerinde kesin tanı için histopatolojik inceleme yapılır. Biyopsi yani dokudan örnek alınıp incelenmesi ile tanıya gidilir. Tükürük bezi kanseri teşhisi konulduktan sonra kanserin evrelemesinin yapılması için de MR faydalı olmaktadır.

Tükürük bezi kanserinin tedavisi nasıl uygulanır?

Tedavide hastalığın evresine göre tedavi planı çizilir. Hastalığın evrelemesinde de tümörün çapı, çevre dokulara yayılma yapıp yapmadığı, lenf nodu yayılımı, tümörün histolojik tipi gibi durumlar etkili olmaktadır. Bunların sonucunda belirlenen evreleme ile tedavi planı oluşturulur. Tedavide cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi seçenekleri mevcuttur. Hastalarda çoğunlukla bu tedavi metodları bir araya getirilerek uygulanır.

Tükürük bezi kanseri ile ilgili sık sorulan sorular 

Tükürük bezi tümörleri tehlikeli midir?

Tükürük bezi tümörleri genellikle iyi huyludurlar. Tükürük bezlerindeki tümörler içerisinde en sık olarak parotis bezi tümörü görülür. Bu tümörler iyi huyludurlar. Agresif seyretmezler ve başka bölgeye yayılımı nadir görülür. İyi huylu tümörlerde tedavisiz vakalarda çok az bir ihtimal de olsa maligniteye yani kansere dönüşme ihtimali vardır. Bu nedenle tükürük bezindeki tümör oluşumlarının değerlendirilmesinin yapılması ve uygun tedavi seçeneği ile tedavisinin başlanması önemlidir. Kötü huylu seyreden malign tükürük bezi kanserlerinde de erken teşhis ve tedaviye erken sürede başlanması ile tedavinin başarısı fazlasıyla arttırılır. Bu nedenle özellikle kulak ön bölgesinde, çene altında şişlik, yutmada güçlük, yüzde hissizlik, uyuşma gibi şikayetlerde en erken dönemde hastaneye başvuru oldukça önemlidir.

Tükürük bezi kanseri öldürür mü?

Tükürük bezi tümörleri genellikle iyi huyludur. Bu tümörlerin tedavi sonucu hayatta kalma oranı yüzde 95’lerdedir. Kötü seyirli, tedavisine geç başlanmış veya tedavi edilmemiş malign tükürük bezi kanserlerinde başarı oranı yüzde 50’lerdedir.

En sık hangi tükürük bezlerinde kanser görülür?

Majör ve minör tükürük bezlerinin en sık benign tümörü pleomorfik adenom olup, tüm tükürük bezi tümörlerinin yüzde 50’sini ve tüm parotis tümörlerinin yüzde 65’ini oluşturmaktadır.  Majör ve minör tükürük bezlerinin en sık malign tümörü mukoepidermoid karsinom olup, tüm tükürük bezi tümörlerinin yüzde 10’unu ve tüm malign tükürük bezi tümörlerinin yüzde 35’ini oluşturmaktadır. Bu tümör de en sık parotiste ortaya çıkar.

Tükürük bezlerindeki her tümör kanser midir?

Tükürük bezindeki her tümör kanser değildir. Her şişlik kötü huylu olmayabilir. Bunların azımsanamayacak bir bölümü, özellikle, kulak önü tükürük bezlerindekilerin (parotis bezi) büyük bir bölümü iyi huylu şişliklerdir. Bu nedenle üzerinde önemle durulan konu, şişliklerin iyi ya da kötü huylu olup olmadığıdır.

Tükürük bezi kanserinin risk faktörleri nelerdir?

İyonize radyasyona maruz kalma tükürük bezi kanserlerinde en çok suçlanan etiyolojik faktördür. Kauçuk sektörü çalışanlarında, asbeste maruz kalan madencilerde, tesisatçılar ve kereste işinde çalışan kişilerde de maruziyet sebebiyle ikincil risk artmaktadır.

Benign tükürük bezi tümörü ne anlama gelmektedir?

Tükürük bezi kaynaklı tümörler genellikle 50-70 yaşlarında yavaş büyüyen kitleler olarak ortaya çıkarlar. Tanıda muayene ve radyolojik tetkiklerin yanı sıra ince iğne biyopsisi önemli yer tutmaktadır. İğne biyopsisi ile tümörün iyi ya da kötü huylu olduğunun ayrımı yapılmakta tedavi planı bu doğrultuda şekillenmektedir.

İyi huylu tükürük bezi tümörlerin büyük kısmı 30-60 yaşları arasında ve kadınlarda daha fazla görülen mikst tümör ya da pleomorfik adenom adı verilen tümördür. Genel olarak bütün iyi huylu tümörlerde cerrahi tedavi uygulanmaktadır. Bu ameliyat sırasında tümörün bulunduğu tükürük bezi bütün olarak çıkartılmaktadır. İyi huylu parotis tümörlerinde derin lobun tümör tarafından tutulumu yoksa cerrahide sadece yüzeyel lob çıkartılmaktadır.

Maling tükürük bezi tümörü ne anlama gelmektedir?

Kötü huylu tümörler tümörün klinik davranışına, yayılma hızına ve yapısal değişiklik derecesine göre düşük, orta ve yüksek dereceli (grade) olarak gruplandırılmaktadır. Yüksek dereceli tümörler daha saldırgan, çevre dokulara ve boyun lenf bezlerine yayılma eğiliminde, uzak metastaz riski yüksek olan tümörlerdir. Malign tükürük bezi tümörlerinin tedavisinde ilk seçenek cerrahidir. Ameliyat sırasında tümörün çevresinde tümör yayılmamış normal doku içerecek şekilde geniş olarak çıkartılması gerekir. Tümör tarafından tutulum olmadığı sürece ameliyat bölgesinden geçen yüz siniri, dil duyusunu alan sinir gibi önemli sinirler korunmalıdır. Boyundaki lenf bezlerinde saptanmış tümör sıçraması saptanan ve belirgin tutulum saptanmamış olsa bile boyun lenf bezlerine metastaz yapma riski yüksek olan tümörlerde ameliyat sırasında komşu lenf bezleri de çıkartılır (boyun diseksiyonu ameliyatı). Radyoterapi küçük tümörlerde nadir olarak asıl tedavi olarak seçilebilir. Büyük ve yayılma riski yüksek tümörlerde ise cerrahi sonrasında ameliyat bölgesine radyoterapi verilerek aynı bölgede tümör tekrarının önlenmesi amaçlanmaktadır.

Diğer sağlık problemleri nedeni ile ameliyata uygun olmayan hastalarda ve tümörün ileri derecede bölgesel yayılım ve/veya uzak metastaz yapmış olduğu hastalarda ilaç tedavisi (kemoterapi) tercih edilebilmektedir.

Tükürük bezi kanserinin görülme sıklığı nedir?

Kötü huylu tükürük bezi tümörleri baş ve boyun bölgesinde görülen kötü huylu tümörlerin yüzde 3-4 ünü oluştururlar. Kötü huylu tükürük bezi tümörleri en sık yüzde 75-80 parotis bezinde, yüzde 20 oranında çene altı tükürük bezinde ve nadiren dilaltı ya da minör bezlerde izlenmektedir. Malign tükürük bezi tömörü olan hastaların çoğunluğu 60-70 yaş aralığındaki hastalardır. Erkeklerde daha sık görülür.

Tükürük bezi kanseri yüz felcine sebep olur mu?

Yüz kaslarımızı çalıştıran sinir olan fasiyal sinir büyük tükürük bezimiz olan parotis bezinin içinde seyretmektedir.  Parotis bezinin maling tümörleri eğer serin loba doğru yayılıp, yüz sinirini tutarsa yüz felci görülebilir.

Tükürük bezi kanseri şüphesinde hangi doktora gidilmelidir?

Kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına başvurması gerekir.

Tükürük bezi kanserinde biyopsi nasıl yapılır?

Bu işlem açık biyopsi, ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB), kor biyopsi ve donuk kesit biyopsi ile yapılabilir. Günümüzde sıklıkla parotis ve submandibuler bezlerdeki kitleler için genellikle İİAB uygulanan biyopsi yöntemidir. Minör tükürük bezlerinde daha çok forseps yardımıyla açık biyopsi (insizyonel) tercih edilir.

Tükürük bezi kanserinde ince iğne aspirasyon biyopsisi, tümörün yayılmasına yol açar mı?

İğne biyopsisi, uzun yıllardır bütün dünyada milyonlarca hastaya uygulanmış ve halen de uygulanan bir teşhis yöntemidir. Şimdiye kadar tümörün yayılımına yol açtığına dair bilimsel bir kanıta rastlanmamıştır. Bu nedenle hekimler tarafından güvenle uygulanmaktadır.

Tükürük bezi kanseri önlenebilir mi?

Tükürük bezi kanserinin nedenleri ne yazık ki henüz bilinmemektedir. Dolayısıyla nasıl önlenebileceği konusunda herhangi bir şey söylenemez. Sigarayla gırtlak kanseri ya da akciğer kanseri arasında nasıl bir neden sonuç ilişkisi varsa, dolayısıyla önlem almak mümkünse de tükürük bezi kanseri için böyle bir ilişki söz konusu değildir. Tükürük bezi kanserleri için alınabilecek tek önlem, tükürük bezi içindeki tümörün çok gecikmeden müdahale ederek cerrahi bir işlem ile vücuttan çıkartılmasıdır.

Tükürük bezi kanseri erken teşhis edilebilir mi?

Kulak önünde, çene altında ya da ağız, boğaz gibi bölgelerde şişlik, kitle fark eden hasta bir süre sonra hekime başvurduğunda teşhis süreci başlayacaktır. Muayene ile tükürük bezi tümöründen şüphelenen hekim, genellikle ultrason, MR (manyetik rezonans) ya da BT (bilgisayarlı tomografi) gibi radyolojik görüntüleme araçlarına başvurur. Bu tümör tanısını güçlendirmede muayeneden sonra ikinci adım olacaktır. Ardından kimi zaman, iğne biyopsisi ile kitleden hücre ya da doku örneği almak, teşhisi kesinleştirmek ve tedavi öncesi planlamaları en doğru şekilde yapabilmek için gerekli olacaktır.

Tükürük bezi kanseri metastaz yapar mı?

Kötü huylu tümörler (malign, habis) daha hızlı büyürler, bölgesel lenf bezelerine ve uzak organlara (akciğer, karaciğer, beyin, kemik vb..) metastaz (sıçrama) yapma potansiyeline sahiptirler. Çevre dokulara yayılım (invazyon) gösterirler ve onların fonksiyonlarını bozarak gelişirler.

Tükürük bezi kanseri cerrahisinden sonra yüzde iz kalır mı?

Parotis bezi ameliyatlarında kulak önünden başlayıp çene arkasından çene altına doğru uzanan bir kesi yapılır. Ameliyat bitiminde bu kesi estetik dikiş diye tabir ettiğimiz cilt altı dikişle kapatılır ve minimal bir izle iyileşme gözlenir. Bu kesi kulağın arkasına denk getirilerek iz kalma olasılığı çok çok düşürülebilir. Yine benzer şekilde submandibular bez ameliyatlarında çene altına yaklaşık 3 cmlik bir kesi yapılır ve cilt altı dikiş ile kapatılır. İyileşme sonrası kalan iz önemsenmeyecek kadar azdır.

Tükürük bezi ameliyatından sonra tükürük bezlerinin alınması ne gibi sonuçlar doğurur?

Parotis ve submandibuler bezinin tek taraflı alınması, tükürük yetersizliği ve ağız kuruluğu gibi sorunlara yol açmaz. Yüzün diğer tarafındaki tükürük bezleri ve mikroskobik tükürük bezleri eksik olan bezin işlevini üstlenir. Tükürük bezi ameliyatlarının geç döneminde beslenme, konuşma gibi fonksiyonlar etkilenmez.

Tükürük bezi kanseri ameliyatı ne kadar sürer?

Tükürük bezi kanser ve tümörlerine yaklaşırken öncelikle kanserli dokunun nerede olduğuna bakılır. İkinci olarak ise bu tümör iyi huylu mu yoksa kötü huylu mudur, ayırt edilmeye çalışılır. Bu safhalardan sonra ise tedavi seçenekleri masaya yatırılarak hasta için en uygun ve en az kayba yol açacak tedavi şekli bulunur. Bu tedavi, hastaya en az organ, en az iş gücü kaybı ve en az sıkıntı yaşatacak, kısacası yaşam kalitesini minimum düzeyde etkileyecek bir tedavi şekli olmalıdır.

Daha sonra ele alınan işlemlerde ise, bu tümörün bulunduğu bölgede ne kadar yayıldığı, çevredeki bölgeye, özellikle boyun lenf düğümleri, vücutta herhangi başka bir bölgeye yayılıp yayılmadığı belirlenmeye çalışılır. Bu bilgiler elde edildikten sonra hastanın genel durumu da göz önüne alınarak tedavi planı ortaya çıkarılmaktadır.

Tükürük bezi kanseri ameliyatında hastanede yatış süresi ne kadardır?

Cerrahinin özelliğine bağlı olarak ortalama yatış süresi genellikle 2-4 gündür.

Ameliyattan sonra nelere dikkat edilmelidir?

Ameliyat sonrasında, ameliyat sahasındaki kan ve sıvı birikimini dışarıya almak için dren adı verilen bir borucuk yerleştirilir. Dren çoğu kez, 24 ile 48 saat arası bir sürenin sonunda çıkartılır. Ancak sahada birikim olmasını önlemek için sargılı bir pansuman 3-4 gün daha kalacaktır. Ciltte dikişiler var ise hekimin tercihine göre 5. ile 7. günlerde alınır.

Bu süre zarfında toplam 3 veya 4 kez pansuman yeterli olmaktadır. Eğer cilt kesisi kendinden eriyen özel ipliklerle gizli şekilde kapatıldıysa dikişlerin alınmasına gerek olmayacaktır. Hasta ameliyatın haftasında çoğu kez rahatlıkla banyo yapabilir hale gelir. Enfeksiyon ihtimaline karşı 3-4 gün kadar antibiyotik verilmesi uygun görülebilir.

Ameliyattan uyandıktan sonra hastaya, anestezi etkisini atlatana kadar 3-4 saatlik bir süre boyunca ağızdan gıda ya da sıvı verilmez. Ameliyat günü ilerleyen saatlerde genellikle yumuşak, sıvı gıdalarla beslenen hasta çoğu kez ertesi günden itibaren normal gıdalar ile beslenmeye geçer. Ancak özellikle kötü huylu tümörler nedeniyle yapılan çok kapsamlı cerrahilerden sonra hastanın kendine gelmesi ve eski beslenme düzenine geçmesi daha uzun sürebilir.

Genel olarak yüz ve boyun bölgesinde yapılan ameliyatlarda, kesinin planlanması ve ameliyat sonrası dikilerek kapatılması, kozmetik kaygılar göz önünde bulundurularak özel itina ile yapılmaktadır. Buna karşın, geç dönemde oluşabilecek yara izinden (nedbe dokusu) kaçınmak için hastalardan kesi bölgesini bir yıl kadar güneşe göstermemeleri istenir. Açık havalarda dışarı çıktıklarında yüksek koruma faktörlü kremler ile veya eşarp, fular gibi aksesuarlarla korumaları önerilmektedir. Ayrıca, bazı krem ve jel şeklindeki ilaçların, yara dokusunu daha az belirgin hale getirebilmesi mümkündür.

Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Güncelleme Tarihi : 7 Haziran 2021

Yayınlanma Tarihi: 1 Haziran 2021

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

Bu Konuda Uzman Doktorlar

Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al