Sağlık Kütüphanesi

Sağlığınızla ilgili merak ettiğiniz soruların yanıtlarını ve sağlıklı bir yaşam için atılması gereken adımları kütüphanemizde bulabilirsiniz.

Hastalıklar

Penis Kanseri

<p>Penis kanseri, erkek &uuml;reme organı olan penisteki h&uuml;crelerde başlayan, nadir g&ouml;r&uuml;len bir kanser t&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Penis kanseri; penisteki cilt ya da diğer h&uuml;crelerin kontrol edilemeyen &ccedil;oğalması sonucu oluşur. Hemen hemen t&uuml;m penis kanserleri yassı h&uuml;creli kanserlerdir. Penis kanseri tanısı genellikle bu b&ouml;lgedeki lezyondan ş&uuml;phelenilmesiyle başlar ve biyopsiyle neticelendirilir.</p> <h2><strong>Penis nedir ve ne işe yarar?</strong></h2> <p>Penis, erkek &uuml;reme sisteminin ve &uuml;riner sistemin bir par&ccedil;asıdır. Erkek &uuml;reme sisteminin ana yapıları; testisler, epididim, seminal vezik&uuml;ller, prostat ve penistir. Erkek &uuml;reme sisteminin i&ccedil; kısımları, kal&ccedil;a kemikleri arasındaki alt pelvik boşlukta bulunur. Penis, testislerin bulunduğu deri kesesinin (skrotum) &ouml;n&uuml;nde asılıdır. Penisin; k&ouml;k, g&ouml;vde (şaft) ve penisin koni şeklindeki ucu olan penisin başı (glans) olmak &uuml;zere &uuml;&ccedil; ana b&ouml;l&uuml;m&uuml; vardır. Penis başı, s&uuml;nnet derisi adı verilen bir deri tabakasıyla kaplıdır. Penis uyarıldığında penil arterler genişler ve kaslar kasılır. Bu durum cinsel ilişki i&ccedil;in gerekli olan ereksiyona neden olur. &Uuml;retra da &uuml;riner sistemin bir par&ccedil;asıdır. İdrarı mesaneden v&uuml;cudun dışına taşır. Penisin k&ouml;k&uuml;nde, gevşediğinde idrarın &uuml;retradan ve v&uuml;cuttan dışarı akmasına izin veren bir valf (sfinkter) vardır.</p> <h2><strong>Penis kanseri nedir? </strong></h2> <p>Penisteki h&uuml;crelerde başlayan kansere penis kanseri adı verilmektedir. Penis kanseri vakalarının b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğu (yaklaşık y&uuml;zde 95&rsquo;i) skuam&ouml;z h&uuml;creli karsinomdur. Bu durum kanserin penisin skuam&ouml;z h&uuml;crelerde başladığı anlamına gelir. &Ccedil;oğu skuam&ouml;z h&uuml;creli penis kanseri, s&uuml;nnet derisinde veya penisin ucunda (glans) başlar. Skuam&ouml;z h&uuml;creli penis kanseri tipik olarak yavaş b&uuml;y&uuml;r. Erken teşhiste tedavide başarı oranı y&uuml;ksektir. Diğer penis kanseri t&uuml;rleri arasında bazal h&uuml;creli karsinomlar, sarkomlar, melanomlar veya &uuml;retral karsinom bulunur. Nadir g&ouml;r&uuml;len kanser t&uuml;rlerinden biri olan penis kanseri genellikle <a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/sunnet-nedir">s&uuml;nnet </a>olmamış erkeklerde; daha &ccedil;ok Afrika, G&uuml;ney Doğu Asya ve G&uuml;ney Amerika&#39;da g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</p> <h2><strong>Penis kanseri risk fakt&ouml;rleri nelerdir?</strong></h2> <p>Penis kanserleri ile ilişkili risk fakt&ouml;rleri arasında genel olarak şunlar bulunur:</p> <ul> <li>S&uuml;nnet olmamak: Penis kanseri s&uuml;nnet olmayan erkeklerde s&uuml;nnet olan erkeklere nazaran daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Yenidoğan s&uuml;nneti ile penis kanseri riski neredeyse tamamen ortadan kaldırılabilir.</li> <li>Yaş: Penis kanseri vakalarının &ccedil;oğunluğu 50-70 yaş arası erkeklerde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Yaklaşık &uuml;&ccedil;te biri ise 50 yaşın altındaki erkeklerde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</li> <li>Sigara i&ccedil;mek-T&uuml;t&uuml;n kullanımı</li> <li>İnsan papilloma vir&uuml;s&uuml; (HPV): HPV 16 ve HPV 18 penis kanseri ile bağlantılıdır.</li> <li>Fimosis: Fimosis s&uuml;nnet derisini geri &ccedil;ekmeyi zorlaştıran bir fakt&ouml;rd&uuml;r. Yani s&uuml;nnet derisinin penisin başına (glans) geri &ccedil;ekilememesidir.&nbsp; Bu durum v&uuml;cut yağlarının, bakterilerin ve smegma olarak bilinen diğer kalıntıların birikmesine yol a&ccedil;abilir.</li> <li>Sedef hastalığında UV ışık tedavisi: Sedef hastalığı gibi bazı cilt hastalıklarında uygulanan UV ışık tedavisi penis kanserine yakalanma riskini artırabilir.</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/aids-nedir-hiv-nedir-aids-tedavisi-nasildir">AIDS</a> (edinilmiş bağışıklık eksikliği sendromu)</li> </ul> <h2><strong>Penis kanseri belirtileri nelerdir?</strong></h2> <p>Penis kanserinde en yaygın şekilde g&ouml;r&uuml;len semptomlar arasında cildin renginde veya kalınlığında değişiklikler, olağandışı akıntı, &uuml;lser, ağrı ve penisin ucunda şişlik bulunur. Penis kanseri belirtileri kişiden kişiye g&ouml;re değişebilirken genel belirtiler &ouml;zetle şunları i&ccedil;erir:</p> <ul> <li>Penis derisinde değişiklik, penis ucunda ağrı</li> <li>Ağrılı veya ağrısız siğil benzeri b&uuml;y&uuml;me veya lezyon</li> <li>İyileşmeyen a&ccedil;ık yara</li> <li>S&uuml;nnet derisi altında kanama g&ouml;r&uuml;lmesi</li> <li>Kırmızımsı d&ouml;k&uuml;nt&uuml;</li> <li>K&uuml;&ccedil;&uuml;k yumrular</li> <li>D&uuml;z, mavimsi-kahverengi b&uuml;y&uuml;me</li> <li>S&uuml;nnet derisinin altında kalıcı, kokulu akıntı</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/kanser-nedir-kanser-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri">Kanser </a>yayıldığı durumlarda kasıkta şişmiş lenf d&uuml;ğ&uuml;mleri</li> </ul> <h2><strong>Penis kanseri nasıl teşhis edilir?</strong></h2> <p>Doktor penis kanserinden ş&uuml;pheleniyorsa, biyopsi işlemi isteyecektir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; penis kanserinin kesin tanısı biyopsi işlemiyle konulur. Biyopsi, penisten veya lenf d&uuml;ğ&uuml;mlerinden bir miktar dokunun alınmasını ve bir laboratuvarda incelenmesini i&ccedil;erir.</p> <p>Yapılabilecek &uuml;&ccedil; tip biyopsi işlemi mevcuttur;</p> <p>İnsizyonel biyopsi anormal dokunun sadece bir kısmının &ccedil;ıkarılmasını i&ccedil;erir. Genellikle daha b&uuml;y&uuml;k lezyonlar, yaralar, &uuml;lserasyonlar ve dokuda derinleşiyor gibi g&ouml;r&uuml;nen lezyonlar i&ccedil;in uygulanır.</p> <p>Eksizyonel biyopsi t&uuml;m lezyonu veya anormal b&uuml;y&uuml;meyi ortadan kaldırır. Eksizyonel biyopsi genellikle anormal alan k&uuml;&ccedil;&uuml;k olduğunda yapılır.</p> <p>Lenf nodu biyopsisi genellikle penis kanseri penis i&ccedil;indeki dokuları istila ettiğinde yapılır. Doktor kanserin penis dokusunun &ouml;tesine yayılıp yayılmadığını &ouml;ğrenmesine yardımcı olacaktır. Genellikle, lenf nodu biyopsisi, doktorun lenf nod(lar)ına ince bir iğne soktuğu, lenf nod (lar)ında kanser olup olmadığını &ouml;ğrenmek i&ccedil;in h&uuml;creleri ve sıvıyı &ccedil;ektiği bir prosed&uuml;r olan ince iğne aspirasyonu (FNA) ile yapılır. Bazı durumlarda kanseri kontrol etmek amacıyla t&uuml;m lenf d&uuml;ğ&uuml;mleri cerrahi olarak &ccedil;ıkarılır. &nbsp;</p> <p>Ayrıca g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme testleri doktorların penis kanserini teşhis etmesine ve evrelendirmesine yardımcı olabilir. Penis kanserini teşhis etmek ve kanserin evresini belirlemek i&ccedil;in kullanılan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme testlerinden bazıları şunlardır:</p> <ul> <li>BT taraması (Bilgisayarlı tomografi taraması)</li> <li>MRI (Manyetik rezonans g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme)</li> <li>Ultrason</li> </ul> <h2><strong>Penis kanseri evrelemesi nasıldır?</strong></h2> <p>Penis kanseri evrelemesi şu şekildedir:</p> <h3><strong>Evre 0</strong></h3> <p>Penisin derisinin sadece &uuml;st tabakası kanser belirtileri g&ouml;sterir. Yani y&uuml;zeyseldir ve herhangi bir yayılım g&ouml;stermez.</p> <h3><strong>Evre 1</strong></h3> <p>Kanser, penis &uuml;zerindeki derinin &uuml;st tabakasının altındaki dokuya doğru b&uuml;y&uuml;m&uuml;şt&uuml;r. Ancak lenf ve kan damarlarında herhangi bir tutulum g&ouml;r&uuml;lmez.</p> <h3><strong>Evre 2</strong></h3> <p>Kanser bu evrede penisin derisinin ve dokusunun &ouml;tesine yayılmaya devam eder. Sinirlerde, lenf damarlarında veya kan damarlarında mevcuttur.<strong> </strong></p> <h3><strong>Evre 3</strong></h3> <p>Kanser 3. aşamada, penisin s&uuml;ngerimsi erektil dokusuna d&ouml;n&uuml;şm&uuml;ş olabilir. Kanser bununla birlikte kasıktaki lenf bezlerine de yayılmış olabilir.</p> <h3><strong>Evre 4</strong></h3> <p>Kanser bu aşamada kasıktaki skrotuma, prostata, kasık kemiğine ve diğer yapılara yayılmış olabilir. Kanser ayrıca lenf d&uuml;ğ&uuml;mlerinde de mevcut olabilir.<strong> </strong></p> <h2><strong>Penis kanseri tedavi y&ouml;ntemleri nelerdir?</strong></h2> <p>Penis kanseri i&ccedil;in tedavi y&ouml;ntemleri genellikle cerrahi prosed&uuml;r, radyoterapi ve kemoterapi i&ccedil;erir. S&ouml;z konusu tedavi y&ouml;ntemleri hastalığın evresine, kanserin t&uuml;r&uuml;ne, hastanın genel sağlık durumuna g&ouml;re tek başına ya da kombinasyon halinde uygulanabilir.</p> <h3><strong>Cerrahi prosed&uuml;r</strong></h3> <p>Penis kanserinin ana tedavisi cerrahi y&ouml;ntemdir. Cerrahi prosed&uuml;rde t&uuml;m&ouml;r ve &ccedil;evresindeki bazı sağlıklı dokular (marj) &ccedil;ıkaracaktır. Ameliyatın kapsamı ve t&uuml;r&uuml;, t&uuml;m&ouml;r&uuml;n konumuna, t&uuml;r&uuml;ne ve evresine bağlıdır. &Ccedil;oğu durumda, cerrahi prosed&uuml;r&uuml;n ardından meydana gelen penisteki herhangi bir fiziksel değişiklik rekonstr&uuml;ktif cerrahi ile d&uuml;zeltilebilir.</p> <h3><strong>Fotodinamik terapi (PDT)</strong></h3> <p>Fotodinamik terapi, kanser h&uuml;crelerini &ouml;ld&uuml;rmek i&ccedil;in ışıkla birlikte ışığa duyarlılaştırıcı ajanlar adı verilen &ouml;zel ila&ccedil;lar kullanır. İla&ccedil;lar ancak ışıkla etkinleştirildikten veya a&ccedil;ıldıktan sonra &ccedil;alışır.&nbsp;</p> <h3><strong>Kriyocerrahi</strong></h3> <p>Kriyocerrahi işleminde, kanser h&uuml;crelerini dondurmak ve &ouml;ld&uuml;rmek i&ccedil;in sıvı nitrojen kullanır.</p> <h3><strong>Radyoterapi</strong></h3> <p>Radyoterapide kanser h&uuml;crelerini yok etmek i&ccedil;in y&uuml;ksek enerjili x-ışınları kullanır. Radyoterapi uygulamasının avantajı penisin anatomik yapısını korumasıdır. Dezavantajı ise penis kanserlerinin radyoterapiye nispeten diren&ccedil;li olması ve fist&uuml;l,&nbsp; &ouml;dem, cilt nekrozu ve ağrı gibi bir&ccedil;ok komplikasyona sebep olabilmesidir.</p> <h3><strong>Kemoterapi</strong></h3> <p>Kemoterapi &nbsp;kanser h&uuml;crelerini &ouml;ld&uuml;rmek veya b&uuml;y&uuml;mesini yavaşlatmak i&ccedil;in ila&ccedil;ların kullanılmasıdır. Kemoterapinin penis kanseri tedavisinde sınırlı bir rol&uuml; vardır: Kemoterapi daha &ccedil;ok kanser lenf d&uuml;ğ&uuml;mlerine ve diğer dokulara yayıldığı durumlarda uygulanır. Yaklaşık y&uuml;zde 50&#39;si rezektabl yapılabilen sabit inguinal metastazlı hastalarda primer neoadjuvan kemoterapinin rol&uuml; olabilir.</p> <p>&Ouml;te yandan &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k s&uuml;nnet derisi lezyonları i&ccedil;in s&uuml;nnet ve lazer cerrahisi tedavi edici olabilir. Lazer tedavisi penisin korunması avantajını sunsa da lazer penetrasyonunun derinliği sığdır.</p> <h2><strong>Penis kanseri hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Penis kanseri bir erkeğin cinselliğini nasıl etkiler?</strong></p> <p>Penis kanseri teşhisi konan bir erkekte kısmi (penisteki kanserli doku ile birlikte bir miktar sağlam penis dokusunun &ccedil;ıkarılması)&nbsp; veya tam penektomi (penisin tamamının &ccedil;ıkarılması işlemi) uygulanabilir. Penis kanserinde tedavi i&ccedil;in uygulanan cerrahi prosed&uuml;r&uuml;n yan etkileriyle baş etmek zor olabilir. Bir erkeğin penisinin bir kısmının veya tamamının kaybıyla başa &ccedil;ıkmak i&ccedil;in psikolojik destek yardımı alması gerekebilir.</p> <p><strong>S&uuml;nnet olmak penis kanserini &ouml;nler mi?</strong></p> <p>Yenidoğan s&uuml;nnetli erkeklerde penis kanseri neredeyse hi&ccedil; g&ouml;r&uuml;lmez. <a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/sunnet-nedir">S&uuml;nnet </a>ergenlik sonrasına ertelendiğinde penis kanseri insidansı daha y&uuml;ksektir. Yetişkin s&uuml;nneti ise penis kanserine karşı koruma sağlamaz.</p>

Kolera

<p>Kolera, genellikle kirli su ve kişisel hijyenin yetersiz olduğu yerlerde, Vibrio cholera bakterisinin i&ccedil;ecek ve yiyeceklere bulaşması ile ortaya &ccedil;ıkıyor. Hızlı bir şekilde yayılan ciddi bir hastalık olan kolera, hastalarda şiddetli ishal ve dehidrasyona neden olarak &ouml;l&uuml;mlerle sonu&ccedil;lanabiliyor. Koleradan korunmak i&ccedil;in temiz su ve kişisel hijyene &ouml;nem verilmesi gerekiyor. Memorial Şişli Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Uz. Dr. M. Servet Alan, koleranın nedenleri, bulaşma sebepleri, belirtileri, tedavi y&ouml;ntemleri ile ilgili bilgi verdi.</p> <h2><strong>Kolera hastalığı nedir?</strong></h2> <p>Kolera, modern olmayan kanalizasyon ve temiz olmayan su sistemlerinden t&uuml;m yiyecek ve i&ccedil;eceklere bulaşabilen Vibrio cholera&nbsp;bakterisinden kaynaklan bir hastalıktır. Vibrio cholera bakterisinin bağırsaklara bulaşması kişide şiddetli ishale, ciddi sıvı kaybına (dehidrasyona) neden olmaktadır. &Ccedil;ok hızlı yayılabilen bir hastalık olan kolera, tedavi edilmediği takdirde %50-75 oranında &ouml;l&uuml;mle sonu&ccedil;lanabilir.</p> <h2><strong>Kolera hastalığı neden olur?</strong></h2> <p>Kolera, Vibrio cholerae bakterilerinin ciddi etkileri ince bağırsakta salgıladığı toksin olarak adlandırılan zararlı maddelere bağlı olarak ortaya &ccedil;ıkmaktadır. Toksinler bağırsaklardan b&uuml;y&uuml;k miktarlarda sıvı salgılanmasına neden olmaktadır. Bu durum ishal ve hızlı sıvı ve elektrolit (v&uuml;cut tuzları) kaybıyla sonu&ccedil;lanmaktadır.</p> <h2><strong>Kolera hastalığı nasıl bulaşır?</strong></h2> <p>Kolera bakterileri hastanın dışkısıyla &ccedil;ıkmaktadır. İnfekte bir kişinin dışkısıyla kirlenmiş yiyecek veya i&ccedil;eceklerle bulaşma ger&ccedil;ekleşir. Yeterli temiz su kaynakları ve kanalizasyon sistemleri olmayan gelişmekte olan &uuml;lkelerde bu durum daha sık g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p> <h2><strong>Kolera hastalığının belirtileri nedir?</strong></h2> <p>Kolera olan kişilerde bakterileri aldıktan 12 saat ya da 5 g&uuml;n sonra ciddi semptomlar gelişmektedir. Kolera hastalığı bazen pirin&ccedil; suyu gibi tanımlanan, şiddetli, &ccedil;ok miktarda, sulu ishal veya kusma ile kendisini g&ouml;stermektedir. Koleranın en &ouml;nemli belirtileri şunlardır:</p> <ul> <li>Şiddetli ishal</li> <li>Şiddetli kusma</li> <li>Susuzluk</li> <li>İdrar &ccedil;ıkışında azalma</li> <li>Kas krampları</li> <li>Huzursuzluk</li> <li>Sinirlilik</li> </ul> <h2><strong>Kolera hangi sağlık sorunlarına neden olur?</strong></h2> <p>Kolera tedavi edilmediği takdirde hastada g&uuml;nde 10-15 litre sıvı kaybına neden olabilir. &nbsp;Ciddi sıvı kaybı yaşayan hastalar saatler i&ccedil;inde şok ve &ouml;l&uuml;mle karşılaşabilmektedir. Kolera hastalarda şu sağlık problemlerine de neden olabilir:</p> <ul> <li>Tansiyon d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; (Hipotansiyon)</li> <li>Kanda d&uuml;ş&uuml;k potasyum (Hipokalemi)</li> <li>Kalp atım hızında artış</li> <li>Ağız kuruluğu</li> <li>Cilt elastikiyetinde azalma</li> </ul> <p>Ayrıca tedavi edilmeyen koleranın hastada yarattığı ciddi dehidrasyon şunlara yol a&ccedil;abilir:</p> <ul> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/bobrek-yetmezligi-belirtileri-nelerdir-nasil-tedavi-edilir">B&ouml;brek yetmezliği</a></li> <li>Şok</li> <li>Koma</li> <li>&Ouml;l&uuml;m</li> </ul> <h2><strong>Kolera nasıl teşhis edilir?</strong></h2> <p>Kolera belirtisi ile hastaneye başvuran hasta, doktor tarafından fiziki muayene yapılır. Kolera teşhisinin kesin konulması i&ccedil;in hastadan gaita(dışkı) &ouml;rneği alınarak laboratuvara g&ouml;nderilir.&nbsp; Gaita testinde Vibrio <em>cholera</em>&nbsp;bakterisinin g&ouml;r&uuml;lmesi &uuml;zerine hastaya kolera teşhisi konularak tedavi planlaması yapılmaktadır. &nbsp;</p> <h2><strong>Kolera hastalığı nasıl tedavi edilir?</strong></h2> <p>Kolera sıklıkla &ouml;l&uuml;mle sonu&ccedil;lanabilen &ccedil;ok ciddi bir hastalıktır. Koleranın primer tedavisi kaybedilen sıvının ağız veya damar yoluyla yerine konmasıdır. Ağızdan alınan sıvılarla sıvı kaybının yerine konmasına &ccedil;alışılır. Ciddi sıvı kayıplarında &ouml;zellikle hasta bulantı ve kusma nedeniyle yeterli sıvı ve gıda alamıyorsa damar yoluyla sıvı verilmesi gerekebilir. Kolera tedavisinde &ouml;zellikle ciddi seyreden hastalarda sıvı tedavisi yanında hastalığa neden olan mikrobiyal etkene y&ouml;nelik tedavi yapılır. Gebeler ve ciddi beslenme bozukluğu, HIV infeksiyonu gibi altta yatan hastalığı olan t&uuml;m hastalara kolera bakterilerine etkili antibiyotik tedavisi verilir. Antibiyotikler ishal s&uuml;resini ve &ccedil;ıkarılan dışkı miktarını azaltarak daha hızlı iyileşmeye yardımcı olur. Antibiyotik tedavisine doktorunuz karar verecektir.</p> <h2><strong>Kolera hakkında sık&ccedil;a sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Kolera hastalığından korunmak i&ccedil;in neler yapmak gerekir?</strong></p> <p>Kolera hastalığından korunmak i&ccedil;in &ouml;ncelikle el hijyenine dikkat etmek, sağlıklı su ve gıda kullanmak gerekir. Kolera etkeni <em>Vibrio cholerae</em> kirli sularla &ccedil;ok kısa s&uuml;rede, &ccedil;ok sayıda insana bulaşabilir. Koleradan korunmak i&ccedil;in şunlara dikkat etmek gerekmektedir:</p> <ul> <li>Tuvalet sonrasında ve g&uuml;n i&ccedil;inde gerektik&ccedil;e eller su ve sabunla yıkanmalı.</li> <li>Su ve sabun bulunamayan durumlarda en az %60 alkol i&ccedil;eren el temizleyicileri kullanılmalı.</li> <li>Gıdayla temas, yemek yeme ve yemek hazırlama &ouml;ncesinde eller mutlaka yıkanmalı.</li> <li>Kolera varlığında tuvalet, banyo, lavabo gibi kirli y&uuml;zeylerin dezenfeksiyonunda &ccedil;amaşır suyu 10 kat sulandırılarak (1 birim &ccedil;amaşır suyu 9 birim su) kullanılmalı.&nbsp;</li> </ul> <p><strong>Koleranın yaygın g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; bir &uuml;lke veya b&ouml;lgelere seyahat edildiğinde şu &ouml;nlemler alınmalıdır: </strong></p> <ul> <li>Temiz olduğundan emin olunmayan sular i&ccedil;ilmemeli.</li> <li>Şişelenmiş su ve i&ccedil;ecekler tercih edilmeli.</li> <li>Temiz olduğundan emin olunmayan sular kaynatılarak, filtre edilerek veya i&ccedil;me suyuna &ouml;zel dezenfektanları &ouml;nerilen &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde uygulayarak kullanılmalı.</li> <li>Diş fır&ccedil;alamada musluk suyu kullanılmamalı, temizliğinden emin olunan sular kullanılmalı</li> <li>Buzlar temiz sudan hazırlanmamış olabileceği i&ccedil;in dışarıda i&ccedil;eceklere buz konulmamalı.</li> <li>Yemeden &ouml;nce soyulamayan, uygun şekilde temizlenemeyen taze meyve ve sebzelerden ka&ccedil;ınılmalı.</li> <li>İ&ccedil;ecekler uygun şekilde şişelenmiş değilse sokak satıcılarından i&ccedil;ecek ve yiyecek alınmamalı.</li> </ul> <p><strong>T&uuml;rkiye&rsquo;de kolera hastalığı g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor mu, en son ne zaman g&ouml;r&uuml;ld&uuml;?</strong></p> <p>&Uuml;lkemiz ve b&ouml;lgemiz de ge&ccedil;mişteki kolera salgınlarından etkilendi. 1831, 1855, 1865, 1892, 1915, 1960, 1970, 1994 yıllarında kolera salgınları g&ouml;r&uuml;ld&uuml;. Bu salgınların 1831 ve 1835 salgını gibi bazılarında binlerce kişi yaşamını yitirdi. &Uuml;lkemizde son kolera salgınları 1970 yılında İstanbul ve 1994 yılında Ankara&rsquo;da g&ouml;r&uuml;ld&uuml;.&nbsp;</p> <p><strong>Koleranın aşısı var mı?</strong></p> <p>Ağız yoluyla uygulanan zayıflatılmış canlı veya &ouml;l&uuml; kolera bakterileri i&ccedil;eren aşılar vardır. Kolera aşılarının koruyuculuğu y&uuml;ksek değildir ve etki s&uuml;releri uzun değildir. Bu nedenle seyahate giden herkese rutin olarak uygulanması &ouml;nerilmez. Kolera aşısı standard koruma ve kontrol &ouml;nlemlerinin yerini alamaz.</p> <p><strong>Kolera bulaşması a&ccedil;ısından kimler daha y&uuml;ksek risk altındadır?</strong></p> <p>Koleranın aktif olarak bulaştığı bir b&ouml;lgede kolera hastalarını tedavi eden sağlık &ccedil;alışanları, kolera ile m&uuml;cadele eden diğer &ccedil;alışanlar ve temiz gıda ve suya ulaşamayanlar kolera bulaşması a&ccedil;ısından daha y&uuml;ksek risk altındadır.</p> <p><strong>Koleralı hasta ne zaman doktora gitmeli?</strong></p> <p>Kolera hastalığının hafif semptomları birka&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;inde kendi kendine ge&ccedil;ebilir.&nbsp;Ancak şiddetli semptomlarınız varsa ve susuz kalmaya başlarsanız, tıbbi yardıma ihtiyacınız vardır.&nbsp;&Ccedil;ok hızlı bir şekilde sıvı takviyesi yapılması i&ccedil;in tedaviye hemen başlanılmalıdır.</p> <p><strong>Kolera hamile ve &ccedil;ocuklara bulaşır mı?</strong></p> <p>Kolera ağız yoluyla bulaşan bir hastalık olduğu i&ccedil;in dikkat edilmediği takdirde hamile kadınlar, &ccedil;ocuklar ve t&uuml;m insanlarda g&ouml;r&uuml;lebilir.</p> <p><strong>Hamile ve kronik hastalığı olan kolera hastaları nasıl tedavi edilir?</strong></p> <p>Kolera hastalığının tedavisi hamile ve ciddi beslenme bozukluğu, HIV infeksiyonu gibi altta yatan hastalığı olan t&uuml;m hastalara kolera bakterilerine etkili antibiyotik tedavisi verilir. Antibiyotikler ishal s&uuml;resini ve &ccedil;ıkarılan dışkı miktarını azaltarak daha hızlı iyileşmeye yardımcı olur.</p> <p><strong>Kolera hangi sistemin hastalığıdır?</strong></p> <p>Kolera <em>Vibrio cholerae</em> bakterisinin etken olduğu infeksiy&ouml;z bir sindirim sistemi hastalığıdır.</p> <p><strong>Su kirliliği koleranın dışında hangi hastalıklara neden olur?</strong></p> <p>Kirli sular ishal, kolera, amipli ve basilli dizanteri, tifo, hepatit A, &ccedil;ocuk felci gibi hastalıkların bulaşmasına neden olabilir.</p> <p><strong>Kolera hastalığı ilk ne zaman ortaya &ccedil;ıktı?</strong></p> <p>İlk kolera pandemisi (t&uuml;m d&uuml;nyaya yayılan salgın) Hindistan&rsquo;da Ganj deltasında Jessore&rsquo;da bir salgınla başlamıştır. Hastalık ticaret yollarını izleyerek hızla Hindistan&rsquo;ın &ccedil;oğuna, Myanmar&rsquo;a ve Sri Lanka&rsquo;ya yayılmıştır. Bunun sonrasında son 200 yılda yedi kolera pandemisi g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Yedinci kolera pandemisi şu anda devam etmektedir. Afrika, G&uuml;neydoğu Asya, Hindistan ve &ccedil;evresi ve Haiti&rsquo;de kolera hastalığı varlığını s&uuml;rd&uuml;rmektedir. Her yıl d&uuml;nyada 1.3-4 milyon kolera vakası g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; ve 21 bin ile 143 bin kişinin &ouml;ld&uuml;ğ&uuml; tahmin edilmektedir.&nbsp;</p> <p>Kolera kirli su ilişkisi bağlamı&nbsp;1854 yılındaki bir vakayla &ouml;rneklendirilebilir. Tarihler&nbsp;1854 yılını g&ouml;sterdiğinde Londra&rsquo;da kolera salgını sırasında John Snow harita &uuml;zerinde kolera vakalarının yerlerini işaretlemiş ve bunun sonucunda salgının kaynağı olduğunu saptadığı tulumba m&uuml;h&uuml;rlenmiş ve salgın kontrol altına alınmıştır.</p> <p><strong>M&uuml;silaj &nbsp;(deniz salyası) koleraya neden olur mu?</strong></p> <p>&Ouml;te yandan &#39;M&uuml;silaj yani deniz salyası koleraya neden olur mu?&#39; sorusu da g&uuml;ndeme geliyor. Uzmanlar deniz salyasının koleraya neden olmayacağını ifade ederken&nbsp;Marmara Denizi&#39;nin kirli alanlarında bulaşıcı hastalıklara maruz kalınmaması i&ccedil;in&nbsp;denize girilmemesi gerektiği uyarısında bulunuyor.&nbsp;</p> <p>&nbsp;</p>

Dizanteri

<p>Kirlenmiş gıda, kirli su veya i&ccedil;ecek t&uuml;ketimi, ellerin doğru şekilde yıkanmaması ve kirli sularda y&uuml;zme nedeniyle ortaya &ccedil;ıkabilen dizanteri, uygun şekilde tedavi edilmediğinde hayati riske neden olabiliyor. Mide krampları, kusma, kanlı ve mukuslu ishal ile kendisini belli eden dizanteri, kişiden kişiye de bulaşabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Uz. Dr. M. Servet Alan, dizanterinin bulaşma nedenleri, belirtileri, tedavi y&ouml;ntemleri ve dizanteri ile ilgili sık sorular sorulara yanıt verdi.</p> <h2><strong>Dizanteri nedir? </strong></h2> <p>Dizanteri bulaşıcı bir bağırsak enfeksiyonudur. Kişisel hijyen ve genel temizlik kurallarına dikkat edilmediği takdirde ortaya &ccedil;ıkabilen bu hastalığın karın ağrısından y&uuml;ksek ateş ve genel durum bozukluğuna, hafif bir ishalden hayatı tehdit eden kanlı ishale kadar farklı sonu&ccedil;ları olabilmektedir.</p> <h2><strong>Dizanteri nasıl bulaşır?</strong></h2> <p>Bağırsak enfeksiyonu olan dizanteri &ccedil;ok bulaşıcı bir hastalıktır. Genellikle ağız yoluyla bulaşan dizanteri şu şekillerde bulaşmaktadır.</p> <ul> <li>İyi temizlenmemiş kirli eller</li> <li>Kirli su t&uuml;ketmek</li> <li>Uygun şekilde temizlenmemiş yiyecekler t&uuml;ketmek</li> <li>Kirli g&ouml;l ya da havuzlarda y&uuml;zmek</li> <li>Kişiden kişiye</li> </ul> <p>Bazı kimyasal maddeler de mikrobik nedenli olmayan bir dizanteriye neden olabilir.</p> <h2><strong>Dizanterinin belirtileri nedir?</strong></h2> <p>Bağırsak enfeksiyonu olan dizanteri belirtileri bulaştıktan 1-3 g&uuml;n i&ccedil;inde ortaya &ccedil;ıkmaktadır. Dizanteri belirtileri şunlardır:</p> <ul> <li>Karın ağrısı</li> <li>Mide krampları</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/mide-bulantisina-ne-iyi-gelir">Mide bulantısı</a></li> <li>Ateş</li> <li>Kusma</li> <li>Kanlı ishal</li> <li>Mukuslu ishal</li> </ul> <h2><strong>Dizanteri &ccedil;eşitleri nelerdir?</strong></h2> <p>Dizanteri iki tipte g&ouml;r&uuml;lmektedir. Basilli ve amipli dizanteri. Dizanteri zamanında ve doğru şekilde tedavi edilmediği takdirde hastada hayati tehlike yaratmaktadır.</p> <h3><strong>Basilli dizanteri&nbsp;</strong></h3> <p>Basilli dizanteri Shigella bakterilerine bağlı olarak ortaya &ccedil;ıkar. Shigella bakterilerinin t&uuml;m d&uuml;nyada yılda 80-160 milyon hastalık ve 600 bin &ouml;l&uuml;me neden olduğu tahmin edilmektedir. Bu hastalıkların neredeyse tamamı gelişmekte olan &uuml;lkelerde g&ouml;r&uuml;lmektedir. Shigella enfeksiyonunda belirtiler, bulaşmadan sonra 1-3 g&uuml;n i&ccedil;inde ortaya &ccedil;ıkar. İlk olarak hafif bir karın ağrısı ve ishal ile kendisini g&ouml;sterir. &nbsp;Dışkıda kan veya mukus nadir olarak g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Basilli dizanteride belirtiler bazen &ccedil;ok hafif olabilir. Hastalık doktora gitmeden birka&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;inde kendiliğinden ge&ccedil;ebilir. Basilli dizanterinin belirtileri şunlardır:</p> <ul> <li>Dışkıda kan veya mukus</li> <li>Karın ağrısı</li> <li>Ateş</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/mide-bulantisina-ne-iyi-gelir">Mide bulantısı</a></li> <li>Kusma</li> </ul> <h3><strong>Amipli dizanteri&nbsp;</strong></h3> <p>Amipli dizanteri Entamoeba histolytica adlı parazite bağlı olarak ortaya &ccedil;ıkan kanlı ve mukuslu ishaldir. Amipli dizanteri zamanında ve doğru tedavi edilmediği takdirde hayati tehlikeye neden olabilir. Bir yılda d&uuml;nyada 50 milyon amipli dizanteri vakası g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; ve 50 bin kişinin bu nedenle yaşamını yitirdiği tahmin edilmektedir. Amipler bağırsak duvarından kendisine yol a&ccedil;arak kan dolaşımına yayılabilir ve diğer organları enfekte edebilir. Amipli dizanterinin belirtileri birka&ccedil; hafta devam edebilir. Amipli dizanterinin belirtileri şunlardır:</p> <ul> <li>Karın ağrısı</li> <li>Ateş ve titreme</li> <li>Mide bulantısı</li> <li>Kusma</li> <li>Kanlı dışkı</li> <li>Mukuslu dışkı</li> <li>İrin i&ccedil;erebilen sulu ishal</li> <li>Ağrılı dışkı ge&ccedil;işi</li> <li>Aralıklı&nbsp;kabızlık</li> <li>Yorgunluk</li> </ul> <h2><strong>Kimler dizanteri riski altında?</strong></h2> <p>&Ccedil;ocuklar yetişkinlere g&ouml;re daha fazla risk altındadır. &Ccedil;ocuklar hijyen kurallarına dikkat edecek yaşta olmadıkları i&ccedil;in dizanteri riski ile karşı karşıya kalabilirler. Dizanteri riskinin y&uuml;ksek olduğu yerler şunlardır:</p> <ul> <li>Okullar</li> <li>Huzurevleri</li> </ul> <h2><strong>Dizanteri nasıl teşhis edilir? </strong></h2> <p>Dizanteride ishal şikayeti ile gelen hastanın yakınmaları ve muayene bulgularına ek olarak yapılan tetkiklerle hastalık ve etkenin tanısı konur. Dizanteri etkeninin tanısı dışkının mikroskobik incelemesi, dışkı k&uuml;lt&uuml;r&uuml;, dışkıda yapılacak ELISA veya PCR gibi testlerle konabilir.&nbsp;</p> <h2><strong>Dizanteri nasıl tedavi edilir? </strong></h2> <p>Dizanteri 3-7 g&uuml;nde kendiliğinden de iyileşebilir. Tedavide sıvı kaybının yerine konması &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Ağızdan alınan sıvılarla sıvı kaybının yerine konması tercih edilir. Ciddi sıvı kayıplarında &ouml;zellikle hasta bulantı ve kusma nedeniyle yeterli sıvı ve gıda alamıyorsa başlangı&ccedil;ta damar yoluyla sıvı verilmesi gerekebilir. Ciddi dizanteri tedavisinde sıvı tedavisi yanında hastalığa neden olan mikrobiyal etkene y&ouml;nelik tedavi yapılır. Amipli dizanteride metronidazol gibi ila&ccedil;lar kullanılarak amipler &ouml;ld&uuml;r&uuml;l&uuml;r. Basilli dizanteride Shigella bakterilerine etkili antibiyotikler kullanılır. Dizanteri tedavisinde ishali durduran ila&ccedil;lar kullanılmaz. Hastalığını antibiyotiksiz iyileşmesi de m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r ve antibiyotik gerekliliğine doktorunuz karar verecektir.</p> <h2><strong>Dizanteri hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Dizanteri ka&ccedil; g&uuml;nde iyileşir? </strong></p> <p>Dizanteri genellikle 3-7 g&uuml;nde i&ccedil;inde iyileşir.</p> <p><strong>Dizanteriden korunmak i&ccedil;in neler yapmak gerekir? </strong></p> <p>Dizanteriden korunmak i&ccedil;in &ouml;ncelikle el hijyenine dikkat etmek, sağlıklı su ve gıda kullanmak gereklidir. Dizanteri etkenleri kirli sularla &ccedil;ok kısa s&uuml;rede, &ccedil;ok sayıda insana bulaşabilir. Dizanteriden korunmak i&ccedil;in şunlara dikkat etmek gerekmektedir:</p> <ul> <li>Tuvalet sonrasında ve g&uuml;n i&ccedil;inde gerektik&ccedil;e eller su ve sabunla yıkanmalıdır.</li> <li>Gıdayla temas, yemek yeme ve yemek hazırlama &ouml;ncesinde eller mutlaka yıkanmalıdır.</li> <li>İş yeri ve aile i&ccedil;inde ortak havlu kullanılmamalıdır&nbsp; &nbsp;</li> <li>Dizanteri olan hastaların t&uuml;m giyecekleri ve tektsilleri m&uuml;mk&uuml;n olan en y&uuml;ksek sıcaklıkta yıkanmalıdır.</li> </ul> <p><strong>Dizanterinin yaygın olduğu yerlerde nelere dikkat edilmeli?</strong></p> <p>Dizanterinin yaygın g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; bir &uuml;lke veya b&ouml;lgelere seyahat edildiğinde şu &ouml;nlemler alınmalıdır:</p> <ul> <li>Temiz olduğundan emin olunmayan sular i&ccedil;ilmemeli.</li> <li>Şişelenmiş su ve i&ccedil;ecekler tercih edilmeli.</li> <li>Temiz olduğundan emin olunmayan sular kaynatılarak, filtre edilerek veya i&ccedil;me suyuna &ouml;zel dezenfektanları &ouml;nerilen &ouml;l&ccedil;&uuml;lerde uygulayarak kullanılmalı.</li> <li>Diş fır&ccedil;alamada musluk suyu kullanılmamalı.</li> <li>Buzlar temiz sudan hazırlanmamış olabileceği i&ccedil;in dışarıda i&ccedil;eceklere buz konulmamalı.</li> <li>Yemeden &ouml;nce soyulamayan, uygun şekilde temizlenemeyen taze meyve ve sebzelerden ka&ccedil;ınılmalı.</li> <li>İ&ccedil;ecekler uygun şekilde şişelenmiş değilse sokak satıcılarından i&ccedil;ecek ve yiyecek alınmamalı.</li> </ul> <p><strong>Dizanteri hastası nasıl beslenmeli? </strong></p> <p>Dizanteri hastalarının iyi beslenmesi ve bol sıvı alması hastalığın olumsuz sonu&ccedil;lara yol a&ccedil;masını engeller. Daha hızlı bir iyileşmeye yardımcı olur. Yaşa uygun, sindirimi kolay, besleyici gıdalar tercih edilmelidir. Fazla yağlı, acılı gıdalar t&uuml;ketmemek gerekir. Yalnızca patates, pilav, makarna gibi gıdalardan oluşan &ccedil;ok katı diyetlere genellikle gerek yoktur.&nbsp;</p> <p><strong>Dizanteri kişiden kişiye bulaşır mı? </strong></p> <p>Basilli ve amipli dizanteri &ccedil;ok bulaşıcı hastalıklardır. İnfekte bir kişinin dışkısındaki mikropların bir başkasının sindirim sistemine ağız yoluyla ulaşmasıyla bulaşır. İnfekte olan kişinin tuvalet sonrası ellerini yıkamaması ve bunun sonrasında gıdalar, &ccedil;evre ve başka bir insana temasıyla bulaşma olabilir. Hijyen koşullarının uygun olmadığı gelişmekte olan &uuml;lkelerde sular ve gıdalar &ouml;zellikle de pişmemiş gıdalara dışkıyla yayılan mikroplar bulaşabilir.</p> <p><strong>Dizanteri k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk ve bebeklerde g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde ne yapılmalı? </strong></p> <p>Dizanteri k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuk ve bebeklerde ishal ve kusma nedeniyle hızla sıvı kaybı ve genel durum bozukluğuna neden olabilir. İshal devam ediyor ve &ccedil;ocuk yeterli sıvı ve gıda alamıyorsa zaman yitirmeden doktorunuza başvurmak gerekir.&nbsp;</p> <p><strong>Dizanteri &ouml;l&uuml;mc&uuml;l bir hastalık mıdır? </strong></p> <p>Dizanteri genellikle kendiliğinden iyileşmekle birlikte, ciddi seyreden dizanteri uygun şekilde tedavi edilmezse, &ouml;zellikle k&uuml;&ccedil;&uuml;k &ccedil;ocuklar ve bebeklerde &ouml;l&uuml;mle sonu&ccedil;lanabilir.&nbsp;</p> <p><strong>Dizanteri tekrar bulaşır mı? </strong></p> <p>Dizanteri &ccedil;eşitli etkenlere bağlı olarak ortaya &ccedil;ıkar. Dizanteri ge&ccedil;irmek etkili ve kalıcı bir bağışıklık bırakmaz. Eğer gerekli &ouml;nlemler alınmazsa tekrar dizanteri gelişebilir.&nbsp;</p>

Kawasaki Hastalığı

<p>Kawasaki hastalığı genellikle sonbahar ve kış aylarında 5 yaş altındaki &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;l&uuml;yor. Nedeni hen&uuml;z kesin olarak bilinmeyen kawasaki hastalığı tedavi edilebiliyor. &Ouml;nceden ge&ccedil;irilen enfeksiyonların neden olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len kawasaki hastalığı; huzursuzluk, iştahsızlık, 5 g&uuml;nden fazla s&uuml;ren ateş, d&ouml;k&uuml;nt&uuml;, dudakta &ccedil;atlak, ağız i&ccedil;i, dil ve g&ouml;zlerde kızarıklıklarla kendisini belli ediyor. Kawasaki rahatsızlığının tedavisinin ihmal edilmesi k&uuml;&ccedil;&uuml;k yaştaki &ccedil;ocuklarda ilerleyen yaşlarda uzun s&uuml;reli kalp komplikasyonlarına neden olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi &Ccedil;ocuk Sağlığı ve Hastalıkları B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Uz. Dr. Dicle &Ccedil;elik, kawasaki hastalığının nedenleri, belirtileri, tedavi y&ouml;ntemleri ve hastalıkla ilgili sık sorulan sorular hakkında bilgi verdi.</p> <h2><strong>Kawasaki hastalığı nedir?</strong></h2> <p>Mukokutan&ouml;z lenf nodu sendromu olarak da bilinen&nbsp;Kawasaki hastalığı, 1967 yılında Japonya&rsquo;da &ccedil;ocuk doktoru Dr. Tomisaku Kawasaki tarafından tanımlanan ve 1976&rsquo;dan itibaren d&uuml;nyanın farklı yerlerinde de g&ouml;r&uuml;lmeye başlanan akut ateşli bir hastalıktır. Erken &ccedil;ocukluk &ccedil;ağı hastalığı olarak bilinen Kawasaki hastalığı, %85 oranında 5 yaş altında &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;lmektedir. Nedeni hen&uuml;z kesin olarak bilinmeyen Kawasaki hastalığı, y&uuml;ksek ateş, ağız ve boğazdaki mukoza zarının iltihabı, kırmızımsı bir deri d&ouml;k&uuml;nt&uuml;s&uuml; ve lenf d&uuml;ğ&uuml;mlerinin şişmesi ile belirti vermektedir. Ayrıca Kawasaki hastalarında kanı kalp kasına taşıyan arterlerde iltihaplanma,&nbsp; etkilenen koroner arterlerin duvarlarında genişleme veya şişkinlik ile kalp kası iltihaplanma oluşmaktadır. Hastane ortamında başarılı bir şekilde tedavi edilebilen Kawasaki hastalığı nadir olarak tekrarlamaktadır. Tedavinin ihmal edilmesi hastalığa yakalan &ccedil;ocukta ilerleyen yaşlarda kalp rahatsızlıklarına neden olabilmektedir</p> <h2><strong>Kawasaki hastalığının nedenleri nedir?</strong></h2> <p>Kawasaki hastalığının 5 yaş altındaki &ccedil;ocuklarda sık g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; bilinmektedir. Ancak hastalığın hangi sebeplerden kaynaklandığı hen&uuml;z kesin olarak bilinmemektedir. Bilim insanları, Kawasaki hastalığına bakteriler, vir&uuml;sler ve &ccedil;evre fakt&ouml;rlerinin neden olabileceğini &uuml;zerinde &ccedil;alışmaktadır. Kardeşi Kawasaki hastalığı ge&ccedil;iren bir &ccedil;ocuğun hastalığa yakalanma riskinin y&uuml;ksek olması, hastalığın genetik fakt&ouml;rlerden kaynaklanabileceğini d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rmektedir. Ayrıca hastalığın Asya ırkında sık g&ouml;r&uuml;lmesi ise bazı genlerin Kawasaki hastalığına neden olabileceğini tahmin edilmektedir. Bulaşıcı bir hastalık olmayan Kawasaki hastalığı sonbahar ve kış aylarında sık g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p> <h2><strong>Kimler Kawasaki hastalığı riski altında</strong></h2> <p>Yarım asır &ouml;nce tanımlanmasına rağmen hakkında hen&uuml;z &ccedil;ok fazla şey bilinmeyen Kawasaki hastalığı ile ilgili bilinen &ccedil;ok az bilgi bulunmaktadır. Kawasaki hastalığı ile ilgili bilenler ise şunlardır:</p> <ul> <li><strong>Genetik yatkınlık: </strong>Genetik yatkınlığı olan &ccedil;ocuklarda daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;r</li> <li><strong>Yaş:&nbsp;</strong>Kawasaki hastalığı<strong> % </strong>85 oranında<strong> </strong>5 yaş altındaki &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</li> <li><strong>Cinsiyet: </strong>Erkek &ccedil;ocuklar kız &ccedil;ocuklarına g&ouml;re 1,5 kat daha fazla risk altında.</li> <li><strong>Etnik k&ouml;ken:&nbsp;</strong>T&uuml;m d&uuml;nyada yaygın olarak g&ouml;r&uuml;len Kawasaki hastalığı<strong> </strong>Asya ırkı k&ouml;kenli olanlarda daha sık g&ouml;r&uuml;l&uuml;r.</li> </ul> <h2><strong>Kawasaki hastalığının belirtileri nelerdir?</strong></h2> <p>Kawasaki hastalığının belirtileri genelde 3 aşamada ortaya &ccedil;ıkmaktadır.</p> <ul> <li><strong>Kawasaki 1. D&ouml;nem belirtileri: </strong>Kawasaki 1. d&ouml;nem ateş ve diğer bulguların olduğu akut ateşli d&ouml;nem genellikle 1-2 hafta devam eder. Bu belirtiler şunlardır:&nbsp;</li> <li>En az 5 g&uuml;n s&uuml;ren y&uuml;ksek ateş</li> <li>Yoğun bir akıntı olmadan aşırı derecede kırmızı g&ouml;zler</li> <li>An&uuml;s etrafında ve kasıklarda d&ouml;k&uuml;nt&uuml;</li> <li>Kırmızı, kuru, &ccedil;atlamış dudaklar ve aşırı derecede kırmızı, şişmiş dil</li> <li>Avu&ccedil; i&ccedil;inde ve ayak tabanlarında şişlik ve kızarma</li> <li>Boyun ve t&uuml;m v&uuml;cut lenf bezlerinde şişme</li> <li>&Ccedil;ilek g&ouml;r&uuml;n&uuml;ml&uuml; dil</li> <li><strong>Kawasaki 2. d&ouml;nem belirtileri: </strong>Kawasaki 2 d&ouml;nem ateş ve diğer belirtilerin azalması ile başlayan subakut d&ouml;nem belirtileri 4 hafta devam edebilmektedir. Bu belirtiler şunlardır:</li> <li>Huzursuzluk</li> <li>İştahsızlık</li> <li>Konjuktivit</li> <li>Makat etrafı ve parmak u&ccedil;larında soyulma</li> <li>Trombosit değerinde y&uuml;kselme&nbsp;</li> <li><strong>Kawasaki 3. d&ouml;nem belirtileri: </strong>Kawasaki hastalığının 3. d&ouml;nemi komplikasyon gelişmedik&ccedil;e belirti ve semptomlar yavaş yavaş kaybolur. Hastalığın t&uuml;m klinik bulgularının kaybolduğu ve sedimentasyon değerinin d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; nekahat d&ouml;nemi 6. Haftadan sonra başlar.</li> </ul> <h2><strong>Kawasaki hastalığı kalp komplikasyonları nelerdir?</strong></h2> <p>Tedavi edilmemiş Kawasaki hastalığı &ccedil;ocuklarda edinilmiş kalp hastalıklarının &ouml;nde gelen nedenlerinden birisidir. Tedavi edilmeyen Kawasaki hastalığı şu kalp komplikasyonlarına neden olur:</p> <ul> <li>Koroner arter anevrizması(balonlaşma)</li> <li>Miyokard iskemisi</li> <li>Kalp kapak&ccedil;ığı sorunu</li> <li>Mitral kapak yetersizliği</li> <li>Kalp zarında sıvı birikmesi</li> </ul> <h2><strong>Kawasaki hastalığına nasıl tanı konulur? </strong></h2> <p>Kawasaki hastalığı 5 g&uuml;nden fazla s&uuml;ren, antibiyotiklere cevap vermeyen y&uuml;ksek ateş ve aşağıdaki 5 bulgudan 4&rsquo;n&uuml;n g&ouml;r&uuml;lmesi ile tanı konulur.</p> <ul> <li>Ağız mukozası değişiklikleri (dudakta &ccedil;atlaklar, &ccedil;ilek dil)</li> <li>İki taraflı kırmızı g&ouml;z ya da akıntısız konjuktivit</li> <li>G&ouml;vdede ve kasık b&ouml;lgesindeki d&ouml;k&uuml;nt&uuml;</li> <li>Boyunda tek taraflı lenf bezi b&uuml;y&uuml;mesi</li> <li>El ve ayakta şişlik</li> </ul> <p>Bu belirtilerle Kawasaki hastalığından ş&uuml;phelenilmesi durumunda ayrıntılı muayene, kan, idrar testleri ve en &ouml;nemlisi de bir &ccedil;ocuk kardiyoloğu tarafından &ccedil;ekilecek Ekokardiyografi ile kesin teşhis konulur.</p> <h2><strong>Kawasaki hastalığının tedavi y&ouml;ntemleri nelerdir?</strong></h2> <p>T&uuml;m hastalıklarda olduğu gibi Kawasaki hastalığında da erken teşhis &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Erken teşhis edilerek tedaviye hemen başlanması ateş ve diğer akut semptomların &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesini hızlandırarak kalp hasarı riskini &ouml;nemli &ouml;l&ccedil;&uuml;de azaltmaktadır. Tedavi y&uuml;ksek doz intraven&ouml;z imm&uuml;n globulin (IVIG) ve y&uuml;ksek doz aspirin i&ccedil;erebilir.&nbsp;İmm&uuml;nglobulin, kanın sıvı kısmından elde edilen antikorları i&ccedil;eren &ouml;zel bir preparattır.&nbsp;Tedavi hastalığın başlangıcından sonraki ilk 10 g&uuml;n i&ccedil;inde verildiğinde, IVIG&#39;in tek başına aspirin alan hastalarda koroner arter anormallikleri insidansını yaklaşık %20&#39;den %3&rsquo;e indirdiğini g&ouml;stermektedir.</p> <h2><strong>Kawasaki hastalığı tedavisinden sonra nelere dikkat edilmeli? </strong></h2> <p>Kawasaki hastalık teşhisi konduktan sonra hastalar hastaneye yatırılarak tedaviye başlanır. Taburculuk sonrası bu hastaların bir &ccedil;ocuk kardiyoloğu tarafından takip edilmesi &ccedil;ok &ouml;nemlidir. Başlangı&ccedil;ta 2, daha sonra ise 6-8 haftalarda kontrol muayenesi mutlaka yapılmalı.&nbsp; Daha sonra ki s&uuml;re&ccedil;te koroner arterlerin durumuna g&ouml;re takip araları a&ccedil;ılabilir. Sonra ki d&ouml;nemde &ouml;zellikle bu &ccedil;ocuklara kalp dostu alışkanlıkların kazandırılması &ccedil;ok &ouml;nemlidir.</p> <h2><strong>Kawasaki hastalığından nasıl korunmak gerekir?</strong></h2> <p>Kawasaki hastalığının kesin&nbsp; nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hastalığı enfeksiyonların tetiklediği d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lmektedir. Bu nedenle genel enfeksiyon &ouml;nlemleri, hijyen, <a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/bagisiklik-sistemi-nedir-nasil-guclendirilir">g&uuml;&ccedil;l&uuml; bağışıklık sistemi</a>, d&uuml;zenli sağlam &ccedil;ocuk izlemi ve &ccedil;ocukluk &ccedil;ağı aşılarının eksiksiz yapılması gerekmektedir.</p> <h2><strong>Kawasaki hastalığı hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Kawasaki hastalığı kimlerde g&ouml;r&uuml;l&uuml;r?</strong></p> <p>Kawasaki hastalığı %85&rsquo;i 5 yaş altı &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. 9 yaşından b&uuml;y&uuml;klerde g&ouml;r&uuml;lme oranı %1&rsquo;in altındadır.</p> <p><strong>Kawasaki hastalığı sadece &ccedil;ocuklarda mı g&ouml;r&uuml;l&uuml;r?</strong></p> <p>Kawasaki hastalığı genellikle 5 yaşın altındaki &ccedil;ocuklarda g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. Ancak Kawasaki hastalığı ileri yaşlarda koroner kalp hastası olan kişiler i&ccedil;in de bir risk fakt&ouml;r&uuml;d&uuml;r. 40 yaş altında koroner hastalığı olan erişkinlerin % 5&rsquo;i &ccedil;ocukken Kawasaki hastalığı ge&ccedil;irmiş olduğu tespit edilmiştir.</p> <p><strong>Kawasaki hastalığının hayati risk fakt&ouml;rleri nelerdir?</strong></p> <p>Kawasaki hastalığı genellikle kalp damarlarını tutan tedavi edilebilir bir hastalıktır. Koroner arter tutulumu olmadan erken teşhis edilen hastalık başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Hastalığın &ouml;l&uuml;m oranı binde birden azdır.</p> <p><strong>Kawasaki hastalığı erkek &ccedil;ocuklarda mı kız &ccedil;ocuklarında mı daha fazla g&ouml;r&uuml;l&uuml;r?</strong></p> <p>Kawasaki hastalığı t&uuml;m d&uuml;nyada 5 yaş altındaki &ccedil;ocuklarda yaygın olarak g&ouml;r&uuml;len bir hastalıktır. G&ouml;r&uuml;lme sıklığı coğrafi b&ouml;lge, ırk, yaş ve cinsiyete g&ouml;re değişiklik g&ouml;stermektedir. Asya ırkında daha sık g&ouml;r&uuml;len hastalığın en &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; &uuml;lke Japonya dı. Kawasaki hastalığı erkek &ccedil;ocuklarda kız &ccedil;ocuklarına g&ouml;re 1,5 kat daha fazla g&ouml;r&uuml;lmektedir.</p> <p><strong>Kawasaki hastalığı genetik bir hastalık mıdır?</strong></p> <p>Kawasaki hastalığının tamamen genetik bir hastalık olduğu s&ouml;ylenemez. Ancak genetik yatkınlığı olan &ccedil;ocuklarda veya kardeşi Kawasaki hastalığı ge&ccedil;iren bir &ccedil;ocuğun hastalığa yakalanma riski daha y&uuml;ksektir. Bu durum da hastalığın genetik bir yatkınlığı olduğunu d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;rmektedir.</p> <p><strong>Kawasaki hastalığı bulaşıcı bir hastalık mıdır?</strong></p> <p>Kawasaki hastalığının nedeni hen&uuml;z kesin olarak bilinmemektedir. Daha &ouml;nceden ge&ccedil;irilen enfeksiyonların neden olduğu d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len Kawasaki hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.</p>

Tüm Hastalık İçerikleri

Teknolojiler

Tüm Vücut MR

<p>Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (MR) ile t&uuml;m v&uuml;cut alanlarındaki hastalıkların tanı ve takibi tıbbi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemiyle yapılabiliyor. MR yumuşak dokuların, kemiklerin ve organların yapısının ve hastalıklarının y&uuml;ksek kontrast &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kte g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenmesine olanak sağlıyor. MR&rsquo;de, g&uuml;&ccedil;l&uuml; manyetik alan ve radyofrekans dalgaları kullanılarak g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler oluşturuluyor. MR radyasyon i&ccedil;ermiyor. G&uuml;n&uuml;m&uuml;zde gelişen teknoloji sayesinde hızlı ve y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kl&uuml; g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme yapabilen MR cihazları ve yazılım programları ile t&uuml;m v&uuml;cut 50-55 dakikada i&ccedil;inde g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenebiliyor. Bu y&ouml;ntem, beyin ve boyun dahil olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok organdaki t&uuml;m&ouml;rlerin erken d&ouml;nemde teşhisinde &ouml;nemli rol oynuyor. T&uuml;m v&uuml;cut manyetik rezonans g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme sistemi şu an &uuml;lkemizde başta Memorial Sağlık Grubu olmak &uuml;zere sayılı noktalarda yapılabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Radyoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. &Ouml;zdil Başkan, T&uuml;m V&uuml;cut MR ile ilgili bilgi verdi.</p> <h2><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR nedir?</strong></h2> <p>T&uuml;m v&uuml;cut MR ile baş-boyundan başlayarak t&uuml;m v&uuml;cut alanları ayrı ayrı g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lendikten sonra bilgisayar programlarıyla birleştirilerek tek par&ccedil;a halinde incelenebilmektedir. İnceleme sırasında normal olmayan bulgu saptandığında, o alana ve patolojiye y&ouml;nelik &ouml;zel g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme yapılabilmektedir. Herhangi bir belirti ortaya &ccedil;ıkmadan &ouml;nce v&uuml;cuttaki kanser, enfeksiyon veya diğer patolojiler gibi olası rahatsızlıkları belirlemek de i&ccedil;in yapılabilmektedir. T&uuml;m v&uuml;cut MR ile hastalıklar erken d&ouml;nemde teşhis edilerek olası etkin tedavi y&ouml;ntemlerinin uygulanmasını sağlamaktadır. T&uuml;m v&uuml;cut MR ile kanser riski ve endişesi taşıyan sağlıklı kişilerin radyasyon almadan t&uuml;m v&uuml;cutlarının g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenmesinde yararlanılabilecek bir y&ouml;ntemdir. Bu nedenle check-up ama&ccedil;lı, t&uuml;m v&uuml;cut tek seansta g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenebilmektedir. Diğer tarama ve &ldquo;check-up&rdquo; y&ouml;ntemlerine ek olarak da uygulanabilmektedir.</p> <h2><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR kullanım alanları nelerdir?</strong></h2> <p>T&uuml;m v&uuml;cut MR,</p> <ul> <li>Herhangi bir belirtisi olmayan, &ouml;zelikle kanser riski ve endişesi bulunan, diğer tarama testlerinin yanı sıra sağlık durumlarına genel bir bakış isteyen kişilere &ldquo;check-up&rdquo; ama&ccedil;lı yapılabilir.</li> <li>Ailesel veya genetik olarak kanser riski taşıyan kişilere yapılabilir.</li> <li>Kanser tanısı bulunan hastalarda da bir&ccedil;ok avantaj sağlayabilir. Onkolojik hastalarda hastalığın tanısı, yaygınlığının g&ouml;sterilmesi ve tedavi yanıtının değerlendirilmesinde kullanılabilir.</li> <li>Radyasyon i&ccedil;ermediği i&ccedil;in &ccedil;ocuk ve gebelerde MR &ouml;ncelikle tercih edilmelidir.</li> <li>T&uuml;m v&uuml;cut MR, meme, prostat, akciğer ve gastrointestinal sistemin uygun değerlendirilmesi i&ccedil;in bu alanlara &ouml;zel tarama ve g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemleri ile birlikte kullanılmalıdır.</li> <li>Diz, omuz gibi eklemlerin değerlendirilmesinde, meme ve prostat g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemede, boyun, sırt ve bel fıtıklarının değerlendirilmesinde &ouml;zel &ccedil;ekimler gerektiği i&ccedil;in tanı i&ccedil;in t&uuml;m v&uuml;cut MR kullanılmaz.</li> <li>Damarların g&ouml;sterilmesi i&ccedil;in gerekli olursa kontrast madde kullanılarak t&uuml;m v&uuml;cut MR anjiografi kontrast madde kullanılarak yapılabilir.</li> <li>Kalp damarlarında risk grubunda olan hastaların ise Koroner BT Anjiyografi ile &ldquo;check up&rdquo; yaptırması &ouml;nerilmektedir.</li> </ul> <h2><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR avantajları ve riskleri nelerdir?</strong></h2> <ul> <li>T&uuml;m V&uuml;cut MR radyasyon i&ccedil;ermemesi en &ouml;nemli avantajıdır. Tarama testi i&ccedil;in kullanımını olanaklı kılar. MR radyasyon i&ccedil;ermediğinden &ccedil;ocuklarda ve 3. aydan sonra gereklilik durumunda gebelerde de g&uuml;venle kullanılabilir.</li> <li>T&uuml;m V&uuml;cut MR, erken kanser tanısı, erken tedavi ve iyileşme şansına olanak tanıması en &ouml;nemli faydasıdır.</li> <li>&nbsp;Rutin MR y&ouml;ntemlerindeki gibi eğer manyetik alanla uyumsuz metalik veya elektronik bir aparat v&uuml;cudunuzda yoksa t&uuml;m v&uuml;cut MR size zarar verecek bir y&ouml;ntem değildir. Siz MR cihazına alınmadan bilgilendirme formu ve onam formunu okumanız ve onaylamanız istenecektir.</li> </ul> <h2><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR nasıl yapılır?</strong></h2> <ul> <li>T&uuml;m v&uuml;cut MR&rsquo;da beyin, boyun, akciğer-g&ouml;ğ&uuml;s kafesi, karın i&ccedil;i organları karaciğer, pankreas, b&ouml;brek, b&ouml;brek &uuml;st&uuml; bezi, mesane ve diğer organlar &ouml;zel g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme paketleri ile taranmaktadır. Erkeklerde prostat, kadınlarda rahim ve yumurtalıklar g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenebilmektedir. Bu alanların taranması sırasında kısmen kemik ve kas yapıları da g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenmektedir. Hareketli organların &ccedil;ekimi sırasında hastanın nefesini tutması istenmektedir. Hastanın nefes tutma isteğini yerine getirebilmesi i&ccedil;in uykuya dalmaması gerekmektedir. Bu nedenle sağlıklı bir &ccedil;ekim i&ccedil;in kişinin uyumlu ve şuuru a&ccedil;ık olmalıdır. T&uuml;m v&uuml;cut yapıları rutinde uygulanan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme paketleri ile taranırken ek olarak t&uuml;m&ouml;ral dokunun saptanmasında &ouml;zel yeri bulunan &ldquo;t&uuml;m v&uuml;cut dif&uuml;zyon&rdquo; MR, incelemesi de t&uuml;m inceleme alanlarına ayrı ayrı yapılıp bilgisayar programları ile birleştirilip 3-boyutlu olarak değerlendirilmektedir. T&uuml;m v&uuml;cut dif&uuml;zyon MR y&ouml;ntemi kanserli doku ve lenf bezlerinin tanımlanmasında da &ouml;nemlidir.</li> </ul> <h2><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR &ouml;ncesi hangi hazırlıklar yapılıyor?</strong></p> <p>T&uuml;m v&uuml;cut MR işlemi yapılacak hasta, &ouml;ncelikle alanında uzman bir radyoloji teknisyeni tarafından karşılanarak &ccedil;ekim i&ccedil;in hazırlanmaya başlanmaktadır. Hastaya &ouml;ncelikle hastane &ouml;nl&uuml;ğ&uuml; giydirilmektedir. Baş ve boyun b&ouml;lgesinin MR g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemesi sırasında y&uuml;ze s&uuml;r&uuml;len madde ve makyaj malzemesi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; bozduğu i&ccedil;in kullanılmaması &ouml;nerilmektedir. Takı ve diğer aksesuarların tamamen &ccedil;ıkarılması istenmektedir. Saatler, kredi kartları, işitme cihazları, iğneler, sa&ccedil; tokaları, metal fermuarlar, &ccedil;ıkarılabilir dişler, kalemler, cep boyutunda kesici aletler ve g&ouml;zl&uuml;kler, v&uuml;cut &ldquo;piercing&rdquo;leri, cep telefonları, elektronik eşyaların MR odasına girmesine izin verilmemektedir. &Ccedil;oğu durumda, &ouml;zellikle 2000 yılı sonrasında kullanılan birka&ccedil; t&uuml;r dışında, metal implantları olan hastalar MR i&ccedil;in g&uuml;venlidir. Ancak bazı koklear (kulak) implantlar, beyin anevrizma klip t&uuml;rleri, bazı eski kalp pillerine sahip kişiler g&uuml;venlik a&ccedil;ısından değerlendirilmeden MR odasına alınmamalıdır. Hastanın v&uuml;cudunda şarapnel, mermi veya diğer metallerden herhangi birisi varsa inceleme &ouml;ncesi mutlaka bilgi vermesi gerekir. T&uuml;m v&uuml;cut MR incelemelerinde karın i&ccedil;i yapıların ve safra kesesinin değerlendirilebilmesi i&ccedil;in 7-8 saat a&ccedil;lık gereklidir. Hareketli organların &ccedil;ekimi sırasında hastaya nefes tutması i&ccedil;in komutlar verilir. Kişinin bu komutları yerine getirebilmesi i&ccedil;in uykuya dalmaması gereklidir. Sağlıklı bir &ccedil;ekim i&ccedil;in kişinin uyumlu ve şuurunun a&ccedil;ık olması gerekiyor. Bazı MR incelemelerinde kontrast madde kullanılabilir. MR kontrast maddesi &lsquo;gadolinyum&rsquo; i&ccedil;erir. Gadolinyum iyot kontrast alerjisi olan hastalarda kullanılabilir. Bir hastanın gadolinyum kontrastına alerjisi iyot kontrastına g&ouml;re &ccedil;ok daha azdır. MR incelemeniz &ouml;ncesinde kontrast madde, yiyecek ve ila&ccedil;lara karşı alerjiniz sorgulanacaktır. Mutlaka size verilen onam formuna belirtin ve sizi hazırlayan teknisyenle paylaşın. Herhangi bir ciddi hastalığınız veya ge&ccedil;irdiğiniz ameliyat varsa, sizi hazırlayan radyoloji teknisyenine s&ouml;yleyin. İleri b&ouml;brek hastalığı gibi bazı durumlar, b&ouml;brek hastalığı olan hastalar i&ccedil;in g&uuml;venli kabul edilen belirli gadolinyum kontrast t&uuml;rlerinin kullanılmasını gerektirebilir. Hastanelerimizde yalnızca g&uuml;venli olduğu belirtilen kontrast madde t&uuml;revleri kullanılmaktadır. B&ouml;breklerinizin normal &ccedil;alışıp &ccedil;alışmadığını belirlemek i&ccedil;in kan testine ihtiyacınız olabilir. Hamile olma olasılığı varsa MR incelemesinden &ouml;nce belirtilmelidir. MR 1990&#39;lardan beri kullanılmaktadır. Hamile kadınlar veya anne karnındaki bebekleri &uuml;zerinde herhangi bir olumsuz etkisi bildirilmemiştir. Bununla birlikte, yapılacak işlemin yararı herhangi bir potansiyel riske g&ouml;re ağır basmadığı s&uuml;rece gebelerin ilk trimesterde MR &ccedil;ektirmesi &ouml;nerilmez. Gebelerde gerekli olmadık&ccedil;a MR kontrast madde kullanılmamalıdır.</p> <p><strong>Kanser ş&uuml;phem var, t&uuml;m v&uuml;cut MR yaptırabilir miyim?</strong></p> <p>Ailesinde kanser hastası olan, bu nedenle de kanser riski taşıyan kişilerin, herhangi bir belirtisi olmasa da bu endişesini gidermek i&ccedil;in &ldquo;check-up&rdquo; programına MR incelemesi eklenebilir.</p> <p><strong>Hangi hastalık riski olan hastalar t&uuml;m v&uuml;cut MR yapılır?</strong></p> <p>Ailesel ve genetik kanser riski taşıyan herkes MR incelemesi yaptırabilir. Bu sayede kanser tanısı bulunan kişiler bir&ccedil;ok avantaj sağlayabilir. Onkolojik hastalarda hastalığın tanısı, yaygınlığının g&ouml;sterilmesi ve tedavi yanıtının değerlendirilmesi i&ccedil;in de kullanılabilir.</p> <p><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR&rsquo;de radyasyon var mı?</strong></p> <p>MR, radyasyon i&ccedil;ermediği i&ccedil;in rahatlıkla tercih edilebilir</p> <p><strong>Hamile ve &ccedil;ocuklara t&uuml;m v&uuml;cut MR yapılır mı?</strong></p> <p>MR radyasyon i&ccedil;ermediği i&ccedil;in hamile anne adayları ve &ccedil;ocuklarda ihtiya&ccedil; duyulması halinde kullanılacak ilk g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemi olmalıdır. Anne adaylarının 3 aylık hamilelik d&ouml;nemini atlattıktan sonra MR yaptırması &ouml;nerilmektedir.&nbsp;&nbsp;</p> <p><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR incelemesine makyaj yaparak girilebilir mi?</strong></p> <p>MR incelemesin daha g&uuml;venilir ve doğru bilgi vermesi i&ccedil;in hastanın herhangi bir makyaj malzemesi kullanmaması ve t&uuml;m takılarını &ccedil;ıkarması gerekir.</p> <p><strong>V&uuml;cudunda herhangi bir metal par&ccedil;ası olan hastalara t&uuml;m v&uuml;cut MR incelemesi yapılabilir mi?</strong></p> <p>V&uuml;cudunun herhangi bir yerinde şarapnel, mermi veya diğer metallerden herhangi birisi olan hastalar inceleme &ouml;ncesi hekimine bilgi vererek MR incelemesini yaptırabilir.</p> <p><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR incelemesi i&ccedil;in herhangi bir ila&ccedil; kullanılıyor mu?</strong></p> <p>Bazı MR incelemelerinde kontrast madde kullanılabilir. MR kontrast maddesi &lsquo;gadolinyum&rsquo; i&ccedil;erir. Gadolinyum iyot kontrast alerjisi olan hastalarda kullanılabilir. Bir hastanın gadolinyum kontrastına alerjisi iyot kontrastına g&ouml;re &ccedil;ok daha azdır. MR g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri inceleme &ouml;ncesinde kontrast madde, yiyecek ve ila&ccedil;lara karşı alerjiniz sorgulanacaktır. Mutlaka size verilen onam formuna belirtin ve sizi hazırlayan teknisyenle paylaşın.</p> <p><strong>T&uuml;m v&uuml;cut MR incelemesi i&ccedil;in verilen kontrast madde alerji yapar mı?</strong></p> <p>Hastaların bazılarında MR incelemelerinde kullanılan kontrast maddesi &lsquo;gadolinyum&rsquo; i&ccedil;erir. Gadolinyum iyot kontrast alerjisi olan hastalarda kullanılabilir. Bir hastanın gadolinyum kontrastına alerjisi iyot kontrastına g&ouml;re &ccedil;ok daha azdır. Bu nedenle MR incelemesi &ouml;ncesi hastanın kontrast madde, yiyecek ve ila&ccedil;lara karşı alerjisi olup olmadığını kendisine verilen onam formunda mutlaka yazarak kendisini hazırlayan teknisyene bilgi vermelidir.</p> <p><strong>Teşhis konulmuş başka bir hastalığım varsa t&uuml;m v&uuml;cut MR yaptırabilir miyim?</strong></p> <p>Ciddi başka hastalığı olan veya ge&ccedil;irdiği bir ameliyat olan hastaların inceleme &ouml;ncesi kendisini hazırlayan radyoloji teknisyenine mutlaka bilgi vermesi gerekir. İleri b&ouml;brek hastalığı gibi bazı durumlarda, hastalar i&ccedil;in g&uuml;venli kabul edilen belirli gadolinyum kontrast t&uuml;rleri kullanılarak MR yapılabilir.</p> <p>&nbsp;</p>

Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans Görüntüleme (fMRG)

<p>Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (MRG), y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; ile beynin anatomik yapısı ve hastalıkların g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenmesinde diğer g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemlerine g&ouml;re daha &uuml;st&uuml;n sonu&ccedil;lar veriyor. Bu y&ouml;ntem ile beyin hastalıkları daha ayrıntılı bir şekilde değerlendirilebiliyor. Kranial Fonksiyonel MR olarak da bilinen Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme de (fMRG) bir MRG y&ouml;ntemidir ve hastalığın tanı ve tedavisinde &ouml;nemli avantajlar sağlıyor. fMRG, beyin aktivitesiyle ortaya &ccedil;ıkan kan akışındaki k&uuml;&ccedil;&uuml;k değişiklikleri &ouml;l&ccedil;&uuml;yor. fMRG, uygulanan &ccedil;eşitli uyaranlar ile beyin dokusundaki kan akımı ve oksijen d&uuml;zeyinin değişmesiyle verilen tepkileri kullanarak etkin alanların g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenmesine olanak tanıyor. Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemi(fMRG), T&uuml;m V&uuml;cut Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme sistemi ile birlikte şu an &uuml;lkemizde başta Memorial Sağlık Grubu olmak &uuml;zere sayılı noktalarda yapılabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Radyoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. &Ouml;zdil Başkan, Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG) y&ouml;ntemi ile ilgili şu bilgileri verdi.</p> <h2><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG)&nbsp;nedir?</strong></h2> <p>Kranial Fonksiyonel MR, normal ve hastalıklı beyin fonksiyonlarının anatomik olarak yerini belirlemede kullanılır. MRG, t&uuml;m v&uuml;cut alanlarında hastalıkların tanı ve takibinde kullanılan tıbbi bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemidir. MRG, g&uuml;&ccedil;l&uuml; manyetik alan ve radyofrekans dalgaları kullanılarak g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler oluşturulur. MRG radyasyon i&ccedil;ermez. fMRG ise beyindeki fonksiyonel olarak aktive olan alanları, kan oksijen seviyesindeki değişmeye bağlı olarak g&ouml;steren bir MRG y&ouml;ntemidir. fMRG, diğer standart MR g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemleriyle saptanamayan beynin fonksiyonel alanlarının g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenmesini sağlar.</p> <h2><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG)&nbsp;ne &ouml;l&ccedil;er?</strong></h2> <p>Oksijen beyin h&uuml;cresi olan n&ouml;ronlara kılcal damarlardaki hemoglobin aracılığıyla gelir. Beyin dokusundaki n&ouml;ronların aktivitesi arttığı zaman oksijen gereksinimleri de artar. Bu durumda n&ouml;ronal aktivitenin arttığı alanda kan akımı da artırır.&nbsp;Bu durum n&ouml;ronal aktivitenin arttığı alanda kan akımını da artırır.&nbsp;</p> <p>Kranial Fonksiyonel MR, beyin kanlanmasında beyindeki n&ouml;ronların dinlenmede ya da işlev sırasındaki kan oksijen seviyesine bağımlı değişiklikleri &ouml;l&ccedil;erek g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerin oluşmasını sağlar. Beynin belli bir alanında n&ouml;ral aktivite arttığında MR sinyali de az miktarda artış g&ouml;sterir. fMRG, elde edilen MR sinyalleri analiz edilerek yapılan aktivite ile uyumlu alanları belirler.</p> <h2><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG)&nbsp;kullanım alanları nelerdir?</strong></h2> <p>fMRG, normal ve hastalıklı beyin fonksiyonlarının anatomik olarak yerini belirlemede kullanılır. fMRG inme, travma ve bazı dejeneratijf beyin hastalıklarında kullanılsa da g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde klinikte en sık beyin ameliyatları veya kranial alana uygulanacak diğer işlemler (radyoterapi, gama-knife tedavisi gibi) &ouml;ncesinde beyinde yer alan hastalıklı alanın kritik fonksiyonel yapılarla olan ilişkisini belirlemede kullanılır. Beyinde yer alan ve girişim uygulanacak hastalıklı doku (t&uuml;m&ouml;r, epileptik odak, damarsal lezyonlar gibi) ile konuşma, y&uuml;r&uuml;me, el-kol-bacak hareket ve duyusal fonksiyonlarını sağlayan alanlar arasındaki ilişkisi saptanır. fMRG, beyin ameliyatının veya beynin diğer girişimsel tedavilerinin olası risklerini değerlendirmek ve en uygun tedavi y&ouml;ntemini, yolunu belirleyebilmek i&ccedil;in tercih edilen tanı y&ouml;ntemidir.</p> <h2><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG) nasıl yapılır?</strong></h2> <p>Kranial Fonksiyonel MR<strong> </strong>incelemesi i&ccedil;in hastanın diğer rutin MRG incelemelerinde olduğu gibi hareketsiz sırt&uuml;st&uuml; yatması gerekir. Beynin fMRG&rsquo;si 30-40 dakika s&uuml;rer. fMRG incelemesi sırasında rutin kranial MRG veya kranial MR perf&uuml;zyon incelemesi eklenmemişse MR kontrast madde kullanılmaz. MR odasında hastanın MR cihazında yatarken rahatlıkla g&ouml;rebileceği ekran d&uuml;zeneği vardır. Ekrana yansıtılan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler yardımı ile hastanın inceleme sırasında &ccedil;eşitli işlevleri yapması istenir. Hastalar incelemeye girmeden &ouml;nce uygulamayı yapacak radyoloji uzmanı tarafından detaylı olarak bilgilendirilir. T&uuml;m MRG incelemelerinde olduğu gibi hastanın başının hareketsiz olması en iyi sonucu elde etmek i&ccedil;in &ouml;nemlidir. Kranial Fonksiyonel MR sırasında hastanın hareketsiz yatarken beyindeki fonksiyonel alanları belirlememizi sağlayacak işlemleri yapması istenir. Hastanın el, kol, bacak, dil hareketleri veya bazı y&ouml;ntemlerle akıldan s&ouml;zc&uuml;k t&uuml;retmesi gibi basit işlemleri yapması istenerek g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler elde edilir. Egzersizler beynin belirli b&ouml;lgelerindeki aktiviteyi artırır. Bu aktivite, MR cihazı tarafından oluşturulan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lerle hastanın beyninin fonksiyonel haritasının oluşturmasına fırsat verir. Bu temel işlevleri yaparak, cerrahların beyinden bir lezyonu, t&uuml;m&ouml;r&uuml; &ccedil;ıkarmak veya epilepsi hastalarına uygulanacak ameliyat i&ccedil;in en g&uuml;venli yaklaşım şeklini bulmalarına yardımcı olur.</p> <h2><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG)&nbsp;faydaları ve riskleri nelerdir?</strong></h2> <p>Kranial Fonksiyonel MR<strong> </strong>g&uuml;venli, ağrısız ve invaziv olmayan bir g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme y&ouml;ntemidir. fMRG&rsquo;nin en &ouml;nemli avantajı ameliyat veya uygulanacak girişimsel işlemden &ouml;nce konuşma ve el kol - bacak motor becerilerinizin beyindeki alanlarının saptanarak g&uuml;venli bir cerrahi işlem ge&ccedil;irmenizi sağlamasıdır. fMRG&#39;leri beyin cerrahlarının beyin ameliyatına hazırlanmalarına yardımcı olarak ameliyat sırasında doğru b&ouml;lgeye başarılı bir şekilde ulaşmalarını sağlar. Rutin MRG y&ouml;ntemlerindeki gibi eğer manyetik alanla uyumsuz metalik veya elektronik bir aparat v&uuml;cudunuzda yoksa fMRG size zarar verecek bir y&ouml;ntem değildir. Siz MR cihazına alınmadan bilgilendirme formu ve onam formunu okumanız ve onaylamanız istenecektir.</p> <h2><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans G&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme (fMRG) hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR&rsquo;a nasıl hazırlanmalıyım?</strong></p> <p>Kranial Fonksiyonel MR<strong> </strong>incelemesi ile rutin MRG incelemesi &ouml;ncesi hazırlık hemen hemen aynıdır. Sizi inceleme i&ccedil;in radyoloji teknisyeni karşılayarak hazırlamaya başlar. Hastane &ouml;nl&uuml;ğ&uuml; giymeniz istenebilir veya giysileriniz rahat ve metal i&ccedil;ermiyorsa onlarla da inceleme yapılabilir. Baş ve boyun b&ouml;lgenizin MR g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemesi sırasında y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze s&uuml;r&uuml;len madde ve makyaj malzemesi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; bozacağından kullanılmaması &ouml;nerilir. Takı ve diğer aksesuarların &uuml;zerinizde olmaması gerekir. Saatler, kredi kartları, işitme cihazları, iğneler, sa&ccedil; tokaları, metal fermuarlar, &ccedil;ıkarılabilir diş, kalemler, cep bı&ccedil;akları ve g&ouml;zl&uuml;kler, v&uuml;cut &ldquo;piercing&rdquo;leri, cep telefonları, elektronik eşyaların MR odasına girmesine izin verilmez. &Ccedil;oğu durumda, &ouml;zellikle 2000 yılı sonrasında kullanılan birka&ccedil; t&uuml;r dışında, metal implantları olan hastalar MRG i&ccedil;in g&uuml;venlidir. Ancak bazı koklear (kulak) implantlar, beyin anevrizma klip t&uuml;rleri, bazı eski kalp pillerine sahip kişiler g&uuml;venlik a&ccedil;ısından değerlendirilmeden MR odasına alınmamalıdır. V&uuml;cudunuzda şarapnel, mermi veya diğer metallerden herhangi birisini varsa mutlaka radyoloji teknisyenine bilgi vermeniz gerekir. Bazı &ouml;zel MR incelemelerinde yeme-i&ccedil;me ve kullandığınız ila&ccedil;larla ilgili farklı uygulamalar olabilir. Size aksi s&ouml;ylenmedik&ccedil;e a&ccedil; olmanıza gerek olmaz ve ila&ccedil;larınızı alabilirsiniz. Bazı MRG incelemelerinde kontrast madde kullanılabilir. MR kontrast maddesi &lsquo;gadolinyum&rsquo; i&ccedil;erir. Gadolinyum iyot kontrast alerjisi olan hastalarda kullanılabilir. Bir hastanın gadolinyum kontrastına alerjisi iyot kontrastına g&ouml;re &ccedil;ok daha azdır. MR incelemeniz &ouml;ncesinde kontrast madde, yiyecek ve ila&ccedil;lara karşı alerjinizin olup olmadığı hakkında sizden mutlaka bilgi alınır. Size sorulan her soruyu mutlaka onam formuna belirtin ve sizi hazırlayan teknisyenle paylaşın. Herhangi bir ciddi hastalığınız veya ge&ccedil;irdiğiniz ameliyat varsa, sizi hazırlayan radyoloji teknisyenine s&ouml;yleyin. İleri b&ouml;brek hastalığı gibi bazı durumlar, b&ouml;brek hastalığı olan hastalar i&ccedil;in g&uuml;venli kabul edilen belirli gadolinyum kontrast t&uuml;rlerinin kullanılmasını gerektirebilir. Biz b&ouml;l&uuml;m&uuml;m&uuml;zde yalnız g&uuml;venli olduğu belirtilen kontrast madde t&uuml;revlerini kullanmaktayız. B&ouml;breklerinizin normal &ccedil;alışıp &ccedil;alışmadığını belirlemek i&ccedil;in kan testine ihtiyacınız olabilir. Hamile olma olasılığı varsa MR incelemesinden &ouml;nce belirtilmelidir. MRG 1990&#39;lardan beri kullanılmaktadır. Hamile kadınlar veya anne karnındaki bebekleri &uuml;zerinde herhangi bir olumsuz etkisi bildirilmemiştir. Bununla birlikte, yapılacak işlemin yararı herhangi bir potansiyel riske g&ouml;re ağır basmadığı s&uuml;rece gebelerin ilk trimesterde MRG &ccedil;ektirmesi &ouml;nerilmez. Gebelerde gerekli olmadık&ccedil;a MR kontrast madde kullanılmamalıdır.</p> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR incelesine a&ccedil; mı tok mu gelmeliyim?</strong></p> <p>Radyoloji teknisyeni sizinle &ccedil;ekim &ouml;ncesi detaylı bir g&ouml;r&uuml;şme yapacaktır. Aksi s&ouml;ylenmedik&ccedil;e a&ccedil; olmanıza gerek olmaz, her zamanki rutin beslenmenizi yapabilirsiniz.</p> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR incelemesi &ouml;ncesi başka hastalıklarım nedeniyle kullandığım ila&ccedil;ları i&ccedil;ebilir miyim?</strong></p> <p>Bazı &ouml;zel MR incelemelerinde yeme-i&ccedil;me ve kullandığınız ila&ccedil;larla ilgili farklı uygulamalar olabilir. Ancak bunun dışındaki durumlarda size farklı bir şey s&ouml;ylenmediyse ila&ccedil;larınızı alabilirsiniz.</p> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR radyasyon var mı?</strong></p> <p>Kranial Fonksiyonel MR<strong> </strong>radyasyon i&ccedil;ermez.</p> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR 3 aylık hamileyken yaptırabilir miyim?</strong></p> <p>&Ouml;ncelikle hamile olma olasılığı olan kadın hastaların Kranial Fonksiyonel MR<strong> </strong>incelemesinden &ouml;nce bu olasılığı gerekli gebelik testlerini yaptırarak kesinleştirmesi gerekir. Hamile kadınlar veya anne karnındaki bebekleri &uuml;zerinde herhangi bir olumsuz etkisi bildirilmemiştir. Ancak bununla birlikte, yapılacak işlemin yararı herhangi bir potansiyel riske g&ouml;re ağır basmadığı s&uuml;rece gebelerin ilk trimesterde(3 aylık hamilelik d&ouml;nemi) fMRG &ccedil;ektirmesi &ouml;nerilmez.</p> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR&rsquo;da hamile hastalarda kontrast madde kullanılıyor mu?</strong></p> <p>3 aylık hamilelik d&ouml;nemini tamamlayan hastalara <strong>gerekirse Kranial Fonksiyonel MR </strong>yapılabilir. Ayrıca gebelerde zorunlu olmadık&ccedil;a MR kontrast madde kullanılmamalıdır.</p> <p><strong>Ailemde genetik b&ouml;brek rahatsızlığı var, Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR yaptırabilir miyim?</strong></p> <p>Ciddi hastalığı olan ya da herhangi bir ameliyat ge&ccedil;iren hastaların bu durumu mutlaka radyoloji teknisyenine bildirmesi gerekir. İleri b&ouml;brek hastalığı gibi bazı durumlar, b&ouml;brek hastalığı olan hastalar i&ccedil;in g&uuml;venli kabul edilen belirli gadolinyum kontrast t&uuml;rlerinin kullanılmasını gerektirebilir. Hastanemizde kullanılan MR kontrast maddeleri g&uuml;venli gruptadır. &nbsp;Ayrıca b&ouml;breklerinizin normal &ccedil;alışıp &ccedil;alışmadığını belirlemek i&ccedil;in sizden kan testleri istenebilir.</p> <p><strong>V&uuml;cudumdaki piercinglerimi Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR &ouml;ncesi &ccedil;ıkarmalı mıyım? </strong></p> <p>Takı ve diğer aksesuarların &uuml;zerinizde olmaması gerekir. Saatler, kredi kartları, işitme cihazları, iğneler, sa&ccedil; tokaları, metal fermuarlar, &ccedil;ıkarılabilir diş, kalemler, cep bı&ccedil;akları, g&ouml;zl&uuml;kler, v&uuml;cut &ldquo;piercing&rdquo;leri, cep telefonları ve t&uuml;m elektronik eşyalar MR odasına alınmasına izin verilmez.</p> <p><strong>Kendi elbisemle Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR incelemesine gerebilir miyim?</strong></p> <p>fMRG incelemesi i&ccedil;in MR odasına hastane &ouml;nl&uuml;ğ&uuml; ile girmeniz tercih edilir. Ancak giysileriniz rahat ve metal i&ccedil;ermiyorsa onlarla da inceleme yapılabilir.</p> <p><strong>Kranial Fonksiyonel Manyetik Rezonans MR &ouml;ncesi makyajımı temizlemem gerekir mi?</strong></p> <p>Baş ve boyun b&ouml;lgenizin MR g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemesi sırasında y&uuml;z&uuml;n&uuml;ze s&uuml;r&uuml;len madde ve makyaj malzemesi g&ouml;r&uuml;nt&uuml;y&uuml; bozacağından kullanılmaması &ouml;nerilir.</p>

CAD EYE Yapay Zeka Teknolojisi

<p>Kalın bağırsak ya da bir diğer adı ile kolon kanseri d&uuml;nyada ve &uuml;lkemizde sık g&ouml;r&uuml;len kanser t&uuml;rleri arasında yer alıyor. Kolorektal kanserlerin ortaya &ccedil;ıkmasında; genetik fakt&ouml;rler, yanlış beslenme alışkanlıkları, obezite, sigara ve alkol kullanımı nedeniyle giderek yaygınlaşan bağırsak poliplerinin tanı ve tedavisinde ge&ccedil; kalınması &ouml;nemli rol oynuyor. Bağırsak poliplerinin erken d&ouml;nemde&nbsp;<a href="http://www.taviloglu.com/endoskopi/kolonoskopi.html">kolonoskopi</a>&nbsp;ile tespit edilmesi, tanısının konulması ve takip edilmesi, bu oluşumların ciddi hastalıklara d&ouml;n&uuml;ş&uuml;p hayati tehlikeye yol a&ccedil;maması a&ccedil;ısından b&uuml;y&uuml;k &ouml;nem taşıyor. Endoskopik uygulamalarda CAD EYE yapay zeka teknolojisi, kalın bağırsak poliplerinin hata payı olmadan belirlenmesini sağlayarak, hastalığın tanı ve tedavisinde yer tutuyor.</p> <h2><strong>CAD EYE teknolojisi nedir?</strong></h2> <p>Bağırsak kanalının i&ccedil; y&uuml;zeyinden y&uuml;kselen anormal b&uuml;y&uuml;meler olarak tanımlanan ve &ccedil;oğunlukla iyi huylu olan kalın bağırsak polipleri, ihmal edildiği takdirde ilerleyip b&uuml;y&uuml;yerek kalın bağırsak kanserine d&ouml;n&uuml;şebilmektedir. 50 yaşın &uuml;zerindeki kişilerin yaklaşık &uuml;&ccedil;te birinde g&ouml;r&uuml;len kolon poliplerinin bir kısmı kalın bağırsak kanserine ilerlemektedir. Bağırsak poliplerini saptamadaki en g&uuml;venilir y&ouml;ntem de kolonoskopik incelemelerdir. Bağırsak polipleri, modern &ccedil;ağın en gelişmiş kolonoskopi teknolojisi CAD EYE yapay zeka ile pratik bir şekilde tespit edilebilmekte, b&ouml;ylelikle kalın bağırsak kanseri gibi hayati sonu&ccedil;ları olabilecek ciddi bir hastalığın &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmektedir.&nbsp;</p> <h2><strong>CAD EYE yapay zeka teknolojisi&nbsp;hangi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır?</strong></h2> <p>CAD EYE yapay zeka teknolojisi ile kalın bağırsak kanserine neden olabilecek poliplerin belirlenip &ccedil;ıkarılması, b&ouml;ylelikle kanserin oluşmadan &ouml;nlenmesi sağlanmaktadır.</p> <h2><strong>CAD EYE yapay zeka teknolojisi&nbsp;avantajları nelerdir?</strong></h2> <p>CAD EYE yapay zeka teknolojisi, kalın bağırsak poliplerinin kansere d&ouml;n&uuml;şmeden erken aşamada tespit edilmesini sağlayan bir sistemdir. Kolonoskopi cihazına eklenen &ouml;zel bir işlemci sayesinde, detaylı ek bilgiler sağlar ve kolon poliplerinin tespit edilme oranını m&uuml;kemmel seviye getirir.&nbsp;</p> <h2><strong>CAD EYE yapay zeka teknolojisi&nbsp;nasıl uygulanıyor?</strong></h2> <p>S&uuml;re&ccedil; a&ccedil;ısından normal kolonoskopiden bir farkı yoktur. İşlem &ouml;ncesi hasta doktorunun talimatları ile bağırsak temizliğini ger&ccedil;ekleştirmektedir. İşlem g&uuml;n&uuml;nden bir gece &ouml;nce yemek ve su alımı durdurulur. Uygulama, anestezi uzmanları tarafından hasta uyutularak ger&ccedil;ekleştirilir. Hastaya sedasyon uygulandıktan sonra kalın bağırsak, ucunda kamera bulunan bir aletle incelenir. Kalın bağırsakta polip saptanması durumunda polipin b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;, polipin sınıflandırması ve yerleşim yerine g&ouml;re tedavi se&ccedil;enekleri planlanır. Poliplerin &ouml;nemli bir &ccedil;oğunluğu kolonoskopi sırasında &ccedil;ıkartılır. Ancak b&uuml;y&uuml;k boyutta olan bazı endoskopik &ouml;zelliklere g&ouml;re t&uuml;m&ouml;r olacağı d&uuml;ş&uuml;n&uuml;len poliplerde ileri endoskopik işlemler (ESD, EMR, EFTR) gerekebilir. Kolonoskopi işleminin deneyimli kişiler tarafından yapılması, bu poliplerin tanınması ve &ouml;zelliklerinin belirlenmesi tedavi kararı a&ccedil;ısından &ouml;nemlidir.&nbsp;</p> <p>Bazı kalın bağırsak poliplerinin kolonoskopi sırasında tanınması ve g&ouml;r&uuml;lmesi zor olabilmektedir. Bu nedenle k&uuml;&ccedil;&uuml;k poliplerin atlanmaması ve taranması i&ccedil;in y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kl&uuml; endoskoplar kullanılmakta, tarama i&ccedil;in yeterli zaman ayrılmakta ve bazı &ouml;zel endoskopik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme metodları uygulanmaktadır.</p> <p>T&uuml;m bunlara ek olarak yapay zeka teknolojisi, kalın bağırsak polipleri ve t&uuml;m&ouml;rlerin saptanmasında &ouml;nemli avantajlar sunmaktadır. CAD EYE yapay zeka, kolonoskopi sırasındaki g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leri hem doktorun ekranına yansıtmakta hem de kendi yapay zeka işlemcisine g&ouml;ndermektedir. Bu sayede kolon poliplerinin saptanma oranını m&uuml;kemmel seviyelere &ccedil;ıkarmaktadır.&nbsp;</p> <p><strong>SIK SORULAN SORULAR</strong></p> <p><strong>Uygulama ne kadar s&uuml;rer?</strong></p> <p>Kolonoskopik incelemeler &ccedil;oğunlukla 15-20 dakika s&uuml;rmektedir. Ancak polip saptanması durumunda, polipin &ccedil;ıkartılması nedeniyle ya da daha &ouml;nce karın ameliyatı ge&ccedil;irmiş hastalarda işlem s&uuml;resi artabilir.&nbsp;</p> <p><strong>Hastanede yatış gerekir mi?</strong></p> <p>Kolonoskopi işlemi g&uuml;n&uuml;birlik bir uygulamadır. İşlemden sonra hasta sedasyonun etkisinin ge&ccedil;mesi beklendikten sonra taburcu edilebilir. M&uuml;mk&uuml;nse işlem g&uuml;n&uuml; yanında bir refakat&ccedil;i ile gelmesi &ouml;nemlidir. O g&uuml;n araba kullanması ve ağrı bir iş yapması &ouml;nerilmemektedir.&nbsp;</p> <p><strong>İşlem sonrası beslenme d&uuml;zeninde nelere dikkat edilmelidir?</strong></p> <p>Hastalar işlem sonrasında ilk &ouml;ğ&uuml;nlerinde sıvı ve yumuşak gıdalarla beslenebilir. Bu d&ouml;nemde ağır, yağlı ve baharatlı yiyecekler tercih edilmemektedir.&nbsp;</p> <p><strong>Bağırsak polipleri i&ccedil;in risk fakt&ouml;rleri nelerdir?</strong></p> <p>Yaş, aile &ouml;yk&uuml;s&uuml;, sigara ve alkol kullanımı, yanlış beslenme alışkanlıkları, obezite,&nbsp; &uuml;lseratif kolit ve Crohn gibi bir iltihabi bağırsak hastalıkları risk fakt&ouml;rleri arasındadır.&nbsp;</p> <p><strong>Kalın bağırsakta polip olduğu anlaşılabilir mi?</strong></p> <p>Bağırsak polipleri genellikle sessizce ilerleyip, hi&ccedil;bir bulguya neden olmayacağı gibi karın ağrısı, ishal, kabızlık, karında şişlik, dışkıda kan g&ouml;r&uuml;lmesi, dışkı şeklinin değişmesi, bağırsak alışkanlıklarının değişmesi, kansızlık, demir eksikliği gibi belirtilerle de ortaya &ccedil;ıkabilmektedir.&nbsp;</p> <p><strong>Kalın bağırsakta g&ouml;r&uuml;len polipler mutlaka alınmalı mı?</strong></p> <p>Anormal doku b&uuml;y&uuml;mesi olarak tanımlanan polipler, ilerleyen d&ouml;nemlerde kansere d&ouml;n&uuml;şebileceği i&ccedil;in, tespit edildiğinde mutlaka alınmalıdır. Polip varlığını d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ren durumlarda da mutlaka işlem yapılmalı, polip saptama oranını artırmak i&ccedil;in de y&uuml;ksek &ccedil;&ouml;z&uuml;n&uuml;rl&uuml;kl&uuml; endoskopik cihazlar ve yapay zeka kullanılmalıdır.&nbsp;</p> <p><strong>CAD EYE teknolojisi mide kanseri i&ccedil;in de kullanılabilir mi?</strong></p> <p>Bu uygulamanın &ouml;n&uuml;m&uuml;zdeki d&ouml;nemlerde mide hastalıkları i&ccedil;in de kullanılması ve erken d&ouml;nem kanserleri tespit etmesi planlanmaktadır.</p>

Endoskopik Ultrasonografi (Endosonografi-EUS)

<p>Sindirim sistemine ilişkin hastalıkların teşhisinde en b&uuml;y&uuml;k yardımcı endoskopik y&ouml;ntemler olsa da, bazı durumlarda gizlenen kitle ve lezyonlar belirlenemeyebiliyor. Fakat endoskopi ve ultrasonografının tek bir cihazda birleştirilmesiyle; sindirim sisteminin hastalıkları g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lenebiliyor. Bu g&ouml;r&uuml;nt&uuml;leme sayesinde gerekirse işlem esnasında biyopsi alınarak, patolojik incelemeye bile g&ouml;nderilebiliyor.</p> <h2><strong>EUS nedir?</strong></h2> <p>Endoskopi sindirim sistemini incelemeye yarayan esnek bir alettir. Ultrasonografi ise y&uuml;ksek frekanslı ses dalgaları ile karaciğer, safra kesesi, pankreas gibi organlardan g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler elde edilmesini sağlayan bir cihazdır. Endosonografi ise endoskopi ile ultrasonografiyi birleştiren, sindirim sisteminin alt tabakalarını ve &ccedil;evre dokuları da incelemeye imkan tanıyan ileri teknoloji &uuml;r&uuml;n&uuml; bir cihazdır.</p> <p><strong>Endoskopik ultrasonografinin</strong>; yemek borusu kanseri, mide kanseri,&nbsp;<a href="http://www.taviloglu.com/bagirsak-hastaliklari/rektum-kanseri.html" target="_blank">rektum kanseri</a>,&nbsp; safra yolu kanseri, pankreas kanseri tanısı, biyopsi alınması, kanserin erken evrede saptanması, ameliyat sonrası takipte n&uuml;ks bulgularının araştırılması, ameliyat &ouml;ncesinde ışın tedavisi yani radyoterapi verildiyse t&uuml;m&ouml;r &ccedil;apındaki gerilemenin araştırılması, rektum etrafındaki komşu organlarda (prostat, mesane, vajina) lenf bezlerinde ve damarlarda kanser tutulumunun incelenmesi ve t&uuml;m&ouml;r&uuml;n derecesinin (T1, T2, T3, T4) belirlenmesinde &ouml;nemli oranda etkili olduğu bilinmektedir.</p> <h2><strong>Endosonografi (EUS) hangi hastalıklarda kullanılır?</strong></h2> <ul> <li>Yemek borusu kanseri, mide kanseri,&nbsp;<a href="http://www.taviloglu.com/bagirsak-hastaliklari/rektum-kanseri.html" target="_blank">rektum kanseri</a>,&nbsp; safra yolu kanseri, pankreas kanseri tanısı, biyopsi alınması, kanserin erken evrede saptanması, ameliyat sonrası takipte n&uuml;ks bulgularının araştırılması, rektum etrafındaki komşu organlarda (prostat, mesane, vajina) lenf bezlerinde ve damarlarda kanser tutulumunun incelenmesi ve t&uuml;m&ouml;r&uuml;n derecesinin (T1, T2, T3, T4) belirlenmesi</li> <li>Sindirim sistemi kaynaklı yumuşak doku t&uuml;m&ouml;rleri, submukozal lezyonlar:&nbsp;Yemek borusu, mide, rektum gibi organların duvarlarından kaynaklanan t&uuml;m&ouml;rlerin saptanması gastrointestinal stromal t&uuml;m&ouml;r (GİST), leiomyoma, &nbsp;vb. t&uuml;m&ouml;rlerin tespiti</li> <li>Karın i&ccedil;i lenf bezlerinden biyopsi alınması</li> <li>Anal &nbsp;fist&uuml;l:&nbsp;Tanısı ve sınıflandırılması, fist&uuml;l&uuml;n makat kasları (anal sfinkter) ile ilişkisinin anlaşılması</li> <li><a href="http://www.taviloglu.com/bagirsak-hastaliklari/bagirsak-inkontinensi-gaz-ve-diski-kacirma.html" target="_blank">Gaz ve dışkı ka&ccedil;ırma:</a>&nbsp;Anal kanal kaslarının kalınlığını ve durumunu değerlendirilmesi</li> <li>Pankreatit:&nbsp;Akut pankreatit olgularında, pankreas etrafındaki &lsquo;&rsquo;ps&ouml;dokist&rsquo;&rsquo; adı verilen yalancı kist sıvısının ve nekrozlu dokuların (nekrotizan pankreatit durumunda) tespiti ve boşaltılması, kronik pankreatit durumunda pankreas organı ve kanalının değerlendirilmesi</li> <li>Pankreas kanserlerinde EUS ile ağrı tedavisi</li> <li>Karaciğerdeki kitlelerden biyopsi alınması</li> <li>Kanser nedeniyle tıkanan safra yollarının EUS eşliğinde mideye ya da ince bağırsağa boşaltılması veya stent takılması</li> </ul> <h2><strong>Endoskopik ultrasonografi avantajları nelerdir?</strong></h2> <ul> <li>Endoskopik ultrasonografinin (EUS) başlıca &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; yemek borusu kanseri, mide kanseri, rektum kanseri, pankreas kanseri ve makat kanseri gibi durumlarda hem kanserin derine doğru yayılımı ve hem de etraftaki lenf bezi, damar ve organlardaki tutulumu hakkında fikir vermekte ve bu b&ouml;lgelerden biyopsi alma olanağı tanımaktadır.</li> <li>Endoskopik ultrasonografi (EUS) veya endosonografi, lenf d&uuml;ğ&uuml;mlerinden biyopsi &ouml;rneği almada ve damarların i&ccedil;indeki kan akımını g&ouml;stermede standart ultrasonografiye g&ouml;re daha &uuml;st&uuml;nd&uuml;r.</li> <li>Endoskopik ultrasonografi (EUS) veya endosonografi endoskopi ile yapıldığından organların i&ccedil; kısmına girilir ve b&ouml;ylelikle g&ouml;r&uuml;nt&uuml;ler &ccedil;ok daha yakından ve detaylı bir şekilde alınır.</li> <li>EUS ile sindirim siteminden ve sindirim sistemine komşu organlardan kaynaklanan t&uuml;m&ouml;rlerden doku &ouml;rneği alınabilir, kist vb. oluşumlar boşaltılabilir.</li> <li>EUS sindirim sistemindeki duvar katmanlarını ayrıntılı olarak g&ouml;sterdiğinden sindirim sisteminde veya sindirim sistemine komşu organlarda oluşan t&uuml;m&ouml;rlerinin evrelenmesinde (t&uuml;m&ouml;r&uuml;n b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ve derinliği, lenf bezi ve komşu organ metastazı vb.) ve sindirim sisteminde epitel altında yerleşim g&ouml;steren lezyonların incelenmesinde kullanılır.&nbsp;</li> </ul> <h2><strong>EUS nasıl yapılır? </strong></h2> <p>EUS işlemi klasik endoskopiden farklı değildir. EUS hem &uuml;st (yemek borusu, mide ve onikiparmak bağırsağı) hem de alt sindirim sisteminde (kalın bağırsak) uygulanabilir. EUS de işlem &ouml;ncesi hazırlık, işlem sonrasında dikkat edilecek hususlar ve işleme bağlı olası yan etkiler klasik endoskopide olduğundan farklı değildir. EUS normal endoskopiden daha uzun s&uuml;rebilir. Ortalama 30 dakika s&uuml;ren işlem sırasında hastaya uyku verici ve ağrı kesici ila&ccedil;lar verilir. İşlem son derece konforlu bir şekilde ger&ccedil;ekleştirilir. EUS işlemi i&ccedil;in hastaneye ayaktan gelen hastalar genellikle işlem sonrasında birka&ccedil; saat izlendikten sonra evlerine g&ouml;nderilirler ve ertesi g&uuml;n normal g&uuml;nl&uuml;k yaşamlarına d&ouml;nebilirler.</p> <h2><strong>Endoskopik ultrasonografi hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <ul> <li><strong>İşlem &ouml;ncesi nelere dikkat edilmelidir?</strong></li> </ul> <p>Hasta konforlu bir şekilde İşlem &ouml;ncesinde aspirin, kalp, y&uuml;ksek tansiyon ve diyabet ila&ccedil;ları gibi d&uuml;zenli olarak kullanılan ila&ccedil;lardan ve mevcut hastalıklardan doktorun mutlaka haberdar edilmesi gerekir. İla&ccedil;lardan basılarının işlem &ouml;ncesi kesilmesi gerekebilir.</p> <ul> <li><strong>İşlem sonraki s&uuml;re&ccedil; nasıldır?</strong></li> </ul> <p>EUS işlemi sonrası &ouml;nerilen s&uuml;re i&ccedil;inde hastanın hafif ve sulu yemekler yemesi &ouml;nerilmektedir. Hasta 1-2 g&uuml;n boyunca yanma ve batma oluşabilmekte, bu nedenle tuzlu su ile gargara yapılması &ouml;nerilebilmektedir. İşlem sonrası şiddetli kusma, bulantı ve y&uuml;ksek ateş gibi sorunlar ile karşılaşılırsa doktora başvurulması &ouml;nerilmektedir.</p>

Tüm Teknoloji İçerikleri

Tanı ve Testler

Sedimantasyon

<p>Sedimantasyon v&uuml;cutta bulunan enfeksiyon oranını tespit eden ve kan değerlerinden bakılan testlerden biridir.<strong><em> </em></strong>SED oranı, ESR ya da Sedim gibi farklı kısaltmaları da bulunmaktadır. Sadece bir hastalığın varlığı i&ccedil;in değil var olan bir hastalığın takibi i&ccedil;inde sedimantasyon testi istenebilmektedir. Sediantasyon değeri yaşa ve cinsiyete g&ouml;re de değişebilmektedir.</p> <h2><strong>Sedimantasyon nedir? </strong></h2> <p>Eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) testi ya da sedimantasyon testi olarak adlandırılır. Sedimantasyon testi genel olarak v&uuml;cuttaki iltihabı tanımlar ve &ouml;l&ccedil;ebilir. Bununla birlikte, iltihabın nedenini belirlemeye yardımcı olmamaktadır ve nadiren tek başına yapılmaktadır.&nbsp; Hekimler semptomların nedenini belirlemek i&ccedil;in sedimantasyon testini diğer testlerle birleştirmektedir.</p> <p>Sedimanyasyon, saat başına milimetre (mm/saat) cinsinden &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r. Referans aralıkları yaşa ve cinsiyete bağlı olarak değişir.</p> <h2><strong>Sedimantasyon y&uuml;ksekliği nedir?</strong></h2> <p>V&uuml;cutta iltihaplanma, ateş, ağrı ve şişmeye neden olan hastalıklar sonucu sedimantasyon y&uuml;kselmektedir. İnflamasyona veya h&uuml;cre hasarına neden olan bir durum varsa, kırmızı kan h&uuml;creleri (RBC) bir araya toplanma/k&uuml;melenme eğilimindedir. Bu k&uuml;melenme, RBC&#39; lerin kan &ouml;rneğinin yerleştirildiği bir t&uuml;p&uuml;n i&ccedil;ind &ccedil;&ouml;kme hızını etkiler. H&uuml;creler (RBC) bir test t&uuml;p&uuml;n&uuml;n dibine ne kadar hızlı ve daha fazla &ccedil;&ouml;kerse, iltihaplanma olasılığı o kadar y&uuml;ksektir. Y&uuml;ksek sedimantasyon v&uuml;cutta aktif bir hastalık s&uuml;reci olabileceğini anlamına gelmektedir.</p> <p>Sedimantasyon y&uuml;ksekliğine neden olan hastalıklar;</p> <ul> <li>Aktif enfeksiyonlar</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/kanser-nedir-kanser-belirtileri-ve-tedavi-yontemleri">Kanser</a></li> <li>Kalp damar hastalıkları</li> <li>Romatizmal hastalıklar</li> <li>Alerjiler</li> <li>B&ouml;brek hastalıkları</li> <li>Kan hastalıkları</li> <li>Şeker hastalığı</li> <li>İnflamatuar bağırsak hastalıkları</li> <li>N&ouml;rodejenaratif hastalıklar ( Parkinson)</li> </ul> <p>Ayrıca bir&ccedil;ok başka etken de sedimantasyonun y&uuml;kselmesine neden olabilmektedir. Aktif hastalık olmayan bir&ccedil;ok durum da sedimantasyonu y&uuml;kseltebilir. Bunlar arasında;</p> <ul> <li>Gebelik</li> <li>İleri yaş</li> <li>Kadın olmak</li> <li>Adet d&ouml;neminde olmak</li> <li>Yakın zamanda yağlı bir yemek yemiş olmak</li> <li>Obez olmak</li> <li>Kullanılan bazı ila&ccedil;lar bulunmaktadır.</li> </ul> <h2><strong>Sedimantasyon d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; nedir? </strong></h2> <p>Sedimantasyon d&uuml;ş&uuml;k olduğunda v&uuml;cutta aktif bir iltihap yok demektir. Ama her sedimantasyon d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; iltihap k&ouml;kenli olmamaktır. Bazı b&ouml;brek ve karaciğer rahatsızlıkları ve y&uuml;ksek kan şekeri sedimantasyon değerini d&uuml;ş&uuml;rebilmektedir. Ayrıca yeni doğan bebeklerde, kronik yorgunluk sendromunda, konjestif kalp yetmezliği, d&uuml;ş&uuml;k plazma proteini, orak h&uuml;cre anemisi ve kan dolaşımı bozukluğunda sedimantasyon değeri d&uuml;ş&uuml;kt&uuml;r.</p> <p>RBC artışı ve dalak b&uuml;y&uuml;mesine yol a&ccedil;an kan hastalığı olan polisetimi rubra ve l&ouml;semi gibi hastalıklarda v&uuml;cutta iltihap bulunmasına rağmen yapılan teste değerler normal &ccedil;ıkabilmektedir. Buna tıpta sahte d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;k denmektedir.</p> <h2><strong>Sedimantasyon hakkında sık&ccedil;a sorulan sorular</strong></h2> <p><strong>Sedimantasyon y&uuml;ksekliği nasıl tedavi edilir? </strong></p> <p>V&uuml;cutta iltihaplanmaya neden olan bir hastalık olduğunda sedimantasyon y&uuml;kselmektedir. Buna neden olan hastalığın belirlenip tedavi başladıktan sonra bağışıklığı g&uuml;&ccedil;l&uuml; tutmak adına sağlıklı beslenilmeli, bol sıvı alınmalı, d&uuml;zenli uyku uyunmalı ve egzersiz yapılmalıdır.</p> <p><strong>Sedimantasyon hangi kanserlerde y&uuml;kselir?</strong></p> <p>Bazı kanser t&uuml;rlerinde ve kanserin metastaz yaptığı zamanlarda sedimantasyon y&uuml;kselmektedir.</p> <p><strong>Sedimantasyon testi neden yapılır</strong><strong>? &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </strong></p> <p>Sedimantasyon testi v&uuml;cutta enfeksiyon, bazı kanserler ve romatoid artrit, lupus ve Kawasaki hastalığı gibi bazı otoimm&uuml;n hastalıkların neden olabileceği iltihap veya tahrişi tespit etmesine yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte sedimantasyon testi tek başına herhangi bir spesifik hastalığı teşhis etmek i&ccedil;in kullanılamaz.</p> <p><strong>CRP sedimantasyon ilişkisi nedir? </strong></p> <p>V&uuml;cutta meydana gelen iltihap ve tahribatı &ouml;l&ccedil;mek i&ccedil;in <a href="https://www.memorial.com.tr/tani-ve-testler/crp-testi-nedir">CRP </a>ve sedimantasyon testleri kullanılmaktadır. CRP kanda &ccedil;ok daha hızlı y&uuml;kselip daha hızlı normale d&ouml;nen bir değerdir. Sedimantasyon değerleri daha stabildir.</p>

ELISA Testi

<p>Damardan alınan kan ya da bazı v&uuml;cut sıvı &ouml;rnekleriyle yapılan ELISA testi ile başta HIV olmak &uuml;zere bir&ccedil;ok infeksiyon hastalığının tanısı konularak erken evrede tedavi s&uuml;recine başlanmaktadır.</p> <p>[doctor-box]26[/doctor-box]</p> <h2><strong>ELISA&nbsp;testi nedir?&nbsp;</strong></h2> <p>ELISA testi bir antijen (mikroorganizmanın &ouml;zel bir proteini) ve bir antikor (antijene karşı &uuml;retilen protein yapısındaki molek&uuml;l) arasındaki reaksiyonu g&ouml;stererek &ccedil;eşitli hastalıkların tanısında kullanılmaktadır. Testin sonucunu g&ouml;r&uuml;l&uuml;r hale getirmek i&ccedil;in bir enzimden yararlanılmaktadır. ELISA testi ile infeksiyon etkenleri veya bunlara karşı v&uuml;cudun oluşturduğu antikorlar saptanabilmektedir.&nbsp;&nbsp;</p> <h2><strong>ELISA testi nasıl yapılır?</strong></h2> <p>ELISA testi kan ve bazı v&uuml;cut sıvısı &ouml;rneklerinde &ccedil;alışılmaktadır. Hastanede damardan alınan kan &ouml;rneği laboratuvara g&ouml;nderilmektedir. Ayrılan serum &ouml;rneğinde ELISA cihazlarında hastalığa &ouml;zel kitler kullanılarak test yapılmaktadır.</p> <h2><strong>ELISA testi hangi hastalıklar i&ccedil;in kullanılmaktadır?</strong></h2> <p>ELISA testi ile tanısı konulan infeksiyon hastalıklarını şu şekilde sıralamak m&uuml;mk&uuml;n;</p> <ul> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/aids-nedir-hiv-nedir-aids-tedavisi-nasildir">HIV/AIDS</a></li> <li>Kızamık</li> <li>Kızamık&ccedil;ık</li> <li>Kabakulak</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/hepatit-b-nedir-belirti-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir">Hepatit B</a></li> <li>Bruselloz gibi &ccedil;ok sayıda infeksiyon hastalığının tanısı ELİSA testi ile konulabilmektedir.</li> <li>İnfeksiyon hastalıkları dışında gebelik testi gibi &ccedil;eşitli ama&ccedil;larla kullanılan ELISA testleri de bulunmaktadır.</li> </ul> <h2><strong>ELISA testinin pozitif sonu&ccedil;lanması ne anlama gelir?</strong></h2> <p>ELISA testinin pozitif bulunması alınan &ouml;rnekte aranan antijen veya antikorun saptandığı anlamına gelmektedir. Bu hangi testin yapıldığına g&ouml;re aktif bir infeksiyon, ge&ccedil;irilmiş bir infeksiyon ya da infeksiyona karşı koruyucu bağışıklık gibi &ccedil;eşitli anlamlara gelmektedir. Bu sonu&ccedil; doktorunuz tarafından değerlendirilerek tanı i&ccedil;in size bilgi verilecektir. &nbsp;</p> <h2><strong>ELISA testinin negatif sonu&ccedil;lanması ne anlama gelir?</strong></h2> <p>ELISA testinin negatif bulunması alınan &ouml;rnekte aranan antijen veya antikorun bulunmadığı anlamına gelmektedir. Yani negatif sonu&ccedil; alınan teste g&ouml;re aranan infeksiyon yoktur veya bağışık yanıt oluşmamıştır.</p> <h2><strong>ELISA testleri ne kadar zamanda sonu&ccedil;lanır?</strong></h2> <p>Anti-HIV, HBsAg, anti-HBs gibi sık &ccedil;alışılan ELISA testleri genellikle aynı g&uuml;n sonu&ccedil;lanmaktadır. Daha seyrek &ccedil;alışılan bazı testlerin sonu&ccedil;lanması daha uzun s&uuml;rebilmektedir. Bu s&uuml;reler kan verildiği sırada sorularak &ouml;ğrenilebilir.</p> <h2><strong>ELISA testi ile ilgili sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>ELISA testi ile HIV infeksiyonu nasıl belirlenir?</strong></p> <p>HIV infeksiyonu tanısında ELISA ile anti-HIV antikor aranmaktadır. Anti-HIV testi pozitif bulunursa, yani bu antikorun varlığı saptanırsa doğrulama testi (Western-Blot) ve klinik gerekliliğe g&ouml;re HIV vir&uuml;s&uuml;n&uuml;n genetik maddesini kanda arayan HIV-RNA PCR testi yapılmaktadır.</p> <p><strong>ELISA testi ile Hepatit B hastalığı saptanır mı?</strong></p> <p>Hepatit B hastalığında HBsAg saptanması hepatit B vir&uuml;s&uuml; varlığı anlamına gelirken, anti-HBs saptanması bağışıklık varlığını g&ouml;sterir.</p> <p><strong>ELISA testi ile COVİD-19 belirlenir mi?</strong></p> <p>COVID-19 hastalığında ELISA testi ile COVID-19 IgM ve IgG antikorları aranmaktadır. Bu testler hastalığın tanısı veya aşılanan kişilerde koruyucu antikor yanıtının g&ouml;sterilmesi konusunda fikir vermektedir. COVID-19 hastalığı tanısında altın standard PCR testidir.</p> <p><strong>ELISA testi i&ccedil;in nasıl bir hazırlık yapılıyor? </strong></p> <p>ELISA testi i&ccedil;in &ouml;nceden herhangi bir hazırlık yapmaya gerek yoktur. Hastanede damardan alınan kan ve bazı v&uuml;cut sıvıları ile ELISA testi yapılmaktadır.</p> <p><strong>ELISA testi ile HIV test sonu&ccedil;ları ne kadar zamanda &ccedil;ıkar? </strong></p> <p>ELISA HIV test sonu&ccedil;ları aynı g&uuml;n &ccedil;ıkmaktadır.</p> <p><strong>ELISA testi HIV sonu&ccedil;ları erkeklerde ve kadınlarda farklı mıdır?</strong></p> <p>HIV infeksiyonu i&ccedil;in yapılan ELISA testlerinin erkek, kadın ve &ccedil;ocuklar i&ccedil;in farklı sonu&ccedil;ları bulunmamaktadır.</p>

Hemoglobin

<p>&Ouml;zellikle aneminin (kansızlık) teşhisinde kullanılan Hemoglobin testi i&ccedil;in en fazla beş dakikalık ayırılacak zaman sonrasında gelecekte yaşayabileceğiniz hastalıkları, yaşadığınız k&uuml;&ccedil;&uuml;k sağlık sorunlarının sebeplerini &ouml;ğrenebiliriz.&nbsp;<strong>Medroyal (Memorial Merkez Laboratuvarı)&nbsp;Direkt&ouml;r&uuml;&nbsp;&nbsp;Do&ccedil;. Dr. Nilg&uuml;n Tekkeşin,</strong>&nbsp; &#39;Hemoglobin nedir?&#39;, &#39;Hemoglobin testi hangi hastalıkların tanısı i&ccedil;in yapılır?&#39;, &#39;Hemoglobin d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ne anlama gelir?&#39; sorularını yanıtlandırdı.&nbsp;</p> <h2><strong>Hemoglobin testi nedir?</strong></h2> <p>Hemoglobin (HBG) seviyeleri, bir kan testi ile &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r ve desilitrede gram (g/dL) cinsinden ifade edilir. Kandaki d&uuml;ş&uuml;k hemoglobin seviyesi, doğrudan d&uuml;ş&uuml;k bir oksijen seviyesi ile ilgilidir. Hemoglobin, kansızlık ya da demir eksikliği problemlerinde ilk bakılan parametredir. Hemoglobin d&uuml;zeyinin referans aralığının altında olduğu noktada yani tam kan sayımı testinde Hemoglobin seviyeleri, yaşa ve cinsiyete g&ouml;re değişiklik g&ouml;sterir. Eğer referans aralığının altında bir değerde ise, ilk akla gelen rahatsızlık anemidir. Y&uuml;ksek hemoglobin seviyeleri de,&nbsp; nadir g&ouml;r&uuml;len kan hastalığı olan polisiteminin g&ouml;stergesi olabilir. Y&uuml;ksek hemoglobin seviyeleri dehidrasyondan, sigara i&ccedil;mekten veya y&uuml;ksek rakımlarda yaşamaktan kaynaklanabilir veya akciğer veya kalp hastalığı gibi diğer durumlarla bağlantılı olabilir.</p> <h2><strong>Hemoglobin nedir?</strong></h2> <p>Hemoglobin, kanın v&uuml;cutta oksijen taşımasını m&uuml;mk&uuml;n kılan kırmızı kan h&uuml;crelerinde bulunan bir maddedir. Hemoglobin, kırmızı kan h&uuml;crelerine rengini veren ve demir a&ccedil;ısından zengin bir proteindir. Kırmızı kan h&uuml;creleri, v&uuml;cudun her yerine oksijen taşır ve bunu yapmak i&ccedil;in hemoglobine ihtiya&ccedil; duyar. Kırmızı kan h&uuml;crelerinin kan dolaşımında kolayca hareket edebilmesi i&ccedil;in yuvarlak ve esnek olması gerekir.</p> <p>Kırmızı kan h&uuml;crelerinin temel işlevi, oksijenin akciğerlerden v&uuml;cut h&uuml;crelerine taşınmasıdır. Kırmızı kan h&uuml;creleri, aslında o oksijeni taşıyan hemoglobin adı verilen bir protein i&ccedil;erir. Kılcal damarlarda, v&uuml;cut h&uuml;creleri tarafından kullanılmak &uuml;zere oksijen salınır. Kanın akciğerlerden taşıdığı oksijenin y&uuml;zde doksan yedisi hemoglobin yoluyla taşınır. Kalan y&uuml;zde 3&rsquo;&uuml; ise plazmada &ccedil;&ouml;z&uuml;l&uuml;r. Hemoglobin, kanın, tek başına plazmada &ccedil;&ouml;z&uuml;lebilecek olandan 30 ila 100 kat daha fazla oksijeni hareket ettirmesine izin verir.</p> <p>Oksijen seviyesinin y&uuml;ksek olduğu akciğerlerde hemoglobin, oksijen ile gevşek bir şekilde birleşir. Hemoglobin daha sonra bu oksijeni, oksijen seviyesinin d&uuml;ş&uuml;k olduğu kılcal damarlara kolayca salar. Her hemoglobin molek&uuml;l&uuml;nde d&ouml;rt demir atomu vardır. Her bir demir atomu, bir oksijen molek&uuml;l&uuml; ile bağlanır. Hemoglobindeki demir, kana kırmızı rengini veren şeydir. Bir kırmızı kan h&uuml;cresinin y&uuml;zde otuz &uuml;&ccedil;&uuml; hemoglobindir.</p> <h2><strong>Hemoglobin testi hangi hastalıkların tanısı i&ccedil;in yapılır?</strong></h2> <p>Hemoglobin, tam kan sayımının bir par&ccedil;ası olarak, &ccedil;eşitli nedenlerle istenebilir. Sonucun, referans aralığına g&ouml;re d&uuml;ş&uuml;k veya y&uuml;ksek &ccedil;ıkmasına g&ouml;re &ccedil;eşitli hastalıklar ile ilişkilendirilir.</p> <h2><strong>Hemoglobin d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; ne anlama gelir?</strong></h2> <p>D&uuml;ş&uuml;k hemoglobin, bir kişinin hemoglobin seviyesinin &ouml;l&ccedil;&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde yaşına ve cinsiyetine g&ouml;re normalin en d&uuml;ş&uuml;k sınırlarının altında olduğu anlamına gelir. &Ouml;rneğin, 19 yaşında bir erkeğin tespit edilen kan değeri yaklaşık 13 g/dL&#39; nin altında ise s&ouml;z konusu kişi d&uuml;ş&uuml;k hemoglobin d&uuml;zeyine sahip demektir. D&uuml;ş&uuml;k HGB seviyelerine, v&uuml;cudun kırmızı kan h&uuml;creleri yaratma kabiliyetini etkileyen herhangi durum ya da hastalık neden olabilir. Yenidoğan bebeklerde 6-8 haftalık olduklarında ge&ccedil;ici bir anemi g&ouml;r&uuml;l&uuml;r. 6-8 haftalık bebeklerde anemi g&ouml;r&uuml;lmesinin nedeni doğduklarında t&uuml;kenen kırmızı kan h&uuml;crelerinin yenilenmemesidir. Bebeğin ge&ccedil;ici anemi dışında başka bir hastalığı olmadığı takdirde bu durum bebek sağlığını olumsuz şekilde etkilemez.</p> <h2><strong>D&uuml;ş&uuml;k hemoglobin seviyesinin bulguları nelerdir?</strong></h2> <p>D&uuml;ş&uuml;k hemoglobin seviyeleri genellikle kişinin anemisi olduğunu g&ouml;sterir. &Ccedil;eşitli bulgular sergiler; zayıflık, nefes darlığı, g&ouml;ğ&uuml;s ağrısı, baş d&ouml;nmesi, baş ağrısı, hızlı, d&uuml;zensiz kalp atışı, el ve ayak &uuml;ş&uuml;mesi, soluk cilt, gibi.</p> <p>Birka&ccedil; &ccedil;eşit anemi vardır:</p> <h3><strong>Demir eksikliği anemisi</strong></h3> <p>En &ccedil;ok g&ouml;r&uuml;len hemoglobin d&uuml;ş&uuml;kl&uuml;ğ&uuml; nedeni demir eksikliği anemisidir. Bu t&uuml;r anemi, kişinin v&uuml;cudunda yeterince demir olmadığında ve ihtiya&ccedil; duyduğu hemoglobini &uuml;retemediğinde ortaya &ccedil;ıkar. Anemiye genellikle kan kaybı neden olur; ancak anemi demir emiliminin zayıflığından da kaynaklanabilir.</p> <h3><strong>Hamileliğe bağlı anemi</strong></h3> <p>Hamilelik ve doğumun &ouml;nemli miktarda demir ihtiyacının ortaya &ccedil;ıkmasıyla birlikte g&ouml;r&uuml;len demir eksikliği anemisidir.</p> <h3><strong>Vitamin eksikliği anemisi</strong></h3> <p>Diyette B12 vitamini veya folik asit (folat olarak da adlandırılır) gibi d&uuml;ş&uuml;k besin seviyelerinde ortaya &ccedil;ıkar. Bazı anemi t&uuml;r&uuml; folik asit B12 vitamini veya B6 takviyeleri ile tedavi edilebilir.</p> <h3><strong>Orak h&uuml;cre anemisi</strong></h3> <p>Hemoglobin proteininin anormal olduğu kalıtsal bir durumdur. Kırmızı kan h&uuml;crelerinin orak şeklinde ve sert olması, k&uuml;&ccedil;&uuml;k kan damarlarından akmasını durdurması anlamına gelir.</p> <h3><strong>Hemolitik anemi</strong></h3> <p>Hemolitik anemi başka bir durumun sonucu veya kalıtsal olabilir. Kırmızı kan h&uuml;creleri kan dolaşımında veya dalakta par&ccedil;alandığında ortaya &ccedil;ıkar.</p> <h3><strong>Aplastik anemi</strong></h3> <p>Aplastik anemi kan h&uuml;crelerinin &uuml;retimi i&ccedil;in gerekli olan k&ouml;k h&uuml;crelerin yetersizliği nedeniyle oluşan bir kansızlık hastalığıdır.</p> <p><strong>Diğer:</strong> Anemiye, b&ouml;brek hastalığı ve kanser tedavisi kemoterapi gibi başka durumlar da neden olabilir. Bu t&uuml;r durumlar v&uuml;cudun kırmızı kan h&uuml;cresi yapma yeteneğini etkileyebilir.</p> <h2><strong>D&uuml;ş&uuml;k hemoglobin seviyesinin belirtileri nelerdir?</strong></h2> <p>D&uuml;ş&uuml;k hemoglobinin seviyesi kişilerde şu belirtilere neden olur;</p> <ul> <li>Zayıflık</li> <li>Nefes darlığı</li> <li>Baş d&ouml;nmesi</li> <li>Hızlı, d&uuml;zensiz kalp atışı</li> <li>Baş ağrısı</li> <li>El ve ayak &uuml;ş&uuml;mesi</li> <li>Soluk cilt</li> <li>G&ouml;ğ&uuml;s ağrısı</li> </ul> <h2><strong>Hemoglobin y&uuml;ksekliği ne anlama gelir? </strong></h2> <p>&Ccedil;oğunlukla Y&uuml;ksek rakımlarda yaşayan ve sigara i&ccedil;en kişilerde normalden daha y&uuml;ksek hemoglobin seviyeleri g&ouml;r&uuml;lebilir.</p> <p>Hemoglobinin y&uuml;ksek olması şunlara da bağlı olabilir:</p> <ul> <li>Belirli t&uuml;m&ouml;rler (B&ouml;brek t&uuml;m&ouml;rleri gibi)</li> <li>Polisitemi rubra vera olarak bilinen bir kemik iliği bozukluğu</li> <li>Anabolik steroidler (&ouml;rneğin sentetik testosteron) veya eritropoietin gibi performans artırıcı ila&ccedil;lar)</li> <li>Hipoksi (d&uuml;ş&uuml;k kan oksijen seviyeleri)</li> <li>KOAH, amfizem veya pulmoner fibroz gibi ileri derece akciğer hastalıkları</li> </ul> <h2><strong>Y&uuml;ksek hemoglobin seviyesinin belirtileri nelerdir?</strong></h2> <p>Y&uuml;ksek hemoglobin hastada şu belirtilerle kendisini g&ouml;sterebilir</p> <ul> <li>Kaşıntı</li> <li>Halsizlik hissi</li> <li>Baş ağrısı ve d&ouml;nmesi</li> <li>Aşırı terleme</li> <li>Ağrılı eklem şişmeleri</li> <li>Ani kilo kaybı</li> <li>G&ouml;zlerde beliren sararma gibi belirtilerle g&ouml;r&uuml;lebilir.</li> </ul> <h2><strong>Hemoglobin testi nasıl yapılır?</strong></h2> <p>Kolunuzdaki bir damardan, parmak ucundan, el &uuml;zerinden bir damardan, yenidoğan bebekler i&ccedil;in topuktan &ouml;zel bir t&uuml;pe kan &ouml;rneği alınır. Kan &ouml;rneği alınırken, kanı alınacak kişi oturtulur veya yatırılır. Kan alınacak nokta sağlam bir yere dayandırılır. Ayaktaki hastadan ya da desteklenmemiş noktadan kan alınmamaktadır. Kan koldan alınacaksa, dirsek b&uuml;k&uuml;m&uuml;nden 10-15 cm yukarıdan turnike ile sıkılır. Kanın hangi koldan, elden alınacağı &ouml;nemli değildir. Eğer kol damarları uygun olmazsa, el &uuml;st&uuml; veya ayak damarları da kullanılabilir. Kan alınacak nokta &ouml;zel bir sol&uuml;syonla silinir. Bu sol&uuml;syonun kuruması beklenir ve silinen b&ouml;lgeye dokunulmaz. Hazırlanmış, steril, kuru ve tek kullanımlık enjekt&ouml;r ile uygun damara girilir. Enjekt&ouml;r ve kol arasındaki 15 derecelik a&ccedil;ıya dikkat edilmelidir. G&ouml;r&uuml;nen damarlarda damarın 5-6 mm uzağından damara girilir. Enjekt&ouml;rle kol arasındaki piston yavaş olarak &ccedil;ekilir. Kan t&uuml;pe doldurulur. Kullanılan t&uuml;p, vakumlu olduğu i&ccedil;in kan kendiliğinden kan t&uuml;pe dolar. Hastadan iğne &ccedil;ıkarılmadan &ouml;nce koldaki turnike a&ccedil;ılır, iğne &ccedil;ıkarılır sonrasında kuru bir pamuk yardımıyla kan alınan noktaya 10 dakika basın&ccedil; uygulanır. Basın&ccedil; uygulanmasının sebebi kanamanın durması ve kan alınan noktanın morarmasının engellenmesidir. Kan alınan noktaya basın&ccedil; uygulanması gerektiği hastaya s&ouml;ylenmelidir.</p> <h2><strong>Hemoglobin&nbsp;testi ile ilgili sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Anemi nasıl tedavi edilir? </strong></p> <p>Tedavi i&ccedil;in &ouml;ncelikle aneminin neden kaynaklandığı &ouml;ğrenilmelidir. (Yanlış beslenme- daha ciddi sağlık sorunları vb. ) &Ouml;rneğin demir eksikliğinin yol a&ccedil;tığı anemi, demir takviyesini artıran ila&ccedil;larla ve demir i&ccedil;eriği y&uuml;ksek gıdalar daha fazla t&uuml;ketilerek tedavi edilebilir. Demir i&ccedil;eriği y&ouml;n&uuml;nden zengin besinlerden bazıları şunlardır:</p> <ul> <li>Fas&uuml;lye</li> <li>İstiridyeler, bazı deniz &uuml;r&uuml;nleri</li> <li>Sığır karaciğeri</li> <li>Dana eti (Yağsız kıyma)</li> <li>Hindi eti</li> <li>Soya peyniri</li> <li>Tam buğday ekmeği</li> <li>Ton balığı</li> <li>Yumurta</li> <li>Karides</li> <li>Fıstık ezmesi</li> <li>Esmer pirin&ccedil;</li> <li>&Uuml;z&uuml;m kepeği (Zenginleştirilmiş)</li> <li>Şeker kamışı</li> </ul> <p><strong>Hemoglobin y&uuml;ksekliği nasıl tedavi edilir?</strong></p> <p>Polisitemi, KOAH, belirli t&uuml;m&ouml;rler gibi nedenler y&uuml;ksek hemoglobin seviyesine neden oluyorsa, bu hastalıkları tedavi etmek, hemoglobin seviyesini normalde d&ouml;nd&uuml;recektir. Bununla birlikte hemoglobini (HGB) d&uuml;ş&uuml;rmek i&ccedil;in şu y&ouml;ntemler de uygulanabilir:</p> <p><strong>Flebotomi:</strong> Flebotomi bir kan alma prosed&uuml;r&uuml;d&uuml;r. Ş&ouml;yle ki doktor hemoglobin seviyesinin normale d&ouml;nene kadar kişiden aldığı kanı bir t&uuml;pten bir torbaya ya da bir kaba aktarır. Flebotominin başlıca hedeflerinden biri kan pıhtılarını ve buna bağlı advers olay riskini azaltmaktır. Hemoglobin seviyesi normale yakın olana kadar bu prosed&uuml;r&uuml;n tekrarlanması gerekebilir.</p> <p><strong>Bol su t&uuml;ketmek:</strong> Susuz kalındığında da hemoglobin seviyesi normalin &uuml;zerine &ccedil;ıkar. Zira susuz kalındığında kan hacminde azalma meydana gelir. &Ouml;zellikle egzersiz esnasında bol su i&ccedil;mek normal hemoglobin seviyesini korumak i&ccedil;in ihmal edilmemelidir.</p> <p><strong>Sigarayı bırakmak:</strong> Sigara bağımlısı olan kişileri hemoglobin seviyesi kronik olarak artıyorsa, hemoglobin y&uuml;ksekliğini azaltmanın en iyi yolu sigarayı bırakmaktır. Nitekim yapılan araştırmalar neticesinde sigarayı bırakan bir&ccedil;ok kişinin hemoglobin d&uuml;zeylerinin normale d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; saptanmıştır.</p> <p><strong>Hemoglobin testi neden yapılmalı?</strong></p> <p>V&uuml;cudumuzun genel sağlık durumunu belirlemede bize &ccedil;ok değerli bir bilgi verir. &Ouml;te yandan,&nbsp;<a href="https://labtestsonline.org.tr/understanding/conditions/anemia">anemi (kansızlık)</a>&nbsp;gibi değişik hastalıkları taramak ve izlemek i&ccedil;in de bu test yapılacaktır.</p> <p><strong>Hemoglobin&nbsp;testi ne zaman yapılmalıdır?</strong></p> <p>Rutin bir genel değerlendirme aşamasında tıbbi testlerin bir b&ouml;l&uuml;m&uuml; olarak kullanırız. &Ouml;te yandan, doktorunuz tarafından belirlendiği zamanda da bu test yapılır.</p> <p><strong>Hemoglobin&nbsp;testi yaptırmadan &ouml;nceki hazırlıklar neler?</strong></p> <p>Test sonucu testin yapıldığı cihazın &ccedil;alışma prensibi, kişinin g&uuml;nl&uuml;k su alım miktarı, yatar veya ayakta olma durumu ve s&uuml;resi gibi &ccedil;eşitli fakt&ouml;rlerden etkilenebilir. G&uuml;nd&uuml;z saatlerinde kan aldıracak kişiler daha aktif olduğu i&ccedil;in testlerin sonucu değişebilir. Y&uuml;ksek rakımlarda yaşayan kişilerde, yine bir takım değerlerde farklılıklar meydana gelir. Ayrıca, bayanlarda menst&uuml;rasyon s&uuml;reci i&ccedil;inde veya &ouml;ncesi sonrası ilk g&uuml;nlerde olma hali, gebelik gibi ciddi fizyolojik değişiklikler de sonu&ccedil;larda fark yaratacaktır. Bu nedenlerle, testi yaptırmadan &ouml;nce doktorunuza bu durumlar hakkında bilgi vermenizi &ouml;neririz.</p>

Gebelik Testi

<p>Anne olmak isteyen her kadın heyecanla gebe olup olmadığını anlamak i&ccedil;in &ccedil;eşitli yollara başvurur. Bunlar gebelik testleridir. Memorial Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum B&ouml;l&uuml;m&uuml; uzmanları gebelik testleriyle ilgili en merak edilen soruları yanıtladı.</p> <h2><strong>Gebelik testi nedir?</strong></h2> <p>Hamilelik testleri yani gebelik testleri bir kadının bebek bekleyip beklemediğini &ouml;ğrendiği bir y&ouml;ntemdir. Gebelik testi, kadının hamile olup olmadığının anlaşılması i&ccedil;in kandan ya da idrardan yapılan bir testtir. Gebelik testinde kanda veya idrarda hCG hormonu aranır. Eğer hCG hormonu tespit edilirse kadın hamile anlamına gelmektedir.</p> <h2><strong>Gebelik testi hangi hastalıkların teşhisi i&ccedil;in yapılır?</strong></h2> <p>Gebelik testi yani hamilelik testi hCG hormonunun yani hamileliğin teşhisi i&ccedil;in yapılmaktadır.</p> <h2><strong>Gebelik testi nasıl yapılır?</strong></h2> <p>İki &ccedil;eşit gebelik testi vardır. Biri kandan gebelik biri de idrardan gebelik tespiti i&ccedil;in yapılmaktadır. Gebelik kan testi kişinin damar yolundan alınan kan ile yapılmaktadır. Kanda gebelik testinde iki &ccedil;eşit vardır. Birinde hCG hormonunun kesin değerini g&ouml;sterir diğerinde ise kanda gebeliğin olup olmadığı belirlenir. İdrarda da gebelik aranabilir. Anne adayı kadının idrarı idrar numune kabına alınır, test &ccedil;ubuğu bu idrarın i&ccedil;ine daldırılır ve laboratuvarda gebelik tespiti yapılır. Ayrıca evde yapılan hamilelik testleri de buna benzer &ccedil;alışır. Burada da eczaneden alınan gebelik testi idrar yaparken &ccedil;ubuğun orta kısmına idrar getirilir. Biraz bekledikten sonra &ccedil;ubuktaki iki &ccedil;izgiden gebelik olup olmadığı tespit edilir.</p> <h2><strong>Gebelik testi hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Kanda gebelik testinin avantajları nelerdir?</strong></p> <p>İdrar testine g&ouml;re daha erken sonu&ccedil; alınabilir. Kanda tespit edilen hCG seviyesi sayesinde sağlık a&ccedil;ısından gereken değerlendirmeler yapılabilir.</p> <p><strong>Hamilelik ne zaman belli olur?</strong></p> <p>Hamilelik ka&ccedil; g&uuml;nde belli olur sorusunun yanıtında net bir zaman belirtmek doğru olmamaktadır.</p> <p><strong>Hamilelik testi ne zaman yapılmalı?</strong></p> <p>Adet d&ouml;ng&uuml;s&uuml; geciken sağlıklı bir kadın gecikmenin ardından en az beş en &ccedil;ok bir hafta sonra hamilelik testi yaptırabilir. Hamilelik kan testi ile daha net şekilde belirlenmektedir.</p> <p><strong>Gebelik testi ne zaman yapılmalı?</strong></p> <p>Pek &ccedil;ok kadın &ldquo;hamilelik testi ne zaman yapılır&rdquo; sorusunun yanıtını merak eder. &ldquo;Gebelik testi ne zaman yapılır&rdquo; sorusunun yanıtı ş&ouml;yle olabilir: Regl periyodunun gecikmesinden en az beş g&uuml;n ile bir hafta sonra yapılmalıdır. Gebelik testi sonucu ile ilgili yanlış değerlendirmeler yani negatif sonu&ccedil; almak testi daha erken yaptırmak sebebiyle olabilir.</p> <p><strong>Gebelik testi sonucu nasıl değerlendirilir?</strong></p> <p>Gebelik testi sonucu pozitif &ccedil;ıkar ve hCG değeri 10 ıu/l &uuml;zerindeyse bu gebe olunduğu anlamına gelir. Korunmasız cinsel ilişkiden bir hafta 10 g&uuml;n sonra eğer hamilelik oluşmuşsa kanda hCG hormonu y&uuml;kselir; evde yapılan testlerde de b&ouml;ylece gebelik belli olabilir.</p> <p><strong>Gebelik testi ne zaman belli olur?</strong></p> <p>Adet periyodunun gecikmesinden bir hafta sonra yapılan testlerde gebelik testi sonucu belli olmaktadır.</p> <p><strong>Kanda gebelik testi ka&ccedil; olmalı?</strong></p> <p>Hamile bir kadında hCG hormonu değeri her g&uuml;n artar. 0-2 haftalık gebelikte bu değer 5-50, 2-3 haftada 1000-5000, 3-4 haftada 5000-10000, 6-8 haftada 15000-200000 arasında olur.</p> <p><strong>Gebelik testi pozitif ne anlama gelir?</strong></p> <p>Hamilelik testi sonucu pozitif &ccedil;ıkarsa; bu, hamileliğin varlığı anlamına gelmektedir. Gebelik testi negatif ise gebeliğin olmaması anlamındadır.</p> <p><strong>Erken gebelik testi nedir?</strong></p> <p>Erken gebelik testleri gebe olup olmadığını bir an &ouml;nce &ouml;ğrenmek i&ccedil;in &uuml;retilen testlerden biridir. Bu testler reglnin geciktiği g&uuml;nden beş-6 g&uuml;n &ouml;ncesine kadar bile sonu&ccedil; verir. İdrardan hCG hormonunu &ouml;l&ccedil;en bir testtir. Gebe olmayan kadınlardaki hCG hormonu 5 mIU/ml&#39;den azdır. Bu testlerde 5 ve &uuml;st&uuml; değerler tespit edilebilir.</p> <p><strong>İdrarda gebelik testi en erken ne zaman belli olur?</strong></p> <p>Anne adayları gebelikten ş&uuml;phelenince ilk olarak idrar testi yapmak isterler. Eğer evde yapılan testte pozitif sonu&ccedil; alınırsa kan testine gidilir. Fakat hamilelik &ouml;nce kanda sonrasında idrarda belli olur. &Ccedil;ok erken bir s&uuml;reyse idrarda negatif g&ouml;r&uuml;nebilir.</p> <p><strong>Erken gebelik testi ne zaman yapılır?</strong></p> <p>Adet d&ouml;ng&uuml;s&uuml;n&uuml;n geciktiği g&uuml;nden beş g&uuml;n sonra yapılabilir.</p> <p><strong>Farklı yollarla hamilelik testi yapılabilir mi?</strong></p> <p>Halk arasında merak edilen sorulardan biri de hastane ortamı dışında gebelik testi yapılıp yapılmayacağıdır. Pek &ccedil;ok kişi &ldquo;Limonla hamilelik testi&rdquo;, &ldquo;Şekerle gebelik testi&rdquo;, &ldquo;Tuzla gebelik testi&rdquo;, &ldquo;&Ccedil;amaşır suyuyla gebelik testi&rdquo;, &ldquo;Diş macunu ile gebelik testi&rdquo;, &ldquo;Karbonatla gebelik testi&rdquo; gibi eski usul gebelik testleri y&ouml;ntemlerini araştırmaktadır. Bu t&uuml;r y&ouml;ntemlerin ge&ccedil;erliliği bulunmamaktadır. Kanda gebelik testi ve idrar testi her zaman doğru sonu&ccedil; verecektir.</p> <p><strong>Gebelik testi silik &ccedil;izgi ne anlama gelir?</strong></p> <p>Evde yapılan idrar gebelik testinde ikinci &ccedil;izginin silik &ccedil;ıkması gebelik ş&uuml;phesi anlamına gelir. Genellikle 3 dakika beklenince tek &ccedil;izgi g&ouml;r&uuml;n&uuml;rse sonu&ccedil; negatiftir, iki &ccedil;izgi netse sonu&ccedil; pozitiftir.</p> <p><strong>İlişkiden ka&ccedil; g&uuml;n sonra hamilelik belli olur?</strong></p> <p>Başarıyla d&ouml;llenen bir yumurtanın embriyoya d&ouml;n&uuml;şmesi ve akabinde rahime tutunabilmesi i&ccedil;in 4-5 g&uuml;nl&uuml;k bir s&uuml;re gerekir. Ancak bu s&uuml;re de değişebilir. T&uuml;m <a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/hamilelik-belirtileri-nelerdir-hamilelik-belirtileri-ne-zaman-baslar">hamilelik belirtilerinin</a> &ccedil;ıkması i&ccedil;in ilişkinin ardından iki hafta ge&ccedil;mesi beklenir.</p> <p><strong>En iyi gebelik testi &ouml;nerisi var mı?</strong></p> <p>En iyi gebelik testi diye bir durum s&ouml;z konusu değildir. Gebelik testleri kandan ve idrardan yapılmaktadır. Hastane ortamında yapılan gebelik testleri daha uygundur.</p> <p><strong>Gebelik testi sabah mı yapılmalı?</strong></p> <p>Gebelik testleri saat fark etmese de sabah saatlerinde yapılan idrarın daha iyi sonu&ccedil; vereceği bilinir.</p> <p><strong>Erkek bebek belirtileri testi var mı?</strong></p> <p>B&ouml;yle bir test bulunmamaktadır. Bebeklerin cinsiyetleri genellikle 14-16. gebelik haftasında belli olmaktadır.</p> <p><strong>Adet gecikmesi gebelikten mi olur?</strong></p> <p>D&uuml;zenli olarak adet g&ouml;ren bir kadın, d&uuml;zg&uuml;n bir korunma y&ouml;ntemi kullanmıyorsa adetinin gecikmesinin en &ouml;nemli nedeni gebeliktir. Son adet tarihi ge&ccedil;tikten sonra gebelik tanısını kanda beta hcg hormonuna bakarak ya da idrarda yine bu hormonun varlığına g&ouml;re koymak m&uuml;mk&uuml;n. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; gebelik tanısında kanda beta hcg testinin pozitif olması kesindir.</p> <p><strong>Koronavir&uuml;s nedeniyle gebelik testi i&ccedil;in hastaneye gitmek şart mı?</strong></p> <p><a href="https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberi/coronavirus-koronavirus-nedir-korona-virusu-nasil-bulasir">Koronavir&uuml;s</a> riski nedeniyle hastaneye gitmekten &ccedil;ekiniliyorsa evde uygulanan gebelik testleri tercih edilebilir. Burada &ouml;nemli olan doğruluk oranı klinik testlerce kanıtlanmış bir testi se&ccedil;mek olacaktır. Ancak sonu&ccedil; pozitifse mutlaka bir kadın doğum uzmanına danışılmalıdır.</p> <p><strong>İkili test nedir?</strong></p> <p>İkili test, riskleri erken belirlemek, erken m&uuml;dahale a&ccedil;ısından &ouml;nemli. Bu testler down sendromu gibi hastalıkları belirlemede hekimlere yardımcı olmaktadır. Kandan yapılmaktadır. Gebeliğin 11 ile 14. haftaları arasında uygulanır. Testte ultrason ile bebek detaylı incelenir. Bebeğin baş ve popo mesafesi &ouml;l&ccedil;&uuml;l&uuml;r. Bunun yanında ense saydamlığı kalınlığı ile burun kemiği değerlendirilir. Sonrasında gebenin kanı ve ultrason bilgileri eşleştirilerek kromozomal anomali riski hesaplanır.</p> <p><strong>Kan uyuşmazlığı testi nedir?</strong></p> <p>Hamilelikte annenin kan grubu Rh negatif, bebek Rh pozitifse anne ve bebek arasında kan uyuşmazlığı olur. Kan uyuşmazlığı, RH (-) negatif bir annenin RH(+) pozitif bir bebeğe gebe kalması sonucu oluşmaktadır. Bu durum bebeğin pozitif olması, babadan bunu aldığını g&ouml;sterir. Bunun i&ccedil;in gerek hamilelik planlamasında gerekse gebelik muayenelerinde &ccedil;iftlere anne ve eşinin kan grubu sorulur. Baba pozitif anne negatifse kan uyuşmazlığı olabilir.</p> <p><strong>Gebelikte yapılan testler nelerdir?</strong></p> <p>Gebelikte yapılan tarama testleriyle bebekte olabilecek kalıtsal hastalıklar, doğumsal anomaliler hakkında bilgi alınabilir. &Ouml;rneğin Down Sendromu, kalp kapağında ka&ccedil;ak &ouml;yk&uuml;leri belirlenebilir. Bunun yanında kan sayımı testi, tiroit hormon testi, kan şekeri testi, b&ouml;brek fonksiyon testi, karaciğer enzimleri testi, bulaşıcı hastalık testleri, vitamin değer testleri, pap-smear testi gebelikte yapılan testlerdendir.</p> <p><strong>Nabızdan hamilelik testi var mı?</strong></p> <p>Hamile kadınların nabız hızları biraz daha y&uuml;ksek olabilir ama her y&uuml;ksek nabız hamilelik anlamına gelmez. Bu t&uuml;r y&ouml;ntemlerin ge&ccedil;erliliği bulunmamaktadır.</p> <p><strong>Bebek cinsiyet testi yapılabilir mi?</strong></p> <p>Bebeklerin cinsiyeti 14 ile 16. hafta itibariyle belli olur. Bu da ultrason ile muayenede belli olmaktadır. Dolayısıyla bebek cinsiyet testi bulunmamaktadır.</p> <p><strong>Gebelik testi nasıl kullanılır?</strong></p> <p>Evde hamilelik testi genellikle daha kolay uygulanmaktadır. Bunun i&ccedil;in steril bir numune kabına ihtiya&ccedil; vardır. İdrarı bu kaba toplamak ve sonrasında gebelik testi &ccedil;ubuğunu idrara batırmak gerekir. Birka&ccedil; dakikalık beklemeden sonra &ccedil;ubukta sonu&ccedil; g&ouml;r&uuml;necektir.</p> <p><strong>Parmakla hamilelik testi yapılır mı?</strong></p> <p>Teknoloji gelişmeden &ouml;nce eskiden ebelerin yaptığı bir y&ouml;ntemdir. G&uuml;n&uuml;m&uuml;z d&uuml;nyasında bunun bir ge&ccedil;erliliği bulunmamaktadır.</p> <p><strong>Hamilelik testi adet gecikmesinden ka&ccedil; g&uuml;n sonra yapılır?</strong></p> <p>Adet periyodunun gecikmesinden bir hafta sonra hamilelik testi yapılabilir.</p> <p><strong>Sağlık ocağında gebelik testi yapılabilir mi?</strong></p> <p>Gerek aile hekimliği merkezlerinde gerekse sağlık kuruluşlarında gebelik testi yapılabilmektedir.</p> <p><strong>Hangi hamilelik belirtilerinden sonra gebelik testi yapılmalı?</strong></p> <p>Gebeliğin en &ouml;nemli belirtisi adet gecikmesidir. Bunun dışında kadınlarda g&ouml;ğ&uuml;ste hassasiyet, mide bulantısı, uyku isteği, halsizlik, yorgunluk gibi belirtiler g&ouml;r&uuml;lebilmektedir.</p>

Tüm Tanı ve Test İçerikleri

Tedavi Yöntemleri

SILS Yöntemi

<p>G&ouml;bek deliğinden a&ccedil;ılan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kesi ile ger&ccedil;ekleştirilen SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) y&ouml;ntemi safra kesesi, mide fıtığı ve refl&uuml; ameliyatlarında kozmetik a&ccedil;ıdan sağladığı avantajın yanında, iyileşme s&uuml;reci a&ccedil;ısından da yaşam kalitesini b&uuml;y&uuml;k oranda artırıyor. Memorial Bah&ccedil;elievler Hastanesi Genel Cerrahi B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Prof. Dr. Erhun Ey&uuml;boğlu tarafından dizayn edilen &ouml;zel bir aparat ile kolayca uygulanabilen y&ouml;ntem sayesinde iyileşme sonrası hi&ccedil;bir kesi izi kalmıyor ve hastaların kozmetik endişeleri tamamen ortadan kalkıyor.</p> <h2><strong>SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) nedir?</strong></h2> <p>SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) y&ouml;ntemi safra kesesi, mide fıtığı ve refl&uuml; ameliyatlarının yanı sıra uygun hastalarda t&uuml;p mide, <a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/kolon-kanseri">kalın bağırsak kanseri</a> ve kalın bağırsağın divertik&uuml;l hastalıklarına ait ameliyatlarda da g&ouml;bek deliğinden a&ccedil;ılan k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kesi ile ger&ccedil;ekleştirilen cerrahi bir y&ouml;ntemdir. SILS y&ouml;nteminin amacı, m&uuml;mk&uuml;n olduğu kadar minimal invaziv şekilde yani en az kesi ile hastayı sağlığına kavuşturmaktır.</p> <h2><strong>SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) nasıl uygulanır?</strong></h2> <p>SILS y&ouml;ntemi, g&ouml;bek &ccedil;ukurundan a&ccedil;ılarak &ouml;zel aparatlar ile ger&ccedil;ekleştirilmektedir. İşlem sonrası bu kısım tekrar yerine oturtulur ve bu sayede g&ouml;r&uuml;n&uuml;rde hi&ccedil;bir kesi izi olmaz. Laparoskopik cerrahi ya da robotik cerrahi bazen birka&ccedil; delik a&ccedil;ılarak yapılırken, SILS y&ouml;nteminde tek bir delik kullanarak cerrahi ger&ccedil;ekleştirilebilmektedir. Sonu&ccedil; itibariyle ameliyat bitiminde g&ouml;bek &ccedil;ukurunda g&ouml;bek deliğinin hemen yanında belli belirsiz &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kesi yeri bulunmaktadır. İyileşme s&uuml;reci tamamlandıktan sonra karın duvarında hi&ccedil;bir kesi izi kalmamaktadır. Genel olarak bu ameliyatlardan safra kesesi ameliyatı, kolesistektomi safra kesesinin cerrahi olarak &ccedil;ıkarılması, mide fıtığı ameliyatı (refl&uuml; cerrahisinin yanında) uygun hastalarda t&uuml;p mide ameliyatı ile kalın bağırsak ameliyatlarının bazıları yapılabilmektedir.</p> <h2><strong>SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) h</strong><strong>angi hastalıklarda kullanılır?</strong></h2> <ul> <li>Safra kesesi</li> <li><a href="https://www.memorial.com.tr/hastaliklar/reflu-nedir-belirti-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir">Refl&uuml;&nbsp;</a></li> <li>Mide fıtığı</li> <li>Obezite</li> <li>Kalın bağırsağın divertik&uuml;l hastalıkları</li> <li>Kalın bağırsak kanseri</li> </ul> <h2><strong>SILS y&ouml;nteminin avantajları nelerdir?</strong></h2> <p>Bir cerrahi ne kadar minimalize edilirse, ne kadar az kesi ve işlem yapılırsa o kadar başarılı sayılmaktadır. Bu nedenle ge&ccedil;mişteki a&ccedil;ık ameliyatlardan daha sınırlı işlemlerle aynı amaca ulaşan ameliyat t&uuml;rlerine d&ouml;n&uuml;şler yaşanmıştır. SILS y&ouml;nteminde minimal kesi ile yani daha az girişimle aynı sonuca ulaşmak hedeflenmektedir. &Ouml;rneğin, safra kesesi ameliyatında 4 ayrı kesi yaparak ameliyat ger&ccedil;ekleştirilebilirken, SILS y&ouml;nteminde tek bir kesi yapılmaktadır. Teknik olarak g&uuml;&ccedil;l&uuml;kleri olduğundan cerrahın bu konuda deneyim sahibi olması &ouml;nem taşımaktadır. Ayrıca SILS y&ouml;ntemine &ouml;zel bazı aparatlar gerekmektedir. Laparoskopide kullanılan aparatların bir kısmı SILS y&ouml;nteminde de kullanılsa da, SILS y&ouml;ntemine &ouml;zel bazı kıvrımlı &ouml;zel aparatlar da bulunmaktadır. Sonu&ccedil; itibariyle ameliyatın bitiminde g&ouml;bek &ccedil;ukurunun kenarında k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir kesi olmakta ve iyileşme s&uuml;recinin sonunda hi&ccedil;bir kesi izi olmadan, kozmetik a&ccedil;ıdan hi&ccedil;bir sorun olmadan hastalar sağlığına kavuşmaktadır.</p> <h2><strong>SILS y&ouml;ntemi hakkında sık&ccedil;a sorulan sorular</strong></h2> <p><strong>SILS y&ouml;nteminin uygulanışı ile laparoskopik cerrahi arasındaki fark nedir?</strong></p> <p>Normalde laparoskopik cerrahide b&ouml;lgeyi kapatan karaciğeri kaldırmak i&ccedil;in Nicholson ekart&ouml;r&uuml; adı verilen bir ekart&ouml;r kullanılmaktadır. SILS y&ouml;nteminde bunun yerine farklı bir aparata ihtiya&ccedil; duyulmaktadır. Prof. Dr. Erhun Ey&uuml;boğlu tarafından dizayn edilen SILS y&ouml;ntemine &ouml;zel bir aparat (karaciğer ekart&ouml;r&uuml;) ile işlem ger&ccedil;ekleştirilmektedir.&nbsp;</p> <p><strong>SILS y&ouml;nteminin iyileşme s&uuml;recine etkisi var mıdır?</strong></p> <p>4-5 yaranın iyileşmesi yerine tek bir kesinin iyileşmesi arasında olduk&ccedil;a &ouml;nemli bir konfor farkı ortaya &ccedil;ıkmaktadır. Daha az ağrı, daha hızlı iyileşme ve iyileşme s&uuml;recinde ortaya &ccedil;ıkan konfor &ouml;nemli ayrıcalıklar sağlamaktadır.</p> <p><strong>SILS y&ouml;ntemi</strong> <strong>sonrası nelere dikkat etmek gerekir?</strong></p> <p>SILS y&ouml;ntemi ile ger&ccedil;ekleştirilen operasyonların sonrasındaki s&uuml;recin standart ameliyatlardan farkı yoktur. Her ameliyat i&ccedil;in ge&ccedil;erli olan bazı konular SILS y&ouml;ntemi i&ccedil;in de ge&ccedil;erlidir. &Ouml;rneğin, ilk d&ouml;nemlerde operasyonun ger&ccedil;ekleştirildiği b&ouml;lgede aşırı efor, ağır kaldırma, &ouml;ks&uuml;rme ve ıkınma gibi eylemlerin sonucunda fıtık gelişebileceğinden SILS y&ouml;ntemi uygulandıktan sonra 7-15 g&uuml;n dikkat edilmesi gerekmektedir.</p> <p><strong>SILS y&ouml;nteminin sonucunda karında bir şişme meydana geliyor mu?</strong></p> <p>Karında herhangi bir şişlik oluşmamaktadır.</p> <p><strong>T&uuml;rkiye&rsquo;de </strong><strong>SILS y&ouml;ntemi</strong> <strong>uygulanan merkezler nerelerdir?</strong></p> <p>SILS y&ouml;ntemi uygulaması zor bir y&ouml;ntem olduğundan T&uuml;rkiye&rsquo;de &ccedil;ok bilinen bir metot değildir. Bu nedenle sayılı merkezlerde uygulanmaktadır. Memorial Bah&ccedil;elievler Hastanesi&rsquo;nde SILS (Single İncision Laparoscopic Surgery) y&ouml;ntemi başarıyla uygulanmaktadır.</p> <p><strong>SILS yapılan hastalar beslenme d&uuml;zeninde nelere dikkat etmelidir?</strong></p> <p>Hastalar işlem sonrası birka&ccedil; g&uuml;n i&ccedil;inde normal beslenme d&uuml;zenlerine devam edebilirler.<br /> &nbsp;</p>

Endoskopik Bel Fıtığı Ameliyatı

<p>&Ccedil;ağımızın en yaygın sağlık sorunlarından biri olan bel fıtığı, hemen hemen her yaşta g&ouml;r&uuml;lebiliyor. Bir&ccedil;ok tedavi y&ouml;ntemi bulunan bel fıtığının en g&uuml;ncel tedavilerinden biri ise &ldquo;Endoskopik bel fıtığı ameliyatı&rdquo; olarak tanımlanıyor. Endoskopik bel fıtığı ameliyatında belin arka ya da yan tarafından 6-7 mm&rsquo;lik kesiden bir kamera aracılığıyla fıtık olan b&ouml;lgeye iniliyor ve fıtık dokusunun &ccedil;ıkarılması ile hastalara konforlu bir yaşam sunuluyor. Memorial Bah&ccedil;elievler ve Hizmet Hastaneleri Omurga Sağlığı Merkezi&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Salim Şent&uuml;rk endoskopik bel fıtığı ameliyatı hakkında bilgi verdi.</p> <h2><strong>Bel fıtığı nedir? Nasıl tedavi edilir?</strong></h2> <p>Bel fıtığı; belde omurlar arasındaki disk dokusunun omurilik kanalına doğru ya da yan tarafa doğru taşması sonucu omurilikten &ccedil;ıkan sinirlerin sıkıştırması ile meydana gelmektedir. Bel fıtığı hastalarının %97-98&rsquo;lik kısmı ameliyata ihtiya&ccedil; duymadan; istirahat, ila&ccedil; tedavisi ve fizik tedavi ile tedavi edilebilmektedir. Ameliyat gereken hasta grubunda ise endoskopik y&ouml;ntem en g&uuml;ncel tedavi y&ouml;ntemlerinden biridir.</p> <h2><strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı nedir?</strong></h2> <p>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı belin arka ya da yan tarafından 6-7 mm&rsquo;lik kesiden bir kamera aracılığıyla fıtık olan b&ouml;lgeye inilmesi ve fıtık dokusunun &ccedil;ıkarılması ile ger&ccedil;ekleşmektedir. Yaklaşık 10-40 dakika arasında değişen bir ameliyat s&uuml;resi vardır. Hastalar ameliyat sonrasında &ccedil;oğunlukla aynı g&uuml;n taburcu edilir ve 1 hafta i&ccedil;inde normal hayatlarına d&ouml;nebilmektedir.</p> <h2><strong>Endoskopik y&ouml;ntem hangi hastalarda kullanılabilir?</strong></h2> <p>Bel fıtığı sorunu yaşayanların %2-3&rsquo;l&uuml;k kısmı ameliyata ihtiya&ccedil; duyar. Şiddetli bacak ağrısı, bacaklarda kuvvet kaybı, idrar ka&ccedil;ırma, tuvaletini ka&ccedil;ırma gibi şikayeti olan hastalar zaman kaybetmeden ameliyat edilmelidir. Bel fıtığı ameliyatı gereken b&uuml;t&uuml;n hastalar bu y&ouml;ntemle ameliyat edilebilir.<br /> &nbsp;</p> <h2><strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı nasıl yapılır? </strong></h2> <p>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı genel anestezi(hastanın uyutulması), spinal anestezi (hastanın belden aşağısının uyuşturulması) ya da lokal anestezi (sadece işlemin yapılacağı b&ouml;lgenin uyuşturulması) altında yapılabilir. Fıtığın yerine g&ouml;re; belin arka ya da 8-10 cm yan tarafından i&ccedil;inde 4 mm&rsquo;lik boşluk olan bir kamera aracılığı ile fıtık dokusunun olduğu b&ouml;lgeye girilerek fıtık &ccedil;ıkarılır. 7 mm&rsquo;lik bir cilt kesisi yeterlidir. &Ccedil;oğunlukla kemik dokuya dokunmadan kaslar arasından girilerek işlem ger&ccedil;ekleştirilir. Bu sayede kas ve kemik dokusu korunmuş olur.<br /> &nbsp;</p> <h2><strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatının avantajları nelerdir?</strong></h2> <p>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı hastaya &ouml;nemli avantajlar sağlamaktadır. Ameliyatın lokal anestezi altında da yapılabiliyor olması anestezi alamayan hastalar i&ccedil;in &ccedil;ok &ouml;nemli bir avantajdır. Ayrıca ameliyat s&uuml;resinin kısa olması, &ccedil;oğunlukla kemik alınmasına gerek olmaması, doku hasarının minimal olması belirgin avantajlarıdır. Hastaların aynı g&uuml;n taburcu olabilmeleri, g&uuml;ncel hayata ve sosyal hayata hemen d&ouml;nebilmeleri b&uuml;y&uuml;k bir avantajdır. Diğer cerrahi tekniklere g&ouml;re dokuların g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; hasar ve kanama miktarı minimum d&uuml;zeyde olmaktadır. Bu cerrahi işlem sonrasında hastalar &ccedil;oğunlukla 1 hafta i&ccedil;inde iş yaşantılarına d&ouml;nebilmektedir. Diğer y&ouml;ntemlerle ameliyat olan hastalarda fazla kilolu olmak belirgin bir dezavantaj oluştururken bu y&ouml;ntemde bir dezavantaj olmaz.</p> <h2><strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı hakkında sık&ccedil;a sorulan sorular</strong></h2> <p><strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatından sonraki s&uuml;re&ccedil; nasıldır?</strong></p> <p>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı olan hastaların genellikle diğer cerrahi y&ouml;ntemlerle bel fıtığı ameliyatı olan hastalara g&ouml;re iyileşme s&uuml;releri kısadır. Ameliyat sonrası bir s&uuml;re dinlenmek, ağır kaldırmamak, doktorun &ouml;nerilerine harfiyen uymak, sağlıklı beslenmek, d&uuml;zenli uyumak ve fiziksel aktiviteyi yavaş yavaş artırmak &ouml;nemlidir. Belirlenen periyodlardaki kontroller aksatılmamalı, beli zorlayacak hareketlerden ka&ccedil;ınılmalıdır. Ancak son derece aktif yaşamı olan kişiler bile ameliyat sonrası tamamlanan iyileşme s&uuml;recinin ardından aynı tempolarına yeniden d&ouml;nebilmektedir.<br /> <br /> <strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatından sonra belde yapışıklık g&ouml;r&uuml;lebilir mi?</strong></p> <p>Belde yapışıklık b&uuml;t&uuml;n ameliyatlardan sonra g&ouml;r&uuml;lebilmektedir. Cerrahi sahada yapışıklık her zaman g&ouml;r&uuml;lebilir. Mikro cerrahide, klasik cerrahide ya da endoskopik cerrahide de yapışıklık olabilmektedir. Ancak endoskopik cerrahide kullanılan aletler &ccedil;ok k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir alanda kullanıldığı i&ccedil;in yapışıklık olma olasılığı daha azdır.<br /> <br /> <strong>Endoskopik bel fıtığı ameliyatı olmak isteyen hastalar nasıl bir yol izlemelidir?</strong></p> <p>Bel fıtığı i&ccedil;in ameliyat kararı verilmiş hastalar eğer endoskopik bel fıtığı operasyonu olmak istiyorsa mutlaka bu konuda tecr&uuml;beli doktorlar ve ekipler ile tam donanımlı merkezleri tercih etmelidir. Ameliyat &ouml;ncesi gerekli tetkikler yapılarak bu cerrahiye uygun bir aday olunduğunun belirlenmesinin ardından konforlu bir operasyon ve iyileşme s&uuml;reci hastayı beklemektedir.&nbsp;</p>

Lazer Destekli Horlama ve Apne Cerrahisi

<p>Beslenme tarzının değişmesi ve hareketsiz yaşam sebebiyle toplumda g&ouml;r&uuml;lme sıklığı artan horlama ve uyku apnesi, uyku d&uuml;zenini bozduğu i&ccedil;in farklı hastalıkların da ortaya &ccedil;ıkmasına neden olabiliyor. Kişinin g&uuml;nl&uuml;k aktivitelerini olumsuz y&ouml;nde etkileyen bu rahatsızlığın tedavisi ise lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile ger&ccedil;ekleştirilebiliyor. Ulaşılması en zor alanlardaki tıkanıklığa kolayca ulaşılıp, g&uuml;venli şekilde işlem yapılmasını sağlayan lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile hastalar hızlı bir şekilde g&uuml;nl&uuml;k yaşantısına d&ouml;nebiliyor.&nbsp;Memorial Ankara Hastanesi KBB Hastalıkları B&ouml;l&uuml;m&uuml;&#39;nden&nbsp;Do&ccedil;. Dr. Erdal Seren&nbsp;lazer destekli horlama ve apne cerrahisi hakkında bilgi verdi.&nbsp;</p> <h2><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi nedir?</strong></h2> <p>Uyku apnesi ile horlamaya neden olan bademcik ve geniz eti b&uuml;y&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;, yumuşak damak ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k dildeki sarkmalar, dil k&ouml;k&uuml;n&uuml;n ileri derecede b&uuml;y&uuml;mesi, y&uuml;z &ndash; iskelet sistemi problemleri, gırtlak yapısındaki anatomik bozukluklar gibi &uuml;st solunum yollarındaki problemleri gidermeye y&ouml;nelik lazer desteği ile yapılan t&uuml;m cerrahi işlemlere lazer destekli horlama ve apne cerrahisi denilmektedir. Bu cerrahi y&ouml;ntem ile &uuml;st solunum yolunda tıkanıklık yapan bir&ccedil;ok b&ouml;lge ve seviyedeki yapısal anormalliklerin d&uuml;zeltilmesi ama&ccedil;lanır.</p> <h2><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi hangi durumlarda kullanılır?</strong></h2> <p>&Uuml;st solunum yollarında tıkanıklığa yol a&ccedil;an aşağıdaki durumlarda cerrahi işlemler lazer desteği ile yapılabilmektedir.</p> <p><strong>*</strong>Lazer Yardımlı Burun Cerrahisi;</p> <p>- Burun etlerindeki iriliğe y&ouml;nelik k&uuml;&ccedil;&uuml;ltme işlemi ( konka red&uuml;ksiyonu)</p> <p>- Burun kıkırdağındaki eğrilik ve &ccedil;ıkıntıların alınması ( septal s&uuml;t&uuml;r&nbsp; eksizyonu)</p> <p>- Burun poliplerinin &ccedil;ıkarılması ( nazal polip eksizyonu)</p> <p>&nbsp;-Burun kanadı cerrahisi ( Nazal valv cerrahisi)</p> <p>- Burun kitlelerinin &ccedil;ıkarılması</p> <p><strong>*</strong>Lazer yardımlı uvulopalatoplasti (horlama cerrahisi)</p> <p>*Lazer yardımlı tonsil k&uuml;&ccedil;&uuml;ltmesi (Bademcik k&uuml;&ccedil;&uuml;ltmesi)</p> <p>*Lazer yardımlı dil k&ouml;k&uuml; cerrahisi</p> <p>- Dil k&ouml;k&uuml;n&uuml;n k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi</p> <p>- &nbsp;Dil k&ouml;k&uuml;ndeki bademciğin k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi</p> <p><strong>*</strong>Lazer yardımlı genizdeki kitlelerin alınması ve/veya k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi</p> <p>*Lazer yardımlı ses teli ve gırtlak yapısındaki kitlelerin alınması</p> <h2><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi nasıl uygulanır?</strong></h2> <p>Bu işlemler genel anestezi altında uygulanır. Ameliyathaneye alınan hastaya genel anestezi uygulanır. Ameliyatın ilk aşamasında burun ile ilgili sorunlar d&uuml;zeltilir. Bu kapsamda ilk olarak endoskopik y&ouml;ntemle alt konkalardaki şişlikler lazer uygulanarak yaklaşık y&uuml;zde 40- 60 oranında k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;l&uuml;r. Bunun ardından burun kıkırdağındaki eğrilikler septoplasti y&ouml;ntemi ile veya &ccedil;ıkıntı tarzındaki kıkırdak/ kemik eğrilikleri lazer ile kesilerek d&uuml;zeltilir. Burun ile ilgili son aşamada ise burun kanatlarındaki &ccedil;&ouml;kmeler kıkırdak desteğiyle onarılır.</p> <p>Cerrahinin ikinci aşaması olan boğaz kısmında da tespit edilen sorunlara y&ouml;nelik olarak, k&uuml;&ccedil;&uuml;k dilin kısaltılması, yumuşak damağın gerilmesi, bademciklerin ve dil k&ouml;k&uuml;ndeki şişliklerin k&uuml;&ccedil;&uuml;lt&uuml;lmesi işlemleri uygulanabilmektedir.</p> <h2><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin avantajları nelerdir?</strong></h2> <p>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin bir&ccedil;ok avantajı bulunmaktadır. Bu avantajlar şu şekildedir:</p> <p>-Ameliyat esnasında kanama miktarı &ccedil;ok az olur</p> <p>-Hastanın hastanede yatış s&uuml;resi kısalır ve hasta hızlı bir şekilde g&uuml;nl&uuml;k yaşantısına d&ouml;ner</p> <p>-Ulaşılması en zor alanlardaki tıkanıklığa kolayca ulaşılıp, g&uuml;venli şekilde cerrahi işlem yapılır</p> <p>-Ameliyat sonrası olduk&ccedil;a az ağrı hissedilir</p> <p>-Operasyon s&uuml;resi kısalır, hasta anestezi altında daha az kalır</p> <p>-Bir&ccedil;ok b&ouml;lgedeki sorunların tek bir operasyonda &ccedil;&ouml;z&uuml;mlenmesine imkan tanır</p> <p>-İyileşme s&uuml;reci daha hızlı olur ve hasta daha az antibiyotik ve ağrı kesiciye ihtiya&ccedil; duyar</p> <p>-Burun tamponu kullanılmaz, kullanılsa bile en fazla bir g&uuml;n sonra &ccedil;ıkarılır</p> <h2><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ile ilgili sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Uyku apnesi nedir?</strong></p> <p>Uyku esnasında şiddetli horlamayla beraber en az 10 saniye kadar uykuda nefes durmasına uyku apnesi denir.</p> <p><strong>Horlama nedir?</strong></p> <p>Horlama, hava yollarındaki darlık sonucu oluşan yumuşak damak ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k dildeki titreşimler sonucu oluşan g&uuml;r&uuml;lt&uuml;l&uuml;, d&uuml;zensiz bi&ccedil;imli seslerdir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin yan etkileri nelerdir?</strong></p> <p>Hem apne cerrahisi hem de lazer kullanımı konusunda yeterli tecr&uuml;beye sahip olan uzmanların ger&ccedil;ekleştirdikleri operasyonlarda yan etkiler olduk&ccedil;a az g&ouml;r&uuml;lmektedir. &nbsp;Bunlar sık yaşanmamakla birlikte genellikle &ouml;nemli bir m&uuml;dahale gerektirmez. Ortaya &ccedil;ıkabilecek yan etkiler aşağıdaki şekilde sıralanabilir:</p> <p>-<strong>Burun kanaması:</strong> Ameliyat sonrası hızlı s&uuml;mk&uuml;rme, yoğun sigara kullanımı, burun kabuklarını koparma veya sıcak su ile burun temizliğine bağlıdır. &Ccedil;ok ciddi bir şekilde olmayıp, basit m&uuml;dahale ile durdurulur.</p> <p><strong>-Boğaz kanaması</strong>: Ameliyat sonrası iki hafta i&ccedil;inde &ccedil;ok sıcak, asitli veya kabuklu yiyeceklere bağlı olarak gelişebilir. Yine basit m&uuml;dahale ile durdurulabilir.</p> <p><strong>-Boğaz ağrısı:</strong> Ameliyat sonrası gerekli tavsiyelere uymayıp, fazla ve y&uuml;ksek sele konuşmalar boğaz b&ouml;lgesinde ağrılara sebep olabilir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrasında normal hayata ne zaman d&ouml;n&uuml;lebilir?</strong></p> <p>Lazer destekli cerrahinin en &ouml;nemli avantajı hastanın hem hastanede yatış s&uuml;resinin hem de g&uuml;nl&uuml;k yaşantısına d&ouml;n&uuml;ş s&uuml;resinin kısa olmasıdır. Ameliyat sonrasında burun tamponu hi&ccedil; kullanılmaz veya bazı vakalarda en fazla bir g&uuml;n s&uuml;re ile kullanılır. Bununla birlikte hastalar konuşma olmadan masa başı işlerine ve bedensel g&uuml;ce dayalı işlerine 7 g&uuml;n sonra başlayabilir, konuşma gerektiren işlerine ise iki hafta sonra d&ouml;n&uuml;ş yapabilir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisinde hastanede kalış s&uuml;resi ne kadardır?</strong></p> <p>Ameliyat olan hastalar, hastaneden bir veya iki g&uuml;n sonra taburcu edilir. Taburculuğun ardından birinci ve &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; hafta hastanın pansuman ve kontrolleri ger&ccedil;ekleştirilir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrası hastalığın tekrarlama olasılığı var mıdır?</strong></p> <p>Ameliyat sonrası cerrahi başarı oranını azaltan durum ve hastalık gibi fakt&ouml;rler bulunmaktadır. Bu fakt&ouml;rler şu şekilde sıralanabilir:</p> <p>- Ameliyat sonrası yoğun sigara i&ccedil;ilmesi veya pasif i&ccedil;icilik</p> <p>- Ameliyat sonrası beslenme bozukluğu ve aşırı kilo alınması</p> <p>- Kronik alkolizm</p> <p>- Hormonal veya endokrin bozukluklar veya değişiklikler( Menopoz, hipotiroidi gibi)</p> <p>- Bazı ila&ccedil;ların kullanımı ( antidepresanlar, kas gevşeticiler, kortizon, hormonal ila&ccedil;lar)</p> <p>- Tedavi edilmeyen mide ve refl&uuml; hastalıkları</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrasında hastalar nelere dikkat etmelidir?</strong></p> <p>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrasında hastaların dikkat etmesi gereken noktalar bulunmaktadır. Hastalar ameliyat sonrası verilen ila&ccedil;ları d&uuml;zenli kullanmalı ve &ouml;nerilere uymalı, sigara i&ccedil;memeli ve i&ccedil;ilen ortamlarda bulunmamalı, beslenme ve egzersiz &ouml;nerilerine dikkat etmeli ve pansuman ile kontrollere d&uuml;zenli gelmelidir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi &ouml;ncesinde hastalar nelere dikkat etmelidir? </strong></p> <p>Diyabet, astım, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi kronik hastalıkları olanlar mutlaka operasyon &ouml;ncesi hekimleri ile konuşarak, ila&ccedil; d&uuml;zenlemelerini yaptırmalı ve rutin muayenelerini ger&ccedil;ekleştirmelidir. Bununla birlikte kan sulandırıcı kullananlar, ila&ccedil; alerjisi olanlar ve daha &ouml;nce anestezi ile ilgili sorun yaşayanlar, yaşadıkları problemleri mutlaka ameliyatı yapacak olan hekime bildirmelidir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi hangi uzman tarafından uygulanır?</strong></p> <p>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi lazer kullanma ve apne cerrahisi deneyimi olan kulak burun boğaz hastalıkları uzmanı tarafından uygulanmalıdır.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi uygulamasında yaş sınırı var mıdır? </strong></p> <p>&Ccedil;ocuklarda apne ve horlama nedeni &ccedil;oğunlukla bademcik ve geniz eti b&uuml;y&uuml;mesi olduğundan 3 yaş &uuml;zerinde bademcik ve geniz eti operasyonu yapılabilir. Erişkinlerde ise k&uuml;&ccedil;&uuml;k dil, yumuşak damak ve dil k&ouml;k&uuml;n&uuml; i&ccedil;eren cerrahi işlemler 18 ile 65 yaş arası hastalara uygulanır.</p> <p><strong>Başka hastalıkların varlığı lazer destekli horlama ve apne cerrahisini etkiler mi?</strong></p> <p>Hipotiroidi ve menopoz gibi endokrin ve hormonal bozukluk veya durumlar, kortizon, antidepresan, kas gevşetici ve romatizmal ila&ccedil;lar gibi bazı ila&ccedil;ların kullanımı, gut ve romatizmal hastalıklar gibi bazı sistemik hastalıklar lazer destekli horlama ve apne cerrahisinin başarısını azaltabilir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi yaptırmak i&ccedil;in gerekli olan kriterler nelerdir?</strong></p> <p>-Hastanın tıkayıcı tip uyku apne hastalığının olması veya şiddetli seviyede horlamasının bulunması gerekir</p> <p>- Uyku apnesi beyin, hormonal, kas ve endokrin hastalıklardan kaynaklanmamalıdır</p> <p>- Hastanın, y&uuml;z iskelet anomalileri veya solunum yollarının doğuştan anomalilerinin,&nbsp; metabolizma veya genetik k&ouml;kenli hastalık veya sendromlarının, genel anestezi alınmasını engelleyecek hastalık veya problemlerinin ve imm&uuml;n yetmezlik ile bağışıklık problemleri ve kanama bozukluğu sorunlarının bulunmaması gerekir.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi ağrılı bir ameliyat mıdır?</strong></p> <p>Lazerin en b&uuml;y&uuml;k avantajı ameliyat sonrası ağrının olduk&ccedil;a az olmasıdır. &Ouml;zellikle ameliyat sonrası 3 ile 7 g&uuml;n arası boğazda hafif / orta şiddete ağrıları olabilir. Ağrı kesiciler ve boğaz gargarası ile bu ağrılar belirgin d&uuml;zeyde hafiflemektedir.&nbsp; Bunun yanı sıra genelde burun b&ouml;lgesinde ağrılar &ccedil;ok az d&uuml;zeyde olmaktadır.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi g&uuml;venli bir işlem midir?</strong></p> <p>Lazer destekli horlama ve uyku apne cerrahisi olduk&ccedil;a g&uuml;venli bir işlemdir. Bunun yanı sıra ameliyat sırasında kanamayı azaltmasından dolayı operasyon s&uuml;resinin de kısalmasını sağlamaktadır.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisinde hangi anestezi y&ouml;ntemi kullanılır? </strong></p> <p>T&uuml;m cerrahi işlemler sırasında genel anestezi uygulanır. Bu y&ouml;ntem hem hastanın daha konforlu bir s&uuml;re&ccedil; ge&ccedil;irmesini sağlar, hem de ameliyat sırasında cerrahi işlem a&ccedil;ısından kolaylık sağlayan en g&uuml;venli yol olmaktadır.</p> <p><strong>Lazer destekli horlama ve apne cerrahisi sonrası beslenme nasıl olmalıdır?</strong></p> <p>Operasyonun bitiminden 5 ile 6 saat sonra sulu ve yumuşak besinler yemesi gereken hasta, ameliyat sonrası ilk 2 hafta yumuşak, sulu, ılık ve baharatsız yemekler t&uuml;ketmelidir. Hastalar normal konuşma ve katı beslenme d&uuml;zenine 2 haftadan sonra ge&ccedil;ebilir.&nbsp;</p>

Diz Protezi

<p>V&uuml;cudun neredeyse b&uuml;t&uuml;n y&uuml;k&uuml;n&uuml; &ccedil;eken dizlerde farklı nedenlere bağlı olarak ağrılar yaşanabiliyor. Dizlerde yaşanan ağrını en sık nedenleri arasında kıkırdak yapıda yaşanan yıpranmalar ve aşınmalar gelmektedir. Halk arasında kire&ccedil;lenme olarak bilinen kıkırdak yapıdaki aşınma ve yıpranmalarda son &ccedil;are olarak uygulanan diz protezi tedavisi hastaların g&uuml;nl&uuml;k fonksiyonlarını ve hayat konforlarını artırabilmektedir . &ldquo;Diz protezi nedir?&rdquo; , &ldquo; Diz protezi hangi hastalıklarda kullanılmaktadır?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi ameliyatı nasıl yapılır?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmelidir?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi fiyatları ne kadardır?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi &ccedil;eşitleri nelerdir?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası y&uuml;r&uuml;me ne zaman ger&ccedil;ekleşir?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi hangi belirtilerde kullanılır?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi olanlar MR &ccedil;ekilebilir mi?&rdquo; gibi sorular merak edilen konuların başında gelmektedir. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji B&ouml;l&uuml;m&uuml;&rsquo;nden Do&ccedil;. Dr. Olcay G&uuml;ler, diz protezi ve diz protezi ameliyatı hakkında bilgi verdi.</p> <h2><strong>Diz protezi nedir?</strong></h2> <p>Diz protezi, aşınmış ve yıpranmış diz ekleminin &ouml;zel alaşım metaller ve sıkıştırılmış &ouml;zel plastik implanttan oluşan &ouml;zel bir y&uuml;zey kaplama tekniğidir. Diz protezi ameliyatında hedef; bozulmuş eklem y&uuml;zeyleri arasında teması keserek; ağrı &ccedil;ekmeyen,istediği kadar yol y&uuml;r&uuml;yebilen ve merdiven inip &ccedil;ıkabilen bir eklemi elde etmektir.</p> <h2><strong>Diz protezi hangi hastalıklarda uygulanır?</strong></h2> <p>Diz protezi ileri eklem aşınması olan hastalarda uygulanmaktadır. Kıkırdak aşınması halk arasında kire&ccedil;lenme olarak bilinen rahatsızlıktır. Bir&ccedil;ok insan kire&ccedil;lenmeyi &ccedil;aydanlıktaki kire&ccedil;lenme gibi bir durum sanmaktadır. Kemiklerin u&ccedil;ları sert, p&uuml;r&uuml;zs&uuml;z ve parlak bir doku olan kıkırdak ile kaplıdır. Yaş almayla, enfeksiyonla, travmayla, romatizmal hastalıklarla kıkırdak dokuda aşınma yaşanabilmektedir. Kıkırdak yapının aşınması veya yıpranması ile birlikte kemiklerin birbirine s&uuml;rtmesi kire&ccedil;lenme olarak tanımlanmaktadır.</p> <p>Eklem aşınmasının bir &ccedil;ok nedeni bulunmaktadır.</p> <ul> <li>Diz protezi uygulanan hastaların &ccedil;oğunda sebep; eklemde bozulma sebebi bilinmeyen primer diz aşınması veya yıpranmasıdır.</li> <li>Romatoid artrit gibi romatizmaya bağlı ge&ccedil;irilmiş rahatsızlıklarda diz protezi uygulanabilir.</li> <li>Eklemi bozan ge&ccedil;irilmiş kırıklar</li> <li>Ge&ccedil;irilmiş enfeksiyonlara bağlı eklemin bozulmasıyla ortaya &ccedil;ıkan kıkırdak aşınmalarında diz protezi tedavisi uygulanabilmektedir.</li> <li>Dizde bulunan kıkırdağın aşınmasının yarattığı ağrı, hareket kısıtlılığı, s&uuml;rt&uuml;nme, dizden ses gelmesi, y&uuml;r&uuml;me zorluğu gibi sorunlarda uygulanan diğer tedavilerle (fizik tedavi, eklem i&ccedil;i enjeksiyon, PRP, k&ouml;k h&uuml;cre)&nbsp;&nbsp; sonu&ccedil; alınmayan hastalarda diz protezi uygulanabilir.</li> </ul> <h2><strong>Diz protezi ameliyatı nasıl yapılır?</strong></h2> <p>&ldquo;Diz protezi ameliyatı nasıl yapılır?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası neler yaşanır?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası yapılması gerekenler nelerdir?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası ağrı yaşanır mı?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası merdiven &ccedil;ıkma&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası bacakta morarma yaşanır mı?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası iyileşme s&uuml;reci ne kadar s&uuml;rer?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası şişlik yaşanır mı?&rdquo; gibi sorular merak edilen konuların başında gelmektedir.</p> <ul> <li>Diz protezi ameliyatı a&ccedil;ık cerrahi y&ouml;ntemle yapılmaktadır.</li> <li>A&ccedil;ık cerrahi y&ouml;ntemle yapılan diz protezi ameliyatında ilk olarak bozulmuş, aşınmış ve yıpranmış eklem y&uuml;zeyleri temizlenir.</li> <li>Diz protezi ameliyatı diş kaplamasına benzetmek m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r. Diz protezi ameliyatında diz kapağı &ccedil;ıkartılmamaktadır. Kemiklerin u&ccedil;larındaki alanlar &ccedil;ıkartılarak diş kaplamasındaki gibi kemiğin &uuml;zerine protez konur.</li> <li>Diz protezi ameliyatı sırasında bozulmuş y&uuml;zeylerin arasına bariyer konulması gerekmektedir. Diz protezi bu g&ouml;revi g&ouml;r&uuml;r.</li> <li>Dizin eskisi gibi g&ouml;rev g&ouml;rmesi i&ccedil;in &uuml;stteki femur denilen uyluk kemiği ile alttaki tibia denilen kaval kemiği &uuml;zerine yerleştirilmektedir. Her iki kemik u&ccedil;larına yerleştirilen protez sayesinde kemik teması kesilerek ağrı ortadan kalkmaktadır.</li> <li>Diz protezi ameliyatlarında a&ccedil;ık cerrahinin haricinde başka bir y&ouml;ntem uygulanmamaktadır. Robotik olarak ger&ccedil;ekleştirilen diz protezi ameliyatları da a&ccedil;ık cerrahi y&ouml;ntemle ger&ccedil;ekleştirilmektedir.</li> <li>Ameliyattan sonra diz b&ouml;lgesinde 7-12 cm. boyutunda bir yara izi kalmaktadır kalır.</li> </ul> <h2><strong>Diz protezi hakkında sık sorulan sorular&nbsp;</strong></h2> <p><strong>Diz Ağrısı Nedenleri ve Dizde İşlev Kaybı Neden Olur?</strong></p> <p>Diz ağrısı bir &ccedil;ok farklı nedenden kaynaklanabilmektedir. Ancak kronik yani uzun zamandır devam eden diz ağrısının en sık karşılaşılan nedeni &ldquo;artrit&rdquo;tir. &ldquo;Osteoartrit&rdquo;, &ldquo;romatoit artrit&rdquo; ve &ldquo;travmatik artrit&rdquo; en sık g&ouml;r&uuml;len t&uuml;rlerdir.</p> <ul> <li>Osteoartrit: Diz kemiklerinin u&ccedil;larında &nbsp;yastık g&ouml;revi olan kıkırdak zamanla yumuşayarak yıpranır ve aşınır. B&ouml;ylelikle kaybolan kıkırdak altında ortaya &ccedil;ıkan kemikler birbirlerine s&uuml;rt&uuml;nerek dizde ağrı ve sertleşmeye yol a&ccedil;ar. Kemikler birbirleriyle s&uuml;rt&uuml;nmeye başlayınca, y&uuml;zeyleri bozuk ve p&uuml;t&uuml;rl&uuml; bir hal alır ve eklemde hasar başlar. Buna &ldquo;Osteoartrit&rdquo; denir. Osteoartrit genellikle 50 yaş sonrasında, ailesinde diz aşınması yani artrit olan kişilerde daha sık ortaya &ccedil;ıkabilir. Fazla kilolu olmak ve&nbsp; O veya X bacak şekil bozukluğu olmasıda ekleme daha fazla ağırlık bindirir. Bu da dizde hasar oluşumunu hızlandırır.</li> <li>Eklem Yangısı (Enflamatuvar Artrit): Bu durum, &ldquo;Romatoid artrit&rdquo; veya &ldquo;Gut gibi kronik yangılı eklem hastalıklarıdır ve eklemi kaplayan kıkırdak dokusunda şişme ve iltihap (yangı) yaratabilir. Hastalık ilerledik&ccedil;e, kıkırdak aşınır ve eklem sertleşir.</li> <li>Zedelenme - Travmatik Artrit: Ciddi bir diz incinmesi sonucunda gelişebilir. K&ouml;t&uuml; bir d&uuml;şme ya da dize gelen ağır bir darbe, eklemi zedeleyebilir. Eğer bu zedelenme uygun şekilde iyileşmezse, ekleme fazla ağırlık biner. Zamanla bu durum kıkırdağın aşınmasına yol a&ccedil;ar (Travmatik artrit). Diz kırığı ya da ciddi bağ yırtılmaları zamanla eklem kıkırdağını tahrip edebilir. Bu tahribat sonucunda dizde ağrı ve diz işlevlerinde gerileme g&ouml;r&uuml;lebilir.</li> <li>Daha &ouml;nce menisk&uuml;s ameliyatı olup menisk&uuml;s&uuml; &ccedil;ıkarılan veya alınan hastalarda kıkırdak aşınması ve yıpranma olmaktadır.</li> </ul> <p><strong>Diz Protezi Hangi Hastalarda Kullanılır?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı olacak hastaya, hangi şikayetlerin veya belirtilerin var olduğu iyi sorgulanmalıdır.</p> <p>Bununla birlikte diz protezi ameliyatına karar verirken;</p> <ul> <li>Hastanın şikayeti</li> <li>Hastanın bulguları</li> <li>Radyolojik sonu&ccedil;ları g&ouml;z &ouml;n&uuml;nde bulundurulmalıdır.</li> </ul> <p>Diz protezinin amacında konfor vardır. Hastanın kendi beklentilerini karşılayamayacak kadar y&uuml;r&uuml;yememesi en &ouml;nemli etkenlerin başında gelmektedir. Hastanın daha &ouml;nceden y&uuml;r&uuml;yebildiği mesafenin diz ağrısına bağlı olarak kısıtlanması diz protezi ameliyatı belirtileri arasındadır.</p> <p>Hasta;</p> <ul> <li>Merdiven inip &ccedil;ıkamıyorsa&nbsp;</li> <li>Sandalyede oturup kalkamıyorsa</li> <li>Geceleri ağrıyla uyanıyorsa</li> <li>Diz i&ccedil;inden sesler geliyorsa</li> <li>Dizin şeklinin bozukluğunun varlığının filmlerde g&ouml;r&uuml;lmesi</li> <li>Sık sık(g&uuml;n aşırı veya her g&uuml;n) ağrı nedeniyle ağrı kesici alıyorsa bu hastalara diz protezi fayda sağlamaktadır.</li> </ul> <p>Hastalar dizlerinde yaşadıkları ağrı y&uuml;z&uuml;nden hareketsiz kalmaya başlamaktadır. Alış verişe veya y&uuml;r&uuml;mek i&ccedil;in sokağa bile &ccedil;ıkamamaktadır. Ağrılar y&uuml;z&uuml;nden tuvalete gidemeyen bile bulanmaktadır. Hayatının kısıtlandığını konforunun bozulduğunu d&uuml;ş&uuml;nen hastaların tekrar eski hayatlarına d&ouml;nebilmesi i&ccedil;in diz protezi uygundur.</p> <p>Hastanın diziyle ilgili r&ouml;ntgen, <a href="https://www.memorial.com.tr/tani-ve-testler/emar-mr-manyetik-rezonans-goruntuleme-nedir">Manyetik Rezonans (MR)</a> veya<a href="https://www.memorial.com.tr/tani-ve-testler/bilgisayarli-tomografi-nedir-neden-ve-nasil-cekilir"> Bilgisayarlı Tomografi (BT)</a> gibi radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemelerde sonu&ccedil;ların &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; olması bir etkendir. Ancak radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml; sonu&ccedil;larında ileri aşınma olmasına rağmen sık sık ağrı yaşamayan, sosyal hayatı olumsuz etkilenmeyen hastalarda diz protezi tavsiye edilmemektedir.</p> <p>Bu şikayetler diz kıkırdağındaki aşınmanın artık son evreye geldiğinin belirtileridir. &Ouml;ncelikle diz şikayetleri yaşayan hastanın diz protezi tedavisine sıcak bakması gerekmektedir. Ailesinin veya yakınlarının ısrarıyla diz protezi ameliyatı olmaya karar veren hastalarda başarı oranı d&uuml;şebilmektedir.</p> <p>Diz protezine karar verirken hasta şikayetinin, muayene bulgalarının ve filmlerinin birbiriyle uyumlu olması gerekir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı &Ouml;ncesinde Yapılması Gerekenler Nelerdir?</strong></p> <ul> <li>Diz protezi ameliyatı &ouml;ncesinde hasta genel bir muayeneden ge&ccedil;irilmelidir. Hastanın genel sağlık durumu, mevcut şikayetleri ve bulgularına ilişkin bilgi edinilmesi i&ccedil;in hastanın tıbbi &ouml;yk&uuml;s&uuml;n&uuml;n alınması &ouml;nemlidir.</li> <li>Hastanın ek hastalıkları varsa bu hastalıklarla ilgili kontrollerinde yapılması gerekmektedir.</li> <li>Ameliyatı karar vermeden &ouml;nce hastanın diz hareket genişliği ile birlikte kas g&uuml;c&uuml;n&uuml; ve bacağın genel durumunu değerlendirmeye y&ouml;nelik fizik muayene yapılmalıdır. Dizdeki tahribatın şekil bozukluğunun derecesini belirtmek i&ccedil;in gerekli radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemelerin yapılması gerekir.</li> <li>Hastada enfeksiyon odağa olup olmadığı belirlenmelidir. Diş doktoru, dahiliye, cilt doktoru gibi bir &ccedil;ok branşın kontrol&uuml;nd&uuml;n ge&ccedil;tikten sonra hastanın ameliyata uygun olup olmadığına karar verilmelidir. &nbsp;</li> <li>Hastanın ameliyat g&uuml;n&uuml;nd&uuml;n &ouml;nce verilen &ouml;zel bir sabun veya şampuanla yıkanması istenir. V&uuml;cutta bulunan ve ameliyattan sonra enfeksiyona yol a&ccedil;abilecek mikropların tamamen uzaklaştırılması i&ccedil;in bu &ouml;nlem &ouml;nemlidir.</li> <li>Diz protezi ameliyatından &ouml;nce cerrahi işlemin uygulanacağı b&ouml;lgenin tıraşlanması ameliyat &ouml;ncesi yapılmaktadır.</li> <li>Ameliyattan ne kadar &ouml;nce yemek yenmesinin ve sıvı alınmasının kesilmesi konusunda doktor hastaya bilgi vermelidir. Ameliyatı ger&ccedil;ekleştirecek olan doktora, kullanılan ila&ccedil;ların listesinin verilmesi gerekir.</li> <li>Evde ihtiya&ccedil; olabilecek t&uuml;m ara&ccedil; gere&ccedil;ler hastanın rahatlıkla ulaşabileceği y&uuml;kseklikteki noktalara yerleştirilmelidir.</li> <li>Ev i&ccedil;inde y&uuml;r&uuml;rken hastanın ayağına takılabilecek eşyaların toparlanması gerekir.</li> <li>M&uuml;mk&uuml;nse evdeki oturma grubu, klozet, duş gibi alanlara kol&ccedil;ak eklettirilmelidir.</li> <li>İki katlı bir evde yaşanıyorsa yaşam alanı olarak alt katın tercih edilmesi ameliyat sonrası ilk d&ouml;nem i&ccedil;in &ouml;nemlidir.</li> </ul> <p><strong>Diz Protezinin &Ccedil;eşitleri Nelerdir?</strong></p> <p>Diz protezi yarım diz protezi ve total yani tam diz protezi olarak ikiye ayrılır.</p> <ul> <li>Yarım diz protezinde dizin bozuk olan bir kısmı (İ&ccedil; kısım veya dış kısım veya kapak kısımlarından birisi) değişmektedir.</li> <li>Tam diz protezi ya da total diz protezinde ise dizin bozuk olan 2 veya 3 kısmını aynı anda değişmektedir.</li> </ul> <p>Total diz protezinde de kendi i&ccedil;inde işlevine g&ouml;re farklılıklar bulunmaktadır. Arka &ccedil;apraz bağın korunması veya kesilmesi duruma bağlı olarak şekillerinde farklılıklar bulunabilmektedir. Dizindeki eğrilik miktarına, aşınmasının durumuna ve hareket kısıtlılığına g&ouml;re,bağ kesen veya bağ koruyan diz protezi kullanılacağına karar verilmektedir.</p> <p>Ancak diz protezlerinin ana yapısında kullanılan malzeme bakımından her iki diz protezi arasında bir farklılık bulunmamaktadır.</p> <p>Genel olarak kullanılan bu iki tip diz protezinin haricinde daha &ccedil;ok t&uuml;m&ouml;r cerrahilerinden sonra &ccedil;ocuklarda kullanılan b&uuml;y&uuml;yebilen yani ayarlanabilen protezler bulunmaktadır. &Ccedil;ocuklar b&uuml;y&uuml;me kemiğinde bulunan t&uuml;m&ouml;rler &ccedil;ıkartıldığında b&uuml;y&uuml;me devam ettiği i&ccedil;in bilgisayar destekli b&uuml;y&uuml;yebilen ayarlanabilen protezler kullanılır. &Ccedil;ocuğun gelişimi devam ettik&ccedil;e protezi ayarlanması sağlanır.</p> <p><strong>Diz Protezi Fiyatları Nedir?</strong></p> <p>&ldquo;Diz protezi fiyatları nedir?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi ameliyatı fiyatı nedir?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi fiyatı ne kadardır? Soruları merak edilen konuların başında gelmektedir.</p> <p>Diz protezi fiyatları cerrahi işlemde kullanılacak diz protezinin &ccedil;eşidine g&ouml;re farklılık g&ouml;sterebilmektedir. Yapılacak detaylı muayene ve tetkiklerin ardından ameliyatta hangi tip diz protezinin kullanacağı belirlenmelidir. Diz protezi ameliyatını ger&ccedil;ekleştirecek doktorun ve hastanenin fiyat politikasına g&ouml;re diz protezi ameliyatının fiyatı da değişebilmektedir. Hastanın diz protezi ameliyatından sonra hastanede ne kadar kalacağı gibi fakt&ouml;rler de diz protezi fiyatında farklılıklara neden olabilmektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Ka&ccedil; Saat S&uuml;rer?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı 45 dakika ile 1 saat ameliyat s&uuml;rmektedir. Ancak hastanın ameliyathaneye girmesi &ccedil;ıkması anestezi gibi işlemler de eklendiğinde 2-3 saat s&uuml;ren bir ameliyattır.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?</strong></p> <p>&ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası&rdquo; , &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası yapılması gerekenler nelerdir?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi sonrası&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir?&rdquo; gibi sorular merak edilen konuların başında gelmektedir.</p> <p>Farklı tip ve farklı &ccedil;eşit diz protezleri olmakla birlikte yerleştirilen implantın yani diz &nbsp;protezinin uzun &ouml;m&uuml;rl&uuml; olması isteniyorsa ameliyattan sonra uyulması gereken bazı kurallar bulunmaktadır.</p> <ul> <li>Her ne kadar diz protezi ameliyatından sonra diz ekleminin hareketi normale yakın olmakla birlikte, diz protezini zorlayacak tarzda uzun s&uuml;reli &ccedil;&ouml;melerek ger&ccedil;ekleştirilen işlerden uzak durulmalıdır.&nbsp;</li> <li>Namaz kılmaz veya bağdaş kurmak gibi hareketlerden ka&ccedil;ınılmalıdır.</li> <li>Hastaların alaturka tuvalet kullanmaları diz protezinin &ouml;mr&uuml;n&uuml; kısaltabilmektedir.</li> <li>Diz protezinin &ouml;mr&uuml;n&uuml; uzatmak i&ccedil;in aşınmayı hızlandıran fakt&ouml;rlerden uzak durmak gerekir. Şu andaki dizayn ve protez &ccedil;eşitleri hastanın doğru ve uygun şekilde egzersizlerini yapması kaydıyla, 120-130 dereceye kadar kıvırmaya izin vermektedir. Ancak namaz kılma pozisyonu ya da &ccedil;&ouml;melerek bağ bah&ccedil;e işleriyle uğraşmak gibi hareketler diz protezinin &ouml;mr&uuml;n&uuml; kısaltır.</li> <li>Y&uuml;r&uuml;mek, koşmak, y&uuml;zmek, tenis oynamak, bisiklet s&uuml;rmek gibi hareketler diz protezi ameliyatından sonra rahatlıkla yapabilir.</li> <li>Diz protezinin daha uzun &ouml;m&uuml;rl&uuml; olması isteniyorsa; d&uuml;zenli spor ve kilo kontrol&uuml;n&uuml;n sağlanması &ouml;nemlidir. &nbsp;</li> <li>Yarım diz protezi ameliyatlarında namaz kılma ya da diğer &ccedil;&ouml;melme harekeleri daha rahat yapılır. Ancak her hasta yarım diz protezi ameliyatı i&ccedil;in uygun olmayabilmektedir.</li> <li>Diz protezi ameliyatı olan hastaların daha sonra diş tedavisi olması durumunda veya farklı cerrahi m&uuml;dahale olacağı zaman doktorlarına diz protezi tedavisi g&ouml;rd&uuml;klerini s&ouml;ylemeleri &ouml;nemlidir.</li> </ul> <p>Hastalar diz protezi ameliyatı &ouml;ncesi &ldquo;Protez hayatımı kısıtlanacak mı?&rdquo; diye d&uuml;ş&uuml;nebilmektedir. Anacak tam tersi diz protezi hastaların hayatı daha rahat ge&ccedil;irmesi ve sosyal yaşam kalitesini artırmak i&ccedil;in yapılan bir işlemdir. Ameliyat sonrası egzersizlerini yapmayan, kilo sorunu yaşayan hastalar sorun yaşayabilmektedir. &nbsp;</p> <p><strong>Darbe, Travma veya Agresif Sporlar Diz Protezine Zarar Verebilir mi?</strong></p> <p>Diz protezi &ccedil;ok dayanıklı bir implattır. Travmaya bağlı olarak protezin zarar g&ouml;rmesi &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k bir ihtimaldir. Travma ve agresif sporlarda olabilecek şey protezin bağlı olduğu kemik dokuda kırık veya &ccedil;atlak olabilir. Bu durumda kırılan kemiğe tedavi yapmak gerekmektedir. Fakat kırık protezin gevşemesine neden oluyorsa &ccedil;ıkartılması ve yerine yenisinin konması gerekebilmektedir. &Ccedil;ok agresif sporlar ameliyat sonrası &ouml;nerilmemektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyat Sonrası Ağrı Yaşanır mı?</strong></p> <p>&ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası ağrı&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatından sonra ağrılar ne kadar s&uuml;rer?&rdquo;,&nbsp; &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası şiddetli ağrı yaşanır mı?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi sonrası ağrı&rdquo;, &ldquo;Diz protezi neden ağrı yapar?&rdquo; gibi sorular hastalar tarafından g&uuml;ndeme getirilmektedir.</p> <p>Diz protezi ameliyatı sonrasında ağrı yaşanabilmektedir. Diz protezi ameliyat &ouml;ncesi ve sonrası uygun dozda ila&ccedil;lar( epidural anestezi ya da damardan ağrı kesici ) verilerek yaşanan ağrı minimuma &ccedil;ekilmektedir. Hasta ameliyata hazırlanırken de ameliyat sonrası ağrı i&ccedil;in &ouml;zellikli ila&ccedil;lar verilebilmektedir. Yaşanan ağrı hastanın ağrı eşiği ve beklentisiyle de ilgilidir. Her kişinin ağrıya karşı verdiği tepki farklı olduğu i&ccedil;in ağrı ciddi sorun olarak g&ouml;r&uuml;lmemektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Bacak Ağrısı Yapar mı?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatından sonra cerrahiye bağlı diz b&ouml;lgesinde ağrı yaşanabilmektedir. Ama diz protezine bağlı sorunlar t&uuml;m bacakta ağrı olmamaktadır. Bel, kal&ccedil;a eklem sorunlarıgibi farklı rahatsızlıkların bacakta ağrıya neden olabileceği unutulmamalıdır. Ancak diz protezi ameliyatının &uuml;zerinden uzun zaman ge&ccedil;tikten sonra olmayan bir diz ağrısı yaşanmaya başladıysa protezle ilgili doktorla g&ouml;r&uuml;şmek gerekir. Protezde aşınma, yıpranma, enfeksiyon gibi sorunlar ağrıya neden olabilir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatından Sonra Ağrı Ne Kadar S&uuml;rer?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatından sonraki ilk 24 saat sonra diz ağrısı olabilmektedir ve ila&ccedil;lar ile minimum d&uuml;zeye &ccedil;ekilmektedir. Ağrı ameliyattan sonraki g&uuml;nlerde azalmaya başlar. Ameliyattan 2-3 hafta sonra dikişler alındıktan sonra hastalar i&ccedil;in &ccedil;ok az ağrılı d&ouml;nem başlamaktadır.Diz hareketlerinin rahat olduğu d&ouml;nem 4-6 hafta sonrasında olmaktadır.</p> <p><strong>Ameliyat Sonrası Beslenme Nasıl Olmalıdır?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı sonra beslenme nasıl olmalıdır? Sorusu hastalar tarafından sorulmaktadır. Diz protezi sonrası &ouml;zel olarak bir beslenme şekli bulunmamaktadır. Hastaların merak ettiği konuların başında &ouml;zellikle ortopedik hastalıklarla ilgili beslenmede sakatat tarzı beslenmenin iyi gelip gelmediği gelmektedir. Kollajen ve protein ağırlıklı beslenmenin iyileşmeyi hızlandırıp hızlandırmadığı sorusu da sık&ccedil;a g&uuml;ndeme getirilmektedir.</p> <p>Diz protezi ameliyatı sonrası hastalara tavsiyemiz kilo almamaya &ouml;zen g&ouml;stermelidir. Karbonhidrat i&ccedil;eren beslenme tarzından uzak durmak gerekir. Halk arasında sakatat tarzı veya protein ağırlıklı beslenmenin kemiği iyileştiren kemiğe takviye yaptığına inanılmaktadır ancak bunun tıbbi bir karşılığı hen&uuml;z mevcut değildir. Bu t&uuml;r beslenme kilo alımına zemin hazırlamaktadır. Yapılan &ccedil;alışmalar sakatat veya protein ağırlıklı beslenmenin iyileşme &uuml;zerinde hızlandırıcı bir etkisini ortaya koymamaktadır. Uzun vadede ise kilo alımına yol a&ccedil;tığı i&ccedil;in tam tersi zararı bile olabilmektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Ne Zaman Y&uuml;r&uuml;nebilir?</strong></p> <p>Hastaların en merak ettiği konuların başında diz protezi ameliyatından sonra ne zaman y&uuml;r&uuml;nebileceği ve diz protezi ameliyatı sonrası merdiven &ccedil;ıkma konusu gelmektedir. Hastaların yaşanacak s&uuml;re&ccedil;lerle ilgili bilgilendirmesi &ouml;nemlidir.</p> <ul> <li>Diz protezi ameliyatından sonra hasta aynı g&uuml;n veya bir g&uuml;n sonraki sabah ayağa kaldırılmaktadır. Ama&ccedil;ımız, hastanın protezle ağrısız y&uuml;r&uuml;mesidir. Hastanın konforunu artırmak istediğimiz i&ccedil;in olabildiğince hızlı bir şekilde hasta mobilize edilmelidir. Ameliyattan &ouml;nce hastanın kendisini bu duruma hazırlayabilmesi i&ccedil;in bilgi verilmelidir.</li> <li>Diz protezi ameliyatından sonra ilk y&uuml;r&uuml;y&uuml;şte hastanın baston kullanması &ouml;nerilmektedir. Uzun zamandır hareketsiz olan bir diz ameliyatla hareketli hale getirilmektedir. Hastaya bu s&uuml;re&ccedil;te tekrar y&uuml;r&uuml;menin &ouml;ğretilmesi gerekmektedir.</li> <li>Ameliyattan sonra y&uuml;r&uuml;menin mesafesi hastaya g&ouml;re değişmektedir. Buradaki sınır hastayla ilgilidir. Hastanın g&uuml;&ccedil; bulduğu kendisini iyi hissettiği mesafeyi y&uuml;r&uuml;mesine izin verilir.</li> <li>Diz protezi amaeliyattından 1 veya 2 g&uuml;n sonra hastanın merdiven &ccedil;ıkması sağlanır. Bu durum biraz da hastanın beklentisi ve isteğine bağlıdır. Ancak iki taraflı diz protezi yapılan ameliyatlarda hastanın ameliyattan 2 g&uuml;n sonrası merdiven &ccedil;ıkması beklenir.</li> <li>Koltuk değneği veye bastonun, dengeyi sağlamak i&ccedil;in kısa s&uuml;re kullanması tavsiye edilir.</li> <li>Ameliyattan 2 hafta sonra hastaların bastonu ve koltuk değneğini bırakması beklenmektedir.</li> <li>Hastalar ameliyattan 3 veya 4 g&uuml;n sonra evine g&ouml;nderilmektedir.</li> <li>Normal şartlar altında eve giden hastanın lavabo veya mutfak ihtiya&ccedil;larını kendisinin gidermesi daha sağlıklıdır. Ayrıca hasta yatağının a&ccedil;ılması ve s&uuml;rekli yatar pozisyonda kalınması uuygun değildir. Hastaya hizmet edilmesi mobilize olmasını zorlaştırabilir.</li> <li>Hastaların evlerine d&ouml;nd&uuml;kten sonra dışarı &ccedil;ıkmasında bir sakınca yoktur. Ama&ccedil; zaten hastanın mobilize olmasıdır.</li> </ul> <p><strong>İki Diz Protezi Aynı Anda Yapılabilir mi?</strong></p> <p>İki dizinde de sorun olan hastalara aynı anda diz protezi ameliyatı yapılabilmektedir. İki taraflı diz protezi ameliyatının en b&uuml;y&uuml;k avantajı tek ameliyatla sorunun giderilmesidir. Hasta ameliyat stresini iki defa yaşamamaktadır. İki dize tek taraflı diz protezi yapılması gerekiyorsa iki ameliyat arasında 3 ay gibi bir s&uuml;re konulmalıdır.</p> <p>Ancak tek ameliyatta iki diz protezinin bazı şartları bulunmaktadır.</p> <ul> <li>İki diz protezi ameliyatı genellikle 70 yaşın altında olan hastalarda uygulanmaktadır.</li> <li>Kilo sorunu yaşamayan ve ek hastalıkları olmayan kişilerde tercih edilebilir.</li> <li>İki taraflı diz protezi ameliyatından sonra yaşananların tek taraflı diz protezi ameliyatından &ccedil;ok farkı bulunmamaktadır. Hasta &ccedil;ok kilolu bir hastaysa merdiven &ccedil;ıkması 2 - 3 g&uuml;n&uuml; bulabilmektedir.</li> </ul> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatından Sonra Tam İyileşme Ne Zaman Olur?</strong></p> <ul> <li>Diz protezi ameliyatında hedef hastanın ayağa kalkması ise hasta ameliyattan hemen sonra ayağa kalkmaktadır. Bir veya iki g&uuml;n sonra merdiven &ccedil;ıkabilmektedir.</li> <li>Diz protezi ameliyatından sonra bastonsuz y&uuml;r&uuml;y&uuml;şler 2 hafta sonra ger&ccedil;ekleşmektedir.</li> <li>Y&uuml;r&uuml;y&uuml;ş ve egzersizler ameliyattan sonraki 6 aya kadar devam etmesi gerekir. &Ccedil;oğu hastada kaslar zaten zayıfladığı i&ccedil;in bu kasların egzersizlerle g&uuml;&ccedil;lendirilmesi gerekmektedir.</li> </ul> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatından Sonra Egzersizler Nasıldır?</strong></p> <p>&ldquo;Diz protezi egzersizleri&rdquo; , &ldquo;Diz protezi sonrası egzersizleri nelerdir?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası egzersiz hareketleri nelerdir?&rdquo;, &ldquo;Total diz protezi egzersizleri nelerdir?&rdquo;, &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası egzersizler&rdquo; gibi sorular merak edilen konuların başında gelmektedir.</p> <p>Diz protezi ameliyatından sonra hastanın y&uuml;r&uuml;mesi, merdiven &ccedil;ıkmasını sağlayacak uyluk &ouml;n&uuml; ve uyluk arkası adaleleri g&uuml;&ccedil;lendirecek basit egzersizler bulunmaktadır. Yastıkla bastırma, yastıkla sıkıştırma, d&uuml;z bacak kaldırma ve diz kıvırma gibi egzersizler faydalıdır. Bunların ameliyattan sonra d&uuml;zenli yapılması &ouml;nemlidir. &Ouml;zellikle diz kıvırmak i&ccedil;in s&uuml;rekli pasif hareket yaptıran CPM cihazları kullanabilir. Bu egzersizlerin ameliyattan sonra en az 6 ay -1 yıl arası yapılması gerekmektedir. Hasta bu egzersizleri yapabiliyorsa fizik tedaviye ihtiya&ccedil; olmayabilir ancak egzersizleri yapmayan ihmal eden hastalar i&ccedil;in fizik tedavi &ouml;nemlidir.</p> <p><strong>Kuadriseps Egzersizleri</strong></p> <ul> <li>Yatağın başına sırtınızı dayayarak oturun ve bacağınızı uzatın.</li> <li>Bacağınızın arka kısmını yatağa bastırın, bu sayede diz kapağınızı kal&ccedil;anıza doğru &ccedil;eken kasları sıkarak bekleme</li> <li>5 sn. bekledikten sonra bacağınızı serbest bırakın.</li> <li>Hareketi tekrarlı yapın.</li> <li>Sırt &uuml;st&uuml; yatar pozisyonda diz tam d&uuml;z olarak ayağının 30-40 cm kadar yukarı kaldırıp 5 sn beklenir, s&uuml;re dolduktan sonra tekrar yatak &uuml;zerine indirilir.</li> </ul> <p><strong>Oturarak diz b&uuml;kme egzersizi</strong></p> <ul> <li>Dizinizin altına yumuşak bir destek ya da rulo haline getirilmiş bir havlu yerleştirerek sandalyeye oturun.</li> <li>Bacağınızı havaya kaldırın ve 5&rsquo;e kadar sayın.</li> <li>Bacağınızı geri &ccedil;ekin ve 5 sn. &ouml;yle kalın.</li> <li>Hareketi tekrarlı yapın.</li> </ul> <p><strong>Diz Protezinin Alternatifi Var mıdır?</strong></p> <p>Diz protezinin birebir alternatifi bulunmamaktadır. Ancak diz protezi ameliyatı olmak istemeyen hastalar i&ccedil;in alternatif se&ccedil;enekler sunulabilmektedir. &nbsp;</p> <ul> <li>Fizik tedavi ve rahabilitasyon tedavisi</li> <li>Eklem i&ccedil;i enjeksiyonlar(Diz i&ccedil;i iğneler):Hyal&uuml;ronik asit enjeksiyonları, PRP, kortizonlu enjeksiyonlar gibi se&ccedil;enekler bulunmaktadır. Ancak bu enjeksiyonlar hastalarda belirli ve kısa s&uuml;reli bir s&uuml;re rahatlama sağlar.</li> </ul> <p>Erken d&ouml;nem aşınması olan hastalarda bu iğneler rahatlama sağlamaktadır. Bunun ge&ccedil;ici bir tedavi y&ouml;ntemi olduğu bilinmelidir. Ancak bu rahatsızlığın durumuna g&ouml;re değişmektedir. Ameliyat gereken hastalarda bu tedavilerle ancak kısa s&uuml;reli rahatlamalar sağlanabilmektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Malzemesi Nedir?</strong></p> <p>Diz protezleri İki metal alaşım ve bir ara sertleştirilmiş plastik olmak &uuml;zere &uuml;&ccedil; ana par&ccedil;adan oluşmaktadır. oluşmakDiz protezlerinin esas kısmı titanyum veya kobalt-krom-molibden metal alaşımından oluşmaktadır. Her iki kemik y&uuml;zeye metal alaşım uygulanmaktadır. İki metal arasına ise g&uuml;&ccedil;lendirilmiş plastik olan polietilenden ara par&ccedil;a konmaktadır.</p> <p><strong>Diz Protezinin Bakımı Var mıdır?</strong></p> <p>Diz protezinin ara&ccedil; bakımı gibi bir bakım prosed&uuml;r&uuml; yoktur. Ancak kullanılan protezin &ouml;mr&uuml;n&uuml; uzatmak i&ccedil;in yapılması gerekenler bulunmaktadır.</p> <ul> <li>Olası sorunların erken d&ouml;nemde belirlenebilmesi i&ccedil;in rutin doktor kontrolleri ihmal edilmemelidir. &nbsp;</li> <li>Kilo kontrol&uuml; sağlanmalıdır. Kilo alınmaması hatta kilo verilmesi ile aslında proteze &ccedil;ok iyi bir bakım yapılmış olmaktadır. &nbsp;</li> <li>D&uuml;zenli egzersizlerin yapılması gerekmektedir.</li> </ul> <p><strong>Diz Protezinde Gevşeme Belirtileri Nelerdir?</strong></p> <p>Genellikle protezin kemikten gevşemesinde neden kemiğin protezi bırakmasıdır. Protez gevşemesinin nedeni enfeksiyon kaynaklı olabildiği gibi enfeksiyon dışı kemik protez arasında ayrışmadan kaynaklanabilmektedir. &nbsp;</p> <p>Protez gevşemesinin belirtileri şu şekilde sıralanabilir;</p> <ul> <li>Protez gevşek ise ilk belirti ağrıdır. Erken d&ouml;nemde hasta ayağının &uuml;zerine bastığında ağrı oluşmaktadır. Daha sonra ki d&ouml;nemlerde ise bu ağrı yatarken de yaşanabilmektedir.</li> <li>Hareket ederken daha &ouml;nce olmayan seslerin gelmeye başlaması protezin gevşeme belirtisi olabilir.</li> <li>Bacak şeklinin değişmeye başlaması protezin gevşediğine işaret edebilir. X bacak, O bacak gibi şekil değişikliği yaşanabilir.</li> <li>Bacakta daha &ouml;nce rahatlıkla yapılabilen kıvırma hareketlerinin yapılamaması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasındadır. &nbsp;</li> </ul> <p>Ancak yapılan araştırmalarda ameliyattan sonraki ilk 10 yıllık periyodda hastaların ortalama y&uuml;zde 3-10 &rsquo;luk bir b&ouml;l&uuml;m&uuml;nde protez gevşemesi yaşandığı g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.</p> <p><strong>Diz Protezinin Sabitlenmesinde Farklı y&ouml;ntemler var mıdır?</strong></p> <p>Diz protezin kemiğe sabitlenmesinde iki yol bulunmaktadır.</p> <ul> <li>Kemikle protez arasına &ccedil;imento denilen yapışkan madde yerleştirilir. Bu madde ısındığı zaman sertleşerek taşlaşır.</li> <li>Diz protezinin kemiğe sabitlenmesinde ikinci y&ouml;ntem ise &ccedil;akmak yoluyla sıkıştırarak yapılır. &Ccedil;akarak sıkıştırma tekniğiyle yapılan sabitleme y&ouml;ntemin sonu&ccedil;ları hala &ccedil;ok iyi seviyelere ulaşmadığı g&ouml;r&uuml;lmektedir.</li> </ul> <p><strong>Protez Gevşediğinde Değiştirilmeli midir?</strong></p> <p>Protezin gevşediği durumlarda hastada şikayet oluşturuyorsa değiştirilmesi gerekmektedir. Protez gevşemesi yaşandığı zaman tamir s&ouml;z konusu değildir. Protezin &ccedil;ıkartılıp yenisinin konulması gerekmektedir.</p> <p><strong>Diz Protezinde Enfeksiyon Belirtileri Nelerdir?</strong></p> <p>&ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası enfeksiyon belirtileri nelerdir?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi enfeksiyonu nedir?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi ameliyatı sonrası enfeksiyon tedavisi nasıldır?&rdquo; , &ldquo;Diz protezi enfeksiyonu belirtileri tedavi y&ouml;ntemleri nelerdir?&rdquo; gibi sorular merak edilen konuların başında gelmektedir.</p> <p>Diz protezi ameliyatlarında en sık karşılaşılan sorunlardan birisi de enfeksiyondur. Her cerrahi işlemde olduğu gibi protez cerrahisinde de enfeksiyonlar yaşanabilir.</p> <p>Diz protezi ameliyatı enfeksiyon belirtileri şu şekilde sıralanabilir.</p> <p>Ameliyattan kısa s&uuml;re sonra ortaya &ccedil;ıkan enfeksiyon belirtileri</p> <ul> <li>Hastada olmayan yeni ağrının yaşanması. Bu ağrıların &ouml;zelliği hastanın hareket halindeyken var olmakla birlikte en &ccedil;ok istirahatteyken ortaya &ccedil;ıkan ağrılar olmasıdır. Protezin gevşemesi halinde de ağrı yaşanabilmektedir ancak enfeksiyon ağrısı istirahat halindeyken ortaya &ccedil;ıkar.</li> </ul> <ul> <li>Şişme</li> <li>Kızarıklık</li> <li>Ateş</li> <li>Hastada &uuml;ş&uuml;me titreme</li> </ul> <p>Bu belirtiler genellikle akut denilen hızlı gelişen enfeksiyonlarda g&ouml;r&uuml;len belirtilerdir. Bu belirtiler cerrahi işlemden kısa s&uuml;re ortaya &ccedil;ıkar.</p> <p>Diz protezi ameliyatından hemen sonra ortaya &ccedil;ıkmayan ancak uzun s&uuml;re sonra yaşanan kronik enfeksiyon belirtileri de bulunmaktadır. Bu hastalarda ateş, kızarıklık, akıntı, şişlik yaşanmamaktadır. Protezin kemiği yavaş yavaş bırakmasıyla ortaya &ccedil;ıkan sorunlardır. Protez ameliyatından yıllar sonra yaşanabilir.</p> <p>Diz protezi ameliyatından sonra yaşanan enfeksiyonlarda iki tedavi y&ouml;ntemi bulunmaktadır. &nbsp;Erken d&ouml;nem enfeksiyonlarda tedavi temizlik, ara par&ccedil;a değişimi ve antibiyotikle tedavi yoluna gidilir. Sonu&ccedil; alınamazsa veya ge&ccedil; enfeksiyonda ise &nbsp;protezin değiştirilmesi gerekmektedir.</p> <p><strong>Enfeksiyon Ameliyattan Sonra Hangi D&ouml;nemde Ortaya &Ccedil;ıkmaktadır?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatından sonra enfeksiyon sorunu genellikle ilk 3 ayda ortaya &ccedil;ıkmaktadır. Ayrıca ge&ccedil; d&ouml;nemde de enfeksiyon g&ouml;r&uuml;lebilmektedir.</p> <p><strong>V&uuml;cudun Protezi Kabul Etmemesi Gibi Bir Durum Yaşanır mı?</strong></p> <p>Metal alerjisi olan, y&uuml;z&uuml;k ya da kolye takamayan, taktığında cilt alerjisi olan kişilerde bu t&uuml;r protezleri yapmamak gerekebilir. Onlarda seramik protezler kullanılabilir. Ama metal alerjisi olanlar haricinde protezi v&uuml;cudun kabul etmemesi gibi bir durum yoktur. Genellikle protez enfeksiyonlarını, yanlış olarak protezi v&uuml;cudun kabul etmemesi olarak değerlendirildiği g&ouml;r&uuml;lmektedir. Diz protezi ameliyatlarından sonra bağışıklık sistemi baskılayıcı ila&ccedil;lar kullanılmamaktadır.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Olanlar MR ve BT &Ccedil;ektirebilir mi?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı olanların Manyetik Rezonans (MR) ve Bilgisayarlı Tomografi (BT) &ccedil;ektirip &ccedil;ektiremeyeceği merak konusudur. Son 20 yılda kullanılan diz protezlerinin hepsi MR ve BT gibi radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemelerin &ccedil;ekilmesine uyumludur.</p> <p><strong>Diz Protezi Yerinden &Ccedil;ıkar mı?</strong></p> <p>İhtimal &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k olmakla birlikte diz protezi yerinden &ccedil;ıkabilmektedir. &Ouml;zelikle ge&ccedil;irilen kazalarla veya diz &uuml;zerine d&uuml;şme ile olabilir. &Ccedil;oğu &ccedil;ıkma olarak tarif edilen durum aslında iki metal birbirine s&uuml;rt&uuml;nmesin diye araya konulan sıkıştırılmış plastiğin aşınmasıdır. Aradaki plastik materyal aşındığında bu kısmın değiştirilmeside m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Varis &Ccedil;orabı Kullanılır mı?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyattan sonra pıhtı sorunu yaşanmaması i&ccedil;in ameliyattan 3 hafta sonrasına kadar varis &ccedil;orabı kullanılır. Bununla birlikte kan sulandırıcı ila&ccedil;larda kullanılmaktadır. 3 hafta sonra varis &ccedil;orabının ve kan sulandırıcı ila&ccedil;ların kullanmasına gerek olmayabilir.</p> <p><strong>Diz Protezi Dikiş Alınması Acılı mıdır?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatlarında genellikle eriyen dikişler kullanılmaktadır. Bu y&uuml;zden dikiş almaya gerek bulunmamaktadır. Nadir de olsa eriyen dikişin kullanılmadığı durumlarda gerekirse lokal anestezik ila&ccedil;lar eşliğinde dikişler alınırken hasta her hangi bir acı hissetmemektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Sonrası Dizde Isı Artışı Olur mu?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatından sonra dizde ısı artışı yaşanabilir. İlk g&uuml;nlerde &ccedil;ok y&uuml;r&uuml;yen efor sarf eden hastalarda da diz b&ouml;lgesinde &ouml;dem olabilir ama bu hafif ısı artışına neden olabilir. Ancak &ouml;zellikle enfeksiyon gelişen hastalarda, şişlik ve kızarıklıkla birlikte lokal b&ouml;lgede ısı artışı g&ouml;r&uuml;lebilir. Dokunduğunda sıcaklık elle hissedilebilir. Bu ısı artışı enfeksiyon işareti olabilir.</p> <p><strong>Diz Protezi &Ouml;mr&uuml; Ne Kadardır?</strong></p> <p>&ldquo;Diz protezi &ouml;mr&uuml; ne kadardır&rdquo;, &ldquo;Diz protezi &ouml;mr&uuml;&rdquo; , &ldquo;Diz protezi ka&ccedil; yıl dayanır?&rdquo; gibi sorular hastalar tarafından merak edilen konular arasındadır.</p> <p>Diz protezinden &ccedil;ok diz protezinin i&ccedil;indeki sıkıştırılmış &ouml;zel plastik materyalin bir &ouml;mr&uuml; bulunmaktadır. Yeni nesil protezlerin &ouml;mr&uuml; 25 yıla kadar olabilmektedir. Ama burada hastanın protezi nasıl kullandığı ve kurallara uyup uymadığı &ouml;nemlidir. Diz protezi ameliyatı olanlar; d&uuml;zenli egzersiz yaparsa ve kilo kontrol&uuml;n&uuml; sağlarsa protezin &ouml;mr&uuml; &ccedil;ok daha uzun olabilir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ka&ccedil; Yaşında Takılır?</strong></p> <p>Diz protezi yaş sınırı bulunmamaktadır. Diz protezi ameliyatı olacak hastalar i&ccedil;in &ouml;zellikle bir kilo ya da yaş sınırı yoktur. Eskiden belli bir yaşın &uuml;zerindeki insanlara protez takılması gibi bir yaklaşım vardı ancak g&uuml;n&uuml;m&uuml;zde protezi yenilemek daha kolay olduğu i&ccedil;in bu yaklaşım tartışmalı duruma gelmiştir. Protez cerrahisi aslında bir konfor tedavisidir. Hastanın şikayetleri muayene bulguları, radyolojik g&ouml;r&uuml;nt&uuml;lemeler protezi gerektiriyorsa protez uygulanması gerekebilir. Gen&ccedil; yaştaki hastalarda romatizmal hastalıklardan kaynaklı protez ameliyatı g&uuml;ndeme gelmektedir. Anacak her kıkırdak aşınması yaşayan hastaya da protez uygulanmamaktadır. Protez cerrahisi m&uuml;mk&uuml;nse en son &ccedil;are olmalıdır. Diz protezi aslında bir&ccedil;ok tedavi y&ouml;nteminin uygulanıp başarılı olunmadığı durumlarda son &ccedil;are olarak g&uuml;ndeme gelmektedir. &nbsp;</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Lokal Anestezi İle Yapılabilir mi?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı lokal anestezi ile yapılmamaktadır. Genel anestezi ya da epidural-spinal(belde uyuşturma) anestezi ile yapılmaktadır.</p> <p><strong>Diz Protezi Sonrası &Ouml;dem Yaşanır mı?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı olanlarda ameliyat b&ouml;lgesinde &ouml;dem ve şişlik olabilmektedir. Şişlik b&uuml;t&uuml;n bacakta değil sadece ameliyat b&ouml;lgesinde meydana gelir. G&uuml;nler i&ccedil;inde şişlik ve &ouml;dem yavaş yavaş geriler. Ameliyattan sonra 3 hafta i&ccedil;inde şişlik ve &ouml;dem ge&ccedil;mektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Kırılır mı?</strong></p> <p>Diz protezi metal alaşım olduğu i&ccedil;in kırılması &ccedil;ok zordur. Ancak travma halinde kemiği tuttuğu yerdeki kemik kırılabilir. Zayıf halka protez değil kemiktir. Diz protezini oluşturan metal alaşımın arasındaki baskılanmış plastik kısım kırılmaz ama zamanla aşınabilir.</p> <p><strong>Diz Protezi Takıldıktan Sonra Hasta Ne Gibi Sorunlar Yaşayabilir? </strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı olanlarda beklene sorunlar şunlardır</p> <ul> <li>Ge&ccedil;meyen ağrı. Bu ağrılar enfeksiyon veya gevşemenin habercisi olabilir</li> <li>Hareket zorluğu</li> <li>Şişlik</li> <li>Kızarıklık</li> </ul> <p>Bu belirtiler sorunların g&ouml;stergelidir. Hastaların b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;oğunluğunda bu sorunların hi&ccedil;biri g&ouml;r&uuml;lmemektedir.</p> <p><strong>Diz Protezi Yerine K&ouml;k H&uuml;cre Tedavisi Uygulanabilir mi?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı ile k&ouml;k h&uuml;cre tedavisi birbirinin alternatifi değildir. Genel anlamda d&uuml;nyada kabul g&ouml;ren uygulama 60 yaş sonrası hastalara k&ouml;k h&uuml;cre tedavisi uygulanmamaktadır. Yeterli sayıda ve kalitede k&ouml;k h&uuml;cre elde edilmesi bu yaş grubunda olduk&ccedil;a zordur. Diz protezi gereken hastalarda eklemin bir&ccedil;ok b&ouml;l&uuml;m&uuml; bozuktur. K&ouml;k h&uuml;cre uygulaması daha &ccedil;ok dizin sadece bir kısmında kıkırdak hasarı varsa diğer kısımlar sağlamsa tercih edilmektedir. K&ouml;k h&uuml;crenin tedavi mantığı ile diz protezinin tedavi mantığı aynı değildir. Ancak diz protezi ameliyatı olamayacak hastalarda Hyal&uuml;ronik asit enjeksiyonları gibi enjeksiyonlar yapılabilir ama &ccedil;oğu zaman k&ouml;k h&uuml;cre tercih edilmeyebilir. K&ouml;k h&uuml;cre tedavisi sınırlı kıkırdak hasarlarında uygulanabilir. Diz protezine uygun hastalarında eklem ve kıkırdak hasarı &ccedil;ok fazladır.</p> <p><strong>Diz Protezi Yerine Kıkırdak Nakli Yapılabilir mi?</strong></p> <p>Diz protezi yerine kıkırdak nakli yapılamamaktadır. Kıkırdak nakli &ccedil;ok daha k&uuml;&ccedil;&uuml;k alanlar i&ccedil;in uygulanan bir tedavi se&ccedil;eneğidir. Diz protezinde hastanın hasarlı alanı &ccedil;ok daha fazladır. Gen&ccedil; hastalarda yarım diz protezi yerine kıkırdak nakli yapılabilir. Ancak tam diz protezlerinin alternatifi kıkırdak nakli değildir.</p> <p><strong>Diz Protezi Ameliyatı Riskleri Nelerdir?</strong></p> <p>Diz protezi ameliyatı karar vermeden &ouml;nce hastanın; dahiliye, kardiyoloji gibi tetkikleri yapılarak ek bir rahatsızlığının bulunup bulunmadığı kontrol edilir. Hastanın ek şikayetleri veya sorunları değerlendirildikten sonra ameliyata karar verilir. B&uuml;t&uuml;n cerrahi işlemlerin riskleri bulunmaktadır. Diz protezi ameliyatının kendine has riskleri vardır.</p> <ul> <li>Enfeksiyon diz protezi ameliyatlarında en sık g&ouml;r&uuml;len ve istenmeyen risklerin başında gelmektedir.</li> <li>Toplardamarlarda pıhtı oluşma riski:Bunun oranı y&uuml;zde 1&rsquo; den daha azdır. Pıhtı oluşmasın diye hasta ameliyattan sonra hemen ayağa kaldırılır ve egzersizlere başlanır. Ayrıca &ouml;zel bir cihazla toplardamarlar &ccedil;alıştırılır. Kan sulandırıcı ila&ccedil;lar ve varis &ccedil;orapları ile pıhtı oluşmasının &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmektedir.</li> <li>Protezin aşınması sorunu uzun vadede yaşanabilecek riskler arasındadır.</li> </ul>

Tüm Tedavi Yöntemleri
Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al