Yükleniyor

Gırtlak Kanseri Nedir? Gırtlak Kanseri Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Gırtlak kanseri, boğazda veya gırtlakta gelişen kanseri ifade eder. Boğaz, burnun arkasında başlayarak ve boyunda biten kaslı bir tüp şeklindedir. Boğaz kanseri olarak da tanımlanan gırtlak kanseri, çoğunlukla boğazın iç kısmında yer alan hücrelerde başlayabilir. Tütün ve alkol kullanımının en büyük risk faktörü olduğu gırtlak kanserinin ilk ve en önemli belirtisi belirgin bir şekilde ortaya çıkan ses kısıklığıdır. Ses kısıklığına ayrıca yutma güçlüğü, öksürük, kilo kaybı, nefes darlığı, kulak ağrısı ve ağız kokusu eşlik eder.

İçindekiler

Gırtlak Kanseri Nedir?

Boyun kanseri olarak da bilinen gırtlak kanseri, boğazda ses tellerinin olduğu bölgede oluşarak kötü huylu kitleler olarak ortaya çıkan kanser türüdür. Boğaz kanseri genellikle gırtlakta yer alan glottis bölgesinde meydana gelir. Aynı zamanda tıbbi alanda gırtlak, larenks olarak isimlendirilir. Larenks kanseri olarak da isimlendirilen gırtlak kanseri, sık görülen kanser türleri arasında yer alır.

Gırtlak kanserinde kişi ilk olarak ses kısıklığıyla karşılaşır. Ses kısıklığı, gırtlak kanserinin en belirgin semptomudur. Ses kısıklığının yanında yutma güçlüğü, öksürük, boğaz ağrısı, kilo kaybı, nefes darlığı, kulak ağrısı ve ağız kokusu da gırtlak kanserinin bilinen belirtileri olarak kabul edilir. 

Sigara tüketimi, cinsiyet, yaş, genetik, beslenme tarzı ve zararlı kimyasallara maruz kalmak gırtlak kanserine yol açabilecek risk faktörleridir.  

Gırtlak Kanseri Neden Olur?

Gırtlak kanserine neden olan başlıca faktör sigara ve alkol tüketimidir. Sigara ve alkol, gırtlak olarak bilinen larenks hücrelerine zarar vererek kanserli tümörler ortaya çıkarır. Sigara ve alkolün dışında HPV virüsü, yaş, cinsiyet, genetik, baş-boyun kanseri geçmişi ve zararlı kimyasallara maruz kalmak da gırtlak kanserini tetikler. 

Gırtlak kanserine yol açan temel faktörler şöyledir:

  • Sigara-alkol tüketimi 
  • HPV virüsü
  • Yaş 
  • Cinsiyet
  • Genetik
  • Baş-boyun kanseri geçmişi
  • Zararlı kimyasallara maruz kalmak
  • Beslenme tarzı

Sigara ve alkol kullanımı

Sigara ve alkol kullanımı gırtlak kanseri riskini artıran en önemli risk faktörlerinin başında gelir. Tütün ürünü ve alkolün kullanım miktarı ve kullanılan yıl ne kadar fazlaysa risk faktörü de aynı oranda yükselir. Günde 25 taneden fazla sigara kullanan veya 30 yıldan fazla süredir sigara içenlerin, sigara içmeyenlere göre gırtlak kanseri gelişme olasılığı yaklaşık 40 kat daha fazladır. Aynı şekilde uzun süredir ve düzenli alkol kullananlar alkol kullanmayanlara göre 3 kat daha fazla risk altındadır.

Gırtlak kanserinin de içinde bulunduğu baş boyun kanserlerinin büyük bir çoğunluğunu nedeni sigara kullanımıdır. Sigara veya tütün ürünü kullanmayın sürekli olarak dumanına maruz kalan kişilerin de gırtlak kanseri olma riski artmaktadır.

Cinsiyet

Erkeklerin gırtlak kanseri olma riski kadınlara oranla 4-5 kat daha fazladır. Ancak son yıllarda kadınlar arasında sigara kullanımının yaygınlaşması gırtlak kanserinin kadınlarda da sık görülmesine yol açmıştır.

Genetik faktörler

Ailesinde baş boyun kanseri veya gırtlak kanseri geçmişi olan kişilerde gırtlak kanseri gelişme riski olmayanlara oranla daha fazladır.

Yaş

Birçok kanser türünde olduğu gibi gırtlak kanserinde de ilerleyen yaş en önemli risk faktörleri arasındadır. Gırtlak kanseri 40 yaş altında nadir görülmektedir.

Beslenme tarzı

Kırmızı et, işlenmiş gıda veya kızarmış yiyecekleri fazla tüketenlerde gırtlak kanseri gelişme riski daha fazladır. Aynı zamanda A ve E vitamininden eksik beslenmenin de gırtlak kanseri nedeni olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır. Akdeniz diyeti olarak bilinen taze meyve ve sebze ağırlıklı beslenmek yeteri miktarda A ve E vitamini almak gırtlak kanseri riskini azaltabilir.

HPV virüsü

Daha çok cinsel yolla bulaşan ve kadınlarda genital siğil, rahim ağzı ve vajina kanserine neden olan HPV (Human papilomavirus enfeksiyonu) virüsünün gırtlak kanserine neden olabileceğini gösteren bilimsel çalışmalar bulunmaktadır. HPV yaygın bir enfeksiyondur ve çoğu insanda herhangi bir soruna neden olmadan kendi kendine geçebilmektedir.

Zararlı maddelere maruz kalmak

Meslekten kaynaklanan bazı zararlı veya kimyasal maddelere uzun süre maruz kalmak gırtlak kanseri nedeni olabilmektedir. 

Bu zararlı kimyasalla şöyle sıralanabilir:

  • Talaş
  • Kurum veya kömür tozu
  • Boya dumanı
  • Boya üretimi ve kozmetik ürünler gibi birçok endüstride kullanılan formaldehit
  • Nikel
  • Temizlik çözücü olarak kullanılan iziopropil alkol
  • Sülfürik asit sisi
  • Asbest
  • Kötü ağız hijyeni ve reflü hastalığı da gırtlak kanseri nedeni olabilmektedir.

Gırtlak Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Gırtlak kanserinde görülen yaygın belirtiler, 3 haftadan uzun süren ses kısıklığı, yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, nefes darlığı, kanlı öksürük, boyunda şişlik veya kitle, kulak ağrısı ve ağız kokusudur.

Gırtlak kanseri belirtileri genel olarak şunlardır:

  • Aniden ortaya çıkan ses kısıklığı
  • Yutkunma sırasında güçlük ve ağrı
  • İnatçı boğaz ağrısı ve öksürük
  • Nefes darlığı ve nefes alırken hırıltı
  • Boyunda şişlik veya kitle oluşması
  • Kulak ağrısı
  • Kan tükürme
  • Kilo kaybı
  • Ağız kokusu

3 haftadan uzun süren ses kısıklığı

Ses kısıklığı gırtlak kanserinin en sık rastlanan ilk belirtisidir. Kanserin ses telleri olarak bilinen glottise ulaşması sonucu teller zarar görür ve seste belirgin bir değişim yaşanır. Ancak ses kısıklığının tek nedeni gırtlak kanseri değildir. Larinks iltihabı da denilen akut larenjit, çok fazla bağırmak, sigara kullanımı, reflü, burun akıntısı, alerji, tiroid problemleri, yaşlılık gibi birçok neden ses kısıklığına yol açabilir. Ses kısıklığının yanında se tonundaki ani değişimlere de dikkat edilmelidir.

Yutma güçlüğü

Yutma güçlüğü farklı şekillerde tarif edilebilir. Boğaza yapışmış bir kırıntı hissi, yemekleri tamamen yutamamak, yutma sırasında ağrı veya yanma hissi, yemeğin boğaza yapışıyor gibi hissedilmesi yutma sorunları olarak tarif edilebilir.

Yaşanan her yutma güçlüğü gırtlak kanserinin belirtisi değildir. Striktür olarak bilinen yemek borusunun zararsız daralması da yutma güçlüğüne neden olabilmektedir. Ancak ilerlemiş gırtlak tümörlerinin de yutma güçlüğüne neden olabileceği unutulmamalıdır.

Kilo kaybı

Kontrolsüz kilo kaybı sadece gırtlak kanserinin değil birçok kanserin belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir. Gırtlak kanserinin ilerlemiş evrelerinde daha fazla görülmektedir. Kontrolsüz şekilde kısa sürede 4-5 kilo verildiği durumlarda rutin kontrollerin yaptırılması hayat kurtarıcı olabilmektedir.

Nefes darlığı

Nefes darlığı veya hırıltılı nefes alma da gırtlak kanserinin belirtileri arasındandır. Özellikle giderek ilerleyen tarzda hırıltılı solunum ve nefes darlığı olması durumunda gırtlak kanseri akla gelir.

Bu belirtilerin birçoğu kanser dışı sağlık sorunlarından da kaynaklanabilir. Özellikle uzun yıllar sigara ve alkol kullanan kişilerde benzer belirtiler ortaya çıkabilir.

Kanlı öksürük 

Boğaz ve ses tellerinin zarar görmesi aynı zamanda öksürük belirtisine de neden olabilir. Bu öksürük kanlı bir şekilde meydana gelebilir.

Boyunda şişlik veya kitle

Gırtlak kanseri, boyun bölgesini de olumsuz etkileyebilir. Boynun yan tarafında kitle veya şişlik görülmesi normal bir durum sayılabilirken aynı zamanda gırtlak kanserinin işareti de sayılabilir.

Gırtlak Kanseri (Larinks) Türleri Nelerdir?

Gırtlak kanseri (larinks) türleri, tümörün gırtlak bölgesini oluşturan anatomik katmanların hangisinde başladığına ve kanserleşen hücrenin histolojik yapısına göre sınıflandırılır. Tıbbi adı larinks olan bu organın iç yüzeyini döşeyen hücrelerden köken alan kanserler, yerleşim yerlerine göre şu başlıklar altında incelenir;

  • Glottik Kanserler (Ses Teli Kanseri): Doğrudan ses tellerinin üzerinde başlayan ve larinks kanserlerinin en sık görülen türü olan tümörlerdir. Ses tellerinde başladığı için erken dönemde ses kısıklığı ile kendini belli eder.
     
  • Supraglottik Kanserler: Ses tellerinin üst kısmında kalan, epiglot adı verilen kıkırdak dokuyu da kapsayan bölgede gelişen larinks tümörleridir. Bu bölgedeki tümörler genellikle ilk evrelerde belirgin bir ses kısıklığı yapmaz; boğazda takılma hissi ve yutma güçlüğü ile ortaya çıkabilir.
     
  • Subglottik Kanserler: Ses tellerinin alt sınırından başlayarak soluk borusuna (trakea) kadar uzanan bölgede yerleşen, nispeten daha nadir görülen larinks tümörleridir. Belirti verdiğinde genellikle nefes darlığı ve hırıltılı solunum ön plandadır.

Ayrıca hücre tipine göre gırtlak kanserlerinin yaklaşık %95'i yassı hücreli karsinom olarak sınıflandırılırken, mukus üreten bezlerden köken alan adenokarsinomlar ve çok daha nadir görülen sarkomlar da mevcuttur.

Gırtlak Kanseri Kimlerde Daha Sık Görülür?

Gırtlak kanseri, uzun yıllar boyunca yoğun tütün ürünü kullanan ve düzenli olarak alkol tüketen orta-ileri yaş grubundaki erkek bireylerde istatistiksel olarak çok daha sık görülür. Larinks dokusunun hücresel yapısını bozarak kanser gelişimini tetikleyen temel risk grupları ve yatkınlığı olan kişiler şunlardır;

  • Yoğun Sigara ve Tütün Kullanıcıları: Günde bir paketten fazla sigara içen veya uzun yıllardır tütün ürünlerine maruz kalan kişilerde larinks kanseri riski, içmeyenlere oranla yaklaşık 40 kat daha fazladır.
     
  • Düzenli ve Aşırı Alkol Tüketenler: Alkol, gırtlak bölgesindeki mukoza hücrelerini tahriş ederek kanserojen maddelerin emilimini kolaylaştırır ve larenks kanseri riskini doğrudan 3 kat artırır.
     
  • İleri Yaştaki Erkekler: Gırtlak kanseri genellikle 40-50 yaşın üzerindeki bireylerde teşhis edilir ve erkeklerde kadınlara oranla yaklaşık 4 ila 5 kat daha sık ortaya çıkar.
     
  • Zararlı Kimyasallara ve Tozlara Maruz Kalanlar: Mesleki olarak asbest, talaş, kömür tozu, formaldehit, boya dumanı ve sülfürik asit sisine uzun süre maruz kalan endüstri çalışanları yüksek risk altındadır.
     
  • HPV (Human Papillomavirus) Enfeksiyonu Olanlar: Özellikle belirli yüksek riskli HPV suşlarına sahip bireylerde baş-boyun ve larenks bölgesinde tümör gelişme eğilimi artmaktadır.
     
  • Kronik Reflü Hastaları ve Kötü Ağız Hijyenine Sahip Olanlar: Mide asidinin sürekli olarak yukarı kaçması larenks dokusunda kronik tahrişe yol açarak kanserleşme zeminini hazırlayabilir.

Ses Kısıklığı Ne Zaman Gırtlak Kanseri Belirtisi Olabilir?

Herhangi bir soğuk algınlığı, enfeksiyon veya ses zorlaması olmaksızın ortaya çıkan ve 3 haftadan uzun süren inatçı ses kısıklığı, doğrudan bir gırtlak kanseri (larinks) belirtisi olabilir. Ses tellerinin üzerinde yerleşen larenks tümörleri, tellerin normal titreşim hareketini ve kapanma mekanizmasını bozarak seste çatallanma, kabalaşma veya kısılma meydana getirir.

Eğer ses tonundaki bu değişim dinlenmeyle, ses istirahatiyle veya basit enfeksiyon tedavileriyle düzelmiyorsa, zaman kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır. Özellikle bu duruma yutkunurken zorlanma, boğazda kulağa vuran ağrı, geçmeyen öksürük veya açıklanamayan kilo kaybı eşlik ediyorsa, larinks bölgesinin endoskopik yöntemlerle incelenmesi önemlidir.

Gırtlak Kanseri Teşhisi Nasıl Yapılır?

Gırtlak kanserinin erken teşhisi tedavide önemli avantajlar sağlar. Belirtilerden bir veya daha fazlası olan kişilerin zaman geçirmeden uzman bir kulak burun boğaz doktoruna gitmeleri hayati önem taşımaktadır.

Gırtlak kanserinin teşhis süreci şöyle işler:

Doktor muayenesi: Gırtlak kanserini teşhisinde doktor muayenesi hastalık hakkında fikir verebilmektedir. Doktor muayenede; sigara, alkol kullanımı gibi yaşam tarzı ve mesleki risk faktörlerini değerlendirir. Gırtlak kanserinde boğazda yumru şeklinde bir şişlik olabileceği için doktor fiziki muayene yapacaktır. Fiziki muayenede doktor; yanaklar ve dudaklar dahil olmak üzere ağzın iç kısmında topaklar veya şişlik hissi, ağız tabanı, boğazın arkası ile burun ve kulakları inceler. Gırtlak kanseri teşhisini netleştirmek için bir takım testler ve görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir.

Nazendoskopi: Doktorun gırtlak ve boğazı daha iyi görebilmesi için kullandığı bir tür endoskopidir. Ucunda ışık ve küçük bir kamera bulunan esnek bir tüp ile hastanın burun deliklerinden girilerek gırtlakta anormal bir yapı varlığı incelenir. Nazendoskopi işlemi öncesi ön hazırlık yapmaya gerek yoktur.

Laringoskopi: Nazendoskopi işlemiyle gırtlağın yeterince incelenemediği durumlarda veya şüpheli bir oluşum belirlendiğinde uygulanmaktadır. Laringoskop işleminde kullanılan endoskop daha uzundur ve işlem ağız yoluyla gerçekleştirilmektedir. Laringoskop öncesi kan sulandırıcı ilaçların kullanılması kesilebilir. İşlem genellikle genel anestezi altında gerçekleştirilmektedir. 

Video Laringostroboskopi: Genel anesteziye uygun olmayan hastalarda veya ses tellerinde ortaya çıkan tümörlerin teşhisinde uygulanabilmektedir. Kullanılan endoskopun ucunda kamera ve fiber optik flaş ışığı bulunur. Tedaviden önce, tedavi sırasında ve sonrasında ses tellerini değerlendirmek için de yapılabilir. Yaklaşık 30 dakika süren işlem lokal anestezi altında gerçekleştirilebilir.

Biyopsi: Nazendoskopi veya Laringoskopi sırasında incelenen bölgelerde şüpheli bir yapı görüldüğünde doku örneği alınarak laboratuvara gönderilebilir. Biyopsi için kanserden şüphelenilen dokunun bir kısmı veya tamamını cerrahi olarak çıkarılabilir. Boyunda hissedilen bir yumrunun olduğu durumlarda ince iğne aspirasyon biyopsisi de yapılabilmektedir.

Gırtlak kanseri teşhisinde görüntüleme yöntemlerinde de faydalanılabilir. Röntgen, ultrason, Bilgisayarlı Tomografi (CT), Manyetik Rezonans (MR) ve PET gibi görüntüleme yöntemleri kanserin tam bölgesi ve büyüklüğü hakkında fikir vermektedir.

Gırtlak Kanseri (Larenks) Evreleri Nelerdir?

Gırtlak kanseri (larenks) evreleri, tümörün gırtlaktaki büyüklüğüne, ses tellerinin hareketini kısıtlayıp kısıtlamadığına ve çevre lenf bezleri ile uzak organlara yayılıp yayılmadığına göre TNM sınıflandırma sistemiyle 0'dan 4'e kadar derecelendirilir. Hastalığın seyrini ve tedavi protokolünü belirleyen larenks kanseri evreleri şu şekildedir;

  • Evre 0 (Karsinoma in situ): Kanser hücreleri sadece larenks dokusunun en üst tabakasındaki hücrelerde sınırlıdır, derin dokulara veya çevreye hiçbir yayılım göstermemiştir.
     
  • Evre 1 (Erken Evre): Tümör gırtlağın başladığı bölgededir (örneğin sadece ses tellerindedir) ve ses telleri normal hareketini sürdürmektedir. Çevre lenf nodlarına yayılım yoktur.
     
  • Evre 2 (Lokal Evre): Tümör larinks içindeki komşu bölgelere sıçramıştır ancak henüz gırtlak dışına çıkmamıştır ve lenf bezleri temizdir.
     
  • Evre 3 (Lokal İleri Evre): Kanser dokusu gırtlağın tamamına yayılmış, ses tellerinin hareketini tamamen sabitlemiş veya boyundaki tek bir yakın lenf bezine sıçramıştır.
     
  • Evre 4 (İleri / Son Evre): Kanser gırtlak kıkırdağını aşarak boyun cildine, dil köküne, tiroid bezine, yemek borusuna, büyük damarlara veya akciğer, kemik, karaciğer gibi uzak organlara metastaz yapmıştır. Bu aşamada gırtlak kanseri son evre belirtileri belirgin şekilde hastanın yaşam kalitesini etkilemeye başlar. Şiddetli nefes darlığı, yutma fonksiyonunun tamamen kaybı, boyunda dışarıdan fark edilen büyük ve sert kitleler, kanlı balgam, aşırı kilo kaybı (kaşeksi) ve dinmeyen şiddetli kulak-boyun ağrıları en tipik gırtlak kanseri son evre belirtileri arasında yer alır.

Gırtlak Kanserinden Korunmak için Nelere Dikkat Edilmelidir?

Gırtlak kanserinden korunmak için alınması gereken en etkili önlem, larinks mukozasında hücresel hasar ve mutasyon yaratan tütün mamullerinin ve alkol tüketiminin tamamen sonlandırılmasıdır. Akciğer ve baş-boyun sağlığını doğrudan tehdit eden larenks tümörlerinin oluşum riskini minimuma indirmek için şunlara dikkat edilmelidir;

  • Tütün Ürünlerinden Uzak Durulmalıdır: Sigara, puro, pipo ve nargile gibi doğrudan gırtlağı kanserojen maddelere maruz bırakan ürünler bırakılmalı; sigara dumanı olan ortamlarda bulunulmamalıdır.
     
  • Alkol Tüketimi Sınırlandırılmalı veya Bırakılmalıdır: Özellikle sigara ile birlikte alkol almak larinks hücrelerindeki hasarı katlayarak artırdığı için alkol alışkanlığı sonlandırılmalıdır.
     
  • Sağlıklı ve Antioksidan Ağırlıklı Beslenilmelidir: A ve E vitaminleri yönünden zengin, taze sebze, meyve ve tam tahılları içeren Akdeniz tipi beslenme modeli benimsenmeli; işlenmiş, aşırı kızartılmış ve katkı maddeli gıdalardan uzak durulmalıdır.
     
  • Mesleki Koruyucu Önlemler Alınmalıdır: Endüstriyel alanlarda, kimyasal boya, asbest, talaş veya metal tozlarının olduğu iş kollarında çalışanlar mutlaka tam korumalı maskeler ve havalandırma sistemleri kullanmalıdır.
     
  • Reflü Tedavi Edilmelidir: Mide asidinin boğaza ve larenks bölgesine kaçarak kronik inflamasyon (tahriş) yaratması engellenmeli, beslenme alışkanlıkları reflüyü önleyecek şekilde düzenlenmelidir.
     
  • Ağız ve Diş Hijyenine Önem Verilmelidir: Kronik ağız içi enfeksiyonlar ve kötü hijyen genel baş-boyun kanseri riskini artırabileceğinden düzenli diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır.

Gırtlak Kanseri Tanısında Hangi Testler Yapılır?

Gırtlak kanseri tanısında, fiziki kulak burun boğaz muayenesinin ardından gırtlak bölgesini doğrudan görmeyi sağlayan endoskopik görüntülemeler ve kesin teşhis için doku biyopsisi testleri uygulanır. Larinks içindeki şüpheli oluşumları saptamak ve hastalığın yaygınlığını belirlemek amacıyla şu tanı yöntemlerinden faydalanılır;

  • Nazendoskopi: Burundan girilen ince, esnek ve ışıklı bir boru (endoskop) yardımıyla hastanın uyanıkken larinks yapısının ve ses tellerinin hareketlerinin ekrandan detaylıca incelenmesi işlemidir.
     
  • Laringoskopi ve Video Laringostroboskopi: Ağız yoluyla gırtlağın daha derinlemesine incelenmesi ve ses tellerindeki mikro titreşimlerin yüksek çözünürlüklü kameralarla optik olarak değerlendirilmesi yöntemidir. Genellikle lokal veya genel anestezi altında yapılır.
     
  • Biyopsi: Endoskopik incelemeler sırasında larenks dokusunda saptanan şüpheli, düzensiz veya tümöral kitlelerden parça alınarak patoloji laboratuvarına gönderilmesi işlemidir. Kanser tanısının kesinleşmesi sadece biyopsi ile mümkündür. Boyundaki kitleler için ince iğne aspirasyon biyopsisi de yapılabilir.
     
  • Radyolojik Görüntüleme Testleri: Tümörün larenks dışındaki dokulara ve lenf bezlerine yayılımını görmek için Bilgisayarlı Tomografi (BT), Manyetik Rezonans Görüntüleme (MR) ve uzak metastazları taramak için PET-BT testlerine başvurulur

Gırtlak Kanseri Tedavisi Nasıldır?

Gırtlak kanseri tedavisi; tümörün bulunduğu tam bölge, evresi, derecesi ve hastanın genel sağlık durumuna göre farklılık gösterebilir. Genel olarak gırtlak kanseri tedavisinde cerrahi, radyasyon tedavisi(radyoterapi) ve kemoterapi uygulanmaktadır. Tedavide bazen bu seçeneklerden sadece biri kullanılırken bazen kombin tedaviler uygulanabilmektedir.

Gırtlak kanserinin cerrahi tedavisi

Endoskopik (yöntem ile kısmi gırtlak alınması) Rezeksiyon (Endoskopik Lazer Cerrahisi)

  • Daha çok erken evre gırtlak kanserleri ve lokal ileri evre gırtlak kanseri hastaları için uygun bir cerrahi yöntemdir.
  • Halk arasında ağız içi lazer ameliyatı olarak bilinen endoskopik rezeksiyon ameliyatı ağız yoluyla gerçekleştirildiği için her hangi bir kesi uygulanmamaktadır.
  • İşlem sırasında lazer kullanıldığı için kanama daha azdır.
  • İşlem genel anestezi altında ameliyathanede gerçekleştirilir.
  • Ağızdan ses tellerine kadar yerleştirilen tüpten gerekli cerrahi aletler ve lazer geçirilir. Mikroskop altında gerçekleştirilen operasyonda cerrah kanserli tümörü net bir şekilde görmektedir.
  • Tümörün durumuna göre cerrah bir kısmını lazerle kesebilir veya yüksek enerji kullanılan lazerle tamamen yok edebilir.
  • Endoskopik lazer cerrahi işleminden önce hastanın bu ameliyata uygun olup olmadığı belirlenmelidir. Lazer ameliyatı ağız yoluyla yapıldığı için hastanın dişlerinin ve boğaz yapısının bu işleme uygun olması gerekmektedir.
  • Ağız için lazer ameliyatından sonra hastanede yatış süresi tümörün bulunduğu bölge ve büyüklüğüne göre değişebilmektedir.
  • Genellikle büyük tümörlerde yapılan endoskopik lazer ameliyatlarından sonra oluşan şişlik nefes alma veya beslenmede sorunlara yol açabilir.
  • Ağız içi lazer ameliyatı genellikle konuşma ve yutma konusunda kalıcı sorunlara yol açmamaktadır. Ameliyattan sonraki birkaç gün konuşma kısıtlaması getirilebilir. Uzun süren konuşma sorunlarında konuşma terapisti ile çalışmak olumlu sonuçlar verebilir.

Gırtlak Kanseri Larenjektomi Ameliyatı

  • Tümörün büyüklüğüne ve yerine bağlı olarak gırtlağın kanserden etkilenen kısmı veya tamamı cerrahi olarak çıkartılır.
  • Kısmı larenjektomi denilen gırtlağın sadece bir kısmının alındığı ameliyatlar boyunda küçük bir kesi açılarak yapılabildiği gibi ağız yoluyla kesi yapılmadan da gerçekleştirilebilir.
  • Kısmi larenjektomi ameliyatlarında hastanın nefes alabilmesi için boyunda küçük bir delik açılır. Bu delik genellikle ameliyattan sonra kapanır.
  • Kısmi larenjektomi ameliyatlarından sonra geçici bir süre konuşma sorunu yaşanabilir. Ancak genellikle iyileşme sürecinden sonra konuşma ve nefes alma sorunu görülmemektedir.
  • Gırtlağın tamamımın çıkartıldığı yani total larenjektomi ameliyatlarında soluk alıp verebilmek için nefes borusu boğaza açılan deliğe bağlanır.
  • Total larenjektomi yani gırtlağın tamamının alındığı ameliyatlarda boğaza açılan delik kalıcıdır.
  • Total larenjektomi ameliyatlarından sonra hasta sesini kaybetmektedir. Konuşma cihazı veya ses cihazı olarak üretilen ses protezleri ile hasta iletişimini sağlayabilmektedir.
  • Total larenjektomi ameliyatlarından sonra ses sorununun yanında yutkunma, tat ve koku alma gibi sıkıntılar da görülebilmektedir.

Boyun Diseksiyon Ameliyatı

  • Gırtlak kanseri bazen boyundaki lenf bezlerine yayılabilir. Genellikle kanserli hücreler ilk olarak lenf bezlerine.  Gırtlak kanserinin cerrahi tedavisinde bazen lenf bezlerinin bir kısmı veya tamamını çıkarmak gerekebilir.
  • Lenf bezlerinin çıkarıldığı boyun diseksiyonu ameliyatlarında kas, sinir ve yakın dokularda çıkartılabilir.
  • Yan etkileri olduğundan her hastaya boyun diseksiyon ameliyatı uygulanmayabilir.
  • Lenf bezlerinin çıkartılması kanserin yayılmaması için en önemli tedbirlerden biri olmasına rağmen çıkartılan lenf bezlerine göre; kulakta uyuşma, alt dudakta hareket kaybı, dilde hareket ve his kaybı, omuzda hareket kaybı, boyun ve kolda hareket kaybı gibi yan etkilere yol açabilir.
  • Boyun diseksiyonu ameliyatından sonra radyoterapi uygulanabilir.
  • Herhangi bir şişlik, dolgunluk veya baskı hissinde, yutmada zorluk yaşandığında veya seste yaşanan değişikliklerde doktora başvurmak gereklidir.

Gırtlak kanseri radyoterapi tedavisi

  • Erken evre gırtlak kanserinde ilk tercih radyoterapi tedavisidir. Kanser hücrelerini yok etmek için yüksek enerjinin kullanıldığı radyoterapi tek başına kullanılabileceği gibi tümörün yeri ve büyüklüğüne göre cerrahi ve kemoterapi ile birleştirilerek de uygulanabilir.
  • Raryoterapi tedavisi bazen gırtlak kanseri ameliyatlarından sonra da uygulanabilir. Gırtlak kanserinin nüks etmesini yani tekrarlamasını engellemek için, tümörün tamamının çıkartılamadığı durumlarda veya gırtlak duvarı boyunca büyüyen tümörlerde ameliyat sonrası radyoterapi uygulanabilir.
  • İleri evre gırtlak kanseri olan hastalarda daha iyi sonuç alabilmek için kemoterapi ile birlikte radyoterapi uygulanabilir.
  • Gırtlak kanserinin ileri evrelerinde uygulanan radyoterapi yutkunma veya nefes almak gibi yaşanan sıkıntıları azaltabilir.
  • Radyoterapi tedavisi sırasında; yorgunluk, ciltte kızarma veya koyulaşma, boğaz ağrısı, yutma zorluğu veya şişme gibi yan etkiler görülebilmektedir.

Gırtlak kanserinde kemoterapi tedavisi

  • Gırtlak kanserinde kemoterapi tedavisi ameliyat öncesi ve sonrası yapılabilir. Genellikle radyoterapi ile birlikte uygulanır.
  • Ameliyat öncesi kemoterapi uygulanarak tümörün boyutu küçültülerek ameliyat edilebilecek seviyelere getirilebilir.
  • Gırtlak kanserinin tekrarlamaması için kemoterapi uygulanabilir.
  • Kemoterapi tedavisinde son yıllarda hedefe yönelik akıllı ilaçlar ön plana çıkmaktadır. Hedefe yönelik akıllı ilaçlar kemoterapinin yaşanabilecek yan etkilerini azaltırken tedavinin etkinliğini artırmaktadır.

Gırtlak Kanseri için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilir?

Gırtlak kanseri şüphesi varlığında gidilmesi gereken ilk tıbbi birim Kulak Burun Boğaz Hastalıkları (KBB) bölümü ve bu alanda uzmanlaşmış bir KBB hekimidir. Gırtlak, üst solunum yollarının ve ses mekanizmasının bir parçası olduğu için larenks bölgesinin endoskopik muayenesi, cerrahi operasyonları ve biyopsi işlemleri KBB uzmanları (özellikle Baş ve Boyun Cerrahisi alanında deneyimli hekimler) tarafından gerçekleştirilir.

Kanser teşhisi kesinleştikten sonra ise tedavi planlaması çok disiplinli bir yaklaşımla yürütülür; sürece Tıbbi Onkoloji (Kanser Merkezi), Radyasyon Onkolojisi (Radyoterapi) ve nükleer tıp uzmanları dahil edilerek hastaya en uygun cerrahi, kemoterapi veya ışın tedavisi kombinasyonu belirlenir.

Gırtlak Kanseri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular 

Gırtlak kanseri nasıl anlaşılır?

Gırtlak kanserinin en tipik belirtileri yutma güçlüğü ve ses kısıklığıdır. Ses kısıklığı ve yutma güçlüğü dışında, boğaz ağrısı, öksürük, boğaz bölgesinde ağrı, boyunda kitle veya şişlik, nefes darlığı, kilo kaybı, kanlı balgam ve kulak ağrısı da gırtlak kanserinin diğer yaygın belirtileridir.

Gırtlak kanseri şüphesi oluşturan semptomlar şunları içerir:

  • Ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü
  • Öksürük
  • Boyunda kitle oluşumu ve şişlik
  • Kulak ağrısı
  • İştah ve kilo kaybı
  • Kan içeren balgam ve tükürük çıkarma

Gırtlak kanserinde hangi doktora gidilmelidir?

Gırtlak üst solunum yolunun bir parçası olduğu gibi aynı zamanda bir ses organıdır. Boğaz kanseri veya Larinks kanseri olarak da bilinen gırtlak kanserinin ilk teşhis ve tedavisini Kulak Burun Boğaz doktorları yapmaktadır. Gırtlak kanserinin tedavisinde kulak burun boğaz doktoru seçilirken baş boyun cerrahisi konusunda uzmanlaşmış bir doktorun ve bu konuda alt yapısı yeterli bir hastanenin tercih edilmesi önemlidir.

Gırtlak kanseri çeşitleri nelerdir?

Gırtlak kanseri başladığı hücre tipine göre çeşitlerine ayrılmaktadır.

  • Skuamöz hücre tipi gırtlak kanseri: Gırtlak kanserinin neredeyse %95 kanseri bu tiptir. Epiglot denilen gırtlağın üst kısmında ince, yaprak şeklindeki kapakta bulunan düz yassı hücrelerde veya gırtlağın diğer kısımlarında aynı yapıdaki hücrelerde başlar.

Skuamöz hücre tipi gırtlak kanseri yayıldığı bölgeye göre de çeşitlerine ayrılır.

  • Glottik kanser - ses tellerinde başlar
  • Supraglottik kanser - ses tellerinin üst kısmında başlar
  • Subglottik kanser - ses tellerinin altında başlar
  • Orofarengeal kanser  - ağzın hemen arka kısmında başlar
  • Nazofarengeal kanser - boğazın arka kısmında başlar
  • Adenokarsinom gırtlak kanseri: Son yıllarda görülme sayısı artmasına rağmen skuamöz hücre tipi gırtlak kanserine göre çok daha nadir görülür. Gırtlak yüzeyine dağılmış mukus üreten adenomatöz hücrelerde başlar.

Gırtlak kanserinin çok nadir görülen çeşitleri de bulunmaktadır. Küçük tükürük bezi tümörleri, sarkomlar, melanom, Hodgkin olmayan lenfoma veya Ekstramedüller plazmasitom gibi nadir görülen gırtlak kanseri çeşitleri bulunur.

Gırtlak kanseri dereceleri nelerdir?

Gırtlak kanserinin derecesi kanserli hücrelerin görünümüyle ilgidir. Genel olarak düşük dereceli ve yüksek dereceli gırtlak kanseri olarak ikiye ayrılmaktadır.

  • Düşük dereceli gırtlak kanseri; kanser hücreleri kaynaklandığı  hücrelere benzer görünüm sergilemektedir. Düşük dereceli gırtlak kanseri hücreleri genellikle yavaş büyür ve yayılma olasılığı daha düşüktür.
  • Yüksek dereceli gırtlak kanseri; kanser hücrelerindeki farklılaşım fazladır. Yüksek dereceli gırtlak kanseri hücreleri daha hızlı çoğalma eğilimindedir ve düşük dereceli kanser hücrelerine göre yayılma olasılıkları daha yüksektir.

Gırtlak kanseri evreleri nelerdir?

Gırtlak kanseri teşhisinden sonra evresinin belirlenmesi tedaviyi şekillendirmek için önemlidir. Gırtlak kanseri evresi kanserin ne kadar yayılım yaptığının belirlenmesiyle ortaya konulur.  Tümörünün tam yeri, yakın lenflere yayılımı ve uzak organlara metastaza göre gırtlak kanseri evrelere ayrılır.  

Gırtlak kanserinde 5 evre bulunur:

  • 0. Evre; Anormal kanser hücrelerin çevreleyen dokulara yayılmadığı çok erken bir evredir. Kanser hücreleri sadece gırtlağın iç astar kısmındadır.
  • 1. Evre ve 2. Evre; Erken evre gırtlak kanseridir. Tümör küçüktür ve gırtlağın dışına taşmamıştır.
  • 3. Evre;  Tümör daha büyüktür ve ses tellerinden birini etkiyebilmektedir. 3. Evre gırtlak kanserinde tümör ayrıcı gırtlağın üst kısmında ince, yaprak şeklindeki epiglot denilen kapağın veya tiroid bezinin iç kısmına doğru da büyümüş olabilir.
  •  4. Evre;  Gırtlak kanserinin son evresidir. Tümör gırtlak dışında tiroit bezine, trakea denilen soluk borusuna veya yemek borusuna yayılmış olabilir.

Gırtlak kanseri ölümcül müdür?

Gırtlak kanseri ölümcül bir hastalıktır. Yaşam süresi; gırtlak kanseri tümörünün cinsine, yerine, büyüklüğüne, yayılımı ve hastanın tedaviye verdiği cevaba göre farklılık göstermektedir. Genel anlamda yapılan çalışmalarda uygun tedaviden sonra 5 yıl hayatta kalma süreleri şu şekildedir.

1. evre gırtlak kanseri %90

2. evre gırtlak kanseri %70

3. evre gırtlak kanseri %60

4. evre gırtlak kanseri %40

Yapılan istatistiklerde çıkan sonuçlara göre hastanın yaşam süresini söylemek mümkün değildir.

Hastaların tedaviden sonraki ilk iki yıl boyunca üç ila altı ayda bir doktorlarını görmeleri gerekmektedir. Kanserlerin %80 -90’ı ilk 3 yıl içinde nüks etmektedir.

Gırtlak kanseri nereye metastaz yapar?

Kanserli hücreler bulunduğu bölgeden vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Gırtlak kanseri metastazı önce komsu dokulara yapar. İleri evrelerde metastaz uzak organlara da olabilir.

  • Gırtlak boyunca
  • Boyundaki yumuşak dokular
  • Tiroid bezi
  • Ses telleri
  • Dil tabanı
  • Yutak
  • Soluk borusu (trakea)
  • Dil kasları ve boyun kasları
  • Yemek borusu
  • Lenf bezleri
  • Akciğer, karaciğer ve kemiklere metastaz yapabilir.

Gırtlak kanseri ameliyatından sonra konuşabilecek miyim?

Kısmi gerçekleştirilen gırtlak kanseri ameliyatlarında ses telleri korunabilir. Ses tellerinin korunduğu bu ameliyatların hemen ardından konuşma zorluğu yaşansa da bir süre sonra ses eski haline gelebilmektedir. Ancak gırtlağın tamamın çıkartıldığı ameliyatların ardından hasta sesini kaybetmektedir. Bu ameliyatlardan sonra hastanın durumuna göre farklı konuşma teknikleri veya cihazlar kullanılabilir.

Özofagus konuşması denilen havayı yemek borusundan aşağı doğru hareket ettirerek ve ardından ağza geri getirerek konuşma gerçekleştirilebilir. Bunun için ses terapistleriyle çalışma yapılabilir. Elektronik gırtlak denilen küçük bir cihazı boyna doğru tutarak hastanın ses çıkarması mümkündür. Halk arasında ses mikrofonu olarak da bilinen ses protezleri ile hastanın konuşması sağlanabilir.

Gırtlak kanseri sonrası beslenme nasıl olmalıdır?

Gırtlak kanseri tedavisi boyunca radyoterapi veya ameliyattan sonra yutma zorluğu, ağrı, tat alma, kilo kaybı gibi sorunlar yaşanabilmektedir.

Gırtlak kanseri ameliyatından sonra katı gıda beslenmeye hemen geçilemeyeceği için beslenme için burundan, boğaza açılan delikten veya karın duvarından mideye bir tüp bağlanabilir. Bu süreçte hasta bu tüp vasıtasıyla sıvı besinler almaktadır.

Normal beslenmeye geçildiği dönemde asitli, baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerekir.

Bazı ameliyatlardan sonra hastalarda tat alma kaybı yaşanabilmektedir. Tat kaybını gidermek için besinlere güçlü soslar veya tadını tat katacak ot, sarımsak, limon suyu takviyesi yapılabilir.  

Çiğnemesi ve yutması daha kolay besinler tercih edilmelidir. Buna rağmen kilo kaybı yaşanıyorsa doktorunuza başvurarak ek vitamin takviyesi istenebilir.

Sigara içmek gırtlak kanserine neden olabilir mi?

Sİgara içmek gırtlak kanserinin en temel nedenidir. Şöyle ki toplumda yaklaşık her 100.000 kişiden birinde gelişen gırtlak (larinks) kanseri çoğunlukla sigara içen erkeklerde görülebilirken, sigara kullanımının artmasıyla kadınlarda da son zamanlarda gırtlak kanserinin görünme sıklığında artış olmuştur. Gırtlak kanserinin en önemli belirtisi ses kısıklığı olup, özellikle 2 haftayı geçen ses kısıklığında mutlaka bir kulak burun boğaz hastalıkları uzmanına muayene olunmalıdır. 

Gırtlak kanseri olmamak için neler yapılmalıdır?

Gırtlak kanseri oluşmaması için kanıtlanmış kesin bir yol bulunmamaktadır. Ancak risk faktörlerinden uzak durularak gırtlak kanserine karşı önlem alınabilir. Sigara ve alkolden uzak durmak, sağlıklı beslenmek ve HPV aşısı olmak gırtlak kanserine karşı alınması gereken önlemlerin başında gelir.

Gırtlak kanseri erken evrede belirti verir mi?

Evet, gırtlak kanseri özellikle ses tellerinin yer aldığı glottis bölgesinde yerleşmişse erken evrede seste kısılma, çatallanma ve konuşma tonunda ani değişimler şeklinde çok net belirti verir. Ses tellerinin üst veya alt kısımlarında başlayan larinks tümörleri ise erken evrede ses kısıklığı yapmasa bile boğazda geçmeyen bir takılma hissi, yutkunma güçlüğü veya hafif öksürük ile kendini fark ettirebilir.

Gırtlak kanseri nefes darlığı yapar mı?

Evet, gırtlak kanseri ilerleyen evrelerde veya tümörün soluk borusuna yakın alt bölgede (subglottik) yerleşmesi durumunda hava yolunu tıkayarak ciddi nefes darlığına neden olur. Özellikle gırtlak kanseri son evre belirtileri arasında solunum güçlüğü, hırıltılı nefes alma ve stridor adı verilen daralma sesleri ön plandadır; çünkü büyüyen kitle larinks boşluğunu kapatarak akciğerlere hava geçişini büyük oranda engeller.

Gırtlak kanseri kan tahlilinde çıkar mı?

Hayır, gırtlak kanseri doğrudan rutin veya özel bir kan tahlili (hemogram, biyokimya vb.) sonucunda tespit edilemez. Kan tahlilleri hastanın genel sağlık durumu ve organ fonksiyonları hakkında bilgi verse de, larinks bölgesindeki bir tümörün varlığını kanıtlayamaz; kesin teşhis ancak KBB hekiminin yapacağı laringoskopik inceleme ve şüpheli dokudan alınacak biyopsi ile konur.

Gırtlak kanseri boğaz ağrısı yapar mı?

Evet, gırtlak kanseri özellikle yutkunma sırasında artan, geçmeyen inatçı boğaz ağrısına ve boğazda bir yumru hissine yol açabilir. Tümör larenks dokusunu aşındırıp büyüdükçe boğazdaki sinir uçlarını uyarır ve bu ağrı sıklıkla kulak bölgesine de yansıyarak kronik kulak ağrısı şeklinde kendini gösterebilir.

Gırtlak kanseri öksürük yapar mı?

Evet, gırtlak kanseri tümörün solunum yollarını ve larenks mukozasını sürekli tahriş etmesi nedeniyle inatçı, kuru veya zaman zaman kanlı balgamın eşlik ettiği öksürük nöbetlerine yol açabilir. Boğaza yabancı bir cisim kaçmış hissi yaratan bu durum, vücudun larinks bölgesindeki kitleyi temizleme refleksinden kaynaklanır.

Gırtlak kanseri ameliyatından sonra ses kaybı olur mu?

Gırtlak kanseri ameliyatından sonra ses kaybı olup olmayacağı, uygulanan cerrahinin boyutuna ve larinks organının ne kadarının alındığına bağlıdır. Erken evrelerde yapılan kısmi larenjektomi veya lazer ameliyatlarında ses telleri korunabildiği için ses kısımları yönetilebilir düzeyde kalırken; ileri evrelerde gırtlağın tamamen alındığı total larenjektomi ameliyatlarından sonra normal ses tamamen kaybedilir ve hastaların konuşabilmesi için ses protezleri veya yapay ses cihazları kullanılır.

Alkol kullanımı gırtlak kanseri riskini artırır mı?

Evet, düzenli ve yoğun alkol kullanımı gırtlak kanseri gelişme riskini doğrudan 3 kat artırmaktadır. Alkol, larinks dokusunu döşeyen mukoza hücrelerinin yapısını eritip tahriş ederek, başta sigara dumanındaki kanserojen maddeler olmak üzere tüm zararlı bileşenlerin hücre içine çok daha kolay nüfuz etmesine yol açar.

Pasif içicilik gırtlak kanseri riskini artırır mı?

Evet, kendisi sigara içmediği halde sürekli olarak tütün dumanına maruz kalan pasif içicilerde gırtlak kanseri riski belirgin şekilde artmaktadır. Sigara dumanında yer alan binlerce zararlı ve kanserojen kimyasal madde, solunum yoluyla doğrudan larinks mukoza hücreleriyle temas ederek hücresel mutasyonlara ve tümör oluşumuna zemin hazırlar.

Güncelleme Tarihi : 25 Haziran 2026

Yayınlanma Tarihi: 12 Mayıs 2025


*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."

Bu Konuda Uzman Doktorlar

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

* Bu alan gereklidir.
Sosyal Medya Hesaplarımız
Canlı Destek Kolay Randevu Al
Doktor Bul Randevu Al