Doğal Afetler Sonrasında Oluşan İnfeksiyon Hastalıkları

Memorial Şişli Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları Uzmanları doğal afetler sonrasında oluşabilecek infeksiyon hastalıkları ve alınması gerekli önlemlerle ilgili şu bilgileri verdi ; Depremler, seller ve tsunami gibi dev dalgalar direkt etkileri ile insanların ölümüne ve yaralanmasına neden olur. Bunun yanında, bu gibi doğal felaketler çevreye ve altyapıya zarar vererek gıda, su ve elektrik gibi temel gereksinimlere ulaşılmasını aksatabilir veya olanaksız hale getirebilir. Bu gibi durumlarda özellikle arama-kurtarma, tıbbi yardım, gıda, su ve barınak ihtiyacı ortaya çıkar.

Büyük bir hasara neden olan afetlerde, tarım ürünleri ve hayvanların kaybı nedeni ile bu açığın kapatılması çok daha güç olacaktır. Seller ve su baskınları infeksiyon hastalıklarının yayılmasını kolaylaştırır. Felaket bölgesinde var olan hastalıkların sıklığında artış görülebilir. Salgın hastalıklar ortaya çıkabilir. Sellerin altyapıya zarar vermesi sonucunda su ve gıdalarla bulaşan infeksiyon hastalıklarında artış görülebilir. Tifo, kolera, leptospiroz ve A tipi bulaşıcı sarılık sıklığı artabilir. Evsiz kalan insanların sayısının çokluğu ve/veya su kaynaklarının zarar görmesi, kirlenmesi bu riski artırır. Sağlıklı, temiz su sağlanması ve insanların temiz su kullanımının önemi konusunda bilinçlendirilmesi bu hastalıkların yayılmasını azaltabilir veya önleyebilir. Temizliğinden emin olunmayan sular kaynatılarak ve klorlanarak tüketilmelidir. Sebze ve meyveler de temiz su ile yıkanmalı veya kabuğu soyularak yenmelidir. Kirli sularla temas yara infeksiyonları, cilt infeksiyonları, konjunktivit, kulak, burun ve boğaz infeksiyonlarına yol açabilir. Fakat, bu hastalıklar bir salgına neden olmaz.Ülkemizde de bulunan leptospira bakterileri kirlenmiş sular yoluyla hastalığa ve salgınlara neden olabilir. Leptospiroz bir hayvan hastalığıdır. İnsanlarda belirtisiz veya hafif seyredebildiği gibi karaciğer yetmezliği, böbrek yetmezliği ve kanamalara neden olan Weil gibi ağır bir hastalığa da neden olabilir. Seller ve su baskınları sonrasında böcekler aracılığı ile bulaşan sıtma, sarı humma, Batı Nil ateşi ve deng gibi hastalıklar taşıyıcı böceklerin sayısında artış, insanların daha fazla açıkta bulunması ve böceklerle karşılaşması nedeniyle artabilir. Bu hastalıklardan sıtma ülkemizde özellikle Güneydoğu Anadolu bölgesinde görülebilmektedir. Doğal afetlerden sonra, sanılanın aksine cesetler salgın hastalık riskine neden olmazlar.

Çoğu mikrop ölüm sonrasında insan vücudunda uzun süre canlı kalmaz. Cesetler ancak kolera ve kanamalı ateş gibi hastalıklarda sağlık için ciddi bir risk oluştururlar. Cesetlerle uzun süreli temas etmesi gereken işçilere tuberküloz ve kanla bulaşan virüsler (B ve C tipi sarılık, HIV virusu), rotavirus ve salmonella ishalleri, tifo, paratifo, şigelloz ve kolera gibi barsak hastalıkları, A tipi sarılık bulaşabilir. Açık yaraları olan kişilere tetanus aşısı ve gerekiyorsa tetanus serumu uygulanır.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK