Doğumsal Kalp Hastası Çocuklar Okulda Nelere Dikkat Etmeli?

Memorial Hastanesi Çocuk Kardiyolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Ümit Bilge Samanlı, kalp hastası olan çocukların okul döneminde dikkat etmesi gereken noktalar hakkında bilgi verdi. Doğumsal kalp hastalığı olan çocukların ailelerinde, çocuk büyüdükçe bazı endişeler öne çıkmaya başlar. “Çocuğum okulda diğer çocukların arasına karıştıkça bu durum bir sorun yaratır mı? Diğerlerinin arasında kendini kollayabilir mi? Nelere dikkat etmeliyim? Çocuğum nelere dikkat etmeli? Öğretmen anlayışla karşılar mı?” gibi soruların yanıtları aranır. Bu sorulara yanıt vermek için “kalp hastası çocuk” adı altında toplanan ancak değişik klinik özellikler gösteren çocukları, küçük alt gruplarda ele almak gerekir. A) Hafif derecede doğumsal kalp hastalığı olan çocuklar: Bu grupta, hiçbir zaman kalp operasyonu geçirmesi öngörülmeyen, sadece takip önerilen “küçük/önemsiz” kalp sorunları yer alır. Bunlar; çok küçük kalp delikleri, çok hafif kapak darlıkları gibi, “sessiz duktus açıklığı” vs’dir. Bu çocuklarda hareketler kısıtlanmaz, beden eğitimi derslerine katılırlar ve gelişimlerini normal şekilde sürdürürler. Dikkat edilmesi gereken nokta, kirli bir ortamdaki ciddi yaralanma, diş çekimi ve diş doldurulması gibi müdahaleler, bademcik operasyonu gibi bazı operasyonlar ve diğer cerrahi girişimler sırasında kalbin içinde mikrobik bir hadise oluşmaması için “koruyucu antibiyotik” kullanılmasıdır. Bu durumlarda kullanılması gereken antibiyotik tedavisini çocuk kardiyologu önerir. B) Orta derecede doğumsal kalp hastalığı olan çocuklar: Bu grupta, ileri tarihte muhtemel bir kalp operasyonu / kateter girişimi planlanan, kalp ilaçları ile tedavi alan veya almadan takip edilen kalp delikleri, hafif/orta kapak bozuklukları gibi kalp hastalıkları yer alır. Bu çocuklarda dikkat edilmesi gereken çeşitli konular bulunur. a. “Koruyucu antibiyotik” yine mutlaka uygulanmalıdır. Bu arada, çocuk ile konuşarak arkadaşları ile oynarken, yaralanmalara ve düşmelere karşı daha dikkatli olmasının önemi hatırlatılmalıdır çünkü her kanamalı yaralanma, ortamın kirlilik yönünden acilen değerlendirilmesi ve hemen antibiyotik kullanılması gibi durumları ortaya çıkarabilir. b. Efor kapasitesi hiç kısıtlı olmayabilir, ancak, bu konudaki belirleyici etken, çocuğun kendi iradesi olmalıdır. Okulda veya okul dışında arkadaşları ile oyun oynarken/ koşarken kendi ihtiyacını ve kapasitesini kendisinin ayarlamasına izin vermelidir, çünkü yorulduğu takdirde oyunu bırakıp kenarda dinlenecek veya eve dönecektir. Ancak, beden eğitimi dersleri için ailenin okul idaresi ve özellikle de beden eğitimi öğretmeni ile birebir görüşmesi önem taşır. Burada önemli nokta, beden eğitimi derslerine katılsa da, hiçbir harekete hiçbir zaman zorlanmamasıdır. Örneğin, öğretmen, başkalarına top sahasının etrafını 5 kez koşup turlama görevi verirken kalp hastası çocuk hiç katılmayabilir veya bir kez kendi temposunda koştuktan sonra kenara çekilip dinlenebilmelidir. Özetle, efor derecesini çocuğun kendisinin ayarlamasına izin vermek önem taşımaktadır. Ancak, çocuğun yapmak istediği özel bir spor cinsi varsa da, çocuğun kalp hastalığının buna uygun olup olmadığını ve çocuğun ayrıca nelere dikkat etmesi gerektiğini çocuk kardiyologu daha ayrıntılı olarak değerlendirebilir. Bazı sporların çarpma/düşme riski yüksektir (futbol, bisiklet, paten v.b.), bazıları ise (bowling, bilardo, masa tenisi, eskrim gibi) daha “sakin” ve “huzurlu” sporlardır. C)Önemli doğumsal kalp hastalığı olan çocuklar: Bu grupta, düzeltilmesi gereken kalp sorunu nedeniyle cerrahi operasyon veya kateter girişimi kararı verilmiş olan veya opere edilmesi uygun görülmeyecek ağırlıkta ciddi doğumsal kalp hastalığı olan çocuklar yer alır. a. Bu çocuklarda zaten beden eğitimi derslerine katılmak söz konusu olmaz. Efor sırasında kalp içi basınçlar değişir ve var olan deliklerden kalbin karşı tarafa geçen kan miktarı artabilir ve bu da mevcut dengeyi iyice bozarak çocuğun fenalaşmasına, morarmasına, bayılmasına ve daha da üzücü durumlara yol açabilir. Kalp kası da zaten normalden fazla “iş” yapmakta olduğu için daha fazla iş yapması istenmesi dengelerini fazlasıyla bozar. Bunlar göz önünde tutularak, okula gidip gelirken de çocuğun yorulmaması için ailenin özel katkısı (ulaşım/taşıma) önem taşır. Okul idaresi ile yine görüşülerek çocuğun okuldaki dersliklerden merdiveni az olan veya olmayan bir sınıfa yerleştirilmesi çok yararlı olur. Sınıfların sık sık havalandırılması, çok aşırı sıcak veya soğuk olmaması gibi konular küçük ama çocuğun kapasitesini arttırıcı önlemlerdir. b.Beslenme konusunda biraz daha özen göstermek, çocuğun sıvı ihtiyacı için daima yanında yedek su bulundurmak, enerji ihtiyacının normaldekinden biraz daha fazla olabileceği düşünülerek yine ders aralarında atıştırabileceği bisküvi, meyve gibi seçeneklerin bulunması çocuğun günü daha kolay geçirmesine yardımcı olur. c. Koruyucu antibiyotik tedavisi, çocuk kardiyologunun önermiş olduğu özel risk durumlarında tabii ki yine uygulanmalıdır. Gereksiz itiş-kakışlardan ve darbelerden, yaralanmalardan uzak durmalıdır. D) Kalp operasyonu/ kateter girişimi geçirmiş doğumsal kalp hastalıklı çocuklar: Bu durumlarda her çocuğun durumu farklı özellik taşır ancak genel olarak tam düzeltme operasyonu geçirmiş olan çocuklarda, hiçbir komplikasyon yoksa, genellikle 6 aydan sonra “antibiyotik koruması” ihtiyacı ortadan kalkar ve efor kapasitesi onun pek çok spora katılmasına izin verir. Ancak, kısmi düzeltme veya yardımcı operasyon geçiren çocukların durumları fiziksel aktivite kapasitesi yönünden ayrıntılı olarak “kişiye özgü” olarak değerlendirilmelidir. Kalp operasyonu geçirdikten sonra, göğüs kafesindeki “dikişlerin” sağlamca kaynaması yönünden en az altı ay göğse darbe almamaya dikkat edilmelidir.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK