Gebelik Diyabeti Düşük Riskini Artırıyor

Hamilelik, özellikle diyabetik anne adayları için riskleri nedeniyle özel bir süreç. Gebelik diyabeti, düşük riskinden rahim içi bebek ölümlerine, erken doğumdan çeşitli enfeksiyon hastalıklarına kadar pek çok sağlık sorununa yol açabiliyor. Önceden diyabet sorunu ile hiç karşılaşmamış anne adayları hamilelik sırasında gebelik diyabetiyle karşı karşıya kalabiliyor. Gebelik diyabeti olan anne adaylarının kan şekerini olabildiğince normal düzeylerde tutması ve sürekli kontrol altında olması gerekiyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Ferhan Kulu, “Gebelik diyabeti” konusunda bilgi verdi.

Gebelik diyabeti nedir?

Gebelik sırasında başlayan veya daha önce anlaşılmayıp da ilk kez hamilelikle birlikte fark edilen; gebede normalin üstü kan şekeri ile seyreden karbonhidrat metabolizma bozukluğuna Gestasyonel Diyabetes Mellitus (GDM) denir. Hamileliklerin yaklaşık yüzde 7’sinde gebelik diyabeti görülür.

Gebelik Diyabeti Nasıl Ortaya Çıkar?

Gebeliğin 24. haftasından itibaren kan şekerini düzenleyen insüline bir direnç gelişir ve bu durum kan şekerinin yükselmesine neden olur. İnsülin salınımında problemi olan gebeler bu durumu kompanse edemezler ve kan şekeri yükselir. Gebenin kan şekeri artışı fetusta da hiperglisemiye ve insülin salgılanmasının artmasına yol açar ve sonuçta makrozomi (iri fetus) gelişir.

Gestasyonel diyabet riskini artıran faktörler nelerdir?

  • Şişmanlık
  • Önceki gebeliklerde GDM öyküsü
  • Daha önce iri bebek doğurmuş olmak
  • Önceki gebeliklerde doğumsal anomalili bebek dünyaya getirmiş olmak
  • Nedeni bilinmeyen ölü doğum yapmış olmak
  • 35 yaş üstü gebelik yaşanması
  • Ailede diyabet, yüksek tansiyon bulunması
  • Açlık kan şekerinin 105mg/dl’nin, tokluk şekerinin 120mg/dl’nin üzerinde olması. ( Her hangi bir dönemde 200mg/dl’nin üzerindeki kan şekeri değeri DİYABET olarak kabul edilmektedir.)

Yüksek kan şekeri düzeyininin gebeliğe etkileri:

  • Düşük( Abortus): Özellikle gebeliğin ilk 3 ayında kontrolsüz yüksek kan şekeri olan annelerde düşük oranı artabilir.
  • Rahim içi bebek ölümü: Uzun süreli ve kontrolsüz gebeliklerde bu risk yükselir.
  • Polihidramniyos: Bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısının normalden fazla olmasıdır. Diyabetli gebelerde yüzde 20 oranında görülür. Erken doğum, plasentanın erken ayrılması( Plasenta dekolmanı),geliş anomalileri riski artar.
  • Preeklamsi: Gebelikte tansiyon yükselmesidir. Diyabetik gebelerde risk artmaktadır.
  • Doğumsal anomaliler: Gebeliğin özellikle erken döneminde kan şekeri kontrolü iyi olmazsa kalp anomalileri, solunum ve bağırsak anomalilerinde artış olabilir.
  • İdrar yolu enfeksiyonları ve vajinal mantar enfeksiyonları daha çok görülmektedir.

Gestasyonel Diyabet Hastalarının Doğum ile İlgili Sorunları Nelerdir?

  • İri bebekten dolayı zor doğum( omuz takılması, fetal asfiksi, normal doğum sonu kanama ve yırtık olasılığının artması) görülebilir.
  • GDM hamilelerde, bebeğin akciğer gelişimi gecikebilir. Doğum sonu, bebek solunum sıkıntısı yaşayabilir ve yeni doğan yoğun bakımına daha çok ihtiyaç duyulur.
  • GDM tek başına sezaryen nedeni değildir. Fakat iri bebek ve zor doğum olasılığı yüzünden sezaryen girişimi geniş tutulmalıdır.
  • Doğum sonrası bebekte; hipoglisemi ( kan şekerinin normalin altında olması), hipokalsemi (kan kalsiyum miktarının düşmesi) , uzayan sarılık vb metabolik sorunlar gelişebilir.

Nasıl Anlaşılır?

İdeal olan gebelik planlandığında açlık ve tokluk kan şekerine bakılmasıdır. Eğer mümkün olmamışsa ilk gebelik muayenesinde risk değerlendirmesi yapılmalıdır.

Ülkemizde tüm gebelerde 24-28. haftalarda 50gr oral glukoz tolerans testi uygulanmaktadır. 50 gr.OGTT bir tarama testidir. Gebeye günün herhangi bir saatinde aç veya tok karna 50gr glikoz içeren sıvı içirilerek bir saat sonra kan şekeri ölçülür. Bu testte kan şekeri yüksekliği saptanırsa (140mg/dl -190mg/dl arasında ise) veya hastada risk artışı bulunursa 100gr oral glikoz yükleme testi (100gr OGTT) yapılmaktadır. Bu testte de gestasyonel diyabet için riskli bulunan gebeye aç karna 100gr glikoz içeren sıvı içirilir; birinci, ikinci ve üçüncü saatlerde kan şekeri ölçümü yapılır. En az iki değer normalin üzerinde ise gestasyonel diyabet tanısı konur.

Çıkması gereken normal değerler:

  • Açlik; 95mg/dl,
  • 1. saat;185mg/dl,
  • 2. saat;165mg/dl,
  • 3. saat;145mg/dl olmalıdır.

Son 3 aylık kan şekeri değişikliklerini kontrol etmek için Hg A1c tayini yapılabilmektedir.

Tedavi

Tüm GDM gebelerin yüzde 15-20’sinde insülin tedavisine ihtiyaç duyulurken hastaların büyük bir kısmında bir diyet uzmanı ile beraber düzenlenen diyet ve egzersiz yeterli olmaktadır. Diyetteki kalori ihtiyacı 35kcal/kg olarak hesaplanır. Beslenme 3 ana, 3 ara öğün şeklinde az ve sık olmalıdır. Kan şekeri kontrolü için diyetin düzenlenmesi tek başına geçerli olmayıp psikolojik stres de kontrol altına alınmalıdır. Orta dereceli fiziksel egzersiz kan şekeri kontrolünde çok yarar sağlamaktadır. Tüm bunlara ek olarak yürüyüş, yüzme ve yoga önerilebilir.

Tanı konulduktan sonra hedef açlık kan şekerini 95mg/dl, tokluk kan şekerini 1. saatte 140mg/dl altında tutmaktır. Bakımın en önemli unsuru periyodik kontrollerdir. Diyetin ayarlanmasını takiben bir hafta sonra kan şekeri değerlendirilir. İstenilen sonuca ulaşılamazsa insülin ihtiyacı gelişir. Gestasyonel diyabetlilerde hangi tedavi şekli yapılırsa yapılsın, haftada bir kez kan şekeri ölçümü mutlaka yapılmalıdır. Gebelik takip sıklığı 32. haftadan sonra sıklaşmalı ve gestayonel diyabetli anne bebekleri iri fetus ve geç akciger gelişimi nedeniyle son haftalarda dikkatle gözlenmelidir.

Doğum sonrası:

Gestasyonel diyabetli annelerde doğum sonrası insülinle tadavi ihtiyacı genellikle ortadan kalksa da yaşantılarının ilerleyen döneminde diyabetle karşılaşma riskleri artmaktadır. Bu nedenle doğumdan 6 hafta sonra glisemik durum yeniden değerlendirilmeli ve 75gr glikoz yüklemesi yapılmalı; normal çıkması halinde 3 yıllık aralarla tekrarlanmalıdır. Bu kadınlar; hayat tarzlarında değişiklik yapmalı, insülin direncini azaltmak için ideal kiloya inmeli, sık ve az beslenerek egzersiz yapmalıdırlar.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK