Hastaneyi Çocuklar İçin Nasıl Daha Cazip Kılabiliriz?

Memorial Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden  Pedagog Dr. Melda Alantar , çocukların çok korktukları hastaneleri onlar için cazip hale getirmenin yolları hakkında bilgi verdi.

Çocukların yaklaşık üçte biri en az bir kez hastaneye kaldırılır. Hastaneye yatma çocuk ve aile için travmatik bir olaydır. Hastanede tedavi gören çocuklarda kısa dönemde uyuma güçlüğü, tıbbi tedaviden korkma, isteklerinin yerine getirilmesi için anne-babayı zorlama gibi tepkiler yaygın olarak gözlemlenmektedir. Hastaneye yatmadan önce çocuğun yetişkinlerin yardımıyla bu duruma psikolojik olarak hazırlanması, olumsuz duygusal ve davranışsal sorunların azalması açısından önemlidir. Hastanede tedavi gören çocukların gelişimsel gereksinimleri şunlardır:

Yeni doğan (0-12 ay): Yeni doğan bağlılık, güven düzene ihtiyaç duyar. Anne-baba bebek ile hastane kalmalı ve ona aynı görevliler bakmalıdır. İzin verildiği ölçüde bebeğin bakımına yardımcı olunmalı, evdeki düzen sürdürülmelidir. Bebekle yumuşak ses tonuyla konuşmak, kucakta tutmak, sallamak ya da birlikte yürümek, ninni söylemek onu rahatlatır. Battaniye, oyuncak hayvan gibi tercih ettiği güvenlik nesnesi bulundurulmalıdır. Tıbbi işlemler sırasında anne-baba bebeği kucaklarında tutarak rahatlatabilir.

Bebeklik (12-36 ay): Bebekler, güven ve sürekliliğin yanı sıra bağımsızlık duygularına da ihtiyaç duyar. Çocukla birlikte kalmak, olağan düzeni yürütmek ve onunla aynı bakıcıların ilgilenmesini sağlamak uygun tutumlardır. Gelişimsel açıdan uygun olduğu ölçüde çocuğun kendi bakımıyla ilgilenmesine olanak sağlanmalı ve aşırı koruyucu bir tutum sergilemekten kaçınılmalıdır.

Okul öncesi çocukları (36 ay-6 yaş): Yatıştan üç veya dört gün önce hastane hakkında bilgi vermek uygundur. Okul öncesi dönem çocukları güven, anlayış, süreklilik ve kendilerine verdikleri değerin yetişkinler tarafından onaylanmasına gereksinim duyar. Örneğin: "Doktor başının neden ağrıdığını anlamak için bazı testler uygulayacak" gibi basit açıklamaları algılayabilirler. Hastaneye yatışın neden olduğu strese karşı davranışsal tepkiler sergileyebilirler.

İlköğretim dönemi çocukları (6-12 yaş): Okul çağı çocukları hastaneye yatmadan bir-iki hafta önce haberdar edilmelidir. Bu dönemdeki çocukların özgüven ve kişisel yeterlilik duyuları gelişir. Beden görüntülerine ve sosyal konumlarına ilgi gösterirler. Pek çok çocuk test ya da ameliyat sonrası vücutlarının değişikliğe uğrayacağı ya da sakatlanacağı endişesini taşır. Hastanede kalmaya uyum sağlamaları için bakımlarıyla ilgili uygun sorumluluklar verilmelidir. Hastaneye yatmadan önce öğretmenle konuşularak sınıf arkadaşlarının mektup ve kartlar göndermesi sağlanırsa, çocuğun hastaneye uyumu kolaylaşır.

Ergenler (12-18 yaş): Ergenlik çağındaki gence hastaneye yatmadan bir-iki hafta önce haber verilmesi uygundur. Ergenin güven, sosyal konum ve olumlu beden duyuları geliştirmesi çok önemlidir. Gençler bağımsızlık, mahremiyet, beden görünümü, yaşıtlarıyla iletişim konularına değer verirler. Anne-baba tıbbi konuları dürüst şekilde onunla tartışmalı, genç karar verme sürecinde etkin şekilde yer almalıdır. Hastane ortamında mahremiyetin sağlanabilmesi için perdeler örtülebilir, kapılar kapanabilir, içeriye girilmemesini belirten yazılar asılabilir. Evden walkman, müzik cd'si, oyun, dergi, rahat giysiler getirilebilir.

Aşağıda belirtilen ipuçları çocuğun hastanede kalışını korkutucu bir deneyim değil, öğrenme ve gelişme süreci olarak değerlendirmesini sağlayabilir:

  • Çocuk ve ailenin hastane ortamına alışması için tüm aile bireyleri hastane turuna katılmalı, kalacakları servis veya ameliyathanenin uygun bölümlerini gezip görevlilerle tanışmalıdır.
  • Tıbbi süreçleri açıklarken kullanılan dil çocuğun gelişim düzeyine uygun olmalıdır. Özel cihazlara ilişkin bilgi önceden verilmeli, tıbbi işlemlere ilişkin videolar izlenmelidir.
  • Çocuğun duygularını irdelemek için aile oyun, resim, kitap gibi malzemelerden yararlanabilir. Hastanede tedaviyi konu alan öykülerin aile bireyleri tarafından birlikte okunması duyguların dışa yansıtılmasını sağlar.
  • Doktor oyun seti, hastane görevlilerinin giysilerine benzeyen kıyafetlerle oynanan oyunlar, çocuğun zihninde yaşayacağı deneyime ilişkin somut resimlerin oluşmasını sağlar.
  • Yetişkinler tıbbi işlemler sırasında çocuğun yanında olmalı, hastanede kalmalıdır. Doktorlar onayladıktan sonra birlikte eve dönüleceği çocuğa iletilmelidir. Bazı çocuklar anne-babalarının kendilerini hastanede yalnız bırakıp gideceklerinden korkarlar. Gidecekleri zaman çocuğa haber vermeleri ve ne zaman döneceklerini bildirmeleri önemlidir.
  • Evden çocuğun en çok sevdiği oyuncak ile battaniye, aile resimleri gibi eşyalar getirilebilir.
  • Aile çocuğun anlayacağı sözcüklerle doğru bilgi vermelidir. Çocukların tedavi veya ameliyat öncesi dönemde bilgilendirilmemesi farklı sorunlar yaratabilir. Sorunu saklamak, açıklamaktan kaçınmak, sorularını geçiştirmek çocuğun yetişkinlere duyduğu güveni sarsar. Bu durumda çocuk hastane görevlilerine ve yapılacak işlemlere aşırı tepki verebilir. Gelecekte yaşayabileceği hastane deneyimlerine karşı olumsuz tutum geliştirebilir.
  • Çocuk yaşadığı korku ve acı nedeniyle ağlayabilir, ona bunun doğal bir tepki olduğu söylenmeli ve sakinleştirilmelidir. "Korkma acımayacak" demek yerine "acıyabilir ama iyileşebilmen için bu işlemin yapılması gerekiyor" şeklinde bir açıklama yapmak daha uygundur.

Hastanede kalış sürecinde çocuk sessiz veya öfkeli davranabilir. Bunlar strese karşı doğal tepkilerdir. Çocuk duygularını, korkularını ifade etmesi konusunda yönlendirilmelidir.

Hastanede kalış süresince olağan etkinliklerin devam etmesi için çocuk desteklenmelidir. Evden getirilecek oyunlar, okulla ilgili ödevler, arkadaş ziyaretleri günlük fıayatın süreklilik göstermesinde önemlidir. Diğer kardeşlerin ziyareti ve konuşmalara katılmaları sağlanmalıdır. Onların da bazı endişeleri vardır ve hastanede kalacak çocuğun davranışlarını etkileyebilirler. Anne-baba bilgi edinip rahatlamak için doktorla konuşmalıdır. Endişelerden kurtulmanın en doğru yolu yeterince bilgi sahibi olmaktır.

Çocuklar beden dili ile ses tonunu değerlendirme konusunda çok dikkatlidir. Anne-babaları endişelendiklerinde bunu hisseder ve kendileri de kaygılanırlar. Ailenin doktora ve hastaneye duyduğu güven çocuğa da yansır. Hastanede kalma ailenin stresle başa çıkabilmeyi öğrenmesine olanak sağlar. Hoşgörü, sabır, esneklik, fedakarlık ve olgunluk gösterme, bir başkasının duygularını anlayıp paylaşma, sorumluluk üstlenme gibi değerlerin gelişmesine olanak yaratır.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK