Omurga Romatizmaları (Spondilartritler)

Bu grup hastalıkların ortak özellikleri sakroiliak eklem (omurga alt tarafı ile halk arasında leğen kemiği denilen kemik arasındaki eklem) ve omurga eklemlerinin etkilenmesidir.

Bu hastalıklar genetik, klinik ve radyolojik olarak ortak özelliklere sahiptirler. HLA B27 ortak genetik yapısını taşımaktadırlar. Ancak bu genetik molekülün varlığı, klinik bulgular olmazsa anlam taşımaz. Tanı için kullanılmaz.

Klinik olarak bu grup hastalıklarda ortak bazı yakınmalar görülmektedir.

  • Omurga eklemlerinin tutuluşu
  • Özellikle diz ve ayak bileklerini etkileyen eklem iltihabı
  • Topuk ağrısı ve batma hissi
  • Genellikle genç yaşta başlangıç
  • Aile bireylerinde benzer yakınmalı veya tanılı bireylerin varlığı
  • Gözlerde tekrarlayan iltihabi hastalık

Gruba göre erkek ve kadın oranı değişmektedir. Ankilozan Spondilit (AS), genç erişkin erkeklerin hastalığı iken, Psoriatik (sedef hastalığı) artritte oran eşit gibidir. Ancak genellikle omurga romatizmaları erkeklerde daha sıktır ve kadınlara göre şiddeti daha fazladır.

Bu 5 gruptan sadece Ankilozan spondilitte etken tam olarak bilinmemektedir. Uzun yıllardır sedef hastalığı olanlarda hem omurga hem de diğer eklemlerinde iltihabi olay görülmektedir. Nadiren sedef hastalığının başlamasından önce de benzer yakınmalar başlayabilir.

Reaktif artrit-spondilit dediğimiz durumda, idrar yolları, genital bölge (vajina, penis akıntıları) enfeksiyonları ve kanlı ishal sonrasındaki takip eden 1 ay içinde omurga eklemlerinde ve diğer eklemlerde iltihap olabilir. Bunların bir kısmı tamamen geçebileceği gibi, bir kısmı kronikleşir, omurga eklemlerinde kalıcı iltihabi değişikliklere neden olur.

Ayrıca, kalın bağırsaklarda görülen bir takım iltihabi hastalıklar da (Crohn hastalığı, Ülseratif Kolit) omurgayı ve çevre eklemlerini tutan artrite (eklem iltihabı) neden olmaktadır.

Genel yakınmaları

En sık yakınma, özellikle sabah saatlerinde uykudan uyandıran ve hastanın yatakta hareket etmesini bile engelleyen bel ağrısıdır. Bu bel ağrısı ile beraber bel bölgesinde tutukluk hali de çok belirgindir. Hasta belini rahat hareket ettiremez. Ayağa kalktığında topuklarında batma ve ağrı hisseder. Günlük işlerinin yapmak için hareketlerini zorlamaya başladığında, eklemler harekete zorlanınca bir süre sonra tutukluk hali azalır ve hasta rahatlama hisseder. Gün içinde de yine, hareketsiz olarak kaldığı zamanlarda tutukluk belirginleşmeye başlayabilir. Yani bu bel ağrısı ve tutukluğu hareketle azalma eğilimi gösterir. Buna inflamatuar tip (yangısal-iltihabi) bel ağrısı denmektedir. Bu mekanik nedenli bel ağrılarından farklı bir durumdur. Mekanik tip ağrılarda yakınmalar hareketlerle, akşama doğru artma eğilimi gösterir.

Gruplara göre değişmekle birlikte bu ağrılar sırta ve boyuna kadar ilerleyebilir. Bu bölgelerin hareketini kısıtlar. Genç yaşta omurga hareketleri sınırlanmış, omurgası eğilmiş ve iş yapamaz konuma gelmiş birçok hastayla karşılaşılmaktadır. Bu hem hastanın yaşam kalitesini bozmakta, hem de iş gücü kaybına yol açmaktadır.

Altta yapan nedene göre değişen ek bulgular da görülmektedir. Sedef hastalığında çevre eklemlerinde de şişlik ve hareket kısıtlılıkları, iltihabi bağırsak hastalıklarında ve ankilozan spondilitte görme kaybına kadar gidebilen gözde iltihabi olaylar eşlik edebilir.

Bütün bu negatif tabloya rağmen bu hastalıkların tedavisi mümkündür. Elbette erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle hekime yakınmalar başlar başlamaz başvurulmalıdır. Özellikle Romatoloji uzmanlarına erken yapılan başvurular, hastalığın ilerlemeden ve daha başarıyla tedavi edilmesine neden olur.

Ağız yolu ve damar yolu ile kullanılan birçok ilaç seçeneği mevcuttur. Hatta bazı ilaçları hastalar evlerinde cilt altına enjeksiyonla kendileri uygulayabilmektedir. Son yıllarda ilaç sanayisindeki gelişmeler, tedavinin başarısını artırmıştır. İlaç tedavilerine ek olarak, en önemli tedavilerden biri egzersizdir. Bu grup hastalıklarda, diğer romatizmal hastalıklara göre en önemli farklılık egzersiz tedavisinin yararının oldukça fazla olmasıdır. Bel ve sırta yönelik germe egzersizleri, hareket serbestliğini ve omurga hareketlerini korumada çok önemlidir. Özellikle yüzme, tüm sırt ve bel kaslarını beraber kullandığı için önerilmelidir.

Kaplıca, sıcak su banyoları omurga romatizmalarında önerilmez. Genel olarak romatizmal hastalıkların aktivitesinde artışlara neden olabilir. Hasta fayda görmeyi beklerken daha da kötüleşebilir. Hekime danışmadan böyle bir uygulama yapılmamalıdır.

Hastanemizde bu grup hastalıkların etkin bir şekilde ilaçlarla ve egzersizle tedavisi yapılmaktadır. Ancak unutulmaması gereken, romatizmanın tamamen ortadan kalkmayacağıdır. Hastalık kontrol altına alınmaktadır. Hekim ile işbirliği çok önemlidir. Zaman zaman hastalıklar alevlenebilir. Bu nedenle sürekli ve düzenli aralıklarla takip şarttır.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK