Yaşam Boyu Sağlık İçin Aşılanın

Hastalıklara karşı korunmanın ilk kuralı; sağlıklı, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmaktır. Vücudumuzu zararlı etkenlere karşı koruyan bu sistemi güçlendirmenin yolu aşılanmaktan geçmektedir. Bir hastalığı daha oluşmadan önlemenin ise tanı ve tedaviden daha ekonomik, güvenli ve az maliyetli olduğu unutulmamalıdır. 24-30 Nisan 2014 Dünya Aşı Haftası’nda Memorial Ataşehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Uzmanları, aşıların hastalıklardan koruyucu etkisi hakkında bilgi verdi.

Aşı bir halk sağlığı uygulamasıdır

Aşılama, toplum sağlığının korunmasında önemli unsurlardan biridir. Aşı, insanları hastalıklardan ve onun kötü sonuçlarından koruyabilmek için sağlam ve risk altındaki kişilere uygulanmaktadır. Vücut bu şekli ile kendisine zarar vermeyen mikrop ya da toksinleri tanır ve onlara karşı bir savunma yöntemi geliştirir. Böylece gerçek mikropla karşılaşıldığında da bu yöntemle savaşır ve kişi hastalığa yakalanmaz. Aşılanan kişi artık o hastalığa karşı bağışıktır.

Başkalarının ve kendi sağlığınız için aşılanın

Aşılanma, hastalıkların ve ölümlerin önlenmesi açısından en önemli toplum sağlığı müdahaleleri arasında yer almaktadır. Aşılanma ile kişi sadece kendini değil tüm toplumunun da sağlığını korumuş olur. Bulaşıcı hastalıklara ne kadar az kişi yakalanırsa, salgın olasılığı da o kadar azalır. Örneğin; başarılı aşılama programları sayesinde zamanın salgın bir hastalığı olan çiçek hastalığı 1977 yılından itibaren yeryüzünden silinmiştir.

 

Her yıl 2-3 milyon kişi kurtuluyor

Hayat kaybını önlemenin değeri ölçülemez. Aşılar, bulaşıcı hastalıkları önler ve hayat kurtarırlar. Aşılar sayesinde difteri, tetanos, boğmaca, kızamık gibi hastalıklar nedeniyle ölümden her yıl 2-3 milyon kişi kurtulmaktadır. Akciğer, kalp hastalıkları, böbrek yetmezliği, diyabet gibi bazı kronik rahatsızlığı olan kişilerde kimi hastalıklar daha ağır seyredebileceğinden özellikle risk grubundaki kişilerin aşılanma ile korunması gerekir.

Bazı meslek grupları mutlaka aşılanmalı

Kimi meslek çalışanları için artmış hastalık riski olabilmektedir. Bunlardan aşılanma ile korunma mümkündür. Örneğin, laboratuvar personelinin hepatit B için aşılanması gerekir. Hastalarla yakın temastaki diğer sağlık personeli, bakımevi çalışanları, özellikle okul öncesi eğitim kurumlarında çalışanlar, yine bulaşıcı solunum yolu hastalıkları açısından artmış risk altındadır. Bu kişilere grip aşısı, zatürre aşısı uygulanabilir. Dünyanın bazı bölgelerine seyahat edileceği durumlarda, o bölgede sık görülen hastalıklara karşı aşılanmak gerekebilir.

Yumurta alerjisi olanlar dikkat!

Kendiniz ya da çocuğunuzun aşı ihtiyacı için mutlaka doktorunuza başvurun. Aşı uygulamaları tüm hastanelerde yapılmaktadır. Aşılar, aşı takvimine bağlı kalınarak takip edilmeli ve özel aşı kartına kaydedilmelidir. Aşılanan bireyler bu aşı kartlarını mutlaka saklamalılar. Kimi aşıların üretiminde yumurta proteinlerinden yararlanıldığından yumurta alerjisi olanlara bu aşıların uygulanmaması gereklidir. Bağışıklık yetmezliği olan kişilerde de canlı aşılardan kaçınılmalıdır.

Aşılı çocuklar, sağlıklı nesiller

Çocuklar, doğar doğmaz aşı takvime uygun bir şekilde aşılanmaya başlanmalıdır. Çocukluk yaşlarında bazı aşıların yapılması daha sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlar. Aşılar, sadece çocuklar için de değildir. Yetişkinler de bağışıklıklarını güçlendirmek için belirli aşıları uygulatmalıdırlar.

Erişkinler için önerilen aşılar:

  • Grip (influenza) aşısı: Her yıl sonbaharda yapılması önerilmektedir.
  • Pnömokok aşısı: Aşının türüne göre tek doz ya da beş yılda bir uygulanır
  • Hepatit B aşısı: 0, 1 ve 6. aylarda toplam 3 doz yapılır.
  • Hepatit A aşısı: Toplam 2 doz uygulanır.
  • Tetanoz aşısı: 10 yılda bir rapel dozu önerilir.
  • Suçiçeği aşısı:  Toplam 2 doz halinde yapılır.

07 Mayıs 2014

CANLI DESTEK