Göz Kapağı Şekil Bozukluğu Körlük Nedeni

İleri yaşlarda göz kapaklarında şekil bozuklukları oluşur. Yaşlanmayla birlikte alt göz kapağında meydana gelen gevşeklik, yerçekiminin etkisiyle alt göz kapağının dışa ya da içe dönmesine yol açabilir.

Göz kapağında uzun süreli içe dönüklük, kirpiklerin sürekli korneaya teması nedeniyle gözün saydam tabakasında tahribata ve doku kaybına neden olur. Devam eden bu durum sonrası hastalarda kornea bozukluğuna bağlı körlük de ortaya çıkabilir.

Memorial Kayseri Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Ferdağ Sakioğlu, göz kapağı şekil bozukluklarının cerrahi ile tedavisi ve estetiği hakkında bilgi verdi.

Göz kapağı şekil bozuklukları körlükle sonuçlanabilir

Göz kapağı şekil bozuklukları ileri yaş ile birlikte; yaralanma, yüz felci sonrası ve doğuştan oluşabilir. Kimyasal yaralanmalar, iz bırakan enfeksiyonlar, travma gibi nedenlerle meydana gelen yara dokusu, göz kapağının iç yüzünün kısalmasına ve buna bağlı olarak göz kapağının içe dönmesine yol açar. Uzun süreli göz kapağı içe dönmesi, gözün saydam tabakasında tahribata ve ileri dönemde de kornea bozukluğuna bağlı körlüklere neden olmaktadır.

Yüz felci de şekil bozukluğunda önemli bir neden

Yüz felci geçiren hastalarda da alt göz kapağı göz küresinden uzaklaşıp dışa doğru dönebilir. Gözlerin kapanmasını sağlayan kas felç olur ve göz açıkta kalır. Kendiliğinden ya da beyin ve tükürük bezi ameliyatlarından sonra oluşabilir. Gözyaşının buruna aktığı deliklerden uzaklaştırılamaması ve korneanın açıkta kalması nedeniyle gözyaşı üretiminde artışa bağlı olarak, gözlerde sulanma ve gözün saydam kısmında yaralar meydana gelir. Tedavisi yüz felcinin kalıcı olup olmamasına göre değişir. Öncelikle suni gözyaşı ilavesi yapılır. Daha sonra geçici olarak botoks, bantlama ve alt üst göz kapaklarının yan taraflarından birbirine dikilmesi işlemi yapılır. 6 ay süresince iyileşmeyen yüz felci kalıcı olarak kabul edilir ve tedavisi cerrahidir. Kalıcı tedavide amaç; alt ve üst kapak arası açıklığın azaltılması ve korneanın açıkta kalmasının önlenmesidir. Cerrahide; gevşeyen bağların onarılması, üst göz kapağının içine “altın ağırlık” yerleştirilmesi, üst kapağın kapanmasına yardımcı olmaktadır. Altın vücutta en az reaksiyon yaratan madde olduğu için tercih edilmektedir.

Kesin tedavi göz kapağı cerrahisi

Cilt ve cilt altı dokularda yaralanma ya da geçirilmiş cerrahi nedeni ile meydana gelen büzüşme, göz kapağının göz küresinden uzaklaşmasına ve dışa dönmesine neden olmaktadır. Hastalar gözlerinde sürekli sulanma, enfeksiyon, ağrı, ışığa duyarlılık, gözün açıkta olması nedeniyle batma ve kızarma gibi kuru göz şikayetleriyle doktora başvurur. Hastalığın çok ileri dönemlerinde görme kaybı meydana gelmektedir. Tedavide geçici olarak; bantlama, yumuşak kontak lens veya gözyaşı damlaları kullanılabilir. Ancak göz kapağı şekil bozukluklarının kesin tedavisi cerrahidir. Kapaktaki şekil bozukluğu dokularda gevşekliğe bağlı oluşmuşsa kapak sıkılaştırma ameliyatları tercih edilir. Kapaklar ciltteki büzüşme nedeniyle dışa dönmüşse, bu bölgenin temizlenmesi ve kulak arkası ya da üst göz kapağı gibi vücudun diğer yerlerinden cilt nakli ameliyatı gerekebilir.

Göz kapağı cerrahisi ile hastalarda genç ve estetik görürüm

Halk arasında göz kapağı sarkması ve torbalanması denilen “blefaroşalazis”, üst ve alt kapak derisinin fazlalığı, göz çukurundaki yağ dokusunun fıtıklaşması ile karakterizedir. Bu durum, yalancı kapak düşüklüğü olan torbalı gözlere neden olmaktadır. Göz çevresinde ağırlık hissi, kaş ağrısı ve ileri vakalarda üst görme alanında bozukluk meydana gelebilir. Hastalar yaşlı ve yorgun görünmektedir. Tedavide “blefaroplasti” adı verilen göz kapağı estetik operasyonu uygulanmaktadır. Göz kapağı ameliyatları sonrası iz kalma oranı çok düşüktür. Kalan izler de göz kapağı kıvrımına gizlenmektedir.

29 Mayıs 2013

CANLI DESTEK