Canlı Vericiden Böbrek Nakli Artık Çok Daha Kolay

Aşırı tuz ve şeker tüketimi, diyabet, kilo artışı, tansiyon, tedavi edilmeyen idrar yolu enfeksiyonları… Böbrek yetmezliği birçok nedenle ortaya çıkabiliyor. Türkiye’de bugün itibariyle yaklaşık 60 bin kronik böbrek yetmezliği hastası bulunuyor. 2015’te bu sayının 100 bine ulaşması bekleniyor. Memorial Şişli Hastanesi Organ Nakli Merkezi Bölümü Uzmanları, böbrek nakli hakkında bilgi verdi.

Kronik böbrek yetmezliğinin en etkin tedavisi böbrek naklidir. Ancak kronik böbrek yetmezliğinde en iyi sonuç, hiç diyalize girmeden yapılan böbrek nakliyle gerçekleşiyor. Hasta, diyalizin olumsuz etkileri nedeniyle yıpranmadan ve bu etkiler vücuda yerleşmeden böbrek nakli olduğunda başarı şansı da çok artıyor.

Böbrek nakli hayat kurtarır

Böbrek nakli, böbrek yetmezliği olan hastaları diyaliz tedavisinden kurtarmakta ve yaşam kalitelerini yüksek oranda artırmaktadır. Ama bundan daha da önemlisi başarılı bir böbrek naklinin hayat kurtardığı gerçeğidir. Böbrek nakli hastalarında 5 yıllık hasta sağ kalımı % 90, diyaliz hastalarında ise  yaklaşık % 40’dır. Böbrek nakli bu hastaların yaşamını 2.5-3 kat uzatmaktadır. Dünyada ve ülkemizde böbrek nakli önündeki en büyük engel organ yetersizliğidir. A.B.D.’de 61.000’den daha fazla insan kadavra böbrek bekleme listesindedir ve bu hastaların sadece %15’i bir yıl içerisinde böbrek nakli olabilecektir. Bu ülkede ortalama böbrek bekleme süresi 4-5 yıldır. Ülkemizde 20.000’den civarında insan kadavra böbrek bekleme listesindedir ve yılda yapılan kadavral böbrek nakillerinin sayısı 500 civarındadır. Dolayısıyla ülkemizde kadavra böbrek bekleyen bir hastanın ne kadar süreyle böbrek bekleyeceği tahmin edilememektedir.

Böbrek vericisi artık ameliyattan korkmuyor

Tüm dünyada gösterilen bütün çabalara rağmen beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden yapılan kadavral nakiller belli bir sayıya ulaşmıştır ve bu sayıyı yıllar içerisinde artırmak pek mümkün olmamaktadır. Organ yetersizliğine bir çözüm olarak canlı vericilerden yapılan nakillerin artırılması akla gelmiştir. Gerek vericiler gerekse alıcılar bu nakile kuşkuyla bakmaktadır. Sevdikleri kişiye organ vermek isteyen kişiler böyle büyük bir ameliyattan çekinmektedir. Böbrek yetmezliği hastaları da sevdikleri bir insanın kendileri için böyle ciddi bir ameliyat riskini almalarını istememektedir. Bu sebeple A.B.D.’de verici ameliyatının hastalar ve vericileri için daha kabul edilebilir bir ameliyat haline getirilmesi ve böylelikle canlı vericilerden yapılan nakillerin arttırılması amacıyla “Laparoskopik donör nefrektomi” yani kapalı yöntemle böbrek alma operasyonu uygulanmaya başlanmıştır. Laparoskopik cerrahi ameliyatın hastanın vücuduna yapılan açık bir kesi yerine, hastanın karnına açılan küçük deliklerden yapılmasıdır. Bu deliklerden birinden cerrahın yaptığı işlemi görebilmesini sağlayan bir kamera, diğer delik veya deliklerden de operatörün cerrahiyi yapmasını sağlayan aletler sokulmaktadır. Bu teknik tüm dünyada son 10 yılda yaygınlaşmış, eskiden açık şekilde yapılan bir çok cerrahi, laparoskopik yöntemle uygulanmaya başlanmıştır.

 

“Tek- port cerrahisi” ile ameliyat izinden eser yok

Bu ameliyat için; göbek deliğinin içine dışarıdan görünmeyen, 2 cm’lik bir kesi yapılıyor ve tüm laparoskopik aletlerin içinden geçirilebildiği tek bir port göbek deliğine yerleştiriliyor. Daha sonra kamera ve özel cerrahi aletler, bu tek porttan geçirilerek ameliyat gerçekleştiriliyor. HD (yüksek çözünürlüklü) kamera sistemi,  görüntüyü yine HD bir ekrana aktarıyor ve cerrahi ekip bu ekrandan en küçük ayrıntıları bile görerek ameliyatı gerçekleştiriyor. Bu ameliyatlar için standart laparoskopik ameliyatlarda kullanılan cerrahi aletlerden daha farklı olan ve uç kısmı her yöne hareket edebilen özel laparoskopik aletlerin kullanılması gerekiyor. Aynı zamanda son yıllarda üretilen ve uç kısmı bükülerek değişik açılardan görüntü veren özel kamera sistemleri, bu ameliyat tekniğini kolaylaştırılıyor. Böbrek ameliyatlarının büyük bir kısmı “Göbek Deliğinden Tek-port Cerrahisi” denilen bu teknikle yapılabiliyor. Örneğin, çalışmayan ve içi iltihapla dolu böbrekler bu ameliyatla çıkarılabiliyor. Böbrek ne kadar büyük olursa olsun, ameliyatın bitiminde özel bir torbanın içine yerleştiriliyor ve göbek deliğinden “morselatör” denilen bir aletle parçalanarak vücut dışına alınıyor. Böylece böbreğin uzunluğu 15 cm olsa bile, göbek deliğindeki 2cm’lik kesiden dışarı çıkarılması mümkün hale geliyor. Böbrek kanserlerinin bir kısmı ve böbreğin toplayıcı sistemine yerleşmiş büyük taşlar da bu metodla tedavi edilebiliyor.  Aynı zamanda böbreküstü bezinde yerleşmiş kitleler de bu ameliyat tekniğiyle iyileştirilebiliyor. Böbrekten mesaneye uzanan ve “üreter” denilen idrar kanalında oluşacak hastalıklar da bu ameliyat tekniğiyle tedavi edilebiliyor.

Yapay mesane artık böbrek nakline engel değil

Mesanedeki sorun nedeniyle oluşan böbrek yetmezliği, yıllarca sinsi bir şekilde ilerleyebilir. Ancak mesanenin hastalıklı oluşu, erken dönemde fark edilmemektedir. Sorunlu mesanenin tedavi sürecinde öncelikle mesaneye ince bağırsaktan yama yapılarak büyütme ameliyatı uygulanarak, yama yapılmış mesane, böbreklere bağlanabilmektedir. Bu hastalara uygulanan böbrek nakli, diğer nakilli hastalarla aynı başarı oranına sahiptir. Daha önce sorunlu mesane dolayısıyla kronik böbrek rahatsızlığı çeken hastaların tedavisi iki seansta gerçekleştirilmekteydi. İlk seansta, mesaneye yama operasyonu yapılmakta ve böbrek tedavisi için de 6-8 hafta beklenmekteydi. Ayrıca bu operasyon sonunda, hastada sık sık tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları görülebilmekte ve buna bağlı olarak da çeşitli komplikasyonlar ortaya çıkabilmekteydi. Ancak yeni gelişen ameliyat tekniklerinin gelişmesiyle birlikte idrar yolu enfeksiyonları düzenli takip ve kontrollerle erken teşhis edilebilmekte, tedavisi zamanında uygulanabilmektedir. Ayrıca, artık sorunlu mesane operasyonu ve böbrek nakli ameliyatı tek seansta uygulanabilmektedir.

Böbrek nakli bebek sahibi olma şansını artırıyor

Böbrek yetmezliği nedeniyle diyaliz tedavisi gören erkek hastalarda ürenin yarattığı etkilerden dolayı sperm sayılarında düşüklük gözlenebilir. Bu nedenle üreme kabiliyetlerinde azalma meydana gelebilir. Başarılı böbrek nakli sayesinde, böbrek yetmezliği nedeniyle bebek sahibi olamayan hastaların bu şansı artmaktadır. Nakil sonrası ürenin vücutta meydana getirdiği etkiler ortadan kalkınca bu hastaların üreme kabiliyetleri artmakta ve sperm parametreleri normal seviyeye gelmektedir. Bunun dışında sevdiklerine böbreklerini bağışlamak isteyen genç vericiler ileride hamile kalıp çocuk doğuramama endişesi yaşamaktadır. Kadın hastalar tek böbrekle de rahatlıkla gebe kalarak çok sağlıklı bir şekilde bebek sahibi olabilmektedir. Çünkü tek böbrekle yaşayan kadınların gebelikleri diğer gebelerden farklı değildir.

İleri yaş ve kronik hastalıklar böbrek nakline engel değil

Böbrek yetmezliği hastalarının çok önemli bir sağlık sorunu bulunmuyorsa nakil olmaları gerekir. Yaşlı hastalarda diyalizin olumsuz etkileri vücutlarının çok daha kısa zamanda yıpranmasına neden olduğu için nakil şansları az gibi görünse de nakilden çok yarar gören hasta grubunun yaşlılar olduğu dikkate alınarak, bu hastalar nakil kapsamında değerlendirilmelidir. Avrupa Transplant Merkezi’nin bu gruba özgü olan programında, yaşlıdan alınan böbreklerin yaşlıya nakli uygulanmaktadır. 80 ya da daha ileri bir yaştaki hastanın de eğer böbrek fonksiyonlarında bir sorun yoksa yine ileri yaşta bir hastaya nakledildiğinde çok başarılı sonuçlar vermektedir. İleri derecede kalp hastalığı olan bir kişinin dahi gerekli tetkikler ve tedaviler yapıldıktan sonra böbrek nakli olmasında herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Önemli olan hastanın kalp muayenesinin ardından gerekli tedavinin ya da operasyonun uygulanarak kişinin sağlıklı bir kalbe kavuşmasının sağlanmasıdır. Ardından böbrek nakli çok sağlıklı bir şekilde yapılabilmektedir. Örneğin; bypass olmuş bir kişiye nakil yapılmasında herhangi bir sakınca yoktur. Kalp ameliyatı yapıldıktan aylar sonra nakil yapılabilir.

29 Nisan 2013

CANLI DESTEK