Psikolojik Desteğin Zayıflama Programlarına Katkısı

Psikolojik destek alarak zayıflayan kişilerin diyet listelerindeki süreklilik ve başarı oranı, sadece diyet listesi uygulayan kişilere göre daha yüksektir. Bunun temel nedeni yeme tutum ve davranışlarının ve kilo vermenin altında kişinin farkında olmadığı ruhsal dinamiklerin yatmasıdır. Özellikle son yıllarda yapılan araştırmalar, kişinin kilo alması ve sağlıksız beslenme alışkanlığı geliştirmesinin altında psikolojik sebeplerin yattığını göstermektedir. Zayıflama programında olan kişiler kilo verseler veya diyette başarılı olsalar bile, kalıcı olarak ideal kilolarını koruyamamalarının sebebi psikolojik rahatsızlıklardır.

Diyetiniz, duygusal iniş çıkışlarınızdan, iletişim bozukluklarından, kişilerarası veya aile çatışmalarından, iş yerindeki stres faktörlerinden ve aşırı iş yoğunluğundan, okuldaki sınav dönemlerinden, arkadaş toplantıları, iş yemekleri, geziler gibi sosyal aktivitelerinizden birinci derecede negatif etkilenir. Bu sebeplerden en az olumsuz şekilde etkilenmek ve yaşamınızın doğal akışında diyetinizi uygulayabilmek için psikoloğunuzla yapacağınız bireysel terapi ve grup terapileri çok yararlı olacaktır. Diyetisyeniniz size uygun diyetleri hazırlarken, psikologunuz seanslarda nasıl uygulayacağınız konusunda yardımcı olacaktır.

Özellikle tekrar tekrar diyet yapan kişiler, diyeti başlayan ve biten bir süreç veya zorunluluk olarak görürler. Birey yeme davranışının, kişilik yapısının bir parçası olduğunu anlamadıkça ve bu tarzı değiştirmedikçe kilo verme ve kilo koruma tedavisi yıllarca diyet listelerini uygulamaktan başka bir noktaya gidemez. Bu kişiler için kilo verme motivasyonu sadece diyetisyenin listeyi vermesine kadardır. Bu yüzden diyet listeleri bittiğinde kilo verme motivasyonları azalır ve tekrar kilo almaya başlayabilirler. İşte bu noktada kalıcı ve sağlıklı kilo vermeyi sağlamanız ve motivasyonunuzu devam ettirmeniz için psikologla yapacağınız davranışsal ve düşünsel değişim devreye girecektir.

Psikoterapide kontrollü yeme davranışı geliştirerek, duygusal yeme ataklarını tespit ederek, kilo alma davranışı ile bireyin diğer davranışları arasında paralellikleri tespit ederek değişimi sağlamak önemlidir. Psikoterapiyle, bireyin zevk aldığı yiyeceklerden mahrum kalmadan, yeme davranışını otomatik bir faaliyetten çıkarıp düşünceyi içeren tat alma davranışına dönüştürerek kontrollü yeme alışkanlığı kazanması sağlanır. Kişinin yiyecek ve içeceklerle arasına kendisinin belirlediği mesafeyi koyarak onlardan ayrılmadan ve yasaklamadan yeme tutum ve davranışı kazandırılır.

Bireyin diğer davranışlarında olduğu gibi yeme tutumunda kontrolü sağlayabilmesi önemlidir. Çünkü mutluluk neyi kontrol edip, neyi kontrol edemeyeceğimizi anlamamıza bağlıdır. Kişi bu gerçekliği yani yaşamın bizim kontrolümüzde olan ve olmayan öğelerden oluştuğunu kabul ettiğinde hem iç huzura hem de iyi bir yaşama sahip olur. Siz üyelerimizde kilolarınızı kontrol edebildiğinizi gördüğünüzde daha mutlu ve iyi bir yaşamı hak ettiğinizin farkına varacaksınız. Psikologunuzla seanslarınızda dengeli beslenmeye özen göstermek yoluyla kendi değerinizi yeniden keşfedeceksiniz.

16 Ağustos 2012

CANLI DESTEK