Tatilde Cilt Sağlığınız İçin Önleminizi Alın

Tatil denilince herkesin yüzünde bir gülümseme, aklında deniz-kum-güneş üçlüsünün kollarında geçirilecek günler geliyor. Ancak çoğu zaman büyük hayaller kurulan, dinlenmek ve eğlenmek için gidilen tatil yörelerinden cilt sorunları ile dönülebiliyor. Uzmanlar, tatilin tatlı bir anı olarak kalması için başta güneş olmak üzere, birçok konuda dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Yaz döneminde iklime bağlı olarak sıcaklık, UV ışığı ve nem oranında artış görülüyor. Bu da başta cildimiz olmak üzere vücudumuzda birçok soruna yol açabiliyor. Örneğin güneşin korunmasız tene yaptığı olumsuz etkiler herkesçe biliniyor. Ancak yaz aylarında, özellikle de tatil döneminde dikkat edilmeyen birçok ayrıntı cilt sağlığı üzerinde önemli rol oynuyor. Memorial Etiler Tıp Merkezi Dermatoloji Bölümü’nden Uz. Dr. Zerrin Baysal, yaz aylarında cilt sağlığını olumsuz etkileyen faktörler ile bilinçsizce yapılan uygulamaların deriye olumsuz etkilerini şöyle sıralıyor... 

Güneşe çıkmadan önleminizi alın 

Güneş koruyucu ürünler risk grubuna veya deri rengine göre, mutlaka dermatoloji uzmanı tarafından önerilmelidir. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için; koruyucu kremler, jel ve losyon kullanılmalıdır. İyi bir güneş koruyucu ürünün hem UVA hem UVB’ye karşı eşit etkili koruma sağlaması, suya dayanıklı olması ve yüksek SPF’ye sahip olması gerekir. Bu ürünler gün içinde belirli aralıklarla mutlaka tekrarlanmalıdır. 

Kumsalda güneşlenmek isterken cildinize zarar vermeyin 

Tatilde deniz kenarında vakit geçirirken son derece dikkatli olunmalıdır. Kumda geçirilecek zamanı azaltmak, ışığın deriye zararlarını azaltmak demektir. Bunun yanında kum taneciklerinin sürekli deriye teması deride kurumalara, kalınlaşmalara ve kabalaşmaya yol açar. Şemsiyenin altında cildin yanmayacağı düşünülerek saatlerce kalınması da cilt sağlığı için zararlıdır. Kumdan yansıyan ısınlar yine cilt problemlerin neden olabilir.

Kakao yağı cildiniz hasar verebilir

Güneşlenirken vücuda sürülen her türlü ajan (SPF korumaları hariç) özellikle parfümlü ürünler deride istenmeyen yanmalara, lekelenmelere, alerjilere ve erken yaşta gelişebilen deri kanserlerine neden olur. Kakao yağı, bitki karışımlarının cildi bronzlaştırma amacıyla sürülmesi deriye geri dönüşü olmayan kalıcı hasarlar verebilir. Bu nedenle güneşten korunmak için dermatoloji uzmanına danışılarak cilt tipine uygun koruma faktörlü ürünler kullanılmalıdır.

Denizden çıktıktan sonra mutlaka duş alın

Tatil anlayışımızdaki deniz ve havuz alışkanlıklarımız her geçen gün artmakta olup, bu konunun bizi nasıl tehlikelerle karşı karşıya bırakacağı önemli bir konudur. Duş alınmadan girilen havuzlar, ya da çıktıktan sonra duş almamak enfeksiyon hastalıklarının bulaşmasını ve oluşmasını kolaylaştıran en önemli yoldur. Bu enfeksiyonlardan en sık rastlananı molluskum, siğiller, mantar enfeksiyonlarıdır ki; bazen tedavileri uzun zaman alabilir veya tedaviye yanıt vermeyebilir. Kişisel hijyenimize dikkat etmek hem kendi sağlığımız için hem de toplum sağlığı için çok önemlidir.

Terliğinizi ayağınızdan çıkarmayın

Havuz kenarlarında çıplak ayakla yürümek de bu hastalıkları bulaştırmamıza ya da kapmamıza neden olur. Mutlaka terlik kullanma alışkanlığı geliştirmemiz gerekmektedir. Terlik deyince de bilinmesi gereken önemli hususlar vardır: parmak arası ya da kapalı terlikler yazın pişiklerin, ya da nasırları temel nedeni olabilir. Çünkü sürtünme travması, deri sağlığı için istenilen bir pozisyon değildir. Yumuşak hava alan, deriye sürtme ya da terletme duygusu vermeyen terlikler kullanmak daha isabetli olur.

İsilikten korunun

Yazın artan ısı, öncelikle metabolizmada hızlanmaya, ter bezi aktivitesinde artmaya, damarlarda genişlemeye, “sebase” adı verilen yağ salgısında artmaya neden olur. Bu artışlar kişiden kişiye farklı oranlarda gözlenebilir fakat bazı insanlardaki artış, hastalık düzeyine varan sonuçlara yol açar. Bunların en önemlisi, aşırı terlemeye bağlı isiliklerdir. İsilik aşırı üretilen terin deriye atılamaması sonrasında gelişir ve küçük, kaşıntılı, bazen yanma duygusuna yol açan lezyonlar gelişir. Sık banyo yapılmadığında, aşırı giyinme devam ettiğinde bu küçücük sivilceye benzeyen kızarıklıklar, daha büyük çıbana benzeyen sivilcelere dönüşür; dolayısıyla antibiyotik tedavisi zorunluluğu doğar.

Aşırı terlemeye mantara yol açabilir

Hava sıcaklıklarının artması ile birlikte aşırı terleme sorunu da ortaya çıkabilir. Aşırı terleme kıvrım bölgelerinde daha fazla görülür. Bunlar özellikle kasıklarda, koltuk altında, parmak aralarında, kadınlarda meme altı ya da arasında oluşur. Bu bölgelerin ıslak ya da nemli kalması, maya hücrelerini harekete geçirerek mantar hastalığının oluşmasına neden olur. Özellikle ayaklarda kötü kokular, pişiğe benzeyen görüntüler ve şiddetli kaşıntılar başlar. Bu durum yine hekime başvurmayı gerektirir; çünkü bu şikayetlerin tedavisi ve takibinin ciddiye alınması gerekir. Yine sıkça karşılaşılan bir konu da kılcal damarlardaki genişlemedir. Bu da ısının etkisiyle gelişir. Açık renkli kişilerde daha fazladır ve hayat boyu kalıcılıkları vardır.
Yaz aylarında tetiklenen ya da şiddeti artan birçok hastalığın yanında; hijyen ya da bakım ürünleri kullanımı veya davranışsal anlamda dikkat etmemiz gereken birçok konu vardır.

01 Temmuz 2016

CANLI DESTEK