Erkek Kısırlığında Modern Yöntemler Tedavi Başarısını Artırıyor

İnfertilite vakalarının önemli bir kısmı erkek faktöründen kaynaklanıyor. Erkek kısırlığında kullanılan yeni teşhis ve tedavi yöntemleri birçok çiftin bebek sahibi olma hayallerini gerçekleştiriyor. Memorial Ankara Hastanesi Tüp Bebek Merkezi Başkanı Prof. Dr. Aygül Demirol, erkek kısırlığında başarıyı artıran tedaviler hakkında bilgi verdi.

Çevresel faktörler sperm kalitesini düşürüyor

Erkek faktörü değerlendirilirken temel analiz, sperm örneğinin incelenmesidir. Sperm sayısı, hareket kabiliyeti, spermin dölleme yeteneği ve gerekli vakalarda genetik analizinin(sperm FISH ve genetik hasar testleri) yapılması önemlidir. Sayısal düşüklük, hareket oranı düşüklüğü ya da tam hareketsizlik, şekil bozuklukları ve sperm örneğinde genetik olarak DNA kırıklarının yoğun olması, erkek kısırlığının başlıca nedenleridir. Günümüzde çevresel faktörler, çalışma şartlarında maruz kalınan birçok toksik madde, sigara ve erkek yaşının ilerlemesi sperm kalitesini düşürmektedir.

Şiddetli erkek kısırlığı vakaları hormon tedavisi gerektirebiliyor

Tedavi öncesi erkek iyi analiz edilmelidir. Bazı vakalara özel antioksidan ve vitamin tedavisi gerekli olabilir. Bazı daha ciddi vakalarda ise; hormon tedavisi ve sperm yapımının uyarılması gerekebilir. Tedavi edilmesi en zor olan grup; sperm sayısı çok düşük ve kalitesiz olan vakalar ve hiç sperm olmayan azospermi vakalarıdır. Şiddetli erkek kısırlığında kullanılan tüp bebek tedavi teknikleri içinde ICSI yani mikroenjeksiyon yöntemi birçok vakaya büyük oranda çözüm olabilmektedir. Azosperm vakalarında Mikrotese(mikroskop altında detaylı testis biyopsisi) yöntemleri ve sonrası testis dokusundan spermin ayrıştırılması deneyim ve altyapı gerektiren ve hızla ilerleyen teknolojilerdir. Son aşamada mikroenjeksiyon tekniği ile her bir yumurta içerisine bir sperm enjekte edilmektedir. Bu nedenle seçilen sperm kalitesi, tedavi sonucunu önemli ölçüde etkilemektedir.

En iyi spermin seçilmesi sağlanıyor

IMSI yani büyük büyütmeli mikroenjeksiyon, şiddetli erkek faktörü olan infertil çiftlerde kullanılan son derece etkin bir yöntemdir. Yöntem, mikroenjeksiyon işleminde kullanılacak spermin ileri teknolojik imkanlar ile binlerce kat büyütülerek incelenmesini ve böylelikle en iyi spermin seçilmesini sağlamaktadır. Bu işlem için özellikli bir mikroskop kullanılmaktadır.

Döllenme oranını artırırken gebelik kaybı oranını düşürüyor

Mikroenjeksiyon işleminde her bir olgun kadın yumurtası bir adet sperm ile döllenmektedir. Embriyo kalitesini belirleyen yumurta ve sperm kalitesidir. Döllemede kullanılacak spermin seçimi de hayati önemlidir. Eğer dölleme kapasitesi en iyi ve genetik olarak en kaliteli sperm seçilirse işlemde döllenme oranı, embriyo kalitesi, gebelik oranı yüksek ve gebelik kaybı oranı düşük olmaktadır. Normal mikroenjeksiyon sisteminde sperm, 100 -400 kat büyütülerek seçilmektedir. Büyük büyütmeli mikroenjeksiyon yani IMSI’de ise spermler 1600- 7000 kata kadar büyütülerek son derece titiz ve sperm başındaki bazı özellikler detayla incelenerek seçilmekte ve mikroenjeksiyon uygulanmaktadır.

Sperm seçiminde diğer ek teknolojiler

Genetik hasarlı spermler ayrıştırılarak sağlıklı sperm seçilmesinde “mikroçip yöntemi” seçilmiş vakalarda yüksek döllenme ve kaliteli embriyo gelişimi sağlamaktadır. Benzer şekilde PICSI sistemi de sperm seçimi için özel olarak hazırlanmış bir yöntemdir. Bunların dışında, lazer asiste mikroenjeksiyon ise hareketsiz sperm olgularında sperm seçim ve mikroenjeksiyon aşamasında başarıyı artıran özel bir teknolojidir.

02 Haziran 2016

CANLI DESTEK