Şeker Hastaları Ramazanda Ve Bayramda Nelere Dikkat Etmeli

“Oruç, şeker hastaları için bazı ciddi sorunlar oluşturabilir.” diyen Etiler Memorial Polikliniği İç Hastalıkları Bölümü Uzmanları, şeker hastalarının ramazanda neler dikkat etmesi gerektiği hakkında bilgi verdi.

Şeker hastalarının en az üç ana, üç ara öğün yemesi, sık sık ve az az beslenmesi gerekir. Ancak oruç süresince açlık süresi uzayıp, bir öğünde yenen miktar artar. Bu sebepten oruç tutmak isteyen şeker hastalar kesinlikle doktorlarına danışmalıdır ve doktorlarının önerileri doğrultusunda oruç ibadetini yapmalıdırlar.

Kalp damar hastalıklarından katarakta, beyin enfarktüsünden seksüel yetersizliğe kadar pek çok rahatsızlığa neden olan şeker hastalığı kan şekeri kontrolünün sağlanmamasından kaynaklanır ve ciddi sağlık problemlerine sebep olabilir.

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon insanın sorunu olan “Şeker” yaşam kalitesini düşürdüğü gibi ölümle sonuçlanabilen ağır durumlara da neden olabilir.

Şeker hastalığını tedavi yöntemleri ve derecesine göre bu şekilde sınıflandırabiliriz.

  • Yoğun insülin tedavisi alan hastalar
  • Standart insülin tedavisi alan hastalar
  • Oral antidiyabetik alan hastalar (Ağızdan hap şeklinde tedavi)
  • Diyetle şekerleri düzenlenen olan hastalar

İlk gruptaki hastaların oruç tutması uygun değildir!

Bu gruplardan yoğun ve standart insülin tedavisi ile kan şekerleri düzenlenebilen hastalarda mutlak insülin eksikliği olduğu için bu hastalar insülin almazlarsa kan şekerleri aşırı yükselip bir takım ağır metabolik olaylar ya da organ hasarları oluşabilir. Yine bu hastalar eğer insülin iğnelerini yapıp uzun süre aç kalırlarsa, yapılan iğnenin maksimum etkilerinin gözlendiği ikinci saatle sekizinci saat arasında kan şekeri düşmesine bağlı hipoglisemi koması gözlenebilir. Özellikle şeker hastalığına bağlı organ hasarı gelişmiş hastalarda bu durum daha ağır olur. Bu gruptaki hastaların, saydığımız nedenlerden dolayı oruç tutmaları uygun değildir. Hastalar, bu ibadetlerini, özel durumları nedeniyle, kendilerine sunulan diğer alternatifleri değerlendirerek yapmalıdır.

Diğer grup hastalardan oral ilaç kullanan hastalarımız çok sayıda ve değişik cinste ilaçlar alıyor, kan şekerleri ancak bu şekilde düzene girebiliyorsa, bu hastalarında uzun süre aç kalmaları ve bir kerede çok yemek yemeleri sakıncalıdır. Bu tip hastalarda özellikle organ hasarı da varsa oruç tutmamaları uygun olmaz. Ancak tek ilaçla kan şekeri düzenlenen, kan şekeri 140 mg/dl üzerine çıkmayan hastalar, doktor kontrolü ve iyi bir beslenme programı ile oruç tutabilirler. Tabiî ki beslenme programı mümkün olduğunca sık ve az yemeye göre yapılmalıdır.

Son grupta yer alan hastalar da kan şekerleri diyetle düzene giren hastalar doktor kontrolünde ve iyi bir diyet programı ile oruç tutabilirler.

İftarda ağır, yağlı, kızartmalı ve hayvansal besinler alınmamalı

Şeker hastalarının oruç tutarkenki beslenme programı, mümkün olduğunca fizyolojik beslenme düzenine yakın olmalı, iftar ve sahur yemekleri hafif ancak kan şekerini ayarlayıcı şekilde düzenlenmelidir. Örneğin iftarda ağır, yağlı, kızartmalı, hayvansal besinler alınmamalı onun yerine hafif çorba, sebze yemekleri ve yeterli miktarda sıvı alınmalıdır. İftardan bir kaç saat sonra hafif kahvaltı gibi bir ara öğün alınmalı ve yatmaya 1-2 saat kala hafif bir meyve öğünü yenmelidir. Bu tip hastaların sahura kalkmadan oruç tutması ya da sahurda yalnızca su içilip yatması uygun değildir. Sahurda kan şekerini uzun süre düzenli tutabilecek, kepekli tahıllar, kahvaltılık ürünler ve sebze tercih edilmelidir.

Şeker hastaları, ramazan ayı boyunca sürekli olarak doktorları ile irtibat halinde olmalıdır. Özellikle orucun ilk günlerinde sık sık kan şekerlerini ölçerek doktorlarına bilgi vermelidirler.

Hastaların açlık şekeri kadar tokluk şekerinin ölçülmesi de önemlidir çünkü bir çok istenmeyen kötü sonuç, tokluk şekerinin yükselmesi ile de oluşabilir. Hastaların iftar öncesi, yemek yedikten iki saat sonra ve uzamış açlık döneminde kan şekerlerine bakmaları gerekmektedir.

Bayram sofralarına da dikkat!

Ramazan ayının sonunda bayramın gelmesi ile birlikte, özellikle geleneksel yemeklerimizin ve tatlılarımızın Türk misafirperverliği ile sunulması şeker hastaları için büyük bir zorluk oluşturmaktadır. Hastalar, bu dönemde de ağır yemeklerden kaçınmalı, özellikle de tatlıları yememelidirler. Tüm gün diyetimizi yaptığımız halde yenen küçük bir parça tatlı bile tüm gün kan şekeri ayarımızı bozabilir. Ancak bayramda da doktorlarına danışarak ve kalori hesabına göre diyet değişim listesini kullanarak, değişik tatları azda olsa tadabilirler. Burada önemli olan, yemeği saatinde ve uygun miktarda yemektir. Bu da iyi bir diyet programı ile sağlanabilir.

30 Nisan 2009

CANLI DESTEK