Kulak Burun Boğaz Hastalıkları

Bölüm Hakkında

Bölümümüzde, modern teknolojik donanım desteği ile yapılan çalışmalar; tıbbi, etik ve akademik açıdan en üst düzeyde yürütülmektedir. KBB ekibimizin, dünyanın en prestijli dergileri başta olmak üzere, ulusal/uluslararası dergilerde yayınlanmış yüzü aşkın bilimsel eseri bulunmaktadır. Hastanemizin KBB ve Baş Boyun Cerrahisi Bölümü'ne başvuran hastaların; acil, poliklinik ve yatarak tedavileri gerçekleştirilmektedir.

Bölümün çalışma düzeninde yer alan başlıca alt gruplar sırasıyla şunlardır:

Horlama ve uykuda nefes kesilmesi (Uyku Apne Hastalığı) hastalığının tanı ve tedavisinde, modern tıbbın tüm olanaklarını kullanmaktayız. Hastalarımıza, öncelikle Nörolojik Hastalıklar Bölümü bünyesinde çalışan uyku laboratuvarında, uyku testleri (polisomnografik tetkik) yapılmaktadır. Ardından, edinilen bilgilerin muayene ile birleştirilmesinden sonra, tedavileri planlanmaktadır. Son yıllarda bu grup hastaların tedavisinde tüm dünyada kullanılan "Radyofrekans Cerrahisi" hastanemizde de başarı ile uygulanmaktadır. Yaşam kalitesini oldukça bozan ve hastaları oldukça sıkıntıya sokan, burundan nefes alma bozuklukları ile seyreden birçok hastalığın tanı ve tedavisi, başarıyla ve büyük bir tecrübe birikimi ile gerçekleştirilmektedir.

Hastanemizde endoskopik, mikroskopik yöntemler kullanılarak operasyonları gerçekleştirme olanağı bulunmaktadır.

Yaşam kalitesini oldukça bozan ve hastaları oldukça sıkıntıya sokan, burundan nefes alma bozuklukları ile seyreden birçok hastalığın tanı ve tedavisi, başarıyla ve büyük bir tecrübe birikimi ile gerçekleştirilmektedir.

Hastanemizde endoskopik, mikroskopik yöntemler kullanılarak operasyonları gerçekleştirme olanağı bulunmaktadır.

* Estetik Burun Operasyonları

Burun estetiği operasyonları, bu dalda Türkiye'nin en tanınmış profesörü başkanlığında, ülkemizin sayılı isimleri arasında yer alan hekimler tarafından gerçekleştirilmektedir. Yapılan uygulamalar, uluslararası başarı standartlarındadır. Yaşam kalitesini oldukça bozan ve hastaları oldukça sıkıntıya sokan, burundan nefes alma bozuklukları ile seyreden birçok hastalığın tanı ve tedavisi, başarıyla ve büyük bir tecrübe birikimi ile gerçekleştirilmektedir.

Hastanemizde endoskopik, mikroskopik yöntemler kullanılarak operasyonları gerçekleştirme olanağı bulunmaktadır. Çocukluk çağında görülen nefes almada güçlük, horlama, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, işitme bozuklukları, alerjilerin tedavileri, hastanemizdeki çocuk hastalıkları ve alerji bölümleri ile koordinasyon içerisinde yürütülmektedir.

Çocukluk çağında görülen nefes almada güçlük, horlama, sık tekrarlayan enfeksiyonlar, işitme bozuklukları, alerjilerin tedavileri, hastanemizdeki çocuk hastalıkları ve alerji bölümleri ile koordinasyon içerisinde yürütülmektedir. Yıllardır tanı ve tedavisinde sıkıntılar yaşanan bu hastalıkların tedavisinde, son yıllarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Gerek rehabilitasyon, gerekse cerrahi tedavi anlamında ortaya çıkan tüm gelişmelerin ışığında bu şikayet ile başvuran hastaların tedavileri planlanmaktadır.

Yıllardır tanı ve tedavisinde sıkıntılar yaşanan bu hastalıkların tedavisinde, son yıllarda önemli gelişmeler kaydedilmiştir. Gerek rehabilitasyon, gerekse cerrahi tedavi anlamında ortaya çıkan tüm gelişmelerin ışığında bu şikayet ile başvuran hastaların tedavileri planlanmaktadır.

Hastanemizdeki modern odyoloji departmanının desteği ile, tanısı konan, işitme bozukluğu olan hastaların tedavisi ve rehabilitasyonu planlanmaktadır.

Son yılların alanımızdaki önemli gelişmesi olan 'Koklear İmplant' (Biyonik Kulak) takılması yanında, kulak zarı deliklerinin tamiri (Timpanoplasti), kulak kemikçiklerinin yerine protez uygulamaları (Stapez Cerrahisi, Ossikülo-plasti) ve diğer tüm kulak cerrahileri uygulanmaktadır. Yaşamsal önemi olan bu hasta gurubunun tanı ve tedavi aşamasında, konu ile ilgili uzmanlaşmış bir ekibin titiz çalışması gerekmektedir. Yüksek düzeyde bilgi birikimi gerektiren tedavi seçenekleri, bugüne kadar birçok hastamıza başarıyla uygulanmıştır.

Tedavileri sonrasında gelişen sorunları en aza indirmek, sosyal yaşamdan uzaklaşmasına neden olabilecek olumsuzlukları giderebilmek için tüm bilgi birikimi ve teknolojik destek hastanemizde bulunmaktadır.

Yaşamsal önemi olan bu hasta grubunun tanı ve tedavi aşamasında, konu ile ilgili uzmanlaşmış bir ekibin titiz çalışması gerekmektedir. Yüksek düzeyde bilgi birikimi gerektiren tedavi seçenekleri, bugüne kadar bir çok hastamıza başarıyla uygulanmıştır.

Tedavileri sonrasında gelişen sorunları en aza indirmek, sosyal yaşamdan uzaklaşmasına neden olabilecek olumsuzlukları giderebilmek için tüm bilgi birikimi ve teknolojik destek hastanemizde bulunmaktadır.

Eşiniz, dostlarınız tarafından uykuda horladığınızın yüzünüze söylenmesi ya da horladığınızdan haberdarsanız bir toplulukta uyuyakalmaktan ve mahçup olmaktan korkmak bu sıkıntıyı yaşayan herkes için çok rahatsız edicidir.

Peki horlamak hakkında yeterince bilgi sahibi miyiz ? Neden horlarız? Horlamak sağlık durumumuzu olumsuz etkileyen bir durum ya da hastalıklarımızın bir belirtisi olabilir mi?

Öncelikle söylenmesi gereken 35 yaşını aşmış erkeklerin %35’i aralıklı ya da yatış pozisyonuna bağlı olarak horlamaktadır. Yoğun bir günün ardından, alkol kullanılmasından sonra, sırtüstü yatarken horlamak genelde masum horlamalardır. Özellikle yukarıda saydığımız koşullarda horlarken, nefes kesilmesinin olmaması durumunda horlama,horlayandan çok yanında yatanlar (dolayısıyla uyumakta zorluk çekenler) için sorun teşkil etmektedir. Bu durumlarda tedavi, horlayanlar için değil yatak partnerlerinin ya da oda arkadaşlarının kararıyla ve uyku sağlıkları için yapılmaktadır.

Ancak hemen hemen her gün, yüksek şiddette ve uykuda nefes kesilmelerinin eşlik ettiği horlamalar gerek hastanın yaşam süresini kısaltması gerekse beraberinde önemli hastalıklar için risk oluşturması nedeniyle tedavi edilmesi gereken önemli bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Gece uykuda horlarken nefesi kesilen ve yaşı 60 yaşın üstünde olanların hayati tehlike taşıdıkları ve birçok kalp ve solunum hastalıklarına yatkın oldukları bilinmektedir. Yatakta ölüm, kontrol edilemeyen yüksek tansiyon, kalp enfarktüsü geçirme risklerini yükselten bir durum olabileceği unutulmamalıdır.

Tüm bunların yanında horlayan insanların sabah uyanamama, gün boyu uykuya meğilli olma, trafik sıkışıklığında, televizyon karşısında ya da öğlen yemeği sonrasında aşırı uyku isteği gibi yaşam kalitesini bozan birçok şikayeti de bulunmaktadır. Ölümcül trafik kazalarının birçoğunun uykuda nefesi kesilen ve horlayan insanların uykuya meğil ve konsantrasyon kaybı nedeniyle olduğu bilinmektedir.

Peki ne yapmalıyız? Öncellikle ideal kilomuz üstündeki kilolarımızdan kurtulmak iyi bir başlangıç olacaktır. Gece uyku öncesinde alkol alınımının azaltılması, en az 4 saatlik açlık ile yatağa gidilmesi ve uyumadan sakinleştirici ilaçların kullanılmaması ile birçok basit horlamanın önüne geçebiliriz. Özellikle gece uykuda burnumuzdan nefes alamıyorsak ve bu nedenle ağız açık uyumak zorunda kalıyorsak horlamamız kaçınılmaz olacaktır. Burnumuzun açık olması ve ağzın kapalı olması sağlıklı bir uyku için altın kuraldır

Bu basit önlemlerin alınmasına rağmen horlama ve uykuda nefes kesilmesi devam ediyorsa mutlak olarak tedavi edilmesi gerekmektedir. Hastalığın şiddetinin anlaşılabilmesi ve hangi tedavi metodunun kullanılacağının belirlenmesi bir gece hastanede yatılmasını ve uykunuzun değerlendirilmesinin yapılacağı “uyku testinin” yapılabileceği bir merkeze başvurmamız gerekmektedir. Memorial Hastanesi' nde bu hastalığın tedavisi için gerekli tüm teknolojik donanım ve tecrübe birikimi bulunmaktadır. Cerrahi tedavide ana prensip gece uykuda solunum yolunu tıkayan küçük dil ve yumuşak damağın gerginleştirilmesinin sağlanmasıdır. Ağız içindeki bu dokularda gerginliğin sağlanması için günümüzde en geçerli, sonuçları en iyi olan teknik “radyofreakans” cerrahisidir.

Doç. Dr. Burak Erdamar Memorial Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü

Bölüm Doktorları

Bölüm Videoları

Tümünü Gör

CANLI DESTEK