Genital bölge hijyeninde dikkat edilmesi gerekenler

Genital bölge temizliğine dikkat edilmediği takdirde başta bakteri ve mantar olmak üzere çeşitli etkenlree bağlı olarak enfeksiyonlar gelişebiliyor. Bu da pek çok sağlık sorununa sebep olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Evrim Aksoy, genital hijyen hakkında bilgi verdi.

İçindekiler

Kadında genital bölgenin doğal dengesinden bahsederken iç genital ve dış genital olmak üzere ikiye ayırmak gerekir. Dış genital bölgede tüylü bölge ve dudaklar kısmı bulunurken; iç genital bölge vajinayı kapsar. İç genital bölge ile dış genital bölgenin hücreleri ve ortamlarının asit baz dengesi birbirinden farklıdır. Dış genital bölge normal derimizdeki özellikleri taşır. İç genital bölge yani vajina, pH derecesi olarak asidik yapıya sahiptir ve bu bölgeyi oluşturan faydalı bakteriler yani laktobasiller başta olmak üzere diğer mikroorganizmalarla doludur. Aynı zamanda iç genital bölge devamlı olarak nemlidir.

Genital bölge temizliğinde dikkat edilecek en önemli kural tuvalet bittikten sonraki temizleme işidir. Özellikle büyük tuvalet yapıldıktan sonra temizlik her zaman önden arkaya doğru yapılmalıdır Eğer arkadan öne doğru silme işlemi yapılırsa dışkıdaki mikroplar vajina ve idrar deliğine yayılabilir ve bunun arkasından infeksiyonlar ortaya çıkabilir.

Aşırı sıcak suya dikkat

Genital bölge yıkanırken aşırı sıcak su, sabunlar, duş jelleri, parfüm, kolonya gibi tahriş edici ürünlerden kaçınmak gerekir. Bu bölgeyi yıkarken özellikle duşta daha ılık soğuk su tercih edilmelidir. Bu bölgenin asidik ortamına uygun ph derecesi 4 ve daha düşük özel üretilmiş genellikle intim adı verilen yıkama sıvıları kullanılabilir. Yıkama yaparken hiçbir zaman vajina içi derinlere doğru yıkanmaz daha çok yüzeysel köpürtülüp durulanır.

Hamilelikte genital bölge daha hassas

Hamilelik döneminde genital bölge çok daha hassas ve infeksiyonlara çok daha yatkın hale gelir. Alınan kilolar nedeniyle bu bölge daha nemli olmaya müsaittir ayrıca hamilelikte vajinal salgılar artacağından devamlı bir akıntı hali olabilir. Yeteri kadar temiz tutulmaz ise mantar ve diğer kötü kokulu kaşıntılı akıntılar ile seyreden infeksiyonlar görülür. Bu yüzden sık çamaşır değiştirilmeli, sentetik naylon külotlardan uzak durulmalı, pamuklu çamaşırlar tercih edilmeli. Tuvalet temizliği mutlaka önden arkaya doğru yapılmalı herhangi bir kaşıntı, yeşil renkli akıntı, yanma gibi belirtiler var ise hekime hızlıca başvurulmalıdır. Hamilelik döneminde de intim yıkama ürünleri rahatlıkla kullanılabilir. Bu sıvıların asidik olması normal vajinal denge ile uyum içinde olduğundan sabun ya da vücut şampuanlarından çok daha uygundur. İyi bir özel bölge hijyen ürünü en başta ph derecesi 3-4 arasında olmalı. İçinde alerjen madde bulundurmamalı, aşırı parfümlü, aşırı köpüren katkı maddeleri içermemelidir

Vajinal florayı korumak gerekiyor

Vajinal flora dediğimiz yapı vajinada bulunan faydalı bakterilerdir. Özellikle laktobasiller vajinanın asidik ortamını sağlayan mikroorganizmalardır. Bağışıklık sistemimizin güçlü olduğu durumlarda laktobasiller sayıca fazla olduğundan diğer zararlı bakteriler hastalık yapamayacaklardır. Antibiyotik kullanımı, bağışıklık sisteminin çökmesi, vajina içinin aşırı yıkanması, tahriş edici maddeler bu faydalı bakterileri azaltır ve yok ederse o zaman vajinal flora bozulur ve hastalık yapan etkenler çoğalır. Vajinal florayı korumak için şu noktalara dikkat edilmelidir:

  • Temizlik esnasında kullanılan maddelerin kimyasal olarak zarar vermeyen, tahriş etmeyen bu bölgeye özel hazırlanmış, Ph derecesi asidik olan bir madde olmalı.
  • Doğal florayı zenginleştirmek için beslenmeye dikkat etmeli. Örneğin kefir tüketmek, dışarıdan ekstra probiyotik tabletler kullanmak gibi. Sağlıklı olmak sağlıklı florayı da sağlayacaktır.
  • Ped kullanımı bazen ciddi allerjilere sebep olabilmektedir. Bu nedenle pedler ne kadar az kimyasal işleme maruz kalarak üretilirse sağlığa o kadar uygun olacaktır. Pedlerin yüzeyinin olabildiğince yumuşak olması, kimyasal beyazlatıcı madde kullanmadan üretilmiş, parfümsüz olması önemlidir. Ayrıca bir pedin kullanımının mümkün olduğu kadar kısa tutulması yani sık değiştirilmesi gerekir. Kokulu parfümlü pedler daha çok kimyasala maruz kaldığından önerilmemektedir.
  • Adetli günlerde sık duş alınmalı, pedin yarattığı nemli ve kötü kokulu ortam mümkün olduğunca azaltılmalıdır.

Vajinal mantarda hekime danışılmalı

Normal şartlarda vajinada bulunan faydalı bakteriler olan laktobasiller herhangi bir sebeple azaldığında fırsatçı infeksiyon olan mantar organizmaları sayıca artar ve hastalık yapmaya başlar. Faydalı bakteriler olan laktobasillerin azalması vücudun bağışıklık sisteminin çöktüğü durumlarda görülebilir. Aşırı vajinal yıkamalar, sıcak su kullanımı tahriş edici maddelere maruz kalmak da laktobasilleri azaltır. Başka bir sebeple kullanılmak zorunda kalınan antibiyotikler de bu faydalı laktobasilleri azaltır yok eder. İşte tüm bu durumlarda mantar hastalıkları ortaya çıkar. Vajinal mantar enfeksiyonlarında şiddetli kaşıntı, beyaz peynir şeklinde akıntılar, ödem, kızarıklık ile seyreden son derece rahatsızlık yaratan bir durum ortaya çıkar. Hasta kendi başına tedavi yöntemleri uygulamak yerine mutlaka bir hekime danışmalıdır. Çünkü bu enfeksiyonlar birden fazla mikroorganizmanın yarattığı karışık durumlar da olabilir sadece mantarı tedavi etmek yeterli olmayabilir. Tedavi yöntemlerinde mantara karşı kullandığımız ilaçlar ağızdan hap olarak ve ayrıca vajinadan fitil olarak ya da bölgeye uygulanan kremler olacak şekilde seçebiliriz. Bu tedavinin yanında vajinal florayı geliştirmek için probiyotikler tabletler de ekleyebiliriz.

Tedavi edilmezse kronik mantar olunabilir

Vajinal mantar tedavisi çok uzun sürmeyen kolay bir tedavidir ancak eğer düzgün tedavi edilmezse mantar tekrarlayıcı hale yani kronik mantara dönebilir. Hekimin düzenlediği antimantar tedavi uygulanırken yanında probiyotik tabletleri de almak gerekir. Ayrıca bu bölge temiz tutulmalı, nemli bırakılmamalıdır duştan sonra özellikle kilolu hastalar genital bölgelerini, saç kurutma aletinin soğuk derecesi ile daha iyi kurutabilirler. Tedaviyi genellikle eş ile birlikte uygulanır ayrıca tedavi süresince cinsel ilişkiden kaçınmak gerekir.

Tekrarlayan bazı mantar hastalıklarının altta yatan başka sebepleri olabilir. Vücudun bağışıklık sistemini etkileyen kanser tedavileri, AIDS ya da şeker hastalığı gibi durumlarda mantar inatçı olabilir. Bu tarz durumlarda altta yatan sebepleri ortaya çıkarıp tedavi etmek çok önemlidir. Ayrıca diş, boğaz, idrar yolu infeksiyonlarında kullanılan antibiyotikler vajinal florayı bozarak mantara sebep olurlar. Bu sebeple herhangi bir antibiyotik kullanılacaksa yanında probiyotik destekleri ağızdan tablet olarak ya da besinlerle almaya dikkat ederek faydalı bakterileri artırmaya çalışmak gerekir.

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

Bu Konuda Uzman Doktorlar

Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al