Beyin krizi yani inme, erişkinlerde kalp hastalığı ve kanserden sonraki üçüncü ölüm ve en sık sakatlık nedeni olarak tanımlanıyor. Dörtte üçü 65 yaş üzerinde görülen bu hastalık ile nadiren de olsa gençlerde karşılaşılabiliyor. Erkeklerin kadınlara göre daha riskli olduğu inmede; yaşlanma ile karşılaşılan problemler ve kişinin yaşam tarzı risk oluşturuyor. Ayrıca kontrolsüz hipertansiyon, şeker ve kalp hastalığı, sigara kullanımı, yüksek kolesterol düzeyi, hareketsiz yaşam tarzı, şah damarı hastalığı, önceden geçici iskemik atak geçirmek inme riskine yatkınlığı artırıyor. Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Sevin Balkan, 10 Mayıs Dünya İnme Önleme Günü nedeniyle, hastalık hakkında ilgili bilgiler verdi.
Beyin Enfarktüsü En Sık İnme Çeşididir
İnme, beynin bir bölgesinde kan akımının engellenmesi ya da beyin damarından kanın dışarı sızması sonucu beyin dokusunda oluşan bir hasardır. İnmede %80 oranında kan akımını sağlayan damarlardan biri aniden pıhtı ile tıkanır. Geri kalanında ise beyin damarlarından biri ani şekilde yırtılır ve kan beyin dokusu içine sızar ve buna halk arasında beyin kanaması denir. Bunların sonucunda hastada 24 saatten uzun süren bir fonksiyon kaybı oluşur.
İnmenin 10 işaretine dikkat;
- Vücudun bir yarısında yüz, kol veya bacakta oluşan uyuşukluk
- Fiziksel kuvvet kaybı
- Konuşma ve/veya anlama sorunu
- Bir veya iki gözde görememe
- Denge bozukluğu
- Yürüyememe
- Baş dönmesi
- Bulantı ve kusma
- Şiddetli baş ağrısı
- Bilinç değişikliği
Bazı kişilerde bu belirtiler birkaç dakika veya saat sürer ve sonra tamamen geçer. Bu duruma ‘Geçici İskemik Atak’ denir. Bu durum ihmal edilmemelidir çünkü bu kişilerin %40- 50’sinde bir yıl içinde inme geçirme riski vardır.
Boyun ve beyin damarları detaylı kontrol ediliyor
İnme şüphesi olan hastalarda, nörolojik muayene sonrasında bilgisayarlı tomografi (BT), Manyetik Rezonans (MR) gibi görüntüleme yöntemleri ile beyin değerlendirilir. İnme nedenini araştırmak amacıyla Elektrokardiyografi (EKG) ile kalp değerlendirmesi yapılır. Ayrıca Ekokardiyografi ve Holter incelemeleri de kalp kaynaklı pıhtıların araştırılmasında önemli ölçüde yardımcıdır. DUS (Doppler ultrasonografi), BTA (BT anjiyografi), MRA (MR anjiyografi), DSA (dijital substraksiyon anjiyografi) gibi yöntemlerle de boyun ve beyin damarlarının ayrıntılı görüntülenmesi mümkün olabilmektedir. Kan tahlili incelemeleri de inme nedenini araştırmak amacıyla mutlaka yapılmalıdır.
Erken Müdahale Beyni Koruyor
İnmede erken müdahale en az beyin hasarının oluşmasını sağlamaktadır. Belirtilerin başlamasını izleyen tercihan ilk 3 saat içinde, hastanın tıbbi durumu uygunsa, damardan uygulanan ‘damar açıcı tedavi' (Trombolitik tedavi) yapılır. Bu tedavinin mutlaka uygun koşulları sağlayabilen merkezlerde ve eğitimli bir inme ekibinin kontrolünde yapılması gerekir.
Damardaki Darlıklar Stent veya Cerrahiyle Açılabiliyor
Damar açıcı tedavi dışında; ağızdan ilaç tedavisi ve rehabilitasyon tedavisi uygulanmaktadır. Bu tedavilerin sürekliliği ve kontrolleri çok önemlidir. Ayrıca inmenin durumuna göre cerrahi ve girişimsel tedavi yöntemlerine başvurulabilmektedir. Yapılan incelemeler sonucu damarda yüzde 70’in üzerinde darlık tespit edilirse, darlık kateter yardımıyla damar içine girilerek stent konulması ile veya endarterektomi denen cerrahi yolla açılır.
İleri yaş en büyük etken…
Değiştirilemeyen faktörler; yaş, cinsiyet, ırk ve ailede inme öyküsüdür.
Ancak binlerce hasta üzerinde yapılan araştırmalara göre inmenin yüzde 90’ı değiştirebilen faktörlerdir. Dolayısıyla inmeden korunmak mümkündür.
İnmeden korunmak için 7 altın kural;
- Tansiyonunuzu düzenli olarak takip edin; hipertansiyon en önemli risktir.
- Sigaradan kesinlikle uzak durun.
- Kanda şeker ve yağ değerlerinize baktırmayı ihmal etmeyin.
- Tercihan açık havada haftada en az 3-4 kez, 40-50 dakika yürüyüş yapın.
- Kalp kontrollarınızı yaptırın. Bilinen kalp hastalığınız varsa (ritim bozukluğu,koroner arter hastalığı, kapak hastalığı gibi) hiç zaman kaybetmeden tedavi ettirin.
- Obeziteden kesinlikle uzaklaşın.
- Karotis yani şah damarınızın durumunu kontrol ettirin. Darlık varsa düzenli kontrol ve gerekiyorsa darlığın giderilmesini sağlayın.
Güncelleme Tarihi : 9 Haziran 2026
Yayınlanma Tarihi: 23 Eylül 2013
*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."