Yükleniyor

Radyasyon Enteriti Nedir?

Radyasyon enteriti (ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı), radyoterapi sırasında ortaya çıkan radyasyonun bağırsaklarda bulunan hassas dokulara zarar vermesiyle oluşur. Tedavi esnasında ya da tedavi bittikten uzun süre sonra görülebilir. Bazı kişiler rahatsızlığı hafif semptomlar ile geçirirken, bazılarında uzun süren rahatsızlık ve komplikasyonlar görülebilir.

İçindekiler

Radyasyon Enteriti (Işın Tedavisine Bağlı Bağırsak İltihabı) Nedir? 

Radyasyon enteriti, radyasyon tedavisi esnasında bağırsaklara verilen zararla oluşan bir rahatsızlıktır. Radyasyon tedavisinde, anormal hücrelerin yok edilmesi için radyoaktif maddeler kullanır. Kan bozuklukları ve kanser gibi anormal hücre rahatsızlıklarında kullanılan yaygın bir tedavi çeşididir. Işın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı kronik veya akut tipte olabilir. 

Akut radyasyon enteriti tedavi esnasında ortaya çıkar ve semptomlar çoğunlukla birkaç hafta içerisinde geçer. Kronik radyasyon enteriti ise tedavinin tamamlanmasından aylar ve bazen yıllar sonra ortaya çıkan, uzun süreli semptom ve komplikasyonların göründüğü ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı tipidir.

Geçmiş yıllarda bu rahatsızlık daha çok görülüyor olsa da günümüzde oldukça azalmıştır. Radyasyon tedavisi esnasında çoğunlukla pelvis ve abdominal bölgeye tedavi uygulandığında görülür.

Işın Tedavisi Bağırsakları Nasıl Etkiler? 

Radyasyon tedavisi çoğunlukla uzun süreli radyoaktif maddelere maruz kalmayı gerektirir. Radyasyon sağlıklı hücrelere ulaştığı zaman iltihaplanma ve doku hasarı meydana gelir. Bağırsak duvarında bulunan hücreler, radyasyona karşı diğer hücrelere kıyasla daha duyarlıdır. Bu nedenle devamlı radyasyona maruz kalırsanız bağırsak duvarında bulunan hücreler zarar görür. Bunun sonucunda ise ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı yani radyasyon enteriti oluşur. 

Hangi Kanser Türlerinde Radyasyon Enteriti Riski Vardır? 

Işın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı; karın ve pelvis kanserleri tedavisinde uygulanan ışın tedavisinde daha çok görülür. Tedaviye bağlı olarak bağırsaklarda meydana gelen hasar sonucu oluşur.

Pelvik Bölge Kanserleri 

Pelvik bölge kanserleri; pelviste bulunan yapıları ve organları içeren kanser çeşitlerini ifade eder.  Pelvik, vücut gövdesinin alt kısmıdır. Hem erkekleri hem de kadınları etkileyebilen pelvis kanser çeşitleri arasında rahim ağzı kanseri, rahim kanseri, prostat kanseri, mesane kanseri, rektum kanseri gibi çeşitler yer alır. Bu kanserler bağırsak bölgesine yakınlığı sebebiyle ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabına (radyasyon enteriti) sebep olabilir.

Rahim ağzı kanseri, rahim ağzı bölgesinde meydana gelir ve genellikle HPV virüsüne bağlı olarak gelişir. Dünya üzerinde her yıl yaklaşık 500 bin civarı rahim ağzı kanseri tanısı konulmaktadır. Çoğunlukla 50 yaş ve üzerinde görülmektedir ancak genç kadınlarda da günümüzde sıkça görülmeye başlamıştır.

Rahim kanseri, çoğunlukla rahim iç tabakasında bulunan hücrelerde başlayan kanser çeşididir. Rahimde bulunan hücrelerin değişime uğrayarak kontrolsüzce çoğalmasıyla gelişir. Nadiren rahimde bulunan kas ve dokularda rahim sarkomunun gelişmesiyle de ortaya çıkabilen rahim kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser çeşitlerinden biridir. Belirtileri arasında menopoz öncesi adet dönemleri dışında vajinal kanama, menopoz sonrası kanama, normale kıyasla daha ağrılı regl sancıları yer almaktadır.

Prostat kanseri, erkeklerde spermi beslmeye yarayan seminal sıvıyı üreten prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz biçimde hızlıca çoğalmasıyla oluşur. Son derece yaygın bir kanser türü olan prostat kanseri; sıkça idrara çıkma, idrar akışında azalış, idrar yapmakta zorlanma, idrara çıkarken ağrı ve yanma hissinin oluşması gibi belirtiler vermektedir. En bilinen nedeni yaşlılık olan prostat kanseri, 50 yaş ve üzerinde daha sık görülür. 

Mesane kanseri, karnın alt kısmında idrar depolayan bir organdır. Mesane kanseri, mesanenin iç yüzeyini kaplayan dokudaki hücrelerin mutasyona uğrayıp kötü huylu olarak kontrolsüz biçimde büyümesiyle oluşur. Çoğunlukla mesanenin iç kısmında başlasa da derin mesaneye doğru büyüme eğilimi gösterebilmektedir. Mesane kanserinin ileri evrelerinde ise doku ve organlarla birlikte mesane kanseri kas ve lenf bezlerine kadar yayılım gösterebilmektedir. Mesane kanserine yakalananlarda görülen ilk belirtilerinden birisi idrardan kan gelmesidir. Bunun yanı sıra sık sık idrara çıkmak, idrar esnasında zorlanma da belirtiler arasında yer alır. 

Rektum kanseri, kanserli hücrelerin rektum dokularında kontrolsüzce büyüyüp gelişmesi sonucu ortaya çıkar. Çoğunlukla rektum astarında bulunan poliplerden kaynaklanır. Belirtileri arasında makatta kanama, dışkıda kan görülmesi, kabızlık, ishal, aşırı gaz gibi belirtiler yer alır. Temel sebebi bilinmese de alkol tüketimi, hayvansal yağlı besinlerin aşırı tüketimi gibi etkenler bu kansere neden olan etkenler arasında yer almaktadır. Kanserin tanı ve tedavisinde onkoloji merkezi rol alır. Multidisipliner bir yaklaşımla süreci kontrol eder.  

Karın (Abdominal) Bölge Kanserleri 

Abdominal bölgede ortaya çıkan kanser çeşitleri, bağırsağa yakınlıkları sebebiyle tedavi kaynaklı ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabına sebep olabilir. Bu bölgedeki kanserlere örnek olarak karın zarı kanseri, mide kanseri, pankreas kanseri örnek verilebilir. 

Karın zarı kanseri, karın duvarlarının iç yüzeyini ve bu yüzeyin arkasında bulunan tüm organları koruyan karın zarında meydana gelen kanser çeşididir. Çoğunlukla ileri evrelerde teşhis edilir. Karın zarı kanserine neden olan bazı kanser türleri bulunmaktadır. Rahim ağzı, rahim ve yumurtalık kanserleri, mide, bağırsak, pankreas, safra kesesi ve safra yollarında ortaya çıkan kanser çeşitleri karın zarında kansere sebep olabilir. Bazen akciğer ve meme kanserleri yayılım göstererek bu bölgede bir kansere de neden olabilmektedir. Belirtileri arasında karın ağrısı ve karında şişlik hissi, iştahsızlık, idrar ve dışkı miktarında değişim, kas erimesi, göbek fıtığı yer almaktadır.

Mide kanseri, çoğunlukla midenin iç yüzeyinde bulunan glandüler dokuda başlayan ve midede bulunan sağlıksız hücrelerin büyüyerek bölündüğü ölümcül kanser çeşididir. Özellikle sağlıksız beslenme alışkanlığına sahip kişilerde ve 65 yaş üstü bireylerde görülen mide kanseri, aşırı kilo alımına ve sigaraya bağlı olarak da gelişebilmektedir. Mide kanserinin birçok farklı türü bulunmaktadır. Bunlardan en yaygını adenokarsinomdur. Diğerleri ise skuamöz hücre kanseri, mide lenfoması, gastrointestinal stromal tümör ve nöroendokrin tümörlerdir. Tedavisinde kullanılan ışın tedavisine bağlı olarak ışın hedefe ulaşırken bağırsak dokularına zarar verebilir. Bunun sonucunda ise ışın tedavisine bağlı bağırsak sendromu ortaya çıkabilmektedir.

Pankreas kanseri; pankreas bezindeki hücrelerin kontrolsüzce büyüyüp bölünmesiyle oluşmaya başlayan agresif kanser çeşididir. Koyu renk idrar, soluk renkte dışkı, kusma, bulantı, şişkinlik gibi belirtileri bulunur. Pankreas, ekzokrin ve endokrin sistemlerde görev alır. Bu durum pankreası vücudun en önemli organlarından birisi kılar. Pankreas kanseri, nadir rastlanan kanser çeşidi olmakla beraber ölümcül kanser çeşitlerinden birisidir. Tedavi esnasında ışınlar dokuya ulaşırken bağırsağa zarar verebildiğinden dolayı ışın radyasyon enteritine yol açabilmektedir.

Radyoterapi Yan Etkileri 

Radyoterapi, kötü huylu hücrelerin yok edilmesini amaçlayan tedavi çeşididir. Ancak bazı durumlarda sağlıklı ve tedaviye katkı sağlayan hücrelerin yok edilmesine de sebep olabilmektedir. Buna bağlı olarak radyoterapinin bazı yan etkileri bulunmaktadır. 

Radyasyon onkolojisi bölümünde uygulanan radyoterapinin en önemli belirtilerinden biri, ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabıdır. Bu durum ayrı bir rahatsızlık olmakla beraber bireyin yaşantısını önemli ölçüde etkileyebilmektedir. Bunun dışında radyoterapinin yan etkileri arasında cilt, mide, idrar yolları ve vücutta yaşanabilecek bazı problemler yer almaktadır. Tedavinin yan etkilerinden bir diğeri cilt problemleridir. Tedavi sonrasında ciltte kırmızılık, şişlik, kabarıklık, kuru bir yapı, deride soyulma görülebilmektedir.

Mide bulantısı, kusma gibi olumsuz durumlar, ışın tedavisi sonucu olarak midede görülebilen yan etkilerden bazılarıdır. Tedavi sonrasında bazı hastalarda idrara çıkmada problemler ve idrar yollarında problemler görülebilmektedir. Tedavi sonrasında vücudunuz eskiye kıyasla daha yorgun olabilir. Bu tedaviye bağlı olarak gelişen durumlardan biridir.  Ayrıca tedavi esnasında ve tedaviden bir süre sonrasına kadar cinsel ilişkiye duyulan ilgide azalma söz konusu olabilmektedir.

Bu belirtiler çoğunlukla tedavi esnasında ve tedaviden kısa süre sonra görülebilen yan etkilerdir. Bunların yanı sıra tedaviden uzun süre sonra görülen yan etkiler de bulunmaktadır. Bunların temel sebebi tedavinin bağırsaklara, hücrelere ve dokulara verdiği hasarlardır. Pelvik bölgesinde, rektum, genital bölgede ve mesanede görülebilen radyasyon hasarları sonucunda cinsel sorunlar, doğurganlıkta azalma söz konusu olabilmektedir.  

Radyoterapi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler 

Radyoterapi sonrasında görülebilen yan etkileri en az hasarla atlatabilmek, ışın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı gibi önemli problemlerin kaynaklanmamasını sağlamak için radyoterapi sonrasında bazı önemli noktalara dikkat edilmelidir. Tedavi esnasında ve sonrasında güneşten uzak durmak son derece önemlidir. Benzer şekilde sigara tüketimini bitirmek, beslenme alışkanlığını olumlu yönde geliştirmek, hijyene önem göstermek, sıvı tüketimine önem vermek gerekir. Ayrıca fark edilen herhangi bir yan etki veya belirti olması durumunda bir doktora başvurulmalıdır. Düzenli doktor takibi, yan etkilerin en kısa sürede belirlenmesi ve sürecin detaylıca takip edilmesi açısından son derece önemlidir.

Radyasyon Enteriti ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular 

Radyasyon alan kişinin yanında durulur mu? 

Hastanın radyasyon tedavisi esnasında vücuda aldığı radyasyon, diğer insanlara bulaşma riski taşımaz. Bu nedenle hastanın yanında durulmasında bir sakınca bulunmamaktadır.

Radyasyon aldıktan sonra ne yapılmalıdır?

Kişi radyoterapi tedavisi gördükten sonra dinlenmeyi ihmal etmemeli, beslenmeye dikkat etmelidir. Aynı zamanda tedavi gören bölge ovalanmamalıdır.

Radyoterapi hangi saatlerde yapılır? 

Radyoterapi çoğunlukla hafta sonu hariç her gün yapılmaktadır. Tedavi süresi birkaç dakika ila yarım saat aralığında sürer.

Işın tedavisinde neden su içilmeli? 

Işın tedavisi, vücutta kuruluk, sıvı kaybı, kaşıntı ve kızarıklığa sebep olabilir. Bu kaybı ve etkileri en aza indirmek adına bol sıvı tüketimine özen gösterilmelidir.

 

Güncelleme Tarihi : 19 Haziran 2025

Yayınlanma Tarihi: 19 Haziran 2025


*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."

Bu Konuda Uzman Doktorlar

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

* Bu alan gereklidir.
Sosyal Medya Hesaplarımız
Canlı Destek Kolay Randevu Al
Doktor Bul Randevu Al