Yükleniyor

Sars Nedir? Sars Virüsü Türleri Nelerdir?

SARS virüsü şiddetli akut solunum yolu sendromu olarak bilinir ve zatürre belirtileri gösterir. Bu virütik hastalık ilk kez 2002 yılında Çin'de görülmüştür. Uçak seyahatleri nedeniyle Uzak Doğu/Kanada gibi toplamda 37 farklı ülkede yayılmıştır. Virüs ölüm oranı ortalama %9'dur. Ölümcül olan bu virüsle enfekte olan kişilerin akciğerinde farklı düzeylerde hasar geliştiği de bilinmektedir. Virüse karşı kesin bir ilaç yoktur, geliştirilememiştir.

İçindekiler

SARS Nedir?

SARS bir coronavirüs ailesinden olan virüsün mutasyona uğrayarak farklı varyantlarının oluştuğu enfeksiyonel bir hastalıktır. Şiddetli akut solunum yolu sendromuna neden olan bu virüs, zoonotik temellidir. Virüsün taşıyıcısı, canlı omurgalı bir hayvandır ve bu hayvandan insana geçerek hastalığın oluşmasına neden olur. Şiddetli akut solunum yolu sendromu olarak hastalığın seyretmesi ise kişiyi akciğer yetmezliği gibi ciddi endikasyona sürükleyebilir. Akut solunum yetmezliği de oluşturan bu rahatsızlık bir coronavirüs ailesindendir ve ilk varyantı SARS-CoV-1'dır.

SARS Virüsü Türleri Nelerdir?

SARS'ın ilk varyantı olan SARS-CoV-1 dünyayı tehdit eden ilk koronavirüstür. Bu virüsün salgını kısa sürede Dünya Sağlık Örgütü'nün çalışmaları ile kontrol altına alınmıştır. Salgının kısa sürede kontrol altına alınmasının bir yönü de aşı ve ilaç çalışmaların faz 1 aşamasında kalmasıdır. 

SARS virüsünün farklı bir varyantı olan MERS virüsü ise 2012-2013 yılları arası Orta Doğu'da ortaya çıkmıştır. SARS ve MERS şiddetli akut solunum yolu sendromu olarak nitelendirilir ve benzer özellikler gösterir. 

Günümüzde ise büyük bir pandemi sürecine neden olan bu virüs ailesine ait son şiddetli akut solunum yolu sendromu ise SARS-CoV-2 (COVID-19)'dur. Koronavirüs ailesinden olan SARS-CoV-1 ve SARS-CoV-2 virüsleri insanda ciddi semptomlara neden olan tehlikeli bir virüs grubudur.

SARS-CoV-1

Üst solunum yollarını etkileyen SARS-CoV-1, akciğere yerleşerek ölümcül sonuçlar doğurur. Virüsün ilk aşamada bir memelide mutasyona uğrayarak oluştuğu bilinmektedir. Sonrasında ise virüs hayvandan insana geçerek konakçı olarak kendine yeni bir organizma bulur. RNA virüsü olarak bu mikroorganizma her konakçıda farklı evrimsel sürece de sahiptir. 

SARS-CoV-1 ve COVID-19 (SARS-CoV-2) hava yoluyla bulaşması ve ciddi sağlık problemleri oluşturması açısından benzer sonuçlara sahiptir. SARS-CoV-1' un kuluçka süresi ise COVID-19'a göre daha kısadır ve hastalık koşulları daha ağır geçer. SARS-CoV-1'in kuluçka süresi 2-7 gün arasında olurken, COVID-19 için bu süre 1-14 gün arasındadır. Hafif vakaların az olduğu SARS-CoV-1'da hastaların %70'i hastaneye yatmak zorunda kalabilmektedir. Ancak COVID-19'da hastaneye yatış oranı %20'lerdedir.

SARS-CoV-2

Koronavirüs ailesinin en son varyantı COVID-19'un Dünya Sağlık Örgütü (WHO)'ü tarafından 11 Mart 2020'da pandemiye dönüştüğü ilan edilmiştir. COVID-19 diğer koronavirüsler gibi solunum yollarını etkiler, bilinen birçok koronavirüs türüne kısayla ciddi sağlık problemleri de göstermektedir. Genel olarak ise birçok kişi hafif semptomlarla COVID-19'u atlatır ve hastane koşullarına gerek duymadan virüse karşı bağışıklık kazanabilir. Ayrıca COVID-19 halsizlik, uyku hali, burun akıntısı, eklem ağrısı gibi genel solunum yolu hastalığı belirtileri gösterse de tat ve koku kaybı gibi spesifik belirtilere de sahiptir. Diğer taraftan şeker hastalığına, KOAH'a, kalp-damar rahatsızlıklarına, immun yetmezliğine sahip kişiler ya da 65 yaş üstü kişiler salgını ağır belirtilerle geçirebilir. Bu durumda ise kişinin nefes darlığı, bilinç kaybı, sepsis ya da baygınlık gibi ağır belirtileri tıbbi destek alarak üstesinden gelebilir.

SARS Virüsü Belirtileri Nelerdir?

Alt ve üst solunum yolunu etkileyerek hasara uğratan coronavirüslerin bazıları enfeksiyon sürecinde tipik semptomlar verir. Hastalığın semptomları gribal enfeksiyonların belirtilerine benzerken en çok solunumu etkiler. İmmun cevaba bağlı olarak vücut sıcaklığının aşırı yükselmesi en belirgin semptomdur. Bunun aksine kişide immun yetmezliği varsa ya da yaşlı bir bireyse ateş söz konusu olmayabilir. Virüsün farklı genlerindeoluşan mutasyon sonucunda yeni tür kendine özgü belirtiler de gösterebilir. SARS virüsüne ait semptomlarının hemen hemen hepsi de COVID-19 belirtileri ile benzerdir. Genel olarak SARS virüsü belirtileri aşağıdaki gibi özetlenebilir:

  • Ateş yükselmesi (özellikle vücut sıcaklığının 38 derecenin üstünde seyretmesi)
  • Nefes darlığı çekmesi, hırıltılı nefes alıp vermesi
  • Yorgunluk, halsizlik, sürekli uyku hali
  • Baş ağrısı ve sinirlilik hali
  • Kuru kuru öksürme, balgam gelmesi ve boğazın tahrişi
  • İshal
  • Yoğun eklem ve kas ağrısı görülmesi
  • Kişinin nefes alışverişinde güçlük yaşaması ve bu sebeple vücutta oksijen düzeyinin düşmesi
  • İştah kaybına bağlı kilo verilmesi
  • İlerlemiş vakalarda solunum yetmezliği görülmesine bağlı entübe koşullarının gelişmesi

Tüm bu semptomlarla birlikte virüsün kuluçka süresi normal koşullarda 2-7 gün arasında olup bazı vakalarda 10 gündür. Bu semptomların bir ya da birkaçını gösteren kişilerin seyahat planlarını iptal etmesi ya da insan temasından kaçınılması tavsiye edilir.

SARS Nasıl Bulaşır?

SARS virüsü insandan insana 3 şekilde bulaşabilir. Bu bulaşı hava yoluyla (havada asılı kalan aerosol özellikte partiküller), sümük/tükürük salgılarıyla, vücut salgıların damlacık yoluyla dağılmasıyla gerçekleşir. Yapılan araştırmalara göre virüs daha çok kişilere damlacık yoluyla bulaşır ve devamında tüm vücudu etkileyen enfeksiyona neden olur. 

Toplumda kişiler konuşurken, öksürürken ya da hapşırırken virüsün partiküllerini çevreye damlacık yoluyla yoğun olarak yayılabilir. Özellikle havaya ve yüzeye yayılan damlacıklar kişilere burun, göz ve ağız kısımlarından girebilir. Konakçı kişilerden uzak durulması, sosyal mesafe kuralları, kişinin kendini karantinaya alması bulaşıyı önlemede etkilidir.

Salgın oluşturan bu virüsü taşıyan kişi etrafında nesnelere, kapı kollarına, umumi tuvaletlere, telefon, bilgisayar, elektik düğmelerine temas ederse bulaşıcılık söz konusu olabilir. Yapılan analizlerde virüsün metal, plastik, karton, kağıt gibi çeşitli yüzeylerde kalma süreleri değişkenlik gösterir. Bu kontamine alanlarla temas eden kişiler ellerini burun, göz ya da ağız gibi bölgelere değdirdiğinde bulaşma yaşanabilir. Bu nedenle salgın sürecinde maske kullanımı, el hijyenine dikkat edilmesi ve eve alınan eşyaların steril edilmesi önemlidir.

SARS (Şiddetli Akut Solunum Yolu Sendromu) Tanısı Nasıl Konur?

SARS testinde virüsün genetik materyaline göre moleküler analiz yapılır. Bu testler sayesinde SARS tanısı koyulur. Moleküler test olarak ise polimeraz zincir reaksiyonuna öncelik verilir ve bu test PCR analizidir. Bu virüsün tespitinde kullanılan yöntemler kısaca aşağıdaki gibi listelenebilir:

  • PCR testi: Polimeraz zincir reaksiyonu olarak da bilinen test genetik materyali kullanarak belirli standartta karşılaştırılması yapılır. RT-PCR testinin de kullandığı yöntemde nükleik asit amplifikasyonu gerçekleştirilir. Laboratuvar koşullarında testin yapılması ve doğruluğunun yüksek olması virüs tespitinde sıkça kullanılmasının bir nedenidir.
  • Antijen testi: Hastalık semptomları kişide varsa bu tanı testi sonuç verebilir. Hızlı ve pratik bir test olan bu yöntem virüsün proteinleri üzerine kurulur. Bu test COVID-19 da da sıklıkla kullanılırken negatif çıktığında tekrarlanması gerekebilir. Test sonucundan 2 gün sonra tekrar yapılarak antijen varlığı test edilebilir.
  • Sars tanısında alt ve üst solunum yolu hastalık semptomları ön teşhiste etkilidir. Klinik bulgu olarak görülen öksürük, nefes darlığı, ateş, bilinç kaybı gibi belirtiler kişide ağırlaşabilir. Vücutta bu reaksiyonlar devam ediyorsa teste başvurulması gerekir.  

SARS Tedavisi ve Aşı Çalışmaları

SARS virüsü ile ilgili kesin bir tedavi henüz mevcut değildir. Bu sebeple virüse yakalanan kişilere semptomları azaltıcı ilaç tedavisi verilir. Buradan hareketle belirtileri azaltacak SARS tedavisinde kişinin yaşam kalitesini arttırmak hedeflenir. Balgam, öksürük, burun akıntısı, eklem ağrısı gibi semptomları için anti- inflamatuar özellikli ilaçlar öne çıkar. Aynı zamanda virüs ve bakteri enfeksiyonu hastada birlikte seyredebilir. Bu şekilde enfeksiyon hastalıkları ile gelişen durumda, antibiyotik tedavisine öncelik verilir. Hastalık sürecinde yardımcı olarak kullanılan ilaç grupları ise aşağıdaki gibi ifade edilebilir:

  • Pnömoniye özel antibiyotikler
  • Antiviral ilaçlar
  • Kortikosteroid ilaçlar
  • Damat yolundan verilen intravenöz ribavirin ilaçlar

Özellikle kronik hastalığa sahip ve solunum yetmezliği yaşayan kişiler SARS virüsü taşıdığında akciğeri zarar görebilir. Böylece kişinin vücudunda oksijen seviyesi düşebilir. Bu durumda hastanın elektronik ventilasyona ya da entübüsyona ihtiyaç duyması, hastane yatışını gündeme getirir.

SARS-CoV-1 bu mikroorganizmanın tehlike oluşturan ilk virüsüdür. 2002-2004 yılında etkili olan bu virüsün kısa sürede kontrol altına alınmasının en belirgin sonucu ise aşı çalışmalarının yapılamamasıdır. Bugün ise bu virüs COVID-19 olarak 2019 yılında pandemiyle sonuçlanmıştır. Bu süreçte inaktif ve viral vektör tabanlı olan Sinovac aşısı dünya çapında uygulanarak hastalık belirtileri minimize edilmiştir. Devamında ise mRNA aşısı olarak başta Biontech gibi farklı aşılar enfekte olmadan önce öne çıkmıştır. COVID-19'da bu iki farklı aşı uygulamalarıyla salgın dünya üzerinde kontrol altına alınmıştır.

Sars ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

SARS ölümcül müdür?

Bu virüsün yayılması ölümcül bir bulaşıcı hastalık olarak nitelendirilir. Virüs damlacık ya da hava yoluyla kolayca yayıldığı için dünya üzerinde salgına neden olmuştur. Ancak OVID-19'un ölüm oranının 2002'de çıkan ilk varyantına göre daha düşük oranlara sahiptir.

SARS ile COVID-19 arasındaki fark nedir?

SARS ile COVID-19 koronavirüs ailesine ait virüsler olsa da farklı rahatsızlıklara neden olur. Her ikisinin de bir koronavirüs ailesinden olmasından ve solunum yolunu etkilemesinden dolayı benzer isimlere sahiptir. Virüsleri ayıran temel özellik ise SARS'ın komplikasyonlarının daha ağır olması ve akciğerde ciddi hasarlara neden olmasıdır. Bu virüsün etkilerine bakıldığında ise SARS-CoV-1 (SARS) ölüm riski de daha yüksektir. COVID-19 'un semptomları ise daha hafiftir ancak bulaşıcılığı daha fazladır.

Şiddetli akut solunum yolu sendromu kalıcı akciğer hasarına yol açar mı? 

Şiddetli akut solunum yolu sendromu yani sars virüsü, akciğerde ACE reseptörüne bağlanarak tutulum gösterir ve vücutta enfeksiyonu tetikler. Bu nedenle virüsten en çok etkilenen organ akciğerdir. Akciğer hücrelerinin de ciddi hasar alması kişide zamanla KOAH, astım, kanser gibi hastalıklara zemin hazırlayabilir.

SARS tekrar eder mi?

Virüs günümüzde kontrol altına alınmıştır, ancak bu virüsü taşıyan bir hayvandan tekrar insana bulaşması olasılıklar dahilindedir. Kişi bu virüsle enfekte olduktan sonra belirli bir süre için bağışıklık gelişir ve hastalık belirtileri göstermez. Eğer kişinin bağışıklık cevabı geçerse virüs tekrar bulaştığında hastalık semptomları tekrar görülebilir.
 

Güncelleme Tarihi : 20 Haziran 2025

Yayınlanma Tarihi: 20 Haziran 2025


*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."

Bu Konuda Uzman Doktorlar

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

* Bu alan gereklidir.
Sosyal Medya Hesaplarımız
Canlı Destek Kolay Randevu Al
Doktor Bul Randevu Al