Yükleniyor

Otonom Sinir Sistemi Nedir? Bölümleri ve Görevleri

Otonom sinir sistemi, organizmanın istemsiz fonksiyonlarını düzenleyen bir sistemdir. Hemostazın korunmasından görevli olan sinir ağıdır. Merkezi sinir sistemi ile organlar arasında köprü görevi görür. Kardiyovasküler sistem üzerinde direkt olarak etkilidir. İki ana bölümden oluşan otonom sinir sistemi, tansiyon hastalığından diyabet hastalığına kadar birçok hastalık türü ile bağlantılıdır. Solunum sistemi ve ürogenital sistem ile de doğrudan ilişkilidir.

İçindekiler

Otonom Sinir Sistemi Nedir?

Otonom sinir sistemi, istem dışı gerçekleşen vücut fonksiyonlarını düzenleyen sinir sistemi olarak tanımlanır. Yaşamsal fonksiyonların sağlıklı şekilde ilerleyişi, otonom sinir sistemine bağlıdır. Bazı vücut hareketleri, beynin kontrolü dışında gerçekleşir. Sinir sistemi kontrol mekanizmaları sayesinde kişinin istem dışı geliştirdiği bu hareketler düzenlenmiş olur. Örneğin kalbin atışı ya da terleme, bu sinir ağına bağlı olarak gerçekleşir.

Otonom sinir sisteminin temel görevi, iç organların çalışmasını düzenlemektir. Bütün organların birbiri ile uyumlu olacak şekilde ilerlemesi önemlidir. Hemostazi ve sinir sistemi bir bütün olarak değerlendirilir. Kişi stresli olduğu durumlarda da otonom devreye girer. Vücudun savaş ya da kaç tepkisi bu şekilde ortaya çıkar.

Otonom Sinir Sistemi Bölümleri Nelerdir?

Otonom sinir sistemi bazı bölümlerden oluşur. Genellikle iki ana bölümden oluşur. Fakat daha sonra bu sinir ağı üç bölüm olarak değerlendirilmeye başladı. Otonom sinir sistemi bölümleri, görevlerine göre birbirinden ayrılır. Bölümlere ayrılmasının nedeni ise sistemin düzenini kurmaktır. Otonom bölümleri şu şekildedir:

Sempatik Sinir Sistemi 

Sempatik sinir sistemi, otonomun ilk bölümü olarak değerlendirilir. Kişinin hayatta kalma içgüdüsü bu sistem sayesinde ortaya çıkar. Kişinin beyni tehlike sinyallerini algılar. Stres nedeni ile de benzer bir sinyal gönderilir. Bu durum ortaya çıktığında ise kişinin harekete geçmesi gerekir. Kişi zihninde bir denge kurmaya çalışır. Savaş ya da kaç tepkisi bu şekilde oluşur. 

Tehlike anında sempatik sistem aktif hale gelir. Adrenalin ve noradrenalin salgılanmaya başlar. Kalp atışı ve kan akışı bu süreçte daha hızlı bir hale gelir. Kişinin reflekslerinde artış meydana gelir. Böylelikle hızlı tepki verilmesi sağlanır ve kişinin fiziksel bir aktiviteye karşı hazırlıklı olması bu şekilde gerçekleşir.

Parasempatik Sinir Sistemi 

Parasempatik sistem, sakinleşme ve dinlenme süreci ile alakalıdır. Kan basıncı normal bir seviyeye düşer ve kalp atışı yavaşlar. Kişinin sindirim sistemi ise bu süreçte hızlanmaya başlar. Enerjinin korunması da parasempatik sinir sistemi sayesinde gerçekleşir. Besinlerin sindirimi daha kolay bir hale gelir ve idrara çıkma problemi söz konusu ise bu problem ortadan kalkar. Bağırsak hareketlerinde de hızlanma görülür. 

Enterik Sinir Sistemi

Enterik sinir sistemi, milyonlarca sinir hücresinden oluşan bir yapıdır. Bu yapı, özofagustan gastrointestinal kanalına kadar uzanır. İkinci beyin olarak da adlandırılır. Sindirim sisteminin hareketlerinin kontrolünden enterik sistem sorumludur. Sindirim hareketlerini düzenler ve bağırsaklarda bulunan kasların kasılıp genişlemesini sağlar. Mide sıvılarının ve bağırsak sıvılarının salınım sürecinde ise koordinasyon sağlar. Parasempatik sinir sistemi ile bağlantılı olarak çalışabilir. Fakat enterik sistem, bağımsız bir sistem türüdür. Bu nedenle sempatik sinir sistemi bölümlerine sonradan dahil olmuştur. 

Otonom Sinir Sisteminin Görevleri

Otonom sinir sistemi görevleri, istem dışı hareketleri yönetmektir. Kalp atış hızının belirlenmesi dahi otonoma bağlı olarak gerçekleşir. Otonom sinir sisteminin görevleri arsında şu maddeler yer alır:

  • Kan basıncını düzenler
  • Göz bebeğinin büyüyüp küçülmesini sağlar
  • Solunumun hızını ve ritmini dengeler
  • Ter bezlerini hareket geçirerek vücudun terlemesini sağlar ve böylelikle vücut ısısını dengeler
  • Homeostaz seviyesi ile kan basıncını dengede tutar
  • Sindirim sisteminin hareketlerini koordine eder ve düzenler
  • Salgıların faaliyetlerinden sorumludur
  • Tükürük oluşumu ve tükürük miktarı otonom sinir sistemi tarafından belirlenir
  • İç dengeyi korur
  •  Vücudu savaş ya da kaç tepkisine hazırlar

Otonom Sinir Sistemi Hastalıkları

Otonom sinir sistemi hastalıkları, istemsiz gerçekleştirilen hareketlerin otonom hasarına bağlı olarak kısıtlanması ya da hareketlerin şiddetlenmesi nedeni ile ortaya çıkar. Otonom sinir sistemi hastalıkları şu şekildedir:

  • Otonom nöropati:Nöropati, kalp ritim bozukluğu ile belirti gösterir. Diğer belirtileri arasında ise; idrar kaçırma, cinsel işlev bozukluğu, kabızlık ve ortostatik hipotansiyon yer alır. Diyabet, vitamin eksiklikleri, aşırı alkol kullanımı ve nörodejenarif hastalıklara bağlı olarak kişilerde otonom nöropati ortaya çıkar.
  • Disotonomi: Genetik aktarım ile ortaya çıkabilen disotonomi, travmalara bağlı olarak da kişilerde görülebilir. Disotonomi oluşumunun diğer nedenleri arasında ise; enfeksiyon hastalıkları, otoimmün hastalıklar ve nörodejeneratif hastalıklar yer alır. Genellikle terleme problemlerine neden olur. Kişilerde normalden çok ya da daha az terleme görülür. Baş dönmesi ve yorgunluk ortaya çıkar. Kan basıncında ise sürekli değişiklikler meydana gelir.
  • Postural ortostatik taşikardi sendromu: KısacaPOTSolarak bilinen bu sendrom, çarpıntı ve bayılma gibi belirtiler ile kendisini gösterir. Kişi ayağa kalktığında kalp atışında hızlanma meydana gelir ve baş dönmesi başlar. Bu hastalığın nedenleri arasında; genetik yatkınlık, viral enfeksiyon hastalıkları, otonom sinir sisteminde hasar ve bağ dokusu bozuklukları yer alır.
  • Ortostatik hipotansiyon: Kişinin ayağa kalktığı zaman başının dönmeye başlaması ve gözünün kararmasıdır. Kan basıncı aniden düşer.
  • Gastroparezi: Midenin boşaltım sürecinde yavaşlama meydana gelir. Bu sürece mide bulantısı, şişkinlik ve hazımsızlık eşlik eder.
  • Diyabetik otonom nöropati: Kalp, sindirim sistemi ve boşaltım sistemi problemlerine neden olur. Diyabet hastalarında ortaya çıkabilen bir sağlık problemidir.

 Otonom Sinir Sistemini Etkileyen Faktörler

Otonom sinir sistemini etkileyen bazı faktörler vardır. Bu faktörler arasında ilk sırada ise stres yer alır. Stres anında otonom sinir sistemi devreye girer. Kişinin sürekli stres halinde olması ise ilerleyen süreçlerde kalbi yorar. Hormon dengelerinin bozulmasına neden olur ve aynı zamanda kan basıncının dalgalanmasına yol açar. 

Diğer bir etken ise uyku düzeni ve beslenme düzenidir. Uyku düzensizliği olan kişilerde vücut enerjiyi toplayamaz. Bu nedenle farklı sağlık problemleri ortaya çıkar. Beslenme düzeni bozukluğu ya da yeme bozuklukları da kişinin genel sağlık durumunu doğrudan etkiler.

Bazı kronik hastalıkların sağlık üzerindeki etkileri de otonom sinir sistemini etkiler. Özellikle diyabet ve hipertansiyon nedeni ile otonom zarar görebilir. Kullanılan bazı ilaçlar ve yaşam tarzı, otonom sinir sistemini etkiler.

Otonom Sinir Sistemi Sağlığını Korumak İçin Öneriler

Otonom sinir sistemi sağlığının korunması oldukça önemlidir. Bunun nedeni ise otonomun hasar almasının farklı sağlık problemlerine yol açabilme riskidir. Otonomun sağlığını korumak için gün içerisinde meditasyon yapılması mümkündür. Meditasyon, stresi azaltır ve kişinin rahatlamasını sağlar. Aynı zamanda nefes egzersizleri ile de bu sürecin desteklenmesi önemlidir. 

Düzenli olarak sağlık kontrollerine gidilmesi de olası hastalık risklerinin önüne geçilmesine yardımcı olur ve erken teşhis gerçekleşir. Uyku düzeninin sağlanması gereklidir. Kişinin gün içerisinde ortalama olarak 8 saat uyuması önerilir. Kişinin uykusunu alması, stresi azaltır ve vücut enerjisi dengelenir. 

Sağlıklı beslenerek de otonom sinir sistemini korumak mümkündür. Bağışıklık sistemini güçlendirecek ve sindirimi zor olmayan besinlerin tüketimine ağırlık verilmelidir. Gün içerisinde hafif egzersizler yapılabilir. Bunların haricinde ise öncelikle kişinin farkındalık kazanması gerekir. Kişiyi strese sokan durumların tespit edilmesi önerilir. Böylelikle stresi önlemek mümkün hale gelir. Stres yönetimi hakkında bilgi sahibi olunmalıdır. Doktorların reçete etmediği ilaçlar kullanılmamalıdır. Vitamin ve mineral takviyelerinin de bilinçsiz bir şekilde tüketilmemesi çok önemlidir. Düzenli aralıklar ile kan tahlili yaptırılabilir. Kan tahlili sonuçları neticesinde, kişinin vitamin ya da mineral eksiklikleri görülür. Bu sonuçlara bağlı olarak doktorlar, hastalara ilaç reçete eder.

Otonom Sinir Sistemi İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Otonom sinir sistemi bozulursa ne olur?

Otonom sinir sisteminin bozulması, organlara ve sağlığa zarar verir. Kişinin yaşam standartlarının düşmesine neden olur. Sindirim sisteminde bazı problemler ortaya çıkar. Kalp hastalıklarının görülme riski artar. Kişinin üreme sistemi de direkt olarak bu durumdan etkilenir. İdrar kaçırma, parkinson hastalığı ve diyabet gibi problemler de otonom sisteminin bozulması nedeni ile görülebilir.

Sempatik ve parasempatik sistem aynı anda çalışır mı?

Sempatik sinir sistemi ile parasempatik sinir sistemi aynı anda çalışabilir. Fakat birbirinin tam zıttı etkiler ortaya çıkar. Otonom tunus olarak adlandırılan bu durum, sürece göre değişkenlik gösterir. İki sistemde birbiri ile denge içerisinde çalışır. Kişinin yaşamış olduğu duruma göre hangisinin daha baskın hale geleceğine karar verilir. Kişi tehlike altındaysa sempatik sinir sistemi baskın hale gelirken, dinlenme halinde parasempatik sistem baskınlaşır.

Otonom sinir sistemi hastalıkları tedavi edilebilir mi?

Otonom sinir sistemi bozuklukları ve hastalıkları tedavi edilebilir. Fakat hastalığın erken teşhis edilmesi oldukça önemlidir. Bazı hastalık türlerinin tamamen tedavi edilmesi mümkündür. Bazıları ise kontrol altına alınabilir. İleri seviye hastalıklarda ise sadece semptomların hafifletilmesi mümkün hale gelir. Otonoma bağlı olarak ortaya çıkan hastalık türlerinden bazıları için cerrahi müdahale gerekli olabilir. Şiddetli sağlık problemlerinde ise organ nakli ile sürece devam edilebilir.

Yayınlanma Tarihi: 25 Ağustos 2025


*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."

Bu Konuda Uzman Doktorlar

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

* Bu alan gereklidir.
Sosyal Medya Hesaplarımız
Canlı Destek Kolay Randevu Al
Doktor Bul Randevu Al