Subdural hematoma, beynin iç ve dış tabakası arasında kalan bölgede kanama meydana gelmesidir. Subdural, beyin zarları arasında yer alan boşluk olarak bilinir. Bazı nedenlere bağlı olarak kişinin beyin bölgesinde kanama oluşma riski söz konusudur. Oluşan bu kanamanın subdural bölgede birikmesi, hematoma oluşumuna yol açar. Bölgedeki kan birikimi, çeşitli nörolojik belirtilere yol açabilir.
Subdural Kanama Nedir?
Subdural kanama, kafa travmasına bağlı olarak beyin ile beyin zarı arasında kan birikimidir. Bölgede kan birikimi, hafif ya da şiddetli şekilde ortaya çıkabilir. Hafif kanamalar genellikle bir süre sonra kendiliğinden geçer. Fakat şiddetli kanamalar meydana geldiğinde beyin bölgesine baskı uygulanır. Bu baskıya bağlı olarak ise farklı sağlık problemleri ortaya çıkabilir ve hayati risk artış gösterir.
Subdural hemorrhage ne demek?
Subdural hemorrhage, subdural kanama anlamına gelir ve iki terim de aynı sağlık problemini tanımlar. Bu durum, beyin ile beyin zarı arasında kan birikimine bağlı olarak kanama oluşumu olarak bilinir. Özellikle kafa travması nedeni ile köprü toplardamarların hasar görmesi, subdural hemorrhage oluşumuna neden olur. Erken teşhis ve gerekli tedavi yöntemlerinin uygulanması halinde hayati risk azalır. Kafa travması yaşayan her 4 kişiden 1'inde, subdural kanama oluşma riski yüksek olarak değerlendirilir.
Subdural Hematom Neden Olur?
Subdural hematom oluşumunun en temel nedeni kafa travmalarıdır. Kafa bölgesine darbe alınması halinde bölgede kanama görülebilir ve bu kan birikmeye başlar. Kanama durmuş olsa dahi biriken kan temizlenemez. Bu durum, hematom oluşumuna yol açar. Kan sulandırıcı ilaç kullanımı da hematom oluşum nedenleri arasında değerlendirilebilir. Subdural hematom nedenleri şunlardır;
Kafa travmaları
Kafa bölgesine alınan sert darbeler, bölgede travma oluşumuna neden olur. Bu durum özellikle iş kazaları, trafik kazaları, yüksekten düşme vb. nedenlere bağlı olarak ortaya çıkar. Bazen hafif darbeler dahi kafa travmasına neden olabilir. Kişinin kafa bölgesine darbe alması halinde doktor kontrolü gerekir. Alınan darbe, hematom oluşumuna yol açabilir.
Yaşlılarda görülme nedenleri
Yaşlı kişiler, hematom oluşumunda risk grubu içerisinde kabul edilir. Özellikle 65 yaş üzeri kişilerde subdral hematom oluşumu gözlemlenebilir. Bunun nedeni ise yaşlanma ile birlikte beyinde bulunan damarların hassaslaşmaya başlamasıdır. Aynı zamanda ileri yaşa bağlı olarak beyin dokusu küçülür ve beyin ile kafatası arasındaki boşluk artmaya başlar. Boşluğun artması, hafif darbelerde dahi kanama oluşmasına yol açabilir.
Kan sulandırıcı kullanımı
Kan sulandırıcı ilaç kullanımı, kanın pıhtılaşmasını önlediği için hematom oluşumuna neden olabilir. Bu nedenle bölgede kanama olduğunda pıhtılaşma başlamaz ve kanama şiddetlenir. Bölgede kan birikimi daha yoğun hale gelir ve beyne baskı artar. Özellikle beyin anevrizması gibi damar hastalıkları olan kişilerin kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekebilir. Bu gibi durumlarda, kafa bölgesine darbe almamaya daha çok dikkat edilmelidir.
Subdural Hematom Belirtileri Nelerdir?
Subdural hematom belirtileri arasında en sık görüleni, baş ağrısıdır. Özellikle kafa travmasına bağlı olarak hematom oluşumu başladığında, baş ağrısı daha şiddetli olarak ortaya çıkabilir. Bunun haricinde ise kişide mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler görülebilir. Kişide ortaya çıkacak olan belirtiler, hematomun türüne göre değişkenlik gösterir. Subdural hematomun belirtileri şunlardır;
- Baş ağrısı
- Bilinç değişiklikleri
- Bulantı
- Kusma
- Denge kaybı
- Konuşma bozukluğu
Baş ağrısı ve bilinç değişiklikleri
Hematoma bağlı olarak görülen baş ağrısı, ilk başta hafiftir. Fakat ilerleyen süreçlerde şiddetlenmeye başlar. Ağrı kesici ilaç kullanımı, ağrının hafiflemesine yardımcı değildir. Görülen baş ağrısı türü migren ile karıştırılabilir. Bu nedenle ortaya çıkan diğer belirtilere de dikkat edilmelidir. Hematoma bağlı olarak baş ağrısına, bilinç değişiklikleri de eşlik edebilir.
Bulantı ve kusma
Kanamanın beyne basınç uygulamaya başlaması, vücudun uyarılmasına yol açar. Bu uyarılmaya bağlı olarak ise hastalarda mide bulantısı ve kusma gibi belirtiler ortaya çıkar. Mide bulantısı ve kusmanın şiddetli olması, aynı anda baş ağrısının da görülmesi göz ardı edilmemelidir. Özellikle belirtilerin kafa bölgesine alınan darbeden sonra ortaya çıkması, hematom riski olduğunu gösterir. Bu belirtiler söz konusu ise direkt olarak sağlık kuruluşlarına başvurulmalıdır.
Denge kaybı ve konuşma bozukluğu
Hematomun bir diğer belirtisi ise denge kaybı ve konuşma bozukluğudur. Bu durum, diğer belirtiler ile aynı anda ortaya çıkabileceği gibi tek başına da görülebilir. Yürürken sendelemeler söz konusu olabilir ya da kişi konuşmakta zorlanabilir. Bu belirtiler hem subdural hematomun hem de farklı sağlık problemlerinin habercisi olabilir. Acil müdahale gerektiren bir durum olarak da değerlendirilir.
Subdural Hematom Türleri Nelerdir?
Subdural hematom türleri, kanamanın şiddetine bağlı olarak değerlendirilir. Hastanın tedavi sürecinin belirlenmesi için hangi tür kanamanın oluştuğunun teşhis edilmesi gerekir. Hematom genellikle üç farklı kategoriye ayrılır. Her türde kanama hızı ve belirtiler farklılık gösterir. Bu türler şunlardır;
Akut subdural hematom
Akut subdural, kafa travması sonrası en yaygın görülen türdür. Travmadan hemen sonra kişide belirtiler ortaya çıkmaya başlar. Özellikle ilk 48 saat içerisinde şiddetli belirtiler görülebilir. Bu türde kanama genellikle hızlı ve yoğun bir şekilde gerçekleşir. Hayati riskin oluşmaması için acil müdahale gerekir.
Subakut subdural hematom
Subakut subdural, orta şiddetli hematom türü olarak değerlendirilir. Kanama ne çok hızlı ne çok yavaştır. Bu nedenle belirtilerin ortaya çıkması birkaç gün sürebilir. İlk günlerde hematom oluşumu fark edilmez. Genellikle halsizlik ve sürekli uyku hali gibi belirtilere yol açar. Kişilere erken dönemde tanı konulamayabilir.
Kronik subdural hematom
Kronik subdural, en yavaş ilerleyen hematom türüdür. Hafif kafa travmalarına bağlı olarak ortaya çıkabilir. Genellikle ilerleyen yaş grubunda ve kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde bu kanama türü daha sık görülür. İlaç tedavisi ve düzenli doktor kontrolleri ile kronik subdral hematom kontrol altına alabilir. Nadiren cerrahi müdahale gerektirir.
Subdural Hematom Nasıl Teşhis Edilir?
Hematom teşhisi için öncelikle kişide ortaya çıkan belirtiler değerlendirilir. Fiziki muayene ile bazı kontroller gerçekleştirilir. Daha sonrasında ise bazı bilgisayarlı görüntüleme yöntemlerine başvurularak tanı konulur. Gerekli durumlarda beyin anjiyosu uygulanır. Acil vakalarda ise kişinin hayati bulguları ve bilinç kaybı olup olmadığı kontrol edilir.
Fiziksel muayene
Fiziki muayenede kişinin yaşadığı problemler hakkında bilgi alınır. Belirtilerin ne zaman ortaya çıktığı, kişinin geçmişte kafa travması yaşayıp yaşamadığı ve genel sağlık durumu değerlendirilir. Hastanın kol ve bacak hareketleri kontrol edilir. Böylelikle kaslarda güçsüzlük olup olmadığına bakılır. Bilinç bulanıklığı ya da konuşma problemleri olup olmadığı da fiziki muayenede teşhis edilir.
Görüntüleme yöntemleri (BT, MR)
Fiziki muayene sonrasında kişiye kesin tanı konulabilmesi için bazı görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Öncelikle hastalardan bilgisayarlı tomografi çekimi talep edilir. Bu yöntem sayesinde daha hızlı bir şekilde tanı konulması mümkündür. Gerekli olması halinde ise manyetik rezonans görüntüleme ile incelemeler yapılır. Görüntüleme sonuçları ve fiziki muayene sayesinde hastalara subdural hematom tanısı konulabilir.
Subdural Hematom Tedavisi Nasıl Yapılır?
Hematom tedavisinde ilk seçenek ilaç tedavisidir. Fakat bu süreçte kişilere uygulanacak tedavi yöntemleri, kanamanın şiddetine göre değişkenlik gösterir. Kanamanın şiddetli olduğu durumlarda cerrahi müdahale yöntemlerine başvurulabilir. Takip süreci, tedavinin en önemli adımlarından birisidir. Hematom tedavisi şu aşamalardan oluşur;
İlaç tedavisi
Hafif kanamalarda ilaç tedavisi gerçekleştirilir. Kişilere verilen ilaçlar, kanamanın artış göstermesini engeller. Böylelikle beyne baskı uygulanma riski ortadan kalkar. Aynı zamanda beyin bölgesinde ödem oluşmuşsa bu ödemin hafifletilmesi için farklı ilaç türleri de reçete edilebilir. Kişinin baş ağrısı gibi belirtilerinin hafifletilebilmesi için ağrı kesici ilaç kullanımı önerilebilir.
Cerrahi müdahale
Şiddetli kanama söz konusu ise cerrahi müdahale gereklidir. İlaç tedavisinden sonuç alınamaması halinde de cerrahi müdahaleye başvurulması gerekli olabilir. Böylelikle bölgede biriken kan temizlenir ve beyne uygulanan baskı da hafiflemiş olur. Genellikle kişinin kafatasına küçük bir delik açılır ve bölgeden içeriye bir tüp yerleştirilir. Bu tüp yardımı ile biriken kan temizlenir ve işlem tamamlanır.
Takip süreci
İlaç tedavisi ya da cerrahi müdahale uygulandıktan sonra hastaların durumu takip edilmelidir. İlaç tedavisi olan kişiler, belirli aralıklarla doktor kontrolüne gitmelidir. Cerrahi müdahale sonrasında ise genellikle hastaların birkaç gün hastanede, müşahede altında kalması gerekir. Böylelikle olası komplikasyonların önüne geçilmesi hedeflenir. Kişinin iyileşme sürecinde de yine doktor kontrollerini aksatmaması gerekir.
Subdural Hematom Kimlerde Daha Sık Görülür?
Subdural hematom, daha önce beyin travması geçirmiş olan kişilerde daha sık görülür. Aynı zamanda bazı ilaç türlerinin kullanımı da hematom riskinin artış göstermesine neden olur. Özellikle yaşlı bireyler risk grubu içerisinde değerlendirilir. Alkol tüketimi nedeniyle de subdural bölgede hematom oluşum riski söz konusudur. Subdural hematom risk grubunda olan kişiler genellikle aşağıdaki gruplardadır;
Yaşlı bireyler
Yaşlı bireylerde hematom oluşum riski daha yüksek olarak değerlendirilir. Bunun nedeni ise yaşın ilerlemesi ile birlikte beyin dokusunun azalmaya başlamasıdır. Yaşlılık dönemindeki kişilerde subdural bölgedeki boşluk daha da büyüyebilir. Bu durum ise toplardamarların gerilmesine yol açar. Bölgeye alınan hafif darbeler dahi toplardamarların hasar almasına ve bölgede kan birikmesine neden olabilir. Aynı zamanda yaşlılık dönemindeki bazı kişilerde denge kaybı oluşabilir. Kişinin herhangi bir sağlık problemi söz konusu ise bakıma ihtiyaç duyabilir. Ortaya çıkan bu problemler, yaşlılarda düşme ve kafa bölgesine darbe alma riskini artırır.
Travmaya maruz kalanlar
Daha önce beyin travması geçirmiş olan kişilerde ilerleyen süreçte hematom oluşumu meydana gelebilir. Hematom genellikle travma ile birlikte ortaya çıkan bir durumdur. Fakat bazı kişilerde travmadan sonraki dönemlerde hematom oluşumu gözlemlenebilir. Bu nedenle travma sonrası belirtilere dikkat edilmelidir. Travmadan hemen sonra ya da bir süre sonra baş dönmesi, denge kaybı, mide bulantısı ve denge kaybı gibi belirtiler oluşabilir. Bu durumda hematom riski göz önüne alınarak en yakın sağlık kuruluşuna başvurmak gerekir.
Alkol kullanımı olanlar
Alkol tüketimi, beyinde bulunan bazı damarların yapısına zarar verebilir. Alkol tüketiminin artış göstermesi, ilerleyen süreçte alkol bağımlılığına neden olabilir. Alkol bağımlılığı problemi olan kişilerde ise beyin atrofisi yani beyin dokusunda küçülme riski daha yüksektir. Bu durum, hematom oluşumunu tetikleyebilir. Alkol nedeni ile denge kaybı yaşanabilir ve kafa bölgesine darbe alma ihtimali daha yüksektir.
Subdural Hematomun Riskleri Nelerdir?
Subdural hematom, kişilerde beyin hasarı oluşumuna neden olabilir. Aynı zamanda bazı nörolojik problemler de hematoma bağlı olarak ortaya çıkabilir. Hematomun riskleri, kişide görülen kanamanın türüne bağlı olarak da değişkenlik gösterir. Olası risklerin değerlendirilebilmesi için öncelikle kişinin kanama türü belirlenmelidir. Subdural hematomun olası riskleri aşağıdaki gibidir;
Beyin hasarı
Subdural bölgede kan birikmesi, beyne baskı uygulanmasına neden olur. Beynin baskı görmesi, beyin hücrelerinin yeteri miktarda oksijen almasını engeller. Oksijen yetersizliği nedeni ile bir süre sonra beyin hücreleri hasar görmeye başlar. Özellikle kan birikimi yoğunsa bu durum, beyin hasarına neden olabilir. Erken tanı sayesinde beyin hasarı riskinin azaltılması mümkündür.
Kalıcı nörolojik problemler
Subdrual kanama, beyne baskı uygulayarak nörolojik problemlere neden olabilir. Ortaya çıkan nörolojik problemlerin kalıcı olma riski de söz konusudur. Hematom oluşumunun geç fark edilmesi ve tedavi olunmaması, nörolojik problemlerin oluşma ihtimalini artırır. Tedavi sonrasında da nörolojik problemlerin geçmeme riski vardır. Hematoma bağlı olarak kişilerde görülebilecek bazı nörolojik problemler şunlardır;
- Konuşma problemleri
- Denge sorunları
- Kol ve bacaklarda güç kaybı
- Konsantrasyon problemleri
- Kişilik ve ruh hali değişimleri
Hayati tehlike
Bölgede kan birikiminin yoğun olması, kişinin beyin bölgesinin sıkışmasına neden olur. Özellikle akut subdral hematoma bağlı olarak belirtiler şiddetlenebilir. Kişiler, nefes almakta zorlanmaya başlar. Bu gibi durumlarda felç riski artış gösterir. Bilinç kaybı meydana gelebilir ve kişi komaya girebilir. Şiddetli seyreden hematom, ani ölümlere yol açabilir.
Subdural Hematomdan Korunma Yolları Nelerdir?
Subdural hematomdan korunabilmek için kafa bölgesine darbe almamaya dikkat edilmesi gerekir. Hematom oluşumu, beyin hasarı nedeni ile ortaya çıkabilir. Bu durum her zaman kontrol altına alınamaz. Fakat düşme ya da kafa bölgesine darbe alma riski yüksek olan işlerde çalışan kişilerin koruyucu ekipman kullanması, hematomdan korunmaya yardımcı olabilir. Subdural hematomdan korunma yolları aşağıda sıralanmıştır;
Kafa travmalarından kaçınma
Kafa travmalarından kaçınma, hematom oluşumundan korunmaya yardımcıdır. Sebdural hematom, kafa bölgesine darbe alınması halinde kanama oluşumu olarak bilinir. Özellikle trafik kazalarında kafa travması riski daha yüksektir. Araç içerisinde emniyet kemeri takmak ya da ıslak ve kaygan zeminlerde dikkatli olmak önerilir. Çocukların ve yaşlıların ise daha dikkatli olması gerekir.
Koruyucu ekipman kullanımı
Koruyucu ekipman kullanımı, kafa bölgesinin korunmasına yardımcıdır. Ekipman kullanımına her zaman başvurulamayabilir. Fakat riskli alanlarda çalışırken ya da motosiklet kullanırken kask gibi ekipmanlar kullanılabilir. Böylelikle olası beyin travmalarının önüne geçilmesi hedeflenir. Travma riskinin azalması, hematom riskini de azaltır.
Risk faktörlerinin kontrolü
Olası risk faktörlerinin göz önüne alınması oldukça önemli bir durumdur. Örneğin duş sonrası ıslak zemin oluşumunu engellemek için yere havlu serilebilir. Böylelikle kayıp düşme riski azalır. Aynı zamanda kan sulandırıcı ilaç kullanımına ve alkol tüketimine de dikkat edilmelidir. Daha önce kafa travması yaşayan kişiler, risk grubu içerisinde değerlendirilir. Bu nedenle de düzenli doktor kontrolleri gerçekleştirilmelidir.
Subdural Hematom ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Subdural hematom tehlikeli mi?
Evet, subdural hematom tehlikeli olarak değerlendirilir. İlk süreçlerde riskli olmayabilir. Fakat durumun ilerlemesi halinde tehlike oluşabilir. Bölgede kan birikimi nedeni ile beyne baskı uygulanmaya başlar. Bu durum ise ilerleyen süreçlerde beyin kanaması gibi problemlere yol açabilir.
Subdural kanama kendiliğinden geçer mi?
Evet, subdural kanama probleminin kendiliğinden geçme ihtimali vardır. Kronik ve yavaş ilerleyen subdural kanama, azalarak ortadan kalkabilir. Biriken kan miktarının az olması halinde vücut, biriken kanı emebilir ya da dağıtabilir. Fakat kanamanın yoğunluğu fazla ise bu durum kendiliğinden geçmez. Tıbbi müdahale gereklidir.
Subdural hematom da ameliyat şart mı?
Hayır, subdural bölgede hematom oluşumunda her zaman ameliyat gerekli değildir. Kanamanın beyne baskı yapmasına bağlı olarak ameliyat gerekli olabilir. Kişilerde bilinç bulanıklığı, baş ağrısı, güç kaybı ya da konuşma problemleri söz konusu ise ameliyat önerilir.
Subdural hematomda iyileşme süresi ne kadar?
Subdural hematom da iyileşme süresi ortalama olarak 1 - 3 aydır. Bu süreç, kanamanın boyutuna bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Özellikle kanama az olduğunda iyileşme süreci daha da kısalabilir. Ameliyat gerektiren durumlarda ise iyileşme süresinin 3 ayı geçme ihtimali vardır.
Subdural hematom için hangi bölüme gidilir?
Subdural hematom (beyin zarı altı kanama) teşhis ve tedavisi için hastanelerin Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) bölümüne başvurulmalıdır. Beyin cerrahları, kanamanın akut veya kronik olma durumuna göre cerrahi müdahale ya da klinik takip sürecini yöneten asıl uzmanlardır. Eğer kafa travması sonrası şiddetli baş ağrısı, kafa karışıklığı, uyku hali veya ani gelişen fonksiyon kayıpları söz konusuysa, randevu beklenmeden doğrudan Acil Servis birimine gidilmelidir; acil tıp uzmanları ilk stabilizasyonu sağladıktan sonra hastayı beyin cerrahisi ekibine yönlendirir.
Yayınlanma Tarihi: 4 Mayıs 2026
*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."