Uyku apnesi nedir? Nasıl tedavi edilir?

Uyku esnasında nefesin durması ve yüzeysel hale gelmesi anlamına gelen uyku apnesi gece boyunca defalarca tekrarlayabilir. Sabahları yorgun uyanma, dikkatsizlik gibi orunlara neden olabilen bu rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde ölümcül tablolara da dönüşebilir. Memorial Sağlık Grubu, KBB Bölümü Uzmanları, uyku apnesi ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

İçindekiler

Uyku apnesi nedir?

Uyku apnesi, horlamanın neden olduğu en önemli hastalıklardan biridir ve uykuda solunumun durması olarak ifade edilebilir. Uyku apnesi sırasında, üst solunum yolunun açık kalmasını sağlayan kaslarda gevşeme olur. Dil kökü veya yumuşak damağın veya aşırı büyümüş bademciklerin hava yolunu tıkaması sonucunda en az 10 saniye nefes alamamak uyku apnesi olarak adlandırılır. Uyku apnesi sırasında solunum çabası sürse de, bir süre sonra daha da artan bu çaba beyni uyarır ve hava yolu açılır. Solunumu durana kadar horlayan kişi, gürültülü bir homurdanma ile yeniden nefes almaya ve horlamaya devam eder. Gerekli önlemler alınmadığında uyku apnesinin dikkatsizliğe yol açarak trafik kazası riskini 7-8 kat arttırdığı ve iş kazalarına neden olduğu biliniyor. Uyku apnesinin görülme sıklığı %1-4 olsa da, diyabet hastalığının %3, astım sıklığının yaklaşık %5 olduğu düşünülürse ne kadar önemli bir sorun olduğu daha iyi anlaşılabilir.

Uyku apnesinin belirtileri nelerdir?

Uyku apnesinin belirtilerinden en önemlisi uykuda solunumun durmasıdır.  Diğer uyku apnesi belirtileri ise şöyle sıralanabilir:

  • Uykuda sırasında huzursuzluk
  • Horlama
  • Sık sık idrara kalkma
  • Terleme
  • Ağız kuruluğu
  • Reflü
  • Tanıklı olarak solunum durmaları

Ayrıca baş ağrısı, unutkanlık, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, sabah dinç uyanamama ve aşırı derecede uykulu olmak ve yorgunluk hali ise uyku apnesinin gündüz gözlenebilen belirtileri arasındadır. Uyku apnesi belirtilerinin görüldüğü kişiler gün içerisinde birçok ciddi tablo ile karşılaşılabilmektedir. Uykuda ani ölüm, inme, kalp krizi ve kalp yetmezliği, eğer hasta obez ise kilo vermede zorluk, akciğer hastalarında solunum yetmezliği, cinsel isteksizlik ve iktidarsızlık, kontrol altına alınamayan diyabet bu olumsuzluklara örnek olarak gösterilebilir. Bunun yanı sıra, uyku apnesi kişide gündüz sürekli yorgunluk ve konsantrasyon eksikliğine neden olacağı için trafik ve iş kazalarına da neden olabilmektedir.

Uyku apnesi neden olur?

Uyku apnesinin nedeni, boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesidir. Üst solunum yolundaki darlıklar çocukluktan itibaren, solunum yolunun yıpranmasına sebep olabilir ve bu da uyku apne sendromuna neden olabilir. Fazla kilolu olmak, büyük bademciklere ve geniz etine sahip olmak da uyku apnesi nedenleri arasında gösterilebilir.  Uyku apnesi sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da görülebilir. Uyku apne sendromu olan kişide horlama, 3-4 kat daha fazla, çok kaba ve gürültülü şekilde gerçekleşir. Horlamanın yanı sıra nefes darlığı, sık sık iç çekme, el kol hareketleriyle çırpınarak uyanmaya çalışma, sık ve uzun süreli solunum durmaları, sabah yorgun uyanmak da uyku apne sendromu yaşayan kişilerde görülür. Uyku apnesinin tam nedeni sayılmasa da, uyku apne sendromlu hastaların %30-50'sinde hipertansiyon görülmektedir.

Uyku apnesi nelere sebep olur?

Uykuda solunum durmaları; kalp atımında düzensizlik ve ileri yaşlarda ritim bozukluğuna bağlı olarak uykuda ani ölümlere neden olmaktadır. Bununla birlikte; geceleri sık idrara çıkma, gece aşırı terleme, sabah yorgun ve uykulu uyanma, gündüz isteksizlik, sıkıntı ve gerginliğe yol açmaktadır. Gündüz uykulu hal, trafik kazalarına yol açmaktadır. Uzun dönemde uyku apne sendromu; yüksek tansiyon, kalp krizi, beyin damar tıkanıkları sonucu felçler gibi ciddi problemleri de ortaya çıkarmaktadır. Uykuda solunum durması olan hastalarda gece boyunca ortaya çıkan düşük oksijen düzeyi, hastanın kalp ve damar sisteminde yüklenmeye yol açmakta, hastaların yarıya yakınında zaman içinde kalp büyümesine ve hipertansiyona sebep olmaktadır. Hipertansiyonun, bu hastalarda %30-40 oranlarında ve hatta bazı çalışmalarda %50’ye varan oranlarda görüldüğü bilinmektedir. Hastaların kalp ritimleri incelendiğinde apne sırasında oluşan bradikardiyi uyanıklık sırasında taşikardi izlemektedir. Bradi-taşi-aritmi denen bu ritim bozukluğuna bazen daha değişik ritim bozuklukları da eklenebilmektedir. Kalp ritmindeki bozukluklar, bazen hastanın uykuda kaybedilmesine dahi sebep olmaktadır.

Uyku apnesi tanısı nasıl konulur?

Uyku apnesi testi, hastalığın tespiti ve tedavisi sürecinde en önemli aşamadır. "Polisomnografi" denilen uyku apnesi testi tüm gece boyunca beyin aktivitesinin ve solunumsal olayların kaydedildiği bir testtir. Bu testle birlikte elektroensefalografi (EEG), elektrookülografi (EOG), elektrokardiyografi (EKG), elektromiyografi (EMG), göğüs ve karın hareketleri kaydını içeren solunum eforu, burun ve ağızdan hava akımı kaydı, oksijen satürasyonu, vücut pozisyonu gibi 8 parametrenin gece boyunca 7 saat süre ile takibi sağlanmaktadır. Uyku apnesi testi olan Polisomnografi yani uyku testi, uyku sırasında beyin dalgaları, göz hareketleri, ağız ve burundan hava akımı, horlama, kalp hızı, bacak hareketleri ve oksijen seviyelerinin ölçümü esasına dayanır. Uyku apnesi testini yaptırabilmek için hastaların bir gece uyku odasında kalmaları gerekir. Test sırasında sırasında vücudun çeşitli noktalarına bağlanan kablolarla alınan sinyaller odanın dışındaki bilgisayara aktarılır. Sabaha kadar alınan bu kayıtların incelenmesiyle, uyku süresince solunumun kaç defa durduğu, ne kadar süre ile durduğu, durduğunda oksijen değerlerinin ve kalp hızının nasıl etkilendiği ve derin uykuya dalınıp dalınmadığı gibi birçok parametreye bakılabilir.

Uyku apnesi tedavisi nasıl yapılır?

Uyku apnesi tedavisinde ilk yapılması gereken obezite söz konusu ise bu durumun aşılmasıdır. Eğer üst solunum yollarında belirgin anatomik darlıklar var ise hastanın Kulak Burun Boğaz uzmanı tarafından cerrahi girişim yönünden değerlendirilmesi gerekir. Celon metodu yani bipolar radyo frekans ile termoterapi yöntemi ve plazma yöntemleriyle yapılan cerrahi tedavi bunladan biridir. Horlama ve uyku apnesi için uygulanan cerrahi tedavinin başarısı, cerrahiye uygun hastanın belirlenmesine ve ameliyatta kullanılan cihazlara bağlı olmaktadır. Cerrahide kullanılan cihazların dokuda fazla hasar oluşturmaması, ameliyat sonrası dönemde hastanın ağrılarının daha az olmasında oldukça önemlidir. Ayrıca uyku apnesi cihazları da tedavide kullanılmaktadır. İleri derecede uyku apnesi tedavisinde ise pozitif hava basıncı (CPAP) tedavisi uygulanmalıdır. Tedavi etkisine ve hastanın tercihine göre otomatik ayarlarda düzenleme yapılarak ya da sabit basınçlı cihaza geçilerek hasta takibe alınmalıdır. Uyku apnesi makinesi olarak da bilinen CPAP cihazı kullanmakta güçlük çeken ya da hafif derece vakalarda ağız içi aparey ile alt çene öne alınarak dilin geriye düşüp üst solunum yolunu tıkaması önlenebilir. Uyku apnesinin özgün tedavisi, hava yolunu devamlı açık tutacak şekilde basınçlı hava veren cihazların kullanımıyla sağlanmaktadır. PAP (pozitif havayolu basıncı) cihazları yani halk dilinde uyku apnesi maskesi üst hava yollarının uyku sırasında açık kalmasını sağlayarak uyku apnesini önlemektedir. Gece boyunca yüze sıkıca oturan silikon bir maskeyle basınçlı hava veren bu cihazlar, başlangıçta hasta için rahatsız edici görünebilmektedir. Buna rağmen, sabah dinlenmiş ve uykusunu almış olarak uyanan hastalar cihazı kolaylıkla kabul etmektedir. Hastaya hangi cihazın uygun olduğunu tespit etmek ve apnelerin yok olduğu veya minimum sayıya indiğini görmek için ikinci bir gecenin uyku laboratuvarında geçirilmesi gerekmektedir.  Cihazla uyku apnesi tedavisinin ardından uyku apnesi sorunundan kurtulan kişilerin yaşam kaliteleri yeniden yükselmektedir.

Uyku apnesi hakkında sık sorulan sorular 

Apne nedir?

Solunumun geçici olarak durmasına apne denilmektedir. Genellikle uyku apnesi olarak bilinmektedir.

Uyku apnesi nasıl önlenir?

Uyku apnesi, alınacak basit önemler sayesinde önlenebilir. Hastalık için değiştirilebilir risk faktörlerinden en önemlisi obezitedir. Uyku apnesi kilo verilerek %50 oranında azaltılabilir. Ayrıca, alkol ve uyku ilaçlarından kaçınmak, sigarayı bırakmak ve sırt üstü yatmamak da rahatsızlığı azaltır. Horlamayı azaltan ve burun açıklığını sağlayan spreyler veya elastik bantlar uyku apnesi tedavisi için yeterli olmaz.

Uyku apnesi olduğumu nasıl anlarım?

Uyku apnesinin belirtilerinin hasta tarafından fark edilmesi zordur. Bu konuda kişinin uyku durumunu bilen eşi, ebeveynleri, çocukları ya da yakınları tarafından doğru bilgi sağlanmalıdır. Uyku apnesinin varlığından söz edebilmek için 3 önemli soruyu cevaplandırmak çok önemlidir. Horlama, uykuda nefes durması ve gündüz artmış uyku hali var mı? Bu 3 soruya “evet” yanıtı veriliyorsa, bu durum uyku apnesi ile karşı karşıya olunduğu anlamına gelecektir.  Bunun için en kısa sürede bir uzman doktora başvurulmalıdır.

Çocuklarda uyku apnesi olur mu?

Çocukların özellikle gece uykuları yakın takibe alınmalıdır. Çocuğun uykuda ağzının açık uyuyup uyumadığı, horlama ya da hırıltılı nefes almalar belli periyodlarla kontrol edilmelidir. Geniz eti ve bademciklerin büyük olduğu durumların uyku apnesine yol açabileceği unutulmamalıdır. Doktora gitmeden önce çocuğun uyku anının videoya alınması teşhis açısından önemli bir ayrıntıdır. eniz eti ve bademcik büyümesi sonucu yaşanan uyku apnesi bir anda meydana gelmediği için dikkatli anne babalar sorunu en başta fark edebilmektedir. Uyku apnesiyle birlikte çocukta akciğer ve kalp sıkıntıları da görülebilmektedir. Akciğer hastalıkları ve kalp yetmezliğine kadar gidebilen rahatsızlıkların haricinde çocuğun yüz yapısında bir takım değişiklikler yaşanabilmektedir.

Uyku apnesi olan ne yapmalı?

Tüm hastalara genel olarak kilo verilmesi, sigara ve alkolün bırakılması önerilmektedir. Diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol, obezite gibi hastalıklar açısından riski yüksek olan kişilerde uyku apne sendromunun teşhis ve tedavisi büyük önem taşımaktadır.

Uyku sorunları nelere yol açar?

Uyku apnesi sağlıklı uykuyu bozar. Oysa uyku bedensel dinlenmeye zemin hazırladığı gibi zihinsel fonksiyonların da yenilendiği bir dönemdir. Sağlıklı bir vücut için ve günün kaliteli geçebilmesi için uykunun süresinden ziyade kalitesinin artırılması daha önemlidir. Kronik uykusuzluk; gündüz dikkat eksikliği, konsantrasyon güçlüğü, aşırı sinirlilik, iş performansında düşme, depresyon, yüksek tansiyon ve metabolik bozukluklara kadar birçok soruna neden olabilmektedir.

Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Güncelleme Tarihi : 9 Mart 2021

Yayınlanma Tarihi: 3 Nisan 2020

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

Bu Konuda Uzman Doktorlar

Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al