Kemilk erimesi olarak da bilinen osteoporoz, kemik mineral yoğunluğunun azalması sonucu kemiklerin zayıflayarak kırılgan hale gelmesidir. Osteoporozda, kemik dokusu, hacmi ve kalınlığında azalma olur ve bu da kemiklerin zayıflamasına ve daha kolay kırılmasına neden olur. Osteoporoz kemiklerin yoğunluğunun azalması ve kalitesinin bozulması nedeniyle incelmesi, gücünü kaybetmesi ve kırılgan hale gelmesi olarak da tanımlanabilir. Vücut çok fazla kemik kaybettiğinde, kemik oluşumu çok az olduğunda veya her iki durumda birden ortaya çıkabilir. Boyda kısalma, kemiklerin kolay kırılması ve bel ağrısı yaygın görülen kemik erimesi belirtileridir.
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) Neden Olur?
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) Belirtileri Nelerdir?
- Osteoporoz Kimlerde Daha Sık Görülür?
- Osteoporozda Kemik Yoğunluğu Ölçümü Nasıl Yapılır?
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) Teşhisi Nasıl Yapılır?
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) Tedavisi Nasıl Yapılır?
- Osteoporoz Tedavi Edilmezse Ne Olur?
- Kemik Erimesine Ne İyi Gelir?
- Osteoporoz için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilir?
- Osteoporoz (Kemik Erimesi) ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Nedir?
Osteoporoz, kemiklerin, doku kaybından dolayı kırılgan ve dayanıksız hale gelmesidir. Genellikle hormonal sorunlar, kalsiyum ya da D vitamini eksikliği sonucu gelişen osteoporoz hastalığında, kemiklerdeki mineral yoğunluğunun azalması sonucu kemik kütlesi ve kemikler zayıflar bu da kırılgan hale getirir. Kemikler, güçlü kollajen liflerle birbirine bağlanan, esas olarak kalsiyum tuzları olmak üzere minerallerden oluşan yapılardır. Kemik yapısının bozulması ile vücut sürekli olarak kemik dokusunu emer ve değiştirir.
Eski kemik dokusu, osteoklast adı verilen hücreler tarafından parçalanır ve yerini osteoblast adı verilen hücreler tarafından üretilen yeni kemik materyali alır. Osteoporozda yeni kemik oluşumu eski kemiğin vücuttan uzaklaştırılmasına yetişemez ve kemiklerde kırıklar ve bunlara bağlı gelişen sorunlar meydana gelir.
Kamburluk, boy ölçüsünde kısalma, en ufak bir kaza veya yaralanma olsa bile kemiklerin kolay kırılması, bel-sırt ağrısı gibi durumlar kemik erimesinin yaygın görülen klinik belirtileridir. Bu belirtiler osteoporoz sorunu yaşayan kişilerde ortaya çıkar ancak kemik erimesi bazen hiçbir semptom göstermeden de ilerleyebilir.
Genellikle kadınlar ve 65 yaş üstü kişilerde görülen osteoporoz hastalığı, kemik kalitesini güçlendirmeye yönelik ilaçlar, fizik tedavi uygulamaları gibi tedavi yöntemleri içerir. Kemik kalitesini güçlendirmeye yönelik D vitamini ve kalsiyum içeren besinlerle birlikte takviyeler de osteoporoz tedavisinde etkilidir.
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Neden Olur?
Osteoporoz (kemik erimesi), kemik kütlesinin bozulması sonucu kemiklerin kırılgan hale gelmesiyle meydana gelir. Kemiklerde meydana gelen bu bozukluğa neden olan durumların başında kalsiyum eksikliği gelir. Kalsiyum tuzları ve minerallerden oluşan kemikler, vücutta kalsiyum eksikliği olduğunda kırılmaya başlar. Kalsiyum eksikliğinin yanında cinsiyet, yaşlılık, genetik, sigara, hareketsizlik, menopoz, kronik hastalıklar, hormon seviyeleri ve kullanılan bazı ilaçlar da kemik erimesine yol açar.
Halk arasında kemik erimesi ismiyle bilinen osteoporoza neden olan durumlar şunlardır:
- Kalsiyum düşüklüğü ve D vitamini eksikliği
- Cinsiyet (Kadınlarda sık görülür)
- Yaşlılık
- Genetik
- Sigara-alkol tüketimi
- Hareketsizlik
- Menopoz
- Kronik hastalıklar
- Hormon seviyeleri
- Kullanılan bazı ilaçlar
- Yeme bozukluğu (Anoreksiya nervoza)
- Kanser
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Belirtileri Nelerdir?
Osteoporozun yaygın görülen ilk belirtisi ise kemiklerin ani ve kolay bir şekilde kırılmasıdır. Bu kırılma en ufak bir kaza veya yaralanma sırasında bile gerçekleşebilir. Kemiklerin kolay kırılmasıyla birlikte boyda kısalma, kamburluk ve şiddetli bel ve sırt ağrısı da kemik erimesi belirtileri arasındadır.
Kemik kırılmasıyla karakterize olan kemik erimesi belirtileri şu şekildedir:
- Ani ve kolay kemik kırılmaları
- 3 cm'den fazla boyda kısalma
- Kamburluk (kifoz) ve omurgada şekil bozukluğu
- Şiddetli bel, sırt ve boyun ağrısı
- Nefes darlığı
- Diş eti çekilmesi
- Tırnakların kırılgan hale gelmesi
En ufak kazada bile ortaya çıkan ani kemik kırılması
Kemik kütlesinin yoğunluğunun ve kalitesinin bozulmasına bağlı olarak kemiklerde güç kaybı meydana gelir. Bu güç kaybı, kemiklerde kırılganlık yaratır ve kişilerin en ufak kaza ve yaralanma esnasında bile kemikleri kırılmaya başlar.
3 cm'den fazla boy kısalığı
Yaşlandıkça kişilerde boy kısalığı görülmesi normaldir ancak 3 cm boy kaybı, osteoporozun omurgadaki kemiklerin kırılmasına neden olduğu ve bu da boy kısalığını tetiklemesi anlamına gelebilir. Bu şekilde yaşanan bir boy kaybı normal kabul edilmez.
Kamburluk ve duruş değişikliği
Kifoz olarak bilenen kamburluk, kemik erimesinin belirtilerindendir. Bunun nedeni, osteoporoz hastalığının omurga kemiklerini zayıflatması sonucu omurga eğriliğine yol açmasıdır. Omurgada zayıflık meydana geldiğinde kişinin duruşu değişir ve kambur bir görüntü oluşur.
Şiddetli bel, sırt ve boyun ağrısı
Osteoporozun myedana getirdiği bel, srt ve boyun ağrısı da yaygın kemik erimesi belirtileri arasındadır. Hissedilen bu ağrıların en yaygın nedeni omurga kompresyon kırığıdır. Bel, sırt ve boyun ağrıları ayakta dururken veya yürürken daha da kötüleşen, uzanıldığında biraz rahatlayan ani ve şiddetli ağrılar ortaya çıkarabilir.
Nefes darlığı
Omurgadaki diskler akciğer kapasitesini azaltacak kadar sıkıştırırsa nefes darlığı meydana gelir ve nefes darlığı kemik erimesinin olası semptomları arasında sayılır.
Osteoporoz Kimlerde Daha Sık Görülür?
Osteoporoz, özellikle menopoz sonrası östrojen seviyesi düşen kadınlarda, 65 yaş üzeri bireylerde ve genetik yatkınlığı bulunan kişilerde çok daha sık görülür. Kadınların erkeklere kıyasla daha düşük kemik kütlesine sahip olması ve hormonal değişimler, risk profilini belirgin şekilde artırır.
Bunun yanı sıra, hareketsiz bir yaşam sürenlerde, yetersiz kalsiyum ve D vitamini alanlarda, uzun süreli kortizon ilacı kullananlarda ve romatizmal veya endokrin hastalığı bulunanlarda kemik yoğunluğu kritik seviyelerde düşebilir. Erken yaşlardan itibaren beslenmeye özen gösterilmesi ve dengeli kalsiyum alımı ile kütle kaybı yavaşlatılabilir.
Osteoporozda Kemik Yoğunluğu Ölçümü Nasıl Yapılır?
Osteoporozda kemik yoğunluğu ölçümü, ağrısız ve hızlı bir radyolojik tetkik olan DEXA (Dual-Energy X-ray Absorptiometry) yöntemiyle, vücuda çok düşük dozda radyasyon verilerek gerçekleştirilir. Çoğunlukla kalça ve alt omurga gibi kırık riskinin en yüksek olduğu alanlar taranarak kemik mineral kütlesi hesaplanır. İşlem sırasında hasta sırtüstü düz bir masaya uzanır ve tarayıcı kol vücut üzerinde hareket ederek dakikalar içinde ölçümü tamamlar.
Elde edilen veriler bilgisayar yazılımı tarafından analiz edilir; hastanın genç erişkin değerleriyle karşılaştırılması sonucu T skoru, kendi yaş grubuyla karşılaştırılması sonucu ise Z skoru belirlenir. Periyodik olarak yapılan bu kemik ölçümü, hastalığın evresini belirlemek ve uygulanan tedavinin başarısını takip etmek için altın standart kabul edilir.
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Teşhisi Nasıl Yapılır?
Osteoporoz tanısı için kemik yoğunluk ölçümü ile kemik kaybı tespiti yapılır. Kemik yoğunluğunda çıkan değerler genç erişkin değerleri ile karşılaştırılır ve normalden sapmalar T skoru değerini verir. Bu verilere göre Dünya Sağlık Örgütü osteoporoz sınıflamıştır.
T skoru değeri;
- -2,5 değerinin altında ise osteoporoz teşhisi konulmaktadır.
- -1 ile -2,5 arasında ise tam kemik erimesi yani osteoporoz denilmemekte ama osteopeni yani kemik erimesinin başlangıcı tanımı kullanılmaktadır.
- T skoru -1’in üzerinde ise osteoporoz değeri normaldir.
Kemik yoğunluğu ölçümünü menopoza giren tüm kadınların yaptırması uygundur. Bunun yanı sıra risk faktörleri olan gençlerde ve erkeklere de kemik yoğunluğu ölçümü yapılmalıdır. Kemik yoğunluğu düşük çıkan kişilerde ve tedavi görenlerde ölçümü yılda bir kez yenilemek uygundur. Fakat risk yok ise ve kemik ölçümü normal değer aralığında ise o zaman 2-3 yılda bir kez yenilenebilir.
Bunun yanı sıra osteoporoza sebep olacak diğer hastalık ve durumların tespiti için kan ve idrar tahlilleri yapılır. Kemik yapımı ve yıkımını belirleyen belirteçler kan ve idrarda değerlendirilebilir.
Osteoporoz teşhisi için genellikle istenilen laboratuvar tetkikleri aşağıdaki gibidir.
- Tam kan ve idrar analizi
- Serum biyokimyası: ALP, Ca, P, total protein/alb, BUN, Cr, KCFT
- 25 OH kolekalsiferol
- PTH
- Serum protein elektroforezi
- Tiroid fonksiyon testleri
- 24 saatlik idrarda Ca ekskresyonu
- Serum veya idrarda NTX gibi kemik yıkım belirteçleri
Ek olarak, ayırıcı tanı için gerekli görüldüğü takdirde röntgen gibi farklı radyolojik tetkik de yapılabilir.
Osteoporoz (Kemik Erimesi) Tedavisi Nasıl Yapılır?
Osteoporoz tedavisinde amaç; kemik kalitesini artırmak ve kemiği güçlendirerek kırık oluşumunu önlemektir. Bu doğrultuda kemik kalitesini artıracak ilaçlar başta olmak üzere kalsiyum ve D vitamini takviyeleri uygulanır.
Osteoporoz hastalığı için uygulanan tedavi yöntemleri şunları içerir:
- Kemik yıkımını azaltan ve yapımı artıran ilaçlar
- Kemikleri güçlendirmek için kalsiyum ve D vitamini gibi destek tedavileri
- Kemikleri korumak için fiziksel aktivite ve yürüyüş
- Vücut esnekliğini artırmak ve kamburluğun önüne geçmek için yoga
- Kemiklerdeki esnekliği sağlamak adına ritmik hareketler içeren danslar
Osteoporoz riski yüksek olan yaşlıların gerek ileri yaşta olması, gerekse duruş bozukluklarına ve kas yıkımına bağlı olarak gelişen dengesizlik problemleri nedeniyle düşme riskleri yüksektir. Düşme riskinin önlenmesi, çeşitli korse gibi cihazların kullanımı ile hastaların yaşam kaliteleri artırılır.
Osteoporoz Tedavi Edilmezse Ne Olur?
Osteoporoz tedavi edilmediğinde, kemiklerin iç yapısındaki süngersi doku giderek zayıflar ve en hafif travmalarda, hatta hapşırma veya öksürme gibi durumlarda bile patolojik kırıklar meydana gelir. Özellikle omurga kompresyon kırıkları şiddetli kronik ağrılara, boyda belirgin kısalmaya ve kamburluğa yol açarak kişinin duruş bozukluğu yaşamasına neden olur.
İleri yaş gruptaki hastalarda gelişen kalça kırıkları ise cerrahi müdahale gerektirir, uzun süreli yatağa bağımlılığa neden olur ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. İlerlemiş vakalarda hastalar günlük kişisel bakım ihtiyaçlarında dahi başkalarına bağımlı hale gelebilir; bu nedenle erken tanı ve tedavi çok önemlidir.
Kemik Erimesine Ne İyi Gelir?
Kemik erimesine iyi gelen besinler kalsiyum ve D vitamini açısından zengin besinlerdir. Bu besinler arasında süt, peynir, süt ürünleri, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, soya fasulyesi, fındık, sardalya-somon gibi balıklar, incir, portakal, mantar, yulaf ezmesi ve diğer tahıllar yer alır. Bu besinleri tüketmek vücuttaki kalsiyum ve D miktarını artırarak kemik sağlığına destek olur.
Osteoporoz için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilir?
Osteoporoz şüphesi veya tanısı için hastanelerin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon veya Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları kliniklerine uzman doktor başvurusu yapılmalıdır. Fizik tedavi uzmanları hastanın kas-iskelet sistemini değerlendirip egzersiz ve ilaç reçetelerini düzenlerken, endokrinoloji uzmanları hormonal kökenli kemik kayıplarını ve metabolik süreçleri inceler. Eğer hastalık ilerlemiş ve omurga ya da kalçada kırıklar oluşmuşsa süreç Ortopedi ve Travmatoloji uzmanları ile iş birliği içinde yürütülür. Yaşlı hastalarda ise süreç sıklıkla Geriatri klinikleri tarafından takip edilir. Tanı aşamasında hekiminiz sizden düzenli kemik yoğunluğu ölçümü isteyecektir.
Osteoporoz (Kemik Erimesi) ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Osteoporozdan korunmak mümkün mü?
Her yaşta ve özellikle 30’lu yaşlara kadar yeterli miktarda kalsiyum ve D vitamini alınması, düzenli fiziksel aktivite ve spor, sigara, alkol, risk oluşturan ilaçların kullanımından uzak durulması, kronik hastalıklardan korunma ve düzenli tedavisi ile korunmak veya osteoporoz riskini en aza indirmek mümkündür.
Osteoporoz (kemik erimesi) dereceleri nelerdir?
Kemik yoğunluğunda çıkan değerler genç erişkin değerleri ile karşılaştırılır ve normalden sapmalar T skoru değerini verir. Bu verilere göre Dünya Sağlık Örgütü osteoporoz derecelendirmiştir. Eğer T skoru -2,5 değerinin altında olduğu durumlara osteoporoz denilmektedir. T skoru değeri -1 ile -2.5 arasında ise tam kemik erimesi yani osteoporoz denilmemekte ama osteopeni yani kemik erimesinin başlangıcı denilmektedir. T skoru -1’in üzerinde ise değer normaldir.
Osteoporoz (kemik erimesi) tedavi edilebilir mi?
Osteoporoz (kemik erimesi) tedavi edilebilir ve bazı adımlarla önlenmesi mümkün olan bir hastalıktır. Tedavi ve önlemedeki amaç kemik kalitesini artırmak ve kemiği güçlendirerek kırık oluşumunu önlemektir.
Osteoporoz (kemik erimesi) ne zaman başlar?
Osteoporoz için ileri yaş önemli bir risk faktörüdür. Kadınlarda menopoz sonrası başlar. Erkelerde de 50 yaşından sonra başlayabilir ama en çok yaşlılık osteoporozu 70 yaşından sonra görülmektedir.
Genç yaşta kemik erimesi yaşanır mı?
Eğer eşlik eden osteoporoza sebep olacak bir hastalık veya ilaç kullanımı gibi risk faktörleri varsa o zaman daha genç yaşlarda da görülebilir. Bazen sebebi belli olmayan, daha çok genetik geçişli görülen genç erişkin çağlarda başlayan osteoporoz da olabilmektedir. Ayrıca bazı gebelerde gebelik osteoporozu ve emziren annelerde de erken osteoporoz görülür. Fakat bunlar genellikle kendi kendine düzelir.
Erkeklerde osteoporoz sık görülür mü?
Osteoporoz erkeklerde de sık görülebilmektedir. 50 yaş üstü her 2 kadından 1’inde osteoporoz görülürken, yine 50 yaş üstü her 5 erkekten 1’inde osteoporoz yaşanabilmektedir.
Ayrıca eğer risk faktörü varsa örneğin; kortizon kullanımı, organ nakli ve bağışıklık baskılayıcı ilaç kullanım, diyabet, tiroid hastalıkları, diğer hormonal dengeyi bozan endokrin bozukluklar, kanser tedavileri gibi osteoporoza sebep olabilecek durumların varlığında 50 yaş altı erkeklerde de rastlanabilmektedir. Ayrıca genetik geçiş nedeniyle erkeklerde de idiopatik denilen sebebi belli olmayan osteoporoza genç yaşlarda rastlamak mümkündür.
Erkeklerde osteoporoz (kemik erimesi) belirtileri farklılık gösterir mi?
İleri yaşta görülen osteoporozda erkeklerde belirtiler kadınlarda olduğu gibidir. Zaten osteoporoz genellikle sessiz seyreder. Yani kırık gibi bir komplikasyonu olmadığı sürece belirti vermez. Fakat eğer erkeklerde gonodal hormon eksiklikleri varsa o zaman impotans gibi o hastalığa ait belirti olabilir.
Kadınlarda osteoporozun daha fazla görülmesinin nedeni nedir?
Kadınlarda osteoporozun yani kemik erimesinin daha fazla görülmesinin en önemli faktörü östrojendir. Menopoz döneminde östrojenin ani azalması kemik erimesini artıran en önemli faktördür.
Bunun yanı sıra kadınlarda kemiklerin yapısı erkeklere göre daha ince, kas kitlesi erkeklere göre daha azdır. Bunlarda kemik kalitesine ve gücüne etki eden faktörlerdir.
İdiopatik osteoporoz nedir?
İdiopatik osteoporoz sebebi bilinmeyen osteoporozdur. Gençlerde genellikle idiopatik osteoporoz görülmektedir. Eşlik eden bir hastalık veya osteoporoza sebep olabilecek bir risk faktörünün olmaması durumunda osteoporoz var ise o zaman idiopatik osteoporoz denir.
Benekli osteoporoz nedir?
Sudeck atrofisi, refleks sempatetik distrofisi veya algonörodistrofi diye bilinen bir klinik sendromun sonucunda gelişen, kemiklerde oluşan osteopeniye yani kemik erimesine verilen isimdir. Bölgeseldir ve kemikte noktasal alanlar şeklinde kemik erimesi görülmesi nedeniyle benekli osteoporoz adı verilmektedir. Bu durum kırık sonrası uzun süre alçı içinde hareketsiz kalma sonrası bir takım refleks olarak tetiklenen sempatik aktivitenin aşırı artması sonucu gelişen, etkilenen kısımda renk değişimi, şiddetli ağrı, ödem ve hareket kısıtlılığının eşlik ettiği sendromun bir bulgusudur. Kompleks bir durum olup sadece kırık sonrası değil sinir hasarı gibi başka birçok durumda da görülebilmektedir.
Postmenopozal osteoporoz nedir?
Kadınlarda menopoz sonrası östrojenin ani azalması sonucu özellikle ilk 5 yıl içinde hızlı seyreden kemik erimesine postmenopozal osteoporoz denir.
Senil osteoporoz nedir?
Yaşlılığa bağlı osteoporozdur. 70 yaş üstü erkek ve kadınlarda görülen osteoporoza senil osteoporoz denir. Kadın / erkek görülme oranı 70 yaş üstü 2/1’dir.
Transient osteoporoz nedir?
Kalça kemiğinde görülen geçici osteoporoz olarak bilinen nadir bir durumdur. Kemik iliği ödemi ile başlar, üstüne bastıkça ağrı meydana gelir ve yürümede zorluk olabilir. Genellikle kendi kendine düzelen durumdur. 40-50 yaş arası erkeklerde veya gebe kadınları daha çok etkiler. Sebepleri tam anlaşılamamış olmakla birlikte, önce geçirilmiş travma, artrit, damarsal bozukluklar ( avasküler nekroz), enfeksiyonlar, alkol kullanımı, yoğun sigara kullanımı, hipotiroidizm ( tiroid bezinin az çalışması), düşük testosteron seviyeleri, D vitamini yetmezliği, gebelik, emzirme kalçada geçici osteoporoza yani transient osteoporoza sebep olur.
Sekonder osteoporoz nedir?
Menopoz sonrası kadınlarda görülen osteoporoz, yaşlılık osteoporozu ve gençlerde sebebi bilinmeyen osteoporoz dışında bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar osteoporoza sebep olur. Bu tip osteoporoza sekonder osteoporoz denir.
Geçici osteoporoz nedir?
Kalça kemiğinde görülen geçici osteoporoz olarak bilinen nadir bir durumdur. Kemik iliği ödemi ile başlar, üstüne bastıkça ağrı meydana gelir ve yürümede zorluk olabilir. Genellikle kendi kendine düzelen durumdur. 40-50 yaş arası erkeklerde veya gebe kadınları daha çok etkiler. Sebepleri tam anlaşılamamış olmakla birlikte, önce geçirilmiş travma, artrit, damarsal bozukluklar ( avasküler nekroz), enfeksiyonlar, alkol kullanımı, yoğun sigara kullanımı, hipotiroidizm ( tiroid bezinin az çalışması), düşük testosteron seviyeleri, D vitamini yetmezliği, gebelik, emzirme kalçada geçici osteoporoza yani transient osteoporoza sebep olur.
Juvenil osteoporoz nedir?
Çocuklarda olan, herhangi bir sebebe bağlı olmayan osteoporozdur. Puberte yani ergenlikten önce 1-13 yaş arası görülür. Osteoporoz yapabilecek tüm çocukluk çağı sebeplerinin çocuk endokrinoloğu tarafından araştırılmış olması gerekir. Juvenil osteoporozun ilk belirtileri; bel, kalça ve ayak ağrıları şeklinde olabilir. Kırıklar bu duruma eşlik edebilir. Bir ilaç tedavisi yoktur. Bu sırada en önemlisi çocukları olabilecek kemiksel deformitelerden korumak ve kas gücünü artırmaktır. Bu nedenle fizyoterapi ile egzersiz tedavisi, gerekirse baston kullanımı veya korse kullanımı verilebilir. Kalsiyum ve D vitamini desteği ile kemikleri güçlendirmek son derece önemlidir. Kemik erimesi bu çocuklarda genellikle kendi kendine düzelebilen bir durumdur.
Osteoporoz T skoru nedir?
Kemik yoğunluğunda çıkan değerler genç erişkin değerleri ile karşılaştırılır ve normalden sapmalar T skoru değerini verir. Bu verilere göre Dünya Sağlık Örgütü osteoporoz derecelendirmiştir.
Osteoporoz (kemik erimesi) sonucu ne olur?
En önemli riski kemiğin güçsüzleşmesine bağlı kırık olmasıdır. En sık omurga kırıkları görülür. Osteoporoza bağlı omurga kırıkları kadınlarda erkeklere göre 7 kat daha sıktır. İkinci sırada kalça kırıkları görülür. Kadınlarda osteoporoza bağlı kalça kırığı görülme oranı erkeklere göre 2 kat fazladır. Kalça kırığı ileri yaşlarda daha sık görülür ( 70 yaş üstü). Kalça kırığı sonucu ilk 1 yıl içinde ölüm riski %12-40 arası olup bu oldukça yüksek bir orandır. Bu nedenle ivedi tedavi edilip hastanın bir önce hareketinin sağlanması çok önemlidir. Kırıkların 3. Sık görüldüğü bölge el bilekleridir. El bilek kırığı da kadınlarda erkeklere göre 5 kat daha fazladır.
Osteoporoz (kemik erimesi) öldürür mü?
Kemik erimesinin kendisi değil ancak sebep olduğu çoklu ve şiddetli omurga kırıkları ile kalça kırığı sonrası ölüm oranları artmıştır.
Osteoporoz (kemik erimesi) daha çok nerelerde görülür?
Kemik erimesinin en sık görüldüğü bölgeler sırası ile omurga, kalça ve el bilek kemikleridir. Bu nedenle kemik ölçümü yapılacağı zaman da bu bölgeler seçilir. Osteoporoz diğer kemikleri de etkileyebilir ama daha nadirdir.
Osteoporoz (kemik erimesi) beslenme nasıl olmalıdır?
Beslenmede en önemlisi yeterli kalsiyum ve D vitamini alımını sağlamaktır. Günlük kalsiyum ihtiyacı yaşa ve cinsiyete göre farklılıklar göstermekle birlikte ortalama olarak 1200-1500 mg /gün alımı yeterlidir. Kalsiyum içeriği zengin beslenmek önemlidir.
Kalsiyumdan zengin besinlere örnekler şunlardır:
- 1 kâse yoğurt: 450 mg
- 1 bardak süt: 300 mg
- 1 kibrit kutusu peynir: 75 mg
- Balıklar kalsiyumdan zengin 1 porsiyon somon balığı: 200 mg
D vitamini ise ortalama günlük ihtiyacımız yaklaşık 800-100 ünite kadardır. Günlük besinlerimize baktığımızda D vitamini alımının yeterli olmayacağı görülmektedir. Yumurta sarısı, somon balığı D vitamininden zengin olsa da her gün yenilse bile yeterli D vitamini ihtiyacını karşılamaz. En önemli D vitamini kaynağı güneştir. Fakat güneşten de yeterli ölçüde yararlanılamayabilir. Bu nedenle besinsel D vitamini takviyesi kullanmak gerekecektir. Damla veya tablet şeklindeki formalarından kullanılabilir.
Tüm bu fiziksel aktivitelerin doktor önerisi ve kontrolünde yapılması gerektiği unutulmamalıdır.
Osteoporoz (kemik erimesi) risk faktörleri nelerdir?
En önemli risk faktörleri kadın cinsiyet, menopoz ve ileri yaştır. Bunun yanı sıra bazı hastalıklar ve kullanılan ilaçlar osteoporoza sebep olabilir.
Bunlar;
Romatoid artrit gibi iltihaplı eklem romatizmaları, kronik karaciğer hastalığı, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), diyabet ve insülin kullanımı, son dönem böbrek yetmezliği, hemodiyalize giren hastalarda ve böbrek nakli yapılmış olması osteoporoz sebeplerindendir. Ayrıca organ nakli yapılan hastalarda kullanılan bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlarda osteoporoza neden olabilir. Paratiroid bezinin salgıladığı paratiroid hormon vücudumuzda kalsiyum ve D vitamini dengesini sağlayan en önemli unsurlarda biridir. Bu bezin aşırı çalışması sonucu olan hiperparatitoridizm, tiroid bezinin aşırı çalışması ile sonuçlanan hipertiroidizmde osteoporoza sebep olan hastalıklardandır. Lösemi, lenfoma, multiple myelom gibi kanserler de osteoporoza sebep olabilir.
Obezite ameliyatlarından sonra veya bazı barsak hastalıklarına bağlı görülen malabsorpsiyon yani bağırsaklarda olan besinlerin emilim bozuklukları da osteoporoza sebep olur.
Bunların yanı sıra D vitamini eksikliği, aşırı alkol kullanımı, sigara kullanımı, sedanter yaşam biçimi, egzersiz yapılmaması da önemli sebeplerdendir.
Düzenli kullanılan kortizon, kan sulandırıcılar, depresyon ilaçları, mide koruyucu ilaçlar, epilepsi ilaçları, bağışıklık sistemini baskılayıcı ilaçlar, bazı kanser ilaçları, organ nakillerinden sonra kullanılan bazı ilaçlar ve tiroid hormonu ilaçları osteoporoz riskini artırır.
Irklara göre görülme riskleri değişebilir. Örneğin Beyaz ve Asyalılarda, Siyah ırka göre daha fazla görülmektedir. Genetik faktörler en önemli risk faktörüdür. Kemik kütlesi aslında bize genetik bir mirastır.
Beslenme bozukluğu ve düşük kilolu olma (Vücut kitle indeksi < 19) da osteoporoza sebep olan faktörlerdendir.
Osteoporoz (kemik erimesi) iğnesi nedir?
Osteoporozda bazı tedaviler damardan veya deri altından uygulanan enjeksiyonlar şeklindedir. 3 ayda, 6 ayda ve yılda bir kez uygulanan kemik yıkımını baskılayan ilaçların iğnelerin yanı sıra günlük deri altından uygulanan kemik yapımını artırıcı tedaviler bulunmaktadır. Doktor hastanın durumuna göre bunlardan en uygununu tercih edecektir.
Osteoporoz iğnesi yan etkileri nelerdir?
Tüm ilaçlarda olduğu gibi osteoporozda kullanılan gerek tablet gerekse iğnelerin çeşitli yan etkileri vardır. Bu ilacın içeriğine göre değişir. İlaçla ilgili ayrıntılı ve doğru yan etki bilgilendirilmesi için doktorla görüşülmesi önerilmektedir.
Menopoz ve osteoporoz (östrojen osteoporoz) arasında ilişki var mıdır?
Kadınlarda osteoporozun en sık nedeni menopozdur. Menopozla birlikte ilk 5 yılda kemik yıkımında belirgin artış görülür. Menopoz sonrası kadınlar her yıl kemiklerinin yaklaşık %2’sini kaybeder.
Osteoporoz (kemik erimesi) hangi bölüm bakar?
Osteoporoz teşhisi ve tedavisi için öncelikli olarak gidilmesi gereken bölüm fizik tedavi ve rehabilitasyon bölümleridir. Ek olarak osteoporoza sebep olan hastalıklar var ise onların kontrolü için ilgili branş görüşleri alınabilir.
Osteoporoz (kemik erimesi) ağrı yapar mı?
Osteoporoz genellikle sessiz bir hastalıktır. Fakat kemik erimesi çok yoğun ise henüz görünür kırık olmadan mikro kırıklar olabilir ki bunlar ağrı yapabilir. Osteoporozda görülen sırt ağrısının en önemli sebebi omurga kırıkları ve onlara bağlı şekil bozukluklarıdır.
Osteoporoz (kemik erimesi) hangi vitamin eksikliğinde görülür?
D vitamini eksiliği ile kemik gücü-kalitesi arasındaki ilişki çok iyi bilinmektedir. D vitamini eksikliğinin uzun süreli olması kemik erimesi için önemli bir risk faktörüdür.
Osteoporoz ve osteomalazi arasındaki fark nedir?
Kemik organik (matriks) ve inorganik (mineral) içeriğine sahip bir organdır. Organik bileşenleri kolajen, proteoglikanlar, non-kollajenöz matriks proteinleri, sitokinler ve büyüme faktörüdür. İnorganik en önemli bileşen kalsiyum hidroksiapatit kristalleridir.
Osteoporozda kemiğin mineral ve matriks oranı eşit olarak azalmışken osteomalazide mineral oranı daha fazla azalır. Osteomalazi yetişkinlerde ağır D vitamini eksikliği sonucu görülür. Kemiklerde yumuşama olur. Bu durum ağrı, kas gücü kaybı ve kemikte çatlak tarzı mikro kırıklara neden olur. Osteoporozda ise kemikte yumuşama yerine gücünde kayıp, kalitesinde bozukluk olur.
DEXA testi nedir?
DEXA testi, vücuttaki kemik mineral kaybını ve kırık riskini saptamak amacıyla düşük doz X ışını kullanan, hassas ve ağrısız bir kemik ölçümü yöntemidir. İşlem sırasında omurga ve kalça kemiklerinin mineral kütlesi miligram/santimetrekare cinsinden hesaplanır ve referans verilerle kıyaslanır. Erken evre kemik kaybını (osteopeni) tespit etmede en güvenilir tıbbi taramadır.
Osteoporozda Z skoru nedir?
Osteoporoz tanısında Z skoru, hastanın kemik yoğunluğu değerlerinin kendi yaş, cinsiyet ve etnik kökenindeki sağlıklı bireylerin ortalamasından ne kadar saptığını gösteren istatistiksel bir göstergedir. T skorunun aksine (T skoru genç erişkinlerle kıyaslar), Z skoru aynı yaş grubundaki akranlarla karşılaştırma sunar. Özellikle menopoz öncesi kadınlarda, genç erkeklerde ve çocuklarda sekonder yani ikincil bir hastalığa bağlı osteoporoz varlığını değerlendirmek için kullanılır.
Kemik yoğunluğu ölçümü kaç yılda bir yapılmalıdır?
Düzenli kemik yoğunluğu ölçümü, osteoporoz riski taşımayan ve değerleri normal çıkan bireylerde genellikle 2 ila 3 yılda bir tekrarlanmalıdır. Ancak osteoporoz tedavisi gören veya yüksek risk grubunda yer alan hastalarda ilacın etkinliğini izlemek amacıyla bu test yılda bir kez yenilenebilir. Takip aralığı, hastanın mevcut kemik yoğunluğu sonuçlarına ve doktorun klinik değerlendirmesine göre kişiselleştirilir.
Osteoporozda kırık riski nasıl hesaplanır?
Osteoporozda kırık riski, hastanın kemik yoğunluğu verileri ile yaş, cinsiyet, kırık öyküsü, kortizon kullanımı ve sigara tüketimi gibi klinik risk faktörlerinin FRAX (Fracture Risk Assessment Tool) algoritmalarına entegre edilmesiyle hesaplanır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından geliştirilen bu hesaplama aracı, kişinin önümüzdeki 10 yıl içinde ana osteoporotik kırık (kalça, omurga, el bileği veya omuz) yaşama olasılığını yüzde olarak verir. Bu sayede sadece kemik ölçümü sonucuna değil, bütüncül klinik tabloya göre ilaç tedavisine başlama kararı verilir.
Osteoporoz hastaları hangi hareketlerden kaçınmalıdır?
Osteoporoz hastaları; omurgaya aşırı yük bindiren, öne doğru derin eğilme (örneğin ayak parmaklarına dokunma), gövdeyi aniden döndürme ve ağır yük kaldırma hareketlerinden kaçınmalıdır. Omurgadaki kompresyon kırığı riskini artıran mekik çekme gibi egzersizler yerine, duruşu düzelten ve kemik erimesine ne iyi gelir yaklaşımının temeli olan kontrollü yürüyüş ile ağırlık aktaran doğru egzersizler tercih edilmelidir.
Sigara osteoporoz riskini artırır mı?
Evet, sigara kullanımı kemik dokusunu besleyen kılcal damarları daraltarak ve kalsiyum emilimini engelleyerek osteoporoz riskini doğrudan artırır. Tütün ürünlerindeki toksik maddeler kemik yapıcı hücrelerin (osteoblast) çalışmasını baskılarken, kadınlarda östrojen hormonunu daha hızlı yıkarak kemik yoğunluğu kaybını hızlandırır. Bu durum kemiklerin çok daha erken yaşta kırılgan hale gelmesine yol açar.
Güncelleme Tarihi : 11 Ağustos 2026
Yayınlanma Tarihi: 26 Aralık 2023
*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."