Kalp krizi belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri nelerdir?

Tüm vücudun kan ihtiyacını sağlayan kalbin de düzgün çalışması için iyi bir kan kaynağına ihtiyacı vardır. Kalbe kan sağlayan damarlar koroner arterlerdir ve bunlar tıkandığında kalp krizi gerçekleşir. Tıkanma çoğunlukla kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) bir plak oluşturan yağ, kolesterol ve diğer maddelerin birikmesiyle başlar. Bazı durumlarda bu plaklar yırtılabilir ve plağın üzerine kan akışını tamamen engelleyen bir pıhtı eklenebilir. Bu durumda tıkanan koroner arterin beslediği kalp kası bölgesinin beslenmesi bozulur ve tıkanma süresine bağlı olarak da kalp kasının bir kısmı ya da büyük bölümü zarar görebilir. Koroner arter hastalığı (ateroskleroz ya da damar sertliği olarak da adlandırılır) kalp krizinin en yaygın nedenidir. Kalbe kan akışından sorumlu olan atardamar duvarlarında yağ ve kolesterol gibi maddeler birikir ve plak olarak adlandırılan yapıları oluşturur. Plaklar süreç içinde büyüyerek damarı daraltır. Daralan arter, kalp kasına kan akışının azalmasına neden olur. Plaklardan biri çatlarsa, arteri tıkayarak kalp krizine neden olabilecek bir kan pıhtısı oluşacaktır. Daha az yaygın bir kalp krizi nedenlerinden biri ise bir veya daha fazla koroner arterin yırtıldığı bir durum olan spontan koroner arter diseksiyonudur (SCAD) 

İçindekiler

Kalp krizi sırasında ne olur?

Tüm organlar gibi kalbin de çalışması için sürekli oksijen ve besin kaynağına ihtiyacı vardır. Koroner arterler olarak bilinen kan damarları, kalp kasının üzerinde seyreder ve ona gerekli oksijenli kanı sağlar. Bir koroner arter aniden tıkandığında ve kalp kasına kan akışını durdurduğunda kalp krizi meydana gelir.

Kalp krizi için risk faktörleri nelerdir? Kalp krizinde kimler risk altındadır?

  • Sigara, nargile başta olmak üzere tüm tütün ürünleri
  • Kötü kolesterolün  (LDL) yüksek olması
  • İyi kolesterolün  (HDL) düşük olması
  • Diyabet (şeker) hastalığı: Pankreas tarafından salgılanan hormonu yeterince üretmemek (insülin) veya insüline uygun şekilde yanıt vermemek vücudun kan şekeri seviyelerinin yükselmesine neden olarak kalp krizi riskini artırır.
  • Metabolik sendrom: Bu sendrom, obezite, yüksek tansiyon ve yüksek kan şekeri durumunda ortaya çıkar. Metabolik sendrom tablosu, kalp hastalığı geliştirme olasılığını büyük oranda artırır.
  • Obezite: Obezite, yüksek kan kolesterol seviyeleri, yüksek trigliserit seviyeleri, yüksek tansiyon ve diyabet ile bağlantılıdır. Vücut ağırlığınızın sadece yüzde 10’unun azalması bile kalp krizi riskini azaltabilir.
  • Hareketsiz yaşam: Özellikle uzun süre masa başında vakit geçiren ve düzenli spor yapmayan kişilerde diyabet, obezite, yüksek kolesterol ve kalp krizi riskinin arttığı bilinmektedir. Hareketsiz yaşam tarzı olan kişiler doktor kontrolünden geçmeden aniden ağır egzersiz yaptıklarında, uzun ve yorucu seyahatlere çıktıklarında kalp krizi tetiklenebilir. Özellikle masa başında çalışan kişilerin haftanın en az beş günü 30-45 dakika kadar tempolu yürüyüş yapması bu nedenle çok önemlidir. Egzersiz için sabahın soğuk saatleri yerine akşamüstü saatleri tercih etmek, kalp sağlığı açısından daha güvenlidir.
  • Erkeklerin 45, kadınların 55 yaşının üstünde olması
  • Uyuşturucu kullanımı: Kokain veya amfetamin gibi uyarıcı maddelerin kullanılması, koroner arterlerde kalp krizine neden olabilecek bir spazmı tetikleyebilir.
  • Hipertansiyon (Yüksek tansiyon)
  • Sağlıksız beslenme (doymuş yağ asitlerinden zengin beslenme alışkanlığı): Ağır ve tuzlu yemek, aşırı alkol tüketimi kalp krizini tetikleyen nedenler arasındadır. Kalp krizi açısından riskli hastaların, ağır yemekler sonrası kalp krizi risklerinin 7 kat artığı belirlenmiştir. Bunun yanında kafein içerikli içeceklerin tüketimi, kalp hızı ve tansiyonu artırarak krizine yol açabilir. Sıklıkla kahve içme alışkanlığı olmayan hastalarda, kahve içimi sonrası kalp krizi riski, düzenli olarak her gün birkaç fincan kahve içenlere göre daha yüksektir. Dolayısıyla kahve alışkanlığı olmayan kişilerin üst üste kahve içmekten kaçınmaları önemlidir.
  • Preeklampsi öyküsü: Bu durum hamilelikte yüksek tansiyona neden olur ve yaşam boyu kalp hastalığı riskini artırır.
  • Otoimmün durum: Romatoid artrit veya lupus gibi hastalıklar kalp krizi riskini artırabilir.
  • Anne, baba, kardeş gibi birinci dereceden akrabalarda kalp hastalığı öyküsü olması: Ailesinde koroner kalp hastalığı, özellikle ani ve genç yaşta ölümler bulunan kişilerin sigara içmeye başlamamaları, içiyorlarsa bırakmaları ayrı bir önem taşır. Ailesinde bu tipte bir kayıp olan kişilerin kan basınçlarını takip etmeleri, yükselmesi durumunda gerekli tedavi için kalp hastalıkları uzmanına başvurmaları yerinde bir hareket olur. Ayrıca bu kişilerin koroner kalp hastalığında rol oynayan şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği gibi diğer faktörlerin varlığının araştırılması için başvuracakları adres yine kardiyoloji, yani kalp hastalıkları merkezleridir.

Kalp krizi belirtileri nelerdir?

Kalp krizinde görülen başlıca belirti, hastalar tarafından kalp ağrısı olarak da adlandırılan göğüs ağrısıdır. Göğüste şiddetli ağrı ile birlikte; bulantı, kusma, terleme ve bazen de bayılma ile bilinç kaybı ortaya çıkabilir. Kalp ağrısı kalp krizini işaret etse de bazı hastalarda karnın üst kısmında mideye vuran bir ağrı oluşur. Bu durumda oluşan bu rahatsızlığın mideyle ilişkili olduğu sanılarak hasta tarafından önemsenmeyebilir.

Kalp krizinde ağrı sıklıkla; göğüste ağrı, yanma, sıkışma şeklinde başlayıp sol kola serçe parmağına doğru inen, boyna doğru yayılan bir ağrıdır. Alında soğuk terler birikir. Bazen kalp krizi çok ani ve şiddetli bulgular ile başlar ve kolayca tanı konabilir. Ancak pek çok kişide olay yavaş ve hafif bir ağrı veya rahatsızlık hissi ile başlar ve ne olduğu anlaşıldığında hasta için geç kalınmış olabilir. Ağrı hareket etmekle artar, dinlenirken azalır, fakat geçmez. Ağrı genelde 20 dakikadan uzun sürer. Ağrıyla birlikte soğuk soğuk terleme ve mide bulantısı da olabilir. Bazı insanlarda belirtiler çok gizli olabilir. Özelikle ileri yaşlı hastalar, diyabet (şeker) hastaları, kadın hastalar ve kalp yetersizliği öyküsü bulunan hastalar hemen hemen hiç ağrı duymayabilir ve sadece nefes darlığı ve soğuk terleme şikayetleri ile kalp krizi geçirebilir. Bazı hastalarda da mide ülseri veya pankreatit ağrısıyla kalp krizi ağrısı karıştırılabilir.

Kalp krizine bağlı ağrı göbek ile alt çene arasında herhangi bir bölgede lokalize ya da yayılım gösteren şekilde farklı karakterde olabilir. Tipik sol kola yayılan bası şeklinde göğüs ağrısının olmaması hastayı ve hekimi yanıltmamalıdır. Özellikle kalp krizi gelişmesi için risk faktörü bulunan hastalarda tüm ağrılar ciddiye alınmalıdır.

Özetle en yaygın kalp krizi uyarı işaretlerinden bazıları şunlardır: 

  • Göğüs ağrısı: Göğüste rahatsız edici bir baskı, ağrı, uyuşma, sıkışma, dolgunluk veya ağrı hissi. Bu rahatsızlık kollara, boyna, çeneye veya sırta yayılabilir.
  • Baş dönmesi, sersemlik, bayılma veya endişeli hissetme
  • Bulantı, hazımsızlık, kusma
  • Nefes darlığı veya nefes almada güçlük (göğüste rahatsızlık olsun veya olmasın)
  • Terleme, soğuk ter.   

Öte yandan kadınlarda erkeklerden farklı şekilde kalp krizi belirtileri görülebilir. Örneğin bazı kadınlar için göğüs ağrısı kalp rahatsızlığının ilk belirtisi olmayabilir. Bazı kadınlarda kalp krizinden bir ay öncesine kadar olağandışı yorgunluk, uyumakta zorluk, hazımsızlık ve anksiyete gibi semptomlar da görülebilir.

Kalp krizi esnasında nelere dikkat edilmelidir? Kalp krizi anında acil müdahale nasıldır?

Ani kalp damarı tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkan kalp krizinde en önemli nokta, kalp ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkar çıkmaz kişinin tam donanımlı bir hastaneye başvurması ve sağlık yardımı alması zaruridir. Zira kalp krizine bağlı ölümlerin ortalama yarısı kalp krizi başladıktan sonraki ilk saat içinde ortaya çıkar. Nitekim kalp krizinde ilk yardıma kadar erken başlanırsa, tıkanan damarı açıcı tedavi yöntemleri de en kısa sürede uygulanabilir ve kalbin hasar görmesinin önüne geçilmiş olur. Hastaya hastanede müdahalede önemli olan hızlı tanı konulması ve müdahalenin uygun bir şekilde yapılmasıdır.

Eğer kalp krizi esnasında yalnızsa;

•Kalp krizi geçirdiği esnada kişinin tıkalı olan damarını açabilmek için yapacağı bir manevra yoktur.

• Öncelikle ağrı başladığı anda hasta telefonla yakınlarını arayarak durumu haber vermelidir.

• Bulunulan yerin kapısını aralık bırakılmalıdır. Böylece, yardıma gelecek olan kişinin işi kolaylaşmış olur.

• Kuvvetli öksürük geçici olarak kan akımını artırabilir. Yeni başlamış bir pıhtıyı yerinden sökme ihtimali çok düşük olsa da kişi burun deliklerini kapatarak kuvvetli biçimde öksürmelidir.

• Evde aspirin varsa, bir bardak su ile alınmalıdır.

• Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içilmemelidir.

• Pencere açılarak odaya oksijen girmesi sağlanmalıdır.

• Yardım gelmesi, yatarak ya da oturarak beklenmelidir. Kesinlikle ayakta olunmamalıdır. Zira kalp krizi ile hastaneye gelen bir hastanın bir travma sorunu olmaması gerekir. Eğer kişi düşerek başını çarpmışsa, kalp krizi ile ilgili yapılacak tedaviler, başa alınan darbe nedeniyle yapılamayabilir.

• Ağrıyı azaltmak için egzersiz yapılmamalıdır.

• Soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girilmemelidir. Özellikle soğuk su böyle durumlarda çok tehlikelidir. Çünkü kalp damarlarını büzer ve tıkalı olmayan damarların da daralmasına neden olabilir.

Bir kişi yanı başınızda kalp krizi geçirdiyse;

• Sağlık deneyiminiz yoksa kalp krizi geçiren birine müdahale etmeyin, başka hastalara veya kendinize ait kalp ilaçlarını vermeyin.

• Hemen ambulans yardımı isteyerek hastayı en yakın tam donanımlı bir hastaneye ulaştırın.

• Bu esnada, kalp krizi geçiren kişiyi uygun bir yere yatırın.

• Ayaklarını kalp seviyesinin üzerine kaldırarak, kalbe daha çok kan akışının olmasını sağlamaya çalışın.

• Üzerindeki sıkı olan kıyafetleri gevşetmek, kravatı çözmek gibi yardımlarda bulunun.

• Önemli olan, hastayı tetkik ve tedavilerinin, yerinde ve uygun şekilde yapılabileceği bir hastaneye ulaştırmanızdır.

Kalp krizi nasıl teşhis edilir?

Kalp krizi acil bir durum olup, fark edildiği ya da şüphelenildiği anda hastaneye yatış ve takip gerektirir. Kalp krizi tanısı konulan hasta genellikle ilk 24-48 saatte yoğun bakımda takip edilir.  Kalp krizi belirtileri yaşayanlar derhal ambulans çağırmalıdır. Zira kalp krizi ile ilgili ölümlerin büyük kısmı kriz başladıktan sonraki ilk birkaç saat içinde hayatı tehdit eden ritim bozuklularına bağlı meydana gelmektedir. Tanının hızlı koyulması ve müdahalenin doğru yapılması hayati önem taşır. Tedavi süreci ambulans personeli vasıtasıyla hastane yolunda başlar, erken müdahale kalp kasının zarar görmesini önler. Hastanın öncelikle kan basıncı, ritim, solunum gibi hayati önem arz eden sorunlarına müdahale edilir. Ardından kesin tanı konulması için gerekli testlere başlanır .

Hastaneye ulaşıldığında doktor kalp krizi geçirilip geçirilmediğini teşhis etmek için bazı testler yapacaktır.  Bu testlerle kalpteki hasar miktarını ve uygulanacak en iyi tedavi yöntemini de ölçecektir.

Söz konusu testler şunları içerir:

  • Elektrokardiyogram (EKG): Göğüs ağrısı ya da kalp krizi şüphesi olan her hastaya başvuru anında çekilmeli ve sonrasında tekrarlanmalıdır
  • Kan testleri: Özellikle troponin gibi  kalp hasarını gösteren testler,  EKG de hemen anjiyografiye alınmayı gerektirecek  bulgusu olmayan hastalarda tanı konulmasını sağlar. Testler hem tanıda hem de kalp hasarının büyüklüğünün saptanmasında yardımcı olur.
  • Koroner anjiyografi ( Kalp kateterizasyonu): Tıkalı damarı göstermek ve müdahale etmek için kesin tanı yöntemidir. Hastanın uygunluğuna göre bilekten ya da kasıktan yapılır.

Kalp krizi tedavi yöntemleri nelerdir?

Kalp krizi şüphesiyle acile başvuran her hasta gerekli acil müdahalelerin uygulanmasının ardından kardiyoloji doktoruna danışılmalıdır. Doktor hastanın durumuna göre takip edebilir, kalp damarlarını kontrol etmek amacıyla anjiyo yapabilir. Anjiyografi sonucuna göre ilaç tedavisi, stent uygulaması ya da cerrahi işlem gerekebilir. Kalp krizinde tedavi süreci ne kadar hızlı olursa kalp kası o kadar az hasar görür.

Kalp krizinde başlıca tedavi vakit kaybedilmeden tıkalı damarın açılmasıdır. Bir yandan ritim bozuklukları, kalp durması gibi hayati komplikasyonlarla mücadele edilirken, diğer yandan tıkanmış damar bölgesinde tekrar kan akımını sağlamak için gereken tedaviye başlanmalıdır.

Kalp krizi tedavisinde yaygın prosedürler şunları içerir:

Balon- Anjiyoplasti: Anjiyoplasti ile bir balon kullanarak veya plak birikimi kaldırılarak tıkalı arter açılır.

Stent: Koroner stent yerleştirme işlemi genellikle damarlarda balon anjiyoplasti ile beraber uygulanan damarda tam açıklık sağlanması ve yeniden tıkanmaması için kullanılır.

Bypass ameliyatı: Vücudun kol, bacak gibi diğer bölümlerinden alınan damarlar, tıkalı kalp atardamarlarına tekrar kan akımını sağlamak için kullanılır.

Kalp kapağı ameliyatı: Kalp damarlarına cerrahi müdahale kararı verilen hastalarda ek olarak kapak hastalığı da varsa kapak tamiri ya da değişimi aynı anda yapılır.

Kalp pili: Kalp pili derinin altında implante bir cihazdır. Kalbin normal bir ritmi sürdürmesine yardımcı olmak için tasarlanmıştır. Bazı kalp krizi geçiren hastalarda kısa ve ya uzun dönemde farklı pillere gereksinim duyulabilir.

Kalp nakli: Kalp nakli, kalp krizinin kalbin çoğunda kalıcı doku ölümüne neden olduğu ağır vakalarda düşünülmesi gereken ileri bir tedavi yöntemidir.

İlaçla tedavi ise şunları içerebilir:

Antikoagülan ilaçları

Bu ilaçlar aynı zamanda “kan sulandırıcı” olarak da bilinir. Pıhtıların oluşmasını önlemek ve mevcut pıhtıların büyümesini engellemek için kanın pıhtılaşma etkisini azaltır.

Antiplatelet ilaçlar

Bu ilaçlar yeni kan pıhtılarının oluşmasını ve mevcut kan pıhtılarının büyümesini durdurmak için diğer ilaçlarla birlikte kullanılabilir. Daha önce kalp krizi, anjina geçirenlere,  stent ve bypass ameliyatı geçirenlere de genellikle ömür boyu antiplatelet ilaçlar verilir.

Beta blokerler

Bu ilaçlar kalp kasın gevşetmeye, kalp atışlarını yavaşlatmaya ve kan basıncını düşürmeye yardımcı olur. Beta blokerlerin kullanımıyla kalpteki yük dolayısıyla kalp krizi riski azalır. Aritmi (anormal kalp ritmi) veya anjina için de beta bloker reçete edilebilir.

Kan basıncı ilaçları

Anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) inhibitörleri, kalpteki baskıyı azaltmak için kan damarlarını genişletir. Kan basıncını düşürmek, kalbin daha iyi çalışmasını sağlamak ve kalp krizinden sonra hayatta kalma şansını artırmak için kullanılırlar. Anjiyotensin II reseptör blokerleri (ARB'ler), ACE inhibitörleri gibi çalışır. ACE inhibitörleri almaktan kaynaklanan kalıcı öksürük gibi yan etkiler varsa bunlar reçete edilebilir.

Göğüs ağrısı kesiciler (Nitratlar)

Bu ilaçlar kan damarlarını genişleterek kalbe giden kan akışını artırır, göğüs ağrısını veya anjinayı önler veya tedavi eder.

Statinler

Bu ilaçlar, kolesterolü düşürmeye yardımcı olarak kalp krizi riskinizi azaltır. Kalp krizi geçirenler için de kolesterol seviyesi normal sınırlar içinde olsa bile statinler kalp krizi geçiren kişilere yine de verilebilir.

Trombolitikler

Bu "pıhtı kırıcı" ilaçlar, atardamarları daraltabilen veya tıkayan kan pıhtılarını çözer. Damar içine enjeksiyonla verilirler.

İkinci bir kalp krizini önlemek için neler yapılmalıdır?

  • Sigara, puro, pipo, nargile gibi tüm tütün kullanma alışkanlıklar terkedilmelidir. Daha önce kalp krizi geçiren bir kişinin tütün kullanımına devam etmesi, ikinci bir kriz riskini en az 2-3 kat arttırır.
  • Daha hareketli olmaya özen gösterilmelidir. Düzenli egzersiz programları stres ve depresyonu azaltacağı; kiloyu, kolesterolü ve tansiyonu dengede tutmaya yardımcı olacağı unutulmamalıdır.
  • İlaçlar doktor kontrolünde düzenli alınmalıdır. Kardiyoloji uzmanı tarafından verilen ilaçlar kesinlikle ihmal edilmemeli, düzenli şekilde alınmalıdır. Oluşabilecek en ufak bir sorunda mutlaka doktorla iletişime geçilmelidir.
  • Sağlıklı beslenmeye özen gösterilmelidir. Bu sayede kişi hem daha çabuk iyileşir hem de kilosunu kontrol altında tutar, kan kolesterol düzeyinin ve tansiyonun yükselmesi önlenmiş olur. “Ben nasılsa ilaç kullanıyorum, bana bir şey olmaz” yanılgısına asla düşülmemelidir  çünkü yaşam tarzı değişiklikleri kalp sağlığı açısından en az ilaçlar kadar önemlidir.

Kalp krizini önlemek için neler yapılabilir?

Aşağıdaki bazı yaşam tarzı değişiklikleri, kalp krizinin meydana gelme riskini azaltmaya yardımcı olabilir:

  • Sigaradan uzak durulmalıdır.
  • Düzenli, özellikle kalp hastalığına uygun egzersizler yapılmalıdır. Hareketsiz bir yaşam tarzı sürdüren 50 yaşın üzerindeki kişiler bir egzersiz programına başlamadan önce bir doktora danışmalıdır.
  • Kan basıncı ve kolesterol takibi için düzenli olarak doktora görünülmelidir.
  • Kilo kontrolü sağlanmalıdır.
  • Yağ, kolesterol ve tuz oranı düşük bir diyet yapılmalıdır. (Fındık, avokado, zeytin ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağ seçenekleri tercih edilmelidir.
  • Bol sebze, meyve ve kepekli yiyecekler tüketilmelidir.
  • Tansiyonun yükselmesine yol açan tuz günde sadece 5-6 gr’la sınırlandırılmalıdır.
  • Deniz ürünleri-balık, baklagiller (fasulye ve mercimek gibi), kabuklu yemişler gibi çeşitli sağlıklı protein kaynakları tüketilmelidir. Kırmızı et tüketiminde etin yağsız olmasına dikkat edilmeli kırmızı et tüketimi haftada 1- 3 kez ile sınırlandırılmalıdır.
  • Diyabet takibi ve düzenli kan şekeri kontrolü yapılmalıdır.
  • Stresten uzak durulmalıdır.
  • Alkolde uzak durulmalı ya da tüketimi sınırlandırılmalıdır.

Not: Tüm bunlara ek olarak kalp krizi riskini azaltmak için 'kan inceltici' ilaçlar, beta blokerler, ACE inhibitörleri ve kolesterol düşürücü ilaçlar reçete edilebilir. Örneğin doktorunuz size düzenli olarak düşük dozda aspirin almanızı önerebilir. Aspirin, kanın pıhtılaşma eğilimini azaltarak kalp krizi riskini azaltır. Aspirin kullanımına doktorun açıkladığı tavsiyesi üzerine başlatılmalıdır.

Sigara içmenin kalp krizi ile ilişkisi nedir?

Sigara içenlerin çoğu, sigara içme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili olan bir kalp krizi geçirir. Sigara içerken tüketilen nikotin, aşağıdakileri içeren birçok sağlık sorununa neden olur:

  • Kalbe oksijen verilmemesi
  • Artan kan basıncı ve kalp atış hızı
  • Kanın pıhtılaşması
  • Koroner arterleri ve diğer kan damarlarını kaplayan endotel tabakasının zarar görmesi ciddi problemlerdir.

Kalp hastalığını tedavi etmek için ilaç kullanıyorsam, bu artık kalp krizi riskinde olmadığım anlamına mı geliyor?

Hayır. Bu durum gelecekte kalp krizi geçirme riskinizi azaltmaya çalıştığınız anlamına gelir. Kalp krizi ile sonuçlanan bazı nedenler kalıtsal veya genetik olabilir. Bu nedenle ilaç kullanılsa dahi kalp krizi riski halen mevcut olabilir. Kalp krizi riskini olabildiğince en aza indirmek için neler yapabileceğiniz konusunda doktorunuzla konuşmanız önerilir.

Her göğüs ağrısı kalp kriziyle ile ilgili midir?

Göğüs ağrısı kalp krizi dışı birçok nedene bağlı olarak da ortaya çıkabilir. (göğüs kafesindeki kaslar sinirler, bağlar, safra kesesi, mide, yemek borusu vs)

Miyokard enfarktüsü nedir?

Miyokard enfarktüsü, kalp krizi için kullanılan tıbbi terimdir.

Kalp krizi ne kadar sürer?

Kalp krizi semptomları, istirahat veya dil altında nitrogliserin ile geçmezse 30 dakika veya daha uzun da sürebilir.

Stres kalp krizine neden olabilir mi?

Stres, kalp hastalığı riskini artıran (yüksek tansiyon ve kolesterol seviyeleri, sigara, alkol, fiziksel hareketsizlik ve aşırı yemek vb.. gibi) faktörleri ve davranışları etkileyebilir. Stres ve kalp hastalığı arasındaki bağlantı net olmasa da, kronik stres kan basıncını artırabilir ve arter duvarlarına zarar verebilir.

Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Güncelleme Tarihi : 4 Mart 2021

Yayınlanma Tarihi: 14 Şubat 2021

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

Bu Konuda Uzman Doktorlar

Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al