Safra kesesi taşı nedir? Belirtileri nelerdir?

Safra kesesi taşı nedir? Belirtileri nelerdir?

Karaciğerin ürettiği safra sıvısını depolandığı safra kesesi sindirim sırasında kasılarak içindeki safrayı bağırsağa boşaltır. “Safra kesesi taşı belirtileri nelerdir?” , “Safra kesesi ameliyatı nasıl yapılır?” , “Kimler safra kesesi ameliyatı olmalıdır?”, “Safra kesesi taşı hazımsızlık yapar mı?” , “Safra kesesi ameliyatından sonra nasıl beslenilmelidir?” konuları safra kesesi taşı ile ilgili merak edilen konuların başında gelmektedir.

Safra Kesesi Taşı Nedir?

Karın bölgesinde karaciğerin hemen altında bulunan safrakesesi küçük armut şeklinde bir organdır. Karaciğer tarafından üretilen safrayı depolayan safra kesesinde çeşitli nedenlerle taş oluşabilmektedir. 

Safra Kesesi Taşının Belirtileri Nelerdir?

Safra kesesi taşı olanlar farklı belirti ve şikayetlerle doktora başvurabilir.

100 safra kesesi taşı olan hastanın 70 tanesinin safra kesesi taşı olduğundan haberi yoktur.

100 tane safra kesesi hastasının 30 tanesi hafif ya da şiddetli belirtiler yaşayabilir.

Safra kesesi taşı belirtileri olan bu 30 hastanın yaklaşık 10 tanesinde hastaneye yatış, cerrahi işlem ya da girişimsel işlem yapmak gerekir.

Safra kesesi taşı belirtileri şu şekillerde ortaya çıkabilir.

  • Günlük rutin yemekten birkaç saat sonra sağ üst tarafta, midenin ortasında ya da sağ kürek kemiği etrafında başlayan ve rahatsız eden ağrı olur. Safra kesesi taşı belirtisi olan bu ağrı 1-2 saat sürer ve yemekler aşağıya doğru geçtikten sonra sonlanır. Tedavisi elektif yani sakin koşullarda hazırlık yaparak safra kesesini çıkarmaktır.
  • Safra kesesi taşı belirtisi sadece sırt ağrısı olabilir. Hasta bu sırt ağrısını romatizma, kemik erimesi ya da fıtık zannederek farklı doktorlara gidebilir. Tedavisi elektif yani sakin koşullarda hazırlık yaparak safra kesesini çıkarmaktır.
  • Safra kesesi taşı belirtileri acil senaryolarla da ortaya çıkabilmektedir. Hasta akşam mükellef bir yemek yer gece yatar ama sağ üst yada midenin orta kısmında kıvrandırıcı bir ağrı ile uyanır. Anne olanlar bu ağrıyı doğum sancısına benzetir ki aslında çok benzerdir. Safra kesesinin boynu tıkanmıştır ve safra kesesi bunu halletmek için kasılarak önündeki engeli aşmaya çalışır. Ağrı 1-2 saat engel kalkana kadar sürer. Hasta bir sonraki atağa kadar rahatlar. Tedavisi elektif yani sakin koşullarda hazırlık yaparak safra kesesini çıkarmaktır.
  • Safra kesesi taşı belirtisinin diğer acil senaryosunda hastanın ağrısı sağ üst tarafta başlar ve hiç geçmez. Ağrı arada hafifleyebilir ama tamamen geçmediği bu durumda safra kesesinin boynu tıkanmış olabilir. Bu belirtinin yaşandığı durum akut kolesistit yani ani başlangıçlı safra kesesi iltihabı olabilir. Safra kesesi iltihabının olduğu durumda hasta artık zamana karşı yarışmaktadır. Safra kesesinin boynu tıkanmıştır. Safra kesesi bu engeli aşmak için kendi duvarından salgılar salgılamaktadır. Bu da safra kesesinin şişmesi ve genişlemesine neden olmaktadır. Safra kesesinin maksimum hacmi 250 ml.’ dir. Sonrasında patlamamak için safrakesesinin duvarı kalınlaşmaya başlar. Normalde safra kesesi duvarı 2-4 mm.’ dir ancak bu şartlar altında 15-20 mm. kadar çıkabilir. Bu durumda ameliyat yapmak zor hatta imkansız hale gelebilir. Hastalıktan dolayı bir komplikasyon veya hayatı tehdit eden durum yüzdesi artar. Zamanla yarış burada başlamaktadır. Belirtilerin görülmesinden sonraki ilk 72 -96 saatte safra kesesi duvarı kalınlaşmadan ve başka komplikasyon yani istenmeyen durumlar ile karşılaşmadan safra kesesini çıkarılmalıdır.
  • Safra kesesi taşı belirtisi hafif karın ağrısı sonrası gözlerde ve ciltte sarılık ile de ortaya çıkabilir. Safra kesesi taşının bu şekilde belirti vermesi acil müdahale gerektiren bir durumdur. Safra kesesinin anatomik yapısı ve / veya taşların boyutu ile alakalı olarak taşlar safra kesesinden hareketlenerek ana safra kanalına düşer ve safra akışına blok yapar. Bağırsağa akamayan safra taşmış bir su deposu gibi karaciğer hücrelerini de parçalayarak kana karışır. Aslında bağırsakta olması gereken safra kana karışır. Bu durumda safra akışının önündeki engel kaldırılmalıdır. Hafif ya da şiddetli sağ üst kadran ağrısı, başlangıçta gözlerde daha sonra ciltte sararma belirtileri ortaya çıkabilir. Bu tablonun üzerine ana kanalda bu taşa ve tıkanıklığa bağlı kolanjit denilen enfeksiyon gelişebilir. Kolanjit varlığında vücut direnci düşük ise hayati tehlike %13’e kadar çıkabilir. Bu durumda sadece hastanın safra kesesini almak sorunu çözmemektedir. Önce safra kesesinin önündeki engeli aşmak gerekmektedir. ERCP denilen endoskopik yöntemle hastanın 12 parmak bağırsağından safra kanallarının içine ulaşarak bu engel kaldırılır ve kanal temizlenir. Daha sonrasında safra kesesi çıkarılır. Hastada kolanjit var ise durum daha karışıktır. Mutlaka antibiyotik tedavisi verilir. Hastaya belirgin bir taş çamur engeli var ise ERCP işlemi uygulanabilir. Sonrasında da mutlaka safra kesesini çıkarmak gerekir.
  • Safra kesesi taşı belirtileri bazen bulantı, kusma, ateş, karnın şişmesi veya gaz şikayetiyle ortaya çıkabilir. Bu belirtiler pankreas iltihabı yani Pankreatit işareti olabilir. Besinler sindirilirken mide çıkışından sonra 2 tane salgı bulunmaktadır. Birincisi safra ikincisi pankreas sıvısıdır. İki yol çatal gibi birleşip tek kanal haline gelip 12 parmak bağırsağına açılırlar. Safra kesesi taşları buradan düşüp ortak kanalı ve veya pankreas kanalını geçici ya da kalıcı olarak tıkayarak pankreas iltihabı diğer adı pankreatite yol açabilirler. Bu oldukça ciddi bir durumdur. Pankreatitin şiddetine göre %3 -%30 oranında hayatı kaybetme riski vardır.

Safra Kesesi Taşının Nedeni Nedir?

Safra kesesi taşlarının oluşma nedeni tam olarak bilinmemektedir.  Safra kesesi taşı oluşma nedeni olarak; safrada çok fazla kolesterol veya billirübin bulunması ile safranın doğru şekilde boşalamaması gösterilmektedir. 

Safra kesesi taşlarının oluşma mekanizması şu şeklide gerçekleşir. Safra karaciğerden salgılanmış süt halindeki durumdan yumurta akı kıvamına gelirken dengesi bozuluyor ve aynı bir unlu çorba ya da muhallebi karışımındaki denge bozulduğu gibi topaklanma ya da çamurlaşma olur. Bunun sonrasında da taşlaşma meydana gelir.

Aslında çamur olarak tarif edilen durum boyu 2 mm.’ den küçük taşlardır. Daha sonra oluşan bu topaklanma üzerine sıkışmış bir kartopu gibi eklemeler olarak taş büyümeye başlar. Safra kesesi taşı taşı bazı kişilerde daha fazla ortaya çıkabilmektedir.

Safra kesesi taşının nedeni tam olarak bilinmese de risk faktörleri şunlardır;

  • Kadın olmak. Kadınlarda safra kesesi taşı erkeklere göre daha fakla ortaya çıkmaktadır.
  • Doğum yaşlarında olmak
  • Kilolu erkek ve kadınlar
  • Hızlı kilo alıp vermek
  • 40 yaş üstü erkek ve kadınlar
  • Ailesinde safra kesesi taşı olanlar ailesinde safra kesesi taşı olmayanlara göre daha fazla risk taşırlar.

Safra Kesesi Taşı Teşhisi Nasıl Yapılır?

Birçok insan safra kesesi taşı olduğunun farkında bile değildir. Bazen tesadüfen bazen de yaşanan belirtiler sonucu doktora gidilerek safra kesesi taşının varlığı belirlenir. Safra kesesi taşının teşhisinde doktor muayenesi önemlidir. Bunun yanı sıra safra kesesi taşı teşhisinde ultrason veya endoskopik ultrason (EUS) gibi bazı görüntüleme yöntemleri kullanılabilir. Kan testleri enfeksiyon, sarılık, Pankreatit veya safra taşlarının neden olduğu diğer komplikasyonları ortaya çıkarabilir.

Safra Kesesi Taşı Tedavisi Nasıldır?

Şikayetlere yol açmayan safra kesesi taşı sadece takip edilebilir. Safra kesesi taşının ilaç tedavisi çok nadir kullanılmaktadır. Safra kesesi taşının tedavisinde cerrahi yöntem en sık kullanılan tercihtir. Bazen ERCP gibi girişimsel yöntemler de safra kesesi taşı tedavisinde kullanılabilir.

Safra Kesesi Taşı Hakkında Sık Sorulan Sorular 

Safra Nedir?

Safra kesesi hastalıklarını anlayabilmek için ilk olarak safranın ne olduğunu ve ne işe yaradığını bilmek gerekir. Vücuda alınan her besin parçalanıp faydalı hale getirilmeye yani sindirmeye çalışır. Sindirimin ilk hamlesi de ağızda çiğneme ve tükürük salgısı ile başlar. Daha sonra mideye gelerek sindirilen besinler homojen bir şekil olan kimüs haline gelir. Bunu ekmek teknesine atılan su, un, yağ ve mayanın karışıp bir hamur haline gelmesine benzetmek mümkündür. Daha rahat bir sindirim ve şişkinlik yaşanması istenmiyorsa ne tüketilirse tüketilsin iyi çiğnenmelidir. İyi çiğnenmeden tüketilen besinlerde dişlerin ve ağzın yapamadığını midenin yapması daha zor hale gelmektedir. Mideden çıkışta karışımın küçük taneler ve homojen karışım halinde olması gereklidir. Oluşan karışım daha sonra onikiparmak bağırsağında safra ve pankreas sıvıları ile karışıp sindirimin aktif hali başlamaktadır.

Safra Nasıl Oluşuyor?

Safra karaciğerde yapılan bir sıvıdır. Günde yaklaşık 500 - 700 ml yani 2-3 su bardağı kadar üretilir. Karaciğerde yapılan safra sıvısı ağacın dalları gibi karaciğerin içini saran safra kanalları ağı ile safra kesesine aktarılır. Karaciğerden çıkan safranın kıvamı süt gibidir. Safra kesesinde bu sıvı vücuttaki bazı maddelerle karışıp yumurta akı kıvamına gelir. Bu değişim sırasında denge bozulursa taş oluşumunu başlayabilmektedir. Yumurta akı kıvamına gelen safra böylece safra kesesinde yoğunlaşmış bir şekilde depo edilir.

Safra Kesesinin Hacmi Ne Kadardır?

Safra kesesinin hacmi maksimum yaklaşık 200-250ml yani bir su bardağı kadardır.

Safra Sindirim Sisteminde Ne Zaman Devreye Girer?

Tüketilen besin midede harmanlandıktan sonra küçük parçalar halinde 12 parmak bağırsağına aktarılır. Midede sindirimden geçen harman ile safra ve pankreas sıvıları karışmaya başlar. Vücut, besin geldiğini basınç farkları ile otomatik olarak algılar. Safra kesesi içerisindeki safra yiyeceklerin üzerine boca edilir ve pankreas sıvısının da devreye girmesi ile beraber sindirim gerçek anlamda başlar. Tüm protein, yağlar ve karbonhidratlar sindirilmeye başlar.

Safra Kesesi Taşı Ameliyatı Kimlere Yapılmalıdır?

  • Safra kesesi taşı belirtileri olan yani semptomatik belirti veren safra kesesi taşı varlığında ameliyat yapılabilir.
  • Akut kolesistit, sarılık, kolanjit, pankreas iltihabı geçirmiş ya da geçirmekte olan hastalar safra kesesi taşı ameliyatı için uygundur.
  • Diyabet hastası olan kişiler, her hangi bir şikayetleri yoksa bile safra kesesi taşı varlığında ameliyat olmalıdır. Diyabet hastalarının sinir hücreleri zedelendiği için yaşanılan iltihabi durumu vücut algılayabilir. Aslında çok ciddi bir iltihabı durum yaşanırken bile kişi bunun farkına varmayabilir.
  • 25 mm. ’den büyük safra taşı var ise safra kesesinde kanser oluşma riski artabilir. Safra kesesi direkt olarak karaciğer ile komşudur ve burada oluşabilecek bir kanser erken dönemde karaciğere sıçrayabilir.

Safra Kesesi Taşı Ameliyatında Neden Sadece Taşlar Alınmıyor?

Karaciğerde yapılan safra sıvısı süt kıvamındadır. Bu süt kıvamındaki safra, safra kesesinde kolesterol, lesitin ve safra tuzları ile bir karışım halinde yumurta akı kıvamına getirilir. Taş oluşumunda bu dengenin bozulması safra kesesi taşlarına neden olur. Safra kesesi taşı ameliyatla alınsa bile bozulan dengeden dolayı tekrar safra taşı oluşabilmektedir. Sadece safra kesesi taşının ameliyatla alınması sorunu ortadan kaldırmayacağı için safra kesesi cerrahi işlemlerle tamamen çıkartılmaktadır.  

Safra Kesesi Ameliyatla Çıkartıldığında Bu Görev Nasıl Yapılıyor?

Safra kesesi ameliyatlarında en sık sorulan soruların başında safra kesesinin olmamasının soruna neden olup olmayacağıdır. Safra kesesi depo organıdır. Safra kesesi ameliyatla alındığında depo ortadan kalkar. Üretilen safra belli bir ritimde bağırsağa verilir. Ana safra kanallarında hafif genişleme olur. Safra akışını yakalamak için bu ameliyatlardan sonra hastaya az az sık sık ve belli gıdalardan bir süre uzak kalmasını tavsiye edilmektedir. Adaptasyon dönemi kişiye göre değişir. Kimi hasta bu dönemi rahat atlatır kimi hasta zorlanabilir. Bunda kişinin daha önceki beslenme alışkanlıkları çok önemlidir.

Safra Kesesi Ameliyatından Sonra Şikayetler Devam Edebilir mi?

Safra kesesi operasyonu olduktan sonra hastaların % 3 de hazımsızlık, şişkinlik ve ağrı şikayetleri devam edebilir. Bu duruma postkole sistektomi sendromu denir. Bunun sebeplerinin altında hastada mide duodenum hastalıkları veya mide fıtığı gibi nedenler bulunabilir. Bazen pankreas ile ilgili bozukluklar yaşanabilir. Ama genelde bir neden bulunamamaktadır. Safra kesesi ameliyatlarının esas hedefi hastanın konforunu sağlamaktan çok hayati tehdit eden durumlarla karşılaşmadan hastayı normal hayatına devam etmesini sağlamaktır.

Gebelikte Safra Kesesi Taşı Nasıl Tedavi Edilir?

Safra kesesi taşı olan ve çocuk sahibi olmayı planlayan kadınların gebelik öncesi safra kesesi ameliyatı olması faydalıdır.

  • Gebelik sırasında oluşabilecek herhangi bir akut iltihaplanma, sarılık ve pankreatite ciddi sorunlara yol açabilir. Gebeliğin ilk 3 ayı bebeğin genetik gelişimi olduğu için herhangi bir ilaç ve cerrahi işlemden mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Bu dönemde tanı ve tedavi için kullanmak zorunda kalınan bazı radyolojik yöntemler kullanılmamaktadır.
  • Gebeliğin ikinci dönemi olarak bilinen 3-6 ay arası biraz safra kesesi taşlarına müdahale anlamında daha rahat bir dönemdir. Ama bu dönemde yapılacak müdahalelerde de tedbirli olunmalıdır. Bu dönemde mecbur kalındığında safra kesesi taşı ameliyatı yapılabilmektedir.
  • Gebeliğin son dönemi yanı 6-9 aylık süreçte batın içi alan daraldığı için safra kesesi ameliyatı yapmak zorlaşmakta ve başka yöntemlerle alevli durumları sakinleştirerek doğum sonrası operasyon planlanmaktadır.
  • Gebeliğin kendisi safra taşı oluşumu için bir etkendir. Gebelik sırasında oluşan taşlar belirti vermeden ilerleyebilir ya da acil senaryolar yaşanabilir. Gebelik öncesi safra kesesi taşı olduğunu biliniyorsa ameliyat olmamak bazı riskleri göze almayı gerektirir. Yine bu taşlar da belirti vermeyip şikayeti yol açmayabilir ama komplike bir hale gelirse ciddi sorunlara neden olabilir. Gebeliğin planlı gerçekleştiği durumlarda öncesinde safra kesesi taşı ile ilgili problemlerin çözülmesi gerekir.
  • Gebe hastalarda diğer problem safra kesesi taşının kanala düştüğü durumlardır. Bu durumda tanı ve tedavi zor olabilmektedir. Gebeliğin zamanına göre radyasyondan kaçınılması gerektiği ve hamilelikte büyüyen karın yüzünden tanı ve tedavi anlamında müdahale zorlaşmaktadır. Akut kolesistit durumlarında safra kesesi ameliyatı yerine gebelik tamamlanana kadar hastaya kolesistostomi denilen yöntem uygulanmaktadır. Oluşan iltihabı dışarı akıtmak için safra kesesinin içine boru şeklinde bir aparat yerleştirilir. Bu küçük boru ile iltihabı dışarı akıtılan hastanın safra kesesindeki basıncı azalır ve yaşadığı ağrı hafifler. Hastada bu küçük boru 6-8 hafta safra kesesinin içinde kalabilir. Bu tedavi yöntemi yanı zamanda ameliyata uygun olmayan genel durumu bozuk kişilerde de tercih edilebilir.

Safra Kesesi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Safra kesesi ameliyatını yapmak için 3 yöntem vardır.

  • Klasik Açık Safra Kesesi Ameliyatı

Bu ameliyat şekli günümüzde artık ilk seçenek olarak kullanılmamaktadır. Hastanın sağ üst kısmından çaprazlamasına yaklaşık 15-20 cm. kesi yapılarak safra kesesi çıkarılır. Diğer yöntemlere göre daha ağrılı ve hastanın hastanede kalış ve işe dönüş süresi uzundur. Ancak laparoskopik ya da robotik ameliyat sırasında mecbur kalındığında uygulanır. Daha önce birden fazla batın ameliyatı geçiren hastalarda karın içi yapışık olabilmektedir. Bu hastaları bağırsak yaralanması riskine karşı korumak için safra kesesi ameliyatı açık olarak yapılması tercih edilebilir.

  • Laparoskopik (Kapalı) Safra Kesesi Ameliyatı

Safra kesesi ameliyatında altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir. Hastanın göbeğinden batına girilerek karın karbondioksit gazı ile şişirilir. Kamera buradan yerleştirilir. Sonrasından 3 tane daha küçük delik açılır. Bu açılan küçük deliklerden ameliyat aletleri girilerek safra kesesi ameliyatı yapılır. Ameliyatta organ yerinden söküldükten sonra bir torba içine alınarak vücudun dışına alınır. Ameliyat yaklaşık 30-45 dakika kadar sürer. Hastanın işe dönüş ve hastanede kalış süreleri klasik açık safra kesesi ameliyatına göre çok daha kısadır.

  • Robotik Kolesistektomi (Robotik safra kesesi ameliyatı)

Yüksek teknoloji ile yapılan bu ameliyat konusunda cerrahın tecrübeli olması gerekir. Ameliyat süresi laparoskopik ve açık yönteme göre uzundur.

Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Neler Yaşanır?

  • Laparoskopik safra kesesi ameliyatından sonra 1-2 saat yara yerlerinde sızı tarzında ağrı olur. Fakat bu ağrı hastayı rahatsız edecek boyutta değildir. Ağrı kesiciler ile erken dönemde kontrol altına alınabilir.
  • Safra kesesi ameliyatından 6 saat sonra hastaya sıvı tarzı yiyecekler verilebilir. Bunun ardından hasta mobilize edilir yani hareketlendirilir. Bu aşamadan sonra hasta artık daha rahattır.
  • Hastalar bazen ameliyat günü hastaneden taburcu edilebilmektedir. Yaklaşık 12-24 saat hastanede kalış süresi vardır.
  • Bazen safra kesesi ameliyatın gidişi nedeni ile karın içerisine dren konulabilmektedir. Bu dren ameliyattan sonraki 12-24 saat sonra çekilir. Dren çekimi öncesi hastalar internette okuduklarından dolayı gergin olurlar. Fakat bu çok ağrılı bir işlem değildir.
  • Safra kesesi ameliyatı sonrası ilk 24 saatten sonra hasta günlük aktivitelerine geri dönebilir. Genelde ameliyatın 3. günü hastalar poliklinik kontrolüne çağrılır. Pansuman ve ameliyat sonrası diyetlerle ilgili hastalar bilgilendirilir.

Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Ne Zaman İşe Dönebilirim?

Safra kesesi ameliyatından 3-5 gün sonra işe dönülebilir.

Safra Kesesi Ameliyatından Sonra Ne Zaman Banyo Yapabilirim?

Safra kesesi ameliyatından 24 saat sonra özel pansuman örtüleri sayesinde banyo yapılabilir. Havuza ve denize 10 gün sonra girilebilir.

Safra Kesesi Ameliyattan Sonra Dikişler Ne Zaman Alınır?

Safra kesesi ameliyatında eriyebilen dikişler kullanılır ve estetik dikiş atılır. Bu aslında cerrahın tercihine göre değişebilmektedir. Erimeyen dikiş atılırsa ameliyattan 10 gün sonra dikişler alınabilir.

Safra Kesesi Ameliyatı Sırasında Oluşabilecek Sorunlar Nelerdir?

Safra kesesi ameliyatı uçak yolculuğu gibidir. Komplikasyon yani istenmeyen durumlar ciddi olabilir ve bunların tedavi yönetimi zor olabilir. Hastanın ameliyat öncesi atağı ne kadar çok olmuş, iyileşmiş ve yeniden ataklar gelişmişse içerideki yapışıklıklar da o oranda artmaktadır. Yine acil durumlar geliştiği zaman hasta sağlık kurumuna geç gelirse ve ameliyat zamanlaması gecikirse cerrahi işlem giderek zorlaşarak komplikasyonlara açık hale gelebilir. Laparoskopik safra kesesi ameliyatının amacı hastanın safra kesesini karaciğer ve bağlı olduğu ana safra kanalından güvenli şekilde çıkarmaktır. Laparoskopik yöntem diğer adı ile kapalı safra kesesi ameliyatı küçük delikler ile gerçekleştirilir. Karın içi belli bir basınca kadar karbondioksit ile şişirildikten sonra bu küçük deliklerden batın boşluğuna girilir. 5 ya da 10 mm. büyüklüğünde 30 derecelik kameralar eşliğinde safra kesesi ameliyatı gerçekleştirilir. Laparoskopik safra kesesi ameliyatlarında cerrahi işlemler açık cerrahide kullanılan aletlerin çok daha küçükleri ile gerçekleştirilir. Safra kesesi ameliyatını gerçekleştiren cerrahın yeteneği kadar kullandığı malzemenin kalitesi ve ileri teknoloji olması da önemlidir.  Cerrah ameliyatı ekranda 2 boyutlu görmektedir. 3. Boyut, derinlik algısı cerrahın bakış açısı ve hissi ile ilgilidir. Bazen ameliyat bu aletlerle ve 2 boyutlu bakış açısı nedeni ile laparoskopik olarak devam etmeyebilir. Laparoskopik ameliyattan açık ameliyata dönüş yüzdeleri oldukça düşüktür. Acil ve acil olmayan bütün vakalar ortak ele alındığında laparoskopik olarak başlanan bir ameliyatın açık ameliyatı dönme ihtimali %5’tir. Bu oran cerrahın bu ameliyattaki tecrübesi ve kullanılan teknolojik malzemenin kalitesine göre değişmektedir.

Laparoskopik ameliyattan açık ameliyata dönüş bir komplikasyon değil gerekliliktir ve hastanın yararına olan bir durumdur.

Safra Kesesi Ameliyatı Sırasında ve Erken Dönemde Olabilecek Komplikasyonlar

  • Ana safra kanalı yaralanması: Ana kanalın safra kesesinin kanalı sanılarak yaralanması veya tam kesilmesidir. Bu komplikasyonun oranı %0,1-1’ dir. Fakat safra kesesi iltahaplanması ve acil durumlarda bu risk artmaktadır . Bu durum ameliyat sırasında fark edilirse, onarımı yapabilecek donanım ve teknik kapasite varsa sorun büyümeden halledilir. Ama ameliyat sonrası fark edildiğinde onarımı ve tedavisi zordur.
  • Karaciğer yatak kanaması: Safra kesesi karaciğer safra kesesi yatağından sıyrılırken buradan kanama olabilir ve bazen kontrol etmesi zor olabilir.
  • Aksesura safra kanalları: Safra kesesi yatağından karaciğer açılan harici safra kanalları olabilir. Bu kanallara Lushka kanalı denilmektedir. Bu kanallar safra kesesi çıkartılınca açıkta kalır ve safra karın içerisine akar. Eğer ameliyat sırasında fark edilirse ya da hastanın dreni varsa buna gelirse kontrolü ve tedavisi kolaydır. Sonradan fark edilirse tedavisi için tekrar hastayı ameliyat etmek gerekir.
  • Mide bağırsak yaralanması: Safra kesesi üzerinde tekrarlayan yapışıklıklar nedeni ile mide ve duodenum yapışır. Bu yapışıklığı ayırmak gerekir. Çok nadirde olsa bu organlar yaralanır ve ameliyat sırasında ve sonrasında sıkıntı yaratabilir.
  • Ameliyat sırasında olabilecek diğer sıkıntı batına ilk girerken yaşanabilecek bağırsak yaralanmasıdır. Bu çok nadiridir ama fark edilmez ise ciddi sonuçlar açabilir.
  • Ana vasküler yapıların yaralanması: Yine ameliyatta batına ilk başta girerken büyük vasküler yapılar yaralanabilir. Hayati tehdit edici bir durumdur.

Safra Kesesi Ameliyatı Sonrası Erken Dönem Komplikasyonlar

  • Omuz ağrısı: Safra kesesi ameliyatı sırasında hastaların karnı karbondioksit ile şişilir. Laparoskopik olarak gerçekleştirilen ameliyatın ardından gaz dışarı alınır. Diyafram kaslarının gerilmesi 1-3 gün kadar sağ ya da iki taraflı omuzda ağrıya neden olur. Bu ağrı kalıcı değildir zamanla hafifleyerek geçer.
  • Safra fistülü: Ameliyatta safra kesesi ana kanaldan ayrılırken klipsler kullanılır. Klipsle bölgesinden sızıntı olabilir. Buradan safra sızıntısı olursa hastaya müdahale gerekebilir. Bu safra kesesi ameliyatlarında çok nadir görülen bir komplikasyondur. Uygun materyalin kullanılmaması ve safra kanalının kapatıldığı yerde fark edilmeyen bir yaralanma bu komplikasyona neden olabilir. ERCP ya da cerrahi müdahale ile buna neden olan sorun ortadan kaldırılır.
  • Karaciğer yatağında enfeksiyon ya da apse: Safra kesesi ameliyatından sonra nadir görülen bir komplikasyondur. Antibiyotik ve/ veya radyolojik yöntemler ile giderilebilir.
  • Ameliyat sonrası sarılık: Ameliyat sonrası ana safra kanalında taş oluşabilir. Bu da ameliyat sonrası sarılığa neden olabilir. Ameliyattan sonra ilk 24 saat ya da 2 yıl içerisinde karşılaşabilin bir durumdur. % 1 kadar hastada rastlanır ve ERCP yapılarak sorun giderilir.
  • Hemobilia denilen safra kanallarının vasküler ağa açılması çok nadir bir komplikasyon olabilir. Girişimsel radyolojik yöntemlerle sorun halledilebilir.
  • Biloma: Safra kesesi ameliyatı sonrası karaciğer içerisinde Biloma denilen safra kistleri oluşabilir.
  • Trokar yeri fıtığı: Yine geç dönemde ameliyat sırasında yerleştirilen trokar giriş yerlerinden ameliyat fıtığı gelişme ihtimali vardır.
  • Alkalen reflü gastrit: Safra kesesi olmadığı için safra sürekli bağırsağa akar. Hasta beslenme kurallarına uymayıp (az az ve sık sık beslenme) uzun süreli açlık yaşarsa 12 parmak bağırsağında biriken safra bazen mideye doğru akabilir. Bu da alkalen reflü gastrit oluşmasına zemin hazırlayabilir. Hasta yemekten sonra sol yanda ağrı şikayeti yaşayabilir. Bu durumda hastaya tanı koymak için gastroskopi yapılması gerekir. Tanı konulduktan sonra beslenme alışkanlığı değişikliği ve bazı ilaçlar ile tedavi yapılır. Geç dönemde ortaya çıkabilen bir komplikasyondur.

Safra Kesesi Ameliyatından Sonra Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Hasta ameliyattan sonra depo organı olan safra kesesi alındığı için adaptasyon süreci geçerken bazı sorunlar yaşayabilir. Bu durum her hastada farklı şekilde sorun yaratabilir. Bazı hastalar bu sorunu hiçbir sıkıntı yaşamadan ya da hafif şikayetlerle atlatabilir. İçindeki taşlar sebebi ile zaten hastanın safra kesesi depo görevini uzun zaman önce yapmayı bırakmış olması hastanın adaptasyon sürecini rahat geçirmesindeki en önemli nedendir.

Sindirim sistemi ile ilgili şikayetler kişiden kişiye değişiklik gösterebilmektedir.

Ameliyat sonraki dispetik şikayetlerin devam etmesi % 3 hastada kalıcı ve postkolesistektomi sendromu olarak bahsedilir.

Prensip olarak depo organı kalktığı için az az ve sık beslenme şekli benimsenmelidir. Bir anda aşırı miktarda bol yemek yenmesi rahatsızlık yaratabilir.

Çiğ sebzeler ve yağlı gıdalardan kaçınılması gıda seçimindeki temel prensip olmalıdır. Bu tarz besinlerin sindirimi zor olacağı için ameliyat sonrası erken dönemde şişkinlik, hazımsızlık, sağ üst tarafta ve ortada ağrıya yol açabilir.

Hastaların yıllarca tükettikleri gıdaların bazıları safra kesesi ameliyatından sonra erken dönemde tüketilirse şikayetlere yol açabilmektedir. 

Ameliyat sonrası gaz üretimini artırdığı için bir müddet uzak durulması gereken gıdalar;

  • Karnabahar
  • Turp
  • Brokoli
  • Lahana, bürüksel lahanası beslenme düzeninde tercih edilmemelidir.

Bunların yanı sıra;

  • Çiğ sebzeler; marul, dereotu, yeşil soğan, maydanoz gibi salatada kullandığımız sebzeler
  • Domates ve salatalık kabuğu soyularak tüketilmelidir.
  • Yumurta sarısı, içerdiği yüksek kolesterol nedeni ile bir müddet uzak durulmalıdır
  • Kuzu eti, tavuk derisi, somon gibi yağ içeri yüksek kırmızı ve beyaz etler
  • Sakatat
  • Salam, sucuk, sosis, pastırma
  • Kızartmalar
  • Çikolata
  • Kuruyemiş, pestil
  • Yaprak sarma
  • Patlamış mısır

Bu beslenme şekline 3 ay kadar uyulması uygundur.

Bunun dışındaki gıdalar az az ve sık sık tüketilmelidir.

Güncellenme Tarihi: 19 Mayıs 2020Yayınlanma Tarihi: 19 Mayıs 2020

Benzer Sağlık Rehberleri