Yükleniyor

Whipple Ameliyatı Nedir? Hangi Hastalara Yapılır?

İletişime Geçin

İlgili Tıbbi Birimler

Pankreas başı, bu bölgeye yakın safra yolları ve 12 parmak bağırsağı tümörlerinde uygulanan Whipple ameliyatları hastaların hayatını kurtarıyor. Cerrahinin en büyük ameliyatlarından biri olan Whipple yönteminde iyi bir merkezin başarı oranının yüzde yüze yakın olması gerekiyor. Bu yöntemin etkin bir şekilde uygulanması için deneyimli bir cerrahi ekibin olması şart. Memorial Şişli Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü Uzmanları Whipple ameliyatı hakkında bilgi verdi.

İçindekiler

Whipple Ameliyatı Nedir?

Pankreas başı, 12 parmak bağırsağı ve safra yollarının pankreas başına yakın bölümlerinde oluşan tümörleri, bu 3 organ birbirlerine yapışık vaziyette oldukları için ayırmak mümkün olmamaktadır. Bu yüzden bu organlarda meydana gelen tümörlerde o bölgeyi Whipple ameliyatı ile komple temizlemek çok daha etkin bir tedavi yöntemidir. Pankreas başı, 12 parmak bağırsağı ve safra yollarının bu bölgeye yakın bölümlerinin komple alındığı bu yöntemin adı Whipple operasyonudur.

Whipple ameliyatı, 1930'lu yıllarda Amerikalı cerrah Allen Whipple tarafından geliştirilen, cerrahi dünyasının en büyük ve en kompleks operasyonlarından biridir. Operasyonun temel amacı, belirtilen bölgedeki tümörlü dokuların tamamen çıkarılması ve böylece hastalığın nüks etme ihtimalini en aza indirmektir. Bu kapsamlı ameliyat, sadece tümörlü dokuyu değil, aynı zamanda metastaz riskini taşıyan çevredeki lenf bezlerini de temizlemeyi hedefler.

Ameliyatın teknik adı "pankreatikoduodenektomi"dir ve bu isim, ameliyatın hangi organları kapsadığını açıkça belirtir:

Pankreas başı (pankreato-): Pankreasın, sindirim enzimlerini ve hormonları üreten bu önemli bölümü, tümörle birlikte çıkarılır.

Onikiparmak bağırsağı (-duodeno-): Midenin hemen çıkışında yer alan ve sindirimin başladığı bu kısım, tümöre yakınlığı nedeniyle alınır.

Safra kesesi ve ana safra kanalı (-ektomi): Karaciğerden gelen safrayı depolayan kese ve safrayı bağırsağa taşıyan kanalın bir kısmı çıkarılır.

Bu organların çıkarılmasının ardından, sindirim sisteminin yeniden işlev görebilmesi için cerrahi olarak yeni bağlantılar kurulur. Bu rekonstrüksiyon aşaması, ameliyatın en hassas ve uzmanlık gerektiren bölümüdür. Bu sayede, hasta ameliyat sonrası normal beslenmesine dönebilir ve sindirim sisteminin işleyişi devam eder.

Bu operasyonun başarısı, cerrahi ekibin tecrübesine ve multidisipliner bir yaklaşıma bağlıdır. Deneyimli cerrahlar tarafından gerçekleştirildiğinde komplikasyon oranları düşer ve hastanın iyileşme süreci daha başarılı olur.

Whipple Hangi Hastalıklarda Uygulanır?

Whipple ameliyatı, pankreasın başı ve çevresindeki organlarda gelişen, cerrahi müdahale gerektiren çeşitli hastalıkların tedavisinde başvurulan kompleks bir prosedürdür. Bu ameliyat, özellikle tümörlü yapıların bulunduğu durumlarda kesin tedavi sağlamak amacıyla gerçekleştirilir. Whipple, Pankreas başı, bu bölgeye yakın safra yolları ve 12 parmak bağırsağı tümörlerinde uygulanır. Cerrahinin en büyük ameliyatlarından biri olan Whipple yönteminin etkin bir şekilde uygulanması için deneyimli bir cerrahi ekibin olması şarttır. Günümüzde artık karaciğerin arkasındaki toplardamara atlamış tümörlerde de bu ameliyat yapılabilmektedir.

Pankreas kanseri

Whipple ameliyatının en yaygın uygulama alanı, pankreas kanseridir. Pankreas başı, yani pankreasın onikiparmak bağırsağına en yakın olan kısmı, bu kanser türünün en sık görüldüğü yerdir. Bu bölgedeki tümörler, erken evrede teşhis edildiğinde ve başka organlara yayılmamışsa, Whipple ameliyatı ile tamamen çıkarılabilir.

Safra yolu kanseri (Kolanjiyokarsinom)

Safra yolları, karaciğerden salgılanan safrayı onikiparmak bağırsağına taşır. Safra yolunun pankreas başı içinden geçen kısmında veya bu bölgeye yakın yerlerinde tümör gelişmesi durumunda, bu tümörler Whipple ameliyatı ile çıkarılabilir. Bu kanser türü, kolanjiyokarsinom olarak adlandırılır ve erken teşhis edildiğinde cerrahi müdahale ile tedavi edilebilmektedir.

Onikiparmak bağırsağı (duodenum) kanseri

Onikiparmak bağırsağı, midenin hemen çıkışında yer alır ve pankreas başıyla yakın komşuluk içindedir. Bu bölgede gelişen tümörler, Whipple ameliyatı ile pankreas başı ve safra kesesiyle birlikte çıkarılır. Erken evre duodenum kanserleri, bu ameliyatla başarılı bir şekilde tedavi edilebilir.

İyi huylu tümörler ve kistler

Whipple ameliyatı her zaman kanser için yapılmaz. Pankreas başında yer alan ve zamanla kansere dönüşme potansiyeli taşıyan iyi huylu tümörler veya kistler de ameliyatla çıkarılabilir. Bu durumlar arasında pankreasın nöroendokrin tümörleri, kistik tümörleri veya kronik pankreatit sonucu oluşan bazı durumlar yer alır. Bu tür operasyonlar, gelecekteki kanser riskini ortadan kaldırmak amacıyla gerçekleştirilir.

Kronik pankreatit

Uzun süreli pankreas iltihabı olan kronik pankreatit, zamanla pankreasta ciddi hasarlara ve ağrıya neden olabilir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen durumlarda, Whipple ameliyatı, hasarlı pankreas başını ve tıkanıklıklara neden olan bölgeleri çıkarmak için kullanılabilir. Bu da, hastanın ağrısını azaltmaya ve sindirim fonksiyonlarını iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Whipple Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Whipple ameliyatı, pankreasın başı, onikiparmak bağırsağı (duodenum) ve safra yollarında yer alan tümörlerin tedavisinde uygulanan, cerrahinin en büyük ve en karmaşık operasyonlarından biridir. Operasyon, bu hayati organların birbirine olan yakınlığı nedeniyle tümörle birlikte bu bölgelerin çıkarılmasını gerektirir. Yüksek düzeyde deneyim ve hassasiyet gerektiren bu operasyon, alanında uzmanlaşmış bir cerrahi ekip tarafından gerçekleştirilmelidir.

Ameliyat süreci, hastanın genel sağlık durumunun detaylı bir değerlendirmesiyle başlar. Gerekli kan testleri ve görüntüleme yöntemleriyle tümörün boyutu, konumu ve yayılımı netleştirilir. Operasyon genellikle genel anestezi altında yapılır ve 5 ila 8 saat sürebilir. Cerrah, tümörlü bölgeyi, pankreas başını, onikiparmak bağırsağını, safra kesesini ve safra yollarının bir kısmını dikkatlice çıkarır.

Bu karmaşık çıkarım işleminden sonra, sindirim sisteminin işlevini sürdürebilmesi için yeni bir bağlantı (anastomoz) oluşturulması gerekir. Cerrah, kalan pankreas dokusunu, safra kanalını ve mideyi ince bağırsağa yeniden bağlar. Bu rekonstrüksiyon aşaması, sindirim enzimlerinin ve safranın gıdalarla karışarak sindirimin devam etmesini sağlar. Bazı durumlarda, özellikle belirli sindirim şikayetlerinin önüne geçmek amacıyla, midenin alt kısmı korunarak (pilor koruyucu Whipple) bir varyasyon da uygulanabilir. Ameliyat sonrası hastanın iyileşme süreci titizlikle takip edilir ve hastanede kalış süresi genellikle birkaç hafta olabilir.

Whipple Ameliyatı Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir?

Whipple ameliyatı, kapsamlı bir cerrahi müdahale olduğu için iyileşme süreci de büyük önem taşır. Ameliyatın başarısı, cerrahinin yanı sıra hastanın postoperatif dönemde gösterdiği özene de bağlıdır. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli noktalar; beslenme, aktivite ve düzenli takip kontrolleridir.

Beslenme düzeni

Ameliyat sonrası sindirim sistemi hassaslaşacağı için beslenme alışkanlıklarında köklü değişiklikler gerekebilir. Mide ve bağırsağın yeniden işlev görmeye başlamasıyla birlikte, ilk etapta sıvı gıdalarla başlanıp, ardından püre haline getirilmiş ve kolay sindirilebilen yumuşak yiyeceklere geçilir. Yağlı, baharatlı ve sindirimi zor gıdalardan kaçınmak önemlidir. Daha sık ve küçük öğünlerle beslenmek, sindirim sistemini yormadan besin alımını sağlamaya yardımcı olur. Protein açısından zengin gıdalar, yara iyileşmesini hızlandırırken, vitamin ve mineral takviyeleri de doktor kontrolünde kullanılabilir.

Aktivite ve yaşam tarzı

Ameliyattan sonraki ilk dönemde dinlenmeye ve vücudun kendini toparlamasına izin verilmelidir. Ancak, tamamen hareketsiz kalmak da tavsiye edilmez. Doktorun onayıyla, kısa yürüyüşler yapmak gibi hafif aktiviteler, kan dolaşımını düzenlemeye ve iyileşmeyi desteklemeye yardımcı olur. Ağır kaldırmaktan ve yorucu egzersizlerden en az birkaç ay uzak durulmalıdır. Herhangi bir aktiviteye başlamadan önce mutlaka cerraha danışmak gerekir.

Takip kontrolleri

Whipple ameliyatı sonrası düzenli doktor kontrolleri hayati öneme sahiptir. Bu kontroller sırasında yara iyileşmesi, beslenme durumu ve olası komplikasyonlar yakından takip edilir. Ameliyatın uzun dönem sonuçlarını izlemek, nüks riskini değerlendirmek ve hastanın genel sağlık durumunu kontrol altında tutmak için belirlenen periyotlarda tetkikler yapılır. Ateş, karın ağrısı, sürekli bulantı veya sarılık gibi beklenmedik belirtilerde derhal doktora başvurulmalıdır.

Whipple Ameliyatı Sonrası Görülebilecek Komplikasyonlar Nelerdir?

Whipple ameliyatı, kapsamlı ve kompleks bir cerrahi prosedür olduğundan, ameliyat sonrasında çeşitli komplikasyonlar ortaya çıkma riski taşır. Modern cerrahi teknikler ve tecrübeli ekipler sayesinde bu riskler minimize edilse de, hasta ve yakınlarının bu olası durumlar hakkında bilgi sahibi olması, erken tanı ve müdahale için kritik önem taşır.

Pankreas kaçağı (Pankreatik fistül)

Whipple ameliyatının en önemli ve en sık görülen komplikasyonlarından biri pankreas kaçağıdır. Ameliyatta kalan pankreas dokusu ile ince bağırsak arasında yeni bir bağlantı (anastomoz) oluşturulur. Bu bağlantıdan pankreas sıvılarının sızması durumunda pankreas kaçağı oluşur. Bu durum, karın içinde enfeksiyona, apseye ve diğer ciddi problemlere yol açabilir. Genellikle dren adı verilen tüplerle takip edilir ve çoğu zaman kendiliğinden iyileşebilir. Ancak bazı vakalarda ek tedavi yöntemleri gerekebilir.

Kanama

Ameliyat sırasında ve sonrasında kanama riski her cerrahi işlemde olduğu gibi Whipple ameliyatında da mevcuttur. Cerrahi alanın genişliği ve bölgedeki damar yoğunluğu bu riski artırır. Ameliyat sonrası dönemde iç kanama belirtileri (kan basıncında düşüş, kalp atış hızında artış, karın şişkinliği) yakından takip edilmelidir. Gerekli durumlarda kan takviyesi yapılabilir veya yeniden cerrahi müdahale gerekebilir.

Enfeksiyon

Ameliyat bölgesinde veya karın boşluğunda enfeksiyon gelişme riski bulunur. Dikiş yerlerinin iltihaplanması veya karın içinde apse oluşumu bu duruma örnek verilebilir. Enfeksiyon belirtileri arasında ateş, üşüme, artan ağrı ve yara yerinde kızarıklık veya akıntı yer alır. Bu durumun tedavisi genellikle antibiyotiklerle yapılır, ancak bazı durumlarda drenaj gerekebilir.

Sindirim sistemi problemleri

Ameliyat sonrası dönemde bulantı, kusma ve ishal gibi sindirim sistemi sorunları sıkça yaşanabilir. Midenin boşalmasında gecikme (gastrik boşalma gecikmesi) bu sorunların başında gelir. Bu durum genellikle birkaç hafta içinde düzelir, ancak beslenmeyi zorlaştırabilir. Ayrıca, ameliyat sonrası yağ sindiriminde bozulmalar yaşanabilir, bu da kilo kaybına ve vitamin eksikliklerine yol açabilir. Bu sorunları yönetmek için beslenme düzenlemeleri ve sindirim enzimi takviyeleri kullanılabilir.

Diyabet gelişimi

Pankreasın bir kısmının çıkarılması, insülin üretimini etkileyebilir. Özellikle pankreasın sağlıklı dokusunun önemli bir bölümü çıkarılırsa, hastada diyabet (şeker hastalığı) gelişme veya mevcut diyabetin kötüleşme riski artar. Bu nedenle ameliyat sonrası kan şekeri seviyeleri düzenli olarak takip edilmeli ve gerekli görülürse insülin tedavisine başlanmalıdır.

Whipple Ameliyatı ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular 

Whipple ne ameliyatı?

Whipple ameliyatı, tıbbi adıyla "pankreatikoduodenektomi", pankreasın baş kısmındaki, onikiparmak bağırsağındaki (duodenum) veya safra yollarındaki tümörlerin cerrahi olarak çıkarılması için uygulanan kompleks bir işlemdir. Bu ameliyat sırasında tümörün bulunduğu pankreas başı, onikiparmak bağırsağı, safra kesesi ve safra yolunun bir bölümü çıkarılır. Ardından, sindirim sisteminin normal işlevine devam edebilmesi için kalan organlar yeniden birbirine bağlanır. Bu işlem, genellikle pankreas kanseri gibi ciddi hastalıkların tedavisinde kullanılır.

Whipple ameliyatı zor mu?

Whipple ameliyatı, cerrahinin en zor ve en kapsamlı operasyonlarından biri olarak kabul edilir. Ameliyatın zorluğu, ameliyat bölgesinin anatomik karmaşıklığından ve birbiriyle ilişkili birçok hayati organın aynı anda manipüle edilmesinden kaynaklanır. Ameliyatın başarılı bir şekilde tamamlanması, hem cerrahın hem de ekibin tecrübesine ve uzmanlığına bağlıdır. Ameliyat sonrası süreç de hastanın dikkatli bir şekilde takip edilmesini gerektirdiği için zorlayıcı olabilir.

Whipple ameliyatı sonrası nelere dikkat edilmeli?

Ameliyat sonrası dikkat edilmesi gerekenler, iyileşme sürecinin başarısı için hayati önem taşır. Hastanın beslenme düzenine özel önem verilmelidir; yağsız, kolay sindirilebilen ve sık aralıklarla küçük porsiyonlar halinde yemekler tüketilmelidir. Doktorun önerdiği şekilde hafif yürüyüşler gibi aktivitelere başlanmalı, ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır. İyileşme sürecinde enfeksiyon, kanama veya sindirim sorunları gibi olası komplikasyonlara karşı belirtiler dikkatle izlenmeli ve düzenli takip kontrolleri aksatılmamalıdır.

Whipple ameliyatı sonrası ne yenir?

Whipple ameliyatı sonrasında sindirim sistemi oldukça hassas olacağından, beslenme doktor ve diyetisyen kontrolünde planlanmalıdır. Başlangıçta sıvı ve püre haline getirilmiş yiyeceklerle beslenmeye geçilir. Zamanla katı gıdalara geçiş yapılırken, yağ oranı düşük, kolay sindirilebilen, protein ve lif açısından zengin gıdalar tercih edilmelidir. Tavuk, balık, haşlanmış sebzeler ve pirinç gibi yiyecekler bu döneme uygundur. Yağlı, baharatlı, kızartılmış ve işlenmiş gıdalardan uzak durulması önerilir. En doğru yeme planı için hekime danışmak ve buna yönelik hareket etmek gereklidir.

Whipple ameliyatında dalak alınır mı?

Klasik Whipple ameliyatında dalak genellikle alınmaz. Ameliyat, pankreas başı, onikiparmak bağırsağı, safra kesesi ve safra yolu gibi organları hedef alır. Dalak, pankreasın kuyruk kısmına yakın bir yerde bulunduğu için, bu bölgedeki tümörler için yapılan farklı bir ameliyat türü olan distal pankreatektomi sırasında alınabilir. Ancak Whipple ameliyatında nadir durumlarda, tümörün dalağa yayılması veya dalağı besleyen damarları tutması gibi özel durumlarda dalak da çıkarılabilir.

Pankreas kanseri tedavisinde başarı oranı nedir?

Pankreas kanseri tedavisinde başarı oranı, hastalığın evresine ve tümörün türüne göre büyük farklılıklar gösterir. Ancak, tümörün erken evrede ve cerrahi olarak tamamen çıkarılabilir olduğu durumlarda, Whipple ameliyatı ile uzun süreli yaşam kalitesi önemli ölçüde artar. Bu durumdaki hastalarda yaşam süresi, cerrahi sonrası kemoterapi ve radyoterapi gibi ek tedavilerle de desteklenir.

Pankreas ameliyatı olan kaç günde iyileşir?

Pankreas ameliyatı (Whipple) olan bir hastanın iyileşme süreci, kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle diğer ameliyatlara göre daha uzundur. Ameliyat sonrası hastanede kalış süresi genellikle 1 ila 2 hafta arasındadır. Hastanın genel sağlık durumu, yaşı ve ameliyat sonrası gelişen olası komplikasyonlar bu süreyi etkileyebilir. Tam anlamıyla iyileşme ve normal aktivitelere geri dönüş süreci ise birkaç aydan bir yıla kadar sürebilir. Bu süreçte hastanın cerrah ve diyetisyen önerilerine harfiyen uyması, iyileşme hızını olumlu yönde etkiler.

Whipple ameliyatı ne kadar zamandır uygulanıyor?

Whipple 1930 yılında bulunan bir ameliyat yöntemidir. Whipple prosedürü Amerikalı cerrah Allen Whipple tarafından bulunmuştur. Amerikalı cerrah, bulduğu yönteme kendi soyadını vermiştir.

Whipple ameliyatı güvenilir mi?

Cerrahinin en büyük ameliyatlarından biri olan Whipple yönteminde iyi bir merkezin başarı oranının yüzde yüze yakın olması gerekmektedir. Bu yöntemin etkin bir şekilde uygulanması için deneyimli bir cerrahi ekibin olması şarttır. Memorial Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nun Whipple operasyonlarındaki başarı oranı yüzde 100’dür. Yani Whipple ameliyatı güvenilir bir ameliyattır.

Whipple ameliyatı sonrasında mide bulantısı yaşanır mı?

Whipple ameliyatı sırasında mide kapağı da denen adale sistemini korumak amacıyla “Pilor Koruyucu Whipple” operasyonu uygulandığı için ameliyat sonrasında sindirim sitemi şikayetleri yaşanmaz.

Whipple ameliyatı sonrasında farklı bir sorun olur mu?

Whipple ameliyatı ile pankreas başı, midenin yarıya yakını, 12 parmak bağırsağının tamamı ve safra yollarının bu alana komşu bölümü komple çıkartılmaktadır. Operasyonun en önemli yanı alınan bu organların birbiriyle koordinasyonun yeniden doğru bir şekilde sağlanmasıdır. Bu nedenle Whipple ameliyatı mutlaka uzman doktorlar tarafından gerçekleştirilmelidir. Uzman bir doktorun gerçekleştirdiği Whipple ameliyatında başarı oranı yüzde 100’dür.

Whipple ameliyatı sonrası beslenme nasıl olmalı?

Çoğu insan Whipple sonrasında beslenme değişikliğine ihtiyaç duymaz ancak ameliyat sonrasında insülin üretiminin daha düşük olması, bazı kişilerin şeker alımını azaltması gerektiği anlamına gelebilir. Yine de ameliyat sonrasında doktor gereken bilgilendirmeyi yapacaktır.

Whipple ameliyatı için biyopsiye gerek var mı?

Bu bölgede oluşan tümörlerde biyopsi yapmak çoğunlukla gerekmemektedir. Pankreas başında şüpheli bir kitle olma durumunda biyopsiye gerek olmaksızın Whipple ameliyatı uygulamak en doğrusudur. Çünkü yapılan biyopsi bölge itibariyle her zaman doğru yerden alınmayabilir. Dolayısıyla yanlış sonuç verilebilir.

Pankreas kanserinde erken teşhis için ne yapılmalı?

Pankreas, vücudun en arkasındaki organlardan biridir. Genellikle karın içi organların tümünde şikayetler öne yansır. Öne yansıyan bulgular içinde çok geride olduğu için pankreas kanserleri, yakalandığında yüzde 90’a yakınında ameliyat olma sınırı geçmiş olur. Ailesinde bu tip hastalıklar olanlar ya da olmayanların dönem dönem bazı tarama kan testleri yaptırmaları gerekmektedir. En başarılı olduğumuz hasta grubu tesadüfen kontrole giden kişilerdir.

Pankreas kanserinin erken belirtileri nelerdir?

Pankreas kanseri, erken evrede genellikle belirti vermeyen ve ilerlediğinde faklı şikayetlerle kendini gösteren bir hastalıktır. Özellikle sırta vuran ağrı, idrar ve deri renginin sararması ile sarılık gelişimi, tümör çok ilerlediğinde açığa çıkar. Pankreasın bulunduğu yer nedeniyle şikayetler de farklı hastalıklar ile benzerlik gösterebilir. Midenin arkasında yer alan bir organ olduğu için ağrı şikayeti, yine midenin arkasında gelişir ve pankreasta var olan bir sorunun da göz ardı edilmesine yol açar. Mide ağrısı şikayeti, asit salgısının azaltılmasına yönelik bir takım tedaviler ile giderilmeye çalışıldığında, pankreas kanseri tanının gecikmesine neden olabilir. Yemek sonrası ya da yatay pozisyona geçince artan karın ağrısı, az sancıları, şişkinlik, kusma ve iştah kaybı, koyu renkli ya da kanlı idrar, genel halsizlik, karaciğer ve safra kesesinde büyüme, kaşıntı, varis pankreas kanserinin belirtilerindendir.

Pankreas kanserinde risk grubu kimlerdir?

Sigara kullanımı ve obezite, her tümörün oluşumunda olduğu gibi pankreas kanserinin ortaya çıkmasında da önemli rol oynar. Pankreas kanseri ile şeker hastalığı ilişkisi göz ardı edilmemelidir. Diyabet hastalığı ortaya çıktıktan sonra pankreasta hastalık gelişimi daha riskli hale gelmekte, pankreas kanseri diyabet ile belirti verebilmektedir. Bazı genetik faktörler de pankreas kanserinde etkindir ve ailesel geçiş söz konusudur. Bu açıdan aile fertlerinde pankreas kanseri olan kişilerin genellikle daha sık aralıklarla takip edilmesi gerekir. Bazı kanser türleri de pankreas kanserine eşlik edebilir ve pankreas kanserinin oluşumunu tetikleyebilir. Ailesinde kanser öyküsü olan kişilerin bu açından da değerlendirilmesi önemlidir.  Son yıllarda hastalığın 40-50 yaş arasında görülme sıklığı artmakta birlikte, 50 yaş üstü insanlarda daha sık görünmektedir.

Güncelleme Tarihi : 5 Ağustos 2025

Yayınlanma Tarihi: 3 Nisan 2020


*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."

Bu Konuda Uzman Doktorlar

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

* Bu alan gereklidir.
Sosyal Medya Hesaplarımız
Canlı Destek Kolay Randevu Al
Doktor Bul Randevu Al