Yükleniyor

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları

Kolay Randevu Al
Aşağıdaki başlıklara tıklayarak, İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları alanındaki ilgili içeriklere kolayca ulaşabilirsiniz.

Bölüm Hakkında

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları; bağışıklık sisteminin işleyişini, enfeksiyonlardan korunma yollarını ve zararsız maddelere verilen aşırı tepkileri inceleyen tıp dalıdır. Alerji, bir kişinin herhangi bir maddeye karşı gösterdiği aşırı hassasiyettir. Alerji durumunda çoğu kişi için zararsız olan maddeler, bazı kişilerde olumsuz tepkimelere neden olabilir. Bağışıklık sistemimiz, çevremizde bulunan ve burun, nefes yolları, bağırsaklar ve deriden vücuda giren yabancı maddelere karşı vücudu korumak için çeşitli reaksiyonlar verir. Bu reaksiyonlarla, bağışıklık sistemi hücreleri zararlı maddeleri ortadan kaldırır ya da vücuda girmelerini engeller. Alerjide ise bağışıklık sistemi normalde vücut için zararlı olmayan maddelere karşı, bundan bir miktar farklı; ancak vücut için zararlı olan aşırı bir reaksiyon verir. Alerjiye neden olan maddeler basit olarak toz akarları, evcil hayvanlar, polenler, böcekler, keneler, küfler, gıdalar ve bazı ilaçlar olarak sıralanabilir.

İçindekiler

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Nelerdir?

İmmünoloji ve alerji hastalıkları, alerjik hastalıklar da dahil olmak üzere bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının incelenmesi, teşhisi ve tedavisi ile ilgilenen tıp dalıdır. Alerjik nezle, göz nezlesi, alerjik astım, kurdeşen ve çeşiti ilaç veya böcek alerjileri bu alanın sorumluluk alanına girer.

Memorial Sağlık Grubu Alerji Bölümleri’nde öncelikle alerjik yakınmalarla gelen hastaların ayrıntılı öyküleri alınır. Sonrasında hastaların detaylı muayeneleri gerçekleştirilir. Muayenenin sonrasında ise hastalığın tipine göre alerji testleri uygulanır. Alerji testlerinden sonra tanısı konulan hastalara alerjen maddeden korunma yöntemleri, ilaç tedavileri, immün sistem önerileri uygulanmaktadır. Çocuk ve erişkinlere alerji ve immünoloji bölümlerimizde, alerji sebepleri donanımlı bir şekilde tetkik edilip ve alerji tedavisinde çeşitli imkânlar sunulmaktadır.

İmmünoloji, kelime anlamı itibarıyla bağışıklık bilimi demektir. Bu disiplin, vücudun kendini patojenlere (bakteri, virüs, mantar gibi mikroorganizmalar), toksinlere ve anormal hücrelere karşı koruma mekanizmasını oluşturan karmaşık savunma sistemini bilimsel olarak inceleyen temel bir tıbbi alandır.

Daha derinlemesine bir tanımla immünoloji; bağışıklık hücrelerinin (lenfositler, makrofajlar vb.) yapılarını, bu hücrelerin birbirleriyle ve hastalık etkenleriyle olan moleküler düzeydeki etkileşimlerini, antikor üretim süreçlerini, inflamasyonun tetiklenme mekanizmalarını ve bu sistemdeki doğuştan gelen ve sonradan kazanılan tepkilerin nasıl düzenlendiğini detaylıca araştırır.

İmmünolojinin temel odağı, yalnızca bağışıklık sisteminin doğru çalışmasını incelemekle kalmaz, aynı zamanda sistemdeki anormallikler sonucu ortaya çıkan patolojik durumları da aydınlatır. Bu bağlamda, bağışıklık sisteminin zararsız maddelere karşı aşırı reaksiyon vermesi durumu olan alerjiler ve sistemin yanlışlıkla vücudun kendi dokularına saldırması ile kendini gösteren olan otoimmün hastalıklar immünolojinin temel çalışma alanlarını oluşturur. Dolayısıyla immünoloji, enfeksiyon hastalıklarından kansere, transplantasyon süreçlerinden kronik inflamatuar durumlara kadar geniş bir yelpazede tanı ve modern tedavi yaklaşımlarının bilimsel zeminini inşa eden hayati bir tıp bilimidir.

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Neye Bakar?

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü'nde birtakım alerjik ve immün sistem hastalıkların teşhis ve tedavisi yapılır. Bunların başında alerjik rinit, göz nezlesi, alerjik astım ve gıda alerjisi gelir. 

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları'nın baktığı hastalıklar şöyledir:

  • Alerjik nezle veya alerjik rinit
  • Göz nezlesi ya da alerjik konjiktivit
  • Alerjik astım
  • Ürtiker (Kurdeşen)
  • İlaç alerjisi
  • Böcek alerjisi
  • Arı alerjisi
  • Gıda alerjisi
  • Egzama
  • Atopik Dermatit

Bu temel alerjik hastalıkların yanı sıra, İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları uzmanlığı, bağışıklık sisteminin işleyişindeki daha karmaşık ve bazen hayatı tehdit eden diğer durumları da yönetir. Bölümün ilgi alanına giren ve derinlemesine inceleme gerektiren diğer kritik hastalık grupları şunlardır:

  • Anafilaksi (Şiddetli Alerjik Şok): Hayatı tehdit eden, hızla ilerleyen ve acil tıbbi müdahale gerektiren sistemik alerjik reaksiyonların nedenlerinin araştırılması, riskli hastaların belirlenmesi ve korunma/tedavi planlarının oluşturulması.
     
  • Mesleki Alerjik Hastalıklar: Çalışma ortamındaki spesifik alerjenlere (kimyasallar, tozlar, lateks vb.) bağlı olarak gelişen alerjik rinit ve mesleki astım gibi solunum yolu hastalıklarının teşhis ve yönetimi.
     
  • Primer İmmün Yetmezlikler (Doğuştan Bağışıklık Kusurları): Bağışıklık sisteminin genetik nedenlerle eksik veya hatalı çalışması sonucu ortaya çıkan ve sık, tekrarlayan veya alışılmadık enfeksiyonlarla kendini belli eden hastalıkların tanısı, takibi ve kapsamlı tedavisi.
     
  • Otoinflamatuar Hastalıklar: Bağışıklık sisteminin doğuştan gelen kısmının aşırı aktive olmasıyla görülen, tekrarlayan ateş atakları ve inflamasyona yol açan Ailesel Akdeniz Ateşi – FMF gibi nadir sendromların teşhis ve tedavisi.
     
  • Kontakt Dermatit: Ciltle temas eden maddelere (nikel, kozmetik ürünler vb.) karşı gelişen gecikmiş tipte alerjik reaksiyonların yama testleri ile tespit edilmesi ve yönetimi.

Memorial Sağlık Grubu İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü, bu geniş yelpazedeki hastalıkların ayırıcı tanısında, en güncel immünolojik test ve moleküler yöntemleri kullanarak hastalarına kişiselleştirilmiş, bilimsel temelli tedavi protokolleri sunmaktadır.

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü'nde Hangi Testler Yapılır?

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü'nde hastalık tanısı veya meydana gelen alerjiler için çeşitli testler yapılır. Bu testlere prick testi, deri içi testi ve yama testleri örnek olarak verilebilir. Tanı için faydanılan testler hastaneye göre değişkenlik gösterilir. 

Bu temel tanı yöntemlerinin ötesinde, Memorial Sağlık Grubu İmmünoloji ve Alerji Bölümü, alerjenlerin neden olduğu spesifik IgE yanıtlarını ölçmek ve immün yetmezlikleri saptamak amacıyla modern laboratuvar tekniklerini etkin bir şekilde kullanmaktadır:

İn vivo (canlı doku üzerinde) tanı yöntemleri:

  • Prick (Deri Delme) Testi: Bu, solunum yoluyla alınan ve besin alerjilerinin tanısında altın standartlardan biridir. Ön kol derisine, standartlaştırılmış alerjen çözeltilerinden birer damla damlatılır ve deri yüzeyel olarak çizilerek veya delinerek alerjenin cilt altına girmesi sağlanır. 15-20 dakika içinde, alerji varsa tipik olarak "ürtikerli papül" adı verilen kızarık ve kaşıntılı bir kabarıklık oluşur.
     
  • İntradermal (Deri İçi) Test: Özellikle Prick testinin negatif sonuç verdiği ancak klinik şüphenin yüksek olduğu durumlarda veya bazı ilaç alerjilerinin değerlendirilmesinde kullanılır. Alerjen, derinin daha derin katmanına (dermis) çok küçük bir hacimde enjekte edilir.
     
  • Yama Testleri (Patch Test): Gecikmiş tip hipersensitivite reaksiyonlarını, özellikle Kontakt Dermatit (temas egzaması) nedenlerini araştırmak için hayati öneme sahiptir. Şüpheli kimyasallar, metaller veya kozmetik bileşenleri, standardize edilmiş pedler içinde cilde yapıştırılır. Bu reaksiyon 48 ila 96 saat sonra değerlendirilir; çünkü bu alerjik mekanizma yavaş gelişir.

İn vitro (laboratuvar ortamında) testler:

  • Spesifik IgE Ölçümleri: Hastanın kan örneğinde, belirli alerjenlere karşı üretilmiş olan IgE antikorlarının miktarı ölçülür. Bu test, özellikle cilt testlerinin uygulanamadığı veya hastanın test öncesi ilaç kullanmak zorunda olduğu durumlarda güvenilir bir alternatif sunar.
     
  • Total IgE Seviyesi: Kanda dolaşan tüm IgE antikorlarının toplam seviyesini gösterir. Yüksek total IgE seviyeleri, hastada alerjik bir yatkınlık olduğunu destekler ancak spesifik alerjeni göstermez.
     
  • Primer İmmün Yetmezlik Panelleri: İmmün yetmezlik şüphesi olan hastalarda; tam kan sayımı, immünoglobulin (IgG, IgA, IgM, IgE) seviyeleri, alt sınıf tayinleri, t ve b lenfosit alt gruplarının akış sitometrisi ile incelenmesi gibi ileri immünolojik testler gerçekleştirilir.
     
  • Fonksiyonel Hücresel Testler: Bağışıklık hücrelerinin (özellikle lenfositlerin) enfeksiyonlara karşı ne kadar etkili yanıt verdiğini değerlendirmek için laboratuvarda özel kültür ve aktivasyon testleri yapılabilir.

Bu testlerin kombinasyonu, hastanın klinik tablosuyla birleştirilerek kesin tanıya ulaşılmasını sağlar ve en uygun kişiselleştirilmiş tedavi planının belirlenmesinin temelini oluşturur.

İmmünoloji ve Alerjik Hastalıkların Belirtileri Nelerdir?

Bağışıklık sisteminin aşırı uyarılması veya işlev bozukluğu sonucu ortaya çıkan semptomlar oldukça geniş bir spektrumda kendini gösterebilir. Bu belirtiler, hastalığın tipine, şiddetine ve etkilenen organ sistemine bağlı olarak büyük farklılıklar gösterir. İmmünoloji ve Alerji uzmanlarının değerlendirdiği yaygın belirtiler, hastanın yaşam kalitesini doğrudan etkilemekte olup, her bir bulgu, altta yatan spesifik immünolojik mekanizmayı işaret edebilir.

Solunum yolu ve üst hava yolu belirtileri:

  • Alerjik Rinit (Saman Nezlesi): Bu durumun en tipik belirtisi, genellikle toz, polen veya kedi tüyü gibi alerjenlere maruziyet sonrası tetiklenen tekrarlayan ve patlayıcı nitelikteki hapşırık nöbetleridir. Beraberinde, genellikle şeffaf, sulu olan ve sürekli devam eden burun akıntısı ile burun içinde hissedilen yoğun kaşıntı ön plandadır.
     
  • Burun Tıkanıklığı (Konjesyon): Alerjik reaksiyon sonucu burun içindeki mukozanın şişmesiyle ortaya çıkar. Özellikle gece yatarken veya sabahları uyanınca şiddetlenen bu tıkanıklık, ağızdan solumaya ve dolayısıyla uyku kalitesinin düşmesine neden olur.
     
  • Alerjik Konjonktivit (Göz Nezlesi): Gözlerde yanma, batma hissi ve en belirgin olarak sürekli bir kaşıntı ile kendini gösterir. Gözlerin ovuşturulmasıyla kızarıklık ve göz kapaklarında hafif şişlik görülebilir; ayrıca bol miktarda berrak gözyaşı akıntısı eşlik edebilir.
     
  • Alerjik Astım: Nefes yollarının kronik inflamasyonudur. Temel belirtiler nefes darlığı (dispne), göğüste sıkışma hissi ve özellikle geceleri artan, kuru ve spazmodik öksürüklerdir. Şiddetli durumlarda hırıltı duyulabilir.

Deri ve mukoza belirtileri:

  • Ürtiker (Kurdeşen): Ciltte aniden ortaya çıkan, batması veya yanması eşlik edebilen, kaşıntılı, kabarık ve sınırları belirgin kızarık plaklardır. Bu lezyonların en ayırt edici özelliği, genellikle birkaç saat içinde iz bırakmadan kaybolup vücudun başka bir yerinde yeniden ortaya çıkabilmesidir.
     
  • Atopik Dermatit (Egzama): Genellikle çocuklukta başlayan, kalıtsal eğilimi olan bu durum kronik ve şiddetli cilt kaşıntısı ile kendini gösterir. Uzun süreli kaşıma sonucu ciltte kuruluk, kızarıklık, pullanma ve daha sonra derinin kalınlaşması gözlenir.
     
  • Anjiyoödem (Şişlik): Dudağın, göz kapağının, dilin veya genital bölgenin aniden ve ağrısız bir şekilde şişmesidir. Kurdeşen ile birlikte görülebileceği gibi, tek başına da ortaya çıkabilir.

Sistemik ve immün yetmezlik belirtileri:

  • Tekrarlayan ve Atipik Enfeksiyonlar: Eğer bağışıklık sistemi yeterince güçlü değilse (primer immün yetmezlik), hastalar yılda birden fazla sinüzit, zatürre veya ciddi kulak enfeksiyonu yaşayabilir. Bu enfeksiyonlar sık sık antibiyotik tedavisi gerektirir ve iyileşmeleri uzun sürer.
     
  • Ateş, Kilo Kaybı ve Halsizlik: Açıklanamayan, düzenli veya periyodik yüksek ateş atakları, beklenmedik kilo kaybı ve kronik yorgunluk, otoimmün veya otoinflamatuar bir sürecin ipucu olabilir.
     
  • Anafilaksi Riski: Özellikle gıda, ilaç veya böcek sokması sonrası hızla gelişen genel halsizlik, kan basıncında ani düşüş, tansiyon düşüklüğü, nefes darlığı ve bilinç kaybı gibi çoklu organ sistemini etkileyen acil durum belirtileri, alerjik hastalıklarda ciddiyetin en üst noktasını oluşturur.

İmmünoloji ve Alerji Hastalıklarında Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları, teşhise yönelik testlerden sonra, altta yatan immünolojik dengesizliğe veya alerjen tetikleyicisine özgü, multidisipliner bir yaklaşımla tedavi edilmektedir. Tedavi stratejileri, semptomları kontrol altına almaktan, bağışıklık sisteminin kendisini yeniden eğitmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

Tedavi yaklaşımları temel olarak üç ana kategoride toplanabilir: Korunma ve Kaçınma, Farmakolojik Tedaviler ve İmmünomodülatör Tedaviler.

Spesifik alerjenlerden korunma ve kaçınma stratejileri

Bu yaklaşım, tedavinin temelini oluşturur. Hastanın alerjik reaksiyonlarını tetikleyen çevresel veya besinsel ajanların yani alerjenlerin tanımlanması ve bu ajanlarla temastan kesin olarak kaçınılması esastır. Örneğin, gıda alerjilerinde diyetten çıkarma, ev tozu akarlarına karşı evde çevresel düzenlemeler yapılması bu kapsamdadır.

Farmakolojik tedaviler (Semptom kontrolü)

Bu tedaviler, alerjik reaksiyon sırasında salgılanan mediatörleri bloke ederek semptomları hızla hafifletmeyi amaçlar:

  • Antihistaminikler: Histaminin reseptörlere bağlanmasını engelleyerek kaşıntı, hapşırık ve akıntı gibi semptomları baskılar.
     
  • Kortikosteroidler (Topikal ve Sistemik): Şiddetli inflamasyonu (iltihaplanmayı) kontrol altına almak için kullanılır. Özellikle astım ve şiddetli dermatit tedavisinde inhaler veya nazal spreyler şeklinde lokal olarak veya sistemik olarak uygulanır.
     
  • Lökotrien Antagonistleri: Astım ve rinitte rol oynayan lökotrienlerin etkisini bloke ederek hava yolu daralmasını ve inflamasyonu azaltır.

İmmünomodülatör ve spesifik tedaviler (Altta yatan mekanizmayı düzeltme)

Bu yaklaşımlar, bağışıklık sisteminin kendisini eğitmesini veya anormal yanıtını değiştirmeyi hedefler ve modern immünoloji biliminin en önemli çıktılarıdır:

  • Alerjen Spesifik İmmünoterapi (AŞT): Bu tedavi, hastanın bağışıklık sistemini alerjene karşı duyarsızlaştırmayı amaçlar. Belirli dozlarda alerjenin kontrollü bir şekilde düzenli aralıklarla vücuda verilmesiyle, bağışıklık sistemi zamanla o maddeye karşı tolerans geliştirmeye başlar. Bu, semptomları azaltmanın yanı sıra ilaç ihtiyacını da kalıcı olarak düşürebilir.
     
  • Biyolojik Ajan Tedavileri: Özellikle şiddetli ve diğer tedavilere dirençli astım, ürtiker ve atopik dermatit gibi durumlarda kullanılır. Bu tedaviler, immün sistemin belirli bir hücresini veya inflamatuar yolunu hedefleyen monoklonal antikorlardır. Örneğin, alerjik inflamasyonda anahtar rol oynayan IgE molekülünü bloke eden veya belirli sitokinleri hedefleyen biyolojik ilaçlar, hastalığın temel moleküler nedenine müdahale eder.
     
  • İmmün Yetmezlik Tedavileri: Primer immün yetmezliği olan hastalarda, eksik olan immünoglobulinleri yerine koymak amacıyla İntravenöz İmmünglobulin (IVIG) veya Subkutan İmmünglobulin (SCIG) tedavileri uygulanarak vücudun savunma gücü desteklenir.

Ne Zaman İmmünoloji Bölümüne Başvurmak Gerekir?

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları uzmanına başvurmak, sadece şiddetli nefes darlığı veya anafilaksi gibi acil durumlarda değil, aynı zamanda kronikleşen ve yaşam kalitesini düşüren belirtilerin altında yatan bağışıklık sistemi kaynaklı nedenleri araştırmak için de kritik öneme sahiptir. Aşağıdaki durumlar, kapsamlı bir immünolojik değerlendirme ihtiyacını işaret eder:

Sürekli tekrarlayan veya tedaviye dirençli alerjik semptomlar:

  • Reçetesiz veya standart ilaçlarla dahi aylardır kontrol altına alınamayan alerjik rinit (burun akıntısı, tıkanıklık, kaşıntı) semptomlarınız varsa.
     
  • Astımınızın, mevsimler değişmese bile sürekli öksürük ve nefes darlığı ile seyretmesi ve standart inhaler tedavilere yeterince yanıt vermemesi durumunda.

Şiddetli veya sistemik alerjik reaksiyon öyküsü:

  • Daha önce arı sokması, belli bir ilaç (antibiyotik, ağrı kesici vb.) veya gıda tüketimi sonrası ürtikerin ötesinde, dudaklarda, dilde şişme veya tansiyon düşüklüğü gibi şok belirtileri yaşadıysanız.
     
  • Alerji testi sonucu pozitif çıkmış olmakla birlikte, doktorunuzun önerdiği önleyici tedbirlere rağmen reaksiyon gösterme korkusu yaşıyorsanız.

Tekrarlayan veya atipik enfeksiyonlar (İmmün yetmezlik şüphesi):

  • Yılda 4 veya daha fazla kulak enfeksiyonu (otitis media), 2 veya daha fazla ciddi sinüzit veya zatürre (pnömoni) atağı geçiriyorsanız.
     
  • Verilen antibiyotik tedavilerine rağmen enfeksiyonlarınızın zor iyileştiği veya sürekli nüksettiği gözlemleniyorsa.
     
  • Çocukluk döneminde büyüme ve gelişme geriliği veya bağırsak sorunları ile birlikte sık enfeksiyonlar varsa.

Belirsiz cilt hastalıkları:

  • Yoğun kaşıntı ile seyreden, stresle tetiklenen ve geleneksel nemlendiricilere/kortizonlu kremlere yanıt vermeyen inatçı egzama atakları yaşıyorsanız.
     
  • Açıklanamayan, tekrarlayan ve geniş alanları tutan ürtiker (kurdeşen) ataklarınız varsa.

Otoimmün hastalıkların erken işaretleri:

Romatizmal belirtiler, açıklanamayan kronik yorgunluk, hafif ateş ve eklem ağrılarının alerjik bir durumdan ziyade, bağışıklık sisteminin kendi dokularına saldırmasıyla ilişkili olabileceğinden şüpheleniliyorsa.

Bu belirtiler, bağışıklık sisteminizin dengesinin bozulduğuna dair güçlü sinyaller verebilir. İmmünoloji ve Alerji uzmanları, gelişmiş tanı yöntemleriyle bu semptomların kaynağını tespit ederek, sadece semptomları değil, bağışıklık sistemindeki kök nedeni hedef alan tedavileri sunabilir.

İmmünoloji Muayenesi Nasıl Yapılır?

İmmünoloji ve Alerji uzmanına başvuru, hastanın şikayetlerinin kökeninde yatan immünolojik mekanizmayı aydınlatmak için sistematik ve çok aşamalı bir süreç gerektirir. Muayene süreci, sadece mevcut semptomları değil, aynı zamanda hastanın genel bağışıklık ve alerjik yatkınlığını da anlamaya odaklanır.

Kapsamlı klinik değerlendirme ve detaylı öykü alma

Muayenenin ilk ve en kritik adımı, doktorun hastadan aldığı detaylı bilgidir. Bu aşamada şu konular derinlemesine sorgulanır:

  • Semptomların Karakteristiği: Şikayetlerin ne zaman başladığı, ne kadar sürdüğü, günün hangi saatlerinde yoğunlaştığı ve hangi faktörlerle (mevsim, yiyecek, ilaç, stres) tetiklendiği.
     
  • Geçmiş Enfeksiyon Öyküsü: Özellikle immün yetmezlik şüphesi varsa, geçirilen enfeksiyonların türü, sıklığı, şiddeti ve antibiyotiklere yanıtı titizlikle kaydedilir.
     
  • Aile Öyküsü: Ailede alerjik hastalıklar, astım veya otoimmün rahatsızlıkların varlığı sorgulanır, çünkü pek çok immünolojik durum genetik yatkınlık gösterir.
     
  • İlaç ve Çevresel Maruziyet: Kullanılan ilaçlar, mesleki maruziyetler ve yaşam tarzı faktörleri değerlendirilir.

Fizik muayene

Doktor, hastanın genel sağlık durumunu değerlendirir. Bu muayene, burun ve boğaz mukozalarının kızarıklığı ve ödemi, akciğerlerdeki hırıltılar, ciltteki döküntülerin tipi ve lenf bezlerinin büyüklüğü gibi alerjik veya enflamatuar süreçlere dair fiziksel bulguları saptamayı amaçlar.

Spesifik tanı testleri

Klinik şüpheye göre, bağışıklık sisteminin fonksiyonelliğini ölçmek için çeşitli laboratuvar ve cihaz bazlı testler uygulanır:

Alerji testleri

  • Prick (Deri Delme) Testleri: En sık kullanılan yöntemdir. Çok düşük dozda alerjen ekstresi cilde uygulanır ve 15-20 dakika içinde ciltteki lokal reaksiyon (kızarıklık ve kabarma) ölçülerek alerjenin varlığı tespit edilir.
     
  • Kan Testleri (IgE Düzeyleri): Total IgE seviyesinin yanı sıra, spesifik IgE antikorlarının (RAST testi olarak da bilinir) kanda ölçülmesiyle hangi alerjene karşı hassasiyet geliştiği belirlenir.

İmmünolojik laboratuvar testleri

  • Kan Sayımı ve İmmünoglobulin Düzeyleri: Tam kan sayımı, bağışıklık hücrelerinin (lenfositler, nötrofiller) sayısını ve temel savunma proteinleri olan IgG, IgA, IgM gibi immünoglobulin seviyelerini kontrol etmek için yapılır. Düşüklükler immün yetmezliğe işaret edebilir.
     
  • Fonksiyonel Testler: T ve B lenfositlerin aktivasyon yeteneklerini, fagositer hücrelerin mikrop yutma kapasitesini değerlendiren ileri düzey immünoloji testleri, bağışıklık sisteminin ne kadar etkili çalıştığını gösterir.
     
  • Otoimmünite Belirteçleri: Hastanın kendi dokularına karşı antikor üretip üretmediğini anlamak için özel otoantikor testleri istenebilir.

Bu çok yönlü değerlendirme süreci sayesinde, uzman hekimler semptomların nedenini net bir şekilde ortaya koyar ve hastaya özel, hedefe yönelik tedavi yol haritasını çizer.

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Bölümü ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

İmmünoloji bölümü alerji testi yapar mı?

İmmünoloji bölümünde kişide meydana gelen şikayetlere bağlı olarak alerji varlığının belirlenmesi için alerji testi yapılabilir. Buna bölüm doktoru karar verir. 

İmmünoloji uzmanına gitmeden önce alerji testi yaptırmalı mıyım?

Hayır, alerji testleri genellikle İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları bölümünde, doktorun ilk muayenesi ve detaylı öykü alımından sonra planlanır. Doktorunuz, semptomlarınızın niteliğine göre hangi testlerin (deri testi mi, kan testi mi, yoksa yama testi mi) sizin durumunuz için en doğru bilgiyi sağlayacağına karar verecektir.

Alerjimin tedavisinde sürekli ilaç kullanmak zorunda mıyım?

Her alerji tedavisi ömür boyu ilaç kullanımını gerektirmez. Hafif vakalarda yalnızca semptomlar ortaya çıktığında ilaç kullanılırken, orta ve şiddetli vakalarda Alerjen Spesifik İmmünoterapi (AŞT) gibi temel nedenlere yönelik tedavilerle bağışıklık sistemini duyarsızlaştırma hedeflenir. Başarılı bir immünoterapi ile ilaç ihtiyacınız önemli ölçüde azalabilir.

İmmün yetmezlik sadece çocuklarda mı görülür?

Hayır. Primer immün yetmezliklerin bir kısmı doğuştan gelse de, bazı tipleri yetişkinlik döneminde özellikle enfeksiyonların sıklığı arttığında yeni fark edilebilir. Yetişkinlerde tekrarlayan ve antibiyotiklere yanıt vermeyen ciddi enfeksiyonlar, altta yatan bir immün yetmezlik olabileceği şüphesiyle mutlaka araştırılmalıdır.

Astım ve alerjik rinit her zaman birlikte mi görülür?

Çok yaygın bir birliktelik söz konusudur. Alerjik rinit (burun alerjisi), hava yolu inflamasyonunun üst kısmını temsil ederken, alerjik astım alt hava yollarını etkiler. Alerjik rinit tedavisinin yetersiz kalması, astım semptomlarının ortaya çıkma veya kötüleşme riskini önemli ölçüde artırır. Bu nedenle her ikisi de bütüncül bir immünoloji yaklaşımıyla yönetilmelidir.

Biyolojik tedaviler hangi durumlarda kullanılır?

Biyolojik ajanlar, geleneksel tedavilere rağmen kontrol altına alınamayan şiddetli kronik ürtiker, şiddetli atopik dermatit veya ağır astım vakalarında kullanılır. Bu tedaviler, bağışıklık sistemindeki spesifik inflamatuar molekülleri hedef alarak, hastalığın ana moleküler yolunu kesintiye uğratmayı amaçlar.

İmmünoloji bölümü, otoimmün hastalıklarla da ilgileniyor mu?

Evet, immünolojinin önemli bir alt dalı otoimmün hastalıkların incelenmesidir. Otoimmün hastalıklar, bağışıklık sisteminin hatalı bir şekilde kendi sağlıklı vücut dokularına saldırmasıyla oluşur. Doktorlar, bu tipik immün kaynaklı hastalıkların ayırıcı tanısında ve yönetiminde aktif rol oynar.

İmmünoloji bölümü neye bakıyor?

İmmünoloji, vücudun savunma sistemini inceleyen bilim dalıdır. İmmünoloji ve Alerji Bölümü, bağışıklık sisteminin aşırı çalıştığı durumları (alerjiler, astım, ürtiker), eksik çalıştığı durumları (primer immün yetmezlikler) ve yanlış çalıştığı durumları (otoimmün hastalıklar) teşhis ve tedavi eder. Kısacası, vücudu koruma görevini yerine getiren ancak bunu yaparken hata yapan veya aşırı tepki veren her türlü sistemi inceler ve yönetir.

İmmünoloji ve alerji aynı mı?

Hayır, tamamen aynı değildirler ancak aralarında sıkı bir ilişki vardır. İmmünoloji, bağışıklık sisteminin tamamını kapsayan geniş bilim dalıdır. Alerji ise, immünolojinin bir alt dalıdır ve spesifik olarak bağışıklık sisteminin zararsız maddelere karşı verdiği aşırı hassasiyet reaksiyonları ile ilgilenir. Tüm alerjiler immünolojik bir temele dayanır, ancak immünoloji aynı zamanda otoimmün hastalıklar veya immün yetmezlikler gibi alerji dışındaki durumlarla da ilgilenir.

İmmünoloji kan testi nedir?

İmmünoloji kan testleri, bağışıklık sisteminizin farklı bileşenlerini ölçer. En yaygın olanları şunlardır: Spesifik IgE Testleri, belirli alerjenlere karşı kanınızda ne kadar antikor bulunduğunu gösterir. Diğer önemli testler, temel savunma proteinleri olan IgG, IgA ve IgM düzeylerini ölçerek bağışıklık yetersizliğini yani immün yetmezliği saptar. Ayrıca, otoimmün hastalıkları veya hücre fonksiyonlarını değerlendirmek için özel antikor panelleri ve hücre sayımları da bu kapsamda çalışılır.

Güncelleme Tarihi : 26 Ocak 2026

Yayınlanma Tarihi: 29 Mayıs 2025

İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları Tedavileri

Bölüm Uzmanları

Anlaşmalı Kurumlar

Hastanelerimizin anlaşmalı olduğu özel sigorta şirketleri, tamamlayıcı sigortalar, diğer kurum ve şirket anlaşmalarını aşağıda bulabilirsiniz.

Sonuç bulunamadı.

    İletişim Formu

    Aşağıdaki İletişim formunu doldurarak hastanemiz ile ilgili bilgi talebinde bulunabilirsiniz.

    * Bu alan gereklidir.
    Sosyal Medya Hesaplarımız
    Canlı Destek Kolay Randevu Al
    Doktor Bul Randevu Al