Bölüm Hakkında
Çocuk Ortopedisi, çocuklarda görülen kas-iskelet sistemi sorunlarının tanı ve tedavisi ile ilgilenen Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nün bir alt dalıdır.Çocuklar, erişkinlerin küçük bir modeli değildir. Kemik, kas ve eklem yapısı o nedenle erişkinlerden farklıdır. Anatomik ve fizyolojik farklılıklar çocuk hastalarda tanı ve tedavide farklı yaklaşımlar izlenmesini gerektirmektedir. Erişkinlere oranla cerrahi dışı tedaviler daha sık kullanılabilmekle birlikte atlanan ya da geç tanı konulan birçok hastalık ilerleyen yaşlarda kalıcı kusurlara sebep olabilmektedir. Bu nedenle çocuk ortopedisti, çocukların büyüme plaklarının varlığını, hızlı kemik gelişimini ve çocuk kemiklerinin yeniden şekillenebilme potansiyelini de göz önünde bulundurarak hasta için en uygun tedaviyi planlamaktadır.
Çocuk Ortopedisi Nedir?
Çocuk ortopedisi uzmanlık alanı, hareket yeteneğinin temelini oluşturan kas-iskelet sisteminin çocukluk dönemindeki gelişim evrelerine odaklanır. Bu dönemin kritikliği, iskelet yapısının sürekli bir değişim ve büyüme içinde olmasından kaynaklanmaktadır. Çocuklardaki kemikler, yetişkinlere kıyasla daha esnek, daha az mineralize ve epifiz plakları adı verilen, kemik uzamasını sağlayan özel kıkırdak bölgelerine sahiptir. Bu anatomik farklılık, hem yaralanmaların hem de gelişimsel bozuklukların yetişkinlerden farklı seyretmesine ve farklı tedavi stratejileri gerektirmesine neden olur.
Bir çocuk ortopedi doktoru, bu dinamik süreci yönetmekle görev alır. Amaç, çocuğun maksimum fiziksel potansiyeline ulaşmasını sağlamak, kalıcı şekil bozukluklarını önlemek ve böylece çocuğun sosyal yaşama, eğitime ve spora tam katılımını desteklemektir. Çocuk ortopedi doktorları multidisipliner bir yaklaşımla; pediatristler, fizik tedavi uzmanları, radyologlar ve rehabilitasyon ekipleriyle yakın iş birliği içinde çalışırlar.
Çocuk ortopedi bölümü bünyesinde gerçekleştirilen tanı ve tedavi süreçleri, çocuğun yaşına, kemik yaşına ve genel gelişim durumuna göre kişiselleştirilir. Erken tanı ve müdahale, bu alanın en temel noktasını oluşturur. Çünkü büyüme çağında yapılan etkin bir müdahale, ileride cerrahi gerektiren büyük operasyonların önüne geçebilir.
Çocuk Ortopedisi Bölümünde Tanı Süreci ve Uygulanan Testler
Çocuk ortopedisi hastalıklarının doğru teşhisi, başarılı bir tedavi sürecinin ilk ve en önemli basamağıdır. Çocuk ortopedi doktorları, çocukların büyüme çağındaki dinamik yapısı nedeniyle, yetişkinlerde kullanılan rutin testlerin yanı sıra, büyüme potansiyelini değerlendiren spesifik yöntemlere de başvurur. Tanı süreci genellikle kapsamlı bir klinik değerlendirme ile başlar ve bu değerlendirme, spesifik görüntüleme ve laboratuvar testleriyle desteklenir.
Klinik değerlendirme ve fizik muayene
Muayene, çocuk ortopedi tanısında temel teşhis aracıdır. Bu aşamada hekimler aşağıdakileri titizlikle inceler:
- Anamnez (Öykü Alma): Aileden şikayetlerin başlangıcı, süresi, şiddeti, ağrının zamanlaması ve çocuğun gelişim basamaklarının detayları alınır. Kalıtsal hastalık öyküsü sorgulanır.
- Gözlem (İnspeksiyon): Çocuğun genel duruşu, yürüme şekli, omuz, sırt ve kalça hizalanmaları çıplak gözle değerlendirilir. Özellikle skolyoz ve bacak eğriliklerinin dışarıdan görünümü bu aşamada saptanır.
- Palpasyon (Elle Muayene): Bölgedeki hassasiyet, şişlik, sıcaklık artışı ve kas tonusu değerlendirilir.
- Fonksiyonel Testler: Kas kuvveti, eklem hareket açıklığı (ROM), esneklik ve özel testler uygulanır.
Görüntüleme yöntemleri
Görüntüleme, iskelet yapısının detaylı incelenmesini sağlar ve çocuk ortopedi alanında vazgeçilmezdir.
- Radyografi (X-Işınları): Kemik yapısındaki kırıkları, kemikleşme merkezlerini ve kemik şekil bozukluklarını değerlendirmede en sık kullanılan yöntemdir. Özellikle büyüme plaklarının durumu radyografilerle yakından takip edilir.
- Ultrasonografi (USG): Doğuştan kalça displazisi tanısında önemli bir standarttır. Yenidoğan döneminde, henüz kemikleşmemiş kıkırdak yapıları en net şekilde gösterir. Ayrıca eklem içi sıvıyı ve yumuşak dokuları değerlendirmede de kullanılır.
- Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Yumuşak doku lezyonlarını, kemik iliği ödemini ve Legg-Calve-Perthes hastalığı gibi kanlanma bozukluklarını değerlendirmede çok hassastır.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): Kemiğin üç boyutlu kesitlerini göstererek karmaşık kırıkların, eklem yüzeylerinin veya omurga anormalliklerinin özellikle skolyoz eğrilik açısının hassas ölçümü için detaylı analizde kullanılır.
Laboratuvar ve ileri testler
Bazı sistemik veya enfeksiyöz çocuk ortopedi hastalıkları için kan testleri tanıya yardımcı olur:
- Kan Testleri: Enfeksiyon şüphesinde, romatizmal durumlarda veya metabolik kemik hastalıklarının araştırılmasında kullanılır.
- Kemik Sintigrafisi: Perthes hastalığı gibi kan akımı bozukluklarını veya kemik tümörlerinin yayılımını değerlendirmede ek bilgi sağlar.
- Spesifik Değerlendirmeler: Serebral Palsi gibi nöromüsküler hastalıklarda, hastanın genel motor fonksiyonlarını ve cerrahi ihtiyacını belirlemek üzere EMG (Elektromiyografi) gibi nörolojik testler de çocuk ortopedi doktorlarının yönlendirmesiyle yapılabilir.
Çocuk Ortopedisi Bölümü Hangi Hastalıkları Tedavi Eder?
Bu grup, genellikle doğuştan gelen veya gelişimsel sorunları kapsar ve erken müdahale ile en iyi sonuçlar alınır.
Gelişimsel kalça displazisi
Kalça ekleminin düzgün gelişmemesi sonucu ortaya çıkan klinik bir tablodur. Normal kalça ekleminde femur başı (uyluk kemiğinin başı) asetabulum denen soket içine tam olarak yerleşmiş ve stabildir. Ancak kalça displazisinde bu yerleşim yetersiz olabildiği gibi femur başı asetabulumun tamamen dışında yani çıkık da olabilmektedir. Bu nedenle yenidoğan her bebek doğumsal kalça çıkığı açısından muayene edilmelidir. Doğumsal kalça çıkığı teşhisinde geç kalındığında ciddi sakatlıklar oluşabilmektedir. Doğumsal kalça çıkığı erken teşhis edildiğinde Pavlik bandaj ya da çeşitli ortezlerle kolayca tedavi edilebilmektedir. Ancak geç tanı konulan vakalarda tedaviler genellikle cerrahi yöntemlerle yapılabilmektedir.
Çarpık ayak (PEV)
Çarpık ayak, doğuştan gelen bir ayak deformitesidir. Ayak içe dönük ve bükülmüş bir şekilde durur. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte genetik yatkınlık ve anne karnındaki pozisyonel durumla ilişkili olabilmektedir. En yaygın tedavi yöntemi haftalık alçılamalardır. Ponseti alçılama yöntemi ile ayak aşamalı olarak düzeltilmektedir. Ortalama 4-6 alçılama sonrası ayakta düzelme sağlanmakta ve sonrasında ortez tedavisi ile devam edilmektedir. Tedavi edilmeyen ya da tedavisi geç başlanan çocuklarda ciddi ayak deformiteleri ve yürüyüş bozukları karşımıza çıkabilmektedir.
Serebral palsi (Beyin felci)
Serebral Palsi, bebeğin henüz olgunlaşmasını tamamlamamış beyin dokusunda meydana gelen beyin hasarını ve buna bağlı ortaya çıkan klinik tabloyu tarif etmektedir. Bu hasar anne karnında doğum öncesi, doğum sırasında ya da doğumdan sonraki erken dönemde (genellikle ilk 2 sene) meydana gelebilmektedir. SP’li bebeklerde motor gelişim aşamalarında gecikme (oturma, dönme, yürümenin gecikmesi gibi) en sık görülen bulgulardır. Bunun dışında duruş bozukluğu, vücudunun bir yanını daha sık kullanma eğilimi ve kasların fazla gergin ya da gevşek olması gibi durumlar görülebilmektedir.
SP’li çocuklarda;
- Botoks uygulamaları
- Ayak ve el şekil bozukluklarının düzeltilmesi
- Kas uzatma ve tendon transferi ameliyatları
- Diz büküklüğüne yönelik kemik ameliyatları
- Kalça çıkıklarının tedavisi ve çıkığı önleyici cerrahiler
- Omurga şekil bozukluklarının tedavisi
bulunmaktadır.
Uygulanan cerrahilerin bir kısmında hastanın motor kabiliyetinin arttırılması hedeflenirken bir kısmında da ortez, tekerlekli sandalye kullanımının daha rahat hale getirilmesi, eklem çıkıklarının önlenmesi ve ağrı şikayetlerinin ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.
Düz tabanlık (Pes planus)
Ayak kavisinin yetersizliği ve düzleşmesi sonucu görülen klinik tablodur. Genellikle ayaktaki bağ, kas ve tendon yapılarının farklı sebeplerden dolayı zayıflaması sonucunda ayak kavisi yetersizdir ve ayağın medial denen iç kısmı yük vermekle birlikte yere temas etmektedir. Düztabanlık yaygın ve genellikle ağrısız bir durumdur ve toplumda sık görülmektedir. Bebeklerde ve küçük çocuklarda düztabanlık görülmesi normaldir, çünkü ayak kavisi henüz tam anlamıyla gelişmemiştir. Büyümeyle birlikte 10’ lu yaşlara kadar ayak kavisi oluşabilmektedir. Erken dönemde genellikle takip, germe ve güçlendirme egzersizleri ve semptomatik tedaviler gerekirken, ileri yaşlarda ciddi düz tabanlığı olan özellikle nörolojik hastalıklara ikincil gelişmiş düz tabanlıkta cerrahi işlemler uygulanabilmektedir.
Skolyoz
Omurganın yana doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Genellikle ergenlik döneminde görülse de erken çocukluk döneminde de görülebilmektedir. Omuz dengesinin bozulması ve kalça asimetrisi, postür bozukluğu ve bazen de sırt ağrısı gibi belirtilerle kendini göstermektedir. Skolyoz nedenleri arasında doğumsal omurga anomalileri, genetik faktörler, nörolojik hastalıklar ve travmalar bulunmakla birlikte idiopatik dediğimiz grupta bilinen bir sebep olmadan da skolyoz görülebilmektedir. Hafif vakalar fizik tedavi ve schroth egzersizleri gibi özel egzersizler ile takip edilirken, yüksek eğriliklerde korse ve cerrahi müdahale gerekebilmektedir. Erken teşhis, tedavi sürecinin başarısını artırmaktadır.
Doğuştan brakial pleksus felci (OBPP)
Brakial pleksusu oluşturan sinir yapılarının (C5, C6, C7, C8 ve T1) doğum esnasında zedelenmesi sonucu, üst ekstremitede kısmi veya tam felç durumu ile seyreden klinik bir tablodur. Türkiye’de görülme sıklığı 1000 canlı doğumda %0,9 olarak bildirilmiştir. OBPP’ li hastaların büyük kısmı takip ve fizik tedavi ile kendiliğinden iyileşmekte, ancak ciddi yaralanması olan hasta grubunda ciddi engellilik kalabilmektedir. Klinik seyir, yaralanmanın tipi (nöropraksi, rüptür, avülsiyon vb.) ve etkilenen kökler (üst, orta, alt ve total brakial pleksus felci) ile yakından ilişkilidir. Ciddi yaralanması olan hastalarda cerrahi sinir tamirleri ve ilerleyen süreçlerde tendon transferleri gerekebilmektedir.
Legg-calve-perthes hastalığı
Kalçada geçici bir kan akışı kaybı olduğunda gelişen ve topallama, yürürken güçlük çekme gibi belirtilerle ortaya çıkan bir hastalıktır. Özellikle 4 ila 8 yaş arasındaki çocuklarda görülen Perthes hastalığı, kalça rahatsızlığı olarak bilinmektedir. Femurun yuvarlak başına (uyluk kemiği) geçici bir kan akışı kaybı olmasıyla kemiğe oksijen sağlayamaz. Bu bölgeye kan akışının durması kemik hücrelerinin ölmesine sebep olmaktadır. Bu duruma aynı zamanda osteonekroz veya avasküler nekroz denmektedir. Uzun süre kan akışı sağlanmadığı durumda femur başında çökme ve dolayısıyla şekil bozukluğu ortaya çıkmaktadır. Perthes hastalığı tedavisi, çocuğu yaşına ve hastalığın evresine bağlı olarak farklılık gösterebilmektedir. Genellikle 6-8 yaş altı çocuklar ameliyatsız tedavi edilebilmektedir. Ancak hastalığın evresine ve seyrine bağlı olarak cerrahi tedaviler gerekebilmektedir. Ameliyatlarda amaç femur başının düzgün bir şekilde iyileşmesini sağlamaktır. Ameliyat sonrası çocuğun iyileşme sürecinin hızlanması için genellikle fizik tedaviye gerek duyulabilmektedir.
Kemik şekil bozuklukları ve eğrilikleri
Kas iskelet sistemini etkileyen birçok hastalık alt ve üst ekstremitede şekil bozukluklarına neden olabilmektedir. Bunlar arasında doğumsal kemik anomalileri; travmanın neden olduğu bozukluklar; çeşitli metabolik hastalıklar ve genetik temelli iskelet displazileri en yaygın görülenleridir. Pediatrik çağda görülen şekil bozukluklarının, tedavi edilmesi gereken bir durum mu, yoksa normal gelişimin bir parçası mı olduğunun ayırt edilmesi önemlidir. Bu kararın verilmesi çocuğu fazla tetkik ve tedavilerden koruduğu gibi ailenin yaşayacağı telaş ve korkuyu da ortadan kaldırmaktadır. Cerrahi bir yöntem ile tedavi edilmesi gereken bir sorunun ortaya konması sonrası uygulanabilecek farklı teknikler bulunmaktadır. Bu tekniklerin bir kısmı çocukluk çağına özel iken, büyük bir bölümü erişkin hastalarda görülen şekil bozukluklarına da uygulanabilmektedir.
Çocukluk çağı iskelet- kas sistemi yaralanmaları
Çocuklarda travmalar ciddi yaralanmalara sebep olabilmektedir. Bu travmaların %10-25’inin kırık vakaları olduğu bilinmektedir. Kızlarda kırıklar en sık 11-12 yaşlarda, erkeklerde ise 13-14 yaşlarda görülmektedir. Çocuk kırıklarına yaklaşım da erişkinlere uygulanan yaklaşımdan farklılık göstermektedir. Çocukların kemiklerinin iyileşme potansiyeli daha yüksek ve yeniden şekillenebilme yeteneğinin olması alçı ve atel ile tedavi edilebilme şansını artırmakla birlikte bazı kırıkların cerrahi tedavi edilmesi gerekmektedir. Aksi halde ilerleyen yaşlarda kalıcı kusurlar kalabilmektedir. Çocuklara özel üretilmiş implantlar sıklıkla kullanılmaktadır.
Enfeksiyonlar ve tümörler
Çocuk ortopedi alanı, enfeksiyonlar ve kemik tümörleri gibi ciddi sistemik hastalıkların iskelet üzerindeki etkilerini de yönetir.
Osteomiyelit (kemik iltihabı) ve Septik Artrit (eklem iltihabı) hızla ilerleyebilen ve kalıcı hasar bırakabilen durumlardır. Akut ve agresif antibiyotik tedavisi ve bazen cerrahi drenaj gerektirir.
Osteosarkom veya Ewing Sarkomu gibi kötü huylu tümörlerin cerrahi tedavisi, kemiğin kurtarılması veya ampütasyon kararları ve takibi bu bölümün uzmanlık alanına girer. Benign yani iyi huylu tümörlerin yönetimi de bu kapsama dahildir.
Çocuk Ortopedisi Tedavi Yöntemleri Nelerdir?
Çocuk ortopedi doktorları, her çocuğun bireysel büyüme potansiyelini maksimize etmek için geniş bir tedavi skalası kullanır. Tedaviler temel olarak konservatif ve cerrahi olmak üzere iki ana gruba ayrılır.
Konservatif tedavi yöntemleri
Bu yaklaşımlar, en az girişimsel olan ve büyümeyi destekleyen yöntemlerdir.
- Gözlem ve Düzenli Takip: Özellikle fizyolojik durumlarda veya başlangıç evresindeki gelişimsel bozukluklarda, büyüme dönemini izlemek ve müdahale zamanlamasını belirlemek esastır.
- Alçı ve Bandaj Uygulamaları: Çarpık ayak tedavisinde kullanılan Ponseti yöntemi ve kalça çıkığı tedavisinde kullanılan Pavlik bandajı, bu yöntemin en başarılı örnekleridir. Kırıkların immobilizasyonunda da temel rol oynar.
- Ortez ve Tabanlıklar: Ayak, diz veya omurga desteği için kullanılan özel cihazlardır. İçe basma, O-bacak veya X-bacak deformitelerinin ilerlemesini durdurmak veya desteklemek amacıyla kişiye özel üretilirler.
- Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon: Kas dengesizliklerini gidermek, hareket açıklığını artırmak ve ameliyat sonrası iyileşmeyi hızlandırmak için kritik öneme sahiptir. Serebral palsi gibi nöromüsküler durumlarda temel dayanak noktasıdır.
Cerrahi tedavi yöntemleri
Konservatif yöntemlerin yetersiz kaldığı, ağrıya neden olan veya kalıcı deformite riski taşıyan durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelir.
- Büyüme Plaklarını Kontrol Etme (Epifizyodez): Bacak uzunluk farklarını dengelemek amacıyla, uzaması devam eden kemiğin büyüme plağına küçük implantlar yerleştirilerek büyüme geçici veya kalıcı olarak durdurulur.
- Osteotomi: Kemiklerin yanlış pozisyonunu düzeltmek için kemiğin kesilip, doğru pozisyonda tekrar sabitlenmesi işlemidir. O-bacak/X-bacak düzeltmeleri ve kalça deformitelerinde sıkça kullanılır.
- Yumuşak Doku Cerrahileri: Kas ve tendonların uzatılması veya transferi ile fonksiyonel kazanım hedeflenir.
- Omurga Cerrahileri: İlerleyici ve ciddi skolyoz vakalarında, omurganın düzeltilmesi ve bu pozisyonun kalıcı hale getirilmesi için enstrümantasyon (metal çubuk/vida uygulaması) ve füzyon ameliyatları uygulanır.
- Tümör Rezeksiyonu: Kemik tümörlerinin çıkarılması ve ardından kemik veya eklem replasmanları için uygulanır.
Ne Zaman Bir Çocuk Ortopedi Doktoruna Gidilmeli?
Çocuk ortopedisi uzmanlarına başvurunun zamanında yapılması, tedavi başarısını doğrudan etkiler. Ailelerin, çocuğun gelişim süreçlerini yakından izlemesi ve aşağıdaki belirtilerden herhangi birini fark ettiklerinde mutlaka bir çocuk ortopedi doktorları ekibine danışması önerilir:
- Yürüyüş Bozuklukları: Topallama, parmak ucunda yürüme (kalıcı ise), içe veya dışa aşırı basma, dengesiz yürüme.
- Asimetriler: Bir omuzun diğerinden daha yüksek olması, bir kalçanın diğerinden farklı durması veya gövdenin bir tarafa eğik durması.
- Bacak Uzunluk Farkı Şüphesi: Çocuğun koşarken veya yürürken sürekli bir bacağını yukarı çekme eğilimi göstermesi.
- Ağrı: Büyüme ağrısı ile karıştırılmamak ile birlikte bacak, diz, kalça veya ayaklarda dinlenmekle geçmeyen, aktivite ile artan kronik ağrı şikayetleri.
- Hareket Kısıtlılığı: Diz, kalça ve omuz gibi bir eklemini tam açıp kapatamama veya zorlanma.
- Şişlik ve Hassasiyet: Herhangi bir travma olmaksızın bir kemik veya eklem bölgesinde şişlik, kızarıklık veya dokununca aşırı hassasiyet olması.
- Doğumsal Şüpheler: Doğum sonrası kalça ultrasonunda anormallik saptanması veya doğumda belirgin bir el/ayak şekil bozukluğunun gözlemlenmesi.
Çocuk ortopedi, yalnızca bir tedavi alanı değil, aynı zamanda çocuğun yaşam kalitesini ve özgüvenini doğrudan etkileyen bir gelişim desteğidir. Bu nedenle, şüphelenilen her durumda erken değerlendirme, uzun vadede en iyi sonucu getiren yoldur.
Çocuk Ortopedisi ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Çocuk ortopedisi hangi yaş aralığına bakar?
Çocuk ortopedi, genellikle doğumdan itibaren iskelet gelişimini tamamlamış kabul edilen ergenliğin sonuna (yaklaşık 16-18 yaş) kadar olan dönemdeki tüm hastalarla ilgilenir. Ancak, doğumsal kalça çıkığı gibi durumlar bebeklik döneminde başlar, skolyoz ise ergenlik çağında en aktif takibi gerektirir.
Çocuk ortopedisi neye bakar? Çocuk ortopedi hangi hastalıklarla ilgilenir?
Çocuk ortopedisi uzmanları, doğumdan ergenlik döneminin sonuna kadar olan yaş grubundaki bireylerin kemik, eklem, kas, tendon ve bağ dokusuyla ilgili tüm problemlerine bakar. İlgilendiği ana konular; Doğuştan Kalça Çıkığı ve Çarpık Ayak gibi doğumsal anomaliler, Skolyoz ve bacak eğrilikleri (O-bacak, X-bacak) gibi gelişimsel bozukluklar, Serebral Palsi ve Spina Bifida gibi nöromüsküler kaynaklı ortopedik sorunlar, çocukluk çağı kırıkları ve spor yaralanmaları, ayrıca kemik ve eklem enfeksiyonları ile tümörlerdir. Temel olarak, çocuğun sağlıklı büyümesini ve hareket yeteneğini engelleyen her türlü kas-iskelet sistemi sorununu ele alır.
Büyüme ağrısı ile ortopedik bir sorun arasındaki farkı nasıl anlayabilirim?
Büyüme ağrısı genellikle akşam veya gece ortaya çıkar, iki taraflı olabilir ve ertesi sabah ağrı tamamen kaybolur. Oysa bir çocuk ortopedi hastalığı genellikle tek taraflıdır, yürüme veya aktivite ile tetiklenir, dinlenmekle geçmez, eklemde şişlik veya hareket kısıtlılığı eşlik eder. Şüphe durumunda mutlaka bir çocuk ortopedi doktoru tarafından değerlendirilmelidir.
Çocuklarda görülen düz tabanlık tedavi edilmeli midir?
Çoğu çocukluk dönemi düz tabanlık sorunu fizyolojiktir ve tedavi gerektirmez. Ancak, çocuğun yürüme sırasında ağrı yaşaması, ayak bileğinde aşırı dönme yapması veya ayak kemiğinin sert ve hiç oluşmaması durumlarında, çocuk ortopedi doktorları tarafından kişiye özel tabanlıklar veya egzersiz programları önerilebilir.
Çocuk ortopedi bölümünde uygulanan ameliyatlar çocuğun büyümesini etkiler mi?
Çocuklarda uygulanan cerrahilerde, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda, büyüme plaklarının korunmasına azami dikkat gösterilir. Büyümenin korunmasının mümkün olmadığı veya deformiteyi düzeltmek için büyümenin durdurulmasının gerektiği durumlarda, cerrahi teknikler çocuğun kalan büyüme potansiyeli hesaplanarak planlanır. Uzunluk farkı düzeltme cerrahileri gibi bazı işlemler, büyümeyi doğrudan etkileyecek şekilde tasarlanabilir.
Pediatrik ortopedi ile çocuk ortopedisi arasında fark var mıdır?
Pediatrik ortopedi terimi, çocuk anlamına gelen pediatri kelimesinden türemiştir ve çocuk ortopedisi terimi ile tamamen aynı anlama gelir. Her iki ifade de, bebeklikten ergenliğe kadar büyüme ve gelişme çağındaki çocukların kemik, eklem ve kas-iskelet sistemi hastalıkları ve yaralanmalarıyla ilgilenen uzmanlık alanını tanımlar. Dolayısıyla, bir çocuk ortopedi doktoru aynı zamanda bir pediatrik ortopedi uzmanıdır ve uyguladığı tanı ve tedavi yöntemleri aynı uzmanlık bilgisini gerektirir.
Güncelleme Tarihi : 30 Nisan 2026
Yayınlanma Tarihi: 24 Mart 2025
Çocuk Ortopedisi Hastalıkları
Bölüm Uzmanları
Hastanelerimiz
Anlaşmalı Kurumlar
Hastanelerimizin anlaşmalı olduğu özel sigorta şirketleri, tamamlayıcı sigortalar, diğer kurum ve şirket anlaşmalarını aşağıda bulabilirsiniz.
Sonuç bulunamadı.
Aşağıdaki İletişim formunu doldurarak hastanemiz ile ilgili bilgi talebinde bulunabilirsiniz.