Hipertiroidi Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Hakkında Her Şey!

Hipertiroidi Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Hakkında Her Şey!

Tirot bezi sağlıklı ve enerji dolu bir vücut için çok önemli hormonlar üretir. Tiroit hormonlarının çok ya da az çalışması, hormonların yapısındaki bozulma pek çok tiroit rahatsızlığına neden olmanın yanı sıra metabolizma hızında değişiklikle birlikte hayat kalitesinin de olumsuz etkilenmesine yol açmaktadır. Memorial Sağlık Grubu Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü uzmanları, tiroit bezinden aşırı derecede tiroit hormonu salgılanması anlamına gelen hipertiroidi hakkında bilgi verdi.

Hipertiroidi Nedir?

Hipertiroidi, tiroit bezinin salgıladığı tiroit hormonlarının fazla çalışması ve kanda fazla tiroit bulunması anlamına gelir. Halk arasında zehirli guatr olarak da bilinen hipertiroidi; aşırı terleme, sıcağa dayanıksızlık, çarpıntı gibi belirtilerle kendini gösterir. Laboratuvar testlerinde T3 ve T4’ün yüksek, TSH seviyesinin ise düşük olduğu tablo “hipertiroidi” olarak tanımlanmaktadır. Tiroit bezinin zamanla olması gereken boyutundan daha fazla büyümesi ise guatr, guatr içerisinde büyüyen yumrular “nodül” olarak adlandırılmaktadır. Guatrın başlıca belirtileri; boyunda şişlik, bası hissi, dar ve kısa boyunlu kişilerde, horlama ve nefes darlığı olarak sıralanabilir.

Hipertiroidi Belirtileri

Kişinin iştahlı olmasına rağmen kilo kaybı yaşaması, özellikle istirahatte artış gösteren nabız sayısının 100 ve üzerine çıkması, terleme, ellerde titreme, uyku ve adet düzensizlikleri hipertiroidi belirtileridir. Genel olarak tiroit bezinin çok çalışması şu belirtilerle kendini gösterir;

  • Çarpıntı
  • Kilo kaybı
  • Kaslarda zayıflık
  • Saçlarda incelme ve dökülme
  • Uykusuzluk
  • Nemli cilt ve ciltte incelme
  • Aşırı terleme
  • Bağırsak hareketlerinde artış ve ishal
  • Adet düzeninde bozulma
  • Sinirli ve tahammülsüz olma durumu
  • Gözlerde ileri doğru fırlama
  • Sıcağa tahammülsüzlük
  • Erkeklerde meme büyümesi
  • Tiroit bezinde büyüme (guatr) oluşması
  • Kemik erimesi
  • Hiperaktivite
  • Libido kaybı
  • Ciltte kırmızı yumrular
  • Aşırı susama

Hipertiroidi Nedenleri ve Risk Faktörleri

Hipertiroidi graves hastalığı, sıcak nodüller, tiroit bezinin iltihaplanması ve tiroit kanseri gibi nedenlerle oluşabilir. Aşırı iyot alınması, aşırı tiroit hormonu alınması ve genetik faktörler de hipertiroide neden olur. Hipertiroid kadınlarda erkeklere oranla daha sık görülür.

Tiroit bezinin nedeni bilinmeyen otoimmün bir hastalığıdır. Vücut tiroit bezine karşı TSH resetör antikoru üretir ve bu antikorlar tiroit bezini uyararak aşırı hormon üretmesine neden olur. Graves hastalında özellikle gözlerde öne doğru fırlama oluşur. Hipertirodi hastalarının %80'ninde Graves hastalığına rastlanır.  Tiroit nodülleri tiroit bezini içinde gelişen yumrulardır. Genellikle hasta tarafından boyunda şişlik olarak fark edilir. Nodüllerin yüzde 90'ı iyi huyludur. Hamilelerde de yüksek hCG seviyesi veya yüksek tiroit stimülasyonu yapan hCG’ye bağlı olarak kimi zaman hipertiroidi gelişebilir.

Graves Hastalığı

Hızlı çalışan tiroit bezleri çoğunlukla Graves hastalığının varlığını da gösterir. Bağışıklık sisteminin bir hastalığı olarak görülen Graves hastalığında, vücut kendi kendine reaksiyon gösterir. Tiroit bezinden aşırı salgılanan tiroit hormonu ile metabolizma hızlanır, nabız yükselir ve hasta ne yaparsa yapsın kilo alamaz. Egzoftalmus adı verilen gözlerin dışarı doğru çıkık durması da Graves hastalığının beraberinde gelir.  Graves hastalığının tedavisi antitiroit ilaçları ve daha ileriki seviyelerde radyoaktif iyot ve cerrahi ile tamamlanır.

Graves hastalığının ilaç ile tedavisi genellikle 1-2 yıl kadar sürer. Yüksek dozlarda başlayan ilaç tedavisine, hastalık düzene girdikçe normal dozda devam edilir. Graves hastalığında iyileşme oranı %50’dir. Ancak Graves hastalığı iyileşmeden bir yıl sonra yeniden tekrarlayabilir. Bu durumda radyoaktif iyot ya da cerrahi tedavi seçeneklerinden biri uygulanır.

Hipertiroidi Başka Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Hipertiroidi tedavi edilmezse hastada kilo kaybı devam eder; kalpte ritim bozukluğu, kalp yetmezliği, iltihap veya enfeksiyon sırasında tiroit krizi, şok ve ölüm ile karşı karşıya kalınabilir. Hızlı çalışan tiroit bezleri osteoporoz (kemik erimesi) gibi hastalıklara da neden olabilmektedir.

Hipertiroidi Tanısı

Hipertiroidi tanısı için kanda tiroit hormonlarına (T3 ve T4) ve TSH düzeyine bakılır. Eğer kanda T3 ve T4 yüksek, TSH düşük çıkarsa hipertiroidi teşhisi konur. Bunun yanı sıra tiroit bezi içinde fazla tiroit üreten bölgeyi değerlendirmek için tiroit sintigrafisinden yararlanılabilir. Tiroit sintigrafisi ile aynı zamanda nodüllerin kontrolü de yapılır. Sintigrafi, çok düşük doz radyoaktif iyot verilerek yapılmaktadır. Tiroit sintigrafisinde fazla iyot tutan nodüller “sıcak nodül”, az iyot tutan nodüller “soğuk nodül” olarak değerlendirilir. Sıcak nodüllerin kötü huylu hücre içerme ihtimalleri daha düşüktür. Tiroit bezini ayrıntılı şekilde görüntüleyebilmek için tiroit ultrasonografisi,ekokardiyografi ve göz muayenesi de yapılır.

Hipertiroidi Tedavisi

Hipertiroidi kanda yüksek olan tiroit hormonlarını normal düzeye getirmek için antitiroidi ilaçları ile tedavi edilir. Geçici hipertiroidi hastalarına semptomatik tedavi (antienflamatuvarlar veya beta blokerler) uygulanır. Hipertiroidi kalıcı ise Basedow-Graves hastalığı da beraberinde geleceği için toksik otonom fonksiyone eden tiroit nodülleri ve toksik multinodüler guatr kesin tedavi gerektirir. Bazı ilaçlar sadece hipertiroidi semptomlarını tedavi etmek için kullanılır. Bu ilaçların direkt tiroit fonksiyonları üzerine etkisi yoktur. İlaç tedavisine başladıktan 6-8 hafta sonra hormonların durumuna göre ilaç dozu ayarlaması yapılır. 1,5-2 ayda bir kontroller yapılarak en az 9 ay – 1 yıl ilaç tedavisi devam eder. İlaçlar sadece doktor kontrolünde bırakılabilir.

Halk arasında atom tedavisi olarak da bilinen iyot tedavisi tiroit bezinin fazla çalıştığı ve tiroit kanseri ameliyatlarından sonra uygulanmaktadır. Ağız yoluyla alınan radyoaktif iyot, mide ve bağırsak sisteminde emildikten sonra tiroit hücreleri tarafından tutulmaktadır. Alınan iyot, tiroit hücrelerinin tahrip ederek büyüme yeteneklerini köreltmektedir. Tiroit bezinin fazla çalışmasıyla ortaya çıkan guatr ve Basedow-Graves hastalığında iyot tedavisi genellikle en uygun tedavi şeklidir. Kullanılan radyoaktif iyotun dozu düşük olduğu için hastanın evine gitmesinde bir sıkıntı bulunmamaktadır. Radyoaktif iyot tedavisinde herhangi bir cerrahi işlem uygulanmadığı için iz kalmamaktadır. Bununla birlikte;

  • Cerrahi işlemlerin tersine tiroit hormonları yüksekken bile uygulanabilir.
  • Kalp yetmezliği ya da farklı kalp sorunları olanlarla diyabet hastalarında rahatlıkla kullanılabilir.
  • Herhangi bir cerrahi işlem uygulanmadığı için ses telleri ve kalsiyum bezeleri zarar görmez

Düşük doz radyoaktif iyot tedavisi alacak hastaların tiroit ilaçlarını almadan ve aç karna hastaneye gelmeleri gerekmektedir.

Radyoaktif iyot uygulaması öncesi tedavinin etkinliğinin azalmaması için hastaların; balık, kabuklu deniz ürünleri, iyotlu tuz içeren gıdalar ya da kolalı içecekleri tüketmemesi gerekmektedir. Bunun yanında içeriğinde iyot bulunun ilaçlar da tedavi öncesinde kesilmedir. Tedavinin etkileri bittikten sonra hastanın beslenme bakımından her hangi bir kısıtlamaya gitmesine gerek bulunmamaktadır.

Hastalarda tedavi sırasında genellikle yan etki görülmemekle birlikte nadiren bulantı veya tükürük bezlerinde geçici iltihaplanma yaşanabilmektedir. Bol su içilmesi, limon gibi besinlerin tüketilip sakız çiğnenmesi yan etkilerin kısa sürede ortadan kaldırılmasına yardımcı olmaktadır. Hamileler ve iyotu vücuttan atmakta zorlanan diyaliz hastalarının radyoaktif iyot tedavisi alması uygun bulunmamaktadır.

Hipertiroidide Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Hipertiroidi hastalarının iyottan yoksun beslenmeleri ve sigara içmemeleri en önemli beslenme kuralıdır. Hipertiroidi tedavisinde ilaç kullanırken kilo alma durumu oluşabilir. Bu nedenle nişastalı, şekerli gıdalardan uzak durmak faydalıdır.  Bağışıklık sitemini güçlendirmek de hipertiroidi hastaları için hastalığın seyrini etkileyen faktörlerdendir.  Hipertiroidi hastalarının bu önerilere dikkat etmesi gerekir;

  • Sarımsak, mantar ve brokoli sofranızda sıklıkla bulunmalıdır.
  • Probiyotik içerek yoğurt ve faydalı yağlar mutlaka her gün tüketilmelidir.
  • Omega 3 almak için haftada bir, iki kez balık tüketimi tavsiye edilir.
  • Çay, kahve ve asitli içeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Glisemik indeks diyeti hipertirodi için faydalı olabilir.

Hamilelikte Hipertiroidi

Geçmişte hipertiroidi tedavisi gören ya da ailesinde hipertiroidi olan kadınlar hamilelik öncesinde ve süresince mutlaka uzman kontörlünde tiroit hormonlarını takip etmelidir. Eğer gebelik öncesinde kişide nodül varsa hamilelikten önce biyopsi yapılması gerekir. Çünkü hamilelik döneminde nodüller büyüyebilir ve hem anne adayını hem de bebeği olumsuz etkilenebilir. Hipertiroidi düşük yapma olasılığını da hastalığın seviyesine göre artırabilir.

Hamilelikte genellikle Basedow-Grasev hastalığına bağlı olarak hipertiroidi ortaya çıkar. Hamilelikte ortaya çıkan hipertiroidi, bebeğin tiroit bezinin de fazla çalışmasına yol açar. Anne aldığı antitiroit ilaçlarla tedavi olurken bu ilaçlar plasentadan bebeğe de geçer. Ayrıca hamilelik sırasında hipertiroidi tedavisinde radyoaktif iyot uygulanmaz. Eğer ameliyat gerekiyorsa, bunun için gebeliğin 20’inci haftasını doldurması beklenir.

 

Güncellenme Tarihi: 22 Ağustos 2017Yayınlanma Tarihi: 22 Ağustos 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

CANLI DESTEK