Burun Tıkanıklığı Neden Olur ve Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer?

Burun Tıkanıklığı Neden Olur ve Burun Tıkanıklığı Nasıl Geçer?

Burundan soluk alıp vermek, sağlıklı bir vücut ve solunum sistemi için çok önemlidir. Orta kulağın havalandırılması, koku alma fonksiyonları, havanın ısıtılıp, nemlendirilmesi bakımından da burundan nefesin önemi büyüktür. Özellikle kulak, burun, boğaz rahatsızlıklarında ve mevsim geçişlerinde sıkça rastlanan burun tıkanıklığı hem çocuklarda hem de yetişkinlerde hayat kalitesinin ve sağlığın bozulmasına neden olmaktadır. Memorial Sağlık Grubu Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Bölümü uzmanları, burun tıkanıklıklarının nedenleri ve burun tıkanıklıklarının tedavisi hakkında bilgi verdi.

Burun Tıkanıklığı Nedir? Burundan nefes almak neden önemlidir?

Nefes alma organımız olan burun sayesinde içeri giren hava, akciğerlere ulaşmadan önce ısıtılır, nemlendirilir ve temizlenir. Burnun yapmış olduğu bu arıtma ve iklimlendirme görevi, akciğer ve genel vücut sağlığı için oldukça önemlidir. Halk arasında “burun etleri” olarak bilinen ve “konka “ adı verilen, burun boşluklarının yan taraflarında bulunan oluşumların bu konuda çeşitli görevleri vardır. Buruna giren hava, konkaların arasından geçer. Bu geçiş belirli bir zaman aldığından, içeri giren hava, ağızdan alınan havaya göre daha etkili olarak ısıtılır. Ayrıca yine bu yapıları oluşturan hücrelerin üzerinde bulunan ince “titrek tüyler” sayesinde, havada bulunan tozlar, polenler ve bakteriler filtre edilmiş olur. Burada yapışkan özelliği bulunan salgılar da (mukus örtüsü) havada bulunan alerjen ve mikropların büyük çoğunluğunu tutar, akciğere gitmelerini önler. Burun tıkanıklığına bağlı olarak burun solunumun yapılmadığı durumlarda ve ağızdan nefes alındığında ise bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilmektedir. Ağız solunumu, atmosfer havasının koşullarını değiştirmeden, içeri giren havayı doğrudan boğaz ve akciğerlere ulaştırır.

Burun Tıkanıklığı Nedenleri Nelerdir?

Burun tıkanıklığının bilinen en sık nedeni kıkırdak-kemik eğrilikleri, diğer adıyla “deviasyon” diye bilinse de aslında daha sık karşılaşılan neden, burun eti şişmesi (konka şişmesi) veya “rinit” denilen çeşitli nezle tipleridir. Bunları takiben çeşitli sinüzit tiplerine bağlı da burun tıkanıklıkları olabilir.

Halk arasında kemik eğikliği olarak bilinen, burun boşluğu orta bölmesinin bir tarafa doğru eğik olması haline septum deviasyonu denilir ve genellikle burun boşluğu yan duvarlarında bulunan yumuşak dokuların (konkaların) şişmesi ile birlikte olduğunda burun tıkanıklığı daha şiddetlidir. Kemik eğikliği burun içerisinden yapılan bir ameliyatla düzeltilmeyi gerektirebilir. Yetişkin burun tıkanıklıklarının diğer önemli sebepleri; sinüzitler, alerjik koşullar, polipler, horlama-apne sendromu ve daha nadiren iyi ve kötü huylu tümörlerdir.

Burun tıkanıklığına neden olan konka şişmeleri, hava kirliliği olan bölgelerde yaşayanlarda, sigara kullananlarda, alerjik nezlesi olanlarda, sinüzit hastalarında ve burun damlası bağımlılarında sıklıkla görülür. Son dönemlerde artış gösteren bu durumun nedenleri arasına, ofis ortamında çalışanların maruz kaldığı sağlıksız klima koşulları da eklenmiştir. Konka şişmeleri, bazen tek başlarına burun tıkanıklığı yapacak kadar etkili olabilir bazen de burun eğrilikleri ile beraber görülebilir. Özellikle burun eğrilikleri ile beraber burun tıkanıklığının görüldüğü durumlarda, deviasyon ameliyatı ile birlikte konkalara çeşitli müdahaleler yapılır. Ancak tıp teknolojisindeki gelişmeler, konkalara daha etkin yaklaşılmasını sağlayan cihazların çeşitlenmesini kolaylaştırmıştır. Bu durumda şiddetli bir burun eğriliğinin bulunmadığı hastalarda, sadece burun etlerine uygulanacak girişimlerle, burun solunumu açılabilmektedir.

Burun tıkanıklığı olan hasta şikâyetleri nelerdir?

  • Burun tıkalı olduğu için sürekli ağız solunumu yapmak zorunda kalır. Bu da boğaz enfeksiyonları ve farenjiteneden olur.
  • Horlama ve uyku bozuklukları gelişir.
  • Akciğer ve kalp problemlerini ağırlaştırır
  • Sabahları ağız kuruluğu gelişir
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları olur
  • Psikolojik sorunlar gelişmesine yatkınlık olur
  • Ses kalitesi bozulur ve burundan konuşma gelişir
  • Çocuklarda geceleri altını ıslatma problemleri olur
  • Yol yürüme, merdiven çıkma gibi olağan fiziksel hareketler güçleşir
  • Spor yaparken, ağır fiziksel etkinlikler güçleşebilir

Burun tıkanıklığının kendisi başlı başına bir belirtidir ya da burun akıntısı, geniz akıntısı, burundan konuşma, koku kaybı, horlama, yüz ve baş ağrısı, çocuklarda yüzde ve dişlerde şekil bozukluğu, işitme kaybı, kişilik değişimleri gibi belirtilerle beraber bulunabilir.

Bebeklerde Burun Tıkanıklığı

Bebekler solunum yapmak için çoğunlukla burnunu tercih eder. Burunları tıkandığında ise uyarmak için hemen ağlamaya başlar. Tıkanıklık açılır açılmaz da yeniden burun solunumu yapmaya devam eder. Burundan soluk almak dışında karın bölgesi her soluk alışta dışarı doğru bombeleşir. İçgüdüsel olarak gelişen bu solunum şekli doğru bir solunum şeklidir. Derin nefes alındığında diyafram kası kasılarak akciğerlerin genişlemesine katkıda bulunur ve bu nedenle karın dışarıya doğru bombeleşir. Eğer sığ ve yetersiz soluk alıp verme işlemi yapılıyorsa bu durum gerçekleşmez. Burun solunumu ayrıca derin soluk alınabilmesine de yardımcı olur. Ağız solunumu yapanlarda yardımcı solunum kasları da devreye girer. Bu kasların çalışması, özellikle çocuklarda duruş (postür) bozukluklarına neden olabilir.

Burun Tıkanıklıklarının Çocuklardaki Nedenleri:

Bebeklerde burun tıkanıklığı çok önemli ve hayati bir belirtidir. Burun içerisi ve geniz ile ilgili bir gelişme anomalisi nedeniyle ortaya çıkabilmektedir. Bu durum doğumdan hemen sonra hastane koşullarında tanınarak gerekli önlemler alınır. Bebeklik ve çocukluk dönemi burun tıkanıklıklarının en sık rastlanılan nedeni ise halk arasında “geniz eti” denilen adenoid büyüklüğüdür. Geniz etinin burun boşluğunu tamamen tıkıyor olması ya da orta kulak ve/veya sinüslerle ilgili hastalıklara yol açması,  ameliyatla tedaviyi gerektirir. Bu ameliyat teknik olarak küçük, fakat özellikli bir ameliyat olarak kabul edilir, başarısı da yüksektir. Çocuk burun tıkanıklıklarının önemli bir sebebi de çocuk sinüzitleridir. Bu durum özellikli ve sabırlı bir ilaç tedavi sürecini gerektirir. Alerjik sebepler ve bazı gelişimsel anatomik koşullarda da burun tıkanıklığı yapabilir. Çocuklarda tek taraflı burun tıkanıklığı ve akıntısı burun içerisine sokulmuş bir yabancı cisim nedeniyle olabileceği için ayrıca dikkat çekici kabul edilmelidir. Nadiren çocuklarda burun tıkanıklıkları iyi veya kötü huylu tümörlere bağlı olabilir.

Hamilelikte Burun Tıkanıklıkları

Hamilelerin yaklaşık üçte birinde alerji veya bilinen nezle-grip gibi hastalıklar olmadığı halde, burun tıkanıklığı görülebilir. Bu duruma “hamilelik nezlesi”, veya “hamilelik riniti” adı verilir. Hamilelik nezlesi genellikle hamileliğin son 6 haftasında veya 2’inci ayında ortaya çıkar ve başlangıcından iki hafta kadar sonra belirtiler tamamen ortadan kaybolur. Ancak bazı hamilelerde burun tıkanıklığı, tüm gebelik dönemi boyunca olabilir ve hatta doğum sonrası da bir süre devam edebilir.

Hamilelik nezlesinde burun tıkanıklığı ile birlikte genellikle burun akıntısı da olur. Burun tıkanıklığı nedeniyle gece ağız solunumu yapıldığından boğazda kuruluk oluşur. Ayrıca beraberinde gece nefes alınamıyormuş hissi, öksürük ve uykusuzluğa yol açabilir. Mukoza şişmesi ve sonuçta sinüs boşluklarının havalanmasında azalmaya bağlı olarak baş ağrısı da gelişebilir. Hamilelikte burun tıkanıklığı yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

Burun Tıkanıklığı Tedavisi

Burun tıkanıklığı tedavisinde cerrahi girişim önemli bir seçenektir. Burnun orta bölmesi eğriliği ve burun yan duvar etlerinde büyümelere cerrahi yöntemle müdahale edilebilir. Ancak konka şişmesi ile ilgili nezle, rinit ve alerjik rinit gibi sorunlarda mutlaka KBB uzmanı tarafından ilaç tedavisi uygulanmalıdır.  Burun tıkanıklığı ameliyatı, burun tıkanıklığının kişinin yaşam kalitesini büyük oranda etkilediği durumlarda, sürekli ağız solunumu ile horlamanın görüldüğü durumlarda yapılmalıdır. Burun tıkanıklığı tanısında endoskopik muayene çok önemlidir. Endoskopi sonrası ek patolojilerin tespiti için tomografik inceleme gereklidir.

Burun bölmesinin eğriliği; hem çevresindeki yüz kemiklerinin farklı gelişimlerine bağlı çekilmeler sebebiyle hem de doğum sırasında ve erken çocukluk döneminde oluşabilen darbeler sonucu oluşur. Eğer eğrilik, burun solunumunun engellenmesi ve horultulu solunuma,  baş ve yüz ağrısına, tekrarlayan sinüs iltihaplarına, horlamaya ve orta kulağı havalandıran östaki borusu nezlesi ve orta kulak iltihaplarına eğilime sebep oluyorsa yine cerrahi işlem uygulanmalıdır. 

Radyo frekans cerrahisi ile burun tıkanıklıkları çok daha sağlıklı şekilde tedavi edilebilmektedir.  Yüksek frekanslı bir elektrik akımı olan radyofrekans dalgaları, dokuda, odak alanda sınırlı ve etkili bir ısı oluşturmaktadır. Lazer ve radyofrekans yardımı ile yapılan konka ameliyatları ile hastanın aynı gün taburcu edilmesi ve çoğu kez tampon kullanımının gerekmemesi gibi belirgin üstünlükler de önemli gelişmelerdir. Hasta ameliyattan bir gün sonra günlük yaşantısına dönebilmektedir.

Bu oluşturulan kontrollü yara izi yapısı, dokuda büzüşmeye ve buna bağlı olarak yumuşak damağın yukarı çektirilmesine ve de hava pasajının genişletilmesine sebep olur. Bu uygulamada, birkaç seanslık tedavi ile horlamada belirgin düzelme sağlanmaktadır. Ayrıca, basit ağrı kesicilerle giderilebilen, kısa süreli ağrı dışında hastayı kısıtlayıcı bir olumsuz etki gözlenmemektedir. Aynı uygulama dil kökündeki büyümeler için de kullanılabilmekte ve böylece apne nöbetleri engellenebilmektedir. Radyofrekansın horlama cerrahisinde bir diğer kullanım yeri burun yan etlerinin küçültülmesi (konka redüksiyonu) operasyonlarıdır. Burada da kanama riski hemen hiç olmadığı için buruna tampon koyma gereği yoktur. Ellman-Surgitron cihazıyla, muayenehane koşullarında yapılan çeşitli, uygulamalar sonucunda horlama ve apnede % 70-90 arasında başarı sağlanabilmektedir.

Burun tıkanıklıklarında kullanılan bir başka yöntem de “Holmium Yag Lazer”d,r. Bu yöntem ile alt konka küçültme cerrahisi, endoskopik bakış altında, hastanın şişmiş olan alt konkasını özellikle en fazla şiştiği bölgelerde küçültülmesidir. Konkanın kritik yerlerinde birkaç milimetre genişliğinde ve birkaç milimetre derinliğinde çalışarak, mukoza adı verilen örtücü dokuya çok zarar vermeden Holmium Yag lazer kullanılarak yapılır. 20 yılı aşkın süredir uygulanan bu yöntem oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Lazerle konka ameliyatı genel anestezi gerektirir ve İki taraflı burun içi çalışması yaklaşık 20- 30 dakika sürmektedir. Genellikle aynı gün taburcu olunur.

Burun Tıkanıklığına Ne iyi Gelir?

  • Sigara içmeyi bırakın ve sigara içilen ortamlardan uzak durun.
  • Süt içmek mukus üretimi arttıran önemli bir faktör olduğu için burun tıkanıklığı döneminde daha az içmeyi deneyin.
  • Zencefil ve limonun içinde olduğu bitki çayları da burun tıkanıklığınızı rahatlatabilir.
  • Deniz tuzu burun tıkanıklığına iyi geldiği için imkânınız varsa denize girin ya da deniz tuzu kullanarak burnunuza çekin ve sümkürün.
  • Bulunduğunuz odayı nemli tutmak da iyi gelebilir. Bunun için odanızda kaynayan bir su bulundurabilirsiniz. Ya da buhar makinesi de kullanılabilir.
  • Burun tıkanıklığı döneminde C vitamini tüketmek çok önemlidir.
  • Bebekler için burun aspiratörü kullanmak da çok faydalıdır.
Güncellenme Tarihi: 13 Ekim 2017Yayınlanma Tarihi: 13 Ekim 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

CANLI DESTEK