Kardiyoversiyon; kalp ritminin bozulduğu durumlarda, kalp ritmini normale döndürmek için hastaya elektriksel şok verilmesi işlemidir. Bu işlem, hastanın genel sağlık durumuna bağlı olarak acil durumlarda veya ilaç tedavisi ile düzelmeyen durumlarda uygulanır. Özellikle hızlı atriyal fibrilasyon veya ventriküler taşikardi gibi vakalarda kardiyoversiyon işleminin uygulanması gerekli olabilir.
- Kardiyoversiyon Nedir?
- Normal Kalp Ritmi Nedir?
- Aritmi Nedir ve Kalp Ritmini Nasıl Etkiler?
- Kardiyoversiyon Hangi Durumlarda Uygulanır?
- Kardiyoversiyon Nasıl Yapılır?
- Hangi Durumlarda Acil Kardiyoversiyon Gerekebilir?
- Kardiyoversiyon Türleri Nelerdir?
- Kardiyoversiyon Öncesi Değerlendirme Nasıl Yapılır?
- Kardiyoversiyon Öncesi Hangi Testler Yapılabilir?
- Kardiyoversiyon Sonrası Süreç Nasıldır?
- Kardiyoversiyonun Olası Riskleri Nelerdir?
- Kardiyoversiyon için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilmeli?
- Kardiyoversiyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Kardiyoversiyon Nedir?
Kardiyoversiyon; kalbin elektrik sistemindeki anormallikler sonucu gelişen ve kalp ritmi bozukluklarına yol açan aritmileri tedavi etmek amacıyla uygulanan tıbbi müdahaledir. Bu müdahaledeki temel amaç, kalbin kulakçık veya karıncıklarından kaynaklanan anomali uyarılarının etkisiz hale getirilmesi ve kalbin sinüs düğümünün eski sağlığına kavuşmasını sağlamaktır. Anormal derecede hızlı veya düzensiz atan kalbe elektrik akımı verilerek ya da antiaritmik ilaçlar kullanılarak tedavi edilmesi hedeflenir.
Normal Kalp Ritmi Nedir?
Normal kalp ritmi, tıbbi adıyla sinüs ritmi olarak adlandırılır ve kalbin sağ kulakçığında bulunan sinoatriyal (SA) düğümün düzenli elektrik sinyalleri üretmesidir. Sağlıklı bir yetişkinde dinlenme halindeki normal ritim dakikada 60 ile 100 atım arasında kabul edilir. Üretilen elektrik sinyalleri sırasıyla kulakçıklara ve ardından karıncıklara yayılım gösterir. Böylelikle kalbin düzenli bir şekilde kasılmasını ve vücuda yeteri miktarda kan pompalanması gerçekleşir.
Aritmi Nedir ve Kalp Ritmini Nasıl Etkiler?
Aritmi, kalbin atış hızının veya kalp ritminin bozulmasıdır. Kalp çok hızlı atıyorsa taşikardi, çok yavaş atıyorsa bradikardi olarak adlandırılır. Bazı kişilerde ise kalp tamamen düzensiz bir şekilde atabilir. Elektriksel iletim sistemindeki bozulmalar sonucu gelişen aritmi, hastalarda nefes darlığı, baş dönmesi ve aşırı kalp çarpıntısı gibi şikayetlere yol açar. Ağır vakalarda ise organların yetersiz kanlanmasına, kalpte pıhtı oluşumuna ve felç gibi ciddi problemlere neden olabilir.
Kardiyoversiyon Hangi Durumlarda Uygulanır?
Kardiyoversiyon, kalbin alt veya üst odacıklarından kaynaklanan ve ilaca ya da kendiliğinden düzelmeyen hızlı kardiyoversiyon ritimleri söz konusu olduğu durumlarda başvurulan bir işlemdir. Özellikle düzensiz ve şiddetli kalp çarpıntısı gibi belirtilere neden olan bazı hastalıklarda bu uygulamaya başvurulması gereklidir. Kardiyoversiyon şu durumlarda uygulanır:
- Atriyal Fibrilasyon: Kalbin üst odacıklarının düzensiz, çok hızlı ve koordinasyonsuz bir şekilde titreşmesidir. Atriyal fibrilasyon, en sık görülen ritim bozukluğu türleri arasında yer alır ve kalbin kanı etkili bir şekilde pompalayamamasına, kulakçık içinde kanın pıhtılaşmasına ve felç riskinin artmasına yol açar.
- Atriyal Flutter: Kulakçıklarda atriyal fibrilasyon durumuna benzer şekilde gelişen ancak daha düzenli ve belirli bir elektriksel döngü izleyen kalp ritim bozukluğu türüdür ve bu ritim bozukluğunda kulakçıklar yaklaşık olarak dakikada 250-350 kez kasılabilir.
- Atriyal Taşikardi: Atriyal taşikardi, kalbin kulakçıklarındaki odaklardan kaynaklanan ve kalbin dakikadaki atım sayısının çok fazla artış göstermesine neden olan düzenli kalp ritim bozukluğu türüdür.
- Supraventriküler Taşikardi: Kalbin karıncıklarının üzerinde kalan alanlardan kaynaklanan, aniden başlayan ve aniden biten, nabzın dakikada 150-250 seviyelerine kadar yükselmesine neden olan bir sağlık problemidir.
- Nabzı Olan Monomorfik Ventriküler Taşikardi: Kalbin alt odacıklarından kaynaklanan son derece ciddi bir ritim bozukluğu türüdür. Nabzı olan ancak hastanın genel durumunu bozan ventriküler taşikardi durumlarında kardiyoversiyon uygulamasının gerçekleştirilmesi gereklidir.
Kardiyoversiyon Nasıl Yapılır?
Kardiyoversiyon işlemi öncesinde hastaya damar yolu açılır ve hastanın tansiyon, nabız, oksijen seviyesi düzenli olarak kontrol edilir. İşlem esnasında genellikle hastalara genel anestezi uygulanır ve hasta, anestezinin etkisindeyken göğüs duvarının ön ve arka kısımlarına ya da göğsün sağ üst ve sol alt tarafına elektrot pedleri yerleştirilir. Kardiyoversiyon cihazı, hastanın EKG ritmi ile senkronize edilerek cihaz üzerinden kalbe düşük enerjili bir elektrik akımı gönderilir. Bu akım, düzensiz elektriksel odakları durdurur ve kalbin kendi doğal iletim sistemine dönmesini sağlar.
Hangi Durumlarda Acil Kardiyoversiyon Gerekebilir?
Aritmiye bağlı olarak hastanın organ kanlanması bozulduğunda acil müdahale gerekir. Hastanın tansiyonunun kritik seviyelere düşmesi ile şoka girmesi, şiddetli göğüs ağrısı ve akut koroner sendrom bulgularının başlaması ya da ani akciğer ödemi ve ağır nefes darlığı belirtilerinin oluşması halinde acil kardiyoversiyona başvurulabilir. Aynı zamanda acil kardiyoversiyon gerektiren durumlar arasında göz kararması, bayılma, zihin bulanıklığı da yer alır.
Kardiyoversiyon Türleri Nelerdir?
Kardiyoversiyon; hastanın genel sağlık durumuna, kan basıncı seviyesine, mevcut ritim bozukluğunun tipine ve şikayetlerin hayati tehlike oluşturup oluşturmamasına göre farklı türlere sahiptir. Hangi türün uygulanması gerektiğine uzman hekimler tarafından karar verilmesi gereklidir. Kardiyoversiyon türleri şunlardır;
- Elektriksel Kardiyoversiyon: Göğüs duvarına yerleştirilen elektrotlar yardımıyla kalbe belirli bir dozda elektrik verilmesi, elektriksel kardiyoversiyon olarak adlandırılır. Bu işlem sırasında elektriksel kardiyoversiyon cihazı, kalbin kasılma anını algılayarak şoku tam vaktinde uygular.
- İlaçla Kardiyoversiyon: Elektrik şoku kullanılmadan, damar yoluyla verilen veya ağızdan alınan antiaritmik ilaçlar yardımıyla kalp ritmi bozukluğunun düzeltilmesi, ilaçlı kardiyoversiyon türüdür. Genellikle hastanın genel durumunun stabil olduğu ve elektriksel müdahaleye gerek olmadığı vakalarda bu türün uygulanması tercih edilir.
- Planlı Kardiyoversiyon: Hastanın hayati fonksiyonlarının stabil olduğu; pıhtı kontrolü, açlık süresi, kan sulandırıcı kullanımı gibi detayların planlandığı kardiyoversiyon türüdür.
- Acil Kardiyoversiyon: Hastanın kan basıncının düştüğü; göğüs ağrısı, akciğer ödemi veya şuur bulanıklığının eşlik ettiği hayati tehlike arz eden ritim bozukluklarında hastaya uygulanan acil bir tıbbi müdahaledir.
Kardiyoversiyon Öncesi Değerlendirme Nasıl Yapılır?
İşlem öncesinde hastaların genel sağlık durumu detaylı bir şekilde değerlendirilir. Özellikle kardiyolojik hastalık türlerinin değerlendirilmesi gereklidir. Bu süreçte hastanın ritim bozukluğu probleminin ne zaman başladığı, belirtiler, aile geçmişinde kalp rahatsızlıklarının bulunup bulunmadığı sorulur. Eğer aritmi 48 saatten uzun süredir devam ediyorsa veya süresi bilinmiyorsa kulakçıklarda pıhtı oluşma riski yüksektir. Bu durumda hastaya işlem öncesinde en az 3-4 hafta boyunca kan sulandırıcı ilaç kullanması önerilebilir.
Kardiyoversiyon Öncesi Hangi Testler Yapılabilir?
Kardiyoversiyon sırasında veya sonrasında gelişebilecek hayati komplikasyonları önlemek için işlem öncesinde kapsamlı bir değerlendirme yapılır. Bu aşamada uygulanan testler; ritim bozukluğunun türünü belirlemek, kalbin anatomik ve fonksiyonel yapısını incelemek, kulakçıklar içinde pıhtı varlığını değerlendirmek amacıyla uygulanır. Öncelikle hastalardan elektrokardiyografi çekimi talep edilir. Böylelikle ritim bozukluğu türünün değerlendirilmesi yapılır.
Daha sonrasında ise kalbin kapak yapısı, odacıkların boyutları ve kalbin kasılma gücünü değerlendirebilmek için ekokardiyografi çekimi gerçekleştirilir. İşlem öncesinde hastanın kan değerlerinin kontrol edilebilmesi için kan testi ve transözofageal ekokardiyografi çekimi de talep edilir.
Kardiyoversiyon Sonrası Süreç Nasıldır?
İşlem tamamlandıktan sonra hasta bir süre istirahat eder ve anestezinin vücuttan atılması beklenir. Bu sırada hastanın kalp ritmi ve kan basıncı düzenli olarak kontrol edilir. Hasta kendini iyi hissettiğinde ise taburcu işlemleri gerçekleştirilir. İşlem esnasında hastaya verilen bazı ilaçların etkisi ise 24 ile 48 saat boyunca sürebilir. Bu nedenle birkaç gün boyunca istirahat önerilir. Kardiyoversiyon sonrasında hastaya reçete edilen ilaçların ise düzenli olarak kullanımına dikkat edilmelidir.
Kardiyoversiyonun Olası Riskleri Nelerdir?
Kardiyoversiyon genellikle güvenli olarak kabul edilen bir işlemdir ancak her işlemde nadiren de olsa bazı komplikasyonlar oluşabilir. Kardiyoversiyon işleminde kalp normal ritmine döndüğünde, kulakçıkta daha önceden pıhtı oluşmuşsa pıhtı atması yaşanabilir. İşlem sonrasında tekrar kalp ritim bozukluğu oluşabilir ya da farklı ritim bozukluğu türleri görülebilir. Bunların haricinde ise işlem esnasında takılan elektrot pedler nedeniyle ciltte tahriş, hassasiyet ve hafif cilt yanıkları oluşma riski söz konusudur. İşlem esnasında tansiyon düşüklüğü yaşanabilir.
Kardiyoversiyon için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilmeli?
Kalp ritminde düzensizlik, ani gelişen kalp çarpıntısı, nefes darlığı veya ritim bozukluğu şikayetleri söz konusu ise hastanelerin kardiyoloji bölümünden randevu alınması gereklidir. Daha ciddi vakalarda ise hastanın direkt olarak acil servise götürülmesi ve direkt olarak kardiyoversiyon işleminin gerçekleştirilmesi gerekli olabilir.
Kardiyoversiyon ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Kardiyoversiyon ile defibrilasyon aynı şey midir?
Hayır, kardiyoversiyon ve defibrilasyon farklı durumlarda kullanılan iki ayrı uygulamadır. Kardiyoversiyon, nabzı olan ve EKG'de belirlenebilir bir kalp kasılması bulunan ritim bozukluklarında uygulanır. Defibrilasyon ise ventriküler fibrilasyon gibi nabızsız ritim problemlerinde yüksek dozda elektrik verilmesi ile gerçekleştirilen bir yöntemdir.
Kardiyoversiyon ile ablasyon farkı nedir?
Kardiyoversiyon, o anki ritim bozukluğunu ortadan kaldırarak kalbi normal sinüs ritmine döndüren anlık bir müdahaledir. Hastalığın tedavi edilmesini sağlamaz. Ablasyon ise kasık damarlarından girilerek ritim bozukluğuna yol açan sağlık probleminin tedavi edilmesini sağlar.
Kardiyoversiyon ağrılı bir işlem midir?
Hayır, kardiyoversiyon ağrılı bir işlem değildir. İşlem öncesinde kişiye genel anestezi uygulandığı için işlem süresince herhangi bir ağrı ya da acı hissi yaşanmaz. Anestezi verilmeden işlemin yapılması halinde ise ağrı hissi meydana geleceği için anestezi uygulamasına başvurulur.
Kardiyoversiyon sırasında anestezi yapılır mı?
Evet, işlem uygulanmadan önce hastalara genel anestezi uygulanır ve anestezi etkisini gösterdiğinde işlem yapılır. Hastanın bilincinin tamamen kapalı olduğu kardiyak arrest gibi çok acil durumlarda anestezi verilmeden direkt olarak müdahale edilmesi gerekli olabilir.
Kardiyoversiyon ne kadar sürer?
Kardiyoversiyon işlemi birkaç saniye içerisinde gerçekleşir. Ancak hastanın hazırlanması, sedasyon uygulanması, şokun verilmesi ve hastanın uyanması dahil tüm süreç ortalama olarak 45 dakika sürebilir. İşlem süresi aynı zamanda kardiyoversiyon işleminin türüne bağlı olarak da uzayıp kısalabilir.
Kardiyoversiyon sonrası aynı gün eve dönülür mü?
Evet, planlı elektriksel kardiyoversiyon yapılan hastalar işlemden kısa bir süre sonra normal yaşantısına dönebilir. Planlı olmayan türlerde ise hastaların bir süre hastanede, müşahede altında kalması gereklidir. Hastanede yatış süresi ise hastanın sağlık durumuna bağlı olarak değişkenlik gösterir.
Kardiyoversiyon sonrası ritim tekrar bozulabilir mi?
Evet, kardiyoversiyon kalbin o anki ritmini düzeltir fakat ritim bozukluğuna yol açan temel problemin tedavisini sağlamaz. Bu nedenle işlem sonrasında ritmin tekrar bozulma riski vardır. Bu riski azaltmak için hastaların reçete edilen ilaçları düzenli olarak kullanması, doktor kontrollerine gitmesi ve ritmin bozulmasına neden olan hastalığın tedavi edilmesi gereklidir.
Güncelleme Tarihi : 22 Temmuz 2026
Yayınlanma Tarihi: 22 Temmuz 2026
*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."