Haşimato Hastalığı Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Haşimato Hastalığı Nedir, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Son yıllarda adını sıkça duyduğumuz Haşimato hastalığı, bağışıklık sisteminin bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi vücuda zarar veren antikorları tiroit bezine yönlendirerek yok etmeye çalışmasıdır. Haşimato hastalığı tüm dünyada yaygın olarak görülen hipotiroidinin ve pek çok başka rahatsızlığın başlıca sebebidir ve ne yazık ki genellikle çok geç teşhis edilir. Memorial Ataşehir Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Erol Bolu, tiroit nodülleri, haşimato hakkında bilgi verdi.

Haşimato Hastalığı Nedir?

Haşimato, tiroit bezinin otoimmün; yani kişinin kendi koruma mekanizmasını, tiroit dokusunu bir yabancı olarak tanıması ile ortaya çıkan bir tiroit hastalığıdır. Bu durum tiroit hormon fazlalığı yani hipertiroide yol açabilmekle beraber yıllar içinde tiroid hormon yetmezliğine de neden olabilmektedir. Haşimato hastalığı 1912 yılında Japon bilim adamı Akira Haşimato tarafından tanımlandığı için bu ismi almıştır.

Haşimato hastalığı durumunda vücut tiroit bezini yok etmek için çok miktarda anti-TPO antikoru ve anti-tiroglobulin antikoru üretir. Bu antikorlar tiroit bezine bağlanarak tiroit hücrelerini harap eder. Bu arada tiroit bezine birçok iltihap hücresi birikir. İltihap sonucu tiroit hücreleri tahrip olur ve tiroit hormonu azalmaya başlar. Tiroit bezinin küçülmesiyle ortaya hormon yetmezliği çıkar.  İlk dönemde hastada ufak bir guatr ve kanda anti-TPO antikor yüksekliği varken TSH, T3 ve T4 hormonları normaldir. Daha sonra zaman içinde hastalık ilerledikçe önce başlangıç halinde tiroit yetmezliği sonra tam tiroit yetmezliği gelişir.

Haşimoto Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Haşimatoyu gösteren bir klinik bulgu yoktur. Haşimato hastalığının oluşturduğu tiroit hormon fazlalığı ve daha sıklıkla tiroit hormon yetmezliğine bağlı bulgular kişileri doktora götürmektedir. Haşimato da görülen belirti ve bulgular hastalığın kendine özgün değildir. En belirgin haşimato belirtileri ise şöyledir;

  • Sıklıkla kilo alma,
  • Cilt kuruluğu,
  • Kolay üşüme,
  • Yorgunluk,
  • Kramplar,
  • Seste değişiklik
  • Ve kabızlıktır.

Bu belirtiler pek çok hastalıkta da görülebileceği için genellikle haşimatoyu tespit etmek zordur. Haşimato belirtilerinden nabız sayısında düşüklük, hareketlerde yavaşlama, unutkanlık, işe odaklanmada zorluk, yavaş konuşma, gözaltlarında yüzde şişme, saç dökülmesi,  solukluk, iştahsızlık, depresyon, sinirlilik, dilde büyüme, adet düzensizlikleri de hastalarda sıklıkla görülebilir.

görülebilmektedir. İleri düzeyde hipotirodi olan hastalarda; akciğer ve kalp zarlarında sıvı toplanması, karpal tünel sendromu, uyku apnesi, göğüslerden süt gelmesi veya bu olmaksızın prolaktin hormonunda yükselme, cinsel istekte azalma ve kan sodyum düşüklükleri de haşimato belirtilerinden sayılır.

Haşimato hastalığında kolesterol düzeyi genelde yüksek olur. Bu nedenle hasta da kalp damar hastalıkları da görülebilir. İlerlemiş haşimato vakalarında kalp zarında(perikardit), akciğerde(plörezi) ve karında su toplaması(asit) görülebilir.

Haşimato Nedenleri Ve Risk Faktörleri

Haşimato hastalığının temel nedeni bağışıklık sisteminin yanlış bir algılama ile kendi dokularını yabancı olarak tanımlaması ve o dokulara karşı (tiroit) müdafaa yapmaya çalışmasıdır. Bu mekanizma ile tiroit dokusu tahrip olmaya başlar. Bu grup hastalıklara otoimmün hastalıklar denilmektedir. Hedef alınan organ tiroit olduğunda en sık karşımıza çıkan “Haşimato tiroidi” olmaktadır. Bu tahrip olma sırasında ilk önce sağlıklı tiroit hücreleri parçalanır ve dolaşıma kimi zaman yavaş yavaş kimi zaman daha hızlı bir şekilde tiroit hormonu boşalır. Başlangıçta tiroit hormon fazlalığı daha sonra tahrip olan dokuların giderek artması ile tiroit hormon yetmezliği oluşur.

Haşimato, özellikle kadınlarda daha sık görülmektedir. Östrojen ve genetik yatkınlık risk faktörleri arasındadır. Genç-orta yaş grubunda daha sık görülmekle birlikte her yaşta ortaya çıkabilir. Tiroit hormon yetmezliği ya da tiroit hormon fazlalığı bulgularının oluşma hızı ile de ortaya çıkma yaşı değişebilir. Çocuklarda da görülmesi mümkündür. Erkeklerde daha seyrek olmakla beraber, erkeklerdeki tiroit hormon yetmezliği sebeplerinin ilk sıralarındadır. Gebe veya gebelik planlayan kadınlar, tekrarlayan düşük ve ölü doğum hikayesi olanlar, tip 1 diyabetli hastalar, otoimmün hastalığı olanlar (vitiligo, sjögren sendromu, sistemik lupus eritematozus, romatoid artrit vb.), down sendromu, turner sendromu ve ailede otoimmün tiroit hastalığı öyküsü olanlar, guatr ve/veya anti-TPO pozifliği olanlar, lityum, amiodaron, IF-α, sunitinib, sorafenib gibi ilaçları kullananlar, açıklanamayan hiperprolaktinemi, açıklanamayan hiperkolesterolemi, açıklanamayan kansızlık, kalp yetmezliği olan kişilerde haşimoto araştırılmalıdır.

Haşimato Testleri

Haşimato hastalarının büyük bir kısmında tiroit hormonları (FT3, FT4, TSH ) normal seviyededir. %10 civarı hastada ise hipotiroidi gözlenir.(FT3, FT4 düşük, TSH yüksek). Hastaların çoğunda yaşam boyu Anti TPO, Anti TG antikorları bulunur. Bu antikorlar ilk zamanlarda olmasa bile ileriki dönemlerde hipotiroidi gelişeceğini haber verir.  Haşimato hastalığı kandaki tiroit ve antikor değerleri ile ultrasonografi ile teşhis edilebilir. Tespit edilen nodüllerin iyi huylu olup olmadığını anlamak için ultrasonografi altında iğne biyopsisi yapılması gerekebilir.

Guatr, Tiroit ve Haşimato Hastalığı Arasındaki Farklar Ve İlişki Nedir?

Tiroit boynumuzda solunum ve yemek borusunun önünde tiroit hormonu üreten birbiriyle bağlı iki parçadan oluşan endokrin bir organdır. Vücudumuzdaki metabolik faaliyetlerden, beyin ve sinir sistemi ile ilişkili faaliyetlerden, büyüme ve gelişmeden, üreme fonksiyonlarının gelişiminden ve devamından sorumludur. Guatr sebep ne olur ise olsun tiroit bezinin büyümesidir. Haşimato hastalığı ise bu tiroit bezinin vücudumuzdaki müdafaa sistemi tarafından yabancı bir organ olarak tanımlanıp orta ve uzun dönemde tiroit bezinin hormon üretme yeteneğinin kaybına dolayısı ile yüzde 85-90 tiroit hormon yetmezliği ile sonuçlanan otoimmün bir hastalıktır. Haşimato hastalığında zaman zaman tiroit hormon üretiminin arttığı dönemler de olur.

Haşimato Hangi Hastalıklara Neden Olur?

Haşimoto hastalığı eğer hipotiroide yol açtıysa hipotiroidin şiddetine ve süresine bağlı olarak kilo fazlalığı, kabızlık, cilt kuruluğu, saç dökülmesi, tırnak bozulmaları, kan yağlarında yükseklik (kolesterol, trigliserid) ve dolayısı ile kalp damar hastalıklarına giden süreci hızlandırır. Uykuya meyil zihinsel faaliyetlerde yavaşlamaya neden olur. Haşimoto hastalığı ile birlikte ve birbirlerine eşlik edebilecek hastalıklar olarak tüm otoimmün hastalıklar sayılabilmektedir. Bunların bir kısmı endokrin organlara bağlı (böbreküstü bezi; diyabet) bir kısmı kas iskelet sistemi hastalıkları (romatizmal hastalıklar) bir kısmı depresyona kadar gidebilecek psikiyatrik hastalıklar olabilir. Yine haşimoto hastalığında tiroit bezinin yapısında bozukluklar neticesinde hem geçici hem de gerçek takibi gereken tiroit nodülleri olabilir. Tiroit nodülleri mutlaka takip edilmelidir.

Haşimato Hastalığında Beslenme Nasıl Olmalıdır?

Haşimato hastalığı ile ilgili özgün bir diyet yoktur. Ancak sağlıklı beslenmek her hastalıkta olduğu gibi haşimato için de çok önemlidir. Ortamda iyot fazlalığının bu hastalıkları tetiklediğine dair çalışmalar olmakla beraber şu ana kadar bunun doğruluğu gösterilememiştir. Selenyum alımı ile düzeldiğine dair yayınlar da vardır. Selenyum, haşimato hastalığında yükselen antikorları azaltabilmekte ancak hastalığın klinik olarak tiroit hormon yetmezliğine gidişini değiştirememektedir. Kısacası kesin bir faydası görülememektedir. Bu dönemde glutensiz beslenme önerilmektedir. Bunun da direkt olarak haşimato hastalığının gidişini değiştirdiği gösterilememiştir. Beslenme ile ilgili söylenmesi gereken en önemli husus; hipotiroidi nedeni ile tiroit hormonu başlanmış olan hastaların ilaçlarını aç karnına almaları ve beraberinde tiroit hormon ilacının emilimini bozabilecek kepekli, yoğurt ve süt gibi emilimi bozacak gıdaları aynı öğünde almamaları olmalıdır. 

Haşimato Hastaları Nasıl Tuz Kullanmalıdır?

Haşimato hastalarının nasıl tuz kullanmaları gerektiği çok merak edilen bir konudur. Hastalığı iyodun tetiklediği söylenmekle beraber bu tümüyle doğrulanamamış bir konudur. İyodun, ortaya çıkmış tanısı konulmuş bir haşimato tiroidinin klinik gidişinde olumlu ya da olumsuz bir etkisi yoktur. Zaten iyot yetmezliği yaşanan ülkemizde genel olarak tuz kullanımını kısıtlama yönünde bir eğilimin de giderek arttığı bir dönemdeyiz. Haşimato tiroidinin anne adayı genç hanımlarda da daha sık görüldüğü düşünülürse genç nesillerin iyot eksikliği ile tekrar karşılaşmaması için iyotsuz tuz kullanılmalı gibi bir mesaj vermek doğru olmaz. İyotlu tuz kullanılabilir.

Haşimato Tedavisi

Haşimato hastasının tiroit hormon eksikliği ve fazlalığı ile ilgili klinik yakınmalarını bilmesi önemlidir. Bu klinik belirtiler aynı hastada farklı zaman dilimlerinde bulunabilir. Bu durumunda doktora danışılmalıdır. Eğer tiroit hormon yetmezliği (hipotiroidi) ve hekim tiroit hormonu başlamış ise TSH hormonu normal sınırlar içine çekilinceye kadar 6-8 hafta aralar ile doz ayarlaması yapılır. Normal sınırlar içine girdikten sonra doz ayarlama yapılmaktadır. 4-6 ay ara ile kontrollere devam edilmelidir. Çünkü hastanın beslenmesi, kilo alımı ve hastalığın aktivitesi ile dozda devamlı değişiklik olması gerekebilir. Özellikle çocuk sahibi olma çağındaki hanımların bu kontrole titizlikle uyması ve bebek sahibi olmadan önce ve gebelikleri sırasında 4-6 haftada bir takiplerini yaptırmaları bebek sağlığı açısından önemlidir. Bazı haşimato hastalarında tiroit nodülü gelişme eğilimi fazladır. Bu hastalarda da tiroit nodül takibi 6 ayda bir yapılmalıdır. Bir değişim yoksa takip süresi bir yıla kadar çıkarılabilir.

Hashimoto hastalığının zararları oluşturduğu klinik tabloya göre değişmektedir. Hafif olgularda saç dökülmesi, kilo kontrolünde güçlük, üşüme gibi yakınmalar olabileceği gibi hastalık ilerledikçe ve tedavi edilmedikçe kan yağlarında yükselme, kalp damar hastalıkları, kan basıncında yükselme gibi daha sistemik şikayetler görülebilir. Çocuk sahibi olmada güçlük, kansızlık gibi tablolar da eşlik edebilmektedir.

Haşimato Hastalığı Ve Gebelik

Haşimato hastalarında genellikle hipotiroidi gelişme riski yüksektir. Gebe kalmayı düşünen kişilerde belirgin bir hipotiroidi varsa bu kişilerin yumurtlama düzenleri bozulur ve gebe kalmakta güçlük yaşarlar. Tiroit hormonu tedavisi ile bu durum düzelmektedir. Gebeliğin ilk 3 ayında kısmi bir tiroit yetmezliği olan anneler, gebelik devam etse bile bebeklerinin özellikle zihinsel fonksiyonlarının gelişiminde sorunlar yaşayabilir. Bu nedenle anne adayının tiroit fonksiyonları gebe kalmadan önce ve gebelik süresince (4-6 haftada bir) takip edilmeli ve yeterli tiroit hormonu verilmelidir. Genellikle gebeliğin 6. ayına kadar doz artabilir. Unutulmaması gereken bir başka konu gebelerin yeterli iyot alımlarının da sağlanmasıdır. Gebelik boyunca tiroit hormonu kullanılmasının ne bebeğe ne anne adayına olumsuz bir etkisi yoktur. Tedaviler kesilmemelidir.

Haşimato Hastaları Nasıl Kilo Verebilir?

Haşimato hastalarında kilo almaya eğilim vardır. Bunun birinci sebebi bu hastalarda zaman zaman tiroit hormon fazlalığı dönemlerinin yaşanabilmesi ve bu dönemlerde iştah artışı ile birlikte kilo alınmama dönemlerinin rahatlığı ile hastaların kontrolsüz fazla beslenme eğilimi göstermeleri. İkincisi ise bu hastalarda kalıcı hipotiroidi riskinin yüksek olması (metabolizma yavaşlaması)ve geçici tiroit hormonu fazlalığı döneminde artmış olan iştahlarının devamı sebebi ile aldıkları fazla kalorilerin kilo olarak kendilerine dönmesidir. Bir de hipotiroit döneminde uykuya eğilim, hareketsizlik, konstipasyon, adet düzensizlikleri tabloya eklendiğinde kilo alımı kaçınılmaz bir hal alır. Ama yine de bu kilo alma bir kader değildir. Hasta hastalığını bilir ve davranışlarını buna göre değiştirme eğiliminde olur ise kilo alımı sınırlandırılabilir. Zayıflamanın birinci basamağı haşimato hastalığına bağlı olarak ortaya çıkmış olan hipotiroidinin doğru bir şekilde ve dozda ilaç kullanılması ile düzeltilmesi ve hastanın bilinçli bir şekilde yeme davranışını düzelterek egzersiz kapasitesini arttırması ile mümkündür.

 

Güncellenme Tarihi: 28 Temmuz 2017Yayınlanma Tarihi: 19 Temmuz 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

CANLI DESTEK