Kalp yetmezliği nedir? Nasıl tedavi edilir?

Kalp performansının azalmasıyla, kalbin doku ve organlara gerekli ve yeterli kanı gönderememesi sonucu ortaya çıkan klinik bir tablo olarak yorumlanan kalp yetmezliği, belirti vermeden ilerleyebilen bir sorun olarak ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Bu nedenle tanı, tedavi ve takibi hayati önem taşıyor.

İçindekiler

Kalp yetmezliği nedir?

Kalp, kanın vücut için gerekli olduğu kadarki kısmını yeteri kadar pompalayamadığında ya da pompaladığı ancak bunu yaparken normalden daha fazla yorulduğu zaman kalp yetmezliği gelişmektedir. Toplumda yüzde 2 oranında görülen kalp yetmezliği, belirti vermeden ilerleyebilen bir sorun olduğu için tehlikeli ve ölümcül olabilmektedir.

Kalp yetmezliği belirtileri nelerdir?

Kalp yetmezliğinin temel iki belirtisi vücutta sıvıbirikmesine bağlı ödem ve nefes darlığıdır. Kalp yetersizliği durumunda en sık; nefes darlığı, halsizlik, erken yorulma, sürekli yorgunluk hissi, performans düşüklüğü, önceden çıkılabilen merdiven sayısına ulaşamamak, enerjisizlik, çarpıntı, göğüs ağrısı, baş dönmesi, bulantı, öksürük ve geceleri idrara çıkma ihtiyacı gibi şikayetler görülmektedir. Bunların yanında; ayaklarda ödem, şişlik yaşanır. Yatarken yüksek ya da birden fazla yastık kullanma ihtiyacı hissedilir. Bazen karında sıvı birikebilir. İştahsızlık yapabilir. İlerleyen zamanlarda bağırsakların emilimini de bozmaktadır. İlk başlarda ödemden dolayı kilo alımı olurken ileri evrelerde sıvının karna dolması sebebiyle iştahsızlıkla beraber kilo kaybı yaşanmaya başlar.

Kalp yetmezliği nedenleri nelerdir?

Kalp yetmezliğinin en büyük risk faktörleri yüksek tansiyon ve damar tıkanmasıdır. Yüksek tansiyon hastalarında kan basıncının yükselmesiyle birlikte kalp yüksek basınca karşı çalışınca zamanla bu yükü kaldıramaz hale gelebilir. Damar tıkanıklıklarında ise yeterince kan alamayan kalbin dokusu ve kasılması bozulmaktadır. 

  • Kalp yetersizliği sebeplerinde en sık karşılaşılan enfarktüs geçirmiş olmak, stent takılmış olmak gibi daha önce geçirilmiş kalp damar hastalıklarıdır. Bu hastalıkların kalbe bıraktığı hasarlı izler kalbin o bölgesini zayıf bırakmakta ve kalp yetersizliği görülme riskini artırmaktadır.
  • Hipertansiyon kalp yetmezliği riskini artırmaktadır. Kan basıncında gerçekleşen az miktarlardaki artış bile kalp damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini artırmaktadır.
  • Bazı kalp kapak hastalıkları da kalp yetersizliğini tetiklemektedir. Kalp kapaklarındaki darlık veya kaçaklar kalbe fazladan yük anlamına gelir.
  • Atriyal fibrilasyon ya da sık ekstrasistoller gibi bazı ritim problemleri uzun süre devam ederse kalp yetmezliğine yol açabilmektedir. 
  • Aşırı alkol almak ve bağımlılık yapıcı maddeler de kalp yetmezliğine yol açmaktadır. Alkol alımı sınırlandığında bu etki ortadan kalkar ancak bağımlılık yapıcı maddelerin verdiği etkide geri dönüşüm söz konusu olmayabilir. Sigara da yine kalbe olan zararlı etkisiyle kalp yetmezliğinde risk faktörleri arasında sayılmaktadır.
  • Grip, nezle gibi bazı enfeksiyonlar direk kalp kasını yorarak kalp yetmezliğine yol açabilmektedir.
  • Kalp yetersizliği genetik olarak da ortaya çıkabilir. Genetik sebeplerle olduğunda daha çok gençlerde karşılaşılmaktadır. Hatta konjenital adı verilen bazı doğumsal kalp hastalıklarında da kalp yetersizliği görülmektedir. Bazen ise altta yatan herhangi bir sebep olmadan kalp yetersizliği görülebilmektedir.

Kalp yetmezliği evreleri nelerdir?

Kalp yetmezliği dört evreden oluşmaktadır.  Kalp yetmezliği de son yıllarda kanserdeki gibi evrelendirilen hastalıklar arasında yer almaktadır vehastalığın evreleri şöyle sıralanmaktadır:

  1. Evre A: Yüksek tansiyon ve damar tıkanması gibi kalp yetmezliği risk faktörleri var ancak kalpte henüz belirgin hasar oluşmamıştır.
  2. Evre B: kalp yetmezliği risk faktörleriyle birlikte kalpte hasar da var ancak henüz kalp yetmezliğine bağlı belirti veya şikayet oluşmamıştır (sessiz kalp yetmezliği).
  3. Evre C: Hastanın kalbinde hasarla birlikte kalp yetmezliği belirtileri başlamıştır (klinik kalp yetmezliği).
  4. Evre D: Hastanın kalbinde hasar vardır, kalp yetmezliği belirtileri bulunur ve çoğunlukla belirtileri kontrol altına almakta zorluk yaşanır (ileri evre kalp yetmezliği). 

Kalp yetmezliği tanısı nasıl konulur?

Kalp yetmezliği teşhisinde iyi bir fiziki muayene önemli rol oynarken, teknolojideki gelişmeler tanıda yardımcı olmaktadır. Fizik muayenedeki bulgular ve hastadaki şikayetlere göre elektrokardiyografi, kalp ultrasonu yani ekokardiyografi, kalp grafisi, sintigrafi, anjiyografi,  kalp MR’ı ve holter gibi yöntemlerle tanı kolaylıkla konabilmektedir. Son yıllarda kandaki yüksek NT-proBNP seviyesi ile de kolaylıkla teşhis koyulabilmektedir. 

Kalp yetmezliği nasıl tedavi edilir?

Kalp yetersizliği tanısı alan hastalarda tedavinin 3 ayağı bulunmaktadır. Yaşam tarzı değişikliklerinde kalp yetersizliği gelişen hastaların ilk olarak evresine bakılmaktadır. Sağlıklı bir insanın günlük alması önerilen sıvı ve tuz miktarı kalp yetersizliği hastaları için oldukça fazladır. Bu nedenle evresine göre hastalara sıvı ve tuz tüketiminde sınırlamalar getirilir ve ödem açısından kilo takibi önerilir. Ayrıca grip aşısı, zatürree aşısı gibi aşılarını aksatmamaları gerekir. İlaç tedavileri bu sürecin omurgasını oluşturmaktadır. İlaç tedavisinde genellikle hastaların 3-4 çeşit ilaç kullanılması gerekebilir. Girişimsel tedavilerde ise hastanın kalp yetersizliği sebebi kalp damar hastalıklarına, ritim problemlerine ya da kapak sorunlarına bağlı olduğunda öncelikle bu hastalıklar stent gibi girişimsel yöntemlerle ya da bypass gibi cerrahi yöntemlerle tedavi edilir. Gerekli olduğu hallerde ritim problemini düzelten veya kalbin daha etkili çalışmasını sağlayan piller takılabilir. Belirli evredeki hastalara ise kısa süreli veya uzun süreli kalp destek cihazı sağlayan ‘yapay kalp’ gibi cihazlar yerleştirilir. Son evrede ise kalp nakline başvurulmaktadır.

Teknolojinin ilerlemesiyle birlikte özellikle ileri evre kalp yetmezliği bulunan hastalarda kalp pili gibi uygulamalar yapılmaktadır. Kalp pilleri doğru hastalarda kullanılırsa, hastalarda gözle görülür derecede başarılı bir düzelme görülmekte ve kalp nakline ihtiyaç kalmamaktadır. Ancak kalp pili için doğru hasta EKG ile belirlenebilmektedir. Doğru hastaya uygulanan kalp pili sayesinde hastaların ömrü uzamaktadır. 

Kalp yetmezliğiyle ilgili sıkça sorulan sorular 

  • Kalp nakli ne zaman gerekir?

Son yıllarda gerek ilaç gerekse cihaz ve kalp pili teknolojilerindeki gelişmelerle kalp nakli ihtiyacı olan hasta sayısı azalmakla birlikte bir grup hasta, ilaç ya da kalp pili tedavilerine yanıt vermemektedir. İleri evre kalp yetmezliği olanlarda yapay kalp, suni kalp destek cihazları ve kalp nakli devreye girmektedir. Bunların zamanlaması için kalp yetmezliğinde tecrübeli hekimlerin veya merkezlerin takibinde olmak gerekir. Tüm bu uygulamalar ülkemizde başarıyla yapılabilmektedir.

  • Sağlıklı yaşam tarzı ile kalp yetmezliğinden korunmak mümkün mü?

Kişilerin sağlıklı yaşam tarzını benimsemesi sadece kalp yetmezliği değil, kalp yetmezliği risk faktörleri olan kalp damar hastalıkları ve hipertansiyon gibi sık görülen hastalıkların gelişme riskini de düşürmektedir.

  • Aşırı tuzlu beslenmek kalp yetmezliğine yol açar mı?

Aşırı tuzlu beslenmek hipertansiyon ve kalp damar hastalıkları riskini artırdığından kalp yetmezliği riskini de artırmaktadır. 

  • Kalp yetmezliği hastaları araç kullanabilir mi?

Kalp yetmezliği olan hastaların çoğu araç kullanabilir ama yakın zamanlı ve sık ritim bozukluğu atakları olanlar ile bayılma öyküsü olanlar bu konuyu doktorlarına danışmalılar.

  • Kalp yetmezliği olanlar cinsel aktivitede bulunabilir mi?

Kalp yetmezliği hastalarının çoğu cinsel hayatlarının devamı konusunda endişelidir ancak kontrol altında olmak kaydıyla normal cinsel yaşamlarına devam edebilirler.  Bununla birlikte nefes darlığınız belirgin ise veya göğüs ağrınız varsa cinsel aktivitede bulunmamalısınız. İlişki sırasında herhangi bir rahatsızlık, yorgunluk veya nefes darlığı hissederseniz ilişkiye devam etmeden önce bir süre dinleniniz. Sertleşme (impotans) veya boşalma gibi problemler için oldukça etkili tedavi yöntemlerinin olduğunu biliniz. Bu yöntemlerin çoğundan doktorunuzun onayı alınmak kaydıyla faydalanabilirsiniz.

Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

Güncelleme Tarihi : 6 Mart 2021

Yayınlanma Tarihi: 16 Haziran 2020

İletişim Formu

Detaylı bilgi için iletişime geçin.

Bu Konuda Uzman Doktorlar

Sosyal Medya Hesaplarımız
Kolay Randevu Al