Yükleniyor

Aşağıdaki başlıklara tıklayarak, Psikiyatri alanındaki ilgili içeriklere kolayca ulaşabilirsiniz.

Bölüm Hakkında

Psikiyatri polikliniğimizde, psikiyatrik sorunların tanısı ve tedavisi hakkında güncel, gerçekçi çözümler bilimsel/tıbbi temeller üzerinde üretilmektedir. Tıbbi yaklaşımın özünde sorunun doğru tanımlanması çok önemlidir. Gerçekçi çözümler ancak doğru tanımlar üzerinden üretilebilir. Psikiyatrinin tarihçesi ve gelişme sürecinin de getirdiği özellikler nedeniyle tanı ve tedavi süreçlerinin bilimsel tıbbi süreçler üzerinden yürümesi gereklidir. Poliklinik hizmetlerimiz, tanı ve tedavi uygulamalarında spekülatif yöntemlerden uzak, kanıta dayalı çözümler üretmeyi ilke edinmiştir.

İçindekiler

Psikiyatri Nedir?

Psikiyatri, kişinin duygusal, zihinsel ya da davranışsal bozuklukları değerlendirerek teşhis ve tanı konmasını sağlayan tıp dalıdır. Bu alanda uzmanlaşan psikiyatristler, kişilerin sağlık durumunu değerlendirerek en iyi tedavi yöntemini ele alırlar. Bu tedavi yöntemleri arasında psikoterapi ve ilaç tedavisi gibi yöntemler yer alır. Depresyon, şizofreni, anksiyete, bipolar bozukluk ya da yeme sorunları gibi durumları psikiyatri ele alarak değerlendirir.

Psikiyatri, sadece belirtilen bu bozukluklarla sınırlı kalmayıp, bireylerin düşünce yapısını, duygu durumlarını, sosyal ilişkilerini ve genel yaşam kalitelerini etkileyen geniş bir yelpazedeki sorunları bilimsel yöntemlerle inceler. Bu tıp dalı, psikolojik sorunların biyolojik, genetik ve çevresel etmenlerle olan karmaşık ilişkisini çözümlemeyi hedefler.

Modern psikiyatri, hastanın bireysel hikayesini ve yaşadığı zorlukları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak, sadece semptomları ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin işlevselliğini ve yaşamdan aldığı tatmini artırmayı amaçlar. Bu süreçte psikiyatrist, hastanın ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmış bir tedavi planı oluşturarak, bilişsel davranışçı terapi, EMDR gibi farklı psikoterapi ekollerinden ve farmakolojik tedavilerden faydalanabilir. Böylece, hem akut kriz durumları yönetilir hem de uzun vadeli iyileşme ve ruh sağlığının korunması desteklenir.

Psikiyatri Hangi Hastalıklara Bakar?

Psikiyatri, kişinin duygu ve düşüncesinde oluşan değişiklikleri ele alarak anksiyete, kaygılar, depresyon, kişilik bozuklukları, obsesif kompulsif bozukluk, yeme bozuklukları ve şizofreni gibi düşünce, duygu ve davranışlarda değişikliklere yol açan ruh hastalıkları ile ilgilenen ve bu hastalıklar için ilaç yazma yetkisi olan uzmanlık alanıdır. Psikiyatri alanında uzman kişiler, bu ruhsal durumların tedavi sürecinde ilaç yazabilir ve farklı tedavi biçimleri önerebilir.

Psikiyatri bölümünün ilgilendiği hastalıklar şu şekilde sıralanır:

Depresyon

Depresyon, kişinin sürekli olarak mutsuz hissetmesine neden olan genellikle enerji eksiliği, her şeye karşı ilgi kaybına neden olan ruhsal bir problemdir. Depresyon ve depresyonun yarattığı durumlar psikiyatri bölümünün ilgilendiği bir alandır.

Depresyon, sadece bir moral bozukluğu veya geçici bir üzüntü hali olmayıp, bireyin günlük işlevselliğini, ilişkilerini ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen karmaşık bir tıbbi durumdur. DSM-5 kriterlerine göre, depresif epizod tanısı konulabilmesi için, en az iki hafta süren ve günün büyük bir kısmında devam eden mutsuzluk veya ilgi/zevk kaybı gibi belirtilerin yanında, uykusuzluk, iştah değişiklikleri, yorgunluk, değersizlik hissi, konsantrasyon güçlüğü ve tekrarlayan ölüm düşünceleri gibi diğer belirtilerden en az dördünün bulunması gerekir.

Anksiyete bozuklukları

Anksiyete bozuklukları, panik atak durumları, sosyal anksiyete gibi aşırı korku ve endişe veren durumlar psikiyatri bölümünün alanına girer. Anksiyete bozuklukları, bireyin günlük yaşamını kısıtlayacak derecede şiddetli ve kontrol edilemeyen endişe, korku ve gerginlik hisleriyle karakterize bir grup ruhsal rahatsızlıktır. Bu bozukluklar, sadece psikolojik belirtilerle sınırlı kalmayıp, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme ve titreme gibi fizyolojik semptomlara da yol açabilir. Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve obsesif-kompulsif bozukluk gibi farklı alt tipleri bulunur. Psikiyatri, bu bozuklukların altında yatan biyolojik ve psikososyal nedenleri inceleyerek, hastanın semptomlarını hafifletmeyi ve yaşam kalitesini artırmayı amaçlayan bütüncül tedavi yaklaşımları sunar.

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB)

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu durumunda kişinin dikkat süresi kısadır ve aşırı hareketlilik durumu bulunur. Dürtüsel olarak gelişen bu ruhsal durum da psikiyatristler tarafından değerlendirilir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), genellikle çocuklukta başlayan ancak yetişkinlikte de devam edebilen nörogelişimsel bir bozukluktur. Bu durum, bireyin odaklanma, görevleri tamamlama ve dürtülerini kontrol etme yeteneğini etkiler. DEHB'nin üç ana alt tipi bulunur: dikkatsiz, hiperaktif-dürtüsel ve birleşik tip.

Her ne kadar hiperaktivite belirtileri yaşla birlikte azalabilse de, dikkatsizlik ve dürtüsellik sorunları yetişkinlik boyunca devam edebilir ve okul, iş ve sosyal ilişkilerde ciddi zorluklara yol açabilir. Psikiyatri değerlendirmesi, DEHB tanısı için gerekli olan klinik gözlemler ve davranışsal değerlendirme ölçeklerini içerir ve tedavi, genellikle ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi gibi psikososyal müdahalelerin kombinasyonunu içerir.

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB)

Travmatik olaylar sonrasında kişinin olaydan çok etkilenmesi üzerine bazı zamanlarda olayı yeniden yaşıyormuş gibi hissetmesidir. Bu duruma kabuslar ve anksiyete de dahil olur.

Bireyin gerçek veya tehdit edici bir ölüm, ciddi yaralanma ya da cinsel şiddet gibi travmatik bir olaya maruz kalması sonucunda gelişen bir anksiyete bozukluğudur. Belirtiler genellikle olayın hemen ardından ortaya çıksa da, aylar veya yıllar sonra da başlayabilir. TSSB'nin ana semptomları arasında, travmatik olayı tekrar yaşama (flashback'ler, kabuslar), travmayla ilgili uyaranlardan kaçınma, olumsuz düşünce ve duygu durumları ve aşırı uyarılma hali yer alır. Psikiyatri bölümü bu uyarılmalar ile özel olarak ilgilenir.

Bipolar bozukluk

Bipolar bozukluk durumunda kişinin aşırı neşeli ya da derin depresyon halleri görülebilir. Bu ruh halinde dalgalanmalara neden olur. Kişinin yaşam kalitesini etkileyen bipolar bozukluk psikiyatri bölümü tarafından değerlendirilerek tedavi edilir.

Bipolar bozukluk, bireyin enerjisinde ve aktivite seviyesinde belirgin ve tekrarlayan değişimlerin yaşandığı kronik bir ruh sağlığı bozukluğudur. Bu bozukluk, kişinin manik (yüksek enerji, coşku ve irritabilite) veya hipomanik (maniye göre daha hafif bir form) dönemlerle depresif dönemler arasında gidip gelmesiyle kendini göstermektedir. Mani dönemleri, aşırı kendine güven, azaltılmış uyku ihtiyacı, hızlı konuşma ve dürtüsel davranışlar gibi belirtilerle kendini gösterirken, depresif dönemler klasik depresyon belirtilerini içerir.

Şizofreni

Şizofreni, kişinin gerçeklikten kopma, sanrılar, halüsinasyonlar ve dengesiz düşünme ile bağlantılı olarak kabul edilen ruhsal bir problemdir. Bireyin düşüncelerini, duygularını ve davranışlarını etkileyen ciddi bir ruh sağlığı bozukluğu şeklinde de tanımlanabilir. Psikiyatri bölümünün ilgilendiği bu hastalık, genellikle genç yetişkinlik döneminde ortaya çıkar ve zamanla kötüleşme eğilimi gösterir. En belirgin belirtileri, gerçek dışı inançlar olan sanrılar (hezeyanlar), var olmayan şeyleri duyma veya görme gibi halüsinasyonlar, dağınık konuşma ve düşünce bozukluklarıdır. Bu pozitif belirtilerin yanı sıra, duygusal küntlük, motivasyon kaybı ve sosyal çekilme gibi negatif belirtiler de hastalığın seyrine eşlik edebilir.

Obsesif-kompulsif bozukluk (OKB)

Obsesif-kompulsif bozukluk, kişide tekrarlayan, istenmeyen düşüncelere neden olarak bunları hafifletmek için yapılan tekrarlayıcı davranışlar olarak tanımlanır.

Obsesif-Kompulsif Bozukluk (OKB), tekrarlayan ve rahatsız edici düşünceler (obsesyonlar) ile bu düşüncelerin yarattığı anksiyeteyi azaltmak için yapılan tekrarlayıcı davranışlar (kompulsiyonlar) ile görülen bir anksiyete bozukluğudur. Obsesyonlar, kişiye mantıksız ve rahatsız edici gelse de, onlardan kurtulmakta zorlanır. Kompulsiyonlar ise, bu obsesyonların yarattığı sıkıntıyı hafifletmek veya olası bir kötü olayı önlemek için gerçekleştirilen ritüelistik davranışlardır.

Yeme bozuklukları

Ruhsal nedene bağlı olarak gelişen anoreksiya nervoza, bulimiya nervoza ve yeme bozukluğu gibi yeme alışkanlıkları psikiyatri bölümü tarafından tanısı ve tedavisi uygulanan durumlardır. Yeme bozuklukları, kişinin beslenme düzeninde ciddi bozukluklara yol açan ve hem fiziksel hem de psikolojik sağlığı olumsuz etkileyen kompleks ruh sağlığı durumlarıdır. Anoreksiya nervoza, bireyin kilo almaktan aşırı korkması ve yiyecek alımını ciddi şekilde kısıtlamasıyla kendini belli eder. Bulimiya nervoza ise, tıkınırcasına yeme nöbetleri ve ardından gelen telafi edici davranışlarla (kusma, aşırı egzersiz vb.) kendini gösterir. Psikiyatri bölümü yeme bozukları tedavisinde aktif rol üstlenir.

Uyku bozuklukları

İnsomnia (uyksuzluk), hipersomnia (aşırı uyuma) ve uyku apnesi gibi uyku problemleri kişinin ruhsal ve zihinsel durumlarından kaynaklı olarak ortaya çıkabilir. Bunun için psikiyatristler kişiye en uygun tedavi yöntemini belirler. Uyku bozuklukları, uyku kalitesini, süresini veya zamanlamasını etkileyen ve günlük işlevselliği bozabilen bir dizi durumu kapsar. Bu bozukluklar, sadece fiziksel nedenlerden değil, aynı zamanda depresyon, anksiyete bozuklukları ve travma sonrası stres bozukluğu gibi ruhsal rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir.

Kişilik bozuklukları

Kişinin özellikle davranışlarını etkileyen, düşünme ve hissetme süreçlerine zarar veren borderline kişilik bozukluğu, narsistik kişilik bozukluğu gibi durumların tedavisi da psikiyatri bölümü tarafından yapılır.

Kişilik bozuklukları, kişinin düşünme, hissetme, ilişki kurma ve davranış biçimlerinde esnek olmayan, kalıcı ve sağlıksız kalıplara sahip olmasıyla karakterize edilen bir grup ruhsal bozukluktur. Bu kalıplar, genellikle ergenlik veya erken yetişkinlik döneminde başlar ve bireyin kişisel, sosyal ve profesyonel yaşamında ciddi sorunlara yol açar.

Psikiyatri Hastalıkları Tanısı için Kullanılan Yöntemler Nelerdir?

Psikiyatri hastalıkları tanısına yönelik olarak kişiyle görüşmeler yapılır ve çeşitli psikometrik testler uygulanabilir. Bu alandaki rahatsızlıkların teşhisi tedavi süreci için önemli bir yer tutar. Çünkü görüşmelerle beraber kişinin semptomları da dahil olarak tanı konulabilir. Psikiyatri hastalıklarının tedavisinde kullanılabilecek yöntemler aşağıdaki gibidir.

Klinik görüşme (Anamnez)

Kişi ruhsal olarak kendini iyi hissetmediği durumda kendisi ya da çevresi tarafından psikiyatri bölümüne başvurabilir. Psikiyatrist ilk aşamada kişinin sağlık geçmişini, belirtileri ve ruhsal durumundaki faktörleri dinler. Hastanın zihinsel, duygusal ve fiziksel belirtilerinin sorgulanmasının ardından kişinin uyku düzenini ve enerji seviyesini değerlendirir.

Fiziksel muayene

Psikiyatrik belirtilerin incelenmesini ardından altta yatan bir sağlık probleminin olup olmadığını belirlemek için fiziki muayene yapılır. Fiziki muayene ile beraber kişide çeşitli laboratuvar testleri yapılabilir. Böylelikle durumun fiziksel bir sağlık durumundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı ortaya çıkarılır.

Psikiyatrik değerlendirme

Psikiyatristler, kişinin genel ruh halini, düşünce yapısını, korkularını ya kaygılarını dinledikten sonra değerlendirme yapar. Buna yönelik olarak psikolojik testler uygulanabilir.

Görüntüleme yöntemleri

Manyetik rezonans görüntüleme (MRI, bilgisayarlı tomografi (CT) gibi beyin görüntüleme yöntemleri, bazı ruhsal durumlarda beynin yapısındaki anormallikleri incelemek için kullanılabilir.

Psikiyatri Hastalıkları Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Psikiyatri hastalıkları tedavisi, kişinin belirtilerine, hastalığın çeşidine ve derecesine göre farklılık gösterir. Bireysel olarak bir yaklaşımla ilerleyen psikiyatristler, birden fazla yaklaşımı da bir arada kullanabilir. Psikiyatrik hastalıkların tedavisinde kullanılan başlıca yöntemler şöyle açıklanabilir:

Psikoterapi (konuşma terapisi)

Bilişsel davranışçı terapi yöntemi sayesinde hastaların olumsuz düşünceleri ve davranışlarının değişmesi için kullanılan bir terapi türüdür. Depresyon, anksiyete bozuklukları, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) ve travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) gibi birçok psikiyatrik durumda etkili olarak kullanılır. Bunların yanında, kişinin ihtiyacına yönelik olarak aile ya da grup terapisi uygulanabilir.

İlaç tedavisi

Depresyon, anksiyete ve kaygı bozuklukları gibi durumların tedavisinde ilaçlardan yararlanılabilir. Bu ilaçlar kişinin serotonin inhibitörlerini harekete geçirmede etkili olur. Bunların yanında şizofreni, bipolar bozukluk ve diğer psikotik bozuklukların tedavisinde antipsikotiklerden yararlanılır.

Uyku bozuklukları durumunda ise bazı anksiyolitik ilaçlar, antidepresanlar ve melatonin içeren ilaçlar önerilebilir.

Hastane yatışı ve acil müdahaleler

Ruhsal hastalığın şiddetli olduğu durumda, intihar riski bulunabilir veya kişi kendisine ya da başkalarına zarar verme potansiyeli sahiptir. Bu nedenle hastanın hastaneye yatırılması gerekebilir.

Psikiyatri İlaçları Hangi Durumlarda Verilir?

Psikiyatri ilaçları, beyindeki kimyasal dengesizlikleri düzenleyerek zihinsel ve duygusal süreçleri normalleştirmeyi amaçlar. Bu ilaçlar, sadece psikiyatristin detaylı bir değerlendirme ve teşhis süreci sonucunda, hastanın durumu için en uygun seçenek olduğuna karar verildiğinde reçete edilir. İlaç tedavisi kararı, hastanın semptomlarının şiddetine, günlük yaşam fonksiyonlarını ne kadar etkilediğine ve hastalığın seyrine göre verilir.

İlaç tedavisinin uygulandığı başlıca durumlar şunlardır:

  • Şiddetli Semptomlar: Semptomlar çok yoğun olduğunda, bireyin günlük yaşamını sürdürmesi, işe veya okula gitmesi ya da kişisel hijyenine dikkat etmesi mümkün olmadığında ilaç tedavisi ilk seçeneklerden biri olabilir. Bu durumlar şiddetli depresyon, mani, psikoz veya ağır anksiyete bozuklukları gibi tanılarda sıkça görülür.
     
  • Biyolojik Kaynaklı Bozukluklar: Depresyon, bipolar bozukluk ve şizofreni gibi bazı ruhsal rahatsızlıkların temelinde genetik ve biyolojik faktörler yatar. Bu durumlarda, beynin sinir ileticilerindeki (nörotransmiter) dengesizlikleri gidermek için ilaçlar kullanılır. İlaçlar, bu kimyasal dengenin yeniden sağlanmasına yardımcı olarak semptomların hafiflemesini sağlar.
     
  • Psikoterapiye Ek Tedavi: Birçok ruhsal bozuklukta en etkili tedavi, psikoterapi (konuşma terapisi) ile ilaç tedavisinin birlikte kullanılmasıdır. İlaçlar, hastanın semptomlarını kontrol altına alarak terapi sürecine daha açık ve katılımcı olmasını sağlar. Örneğin, şiddetli bir anksiyete bozukluğu olan hasta, ilaç sayesinde semptomları kontrol altına alınınca terapiye odaklanabilir.
     
  • Tedaviye Dirençli Durumlar: Bazen ruhsal problemler sadece terapi ile düzelmez. Bu gibi durumlarda, psikiyatri ilaç tedavisi eklenerek daha kalıcı ve etkili sonuçlar elde edilmesi hedeflenir.

Psikiyatri ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular

Psikolog ile psikiyatri arasındaki fark nedir?

Bu iki uzmanlık alanı arasındaki en temel fark, sahip oldukları tıp eğitiminden kaynaklanır. Psikiyatristler, altı yıllık tıp fakültesi eğitiminin ardından ruh sağlığı ve hastalıkları alanında dört veya beş yıl uzmanlık eğitimi alırlar. Bu kapsamlı tıp eğitimi, onların ruhsal bozuklukların altında yatan biyolojik, genetik ve nörolojik faktörleri anlamalarını sağlar. Bu nedenle, kimyasal dengesizliklerin neden olduğu durumlarda ilaç tedavisi planlayabilir ve uygulayabilirler.

Psikologlar ise dört yıllık üniversite eğitimlerini psikoloji alanında tamamlamışlardır. İnsan davranışları, düşünce süreçleri, duygu ve gelişim gibi konulara odaklanırlar. İlaç yazma yetkileri olmamasına karşın, bilişsel davranışçı terapi (BDT), şema terapi, EMDR gibi farklı psikoterapi yöntemlerinde uzmanlaşarak ruhsal sorunların çözümüne konuşma ve davranışsal tekniklerle yardımcı olurlar. Psikiyatristler ve psikologlar genellikle birlikte çalışarak hastalar için bütüncül bir tedavi yaklaşımı oluştururlar. Bir psikiyatrist ilaçla semptomları kontrol altına alırken, bir psikolog da psikoterapiyle bu semptomların altında yatan sorunları ele alır.

Psikiyatriye ne için gidilir?

Duygudurum bozuklukları, kaygısal problemler, depresyon, anksiyete, sosyal fobi ya da uyku problemleri için psikiyatri bölümüne başvurulabilir. Psikiyatri, bireyin düşünsel ve duygusal yaşamını etkileyen birçok farklı durum için başvurulabilecek bir bölümdür.

  • Günlük yaşamı aksatan sorunlar: İş veya okulda odaklanma güçlüğü, sürekli yorgunluk, sosyal ilişkilerde zorlanma veya karar verememe gibi durumlar günlük işlevselliği bozabilir. Bu tür belirtiler, altta yatan bir ruhsal bozukluğun habercisi olabilir ve bir uzmandan destek almak gerekir.
     
  • Travmatik deneyimler: Bir kaza, doğal afet, kayıp veya istismar gibi travmatik olaylar sonrasında ortaya çıkan korku, kâbuslar, tekrarlayan anılar veya sosyal hayattan çekilme gibi belirtilerle başa çıkmakta zorlanıyorsanız, psikiyatriye başvurmak önemlidir.
     
  • Kişilik ve davranış problemleri: Tekrarlayan öfke patlamaları, dürtüsel davranışlar, ilişkilerde sürekli sorun yaşama veya kendine zarar verme düşünceleri gibi durumlar kişilik bozuklukları gibi daha derin sorunların belirtisi olabilir.
     
  • Fiziksel belirtilerin ruhsal kökeni: Bazı fiziksel şikayetlerin (baş ağrısı, mide sorunları, kronik ağrılar) altında psikolojik nedenler yatabilir. Bu durumlarda, diğer tıbbi branşlarda bir neden bulunamadığında psikiyatrik bir değerlendirme faydalı olabilir.

Psikiyatri, bireyin zihinsel sağlığını korumak, iyileştirmek ve yaşam kalitesini artırmak için bir tıp dalıdır ve ruhsal anlamda zorlanılan her durumda başvurulması gereken bir alandır.

Konsültasyon liyezon psikiyatrisi nedir?

Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi, herhangi bir hastalığı olan kişilere ve cerrahi girişim uygulananlara, psikiyatrik tıp hizmeti ile psikososyal destek sunan psikiyatri üst disiplinidir. Sağlığın fiziksel, ruhsal boyutlarıyla ayrılmaz bir bütün olduğu ve birbirini etkilediği anlayışına dayanmaktadır.

Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi polikiliniğimizde beden, beyin ve ruh bütünlüğünü esas alarak bedensel hastalık ve işlev bozukluklarının yarattığı psikiyatrik bozukluk ve psikolojik reaksiyonları tedavi etmektedir. Bununla birlikte ruhsal kökenli bedensel hastalık ve işlev bozukluklarının tedavisi için çözüm üretilmektedir.

Amaç, hastalara fiziksel tedavi ile birlikte ruhsal bakım hizmetlerinin de verilmesidir. Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi fiziksel hastalığı ya da yakınması olan, hastanede yatarak ya da ayakta tedavi gören hastalara yönelik psikiyatrik, psikososyal tıp hizmetlerinin sunmaktadır.

Klinik  tıbbın psikiyatrisi olan Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi’nin alt bölümleri şu şekilde tanımlanabilmektedir:

  • Dahili Tıpta Psikiyatri
  • Kardiyolojide Psikiyatri
  • Cerrahi Girişimlerin Psikiyatrisi
  • Kadın Doğum Psikiyatrisi
  • Kanser (onkoloji) Psikiyatrisi
  • Nöroloji Psikiyatrisi
  • Kronik Hastalıkların Psikiyatrisi
  • Fizik Tedavinin Psikiyatrisi
  • Endokrin Hastalıkların Psikiyatrisi
  • Gastroentoloji Psikiyatrisi

Psikiyatri hangi durumlarda yatış verir?

Psikiyatri, hastanın kendi güvenliğini veya çevresindeki kişilerin güvenliğini riske attığı durumlarda yatış kararı verebilir. Bu kararın ana hedefi, hastanın ruhsal durumunu stabilize etmek ve hem kendisine hem de başkalarına zarar verme riskini ortadan kaldırmaktır.

Yatışın gerekebileceği başlıca durumlar şunlardır:

  • Kendine zarar verme riski: Hastanın intihar düşünceleri veya girişimleri varsa, ciddi bir risk altındadır ve acil müdahale gerektirir.
     
  • Başkalarına zarar verme riski: Sanrılar, halüsinasyonlar veya ajitasyon (aşırı huzursuzluk) gibi belirtilerle seyreden durumlarda, hasta kontrolünü kaybederek çevresindekilere zarar verebilir.
     
  • Ciddi işlev kaybı: Şiddetli depresyon, psikoz veya mani gibi durumlarda hasta yeme, içme, hijyen gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak hale gelebilir.
     
  • Ayaktan tedavinin yetersiz kalması: Uygulanan ayaktan tedavi yöntemleri (ilaç veya terapi) yetersiz kaldığında ve hastanın durumu kötüleşmeye devam ettiğinde yatış kararı verilebilir.

Yatış kararı, hasta ve ailesiyle birlikte değerlendirilir. Ancak acil durumlarda, hastanın rızası olmasa bile can güvenliği için yatış zorunlu olabilir.

Psikiyatri ilk görüşmede ne sorar?

Psikiyatristle yapılan ilk görüşme, genellikle hastanın şikayetlerini ve genel durumunu anlamaya yönelik bir tanışma seansı niteliği taşır. Bu görüşme, hastanın kendisini rahat hissetmesini sağlamak ve doğru bir tanı koyabilmek için detaylı sorular içerir.

Psikiyatri bölümü neye bakar?

Psikiyatri bölümü, bireylerin ruhsal, duygusal ve davranışsal sağlığını etkileyen geniş bir yelpazedeki durumlar için bir çözüm sunar. Bu uzmanlık alanı, sadece şiddetli ruhsal bozukluklarla sınırlı kalmayıp, aynı zamanda günlük yaşam kalitesini düşüren ve kişinin işlevselliğini engelleyen pek çok sorunu ele alır.

Psikiyatri bölümünün odaklandığı başlıca alanlar, depresyon ve bipolar bozukluk gibi duygudurum bozukluklarıdır. Bu rahatsızlıklar, kişinin sürekli mutsuz veya aşırı neşeli ruh halleriyle seyrederek günlük yaşamını derinden etkiler. 

Güncelleme Tarihi : 26 Ocak 2026

Yayınlanma Tarihi: 29 Mayıs 2025

Bölüm Uzmanları

Anlaşmalı Kurumlar

Hastanelerimizin anlaşmalı olduğu özel sigorta şirketleri, tamamlayıcı sigortalar, diğer kurum ve şirket anlaşmalarını aşağıda bulabilirsiniz.

Sonuç bulunamadı.

    İletişim Formu

    Aşağıdaki İletişim formunu doldurarak hastanemiz ile ilgili bilgi talebinde bulunabilirsiniz.

    * Bu alan gereklidir.
    Sosyal Medya Hesaplarımız
    Canlı Destek Kolay Randevu Al
    Doktor Bul Randevu Al