Bölüm Hakkında
Ani gelişen, kişinin yaşamını ya da yaşam bütünlüğünü tehdit eden süreç, “acil sağlık durumu” olarak tanımlanmaktadır. Bu durumdaki hastalara, akut gelişen hastalık ya da yaralanmalar için ilk ve acil yardım servislerinde müdahale edilmektedir.
- Acil Servis Nedir?
- Acil Servise Hangi Durumda Başvurulmalıdır?
- Acil Servis Renk Kodları Neyi İfade Eder? (Triaj Sistemi)
- Acil Servise Başvurulması Gereken Hayati Durumlar Nelerdir?
- Acil Serviste Hasta Değerlendirme Süreci Nasıl İşler?
- Acil Serviste Yapılan Tetkikler Nelerdir?
- Acil Servis Hangi Hastalıklara Bakar ve Hangi Müdahaleler Yapılır?
- Acil Serviste Hangi Bölümler Bulunur?
- Çocuklarda Acil Servise Ne Zaman Başvurulmalıdır?
- Yaşlılarda Acil Servise Başvurulması Gereken Durumlar
- Gebelikte Acil Servise Ne Zaman Başvurulmalıdır?
- Acil Servis ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Memorial Sağlık Grubu Acil Servisleri; alanında uzmanlaşmış doktorları, acil servis alanında ilk yardım konusunda deneyimli hemşire ve uzman sağlık personellerinden oluşan dinamik bir kadro ile tüm acil vakalara, multidisipliner hizmet anlayışı içinde 7 gün 24 saat hizmet sunmaktadır. Aynı zamanda ambulans ekibi, tam donanımlı araçları ile birlikte hastanenin içinden ve dışından gelebilecek her türlü hasta transfer talebini karşılamak üzere Acil servis önünde hazır bulunmaktadır.
Gündüz saatlerinde acil servisten hizmet alan tüm hastalar, mevcut tüm branşlardan destek alınarak değerlendirilmekte, gece saatlerinde ise hastane içinde kendi birimlerinde nöbetçi olan dahiliye, genel cerrahi, anestezi, kardiyoloji, kalp-damar cerrahisi, jinekoloji, çocuk hastalıkları ve radyoloji uzmanları tarafından desteklenmektedir. Nöbetçi olan doktorlar, acil servisin ihtiyacı durumunda en kısa zamanda konsültasyona cevap vermektedir.
Modern tıbbi cihazlar ile donatılmış Acil Servis Üniteleri içinde cerrahi ve dahili resüsitasyon, muayene ve acil müdahale odaları bulunmaktadır. Hastaların ilk tedavi ve gözlemleri, yatak başı monitörleri olan geniş ve tam monitörize edilmiş müşahede odaları bulunan modern bir ortamda yapılmaktadır.
İlk ve acil yardım servis bölümlerine hızlı ve kolay ulaşılabilir konumda bulunan acil ameliyathaneleri ile genel yoğun bakım, pediatri yoğun bakım, koroner yoğun bakım, radyoloji ve endoskopi ünitelerini birbirine bağlayan ve sadece bu katlar arasında çalışan özel bir asansör sistemi bulunmaktadır. Bu sistem acil servis ile bu birimlerin bütünlüğü ve koordineli olarak çalışmasını sağlanmaktadır.
Memorial Sağlık Grubu hastanelerinin acil servis konusunda en önemli özelliği Türkiye’nin beş ilinde merkezi konumlarda olması. Acil hastalar Ankara, İstanbul, Antalya, Kayseri ve Diyarbakır’da hastalık, rahatsızlanma ve yaralanma durumlarında saniyelerin bile önem taşıdığı anlarda çevre yolları bağlantılarıyla hastaneye kolayca ulaşabilmektedir. Acil Servis girişleri hastaneden ayrı, oldukça geniş, ulaşımı kolay ve önünde acil hasta getiren araçların ve ambulansların rahatça manevra yapabilecekleri, park edebilecekleri geniş bir alana sahiptir.
Acil Servis Nedir?
Acil servis, bireylerin aniden ortaya çıkan ve yaşamını tehlikeye atma potansiyeli taşıyan ciddi sağlık sorunları, hastalık atakları veya yaralanmalar karşısında başvurdukları, özel olarak organize edilmiş, ileri teknolojiye sahip kritik bir tıp birimidir. Burası, sadece bir muayene odası olmanın çok ötesinde, zamana karşı yarışın sürdüğü, multidisipliner bir anlayışla 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet veren dinamik bir sistemdir.
Acil servisin temel amacı, kritik durumdaki hastaya mümkün olan en kısa sürede ulaşmak, hayatı tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak veya kontrol altına almak, hızlı ve isabetli bir ön tanı koymak ve hastayı nihai tedavisini alacağı ilgili uzmanlık dalına güvenle yönlendirmektir. Bu süreç, alanında özel eğitim almış acil tıp uzmanları, deneyimli hemşireler, acil tıp teknisyenleri ve destek sağlık personelinden oluşan, her an müdahaleye hazır bir ekip tarafından yönetilir.
Acil servis, hastanenin diğer tüm birimleriyle tam entegre çalışır. Yoğun bakım üniteleri, ameliyathaneler, radyoloji ve laboratuvar birimleri ile doğrudan ve hızlı bir bağlantıya sahiptir. Bu entegrasyon, acil servise başvuran bir hastanın ihtiyaç duyduğu kan tahlili, tomografi, anjiyografi veya acil ameliyat gibi ileri düzey prosedürlerin vakit kaybetmeksizin gerçekleştirilmesini sağlar. Dolayısıyla acil servis, bir hastane için hayati bir kavşak noktası işlevi görür.
Acil Servise Hangi Durumda Başvurulmalıdır?
Acil servise başvurmayı gerektiren durumlar, genellikle ani gelişen, kişinin yaşamını tehlikeye atabilecek veya ciddi bir organ hasarına yol açabilecek belirtiler içerir. Aşağıdaki gibi durumlarla karşılaşıldığında vakit kaybetmeden acil servise başvurulması hayati önem taşır:
- Göğüs ağrısı, nefes darlığı, kalp krizi şüphesi
- Felç ve inme belirtileri (yüzde kayma, kolda güçsüzlük, konuşma bozukluğu)
- Trafik kazaları, yüksekten düşmeler, ciddi darp ve her türlü travma
- Kırık, çıkık ve ciddi burkulmalar
- Yoğun ve durdurulamayan kanamalar
- Zehirlenmeler (ilaç, kimyasal madde, gıda)
- Bilinç kaybı veya ani gelişen bilinç bulanıklığı
- Özellikle çocuklarda ve yaşlılarda kontrol altına alınamayan yüksek ateş
- Aniden başlayan, çok şiddetli baş ağrısı, karın ağrısı veya ishal
- Nefes almayı zorlaştıran anafilaktik şok gibi ciddi alerjik reaksiyonlar
Acil Servis Renk Kodları Neyi İfade Eder? (Triaj Sistemi)
Acil servise başvuran hastaların tıbbi önceliklerini adil ve etkin bir şekilde belirlemek ve en acil durumdaki hastalara anında müdahale edebilmek için "triaj" adı verilen bilimsel bir sınıflandırma sistemi kullanılır. Bu sistem, genellikle renk kodları ile ifade edilir:
Kırmızı Kod: Hayatı tehdit eden, durumu kritik olan ve saniyelerin bile önemli olduğu, derhal müdahale gerektiren hastaları kırmızı alan belirtir. Bu hastalar hiç bekletilmeden doğrudan resüsitasyon odasına alınır.
Sarı Kod: Tıbbi durumu ciddi olan ancak hayati tehlikesi kırmızı koddaki hastalara göre daha az olan kişiler sarı alana alınır. Bu hastaların durumu bir süre daha bekleyebilir ancak yakından takip edilmeleri, tetkiklerinin planlanması ve müşahede altında tutulmaları gerekir.
Yeşil Kod: Genel sağlık durumu stabil olan, hayati tehlikesi bulunmayan ve ayakta tedavi edilebilecek hastalar yeşil alana alınırlar. Bu hastalar, kırmızı ve sarı koddaki hastaların acil müdahaleleri tamamlandıktan sonra muayene edilir.
Bu sistem, acil servisteki ekipman kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasını ve ihtiyacı en fazla olan hastaya en hızlı şekilde tıbbi bakım sunulmasını sağlar. Triaj masasında yapılan bu ilk objektif değerlendirmenin hemen ardından, hastanın bakım ve tedavi süreçlerinin gerçekleştirileceği fiziksel bölümler belirlenir.
Hayati fonksiyonları durma noktasına gelen veya ağır şok tablosunda olan hastalar, hiçbir bürokratik işlemle vakit kaybedilmeden doğrudan kırmızı alan olarak adlandırılan tam donanımlı resüsitasyon ve kritik bakım ünitelerine alınırlar. Bilinci açık olan ancak organ hasarı riski ya da şiddetli ağrıları sebebiyle yakın takip altında tutulması gereken vakalar ise tetkiklerinin hızlıca tamamlanması amacıyla sarı alan gözlem odalarına yönlendirilir. Hayati bir tehlikesi bulunmayan, reçete veya pansuman gibi ayakta tedavi süreçleri yönetilecek olan stabil hastalar ise yeşil alan muayene odalarında tedavi edilirler.
Acil servis içindeki bu dinamik hasta akışı ve bölümlendirme yapısı, tüm renk kodlarının kendi içinde kusursuz bir koordinasyonla yönetilmesini sağlarken, en kritik hastaların hak ettikleri acil tıbbi desteğe saniyeler içinde ulaşabilmesinin de zeminini hazırlar.
Acil Servise Başvurulması Gereken Hayati Durumlar Nelerdir?
Acil servise başvurulması gereken hayati durumlar, kişinin yaşam fonksiyonlarını, organ bütünlüğünü veya bilincini doğrudan tehdit eden ve dakikalar içinde geri dönülmez hasarlara yol açabilecek tüm akut gelişen tıbbi tablolardır. Bu tür kritik semptomlar fark edildiğinde, zaman kaybetmeden en yakın hastane acil servis ünitesine ulaşmak hayati bir önem taşır.
Göğüste sıkışma hissi, aniden başlayan solunum açlığı, vücudun bir yarısında meydana gelen uyuşma ve konuşma bozukluğu, durdurulamayan büyük kanamalar, yüksekten düşme gibi ağır fiziksel travmalar ile toksik maddelere maruz kalma durumları geciktirilemez süreçlerdir. Klinik önceliklendirmede en kritik aşamayı temsil eden bu semptomlar, doğrudan kırmızı alan protokolleri kapsamında değerlendirilerek hastanın hiçbir sıra beklemeden resüsitasyon odasına alınmasını gerektirir.
Acil Serviste Hasta Değerlendirme Süreci Nasıl İşler?
Acil serviste hasta değerlendirme süreci, kapıdan giriş yapan her bireyin şikayetleri ve vital bulguları (tansiyon, nabız, ateş, solunum) üzerinden yapılan objektif bir ön klinik tarama ve dinamik risk analiziyle işler. Bu süreçte temel amaç, poliklinik şartlarında bekleyebilecek hastalar ile saniyelerin önem arz ettiği kritik vakaları birbirinden hatasız bir şekilde ayırt etmektir.
Tıbbi sekreterlik veya kayıt işlemlerinden önce gerçekleştirilen bu ilk muayenede, hastanın o anki genel tablosu, semptomlarının şiddeti ve potansiyel kötüleşme riski uzman sağlık personeli tarafından gözlemlenir. Yapılan bu bilimsel skorlama neticesinde her hastaya tıbbi öncelik sırasını belirleyen bir takip basamağı atanarak ilgili hekim ve müdahale odası eşleştirilir.
Acil Serviste Yapılan Tetkikler Nelerdir?
Acil serviste yapılan tetkikler; hastanın mevcut şikayetlerinin altında yatan ve yaşamı tehdit eden gizli patolojileri dakikalar içinde görünür kılarak doğru tedavi algoritmasını başlatmayı sağlayan dinamik tanı yöntemleridir. Tam donanımlı bir hastane acil servis laboratuvarı ve radyoloji biriminde en sık başvurulan tanı araçları şunlardır:
- Elektrokardiyografi (EKG) ve Kardiyak Belirteçler: Kalp krizi şüphelerinde dakikalar içinde çekilen EKG ile kanda Troponin gibi spesifik enzimlerin seviyeleri kontrol edilir.
- Acil Biyokimya ve Hemogram Tahlilleri: Vücuttaki akut enfeksiyonları, elektrolit dengesizliklerini, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarındaki ani bozulmaları saptamak için tam kan sayımı ve serum testleri yapılır.
- Arteriyel Kan Gazı: Solunum yetmezliği veya ağır şok tablosundaki hastaların kanındaki oksijen, karbondioksit ve pH dengesini ölçmek amacıyla çalışılır.
- Bilgisayarlı Tomografi (BT): Özellikle kafa travmaları, inme (felç) şüpheleri, iç kanamalar ve akut batın durumlarında kırmızı alan hastalarının hızlıca taranmasını sağlar.
- Yatak Başı Ultrasonografi (FAST ultrason): Travmaya bağlı karın içi serbest sıvı veya kalp çevresinde kan birikmesi gibi durumları anında tespit etmek için ameliyathane dışı acil odasında uygulanır.
- Direkt Röntgen Grafikleri: Düşme, çarpma gibi durumlarda kemik bütünlüğünün, kırıkların veya akciğerdeki ani patolojilerin hızlı tespiti için kullanılır.
Acil Servis Hangi Hastalıklara Bakar ve Hangi Müdahaleler Yapılır?
Acil servisler, vücudun farklı sistemlerini etkileyen çok çeşitli akut hastalıklara ve durumlara müdahale etmek üzere donatılmıştır. Her hasta grubu için standartlaşmış ve kanıta dayalı tanı ve tedavi protokolleri uygulanır.
Kardiyovasküler (Kalp ve Damar)
Kalp ve damar sistemiyle ilgili acil durumlar, en sık hayati tehlike arz eden gruptur.
Görülen Hastalıklar: Kalp krizi (Miyokard Enfarktüsü), ritim bozuklukları (aritmiler), kalp yetmezliği alevlenmesi, hipertansif kriz (yüksek tansiyon atakları), aort anevrizması yırtılması, akciğer embolisi (akciğere pıhtı atması).
Yapılan Müdahaleler: Hemen EKG (Elektrokardiyografi) çekimi, damar yolu açılarak kan alınması ve kalp enzimlerinin kontrolü, oksijen desteği, göğüs ağrısını ve pıhtılaşmayı önleyici ilaçların uygulanması, ritim bozukluklarını düzelten anti-aritmik tedaviler ve gerektiğinde elektroşok (kardiyoversiyon/defibrilasyon) uygulanması.
Nörolojik (Beyin ve Sinir Sistemi)
Beyin ve sinir sistemini etkileyen acil durumlar, kalıcı sakatlık riski nedeniyle acil müdahale gerektirir.
Görülen Hastalıklar: İnme (felç), geçici iskemik atak (GİA), epileptik nöbet (sara krizi), menenjit, ansefalit, şiddetli migren atakları, kafa travmaları ve beyin kanamaları.
Yapılan Müdahaleler: Bilinç durumu ve nörolojik fonksiyonların değerlendirilmesi, acil Bilgisayarlı Tomografi (BT) veya Manyetik Rezonans (MR) görüntülemesi ile kanama veya pıhtının tespit edilmesi, pıhtı çözücü tedavilerin ilk saatlerde uygulanması, nöbeti durdurucu ilaçların verilmesi.
Travma ve Cerrahi
Kazalar, düşmeler, yaralanmalar gibi dış etkenlere bağlı gelişen durumlardır.
Görülen Durumlar: Trafik kazaları, iş kazaları, düşmeler, kesici-delici alet yaralanmaları, ateşli silah yaralanmaları, kırıklar, çıkıklar, iç kanamalar, organ yaralanmaları.
Yapılan Müdahaleler: Kanamaların durdurulması, yara yerlerinin temizlenmesi ve dikiş atılması, kırıkların atel veya alçı ile sabitlenmesi, ağrı kontrolü, tetanos aşısı uygulaması ve ultrason (FAST) veya tomografi ile iç kanama kontrolü. Hasta, cerrahi bir müdahale gerektiriyorsa ilgili cerrahi branş tarafından hızla değerlendirilir.
Solunumsal Güçlük
Nefes almayı güçleştiren veya engelleyen tüm durumlar bu gruba girer.
Görülen Hastalıklar: Astım krizi, KOAH (Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı) alevlenmesi, pnömoni (zatürre), anafilaksi (ciddi alerjik reaksiyon), yabancı cisim aspirasyonu (soluk borusuna cisim kaçması), pnömotoraks (akciğer sönmesi).
Yapılan Müdahaleler: Oksijen tedavisi, solunum yolunu genişletici ilaçların nebulizatör ile verilmesi, damar yoluyla kortizon ve anti-alerjik ilaçların uygulanması, gerekirse solunumun bir cihazla desteklenmesi.
Gastrointestinal (Mide ve Bağırsak)
Sindirim sistemini ilgilendiren ani ve şiddetli durumlardır.
Görülen Hastalıklar: Apandisit, safra kesesi iltihabı (kolesistit), mide kanaması, şiddetli gıda zehirlenmeleri, bağırsak tıkanıklığı, pankreatit.
Yapılan Müdahaleler: Karın muayenesi, kan ve idrar tahlilleri, ultrason veya tomografi gibi görüntüleme yöntemleri, damar yoluyla sıvı ve elektrolit takviyesi, ağrı kesici ve bulantı önleyici tedaviler, kanama durumunda kan transfüzyonu ve acil endoskopi için hazırlık.
Pediatri (Çocuk Hastalıkları)
Çocuklar, fizyolojileri ve hastalık belirtileri açısından yetişkinlerden farklıdır ve özel bir yaklaşım gerektirirler.
Görülen Hastalıklar: Düşmeyen yüksek ateş ve havale, krup ve bronşiolit gibi solunum yolu enfeksiyonları, şiddetli ishal ve kusmaya bağlı sıvı kaybı (dehidratasyon), zehirlenmeler ve yabancı cisim yutulması.
Yapılan Müdahaleler: Vücut ağırlığına göre hassas dozda ilaç ve sıvı tedavisi, solunum desteği, ateşin kontrol altına alınması ve altta yatan enfeksiyonun tespiti için gerekli tetkikler.
Acil serviste müdahale edilen akut hastalıklar aşağıda sıralanmıştır;
- Beyin kanamaları
- Felç
- Kalp krizi
- Kafa travması
- Trafik kazaları
- İş kazaları
- Yaralanma
- Göz yaralanmaları
- Apandisit
- Şiddetli ağrılar
- Yanık
- Ateş
- Havale
- Kusma
- İshal
- Kesi ve kırık
- Zatürre
- Zehirlenme
- Elektrik çarpması
- Boğulma
- Diyabetik ve üremik koma
- Şuur kaybı
- Renal kolik
- Akut masif kanamalar
Acil Serviste Hangi Bölümler Bulunur?
Acil servisler, hastaya en hızlı ve etkili hizmeti sunabilmek için kendi içinde organize olmuş farklı bölümlerden oluşur. Bu yapı, hastanın acil servise girişinden taburcu edilmesine veya ilgili servise yatışına kadar geçen tüm süreçlerin kesintisiz ve organize bir şekilde yönetilmesini sağlar.
Triaj Alanı
Burası, acil servisin giriş kapısıdır. Hastaların veya hasta yakınlarının ilk başvurduğu, şikayetlerini aktardığı ve tıbbi önceliklerinin belirlendiği alandır. Triaj hemşiresi veya hekimi tarafından hastanın genel durumu, yaşamsal bulguları hızla değerlendirilir. Bu değerlendirme sonucunda hastaya yukarıda bahsedilen kırmızı, sarı veya yeşil kodlardan biri atanarak en uygun ve en hızlı şekilde doğru alana yönlendirilmesi sağlanır.
Resüsitasyon (Canlandırma) Odası
Acil servisin en kritik bölümüdür. Kalp durması, solunum durması, ağır travma veya şok gibi hayati tehlikesi en yüksek olan (kırmızı kod) hastaların kabul edildiği özel bir alandır. Bu oda; defibrilatör (elektroşok cihazı), ventilatör (solunum cihazı), acil ilaçlar ve ileri yaşam desteği için gerekli tüm tıbbi donanıma sahiptir. Burada amaç, hastayı hızla stabilize etmek ve hayata döndürmektir.
Muayene Odaları
Triaj sonrası durumu stabil olan, hayati tehlikesi bulunmayan (yeşil kod) veya yakından takip gerektiren (sarı kod) hastaların alındığı bölümlerdir. Her odada temel muayene için gerekli ekipmanlar bulunur. Hekim tarafından hastanın detaylı öyküsü alınır, fizik muayenesi yapılır ve kan, idrar ya da röntgen gibi gerekli tetkikler planlanır.
Müşahede (Gözlem) Odaları
İlk müdahalesi ve muayenesi yapıldıktan sonra durumu netleşmeyen, tetkik sonuçları beklenen veya uygulanan tedaviye verdiği yanıtın gözlemlenmesi gereken hastaların alındığı alanlardır. Bu odalar, hastaların konforu ve güvenliği için tasarlanmıştır. Genellikle her yatak başında hastanın kalp ritmini, oksijen seviyesini ve tansiyonunu sürekli olarak takip eden monitörler bulunur. Hastalar burada birkaç saat ile 24 saat arasında değişen sürelerde gözlem altında tutulabilir.
Küçük Cerrahi Müdahale Odası
Kesikler, basit yaralanmalar, apse boşaltılması gibi küçük cerrahi işlemlerin yapıldığı steril bir ortamdır. Bu odada dikiş (sütür) atma, pansuman yapma, alçı veya atel uygulama gibi işlemler gerçekleştirilir. Acil servisin yoğunluğunu etkilemeden, daha hijyenik ve kontrollü bir alanda bu tür müdahalelerin yapılmasına olanak tanır.
Acil Radyoloji ve Laboratuvar
Etkin bir acil servis, hızlı tanı koyabilmek için kendi içinde veya çok yakınında konumlanmış görüntüleme ve laboratuvar birimlerine ihtiyaç duyar. Acil radyoloji ünitesi, röntgen, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi tetkiklerin 7/24 hızla çekilip raporlanmasını sağlar. Acil laboratuvar ise kan sayımı, biyokimya, kan gazı gibi hayati önem taşıyan testlerin dakikalar içinde sonuçlanmasına imkan vererek tedavi sürecini doğrudan etkiler.
Çocuklarda Acil Servise Ne Zaman Başvurulmalıdır?
Çocuklarda acil servise, yetişkinlerden farklı olarak fizyolojik rezervlerinin çok daha hızlı tükenmesi ve klinik durumlarının saatler içinde aniden kötüleşebilme eğilimi göstermesi durumunda başvurulmalıdır. Ebeveynlerin panik yapmadan ancak gecikmeden uzman bir acil hastane kadrosuna ulaşmasını gerektiren çocukluk çağı acil durumları şu şekilde sıralanabilir;
- 3 Ay Altı Bebeklerde Ateş: Yenidoğan ve süt çocuklarında koltuk altından ölçülen 38°C ve üzeri ateş, altta yatan ciddi enfeksiyonlar açısından her zaman acil bir durumdur.
- Solunum Sıkıntısı ve Hırıltı: Çocuğun nefes alırken zorlanması, burun kanatlarının açılıp kapanması, kaburgalarının belirgin şekilde içeri çökmesi veya dudak çevresinde morarma gözlenmesi.
- Durdurulamayan Sıvı Kayıpları: Ağızdan hiçbir gıda veya sıvı kabul edemeyecek şekilde üst üste yaşanan şiddetli kusmalar ve buna eşlik eden sık, sulu ishaller neticesinde gelişen dehidrasyon.
- Bilinç ve Davranış Değişiklikleri: Çocuğun çevreyle olan bağının kopması, uyandırılamayacak kadar derin uyku hali, aşırı letarji (halsizlik) veya durdurulamayan katılarak ağlama nöbetleri.
- Yabancı Cisim Aspirasyonu veya Toksik Madde Alımı: Soluk borusuna cisim kaçmasıyla aniden başlayan öksürük nöbetleri veya ev içi kimyasalların, ilaçların yutulması şüphesi.
Bu gibi durumlarda zamanlama hayati olduğu için çocuk hastalar vakit kaybetmeden öncelikli muayene sıralamasına dahil edilirler.
Yaşlılarda Acil Servise Başvurulması Gereken Durumlar
Yaşlılarda acil servise başvurulması gereken durumlar, ilerleyen yaşla birlikte ağrı eşiğinin değişmesi ve hastalık semptomlarının çok daha örtülü, sinsi veya kafa karıştırıcı bir seyir izlemesi nedeniyle gecikmeksizin belirlenmelidir. Geriatrik popülasyonda basit bir enfeksiyonun veya küçük bir organ hasarının bile sistemik bir yetmezliğe dönüşmesini önlemek adına şu bulgular dikkatle izlenmelidir;
- Akut Mental Değişiklikler ve Deliryum: Yaşlı bireyin aniden bilincinin bulanıklaşması, yakınlarını tanıyamaması, yer ve zaman algısını kaybetmesi ya da normalin dışında ajite olması (çoğu zaman sessiz bir enfeksiyonun veya felcin ilk işaretidir).
- Açıklanamayan Ani Halsizlik ve Nefes Darlığı: İleri yaşta kalp krizleri her zaman şiddetli göğüs ağrısı ile sinyal vermeyebilir; sadece aniden gelişen şiddetli bir bitkinlik veya nefes darlığı gizli bir kırmızı alan vakası olabilir.
- Ev İçi Düşmeler ve Küçük Travmalar: Osteoporoz (kemik erimesi) nedeniyle çok hafif düşmelerde bile oluşan ve başlangıçta ağrısı az olan kalça kırıkları ile sinsi kafa içi kanama riskleri.
- İlaç Yan Etkilerine Bağlı Akut Tablolar: Çoklu kronik hastalık ilacı kullanan yaşlılarda gelişen ani tansiyon düşmeleri, buna bağlı bayılmalar veya akut böbrek hasarı bulguları.
Bu gruptaki hastalar durumları stabil görünse bile derinlemesine analiz için hızlıca sarı alan veya gerekli durumlarda daha üst müdahale odalarında gözlem altına alınmalıdır.
Gebelikte Acil Servise Ne Zaman Başvurulmalıdır?
Gebelikte acil servise, anne adayının gebelik fizyolojisinde yaşanan ani sapmaların veya rahim içi akut süreçlerin hem annenin hem de fetüsün yaşam kalitesini doğrudan riske attığı durumlarda başvurulmalıdır. Hamilelik sürecinin getirdiği hassasiyet nedeniyle, normal dışı kabul edilen tüm semptomlar bir hastane acil servis ünitesinde kadın hastalıkları ve doğum hekimlerinin de dahil olduğu multidisipliner bir yaklaşımla incelenmelidir.
Gebelik döneminde acil tıbbi müdahale gerektiren başlıca durumlar şunlardır:
- Her Türlü Vajinal Kanama: Gebeliğin hangi haftasında olursa olsun meydana gelen aktif kanamalar, lekelenmeler veya parça düşürme şüpheleri.
- Şiddetli Pelvik veya Karın Ağrısı: Erken haftalarda dış gebelik, ilerleyen aylarda ise erken doğum eylemi ya da plasentanın rahim duvarından erken ayrılması (ablasyo plasenta) habercisi olabilecek sürekli veya ritmik ağrılar.
- Fetal Hareketlerde Belirgin Azalma: Özellikle gebeliğin 24. haftasından sonra, bebeğin günlük düzenli hareketlerinin normal rutinine göre ciddi şekilde azalması veya hiç hissedilmemesi.
- Gebelik Zehirlenmesi Belirtileri: Aniden yükselen kan basıncı değerlerine eşlik eden şiddetli baş ağrısı, gözde şimşek çakması/bulanık görme ve ellerde, yüzde aniden gelişen aşırı şişlikler.
- Amniyon Sıvısının Gelmesi (Suyun Gelmesi): Doğum sancıları veya beklenen doğum tarihi gelmeden önce vajinal yoldan ani veya sızıntı şeklinde berrak sıvı gelmesi.
Acil triaj aşamasında bu semptomlara sahip hamile hastalar, bekleme alanlarında tutulmadan doğrudan gebelik odaklı ilk müdahale ve stabilizasyon alanlarına yönlendirilirler.
Acil Servis ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Acil servise gelmeden önce randevu almak gerekir mi?
Hayır. Acil servisler, randevu sistemiyle çalışmaz. Acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyulan her an, günün 24 saati doğrudan başvuru yapılabilen birimlerdir.
Hangi durumlarda ambulans çağırmak, hangi durumlarda kendi imkanlarımla gelmek daha doğrudur?
Bilinç kaybı, felç belirtileri, yüzde kayma ya da kolda-bacakta güçsüzlük hissedildiğinde, durdurulamayan aktif kanama, şiddetli göğüs ağrısı, nefes alamama, ciddi trafik kazası veya travma gibi hayatı tehdit eden durumlarda hiç vakit kaybetmeden 112 Acil Yardım hattı aranarak ambulans talep edilmelidir. Ambulans, hem hastaya yolda müdahale imkanı tanır hem de hastaneye en hızlı ve güvenli şekilde ulaşımını sağlar. Daha hafif yaralanmalar veya durumu stabil olan hastalar kendi imkanlarıyla başvurabilir.
Acil servise gelirken yanımda ne getirmeliyim?
Mümkünse hastanın resmi kimlik belgesi, özel sağlık sigortası veya Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bilgileri getirilmelidir. Ayrıca hastanın düzenli olarak kullandığı ilaçların bir listesi, bilinen alerjileri ve varsa önceki önemli tıbbi raporları tanı ve tedavi sürecini hızlandıracaktır. Ancak bunların hiçbiri yoksa dahi, acil müdahale için bunlar bir engel teşkil etmez, tedaviye hemen başlanır.
Acil servisteki bekleme süreleri neye göre belirlenir? Neden bazı hastalar daha önce muayene edilir?
Acil servislerde öncelik, başvuru sırasına göre değil, hastanın tıbbi durumunun aciliyetine göre belirlenir. Bu sisteme "triaj" denir. Triaj görevlisi tarafından yapılan değerlendirme sonucunda durumu en kritik olan (kırmızı kod) hastalar hiç bekletilmeden müdahale alanına alınır. Durumu ciddi ancak hayati tehlikesi daha az olan (sarı kod) hastalar ikinci öncelikte, genel durumu iyi olan ve ayakta tedavi edilebilecek (yeşil kod) hastalar ise bu iki gruptan sonra muayene edilir. Bu uygulama, acilin en adil ve hayat kurtarıcı şekilde kullanılmasını sağlar.
Acil serviste muayene ücretli midir? Özel sağlık sigortası geçerli midir?
Acil servislerde hastanın tıbbi durumu ne olursa olsun, ilk müdahale ve durumun stabilizasyonu herhangi bir idari işlem veya ödeme beklenmeksizin yapılır. Tedavi sonrasında, hastanın sosyal güvencesi (SGK) ve özel sağlık sigortasının poliçe kapsamına göre faturalandırma işlemleri gerçekleştirilir. İlgili hastanenin hasta kabul biriminden bu konuda detaylı bilgi alınabilir.
Acil serviste her branştan uzman doktor bulunur mu?
Acil servislerin ön saflarında, acil tıp alanında uzmanlaşmış hekimler ve pratisyen hekimler görev yapar. Bu hekimler, çok geniş bir yelpazedeki hastalıkların ilk tanı ve tedavisini yönetirler. Gerekli gördükleri durumlarda, ilgili branşın uzman hekimini konsültasyon için acil servise davet ederler. Hastanelerde her branştan uzman hekim, acil durumlar için 24 saat boyunca hazır bulunur.
Acil servisteki müdahale sonrası süreç nasıl işler?
Yapılan müdahale ve tetkikler sonucunda hastanın durumuyla ilgili iki temel karar verilir:
Taburcu: Hastanın hayati tehlikesi yoksa ve tedavisine evde devam edebilecek durumdaysa, reçetesi ve takip önerileriyle birlikte taburcu edilir.
Yatış: Hastanın durumunun daha ileri tetkik ve tedavi için hastanede kalmasını gerektiriyorsa, ilgili servise veya yoğun bakım ünitesine yatışı yapılır.
Acil servisten istirahat raporu alınabilir mi?
Hekimin yaptığı muayene ve değerlendirme sonucunda, hastanın sağlık durumu çalışmasına engel teşkil ediyorsa, acil serviste geçirilen süre veya o gün için istirahatını gerektiren bir teşhis konulmuşsa kısa süreli (genellikle 1-2 gün) bir rapor düzenlenebilir. Daha uzun süreli raporlar için ilgili polikliniğe kontrole gidilmesi istenir.
Acil servis ne iş yapar?
Acil servisin temel işi, ani gelişen hastalık, kriz veya yaralanma durumlarında bireylere anında tıbbi müdahalede bulunmaktır. Temel fonksiyonları şunlardır:
- Hayatı tehdit eden durumları ortadan kaldırmak ve hastanın durumunu stabilize etmek.
- Hızlı ve doğru bir ön tanı koymak.
- Hastanın ağrı, kanama gibi acil şikayetlerini dindirmek ve kontrol altına almak.
- Gerekli acil tetkikleri (kan, röntgen, tomografi vb.) hızla uygulamak.
- Tedavinin devamı için hastayı ilgili uzmanlık dalına veya gerekirse yoğun bakım ya da ameliyathaneye yönlendirmek.
Acil servis kaç bölümden oluşur?
Modern bir acil servis, hizmetin akıcı ve etkin bir şekilde yürütülmesi için birkaç temel bölümden oluşur. Başlıca bölümler şunlardır:
- Triaj: Hastaların ilk karşılandığı ve tıbbi önceliklerinin belirlendiği alan.
- Resüsitasyon (Canlandırma) Odası: Durumu en kritik olan (kırmızı alan) hastaların kabul edildiği bölüm.
- Muayene Alanları: Durumu daha stabil olan (sarı ve yeşil alan) hastaların muayene ve tedavilerinin yapıldığı odalar.
- Müşahede (Gözlem) Odaları: Tedavisi sonrası bir süre gözlem altında tutulması gereken hastaların izlendiği alan.
- Küçük Cerrahi Müdahale Odası: Dikiş, pansuman, alçı gibi işlemlerin yapıldığı steril oda.
Kırmızı alan hastası kimdir?
Kırmızı alan hastası, triaj değerlendirmesi sonucunda durumu kritik ve hayati tehlikesi olan hasta demektir. Bu hastaların saniyeler içinde müdahaleye ihtiyacı vardır ve hiç bekletilmeden doğrudan acil servisin resüsitasyon (canlandırma) odasına alınırlar. Kalp krizi, felç (inme), solunum durması, çoklu travma, şok durumu ve bilinç kaybı gibi durumlar kırmızı alan hastası olarak kabul edilir.
Ambulans hemşiresine ne denir?
Ambulansta görev yapan ve acil tıbbi müdahale eğitimi almış sağlık profesyonellerine genellikle "Paramedik" denir. Acil Tıp Teknisyenleri (ATT) ise bu ekibin diğer önemli bir parçasıdır ve temel yaşam desteği uygulamalarında kritik rol oynarlar.
Güncelleme Tarihi : 22 Haziran 2026
Yayınlanma Tarihi: 9 Kasım 2015
Acil Servis Hastalıkları
Bölüm Uzmanları
Hastanelerimiz
Anlaşmalı Kurumlar
Hastanelerimizin anlaşmalı olduğu özel sigorta şirketleri, tamamlayıcı sigortalar, diğer kurum ve şirket anlaşmalarını aşağıda bulabilirsiniz.
Sonuç bulunamadı.
Teknolojilerimiz
Memorial Sağlık Grubu’nun teknolojik altyapısı, uluslararası standartlarda ileri teknoloji ürünü cihazlarla donatılmış ve hasta konforuna özel olarak dizayn edilmiş sistemlerden oluşmaktadır. Kullanılan ileri teknoloji sayesinde, hastaların teşhis ve tedavi süreçlerini, konforlu ve güvenli bir şekilde geçirmeleri hedeflenmektedir. Bu teknolojilerin birçoğu Türkiye’de ilk kez hastanelerimizde kullanılmaktadır.
Son Teknolojilerimiz
Aşağıdaki İletişim formunu doldurarak hastanemiz ile ilgili bilgi talebinde bulunabilirsiniz.