Karaciğer yağlanması, karaciğerin ağırlığının %5-10'undan fazlasının intrahepatik yağ (karaciğerde yağ) olması durumudur. Karaciğer yağlanmasının nedeni yüksek trigliserid düzeyleri, obezite, yetersiz beslenme, hızlı kilo kaybı, aşırı alkol tüketimi, hiperlipidemi, toksinler veya diyabet gibi hastalıklardır. Karaciğer yağlanmasının ilerlediği durumda karın ağrısı, halsizlik ve kilo kaybı belirtileri gözlemlenir. Karaciğer yağlanması tedavisi, diyet ve düzenli egzersizle risk faktörlerinin azaltılmasını içerir.
- Karaciğer Yağlanması Nedir?
- Karaciğer Yağlanması Neden Olur?
- Karaciğer Yağlanması Belirtileri Nelerdir?
- Karaciğer Yağlanması Evreleri Nelerdir?
- Karaciğer Yağlanması Tanısı Nasıl Konulur?
- Karaciğer Yağlanması Tedavisi Nasıl Yapılır?
- Karaciğer Yağlanmasına Ne İyi Gelir?
- Karaciğer Yağlanması Nasıl Önlenir?
- Karaciğer Yağlanmasına Neden Olan Risk Faktörleri Nelerdir?
- Karaciğer Yağlanması için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilir?
- Karaciğer Yağlanması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Karaciğer Yağlanması Nedir?
Tıbbi adı steatoz olan karaciğer yağlanması, genellikle sağlıksız beslenme ve obezite, diyabet, trigliserid yüksekliği ve aşırı alkol tüketimi gibi nedenlerle karaciğer hücrelerinde normalden fazla yağ biriktiği karaciğer hastalığı türüdür. Karaciğer yağlanmasının alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) ve alkole bağlı yağlı karaciğer hastalığı diye iki türü bulunur. Alkole bağlı karaciğer yağlanmasında asıl neden alkoldür. Karaciğer normalde az miktarda yağ içerir ancak karaciğer ağırlığının %5'i üzerinde yağ birikmesi karaciğer sağlığı için risk oluşturur. Karaciğerde yağlanma oranı %30’dan büyük olunca olunca laboratuvar ve/veya klinik belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlar sıklıkla karın ağrısı, yorgunluk, kilo kaybı, ciltte sararma ve karaciğer büyümesidir.
Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması nedir?
Alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması, çok az ya da hiç alkol tüketilmediği halde obezite, genetik, trigliserid yüksekliği, diyabet ve insülin direnci gibi nedenlerle karaciğerde yağ birikmesidir. Karaciğerde yağ birikmesi karaciğerin hasar görmesine neden olur, önlem alınmazsa karaciğerin geri dönüşümsüz hasarı olan siroz hastalığı ve karaciğer kanserine sebebiyet verebilir.
Alkole bağlı karaciğer yağlanması nedir?
Alkol tüketimine bağlı olarak ortaya çıkan karaciğer yağlanmasıdır. Sadece bir kaç gün süreyle bile olsa fazla miktarda alkol içmek karaciğerde yağ birikmesine neden olur. İlerleme durumuna bağlı olarak alkol tüketimi sonlandırılırsa düzeltilebilir ancak alkole bağlı karaciğer yağlanması söz konusuyken alkol tüketimi devam ederse alkol kaynaklı hepatit veya alkol kaynaklı siroz gelişme riski artacaktır.
Karaciğer Yağlanması Neden Olur?
Karaciğer yağlanmasının nedenleri yoğun alkol tüketimi, obezite, diyabet ve trigliserid seviyesinin yüksek olmasıdır. Hızlı kilo verme ve yeterli beslenmeme de karaciğer yağlanmasına neden olur.
Karaciğer yağlanmasına neden olan durumlar genel olarak şunlardır:
- Yoğun alkol tüketimi
- Obezite
- Yüksek kan şekerine bağlı diyabet
- Trigliserid
- Kolesterol yüksekliği
- Yüksek tansiyon
- Hareketsiz yaşam
- Yetersiz beslenme
- Hepatit C hastalığı
- Hipotiroid
- Bazı ilaçların kullanımı
Yoğun alkol tüketimi
Karaciğerin görevlerinden biri, tüketilin alkolü parçalamaktır. Ancak çok fazla alkol tüketildiğinde karaciğer bu alkolü parçalayamaz ve yağlanma ortaya çıkar. Bu yüzden aşırı alkol tüketimi karaciğer yağlanmasının temel sebebi sayılır.
Obezite
Fazla kalori tüketmek ve buna bağlı olarak aşırı kilo almak karaciğerde yağ birikmesine neden olur. Karaciğer, yağları olması gerektiği gibi işleyip parçalamadığında çok fazla yağ birikimi meydana gelir. Obezite, diyabet veya yüksek trigliserit gibi başka hastalıkları olan kişilerde karaciğer yağlanması ortaya çıkar.
Diyabet
Tip 2 diyabet hastası olan kişilerin birçoğunda karaciğer yağlanması sorunu görülür. Diyabet, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının altında yatan ana faktördür.
Trigliserid
Yüksek trigliserid düzeyine sahip olan kişilerde karaciğer yağlanması problemi meydana gelebilir.
Kolesterol yüksekliği
Çok fazla yağlı ve şekerli besinler tüketilmesine bağlı olarak kandaki kolesterol oranı yükselir. Kolesterol yüksekliği de karaciğerlerde hasar meydana getirmesiyle birlikte karaciğer hücrelerinde yağlanma oluşturur.
Yüksek tansiyon
Obezite, diyabet, trigliserid ve kolesterol yüksekliğiyle birlikte yüksek tansiyon seviyeleri de birçok organı olumsuz etkilediği gibi karaciğerin yağlanmasına da sebebiyet verir.
Hareketsiz yaşam
Hareketin olmadığı bir yaşam, karaciğer fonksiyonlarının düzgün çalışmamasına neden olarak yağ birikimine yol açabilir.
Karaciğer Yağlanması Belirtileri Nelerdir?
Karaciğerdeki yağlanma ilerlediğinde, kronik yorgunluk, kilo kaybı, halsizlik ve güçsüz hissetme, itştah kaybı, ödem, mide bulantısı ve vücudun kanamaya daha yatkın hale gelmesi yaşanan belirtilerdir.
Karaciğer yağlanmasında ortaya çıkan belirtiler şunlardır:
- Aşırı yorgunluk
- Cilt ve göz akında sararma (sarılık)
- İdrar renginde koyuluk
- Cilt kaşıntısı
- Karnın sağ üstünde ağrı
- Bacaklarda ve karında şişlik (ödem)
- İştah ve kilo kaybı
- Mide bulantısı ve kusma
- Vücudun kanama ve morarmaya yatkın hale gelmesi
- Deride örümcek benzeri kan damarları oluşması
- Karaciğerin büyümesi (hepatomegali)
- Adet döngüsünde düzensizlikler
- Yağlanma ileri boyutlara ulaştıysa ve karaciğere zarar vermeye başladıysa kan kusma, dışkının siyah renge dönüşmesi ve idrarda koyuluk ortaya çıkabilir.
Karaciğer yağlanması belirtileri hafif ya da yok denecek kadar az olabilir, bu sebeple genellikle rutin bir kan testi veya karaciğer ultrasonu sırasında tanı konulur.
Karaciğer Yağlanması Evreleri Nelerdir?
Karaciğer yağlanması evreleri, organ içerisindeki yağ birikiminin oranına, hücresel düzeydeki iltihaplanmanın durumuna ve karaciğer dokusunun ne kadar hasar gördüğüne bağlı olarak 4 ana aşamada sınıflandırılır. Tıbbi literatürde hepatosteatoz olarak adlandırılan bu hastalık, erken dönemde fark edilmediğinde veya gerekli yaşam tarzı değişiklikleri yapılmadığında kronik bir süreç izler. Hastalığın ilk aşaması basit yağlanma ile başlarken, son aşaması geri dönüşümsüz organ hasarına kadar uzanabilir. Zamanında müdahale edilmeyen vakalarda, karaciğer hücrelerinin yerini fonksiyonunu yitirmiş sert bağ dokuları alır.
1. evre karaciğer yağlanması ve belirtileri
1. evre karaciğer yağlanması, karaciğer hücrelerinin ağırlığının yüzde 5 ila 10'unu aşacak şekilde basit düzeyde yağ biriktirmesiyle başlayan, ancak henüz organda iltihaplanma veya kalıcı hasarın oluşmadığı en erken ve en hafif evredir. Bu aşamada hastalık genellikle tamamen sessiz bir seyir izlediği için rutin check-up muayenelerinde tesadüfen saptanır.
Klinik düzeyde karaciğer yağlanması 1. evre belirtileri arasında hafif düzeyde halsizlik, gün içinde çabuk yorulma ve karnın sağ üst kadranında zaman zaman ortaya çıkan künt bir dolgunluk hissi yer alabilir. Çoğu zaman hastalar tarafından günlük koşturmacaya bağlanan bu durum, aslında vücudun verdiği ilk sinyallerdir. Karaciğerdeki bu ilk aşama yağ birikimini erken yakalamak hayatidir; çünkü karaciğer yağlanması 1. evre belirtileri fark edilip beslenme düzeni değiştirildiğinde ve ideal kiloya ulaşıldığında karaciğer tamamen eski sağlığına dönebilmektedir.
2. evre karaciğer yağlanması ve belirtileri
2. evre karaciğer yağlanması, karaciğerdeki aşırı yağ birikimine bağlı olarak organ hücrelerinde iltihaplanmanın başladığı ve Alkolsüz Steatohepatit (NASH) olarak adlandırılan ikinci klinik aşamadır. Hücre düzeyindeki bu inflamasyon, karaciğerin kendi dokusunu koruma mekanizmalarını zorlayarak organı hasara açık hale getirir. Vücudun metabolik yükünün artmasıyla birlikte kendini göstermeye başlayan karaciğer yağlanması 2. evre belirtileri arasında kronikleşen yorgunluk hissi, sabahları uyanmakta güçlük çekme, iştahsızlık, hafif mide bulantıları ve sağ kaburga yayının hemen altında belirgin bir sıkışma ya da ağrı hissi gözlemlenebilir.
Yağlanmanın boyutunun büyümesi ve iltihabın derinleşmesiyle birlikte karaciğer fonksiyon testlerinde belirgin dalgalanmalar başlar. Laboratuvar ortamında tespit edilen bu enzim yükseklikleri ile hastanın fiziksel olarak hissettiği karaciğer yağlanması 2. evre belirtileri, hücre hasarının aktif olarak sürdüğünün ve hastalığın bir sonraki aşamaya geçme eğiliminde olduğunun en net kanıtıdır.
3. evre karaciğer yağlanması ve belirtileri
3. evre karaciğer yağlanması, organdaki uzun süreli iltihaplanmanın bir sonucu olarak karaciğer dokusunda skar (bağ dokusu/fibrozis) oluşumunun hızlandığı ve organın normal fonksiyonel yapısının bozulmaya başladığı ileri derecede yağlanma evresidir. Bu aşamada sertleşen bağ dokuları, sağlıklı karaciğer hücrelerinin yerini almaya başlar ve organın kanı süzme yeteneğini sekteye uğratır.
Klinik tablonun giderek ağırlaşması neticesinde karaciğer yağlanması 3. evre belirtileri belirginleşerek; ciltte ve göz aklarında hafif sararma, vücudun özellikle bacak ve ayak bileği bölgelerinde sıvı birikmesine bağlı ödem oluşumu, cilt yüzeyinde kaşıntılar ve çok çabuk morarma gibi durumlar şeklinde ortaya çıkar. Hastaların günlük yaşamını doğrudan kısıtlayan karaciğer yağlanması 3. evre belirtileri ortaya çıktığı andan itibaren, karaciğerdeki hasarın siroz aşamasına geçmesini önlemek amacıyla acil ve yoğun bir tıbbi takip ile köklü yaşam tarzı tedavileri kararlılıkla uygulanmalıdır.
4. evre karaciğer yağlanması ve belirtileri
4. evre karaciğer yağlanması, karaciğerde biriken yağ ve kronik iltihabın yol açtığı hasarın en üst noktaya ulaşarak geri dönüşümsüz siroz veya karaciğer yetmezliği tablosuna dönüştüğü son evredir. Bu aşamada organın büyük bir kısmı fonksiyon dışı kalmış, sertleşmiş ve tamamen skar dokusuyla kaplanmıştır. Hayati risk barındıran karaciğer yağlanması 4. evre belirtileri arasında karın boşluğunda aşırı sıvı birikmesi (asit), şiddetli sarılık, zihinsel bulanıklık veya konsantrasyon kaybı (hepatik ensefalopati), dışkı renginde kömür karası koyuluk veya kan kusma (özofagus varis kanamaları) yer alır.
Karaciğer Yağlanması Tanısı Nasıl Konulur?
Genel sağlık kontrolü veya bir hastalık sebebiyle yapılan biyokimyasal tetkikler sırasında, karaciğer testlerinin (sıklıkla ALT ve GGT) yüksek bulunması veya üst karın ultrasonografisinde karaciğerde yağlanma saptanması tanıya giden ilk adımdır. Bazen bahsedilen risk faktörlerine sahip olmayan kişilerde de karaciğer yağlanması olabilir. Genetik faktörlerin rolü söz konusudur. Alkol alan ama bunu gizleyen hastalar da tanı güçlüğü yaşanabilir.
Yani bu hastalar sık doktora giden kişilerdir. Genellikle üst karın ultrasonografisinde karaciğerde yağlanma ve büyüme tanısı konur. Bazen de rutin yapılan testler olan ALT, AST ve GGT gibi karaciğer testleri yüksek çıkınca araştırılan hastada yağlı karaciğer hastalığı (hepatosteatoz) tesbit edilir. Tabii ki ADYKH tanısı konulmadan önce belirlenen sınırın üzerinde alkol alınmasına bağlı alkolik karaciğer hastalığı, viral hepatitler (hepatit B ve hepatit C), ilaç toksisitesi (kortikosteroidler, tamoksifen, amiadarone, methotrexate, lomitapide ve mipomersen gibi), Wilson hastalığı (karaciğerde bakır birikmesi ile karakterli), hemokromatozis, alfa-1 antitripsin eksikliği ve otimmun hepatitler gibi hastalıklar ekarte edilmelidir. Ayrıca açlık, süratli zayıflama, parenteral (damar yolu ile) beslenme, Abetalipoproteinemi ve Lipodistrofi makroveziküler karaciğer yağlanması yapan ve konumuz dışında kalan hastalıklardır.
Sadece karaciğer yağlanması olan hastalarda seyir iyi huyludur ve siroza ilerleme riski düşüktür. Alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı olanlarda hastalığın gidişatı ile ilgili en önemli bulgu karaciğerde iltihabi aktivite ile birlikte fibrozisin yani bağ dokusu birikmesinin olması ve fibrozisin derecesidir. Gerek siroza ilerleme ve gerekse hepatoselüler karsinoma (HSK) ve diğer komplikasyonların gelişmesi hususunda yol göstericidir. Fibrozisin tesbiti ve derecesini belirlemede ideal olmayan altın standart karaciğer biyopsisidir. Ancak gerek biyokimyasal testlerle yapılan değerlendirmeler, gerekse karaciğerin doku sertliğini, ya da elastikiyetini ölçen Elastografiler (Fibroscan, US ile elastografi ölçümü, MR Elastografi) son derece yararlı bilgiler sağlar. Gerekirse bunlardan sonra da biyopsi yapılabilir.
Karaciğer Yağlanması Tedavisi Nasıl Yapılır?
Karaciğer yağlanmasının tedavisinde ilk adım hastanın kilo verip alkolü bırakmasıdır. Yapılan araştırmalara göre bir hasta kilosunun yüzde 10’unu verirse karaciğer hastalıkları gerilemektedir. Kilonun yüzde 5’i verildiğinde olumlu iyileşme başlamaktadır.
Eşzamanlı olarak diyabet varsa onun da regüle edilmesi, şeker düzeyinin belirli sınırlarda tutulması, diyet ve ilaçlarla şekerin düzenlenmesi de karaciğer yağlanması sorununun çözülmesini sağlar.
Kolesterol varsa yine diyet ve ilaçlarla hastanın karaciğer yağlanması sorunu azaltılabilir, karaciğerin eskiye dönüşü sağlanabilir. Bu hastaların çoğunda kolesterol ve trigliserid yüksekliği görülmektedir.
Yapılan araştırmalarda yağlanmadan dolayı karaciğer testleri yüksek hastalarda kolesterol ve trigliserid yüksekse kolesterol düşürücü ilaçların kullanılmasının karaciğere yararlı olduğu görülmüştür. Unutulmaması gereken kural, her kim olursa olsun kolesterol ilaçları başlandığında üçüncü-dördüncü aylarda kontrol amaçlı karaciğer testlerine bakmak yararlıdır. Kilo vermenin yöntemi diyet ve egzersizdir ve bu doğrultuda akdeniz mutfağı son derecede faydalı bir sonuç verir ve kilo vermek için etkili bir beslenme türü olarak kabul edilir.
Ayrıca haftanın üç ya da dört günü mutlaka yürüyüş, yüzme veya spor salonunda yapılan aktiviteler olmalıdır. Bu adımlar uygulandığında hastanın karaciğeri düzelebilir.
Eğer hastalık ilerlerse son çare olarak karaciğer nakli işlemi yapılır. Karaciğer yağlanması olan hastalar nakilde de özel bir grubu oluştururlar çünkü kilolu hastalar karaciğer nakli de görece zor olmaktadır. Bu hastaların zayıflaması önceliklidir. Hastalık ilerlemeden kilo vererek, egzersizle önceki hedef olmalıdır.
Karaciğer Yağlanmasına Ne İyi Gelir?
Karaciğer yağlanması sağlıklı bir diyet ve egzersiz ile azaltılabilir. Özellikle enginar, baklagiller, süt ürünleri, et, ıspanak, brokoli, somon, ton balığı, alabalık ve sardalya gibi omega-3 yağ asidi açısından zengin yağlı balıklar, bezelye, nohut, enginar, zeytinyağı, zerdeçal ve yaban mersini gibi besinler karaciğer yağlanmasına iyi gelen besinler arasında yer almaktadır.
Karaciğer yağlanmasına iyi gelen yöntemler şunlardır:
- Ispanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler
- Somon, ton balığı, alabalık, sardalya gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin balıklar
- Bezelye, nohut, çavdar ve yulaf gibi lifli baklagiller ve tam tahıllar
- Enginar ve yaban mersini gibi antioksidan kaynağı sebze-meyveler
- Zeytinyağı, avokado yağı ve kanola yağı gibi doymamış yağlar
- Zerdeçal
- Sofra şekeri ve yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi ilave şekerleri azaltmak
Karaciğer Yağlanması Nasıl Önlenir?
Karaciğer yağlanmasına karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıralayabiliriz;
- Günde 30 dakika tempolu yürüyüş yapılmalıdır
- Ağırlıklı egzersizle beraber kas egzersizleri de yapılabilir
- Metabolizmayı düzenleyen beslenme alışkanlıkları ve özellikle Akdeniz tipi diyet tercih edilmelidir
- Tekli doymamış yağ asitleri içeren zeytinyağı, balık ve sebze tüketilmelidir
- Yağdan, rafine şekerden ve unlu mamullerden kaçınılmalıdır
- Raf ömrü olan, koruyucu içeren, kapalı kutulardan uzak kalınmalıdır
Karaciğer Yağlanmasına Neden Olan Risk Faktörleri Nelerdir?
Karaciğer yağlanması için en önemli risk faktörleri kandaki yağ türü olan trigliserid seviyelerinin yüksek olması, aşırı kilolu olma, genetik ve metabolik sendrom sorunlarıdır.
Karaciğer yağlanmasına neden olan risk faktörleri genel olarak şöyledir:
- Genetik yatkınlık (ailede karaciğer yağlanması olması)
- Kolesterol ve yüksek trigliserid düzeyleri
- İnsülin direnci ve tip 2 diyabet
- Büyüme hormonu eksikliği
- Polikistik over sendromu
- Yaş (özellikle 50+ yaş)
- Yüksek tansiyon
- Hipotiroidi (tiroid bezinin az çalışması)
- Hipofiz bezinin az çalışması
Karaciğer Yağlanması için Hangi Bölüme ve Doktora Gidilir?
Karaciğer yağlanması şüphesi veya belirtileri olan kişilerin hastanelerin İç Hastalıkları (Dahiliye) veya Gastroenteroloji bölümlerine başvurarak uzman bir tıp doktoruna muayene olması gerekir. Karaciğer, sindirim sistemi ve buna bağlı organların fonksiyonlarını inceleyen bir yapıya sahip olduğu için bu alandaki ilk değerlendirmeyi İç Hastalıkları uzmanları yapar. Eğer yağlanmaya bağlı olarak karaciğer enzimlerinde (ALT, AST, GGT) ciddi bir yükseklik, karaciğerde büyüme, iltihaplanma (steatohepatit) veya ileri derece doku hasarı tespit edilirse, hasta doğrudan bu alanda üst uzmanlığa sahip olan bir Gastroenteroloji uzmanına sevk edilir. Teşhis sürecinde kan tetkikleri ve üst karın ultrasonu gibi görüntüleme yöntemleri kullanılarak tedavi planı multidisipliner bir yaklaşımla belirlenir.
Karaciğer Yağlanması ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
Karaciğer yağlanması nasıl geçer?
Yeşil yapraklı sebzeler, enginar, süt ürünleri, sarımsak, kahve ve yulaf ezmesi yanı sıra, balık, keten tohumu, ay çekirdeği, ceviz ve fındık gibi omega-3 ve omega-6 kaynağı gıdaların tüketimi, düzenli egzersiz ve kilo vermek, karaciğer yağlanmasını geçirmeye yardımcı yöntemlerdir.
- Süt ürünleri
- Enginar ve yaban mersini gibi antioksidan kaynağı sebze-meyveler
- Somon, ton balığı, alabalık, sardalya gibi omega-3 yağ asitlerinden zengin balıklar
- Ispanak ve brokoli gibi yeşil yapraklı sebzeler
- Düzenli egzersiz
- Kilo vermek
- Bezelye, nohut, çavdar ve yulaf gibi lifli baklagiller ve tam tahıllar
- Zeytinyağı, avokado yağı ve kanola yağı gibi doymamış yağlar
- Zerdeçal
- Sofra şekeri ve yüksek fruktozlu mısır şurubu gibi ilave şekerleri azaltmak
Karaciğer yağlanmasının ilk evre belirtileri nelerdir?
Karaciğer yağlanması ilerleyip siroz oluşana kadar asemptomatik yani belirti vermeyebilir. Yine de karnın sağ üst kısmında ağrı veya dolgunluk hissi, iştah kaybı, mide bulantısı ve kilo kaybı yaşanabilir.
Alkolsüz karaciğer yağlanması ve alkole bağlı karaciğer yağlanması arasındaki fark nedir?
Alkole bağlı karaciğer yağlanmasında asıl unsur aşırı alkol tüketimidir, alkolsüz karaciğer yağlanmasında ise, çok az ya da hiç alkol tüketilmediği halde trigliserid, obezite, diyabet ve metabolik sendrom gibi nedenlerle karaciğerin yağlanması durumu söz konusudur.
Obezite karaciğere zararlı mıdır?
Giderek artan obezite, insülin direnci ve sağlıksız beslenme alışkanlıklarının neden olduğu karaciğer yağlanması kalp damar hastalıkları ve beyin damar hastalıklarına maruz kalma olasılığını ciddi oranda artırmaktadır. Şeker hastalarının insülin direnci yükseldikçe karaciğer yağlanması görülme riski aynı oranda artmaktadır.
Karaciğer yağlanması siroza çevirir mi?
Evet çevirir. Siroz evresine kadar hiçbir belirti vermeyen hastalık sinsice ilerlemektedir. Karaciğer belirti verdiğinde hasta artık siroz olmuştur. Tedavi süreci çeşitli ilaçlarla gerçekleşmektedir ancak sağlıklı ve düzenli beslenme ile fiziksel aktivite en faydalı tedavi biçimidir. Obezite, şeker hastalığı ve ilk tanı konulduğunda karaciğer dokusunda yağlanmanın (steatoz) yanı sıra karaciğer iltihabı (hepatit) ve bağ dokusu gelişimi (fibrozis) bulunan hastalarda (bu tabloya “non-alcoholic steatohepatitis” NASH-alkol dışı karaciğer yağlanması ve iltihabı denir) siroz riski yüksektir. Bunlar daha yakından izlenmeli ve yağlanmaya yol açan bozukluklar giderilmeye çalışılmalıdır.
Karaciğer yağlanmasında hangi nedenler baskındır?
Alkol tüketen kişilerde alkole bağlı karaciğer yağlanması görülürken, alkol kullanmayan kişilerde karaciğer yağlanmasının en temel sebebi obezitedir. Yüksek kan şekeri, trigliserid, kolesterol yüksekliği de karaciğer yağlanması nedenleri arasındadır.
Karaciğer yağlanmasına ne kadar sıklıkla rastlanır?
Karaciğer yağlanması çok sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır. Türkiye ve gelişmiş batı ülkelerinde obezite, hiperlipidemi ve aşikar-gizli şeker hastalığı toplumun en az üçte birini etkileyen ciddi sağlık sorunlarıdır. Dolayısıyla bu kişilerin çoğunda görülen karaciğer yağlanmasına da çok sık rastlanır. Hatta karaciğer yağlanmasına en sık rastlanan karaciğer hastalığı bile denilebilir.
Alkol almamak karaciğeri korumak için yeterli midir?
Alkol almamak karaciğeri korumak için yeterli bir önlem değildir. Özellikle ülkemizde sirozun sadece %10-15’inin sebebi alkoldür. Türkiye’de sirozun en sık sebebi hepatit B ve hepatit C olmaya devam etmektedir. Üzerinde durduğumuz alkol dışı yağlanma giderek artan sıklıkta siroza sebep olabilen bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Sağlıklı beslenme ve düzenli spor ile sağlanacak uygun kiloya ek olarak, hiperlipidemi ve glikoz metabolizması bozuklukları ile sıkı mücadele işin esasını oluşturmaktadır. Bu sadece karaciğer için değil, genel sağlık için de gerekli olan bir yaklaşımdır.
Karaciğer yağlanması ciddi bir sorun mudur?
Evet, karaciğer yağlanması ciddi bir sorundur. Karaciğer hücrelerinde yağ birikmesinin (karaciğer yağlanması) esas bozukluk olduğu durumların başında alkole bağlı karaciğer hastalıkları (alkole bağlı karaciğer yağlanması, akut alkolik hepatit, alkolik siroz gibi) gelir. Ancak son yıllarda giderek artan şekilde, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanmasının da ciddi karaciğer hastalıklarına yol açabildiği ortaya konmuştur. Bu durum “alkol dışı yağlı karaciğer hastalığı hastalığı” (İngilizce literatürde “non-alcoholic fatty liver disease” - NAFLD olarak geçer) olarak isimlendirilir.
Karaciğer yağlanması azaltılabilir mi?
Kilo vermek ve egzersiz karaciğer yağlanmasını azaltabilmektedir. Akdeniz tipi beslenme ve haftada 3-4 gün egzersiz yapılmalıdır. Ayrıca karaciğer için en faydalı besinlerin arasında kahve gelmektedir. Günlük kahve tüketimi karaciğer yağlanmasının yanında karaciğer kanserine bile iyi gelebilmektedir. Kamuoyunda karaciğer yağlanmasına iyi geldiği bilinen enginar ve deve dikeni, kahve kadar etkili sonuçlar vermemektedir. Günde 3 fincan kahve karaciğer hastalarının tedavi sürecine olumlu faydalar sağlamaktadır.
Karaciğer yağlanması diyeti nasıl yapılır?
Metabolizmayı düzenleyen beslenme alışkanlıkları ve özellikle Akdeniz tipi diyet tercih edilmelidir. Tekli doymamış yağ asitleri içeren zeytinyağı, balık ve sebze tüketilmelidir. Karaciğer yağlanması diyeti yaparken yağdan, rafine şekerden ve unlu mamullerden kaçınılmalıdır. Raf ömrü olan, koruyucu içeren, kapalı kutulardan uzak kalınmalıdır.
Karaciğer yağlanması ilaç ile düzelir mi?
Bu konudaki en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz. İnternette ‘karaciğer yağlanması kürü’, ‘Karaciğer yağlanması ilacı’ şeklinde geçen ürünlere inanmamak gerekir. Bir gastroenteroloji uzmanı size doğru yönlendirmeleri yapacaktır.
Alkol dışı yağlı karaciğer hastalığında genetik önemli mi?
Karaciğer yağlanmasının birinci derecede akrabalarda normal popülasyonda sık olabildiği belirtilmiştir. Daha ciddi hastalık fenotipini belirleyen genotiplerle ilgili mutasyon araştırmaları devam etmektedir. Adiponutrin bu konuda üzerinde en çok çalışılan hedef konumundadır. Giderek artan şekilde alkol dışı karaciğer yağlanması gençler, adölesanlar ve hatta çocuklarda da görülmektedir. Erkeklerde daha sıktır.
Karaciğer yağlanmasında ameliyat önerilir mi?
Bariatrik cerrahi ve endoskopik tedaviler; özellikle obez hastalarda etkili kilo azalmasını sağlamak için endoskopik tedaviler; mideye yerleştirilen balonlar, mide çıkışına botox injeksiyonu, endoskopik tüp mide (sleeve gastrectomy), , endoskopik ince barsak by-pass işlemi ve endoskopik duodenal mukozanın yenilenmesi (“resurfacing”) şeklinde sıralanabilir. Bazı işlemler daha yenidir ve yeterince deneyim yoktur. İleri obes (VKİ>40kg/m2) ve yandaş hastalıkları (tip 2 DM, hipertansiyon) olan ADYKH (steatohepatit/kompanse siroz) hastalarında tüp mide (“sleeve gastrectomy”) ve gastrik – intestinal by-pass ameliyatları etkili yöntemlerdir.
Güncelleme Tarihi : 15 Haziran 2026
Yayınlanma Tarihi: 10 Nisan 2025
*Bu içeriğin geliştirilmesine Memorial Tıbbi Yayın Kurulu katkı sağlamıştır. Sitede yer alan tüm içerikler yalnızca genel bilgilendirme amacı taşımaktadır. Şikayetinizle ilgili değerlendirme, tanı ve tedavi için mutlaka bir doktora başvurunuz."