Kemoterapi Nedir, Nasıl Uygulanır, Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi Nedir, Nasıl Uygulanır, Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi, "ilaçla (Sitotoksik) tedavi" anlamına gelir ve daha çok kanser hücrelerini etkileyen kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedavi için kullanılan terimdir. Kanserin türüne göre kemoterapinin amaçları, yan etkileri ve uygulama süresi de  farklılaşabilir. Memorial Sağlık Grubu Tıbbi Onkoloji uzmanları kemoterapi tedavisi, uygulama biçimleri ve yan etkileri hakkında bilgi verdi.

Kemoterapi Nedir?

Kemoterapi, kanser tedavisinde çok sık kullanılan bir tedavi yöntemidir. Tümörün ilaçla tedavi edilmesi anlamına gelen kemoterapi,kanser hücrelerinin büyümesini ve çoğalmasını önleyerek onları hasara uğratır. Günümüzde genellikle klasik kemoterapiler ile yeni nesil kemoterapi ilaçları kombine edilerek kullanıldıkları için tümöre etkileri daha fazla olmaktadır. Bu nedenle kemoterapi kürleri birden fazla ilaç içerebilir.

Kemoterapi Uygulamasının Amacı Nedir?

Kemoterapi, kanserin tipine ve evresine göre kanseri tedavi etmek, yayılımını önlemek, tümörün büyümesini yavaşlatmak ve vücudun farklı bölgelerine yayılmış kanser hücrelerini yok etmek amacıyla uygulanır. Bazı durumlarda kemoterapi tek tedavi seçeneğidir, bazen de kemoterapi diğer tedavilerle (cerrahi ve radyoterapi) arka arkaya veya eş zamanlı olarak uygulanır. Cerrahi öncesi tümörü küçültmek amacıyla veya ameliyattan sonra yayılmasını önlemek için koruyucu amaçlı kemoterapi yapılabilir. Aynı uygulamalar radyoterapi öncesinde ve sonrasında yapılabildiği gibi, radyoterapi ile aynı anda da kemoterapi uygulanabilir.

Kemoterapi İlaçları ve Etkileri

Kemoterapi ilaçları çeşitlidir. Bunların bir kısmı tümöre doğrudan etkili kemoterapotik ilaçlar iken diğerleri hormonlar, hedefe yönelik ilaçlar ve bağışıklık sistemi kuvvetlendiren biyolojik ilaçlardır. Günümüzde hedefe yönelik tedavi olarak isimlendirilen tümör hücresinin ilerlemesini engelleyen tedavi yöntemleri de vardır. Bu ilaçların yan etkilerini farklıdır. Uygulanan ilaçlar kan yoluyla tüm vücuda dağılır. Tümöre doğrudan etki eden kemoterapi ilaçları tümör hücrelerinin yapı taşlarına etki eder, hücrelerin büyümesine ve çoğalmasına engel olarak, tümörü yok eder.

Kemoterapi İlaçları Nasıl Seçilir?

Kemoterapi ilaçlarının seçimi tümörün cinsi, yaygınlık durumu, hastanın yaşı, genel durumu ve mevcut diğer hastalıklarına (kalp hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, böbrek hastalığı gibi) göre tıbbi onkoloji uzmanı tarafından yapılır. Seçilen ilaçların dozları ve uygulama sıklığına da yine tıbbi onkolog karar verir. Tedavi uygulama süresi ve sıklığı hastalığın ve hastanın durumuna göre belirlenen şemaya bağlıdır. Kemoterapi ilaçları ile tedavi ile elde edilen cevaba ve oluşan yan etkilere göre süre ve sıklık onkolog tarafından değiştirilebilir. Genellikle en sık kullanılan aralar 3 veya 4 hafta olmakla birlikte bazı tedavi şemalarında haftada bir veya iki haftada bir uygulama yapılır. Kemoterapinin zamanlaması konusunda en önemli nokta tedavinin mümkün olduğu kadar düzenli ve yan etkilerin izin verdiği ölçüde zamanında yapılmasıdır. Tedavi aralıkları gereksiz uzatıldığında tümöre kendini toparlama ve ilaçlara direnç kazanarak güçlenme şansı verilmiş olur. Bu şekilde büyüme ve yayılma devam eder ve tedavi şansı azalır. Bu nedenle kemoterapi seanslarının zamanlaması konusunda doktor önerisi doğrultusunda ilerlenmeli. Hasta kendisini iyi hissetmiyorsa bile asla tedavi süreci değiştirilmemeli ve evde kullanılması gereken ilaçlar alınmalıdır.

Kemoterapi İlaçları Nerede Nasıl Uygulanır?

Kemoterapi tedavisi mutlaka bu konuda eğitimli doktor, hemşire ve sağlık personelinin bulunduğu merkezlerde uygulanmalıdır. Doktorun bilgisi ve onayı olmadan, tecrübesiz bir sağlık personeli tarafından, herhangi bir hastanede veya evde kemoterapi uygulaması yapılmamalıdır. Kemoterapide kullanılan ilaçlar; damar yolu ile ağızdan hap olarak ve vücut boşluklarına uygulanabilir. Damardan uygulanan kemoterapi ilaçları serum içine karıştırılarak çeşitli sürelerde verilir. Uzun süreli uygulamalarda hastaneye yatma gereği olabilir. Uzun süreli ve sık kemoterapi alanlarda bir süre sonra ortaya çıkabilen damar bulma sorununa karşı önlemler alınmalıdır. Bazı kemoterapi ilaçlarının damar içine uzun süreli uygulaması gerekebilir. Bu tür ilaçlar için kateter veya port denilen, ilacın doğrudan ana damara gitmesini sağlayan cihazlar takılarak kemoterapi uygulanır. Kemoterapi bazen evde, ağızdan alınan hap şeklinde ilaçlarla da uygulanır. Bunların nasıl kullanılacağı çok önemlidir ve mutlaka uzman kontrolünde alınmalıdır. Evde alınan haplar damardan alınan ilaçlar kadar önemli olduğu için eksik ya da yanlış kullanılmamalıdır. Kemoterapi hastalığın durumu ve bulunduğu yere göre bazen karın boşluğuna, akciğer zarı içine ve mesane içine uygulanabilir. Bu uygulamalar mutlaka bir merkezde ve uzman bir onkolog kontrolünde yapılmalıdır.

Kemoterapinin Yan Etkileri Nelerdir?

Kemoterapi ilaçlarının yan etkileri olabilir.  Ancak kemoterapinin yan etkileri tüm hastalarda her zaman görülmeyebilir. Kemoterapinin yan etkilerinin en aza indirilmesi için doktor ve hemşire ve sağlık personeli ekibi kontrolünde ek tedavilerin uygulanması şarttır.

Kemoterapi Tedavisi Sırasında Bulantı ve Kusma

Kemoterapinin yaygın görünen yan etkilerinin başında bulantı – kusma gelir. Bazı kemoterapi ilaçları beyindeki kusma merkezini ve mideyi etkileyerek, bulantı ve kusmaya neden olabilir. Bulantı ve kusma genellikle kontrol altına alınabilir ya da azaltılabilir. Kemoterapinin yan etkilerini önlemek için alınan ilaçların etkisi kişiye göre değişebilir. Bu yan etkileri rahatlatmak için birden fazla ilaç kullanılabilir. Kesinlikle vazgeçmemeli doktor ve hemşire ile birlikte en uygun ilaç ya da yöntemler uygulanmalıdır.

Bulantı giderici ilaç almanın yanı sıra bulantı hissini azaltmak için aşağıdaki öneriler tavsiye edilir.

  • Bazen geçmişte olumlu bir izlenim bırakan bir yiyecek veya içecek bile bulantı hissinizi azaltabilir. Bu nedenle daha önce bulantı kusma deneyiminizde yarar gördüğünüz uygulama varsa öncelikle bu uygulamayı deneyiniz.
  • Sıcak yiyeceklerin kokusu bulantı hissini arttırabileceği için soğuk yiyecekler sıcak yiyeceklerden daha iyi olabilir. Bu nedenle soğuk sandviç, peynir, süzme peynir, tahıllar gibi oda sıcaklığında veya soğuk servis yapılabilen besinleri yemeyi tercih ediniz.
  • Bulantıyı azaltmak için sıvı ve yumuşak bir diyet uygulayınız. Aşırı hızlı sıvı gıda tükettiğinizde midede dolgunluk hissi ve bunun sonucunda bulantı kusmaya neden olabileceğinden sıvıları yavaş yavaş yudum yudum içiniz.
  • Bulantı hissini arttırabileceğinden tatlı, yağlı, çok baharatlı ve ağır kokulu yiyeceklerden kaçınınız.
  • Bulantı hissini başlatabilecek kötü koku, bulantısı olan ya da kusan kişiler, yemek yiyen kişiler ya da yemek pişirilen ortam gibi uyarılardan, görüntü ses ve kokulardan kaçınınız.
  • Kemoterapi sırasında ağzınızda hoş olmayan, metalik ya da ilaç tadı algılamasını azaltmaya yardımcı olan sert veya yumuşak, naneli ve ekşi şekerlemeler yemeyi deneyiniz.
  • Kemoterapi uygulamasından bir gün önce, tedavi günü ve ertesi günü sıvı bir diyetle besleniniz. Öğünleri hafif tutarak sık beslenmeye çalışınız.
  • Yoğun bulantınız olduğunda sevdiğiniz yiyeceklerden kaçınmanız daha sonra bu yiyeceğe karşı gelişen tiksintinin önlenmesi açısından önemlidir.
  • Hoşlandığınız müzik, televizyon programları, elektronik oyunlar ve kitap okuma gibi uğraşılara yoğunlaşarak bulantı hissinizden uzaklaşmaya çalışınız.
  • Derin nefes alıp-vererek kaslarınızı gevşek bırakıp, rahatlamayı aşırı bulantı hissettiğiniz dönemlerde ise uyumayı deneyiniz.
  • Egzersiz yapabilir, kendinizi yorgun hissetmiyorsanız açık havada yürümeyi deneyebilirsiniz.
  • Düzenli bir ağız bakımı uygulamanız hem ağızda yara gelişmesini önleyecek hem de rahatlatacaktır. Bunun için karbonatlı, tuzlu su ile günde en az üç defa gargara yapabilirsiniz. Bu uygulamayla ağzınızda yara oluşumunu önlemiş olursunuz.
  • Uyandığınızda bulantı hissediyorsanız size önerilen bulantı giderici ilacı yataktan kalkmadan alınız 30 – 60 dakika kadar dinlendikten sonra kahvaltı yapınız. Tüm bunlara rağmen bulantı kusmanız devam ederse vücudunuzdan sıvı ve tuz kaybı sonucu birçok problemle karşılaşabilirsiniz.

Birkaç günden fazla süren bulantılar ve bulantı nedeniyle herhangi bir şey yiyip içememe durumunda mutlaka doktor yardımı alınmalıdır.

Kemoterapide Saç Dökülmesi

Kemoterapinin sık görülen yan etkilerinden biri de saç dökülmesidir. Saçlarınızın dökülüp dökülmeyeceği kullandığınızı kemoterapi ilaçlarına bağlıdır. Kemoterapi sırasında saçlarınızın dışında vücudunuzdaki diğer tüyler de dökülebilir. Saçlar ilk tedaviden 2-3 hafta sonra dökülmeye başlayabileceği gibi daha geç de dökülebilir. Dökülen saçlar ruhsal bazı sorunlara neden olabilir. Bu nedenle kemoterapi döneminde sosyal hayattan kaçmamak ve gerekiyorsa psikolojik yardım almak tavsiye edilir. Kemoterapi tedavisinde saç dökülmesi geçicidir. Kemoterapi bittikten sonra saçlar ve tüyler yeniden çıkmaya başlar. Saç dökülmesinden sonra peruk, bandana, eşarp vb. kullanmakta sakınca yoktur. Saç dökülmesini önlediği iddia edilen ilaç ve buz şapkaları bazı yan etkilerinden dolayı önerilmez.

Kemoterapide Halsizlik

Kemoterapi tedavisi sırasında tek bir nedene bağlı olmadığı düşünülen halsizlik görülebilir. Halsizlikle başa çıkmak için;

  • Günlük aktivitelerin iyi planlanması,
  • Hafif yürüyüş ve egzersiz programlarına katılmak,
  • Ağrı ve depresyonla mücadele için yardım almak,
  • Bol sıvı almak gibi çeşitli yöntemler deneyebilirsiniz.

Kemoterapide Ağız İçi Sorunları

Kemoterapinin etkisiyle ağız, boğaz ve diş etlerinde kızarıklık ve ağız yaralarının oluşmasına yol açabilen ’’mukozit ‘’ denilen ağız içi sorunları görülebilir. Bu nedenle yüksek doz kemoterapi alacak hastaların önceden diş-diş eti tedavilerini yaptırmaları önerilmektedir. Doktor önerisi ile kullanabilen ağız bakım solüsyonunun yanı sıra kemoterapi döneminde;

  • Yumuşak diş fırçası kullanılması
  • Her yemekten sonra ve yatmadan önce ılık karbonatlı suyla gargara yapılması
  • Sert ve kabuklu yiyeceklerden uzak durulması,
  • Yumuşak gıdalarla beslenilmesi
  • Sıcak yiyeceklerden uzak durulması tavsiye edilmektedir.

Kemoterapide Enfeksiyon

Kemoterapi alındığı dönemde bağışıklık zayıflar ve mikroplara karşı açık duruma gelir.

O nedenle aşağıdaki durumlarda;

  • Kalabalık ortamlara (sinema, tiyatro, çarşı-pazar vb.) çok sık gidilmemeli.
  • Tedavi süresince evde hayvan besleyen hastalar çok dikkatli olmalı.
  • Evde dijital bir ateş ölçer bulundurulmalı, ateş 38 C veya üstünde olursa doktorunuzu bilgilendirilmelisiniz.
  • Erkekler tıraş olurken yaralanmamaya dikkat etmeli.
  • Kemoterapi esnasında canlı aşılar yaptırılmamalı.
  • Her dışkılama sonrası makat bölgesi tahriş edilmeden temizlenmeli, ağrılı hemoroid

oluşmuşsa doktora haber verilmeli.

  • Sivilceler sıkılmamalı, ufak kazalar sonrası oluşan kesik, sıyrık ve yaralar enfeksiyon

açısından takip edilmeli.

  • Günlük duş alabilirsiniz.
  • İdrar yaparken ağrı, yanma, sık idrara gitme, öksürük, balgam, tırnak çevresinde kızarma-şişlik, ağız-boğaz ağrıları, vajinal akıntı, kateter varsa çevresinde kızarıklık-ağrı, kemoterapi aldığınız damar çevresinde oluşan ağrı-kızarıklık gibi durumlarda doktorunuza haber vermelisiniz.

Kemoterapide Kanama

Gerek kanserin kendisi gerekse tedaviler, kanama ve pıhtılaşma sisteminde sorunlara neden olabilir. Nadiren yüksek doz kullanıldığında kemoterapi ilaçları kanda pıhtılaşmayı sağlayan trombosit (PLT) sayısını azaltabilir. Bu nedenle kanamaya eğilimini artabilir.

  • Ciltte kırmızı küçük benekler ve morarma oluşursa,
  • İdrarda kan görülürse,
  • Siyah veya beyaz dışkılama olursa,
  • Anormal vajinal kanama olursa,
  • Bacakta sıcaklık artışı, kızarıklık ve şişlik oluşursa doktora haber verilmelidir.
  • Trombosit (PLT) sayınız düşükse alacağınız önlemler;
  • ASPİRİN kullanmayınız, doktorunuza danışmadan ağrı kesici almayınız,
  • Dişlerinizi yumuşak diş fırçası ile fırçalayınız,
  • Burnunuzu zorlamadan temizleyiniz,
  • Alkollü içecekler tüketmeyiniz,
  • Herhangi bir yerinizin yanmaması için özen gösteriniz,
  • Yaralanmaya neden olabilecek aktivitelerden uzak durunuz,

 

Kemoterapi Sırasında Cinsel Yaşam

Kemoterapi cinsel yaşamı etkilemez. Sadece bazı hastalarda cinsel istekte azalma görülebilir. Bazı hastalarda ise cinsel istekte artış olabilir. Eşler arasında, “kanser bulaşma riski” gibi yanlış bir fikir nedeniyle korkuya kapılma ve cinsellikte aksamalar yaşanması gibi durumlar ortaya çıkabilir. Kanserin bulaşma riskinin olmadığı unutulmamamladır.

Cinsel fonksiyonlarınıza etkisi

Erkekler için;

Kemoterapi, erkeklerde sperm sayısını azaltarak geçici veya kalıcı kısırlığa neden olabilir. Doktor kontrolünde kullanılan ilaçların kısırlık yapıp yapmayacağı konusunda bilgi alınması önerilir. Tüm kemoterapi ilaçları az ya da çok sperm sayısını etkileyebilir. Kullanılan ilaçlar kısırlık yapıyorsa kemoterapi başlamadan önce spermler dondurularak ilerde kullanmak üzere saklanabilir.

Kadınlar için;

Kemoterapi ilaçları yumurtaları ve hormonal durumu etkileyebilir. Bazen kemoterapi alırken normal adet kanaması düzeni değişebilir veya tamamen kesilebilir. Verilen ilaca, dozuna bağlı olarak geçici ve kalıcı kısırlık oluşabilir. Hormonal dengede değişiklikler olabileceği için menopoza benzer ateş basmaları, terleme, vajinada kuruluk, yanma gibi belirtileri olabilir. Bu tür sorunlarınızda mutlaka doktora danışılmalıdır.

Kemoterapi Sırasında Hamilelik

Bazı kemoterapi ilaçları hem erkek hem de kadında çocuk yapma yeteneğini ortadan kaldırabilir. Ancak bu her ilaç için söz konusu değildir ve kemoterapi sırasında kadın gebe kalabilir. İlaçlar doğmamış çocukta birtakım kusurlara yol açabilir. Bu nedenle kemoterapi sırasında doğum kontrolü uygulanmalı ancak hap ve spiral tercih edilmemelidir. Doğum sonrasında hastalık tespit edilen kadınlar kemoterapi alırken bebek emziremez. Kadınların kemoterapi aldıkları sırada ve sonrasında kadın doğum muayenelerini aksatmamaları gerekir.

Kemoterapinin Kas ve Sinir Sistemine Etkisi

Bazı kemoterapi ilaçları sinir sistemini etkileyerek ellerde ve ayaklarda, özellikle parmaklarda uyuşma, yanma, kuvvetsizlik, karıncalanma, hissizlik yapabilir. Ayrıca nadiren de olsa denge kaybı, eşyaları tutmada güçlük, eklem ağrıları, işitme kaybı, karın ağrısı ve kabızlık olabilir. Bazı ilaçlar da kasları etkileyerek kuvvetsizlik ve zayıflığa neden olabilir. Bu etkiler rahatsız edici olsa da genellikle önemli değildir ve ilaç kesildikten sonra zamanla kaybolur, nadiren kalıcı olabilir. Bazı ilaçlar kesildikten sonra dahi 6 aya kadar bu şikayetler devam edebilir. Bu tür belirtileriniz kalıcı oluyorsa mutlaka doktorunuza belirtiniz. Eğer bu tür belirtileriniz varsa:

  • Delici ve kesici araçları kullanırken, bir yerinizi kesmemek için dikkatli olunuz.
  • Yürürken, merdiven çıkarken bir yerlere tutununuz, gerekirse baston kullanınız.
  • Ayakkabılarınızın ayaklarınıza uyan ve iyice kavrayan şekilde olmasına dikkat ediniz.

Tedaviye bağlı parmak uçlarında uyuşukluk, batma gibi şikâyetleri olan hastaların çaydanlık, kapı kolu gibi metalik yüzeylere dokunurken bir kumaş parçasıyla tutmaları önerilir.

Kemoterapinin Cilt ve Tırnaklara Etkisi

Kemoterapi aldığınız sürece nadiren kızarma, kaşınma, soyulma, kuruluk ve sivilce gibi önemli olmayan cilt sorunları görülebilir. Cilt ve tırnaklarınızın renginde değişiklikler olabilir. Tırnaklarınız kolay kırılabilir ve üzerlerinde çizgilenmeler oluşabilir. Kemoterapi verilen damarlarda oluşan renk koyulaşması önemli değildir, tedaviniz tamamlandıktan 1-2 ay sonra kaybolur.

Sizin alabileceğiniz önlemler:

  • Cildinizde aşırı kararma olabileceği için kemoterapi alırken aşırı güneşlenmeyiniz.
  • Sivilce oluşursa cildinizi temiz ve kuru tutunuz.
  • Ciltte kuruma oluyorsa sıcak ve uzun banyo yerine, kısa ve ılık banyolar yapınız ve nemlendirici krem ve losyonlar kullanınız.
  • Tırnaklarınızı korumak için iş yaparken eldiven giyiniz.

Kemoterapi Tedavisinde Beslenme

Kemoterapi alan hastaların iyi beslenmesi gerekir. Kilonun korunması, kalori ve vücut dokularının yıkımını engelleyecek kadar proteinden zengin beslenmek gerekir. Tedavi sırasında iyi beslenmek tedavinin yan etkileri ile başa çıkabilmek, enfeksiyondan korunmak ve ilaç nedeniyle zedelenmiş normal dokuların iyileşmesini hızlandırmak açısından çok önemlidir. İyi beslenmek tüm besin öğelerini içeren dengeli bir besin programı uygulamak demektir ve bu sadece kanser hastaları için değil sağlıklı bireyler için de geçerlidir. Bu nedenle özellikle paketlenmiş hazır veya dondurulmuş gıdalardan, işlenmiş et ve et ürünlerinden (salam, sosis gibi), uzun ömürlü (UHT tekniği ile hazırlanmış) süt ve hazır meyve sularından kaçınmak gerekir. Mevsimine uygun sebze ve meyve tüketilmeli. Hazım problemi yoksa günde 1 bardak süt ve dilediğiniz kadar yoğurt (özellikle ev yoğurdu) tüketilebilir. Aşırı tatlı ve şerbetli gıdalardan uzak durulmalı. Haftada en az 3 öğünde nohut, mercimek, bulgur gibi kuru baklagillerin tüketilmesi tavsiye edilir. Özellikle protein yönünden zengin besinler kızartmadan ve tütsüleme yapmadan tüketilmeli. Balık önemli bir besin maddesidir. Haftada en az bir iki gün yenebilir.

Günlük beslenmeniz aşağıdaki beş ana gruptan besinleri içermelidir:

  • Sebze ve meyveler: ikişer porsiyon
  • Et, tavuk, balık, yumurta: 3 porsiyon
  • Tahıllar: dört porsiyon
  • Süt ve süt ürünleri: iki porsiyon
  • Sıvılar (çay, kahve hariç ): 8-12 bardak.
  • Özellikle tüketmemeniz gereken yiyecekler GREYFURT ve ISIRGAN OTU dur.
  • Gereksiz beslenme ürünlerini kullanmayınız.
  • Yeterli ve dengeli beslendiği zaman fazla vitamin almaya gerek yoktur. Hatta bazı vitamin ve antioksidan ilaçlar kemoterapi alırken zararlı olabilir.
  • Beslenme konusunda daha ayrıntılı bilgi için diyetisyene başvurabilirsiniz.

Kemoterapide Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp Teknikleri

Alternatif ya da tamamlayıcı tıp uygulayıcılarının en önemli söylemi modern ilaçların sentetik olduğu, hastalara faydadan çok zarar verdiği, buna karşın doğal ürünlerin daha güvenli ve hastaya şifa sunduğu şeklindedir. Ancak unutulmamalıdır ki mevcut ilaçların büyük kısmı bitki ve deniz ürünlerinin defalarca farklı test aşamalarından geçirilerek elde edildiği zorlu bir süreçle meydana getirilmektedir. Etkin bulunan ilaçlar ise uluslararası kuruluşlarca onaylanarak kullanıma sunulur. Tüm bu yolların alternatif tıp uygulayıcıları tarafından aşılması mümkün değildir. Ayrıca bazı bitkisel ürünlerin kemoterapi ilaçlarıyla etkileşebileceği tedavinizin etkinliğini azaltarak veya yan etkilerini artırarak olumsuz sonuçlara yol açabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

Kemoterapi Esnasında Çalışılabilir Mi?

Kemoterapi tedavisi sırasında pek çok kişi normal hayatına devam edebilir. Doktorunun izin verdiği ölçüde ve tedavi planını aksatmamak şartıyla mesleğini sürdürebilir. Ancak hasta kendisini yorgun hissettiğinde rutin olarak yaptığı işleri azaltmasında fayda vardır. Bazı hastalarda ise hastalığın cinsi ve yaygınlığı, yapılan tedavinin yoğunluğu ve yan etkileri nedeniyle çalışma hayatını sürdürmek mümkün olamayabilir. Özellikle kemoterapiden hemen sonra verilen bulantı kesici ilaçların uyku hali yapması nedeniyle araba kullanmak sakıncalı olabilir.

Kemoterapi Sırasında Tatil Yapılabilir Mi?

Kemoterapi tedavisi döneminde tatil yapılabilir. Doktor kontrolünde ve tedavi programının aksatılmadan devam ettirilmesi çok önemlidir. Kemoterapi hastalarının gidecekleri tatil bölgeleri tatil şekilleri önceden doktor ile konuşulmalıdır. Tatile gitmeden kan sayımı yapılmalı lökosit ve trombosit değerleri uygunsa havuz veya denize girilmelidir.

 

Güncellenme Tarihi: 31 Mayıs 2017Yayınlanma Tarihi: 20 Nisan 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

CANLI DESTEK